ÇUKUR – 3. Sezon İzlenimleri

Biliyorsunuz ki dünya genelinde Covid-19’e karşı zor bir savaş veriliyor. Bu doğrultuda dizi setlerinin de durdurulması (hala devam eden setler ya da bir haftalık aradan sonra sete çağrılan ekipler var, anlaşılır gibi değil!) çok doğru karardı. Ay Yapım bu doğru karara ilk imza atanlardandı, tebrikler… Ama Çukur için yapımın elinde stok bölüm de olmayınca son bölümü Çağatay Erdenet’in ‘azılı düşman’ kadrosunu kardeşi Arık Böke Erdenet’e emanet etmesi ile bitirdik. Belki de setler yeniden başlamaz ise bu bölüm Çukur 3. sezon finali olacak ne dersiniz?

“Çukur’da yeni bölüm yok, dolayısı ile yeni tartışacak bir şey de yok” derken, tam da bu zamanda bölüm yazılarının altında yorum yapan ziyaretçilerimden Rizet16’nın üçüncü sezon değerlendirmeleri geldi…  Madem yeni bölüm ve gelecek bölümler üzerine kafa yormuyoruz, gelin üçüncü sezonu Rizet16’nın yazısı vesilesiyle masaya yatıralım. Keyifli okumalar ^^  (For my foreign followers, please go to select language section on the top right side of the screen for google translate.)

 
   
 

 

 

Bu sezon genelinde bir değerlendirme yapmak istedim kendimce (ne de olsa vakitte bol bu ara)  Bu yazacaklarımın hepsi kendi görüşümdür, başka kesin bir kaynağa vb. dayanmamaktadır. Benim teorilerim de denilebilir. Yazının altında yorumlarınızla katkı yaparsanız sevinirim.  Rizet16

Çukur 3. Sezon – BEĞENDİKLERİM

 

çukur 3.sezon 1. Bölüm

 

– Sezonun ilk bölümü.

– Yamaç’ın babasının katili olmayı en derinden hissettiği anlar ve sahneler. Aras Bulut İynemli’nin oyunculuğu ve verdiği duygu geçişleri kusursuzdu.

– Akın’ın kankası Kutay. Renkli karakterdi keşke bitmeseydi şimdilerde bol bol izlerdik ikiliyi.

 

 

– Yamaç ve Nehir’in tımarhanedeki sahneleri.

– Aliço’nun aile ve geçmiş hikayesi detayı, en azından birçok şeyi öğrendik.

– Az görünmüş olsa da, Vartolu’nun sonradan gelen insaflı hapishane müdürü.

 

çukur dizi

 

– Azer, Karaca’yı kaçırıp kendi evinde tutsak tuttuğunda (Çukur 3. sezon 8. (75.) bölüm) Azer’in “Sizinkiler tek gelmez, bir ordu adam takarlar peşlerine.” sözlerinin üzerine, Selim’in tek başına, dimdik gelip Karaca’yı alması. 10 numara hareketti…

– Vartolu’nun babasının asıl katilinin Yamaç olduğu görüntüleri izlediği sahne ve gerçeği öğrendiğinde verdiği tepki. Erkan Kolçak Köstendil’in  oyunculuğu harikaydı. Bu sahneye ciğerimi bıraktım diyebilirim.

 

Çukur büyük yüzleşme

 

 

– Vartolu’nun Yamaç’ı alıp (sözde) Erbaa götürüp terapi uygulaması, orada yaşananlar, yüzleşmeleri ve kardeşini kendine getirmesi.

– Damla’nın Cumali’ye çatıda hamile olduğunu söylemesi ve Cumali’nin baba olacağına verdiği tepki sahnesi.

– Karaca’nın hayatında ilk defa gerçekten sevilmesi, merak edilmesi. En önemlisi de bunları görmesi ve kendisine hissettirilmesi.

 

 

– NEJAT İŞLER. (Rüzgar gibi geçti, umarım tekrar görürüz ilerleyen zamanlarda.)

– Çağatay Erdenet’in diziye katıldığı ilk 2 bölümdeki tarzı, zekası, söylemleri. “İşte İstanbul’un Gerçek Kralı benim!” diyordu.

