ÇUKUR – Ben Seni Ölmeni Hiç İstemeyecek Kadar Sevdim

Kapak fotoğrafından öte bu hafta bölüm yazısını tamamıyle EfYam’a ayırdığım için başıma taş yağacak. Ben ki bu dizi Çukur’u anlatır dedim durdum, her türlü çifte dizinin dinamiğini bozmasın diye serzenişte bulundum, admin anketler yapınca de-lir-dim ama gün bugünmüş,  bir anda batağa çekiliverdim…  Bu öyle bir batak ki tüm eskiden dediklerimi yaladım, yuttum  ve  an itibariyle Efsun ile Yamaç’ın kimyası o kadar çok uydu ki, bu uyumun enerjisi hem oyuncuların performansına hem de hikâyeye yansıyor diyebiliyorum.  

Çukur Koçovalı

ÇUKUR – Koçovalı Koçovalı’ya Karşı

Enteresan bir bölümdü doğrusu. Bir kısım izleyici Aras Bulut İynemli’nin bölüm içerisindeki sahnelerinin az olduğundan serzenişte bulunurken bir diğer kısım ise ‘Vartolu’ karakterinin Cumali Abi’sini geçtim ‘uyuz’ Meke karşısında bile ezik gösterilmesini kabul edemiyordu. Kendi bakış açılarından elbette ki haklılar. Ama bu haftaki Çukur bölümü benim oturduğum koltuktan oldukça güzeldi ^^

ÇUKUR – Aile Her Şeydir Ama Çukur da Ailedir

Çukur’un bu bölümünde sıkıldım diyemem ama keyif aldım da diyemem… Bir süredir yerimizde mi sayılıyoruz?  Hem de elimizde onca malzeme varken… Yamaç’ın oyun planını sırf Ersoy’dan aldığı istihbaratlar üzerine kurması zaten canımı sıkıyor. Yahu sok Afgan’ları devreye, Bulgar’ları gaza getir. Biz mi öğreteceğiz… Zaten kaç bölümdür kurtulamayan Sadiş, Sadiş’in yaşadığını -onu kendi başıma kurtaracağım gazıyla, Yamaç’a söylemeyen Salih, Karakuzuların maşası olan bir Vartolu izliyoruz; bari Yamaç tarafında biraz akıl oyunları, kumpas vs. izleyelim…

Çukur babalar ve oğulları

ÇUKUR – Babalar ve Oğulları

Yazı için beyaz sayfayı açmadan önce final sahnesini bir kez daha izlediğim doğrudur. Gözlerimin yine yaşardığı da doğru. Hatta itiraf edeyim, bölüm ertesi birkaç defa da izlemiş olabilirim ve her seferinde de gözlerim yaşarmış olabilir.  Çünkü minnak bebişin – pek de tatlı maşallah dedesi İdris Baba’nın dediği gibi: “aile her şeydir”.