SEN ÇAL KAPIMI – Nefesim Ol

Sen Çal Kapımı bu haftaki bölüme Selin’in nikah masasında terk edilişi ile başladık. Ama ne Serkan Eda’ya ‘Sen gidip Selin’i gaza getirmeseydin böyle olmazdı” dedi ne de Eda kendini suçladı. Hatta Selin bile tek bir laf etmedi. Bir başkası adına ilan-ı aşk ediyorsun ama zeytinyağı gibi su üstüne çıkıyorsun Eda Hanım, ne hoş! Gerçi Selin’i nikah masasında terk edildiği günün sabahında şirkete getiren senaristin böyle bir kişisel yargılama yazması beklenemezdi.

 

 
   
 

(For my foreign followers, please go to select language section for google translate. On the top right side of the screen for desktop, Last line on the hamburger menu bar for mobile)

 

 

Selin kaybedince mi Ferit’in değerini anladı? Ceren ile nereden tanıştığını merak etmek mi? Yine de Pırıl’ın Ceren hakkında ‘olumsuz’ konuşup bir önceki bölüm ile çelişmemesini sevdim. Ama Selin istediği kadar Ferit’in peşinden koşsun – ki bir süre Selin’in Ferit’i kıskanmasını izleyeceğiz, belli oldu – Ferit’in ayrılık konuşmasında söyledikleri o kadar doğru idi ki; bu birliktelik resmileşmeden bitmesi çok güzel oldu. Ama Ceren’in hikayedeki fonksiyonu üçgenlere kenar olması olarak belirlenmiş olmalı; önce Engin – Pırıl, şimdi de Ferit – Selin…

 

 

Efe Akman’ın aradığı kişi kesin babaanne. Bu arada Efe babaannenin manevi torunu olabilir mi? Efe holdingin hisse senetlerini babaannenin intikam planı için aldı, bu net. Senarist burs olayını hem mantık hem de zaman çizelgesine oturtamamıştı. Şimdi aynı şey hisse senetleri için geçerli. Aytekin ve Selin’in babası ortak. Aytekin Serkan’a biraz hisse vermiş olmalı, sonra kendi hisselerinden bir kısmını Ferit’e verdi – madem kendi söyleyebilecekti, niye verdi hisseleri-, Selin’in %50 hissesi babadan gelmiş olmalı, peki baba nerede? Gerçi düğünde de yoktu ^^   Ve %5 kendine ayırıp %45 hisseyi Efe Akman’a sattı.

Ticaret hukuku ile birebir uyumlu olsun demiyorum ama (şirket hisseleri satışında öncelik hakkı diğer hissedarlarındır, satışın netleşmesi de bir süre alır, diğer hissedarların onayı şart.)

 

 

 

 

Dizide hem Serkan hem de Eda çok donuktu, zorlama romantizm sahneleri kötüydü; bölümün en minnoş sahnesi Leyla’nın Serkan’a sarılmasıydı. (Ama Leyla’nın da bunca iyiliği bilirken Serkan’ın arkasından sürekli söylenmesi ultra tutarsız değil mi!)

Romantik sahneler demişken, sahne için senaryo yazılmış olmalı; Serkan’ın evi senaryonun neresine uyuyor bir söyleyin… Serkan Eda’ya kırgın ofisten çıkıyor, Eda nereye gitmiş olabileceğini sorgularken Leyla’dan bir evi olduğunu öğreniyoruz.

 

 

Hele o tüller… Hiç Serkan Bolat tarzı mı?  İlla kadın/erkek yerine tül başrollü öpüşme yazacaksanız (gülüyorsanız, bir kez daha izleyin, hak vereceksiniz.) en azından Serkan’ın sürpriz hazırlaması gibi bir olay örgüsüne oturtsaydınız. “Aman, boş ver… Hikayesini yazmakla kim uğraşacak; 30 saniye fragmana, 3 dakika bölüme 3,5 dakika da internete özel videoya koyacak bir sahne çekelim yeter” diye düşünmüşler…

Ve Aytekin Serkan’a anlattı: “Serkan bilmeli!”  Haklı, Serkan bilmeliydi, ama bu kadar erken öğrenmesine gerek yoktu. Bakalım başka senaryolardan alıştığımız gibi Serkan ailesinin suçunu üstlenip suçluluk duygusu ile kıvranarak Eda’dan uzak durmaya mı çalışacak? Eda’yı yıkıp geçerken asıl kırılıp dökülen Serkan olur.

Oysaki bir başka yol olarak Bolat ailesi yıllar sonra hatalarını Eda’yı kızları olarak sarıp sarmalayarak telafi edebilirlerdi. Madem Eda’nın ailesini kaybetmesinden suçluluk duyuyorlar, neden ona bir ‘aile’ vermek istemediler?  Gelecek bölümün açılış sahnesi çok kritik: Serkan öğrendikten sonra ne yapacak? Ailesinin onu Eda’dan ayırmaya çalışmasına tepki gösterecek mi? Yoksa kabul edip Eda’dan uzaklaşacak mı? Belki de geleceklerini bir sır üzerine kuracak…

Yakın gelecek olmasa da bizi bekleyen senaryo şu olabilir: Eda Serkan ailesinin ölümü ile ilgili istinat duvarı olayını gizlediği için Serkan’dan ayrılır ayrılmaz hamile olduğunu öğrenir, bir araya gelmekten kaçarak şehir değiştirir (belki Roma’ya gider) Tabii ki yalnız değildir, Efe Akman kanatlarını açmıştır. Eda’nın “Bazen aşk yetmiyormuş.” Repliği bu kez EdSer için karşımıza çıkar belki de…

 

 

Bu bölümde ne izledik üzerine yazamayınca teorilere sıra geldi. Bölümde ne izledik ki zaten?  İki kritik konuda hiç sahne yazılmamıştı: Eda ile Serkan’ın birbirine adım adım yakınlaşması yoktu, Selin’in nikah masasında terk edilme depresyonu yoktu. Düşündüm de Engin de yoktu…  Zaman atlaması yapmak bile daha mantıklı bir çözüm olurdu.

 

Yazıda çok serzenişte bulundum bari güzel bir replikle bitirelim;

-“Sen yokken nefesim kesilir.”

-“Sen istediğin sürece ben nefes olurum.”

 

Unutmadan; Roma’dan ev alarak çıtayı epeyce yükseltmiş oldun Serkan Bolat!

 

Sen Çal Kapımı 13.Bölüm reyting  önceki bölümlerde olduğu gibi zirvede değildi: Total 4,86 ile 4.sırada, Ab 5,11 ile 5. sırada ve Abc1 5,45 ile 5. sırada yer aldı.

Yazıya tweetleri ile renk veren bareerah  edserposts ve maryamii ‘e teşekkürler.

 

Sen Çal Kapımı dizi yorumları haftalık olarak okuma için  tıklayın .

 

Sen Çal Kapımı 14. Bölüm Fragman

(link otomatik olarak oynamadıysa Sen Çal Kapımı  1.fragman için tıklayınız)

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid

İlgili diğer Yazılar