 

 

– Damla ve Cumali bebeğini kaybettikten sonraki Cumali – Yamaç yüzleşmesi. “Ben babamı çok özledim” sahnesi için Necip Memilli’ye de özel bir alkış – Ciğer gitti yine 🙁

– Çukur’un çocuğu Aykut’lu sahneler. Aykut’u canlandıran oyuncu her kimse o da çok başarılı.

 

 

– Arık Böke’nin diziye girişi. Bu giriş ihtişamı, daha çok sahada savaşacak izlenimi vermesi ve müziği ile oldukça heyecan katacak gibi duruyor.

 

 
   
 

 

 Çukur 3. Sezon – BEĞENMEDİKLERİM

 

– Akın Koçovalı karakterinin sivri, sert, kendine has özelliklerinin törpülenerek yumuşatılması, daha sonrasında da işlevsizleştirilerek kenara atılması.

 

çukur 80.bölüm

 

– Vartolu’nun gereksiz Almanya sahneleri, Ziya olayının zorlama uzatılması.

 

 

– Yamaç (ilk seferde) ve Celasun’un Yücel’i öldürmemeleri. Şahsen geçenlerde Yücel’in geçen sezon Sena ve Akşın’ı öldürme sahnelerini tekrardan izledim de, aklım almadı ona acımalarını.

– Bu sezon yardımcı senarist olarak diziye dahil olan Damla Serim (etkisi).

– Birçok sahnede gözümüze gözümüze sokulan; senarist, teknik veya yapım ekibi tarafından yapılan oyuncu ve sahne çekim, düzen, kıyafet, makyaj vs. ayrımcılığı.

– Saadet’in tripleri, bir türlü Salih’i ve ne yapmaya çalıştığını anlamamak için diretmesi.

 

çukur Yamaç baba

 

– Mahsun’a çizilen yeni yol ve sokulmaya çalışılan durum. Ne af dilemesi be de affedilmesi geçen sezonun üzerine hiç olmadı.

– Hala Karakuzular zorlaması.

– Her ne durumda olursa olsun Vartolu’nun Sultan’ın elini öpmesi. Bu 1. sezon Vartolu’suna ve onun geçmişine, çocukluğuna ihanetti.

– Sonradan Çağatay Erdenet’in adamı olduğu anlaşılan Fatih’in Yamaç’a öldürülmesi. Aslında aralarında hesaplaşma olan Azer tarafından öldürülmesi daha uygundu ama onu da yine Yamaç’a yaptırdılar.

 

 

Yamaç Koçovalı Çukur 3.sezon

 

– Çağatay Erdenet’in o güçlü, ihtişamlı girişi sonrasında yaptığı sığ tehditler ve bel altı vurma çalışmaları. Boğazın ortasında gemi patlatabilen, Koçovalıları helikopterle takip ettirebilen adamın gidip Mahsun’la Yücel’le iş birliği yapması, Cumali’yi Damla ile, Selim’i gizli görüntüleri ile tehdit edecek bir karaktere dönüşmesini aklım almıyor.

 

 

– Çağatay’ın da Efsun’a zaafı olması. Arık Böke için yazılsaydı daha mantıklı olurdu ama işte yine bir aşk üçgeni pahasına harcandı karakterin bu yanı. Gerçi Arık için de yazılmayacağı ne malum, Savaş ganimeti abiden kardeşe geçer…

– Damla’nın hapishanede çocuğu düşürme sahnesinin anlatım ve çekimler açısından zayıf olması.

 

 

–  Timsah Celil’in diziden çıkışı. Aceleye getirilmiş ölümü gayet güzel işlenen karaktere kötü bir veda oldu. (Yapım ile oyuncu arasındaki sorunlar sosyal medyaya yansıdı, bu durumlar pek hoş değil.)

 

 

– Çağatay’a kurulan oyunun çok alelacele olması. O kadar organizasyonun o hızda yapılması ve son anda polise haber verilmesi… Her şey çok hızlandırılmış, yangından mal kaçırır gibiydi. Son bölümün ilk bir saatinde flashbackini izlememize rağmen bence oturmadı.

