SEN ÇAL KAPIMI – Sorsana Kalbine Beni Hiç Sevmedi mi?

Ayrılıkları sevmiyorum. Hele ayrılıkların öznesi Sen Çal Kapımı  Eda ile Serkan olunca hiç sevmiyorum! Bu ayrılık uzun sürmez; Serkan’ın bu ayrılığa son vermek için samimiyetle çabaladığına inanıyorum. Ama bu inancım yazı içinde Serkan Bolat’a ‘aklını başına al!’ uyarısı yapmayacağım anlamına gelmez^^

(For my foreign followers, please go to select language section for google translate. On the top right side of the screen for desktop, Last line on the hamburger menu bar for mobile)

 
   
 

 

 

Hakkını vermem gerekir, Kaan’dan intikam almayı sırf kendi için istemedi. Eda’yı -dolaylı yoldan da olsa- üzdüğü için Kaan’dan intikam alınmalıydı. Bunun için plan yaptı. Bir de işin Eda’nın yakın arkadaşı Melo yönü var. Kaan’ın zararları sadece tasarımı kopyalayıp Serkan’ın şirketini zor duruma düşürmekle sınırlı değil ki…

Hediye? Kıyafetler. Gönül alma hediyesi olan elbise seçimi de başarılıydı. Eda’nın vücut ölçülerini ve tarzını nasıl da başarılı ezberlemiş ^^ İntikam? Ekolojik otel projesini Kaan’ın elinden alma ve peyzajını da Eda’ya verme. Peki ya özür? Bak işte o ‘henüz’ yok!

Yine de kapıdaki ‘Serkan Bolat’ giremez tabelasına rağmen vazgeçmemesini sevdim.

 

 

Eda’nın yerini öğrenme konusunda iflah olmaz romantik, grubun en zayıf halkası Melo elbette Serkan’ın destekçisi olacaktı. Serkan Eda’yı bahçede bulduğunda Eda’nın ona yüz vermemesi, Serkan’ı görünce yerinden bile kalkmayıp sadece seslenmesi ve işini bitirinceye kadar onunla ilgilenmemesine ‘yıldızlı pekiyi’ verdim.

Serkan’ın bugüne kadar hiç yapmayacağım bir şeyi yapıyorum diyerek kendini Eda’ya kelepçelemesi güldürdü. Ama Eda Serkan’a ‘bugüne kadar yapmadığı’ o kadar çok şey yaptırdı ki…  Unutmadan, kelepçe güzel düşünülmüş bir detaydı. Teşekkürler Seyfi ^^ EdSer’in Melo ile birlikte en büyük destekçisi Seyfi’ye buradan kucak dolusu sevgi. Hele ki durup durup Serkan’ın yüzüne tokat gibi çarpan cümleleri tek kelime ile muhteşem: “Ben de zaten hayatınızdan kayan yıldızdan bahsetmiştim… Eda Yıldız.”

 

Serkan da Eda’ya ‘bağlı’ olmaktan ne kadar çok eğlendi değil mi?  Sakince konuşma bahanesiyle yola çıkılan dağ evi detayı, bölüm içindeki sahneler sıralamasında çok hoş olmuş ama bir tam günlük sahnenin ‘seninle konuşmam lazım’ temalı geçiştirilmesi hiç hoş olmamış.  Hem elektrikli yağmur sahnesi hem de aynı odada, aynı yatakta güne ‘merhaba’ demelerini sağlamak için yazılmış belli ama neden diyaloglar ile renklendirilmiyor? Eve yerleşmiş onlarca fotoğraf varken, Serkan’ın abisi ile ilgili bir anısını Eda ile paylaşmasını yazmak çok zor olmamalı!

