SEN ÇAL KAPIMI – Tencere Kapak Misali

Sen Çal Kapımı 3.bölümü ile ekranlardaydı. 10 yıl sonra bir kez daha -bu kez prime time’da – Behlül’e lanet okuduğumuz Aşk-ı Memnu finali ve Master Chef’e rağmen zirveyi kaptırmadı. Sen Çal Kapımı reyting: Total 7,23  – 23,86 share, AB 6,67 –  23,25 share , ABC1 7,41 – 24,47 share…

(For my foreign followers, please go to select language section  for google translate. On the top right side of the screen for desktop, Last line on the main menu bar for mobile) 

 
   
 

 

Kayınvalidemiz ‘statü’ odaklı bir hanımefendi. Ama empati yapıyorum ve Eda’yı baştan yaratıp külkedisini prensese çevirme operasyonuna az da olsa hak veriyorum. Elbisesini sevmediğim için olabilir mi? ^^ Ama Eda bir kere kabul etse, ipleri kayınvalidenin elinde olan kukladan farkı kalmaz. Bu nedenle, bildiğin yolda devam Eda’cım. Ama kıyafetlerin konusunda fikir alabilirsin tabii…

 

 

“Bak; kimsin, boyundan büyük iş nedir bilmiyorum ama bir işe adım attıysan devamını getirmelisin.”  Kayınpeder ile ilk tanışmaya bakar mısınız ^^  Gerçi beyefendi çok doğru bir noktaya parmak bastı. O işin devamı getirilecek, daha önümüzde adı koyulmuş aşk olacak, evlilik olacak. Hikayemiz henüz yeni başlıyor.

 

Davetlilerinin hepsine birer tokat atasım geldi. (Şiddete karşıyız ama hak ediyorlardı) Serkan’ın Eda’nın haklı çıkışlarına onayı,  ve onu kurtların içine – sağ çıkacağından emin olarak – bırakması, onun da bu ortamların içine doğmuş biri olarak statü bazlı arkadaşlıklardan hiç de hoşlaşmadığının kanıtı.

 

 

Selin’in Eda’nın geçmişi konusunda bilgi öğrenmek istemesi gerçekten de işi ile alakalı idi.  Bu konuda ona hak veriyorum. PR sorumlusu olarak basına kısa bir bülten geçilmeli. O içinden Eda’yı küçük düşürmek için sorgulama düşüncesi ile bu talepte bulunmuş olabilir ama günün sonunda mesleki olarak doğru bir talepti. Hatta görüyor ve arttırıyorum, bu bilgilendirme metnini Serkan’ın düşünmesi gerekirdi.

 

Burs konusu nedir ilk bölümde anladığımızı dile getirince üçüncü bölümde senarist açıklamaya çalışmış, mantıklı bir çerçeveye yine oturtamamış ama en azından havada bırakmamış, çabalamış.

 

“İnsanlar tutkuları için yaşarlar” dedi Serkan. Eda’nınkini biliyoruz. Kafamıza vura vura öğretildi. Peki ya Serkan’ınki ne dersiniz?

 

 

Ama Serkan Bolat ile Kaan Karadağ’ın arasındaki çekişmenin temel nedeni ne? Selin olabilir mi diyeceğim ama? Sanırım Kaan’ın elindekilerine gıcık. Selin kız arkadaşı iken  Selin, şirket projesi varken proje… Şimdi de hedef Eda olacak belli ki… (Yeri gelmişken Bige Önal göz rengi sanki pastel boya ile boyanmış gibi değil mi?)

Serkan Bolat’ın Kaan Karadağ’ı oyuna getirmesini sevdim. Ama Kaan’ı yönlendiren biri daha olmalı. Bu kişi Serkan’ın şirkete dönmesini sağlamak isteyen babası olabilir mi? Babanın Serkan’a soğuk davranmasının nedeni Serkan’ın abisinin vefatı olabilir mi?

 

 

Git Kal Git Kal… Eda kalmaya karar verdi. Eda’nın serzenişleri haklı ama… Serkan’da hissedilir bir duvar sertliği var. Ama sislerin – bir Altan Dönmez klasiği – ortasındaki dansta o duvarda bayağı bir delikler açıldı ne dersiniz?

 

“… Tencere kapak misaliyiz bu hayatta
Sen başla ben tamamlarım ardına bakma
Aşk şehrine geldik artık biz bu durakta
Yalnız bırakma, ne olursun
Parti sen gülünce başlasın…”

 

Yeri gelmişken; Hande Erçel’e gülmek ne çok yakışıyor. Hep gülsün ^^

 

 

Zaman durmuş, mest olmuşum misali… Müzik biter bizim sahte(!) aşıklar sessizlikle dans etmeye devam eder…  Melo haklı, gerçekten aşk böcekleri gibiler…

 

 