– İdealist gazeteci olarak lanse edilen Emir’in Çukur’u övmesi, güzellemesi. Bence hiç olmadı; tamam bu mahallenin güzel yanları elbette var da bunun yanında birçok illegal işleri de var…

 

 

– Yamaç’ın, Karaca ile Celasun’u evlendirme kararı, bunu açıklama tarzı ve ortamdaki herkesin tepkisizliği.

 

Sevmediklerimde son olarak;

– Bu sezon ki Yamaç dengesizliği ve tutarsızlığı. Buna ek olarak (burası senaryo ve yapımla alakalı) karakterin her şeyin üstünde gösterilmesi, sürekli ön planda tutulması, her durumu o karakterin çözmesi, öldürmesi, kurtarması vs. Kendi kanımca bu çaba izleyiciyi zaman zaman sıkarak “ee tamam abi başrol de, diğer karakterler de oyuna girsin, azıcık onların hikayeleri de işlensin”  düşüncesi yaratmıyor değil.

 

 
   
 

 

Çukur 3. Sezon – HAVADA KALANLAR

 

 

Çare Akın Koçovalı :

Bir ara mahalle ona kaldı gerçekten, “acaba mı?” dedik ama olmadı zaten o durumda bir bölüm sürdü sürmedi, geçiştirildi gitti.

 

Ebu Kayser :

Bu karakter ile ilgili büyük beklenti içerisindeydim ve olaylar hızlı ilerler diye düşünüyordum fakat şimdiye kadar hiçbir gelişme olmadı, herhalde bu düşmanı cepte tutuyorlar sezon finali ya da önümüzdeki sezon kullanacaklar bilemiyorum.

 

 

İdris & Meliha sırrı :

Tam olarak havada kaldı diyemeyiz aslında muhtemelen ortaya çıkması yaklaştı ama çok uzatıldığı kanaatindeyim, böyle olunca işin biraz gazı kaçıyor gibi; dizide konumuz çok ama işlenmiyor ne yazık ki…

 

Akın – Songül hikayesi :

Konuya girizgah mı yapıldı, yoksa izlediğimiz kadarı ile kesilip atıldı mı? Anlayamadım. Bu hikaye bu kadar olacaksa bir sahne için kalkıp Gebze’ye gidilmesinin ne anlamı vardı ki?

 

Nehir :

 

 

Çukur 3. sezon 2. (69.) bölüm – Yamaç gördüğü rüya üzerine tımarhaneye Nehir’i ziyarete gider, onu tiyatro salonunda şarkı söylerken (playback yaparken) bulur ve konuşmalarında şunlar geçer:

Nehir: Sakın. Sakın bana yaklaşma! Çirkin yüzümü görmek istemezsin, gerçekten…
Yamaç: Sen benim hakkımda bu kadar şeyi nereden biliyorsun?
Nehir: Yani… Burada hasta kayıtlarına ulaşmak senin sandığından çok daha kolay. Ne oldu? Şaşırdın mı Yamaç Koçovalı? Aa, şaşırdın. İyi de niye şaşırıyorsun ki; benim evim burası evim. Sen misafirsin. BENİM ELİM KOLUM HER YERE UZANIR.

Bu söylem ve karakterin kendine güveni, özgür-özgün tarzı ne yazık ki daha sonra havada kaldı.

 

çukur 80.bölüm

 

 

Efsun :

 

 

Çukur 3. sezon 3. (70.) bölüm – Efsun, hastanede olduğunu öğrendiği Yücel’i ziyarete gider ve o baygın halde yatarken geçmişi ile ilgili bir konuşma yapar, konuşmanın sonunda odayı terk etmeden önce;

“Ama ben bir söz verdim, sen beni tanıyorsun Yücel. BEN BİR SÖZ VERDİYSEM ONU TUTARIM”

Aslında karakter salt vamp bir kadın düşman olarak yazıldı ama bir türlü olmayınca başka bir yola sokuldu, böylece bu söylenen söz de havada kalmış oldu.

 

 

Dip not:

Çukur 3. sezon 2. (69.) bölüm – Yamaç & Efsun ilk karşılaşması (Makbule’nin Yamaç’ı omzundan vurması sonrası) ilk görüş, ilk temas, Yamaç’ın yarasının dikilmesi, Masal (Nehir ve bebekli rüya).

