İzledim

SEN ÇAL KAPIMI – Bir Daha Aşk mı, Asla!

Sen Çal Kapımı sezona güzel bir başlangıç yaptı. Total’de 3,56 reyting ile 7. AB’de 3,49 reyting ile 4. ABC1’de 3,94 reyting ile 5. oldu. İkinci sezon ilk bölüm yorumu konuk yazar Sevil ‘in kaleminden. Yeni sezonda görüşmek üzere…

 

Nerede kalmıştık göz atmak için  SEN ÇAL KAPIMI – Hastalıkta ve Sağlıkta

 

Sen Çal Kapımı birkaç haftalık bir aradan sonra 9 Haziran’da yayınlanan 40. bölümüyle ekranlara geri döndü. 2. sezonu beklerken tanıtımın da gelmesiyle beraber özellikle bir soruyu enine boyuna iyice tartıştık: Eda ile Serkan neden ayrıldı? Sanırım sorunun cevabı pek de şaşırtıcı olmadı. Tahmin ettiğim gibi ayrılığın sebebi, sorunun ta kendisi olan Serkan’mış. Canı isteyince giden, canı isteyince gelen Serkan’ın canı yine gitmek istemiş. Yine tahmin ettiğim gibi Eda, hasta olduğu süreçte Serkan’ı yalnız bırakmamış. Yememiş yedirmiş, içmemiş içirmiş, saçını Serkan için süpürge etmiş. Keşke öyle yapmasaymış.

Eda kendinden feragat ettikçe Serkan da Eda’ya eziyet etmeyi, ona dünyayı dar etmeyi kendinde hak görmüş. Serkan’ın kendi hayatını kontrol edememesinin, hayatındaki karmaşanın ve duygularıyla başa çıkamamasının bedelini Eda ödemiş. Hayatındaki sorunlarla ve korkularıyla yüzleşmek yerine onlardan kaçmayı tercih etmiş ve bütün bunlardan başkalarını sorumlu tutmuş. Yani Serkan toksikliğinden hiçbir şey kaybetmemiş. Sebep olduğu tahribatın farkında olmadığı için de geçen zaman içerisinde Serkan’ın Eda’ya yaşattıklarını bizzat Eda’dan duyması iyi oldu:

 

“Ben seni çok bekledim, Serkan. Sahte nişanlılığımızda beni sevmeni bekledim mesela. Sonra bana dürüst olmanı bekledim. Selin’le ayrılmanı bekledim. Hafızanın geri gelmesini bekledim. Hastalığı atlatmanı… Başı boş bir gezegen gibi yörüngene girdim, kayboldum. Sonra hastalığı atlattın; tamam dedim ben, şimdi yaşayacağız, aşkımızı doya doya yaşayacağız. İşim beni tanımlayan şey dedin sonra bana. Sonra benimle aynı işte olmak istemedin. Aynı evde olmak istemedin benimle. İşinle kurduğun bağı anlamaya çalıştım. Ölüm korkusu seni ölümsüz olmaya itti belki de… Serkan Bolat, ölümsüz olmak için büyük projelere imza atacak, buna taktı kafayı. Sonra sen gerçek hayatı unuttun, yaşamayı unuttun, beni unuttun…”

 

 

Aradan bu kadar zaman geçmesine rağmen ve bu kadar yaşanan şeyden sonra hiçbir şey olmamış gibi Eda’nın karşısına geçip “Hayatında biri var mı?” diye sorması son derece yüzsüzceydi; ama tam da Serkan’dan beklenecek bir hareketti. Eda’nın isteklerini hiçe sayması ise kendinden başka hiç kimseyi düşünmeyen ve kendini dünyanın merkezinde gören tipik bir bencil Serkan davranışı. Serkan’ın “Eda’nın sakladığı bir şey var, benden ne sakladığını öğrenmem lazım” diye ortalıkta dolaşmasına tahammül etmek zordu. Senin Eda’nın hayatında ne gibi bir söz hakkın var ki senden ne sakladığını öğrenmeye çalışıyorsun?! Sanki Eda’nın sahibiymiş gibi “Benim hayatımda biri yoksa onun da olmasın” demesi bana Selin’i hatırlattı. “Ya benimsin ya kara toprağın” de bari de tam olsun. Pozisyonunu kullanıp Eda’ya yakın olmaya çalışmasını ve Eda’nın işini manipüle etmeye çalışmasını olmamış varsaydım. “İlk tanıştığımız günden sonra seni benim hayatıma sokmam hataydı” dediği yetmezmiş gibi, bir de bütün olanlardan dolayı Eda’yı suçladı.