İlk bölümden beri çok yakıştırdığım iki karakter sonunda yan yana geldi: Ceren ve Engin… Gerçi Kızıl kafa Pırıl bu ikilinin arasına girecek besbelli ama, en azından Serkan’a meyilli olmaması sevindirici.  Eda Serkan ilişkisinde bir kara kedi – Selin –  yeter.  Melo’da Kaan Karadağ ile hayaller kurmaya başladı. Olur mu olur… Fifi’e uygun bulunan arkadaşa pek ısınamadım ama, senarist öyle düşünmüş, yazmış; bize karışmak düşmez ^^

 

 

Her ne kadar yukarıdaki tweet gerçekliği ile romantik sahnemizi bozsa da, baş başa geçirilen en uzun soluklu zaman olduğu için nişan ertesi pek değerli. Ama işte bu değerli anlar gerçek Serkan’ı ortaya çıkarttıkça Serkan kabuğunu daha sıkı örüyor. Şirkette Eda’yı sürekli terslemesi de bundan:  “Sen benim hayatımdan çıkacak herhangi birisin”

Eda ile Serkan’ın önünde birden fazla engel var. Baksanıza kayınvalide şimdiden “Nişan dediğin nedir ki atarsın gider…”

 

Oysaki;

 

“Sen hiçbir şeyden pişman olmaz mısın?”

“Senden olmam!”

 

Bölümün en kritik konuşması bu idi. Dahası da var;  Eda’nın boş olan boynuna dair tepki gelince sorgusuz sualsiz aile yadigarı kolyeyi hediye eden  ve hatta ışıltılı kolyenin Eda’nın yanında sönük kaldığını söylemesi… Bu da yetmez  derseniz; Selin’in Eda’da kıskanacağı çok şey olduğunu söylemesi…

 

Eda Serkan’a bakarken gözlerinin içi pırıl pırıl parlarken ve Serkan Eda’ya hiç kimseye bakmadığı gibi bakarken, bunlar gerçek bir çift oldu dersek yalan olmaz değil mi?

Bu nişan atılmaz. Net!

 

Sen Çal Kapımı 3.Bölüm

 

Tweetini  alıntıladığım  Gizem Çobana verdiği renk teşekkürler…  Yazı başlığı nişan şarkımızdan: Kenan Doğulu, Tencere Kapak. Aşk Kokan İlk Dans’ı yeniden izlemek için tıklayın.

Sen Çal Kapımı dizi yorumları  için tıklayın .

 

SEN ÇAL KAPIMI 4. BÖLÜM FRAGMANLAR

 

 

 

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid

İlgili diğer Yazılar

  • Ahmet Adar

    Güzel yorumlarınıza teşekkürler.Elinize sağlık.Burs konusunu hala ben de anlayamadım.Size katılıyorum.Burs kesildi diye bir yol bulamayıp,okuldan atılmasına inanamıyorum.Serkanın Edaya senden pişman olmam demesi bölümün en güzel sözüydü.Sizinle ayni fikirdeyim.Ayrıca,Serkanın,Edaya,Selinin Eda’yı kıskanması konusunda kıskanacak çok şeyin var demesi de güzeldi.Benim anladığım kadarıyla,Kaan ‘ın babası da holdingin ortayıymış.İflas etmiş.Onun iflasından,Kaan Karadağ,Bolatları sorumlu tutuyor ve her şeylerini ellerinden alacağım diyor.Evet haklısınız,Alptekin Bolat’ın ,Serkana soğuk duruşu,ağabeyinin ölümü ile ilgili.Bunu Aydan Bolat’ın elimizde kalan tek evladımızı da mutsuz etmeyelim demesinden anlıyoruz.Aydan Bolat’ ın evden dışarı çıkamama fobisi(Agarofobi) de bu durumdan kaynaklanıyor kanımca.Evet,haklısın,Kaan Karadağ’ı yönlendiren bir kişi daha var,siz şirkete dönmesi için babası diyorsunuz,Ben de Selin diyorum.Bölümde üzüldüğüm noktalar,hırslı Pırıl’ın,Aydan Bolat’ın ispiyonu olması ve Kaan Karadağ’ın kendisne hedef olarak,Eda’nın çevresindeki en kolay halka Melo’yu seçmesi oldu.Onun kalbinin kırılmasına dayanamayacağım.Bir de Eda’nın bile Fifi’nin ne iş yaptığını bilmemesi aklıma acaba Fifi’nin maasını Eda’nın babaannesinden alan bir Mardin aşiret mensubu mu olduğunu aklıma getirdi.

    • Merhaba Ahmet Bey, Hoş geldiniz 🙂
      Yazdığınız olabilir, Kaan’ın düşmanlığı babasından kaynaklıdır. O zaman telefonda konuştuğu belki de kendi babasıdır?
      Selin olduğunu zannetmiyorum. Pırın neden Aydan Bolat’ın muhbiri oldu onu anlamadım o kadar zayıf bir karakter olarak çizilmesine hiç gerek yoktu. Melo da üniversiteden arkadaşı mı Eda’nın, eğer öyle ise üniversite mezunlarının da iş bulamadığına dair güzel bir dokundurma olmuş ^^