Yine de başka başka detaylar da dikkatimizi çekmiş olmalı. Yemek yerken biri sağ biri sol elini kullandığı halde, üstelik elleri kelepçeli iken birbirlerine uyumlu bir sistem bulabildiler. Evet karakterleri çok farklı ama bu da bir gösterge olmalı. Uyum içinde yaşayabilmeleri aslında hiç de zor değil ^^ Eller kelepçeli bulaşık bile yıkadılar, daha ne olsun…

 

 

Serkan’ın yaz günü odun kırması! Kabul edelim, adam dikkat çekmeyi iyi biliyor ^^

 

 

Yağmur sahnesine de birkaç kelime ile bile olsa yazıda yer vermek lazım: Serkan’ın ısrarla Kaan’dan intikam yoluyla özür dilemeye çalışması elbette Eda’yı delirtecekti. Dışarıdaki sağanak yağmur mu Eda’yı zorla Serkan’ın yanında tutacak. Oysaki Serkan Eda’nın -herhangi bir sebeple- gitmesini asla istemiyor ve hiçbir zaman da istemeyecek.  Yağmurdaki sahnede bu fikirle Eda’yı kendine öyle bir çekiyor ki sanırsın bu hareketin ardından aşk cümleleri gelecek.  Ama bir dakika; özne Serkan Bey ise: “Sen kal, ben giderim.”

Gidemedi…  Yolları su mu basmış?  Peki, inandık ^^    Eda’nın biber gazlı saldırısını çok minnoş bir tedavi sahnesi takip etti…

“Daha iyi misin?

-Valla bilemiyorum Eda… Yani… Belki bir daha hiç göremeyeceğim.

-Bence gözlerini açabilirsin artık ha?

-Bence biraz daha devam etmen lazım.

-…Ay!

-n ’oldu?

-Görebiliyormuşsun.

-Mucize…

-Hı hı.”

 

 

Mecbur. O gece birlikte kalacaklar. Çatı da su akıtınca aynı oda hatta aynı yatak mecburiyeti de oluşmasın mı?  Kalp sağlığı için uyku pozisyonu mu? Çok güldüm.  Bu sahneye dair asıl önemli detayı sonra sakladım.  Serkan’ın gece uyurken Eda’nın kolunu tutması bilinç altında gitmesinden ölesiye korktuğunun bir göstergesi olabilir mi?

 

 

Eda’yı aradığında masanın üzerinde duran kupayı eline aldığında kupa kırmızı’ya dönüştü. ‘Kırmızı’nın anlamını da bildiği halde neden?

 

 

Fragman şarkısı ile uyumsuz olarak Serkan hatalarından ders almıyor. Daha doğrusu alıyor – bir daha Eda’ya kötü davranacağını zannetmiyorum, ama hatalarını kapatabilmek için ‘özür’ onun kelime dağarcığında yok.  Eda’nın tespiti çok doğru; adam tam bir ‘robot’!

 

“Eda hata yaptım, üzgünüm demeni bekledim ama demedin. Çünkü üzgün falan değilsin Serkan. Umurunda bile değil!”

 

Çiçek çok güzel bir fikirdi. Çiçek konusunda Ayfer Hala’dan destek almak da öyle. Ayfer Hala’ya da alkış; Serkan’a Eda’yı üzdüğü için çok kızgın olmasına rağmen, Serkan’ın samimiyetine ve gerçekten özür dilemek istediğini anladı ve onu çiçeği kendi eliyle hazırlamaya yönlendirdi.  (Serkan’ın seçtiği süs objesine dikkat!)

 

 

Böylelikle Serkan’ın özür çiçeğini kendi hazırlaması özür notunun bonusu oldu. Eda’nın kırgınlığının telafisi bu kadar basitti aslında. (Yalnız önemli bir konu var, kırgınlığın nedeni hiç de basit değil! Bu konuda Serkan’ın terapiye ihtiyacı var)

 

“Peri Kızı Beni Affeder misin?”

