SEN ÇAL KAPIMI – Öyle Sevsen ki Beni

Sen Çal Kapımı Bölümü tweet yazmak için bile ekrandan gözümü almadığım bir bölümle ekranlardaydı bu hafta. Maça, erken bayram tatilcilerine rağmen aldığı reytingler de oldukça iyi: Total 6,61 –  AB 6,39 ve  ABC1  6,81. Tüm emeği geçenlere tebrikler…

(For my foreign followers, please go to select language section  for google translate. On the top right side of the screen for desktop, Last line on the hamburger menu bar for mobile) 

 
   
 

 

 

Bölüm yazısına başlamadan altını çizelim; Hande Erçel ile Kerem Bürsin’in enerjileri o kadar uyumlu ki Eda ile Serkan’a yansıyor. Tam da bu nedenle yaz dizilerinde ilk defa sahnelerini kısa videolarda birden fazla kez izlediğim bir çift oldu: Edser <3.  Hem de yalnız değilim. Serkan’ın kıskançlık krizi- efsane bir sahne değil miydi?   – youtube trendlerde 7. Sırada, yazıyı kaleme aldığım sırada 2,2 milyondan fazla izlenmişti. İkilinin havuzdaki sahnesinin videosu da 1,4 milyon ile 8.sırada… Yapıma da notum var: Sevgili yapım, kısa videoları daha hızlı mı yüklemelisin acaba?

 

 

 

Serkan Bolat’ın o tatlı kıskançlıklarına ne demeli… Eda’nın yörüngesine girdi, ateşi ile yanması yakın… Eda’nın hediye ettiği duygulara renk değiştiren kupa detayı çok güzeldi ama bu detay geldi geçti bir sahne ile harcandı. Oysaki Serkan’ın yalnızken o kupayı kullanmaya karar vermesini, fincan kırmızıya döndükçe flashbackler ile Eda’yı hatırlamasını, kendini, duygularını sorgulamasını beklerdim. Belki ileride böyle bir sahne yazar senarist belli mi olur?

Eda’nın durumu daha da kötü. Hem Serkan’ın Selin ile barışacağı günü özgürlüğünü ilan edeceği gün olarak bekliyor hem de o günün gelmesinden deli gibi korkuyor. Yüzme öğrenme projesinin patladığındaki hayal kırıklığının yüzüne yansımasından belli!

Hem Eda’nın beğendiği erkek için sıraladığı üç madde de Serkan’da yok mu?

  1. Gülüşü
  2. Sesi
  3. Elleri

Serkan ilk iki maddeyi duyduğunda direk kendinden emin oldu da eller… O maddeden sınıfta kalacağını hissetmiş olmalı ki onaya sunmak istedi herhalde.

 

 

Yine de Serkan’ın şekilden şekle girerek kendini beğendirmeye çalışması da çok tatlı değil miydi^^

 

 

Özel bir sahne de Eda’nın Serkan’ın stresini dindirme kürü idi. Ufacık bir dokunuş, ama etkili mi? Kesinlikle evet!

 

 

Kaan Karadağ Melo’yu üzmesin… Son hamlesi de çok manidardı. Melo sırf Kaan ile birlikte olabilmek için Eda ile Serkan’ı ayırmaya çalışmasın?

Fifi ile Engin’in yardımcısı… Bilemedim!

Engin ile Ceren’i shiplerken ship elimde patladı. Olmayacak duaya “Âmin” demeyelim Engin ile Pırıl’a odaklanalım. Pırıl’ın epeyce değişmesi lazım ama o da olur.

 

 

Eda Serkan cephesinde ise şimdilik her şey yolunda gidiyor ama peki Ceren, Fifi ve Melo Serkan’a içten içe kızarken, Melo’nun Kaan’ın etkisi ile olumsuz tarafa geçmesinin de büyük etkisi ile bu ilişkiyi bitirmek için çalışmayacaklar mı? Eda ile Serkan’ın tartışma ve barışma numarası da pek etkili olmadı gibi. Keşke öpücük ile mühürlenseydi. Ahh, Serkan, Eda asla ‘Hayır’ demezdi ^^

