ÇUKUR – Oysa Herkes Öldürür Sevdiğini

Gecikmiş Çukur bölüm yazısına hoş geldiniz ^^ Bir önceki bölümden hatırlatmalar ile süslenmiş 2,5 saatlik bölümü cumartesi akşamı izleyebilince yazı da yeni bölümden bir gün önceye kaldı. Gecikme için kusura bakmayın.

(For my foreign followers, please go to select language section for google translate. On the top right side of the screen for desktop, Last line on the hamburger menu bar for mobile.)

 
   
 

 

Daldan dala bir bölüm izledik; bu nedenle yazı da daldan dala olacak…

 

Nehir’i evine, akıl hastanesine gönderdik, hakkında hayırlısı… Acaba hala hamile mi? Sosyal medyada okuduğum Nehir’in bebeğini çoktan kaybettiği teorisi akla çok yatkın. Bekleyip göreceğiz… Israrla hamileyim demesi, elini karnına getirmesi akli rahatsızlığının bir sonucu olabilir. Mantıklı!

 

 

Yamaç net bir şekilde Nehir’i bir ‘sevgili’ olarak hayatında istemediğini belirtmedi mi? Evet! Onunla bir çift olarak gelecek planlamadığını tane tane anlatmadı mı? Evet. Efsun’a aşık olduğunu kendine itiraf ettiği andan itibaren geceleri damlarda sabahlamadı mı? O zaman ne izledik biz?  Nehir’in paylaştığı çocukluk anısı saçma, yazarın Nehir’i hikayede tutmak için çizdiği “umudumuz var” yolu daha da saçma. Ama eğer Yamaç ile olan ‘anı’ Nehir’in hayal gücünün oyunu ise o zaman yazar eski Nehir’i canlandırıyor der, saygı duyarım. Hele çocukluk anısını kendine göre yorumlamışsa, gerçekte kardeşini havuza küçük Nehir itmiş ise saygım bir kademe daha artar.

Gerçi Cennet Medet olası aşkı için sahne yazan senariste ne desem boş.

 

 

Kapak fotoğrafı aylar sonra AzKar oldu; eksik kalan hikayeleri böyle bitmeyebilirdi…

 

“Ellerinde İdris Koçovalı’nın kanı var mı Azer? Bana doğruyu söyle.”  

 

Karaca Azer’den sıralı tam listeyi (Yücel, Efsun – adı geçti, eyvah eyvah, Akın) alır almak üç el ateş etti. Ama bile isteye değil, gayr-ı ihtiyari… Aynı mesafeden Yamaç’ı öldürmeyen kurşunlar Azer’i cehenneme gönderiverdi.

 

 

Azer’i tüm kötülükleri bir yana küçük yaşta ailenin ‘babası’ olup ailesine sahip çıkmasıyla, kardeşlerine olan bağlılığıyla, annesi Fadik’e olan saygısı ile hatırlamak istiyorum.    Bir de diziye o havalı girişi ile… (Özellikle ölüm sahnesindeki performansı ile hatırlamak istememe hak verirsiniz sanırım, rezalet bir sahneydi hem Cihangir Ceylan hem de Ece Yaşar için; bu sette oyun koçu yok mu?)

Azer Kurtuluş’u masum gösterme çabam yok, yanlış anlaşılmasın. Ama Koçovalılar da çok mu masum? Onların taraf olduğu bir intikam meselesine kardeşlerinden birini kurban vermedi mi? Yamaç düğün basıp damatlarını öldürmedi mi? Kız kardeşinin gözlerinin önünde intihar etmesine şahit olmadı mı?  Ya diğer kardeşi, yine gözü önünde…

Onca silahlı çatışmaya girdi düşmanlarıyla; düğün gününde sevdiği kadının silahından çıkan kurşunla mı can vermeliydi?

Hani Koçovalıların sahiplendiği ‘racon’, bugüne kadar çizilen ‘adaletli aile’ imajı?

Peki ya kardeşleri; ailenin soyu silahlı bir çatışma bile olmadan öldürülmeleri ile mi kurumalıydı?

Ben bir şey mi kaçırdım; Cumali neyin intikamını aldı? Kardeşlerin eve baskın yapmasının mı?

 

 

 

Fadik Ana’nın intikam almasını canı gönülden isterim!  Sırf Koçovalı evlerine ilk ziyaretinde karşısında kaykılıp oturduğu için Yamaç’ı öldürsün!  Madem sebep arıyoruz, bundan daha güzel bir sebep mi olur.

Bu durumda Efsun’un bebeği  – evet, zaten anlamıştık, bu bölümde de netleşti – babasız mı kalacak? Çocuklar babasız büyümesin. O zaman vazgeçtim; öldürmesin, ama süründürsün!

 

 

 

 

Karaca’nın silahı annesine teslim etmeyerek; önce Akın’a gülümseyip ardından Sultan Hanım’ın eline emanet aldığı silahı tutuşturup “Ben üstüme düşeni yaptım babaanne, şimdi sıra sende” demesine çok sevindim. Süper hareket. Ama ‘tohum’ odaklı Sultan Hanım Koçovalıların soyunu garantilemeden Akın’ın canını almaz, alamaz. İdris Jr’ı aileden kabul etmiyor malum. Geriye kalıyor Nehir’in bebeği. (Efsun’unkini bilmediğine göre) İşte o bebek erkek olmalı ki gönül rahatlığı ile Akın’a silah doğrultabilsin.  Ey gidi “Akın Koçovalı gelecek dertler bitecek” duvar yazısı ile heyecanlandığımız günler.  (Fonda Coşkun Sabah: “Anılar, anılar… Şimdi gözümde canlandılar.”)