 

 

Kısa kısa aklımda kalanlar; Bilardo ve balık tutma sahnesindeki geçişler, samimiyet güzeldi… Bölümde Kaan yoktu ne güzel ^^. Umarım Kaan konusu şirketinin batması ile kapanır, gider…  Bu süreçte Melo da toparlanmış olur. Engin merkezli Ceren ve Pırıl ile olan aşk üçgeni giderek daha karmaşık bir hal alıyor. Bugüne kadar hep Pırıl’a soğuk dedik ama yemekten önce kaçıp gitmesi ile sorun Engin’de olabilir mi?

 

 

Aydan ile Serkan’ın anne -oğul sahneleri belki de bölüm en incelikle yazılmış sahnesiydi. Aydan bir kez daha bu sefer oğluyla denedi ama yine dışarı çıkmayı başaramadı. Demek ki Eda’da bu konuda bir sihir var: “O çiçekçi kızla denediğim zaman, becerebilmiştim. Onun insana iyi gelen, huzurlu tarafı var ama bir yandan da sinir oluyorsun.”

O zaman bir sonraki deneme Eda ve Serkan yardımı ile olur mu dersiniz? Bir de Aydan Hanım Eda’ya artık Sevda demese!!!

 

Her ne kadar Eda ve Serkan için bu evlilik kararını desteklesem de Ferit açısından düşündüğümde; ona “başkasına aşık bir kadınla bir ömür geçer mi, nedir bu evlilik ısrarın!” diye haykırmak istiyorum. Neden gidip Ceren’e aşık olmadı ki? Poff!

 

 

Bölüm finaline gelelim; her ikisi de bu sözleşmenin bitmemesini- hatta belki de oyunun gerçeğe dönmesini- delicesine isterken bu sözleşme nasıl bitebilir k? Geriye sayım – son 44 gün –  boşuna!

 

Sen Çal Kapımı Reyting bu hafta da çok güzel; Total 7.84 reytingle 1., AB 8.57 reytingle 2. ve Abc1 de 9.11 reytingle 1. Sırada.

Yazı başlığını Ajda Pekkan’ın ‘Yeniden Başlasın’ adlı şarkısından seçtim. Bu haftaki bölüme aşağıdaki şarkı sözleri çok uyumlu değil mi?

 

“Nedir bu gördüğüm Tanrım rüya olsa
Toplanmış her şeyi gidiyor mu yoksa
Kapıda eşyalar gözlerimde yaşlar
İnanmam sevgilim böyle bitmez aşklar”

 

Yazı içindeki tweetlerini alıntıladığım  İrem  ve  Hande & Kerem Gifs e verdikleri renk için teşekkürler…

Yazı kapak görseli bu bölüme ait değil, ama çok sevdim. Twitterdan buldum. Editleyen kişiye (ismi sanırım hayatım-th) teşekkürler.

Sen Çal Kapımı dizi yorumları haftalık olarak okuma için  tıklayın .

 

Sen Çal Kapımı Fragman

Gece yarısı sürpriz bir şekilde fragman da gelmiş: Oyun Gerçeğe mi Dönüyor?

Serkan’ın tarafından da (Aydan Hanım dışında) bir kişinin sözleşmeyi öğrenmesine sevindim. Serkan’ın dertleşebileceği bir kişi olmasının zamanı gelmişti. Engin’in sözleşmeyi öğrenmesi ve Serkan’a Eda ile arasındaki ilişkinin sözleşmeden çok daha öte olduğunu söylemesi çok güzel oldu. Hepimiz biliyoruz ki #EdSer’in arasındaki enerjinin sözleşmenin şartları ile ilgisi yok. Acaba Engin’in bu sözlerinden sonra Serkan Eda’nın kalbini- sanki kazanmamış gibi- kazanmak için neler yapacak?

Ama Selin’in evlenme arifesinde oluşu, Serkan’ın bu evliliği – artık Selin ile birlikte olmak istememesine rağmen- mutlaka engellemek istemesi çiftimiz için yeni bir engel. Eda’nın Selin’e itirafından sonra bakalım işler nasıl gelişecek?

Serkan’dan bir iltifat daha geldiği gözlerden kaçmadı!