 

 

Pırıl’la Engin’i bir çift olarak görmeyi özledim mi? Tabii ki hayır! Ama her ikisinin de Eda’nın tarafında olmasını sevdim. Pırıl her zamanki gibi sinir bozucuydu; ama Pırıl-Eda dayanışması bende iyi bir izlenim bıraktı. İlginç bir gelişme olmuş. Kiraz’dan daha fazla ilgi toplamaması için Engin’le Pırıl’ın çocuğunu sakin ve ‘vur ensesine, al lokmasını’ bir karakterde seçmişler büyük bir ihtimalle. Pırıl’la Engin’in çocuğu bana sempatik geldi; ama Kiraz’ı maalesef pek sevemedim. Hareketleri fazla abartılı ve çok şımarıkça. Bilmiş de olsa hal ve hareketlerinde biraz daha sade bir çocuğu tercih ederdim. Kiraz’ın sahnelerini gözlerimi devire devire izledim. Belki zamanla oturur. Serkan ile Kiraz karşılaşması da bana biraz abartılı geldi. Serkan’ın çocuk sevmediğini vurgulamak isterken bacak kadar bir çocukla abartılı bir şekilde atıştırmışlar. Kiraz’ın otelden bu kadar uzağa tek başına gelmesini ise hiç kurcalamıyorum.

 

 

twitter

Burak’a da hiç ısınamadım. Belki de karakteri bize tanıtmayı unuttukları içindir; ama ileride Burak yüzünden birazcık başımız ağıracakmış gibi bir hisse kapıldım. Ayfer’in, Eda’yı Burak’la baş göz etmek istemesi de Burak’ı sevmemek için bir neden. Ayfer’le Aydan da belli ki yine kanlı bıçaklı olmuşlar. Her ikisi de fabrika ayarlarına geri dönmüş. Biri Eda’yı istemez, öbürü Serkan’ı istemez. Kesin ikisi birlik olup iki yetişkin insan olan Serkan’la Eda’nın hayatına burunlarını sokup beraber olmalarını engelleyeceklerdir. Ayfer’in, Serkan’dan hoşlanmaması için bir sebebi var; fakat Aydan’ın tavırlarına bir anlam veremedim.

 

 

Aydan’ın, Kemal’le olan ilişkisini bunca yıl gizli tutmasını saçma buldum. Tabii ki buradan da bir hikaye çıkarmaya çalıştıkları için böyle yazmışlardır; ama Serkan’a söylemekten neden çekindiğini daha mantıklı bir çerçeveye oturtmaları gerekir. Hem yetişkin insanlarsınız, Serkan’a ne?! Daha geçerli bir nedeninin olması lazım. Kemal’in Aydan’a baskı yapmasını ve onu bir seçim yapmaya zorlamasını doğru bulmadım. Aydan-Kemal sahnelerini izlemekten zevk aldığımı söyleyemeyeceğim maalesef. Aydan’ın kiminle, nerede, ne yaptığı Serkan’ı hiç ilgilendirmez; ama yine de Serkan’ın otel odasında Seyfi’yi banyoda bastığı sahne eğlenceliydi.

 

 

Serkan bölüm sonunda Eda’nın bir çocuğu olduğunu öğrendi. Kiraz ile aralarındaki bağlantıyı ne zaman ve nasıl kuracağını merak ediyorum. 2. sezona geçen sezon kaldığımız yerden devam etseydik daha mı iyi olurdu acaba diye düşünüyorum; ama sanırım Serkan’ın hasta halini ve huysuzluklarını izlemektense araya giren ayrılığı tercih ederim. Umarım bu sefer bizi fazla yormayacak, ağzımızın tadını kaçırmadan izleyebileceğimiz bölümler yazarlar.

 

Göz atmanızı öneririz: Sen Çal Kapımı Bölüm Yorumları

 

YORUM

 

 

Alaçatı Tatil
ALAÇATI – Sanki Ege’de bir Vaha
gezdim gördüm san diego
AMERİKA – San Diego
İNGİLTERE – Bath Sommerset
İstanbul havalimanı bagaj arabası iade
İstanbul Havalimanı – Bagaj Arabası İadesi için 5 TL’mizin Peşinde…
Mekanlar Tarifler
LONDRA – Londra’da Öğleden Sonra Çayı
künefe
Bir Değil İki Değil Çok Çeşitli Künefe
Kars ne yenir
KARS – Kars Yemekleri : Ne Yenir? Nerede Yenir?
emily in paris
EMILY in PARIS – Paris’te bir Amerikalı
the undoing hbo
The Undoing – Gerçeğin Peşinde
years and years dizi
YEARS AND YEARS – Ya Gerçek Olursa…
DARK – Finalde Cevapsız Kalan Sorular
romantik komedi filmler
Latte Kıvamında Romantik Komedi Filmleri
Yarına Tek Bilet Elle Çekim
YARINA TEK BİLET – Belki de Karşılaşmalar Tesadüf Değil Kaderdir
BİZ BÖYLEYİZ – Olsaydı Nasıl Olurdu?
GÖRÜLMÜŞTÜR – Gerçek ile Kurmaca Arasında
evlat oyunu
EVLAT – Her Şey Çok Zor
übü hep übü
ÜBÜ HEP ÜBÜ – Übülük Müessesesi Üzerine
yaşamaya dair
YAŞAMAYA DAİR – Yaşamayı Ciddiye Alacaksın
BİZ İYİ İNSANLARIZ – İçimde Büyüyen Bir Canavar Var
Copy link
Powered by Social Snap