 

 

 

 

Selim’in babalığı sorgulanır ama bu durumda Karaca’yı en iyi anlayacak kişi Selim. O da ‘aile’ için sevdiğinin canını almadı mı?

 

 

 

 

Cumali ilk sezona geri döndü. Höt höt! Damla etkisi ile düzelebilir mi? Sanmıyorum. Peki Cumali’nin bu ‘nato kafa nato mermer’ durumunu ne yapacağız? Karakteri anlarken onun için sadece beyaz ve siyah olduğunu biliyorduk ama bu bölümde hiç çekilir değildi. Çukur ile birlikte Çukur’a gömülmesini istiyorum.

Üstelik mezarlık sahnesinde Çukur’un adamları haberleşme kanalı olarak koşarak haber vermeyi kullandıkları için (Çukur’da telefon çekmiyor herhalde) Cumali babasının mezar taşını korumaya geldiğinde Erdenet çetesi çoktan arabaya binmek üzereydi. Havan kime Cumali Koçovalı! Mezarlığa saldırlar Cumali Abi Çukur’u kurtardı demiyorlar mı? Bu Çukur’dan bir b.k olmaz. Aynı Cengiz Bey’in dediği gibi ‘sünepe bir mahalle’. Günün sonunda bölümü izlerken bir kez daha haykırmak istiyorum: “Bırak be Yamaçcım, yaksınlar, yıksınlar…”

 

Yamaç artık Erdenet’lerin yanında. Yeni imajına bir kalp bırakalım…

 

 

Yalnız bu imajına rağmen Cengiz Erdenet Yamaç’ı koruma köpeği olarak konumlandırmış. Sanki K-9. Akşamları kulübesine de kilitliyor, önüne 1 tas yemek (1 kap bulgur, 1 kase yoğurt) Cengiz Erdenet’i aynı Emir’in anlattığı gibi benim atalarım saplatışı ile anlatmaları pek güzel.

Osmanlı sistemine göre Cengiz Erdenet’in Yamaç’ı yanına alması mantıklı, ama Salih’in altını çizdiği gibi görüntülerin Çukur’a daha doğrusu Cumali’ye – iletilmesi ile düşman kazanılması mantıksız. Ne bilecekler görüntüleri (Arık’ın görüntüleri bulma anı ne komikti ^^) Çukur’a yayma projesinin Arık’a ait olduğunu.

 

Ve Yamaç ile Salih maceradan maceraya koşuyorlardı…

 

 

-“… N’apıyoruz onu söyle.”

-“Sen şimdi kimseye bir şey söyleme. Yarın beni arayacağım. Halledeceğiz bu meseleyi.”

-“Beraber.”

-“Beraber.”

 

 

 

 

Bu sezon ana düşmanımız belli Erdenetler. Peki ne oldu da Erdenetler can düşmanı oldu? Altınları çalarak ilk kurşunu atan Yamaç Koçovalı değil miydi? Kime zarar verdi bu Erdenetler? Cumali’nin doğmamış bebeğine. Böyle bir eylemden haberleri var mıydı? Hayır! Yok Erdenetleri de masum göstermeye çalışmıyorum ama İstanbul’un kralı olacağım diyen Yamaç Koçovalı’yı da unutmayalım lütfen!

 

 

ÇUKUR – GİZEMLİ ADAM KİM?

Belki de düşmanlar savaşı da var ne dersiniz? Gizemli adamın ‘amca’ Cumali Koçovalı olduğu hemen hemen netleşti de ankette hala İdris Koçovalı’ya oy verenler var? Aynı diziyi izlediğimizden emin miyiz?  (Yakın zamanda Cumali Koçovalı olarak kim gelsin anketi yapmalı!)

Bu teoriden ilerlersek; İdris’in abisi Cumali’yi pek sevmediği muhakkak, baksanıza kalben gömmüş, gıyabında mezar yapmış. Peki neden? Cumali İdris Koçovalı’dan daha pis işlere-örn: hiç sevmediği toz işi – karışmış, geçen sürede epeyce güçlenmiş olamaz mı? Şimdi de Erdenetler ile çatışıyor.  Baksanıza Ogeday’ın adını verdi!

 

 

Ogeday Bey hoş gelmiş. Aklımdaki -hatta düzelteyim, ankete göre aklımızdaki- kişi değildi Baki Davrak. Karakterin yolu açık olsun. Arık’ı küçümsemesini pek sevdim: “Avam, çok avam!”

Bu arada ne Cengiz de ne de Ogeday da tutturamadık bari Kulkan Berk Hakman olsun. N’olur!!!

 

ÇUKUR – ERDENET AİLESİ

 

Unutmadan; madem Cengiz Erdenet her şeyi biliyor; Meliha ile İdris’in arasındaki sırrı da Cengiz Erdenet’den öğrenebilir miyiz lütfen!

Yazıda tweetlerini alıntıladığım   Zeynep  – Hakan düz Hakan  – aklıselim  ve Fatoşa  verdikleri renk için teşekkürler…

4.sezonda da bölüm yazıları altındaki yorumlarda buluşmak üzere. Tüm yazılar bu linkte:  Çukur Bölüm Yazıları

 

Ay Yapım’ın 4.Sezon afişini nasıl buldunuz?

 

ÇUKUR 4.Sezon 5.Bölüm Fragmanları

(link otomatik olarak oynamadıysa Çukur 1.fragman için tıklayınız)

 

 

(link otomatik olarak oynamadıysa Çukur 2.fragman için tıklayınız)

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid

İlgili diğer Yazılar