SEN ÇAL KAPIMI – Ayrılık da Sevdaya Dahil

Sevgili senarist, ne yapıyorsun? Ver romantizmi, ver coşkuyu… Üstelik elinde kimyası müthiş uymuş bir esas kız ile esas oğlan var. Hande Erçel ve Kerem Bürsin enerjisine -set paylaşımları dahil- bayılıyor izleyici. O zaman daha bir bölüm önce kavuşmuş çifti neden dram ağına sokup ayırtıyorsun? Deneysel bir çaba ise; daha önce çok denendi, tutmaz!  Bırakın dizi romantik komedi ile yola çıktı ise aynı aksta yoluna devam etsin. Son söz; “Senin ailen benim ailemi öldürdü.” konseptini aşiret dizilerine bırakın!

(For my foreign followers, please go to select language section for google translate. On the top right side of the screen for desktop, the last line on the hamburger menu bar for mobile)

 
   
 

 

Bizi bu güzellikten mahrum bırakmaya gönlünüz elveriyor mu?

 

 

Onlarca fotoğraf / gif paylaşabilirim. Mesela bölümdeki sinema sahnesi çok güzeldi <3  Senarist yazmayacaksa, elimizdekilerle avunuruz, ne yapalım… Bu nedenle yazıya bol bol görsel ekledim^^

 

 

Bölüm geneli -geç kavuşan hızlı ayrı düşen çiftimizi hariç tutarsak –  ki onların da sahnelerinde hatalar vardı; kısa skeçlerden oluşuyordu. Daha önceki bölümlerde de oluyordu ama bu bölümde akışta inanılmaz hatalar vardı.  Bölümün zaman kronojisi gün ile eş zamanlı ilerlesin demiyorum ama sahneler, konular da kopuk kopuk olmasın!

 

 

Sanki elimizde açığa çıkartacak konu yok; Aydan Hanım’ın geçmişindeki büyük(!) aşk anısına ne gerek vardı? Çocukluk sevdasıymış, ailenin yanında çalışan seyismiş ama eğitimine de devam etmiş, sonra evlenmeye karar vermişler ama meğerse annesi hırsızmış.  Sevgili senarist, bu hikaye başka bir dizinin konusu! Aydan’ın böyle bir anısı olması da alaka kurup oğluna anlatması kadar saçma.

Hep şikayet olmasın, bölümde en sevdiğim yerler;

 

 

Art Life mimarlık ile Holding’in projelerinin farklı olduğunun altı çizildi. İş hayatı konusunda ilk defa mantıklı cümleler.  Efe Akman’ın kaynaşma kahvaltısında ortak olduğu holding çalışanlarını değil Art Life çalışanlarını davet etmesi, holding çalışmalarının Art Life’a transfer olması saçmalığının içinde ışık gibi parıldıyordu bu cümleler. Serkan da ne güzel konuştu…

Ferit’in tehdit ile aldığı %5 hisseyi başarı gibi lanse etmesi komik değil mi? Madem Ferit Selin ile evlenmeyecek, madem Aytekin’in Serkan’dan gizleyeceği bir şey kalmadı, o zaman neden holdingin hisselerini hediye paketi ile Ferit’e veren Aytekin duruma müdahale edip hisselerini geri almıyor? Sahi, Ferit Kaan Karadağ’ın şirketini almıştı, ne oldu o konu?

 

 

Serkan’ın Eda’nın sevgi pıtırcığı olması üzerine tepkisi de mükemmeldi. (Hatta bölümün en güzel sahnesi idi diyebilirim) Düzenli takip edenler bilir, Serkan Eda’ya ‘git’ dediğinde de şikayetçiydi bu mutluluk dağıtıcı misyonundan.

Sevgi pıtırcığı Eda pıtırcıklığını Selin’e de göstermeye gitti. Hala içimde kanayan bir yaradır, Selin’e gidip ‘Serkan seni seviyor’ diye gaza getirmesi ve akabinde gelişen olaylardan bir nebze olsun suçluluk duymaması, hatta suçlanmaması… Hadi suçlanmamayı geçtim en azından bu konu bir şekilde konuşulsaydı. Şimdi can ciğer kuzu sarması mı olacaklar Selin ile? Pes! Selin alışıla gelmiş bir ‘kara kedi’ değildi kabul, içten içe Eda’yı hep sevdi. Ama her şeyin de bir sınırı var, olmalı!

 

 

Erdem’e üzülenler arasında eminim yalnız değilim. Eda’nın halasının evine kendine yer bulmaya çalışırken hem Fifi’ye yakın olmak hem de eksikliğini hissettiği bir aile ortamı içinde olmayı istiyordu sanırım. Ama hep mi dayak yiyen olacak?