Çarşamba’yı merakla bekliyoruz ^^

 

 

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid

İlgili diğer Yazılar

  • Gözde E.

    Selaaaam. Diziyi tabii ki günü gününe takip ediyorum, yazıyı da hemen okudum ama yorumlara uğramayı unutmuş olabilirim. :))

    Öncelikle ellerine sağlık. SÇK bu yaz sezonunda sevdiğim işlerden. Neyse ki seyrettiğim üç işi de seviyorum bu yaz, hepsi evde kaldığım bu günlerde beni oldukça keyiflendiriyor. Aşk ne zaman başlayacak acaba? Artık itiraf etseler diyorum. Bekle bekle yorulduk ayol :)))

    Serkan gibi bir adamın özür dilemek için Eda’ya hediye alması, evinin kapısına gelmesi, kendi elleriyle terraryum hazırlaması, yazdığı not ve tabii dağ evi sahneleri bile büyük gelişme tabii :)) Serkan Bolatlar giremez kapı detayı ve netteki benzetmeye çok güldüm :))))

    Bu arada aynı dağ evi bu hafta Yeni Hayat dizisinde de kullanılmıştı. Tatlı bir tesadüf. Ama SÇK sahneleri daha güzeldi. Tam dağ evinde birlikte uyumak vs ne klişe derken, sabah gelen telefon kısmı hiç de klişe değildi, farklıydı, burayı çok sevdim 🙂

    Selin ve Ferit konusunda düşüncelerimiz örtüşüyor. Ben de tez zamanda Ferit’e Melo’ya aşık olmasını tavsiye ediyorum. Çünkü Engin’le de Ceren’i yakıştırıyorum ki zaten Engin de Ceren’den hoşlanıyor aslında. Ship demişken Seyfi – Ayfer Hala ship’im de hala geçerli :)) Fifi için geçen hafta mıydı babaanne ajanı olabilir denilmişti, ben de katılıyorum bu teze. Kaan’ı görmediğimize ben de sevindim, göreceksek lütfen altı dolu bir karakter olsun, yıldım.

    Aydan – Serkan sahnesi kalp kalp.

    Bu arada 44 gün kalmış anlaşmanın bitmesine ya, anlaşmamız 2 aylık yani 60 günlüktü, bu kadar bölümde topu topu 16 güncük mü geçti??

  • Ahmet Adar

    Güzel yorumlarınıza teşekkürler. Jenerikte 4 üncü sıradaki yerine bakınca İsmail Ege’nin önemli bir oyunculuğu rolü var sanırsınız,Halbuki hiç öyle bir şey yok,Eter ile kolayca bayıltılıyor.Kötü olmasının dinamiğini ise hiç anlamadık.Dizinin zaaf noktası Kaan karadağn kötü olmasının dinamiklerinin anlaşılamaması.Alptekin,oğlu Serkan dururken,Ferit’i oğlu gibi sahipleniyor.Projelerini okumadan benimsiyor.Alptekin’in yeni sekreteri kim olacak?

    • Merhaba Ahmet Bey,
      Bana Kaan demeyin. Ne kadar saçma yazılan bir karakter. Üzerine hiç düşünülmemiş. Neyseki amerikan filmlerinden fırlama araba yarışı sahnesi yazılmadı (henüz)

      Ya Ferit sevilmez mi? Seytan tüyü var 🙃 Ama haklısınız, serkan a göre para yiyici çalışma bilemez biriydi ne zaman danışman oldu da projeler yaptı. Enteresan.

      Sekreter önemli bir karakter olmayacak ki. Bilenen biri olmayacaktır bence… (en azından benim bildiğim biri olmayacaktır, siz oyuncu kütüphanesi gibisiniz kesin bilirsiniz 🙂)

      • Gözde E.

        Nedense ben de sekreter olayını bu kadar uzatınca bilindik bir oyuncu veya dizi için önemli bir karakter olacağı kanaatine kapıldım.