Fifi’nin babaanne ile bir bağlantısı olabilir mi? Hala boşuna onun her şeyden haberi olur demedi. Babaanne demişken, bu konuda çizilen onca gizeme rağmen anlayamadığım bir konu var. Hala neden annesine küsmüş? Bu konu mantığıma uymayacakmış gibi bir his var içimde. Hala yerine teyze olsa, baba tarafı- anne tarafı, daha kolayca açıklanabilirdi. Babaanne ilişkileri burs konusu gibi temelsiz olmasın da…

Diğer gizemli konularımız da Aydan Hanım’ın evden ayrılmaması, Serkan’ın hastalık takıntısı. Bu iki konu ortak bir şekilde toparlanabilir. Serkan’ın kardeşinin ağır bir hastalık nedeni ile vefatı. Hele ki bu kardeş Aydan Hanım herhangi bir nedenle evde değilken vefat etmişse bu vicdan azabı yükü ile evden dışarı adım atamaması mantıklı değil mi?

Eda’nın kayınvalidesinin önünde kendisini ezdirmediği sahneleri çok seviyorum. Aydan’ın onca söylediği lafın da gerçek(!) kayınvalidesi olmaması nedeni ile canını yakmadığını söylemesi de güzeldi doğrusu. Sahte Gelin – Kaynana çekişmesi tam düzeyinde. Baksanıza geleneksel Bolat hareketlerini hemen kaptı bile ^^

 

 

Yaz dizilerinin olmazda olmazı mutfak sahneleri. Hatta fragmanı izler izlemez o kadar etkilendik ki diğer dizilerdeki mutfak sahnelerini derledik:

YAZ DİZİLERİ VE OLMAZSA OLMAZ MUTFAK SAHNELERİ

Bu derlemenin ikinci listesi de çok yakında yayında.

 

Mutfak sahnesi çok keyifliydi. Serkan her işi mükemmel yaptığı gibi mutfakta da maharetlerini sergiledi. Ama esas kızımız da hiç fena değil. Patlıcan kebap, perde pilavı yapmak süslü püslü biftek yapmaktan daha zor. Benim için kazanan Eda’dır. Net!  Bu arada Eda gerek peyzaj çizimlerindeki başarısı gerekse mutfaktaki yeteneği ile Serkan’dan aynı gün içerisinde iki övgü aldı. Devamı gelecek eminim…

 

 

Selin’e üzüldüm. Yeni Serkan’ın her zaman hayallerindeki Serkan olarak gözlerinin önünde başka bir kadın ile nişanlı olduğuna şahit olması gerçekten çok acı. Randevu ile gittiği erkek arkadaşı evi, parmağının ucunu sokamadığı evdeki havuz, ne kadar yüzeysel bir ilişkileri olduğunu gösterse de sevda bu… Yine de evi didik didik karıştırması hoş değildi.

 

 

Ve final: Nişan Sözleşmesi. Nişan sözleşmesi çok kolay anlaşılabilir. Bence bu sözleşme işini Aydan Hanım üstüne alacak. Ben istedim, Sevda(!) da beni kırmadı, imzaladı ile hızlıca bağlanabilir.

 

Keşke ben de .gif yapabilsem, muhteşem gifler için tweetlerini alıntıladığım  Hande & Kerem gifs  , 𝑴𝑺~  , ksa  , •мari  verdikleri renk için teşekkürler…  Kapak görseli de bir önceki bölümden ama, n’apayım pek sevdim <3

 

Sen Çal Kapımı diğer dizi yorumları  için tıklayın .

 

 

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid

İlgili diğer Yazılar

  • kreatinizm

    Geçen gün bu diziye denk geldim. Çünkü sosyal medyada klasik yaz dizilerinde olduğu gibi önüme düşüyor ve binlerce etkileşim alıyor. 10 dakika bile izleyemedim ciddiyim. Daraldım, bunaldım fakat yine de tam bir fikir sahibi olmak istedim. 25 dakikaya çıkarttım süreyi ve şunu anladım. Türkiye’de senaryo yazmak bu kadar basit işte. İki tane güzel-yakışıklı, fizikli ve en önemlisi sosyal medyada ismi olan, popüler iki oyuncuyu yan yana getirirseniz ve bunlara cinsel tansiyonlu sahneler yazarsanız ve bunu 3 aylık sürede diziler ara vermişken yayınlarsanız evet zengin oldunuz ve siz başarılısınız (!).