Ceren için ne planlıyorsun sayın senarist? Engin macerası başlamadan önce,  ilk bölümlerde eşleştirdiğim Ceren-Ferit olma yolunda ilerlenecek mi? Güzel! Bence Selin’i nikah masasında terk etmesinden bağımsız, Ferit güzel sevebilen bir adam, Ceren de epeydir -Engin’e karşı olan hislerini gelir geçer olarak düşünüyorum- kalbini nadasa bırakmış bir kadın. İkisi de daha önceki ilişkilerinde hep ‘veren’ olmuşlar. Bu sefer karşılık zamanı. Ayrıca, Ceren’e ayrıca kocaman alkış, eğer Ferit’e daha ilk dakikadan omuzunu uzatsaydı diye dert dinleyen bir kadından öteye gidemezdi. Bu kez her şey hem çok farklı hem de çok güzel olacak…

Pırıl ile Engin konusu kapandı diyebilir miyiz? Israrla aynı ceketin altı çizildiğine göre ^^

 

 

Sosyal medyada güzel bir detaya rastladım. Serkan Eda ile olan fotoğrafını Kürk Mantolu Madonna kitabının arasına koymuş. Dikkatli izleyici kitabı fark etmekle kalmamış, fotoğrafın yer aldığı sayfaların anlam ve önemine dikkat çekmiş.

 

Üzgünüm ama bizim senarist böyle incelikler düşünecek biri değil. Tamamen tesadüf. ^^

 

“Tanışmadan evvelki boş, gayesiz, maksatsız günler, eskiden çok daha ıstırap verici bir halde, yeniden başlamıştı”

-Kürk Mantolu Madonna

 

 

Eda’nın babaannesi geldi gelecek, belli…  Kim olsun anketine katıldınız mı?

 

ANKET – SEN ÇAL KAPIMI BABAANNE KİM OLSUN?

 

Bize anlatılan küslük sebebine bir göz atalım: Babaanne oğlunun Eda’nın annesi ile evlenmesini istememiş, ama oğlu annesi yerine sevdiği kadını tercih etmiş, evlenmişler. Mutlu bir evlilikleri, bir kızları olmuş.  Genç çift erken yaşta hayatlarını kaybedince, babaanne torununu yanına almak istemiş. Buraya kadar tamam. Peki ya Ayfer Hala? O niye annesine küs? Abisinin sevdiği kadınla evlenmesine izin vermediği için mi? Küs olmayı bırakın; ailesini, evini terk edip abisinin yanına taşınmış. Ayfer Hala kaç yaşındadır o zamanlar? Şimdi 45’lerinde olsa, 20? Sonra aynı hala, abisi yaşamını yitirince yeğenini annesine vermemek için zorlu bir savaş vermiş, sıkı durun soyadını bile değiştirmiş. (Ama aynı evde yaşamaya devam etmiş.)  Ayfer Hala bölümlerden birinde babasının mirasından kaynaklı Eda’nın maddi durumunun iyi olduğunu söylemiş, ‘o para senin hakkın’ demişti. Demek ki babasına aileden miras kalmış! O miras da Eda’ya geçmiş. Aynı tutarda miras halaya da kalmış olmalı ama ikisi de tek kuruş para istemiyorlar. Peki!

 

Ve gelelim kalplerimizi dağlayan bölüm finaline;

 

 

Yalanlar üzerine bir ilişki kurulmaz! Serkan gerçeği anlatsaydı da üzülecekti Eda, bu konuda hem fikir olmayan yoktur. Ama Eda’nın bu konuyu değerlendirme ve afffedip affetmeyeceğine karar verme şansı elinden alındı; hem de sırrı saklamak üzere söylenen dev bir yalan ile. Eda’yı kendinden nefret ettirmek mi bulduğun iyi çözüm Serkan Bolat? Aynı fragmanlarda geçtiği gibi, bu yalan ile kaybeden tek kişi var, o da Serkan!

 

 

Eda her şeyin başladığı yerde, her şeyin başladığı şekilde bitireceğim dediğinde öpücük geliyor demiştim. Gelmeyince şoku yaşayan yalnız ben değilmişim ^^

 

 

Öpücük beklerken şansımıza sadece bir nefret cümlesi düştü:

“Peki, peki o zaman… Ben de nasıl başladıysam öyle bitireyim, senden nefret ediyorum Serkan Bolat”

 

 

 

Artık farklı bir Eda izleyeceğiz. Etrafına – özellikle de Serkan’a- mutluluk değil nefret saçacak. Canı çok yandı, şimdi o can yakacak.

“Ben senden önce de vardım. Senden sonra da varım Serkan. Ve bunu bil, senin benim yerime koyabileceğin hiçbir şey yok hayatında.”

 

 

 

Peki Eda nasıl can yakabilir? Sırf Serkan’ı sinir etmek için Efe ile yakınlaşabilir mesela… Efe zaten yabancı değil, babaannenin manevi oğlu. İki bölüme kalmaz zaten Eda’ya aşık olur. Babaanne de gelir gelmez bu ikinin arasını yapmaya çalışır. Olaylar olaylar…

 

 

Tabi tüm bunlar olurken Sen Çal Kapımı kan kaybetmeye devam edecek mi? Bekleyip göreceğiz. Oysaki küçük bir dokunuşla ivmeyi yukarı çevirmek çok mümkün. Sen Çal Kapımı reyting total 4.24 reyting ile 6.,  AB’de 4.01 reytingle 7. ve  ABC1’de 4.71 reytingle yine 6. oldu.

 

Yazıya tweetleri ile renk veren  bbg.  -Hails   Çok Bilmiş ♕  ely   edser gifss  ve Fatime‘ye teşekkürler.

 

Sen Çal Kapımı dizi yorumları haftalık olarak okuma için  tıklayın .

 

 

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid

İlgili diğer Yazılar