    O kadar saçma ve basit bir senaryosu var ki… Klasik bir erkek, baba parası ile holding başında. Gururlu kızımız burs için adam ile takılıyor. Sözleşme imzalanıyor. Sonra nefret adı altında doğan bir aşk. Klişelere çok girmiyorum. 4lü bir kız grubu var hele o en kilolu olan kızımız var ya… O kadar itici ki o kadar itici ki yani var ya bu kadar iticilik yok hiçbir yerde. Bu kız tayfasının işi gücü yok sadece başrol kızımızın hayatı hakkında dedikodu yapıyorlar. Komiklik unsuru olarak koymuşlar bir de bunu… Recep İvedik bile daha komiktir bundan. Kerem Bürsin’i zaten sevmem. Çok yapmacık bir adam. Adam yürüyen kasıntı. Bir de Burak Özçivit öyle… Abi rahat olsanız ya :)) Ne bu kasıntılık? Dokunsan patlayacaklar o derece.

    Replikler çok basit, sıradan. Başrollerin uyumu ile dizi çekmek de neyin nesi ya :)) Bizim ülkemizde olur ancak böyle şeyler.

    Bu dizi 2021’i kesin göremez de bakalım nerede patlayacak onu merak ediyorum. Çarşamba’dan da alacaklar bunu. Elbet tıkanacaksınız elbet. Tüm klişeler bitecek elbet ve saçmalığın zirvesine çıkacaksınız ve final yapacaksınız.

    • Merhaba Kreatinizm 🙂 25 dakikadan sonra bir daha ekran karşına geçmeyeceğini anladım ^^ Bu dizi dönemin yaz dizileri içinde matematiği en oturmuş olan. Ne matematiği dersen, genel denklem beyaz dizi klasikleri üzerine kurulmuş. Zengin erkek, fakir kız. Yakışıklı erkek, güzel ama güzelliğinin farkında olmayan kız. Olmazsa olmaz sahneler – ki mutfak bunlardan biriydi, hatta bloga bile ekledik geleneksel sahneleri… Minnak kıskançlıklar, olmazsa olmaz yanlış anlaşmalar… Sen, ben, o fark etmez otursak bilgisayar başına yazarız. Ama hazır yazılanı da eğer oyuncularda uyum da varsa – izlemek pek keyifli <3

      Kerem Bürsin'i sadece şeref meselesinde tam olarak izlemiştim. Orada gerçekten iyiydi. Erken final yapan bir dizisini de bir kaç bölüm… Yapmacık demen şaşırttı aslında, birkaç röportajına denk geldim, çok rahat, doğal bir yapısı var. Bu dizi özelinde aksan problemini ağır ağır tane tane konuşarak perdeliyor.

      Yaz dizisi 2021'i görmesin zaten 🙂 Adı üzerinde yaz dizisi.

      • kreatinizm

        Merhaba Aslı

        Benim anlamadığım şey de bu zaten. Yahu sırf uyumları var diye bir diziye nasıl her hafta 2 saatinizi ayırıyorsunuz şaşırıyorum açıkçası. Hele ki bu bir yaz dizisi dediğimiz gibi. Bu kadar uzun olması zaten anlamsız tamam sezon dizisi değil sonuçta. Yazın TV başında izleyici bulamazsın. Reytinglerde geçen birinci olan program 2-3 bandı almış. Sen şimdi kalkıp bunu 2 saat ve üzerine taşıyınca garip geliyor. Dizi galiba 7-8 getiriyor ama yine de çelişkili.

        Kerem Bürsin’i asla doğal bulmuyorum ben. Bir o bir de Özçivit. İkisi de asla kendi benlikleriyle ortada değiller.
        İkisini de yetenekli bulmuyorum oyunculuk anlamında. Onu da geçiyorum Hande de yetenekli değil. İş böyle olunca oyunculuk, senaryo izletmiyor. UYUM dediğimiz şey insanları 2 saat ekran başında bekletiyorsa sorunu kendimde addedicem artık 🙂