Çukur 3. sezon 5. bölüm (72.) bölüm – Efsun, Azer’e Yamaç’ı bitirmeleri için kendi (Efsun’un) yöntem ve kurallarını kullanmaları gerektiğini anlatıyor. – Bu durumda benim çıkarımım bu bölümler ışığında ikili arasında AŞK yok, herkes kendi yolu ve intikamı peşinde iken bu durum nedense sonradan değiştiriliyor.

 

– İdris Koçovalı intikam mevzusu ve yüzleşmeler:

 

Çukur büyük yüzleşme

 

Çukur 3. sezon 19. (86.) bölüm – Vartolu, babasını öldürdüğünü öğrendiği Yamaç’ı, öldü süsü vererek kendine getirmek amacıyla (sözde) Erbaa götürüyor ve orada yaşananlar, telkinler sonrası Yamaç’ın daha iyi hissetmesini sağlıyor,

Çukur 3. sezon 20. (87.) bölüm – Bu ikili İstanbul’a dönüyorlar. Yamaç soluğu Efsun’un (bir önceki bölümde değinilen Baykal’ın kızı :)) ) yanında alıyor. Çağatay’ın ani gelişi ile acilen evden çıkmak zorunda kalan Yamaç, vurulmak üzereyken Selim ve Cumali tarafından kurtarılıyor.

Çukur 3. sezon 21. (88.) bölüm – Çağatay’ın helikopter takibi vs. sonrası Koçovalı biraderler bir tekne bulup, denize açılıyorlar. Bu bölümde teknede Cumali Yamaç’ı öldüğü için dövüyor (mizanseni güzel en azından :)) Sonrasında Selim ile Yamaç arasında duygusal bir konuşma geçiyor, fakat yine Yamaç’ı öldü sandıkları ile ilgili… Hatta tekrardan Selim geçmişe dönüyor (ben haindim, biz dağılmıştık sen topladın iyileştirdin falan filan)

 

çukur yüzleşme yamaç vartolu

 

Fakat bu olaylar ve sonrasında da bu iki abiden biri (özellikle Cumali – her fırsatta “benim adım Cumali Koçovalı, ben intikamımı alırım” diyen adam)  “bizim babamızın kanı, katili ne oldu? İntikamını alacaktık” diye sorup sorgulamayıp, babalarının katilini hiç öğrenmeye çalışmadılar;  ne Yamaç’dan ne Vartolu’dan… Hiçbir şeyi unutmayan Koçovalılar bunu unuttular mı ki? Hal böyle olunca tabi gerçeklerin ortaya çıkması durumunda İdris Koçovalı ölümü konusu üzerine olası yaşanması beklenen YAMAÇ – SELİM ve YAMAÇ – CUMALİ tramvatik yüzleşmeleri gerçekleşmedi.

Sadece Sultan, kapı girişinde Vartolu’ya sordu: “ne oldu o iş? yaptın mı?” diye “Yaptım.” dedi ve geçti bitti gitti.

 

 
   
 

 

Çukur 3. Sezon – SEZON HİKAYESİNDEKİ DEĞİŞİKLİK YA DA MÜDAHALE SİNYALLERİ

 

Beyaz Mercedes:

 

 

Çukur 3. sezon 3. (70.) bölüm – Efsun’la otelde karşılıklı silah çekilme ve konuşma sahnesi sonrasında, Yamaç’ın peşine takılan Timsah ve Akın, onun kaza yapıp araçla ormana girmesini ve ardından ölmesini sağlayacaklardır. Fakat beyaz Mercedes’li gizemli bir kişi Yamaç’ı araçtan kurtarır. (Bu bölümde kurtaran kişiye dair sadece direksiyondaki elleri gösterilir, birçok izleyici bu ellerin bir kadına ait olabileceği düşüncesini bile taşımaktadır, el çıplaktır herhangi bir parmaksız ya da parmaklı eldiven detayı yoktur.)

Çukur 3. sezon 11. (78.) bölüm – Yamaç’ı tekrar pusuya düşüren Timsah, bu kez araçla yolunu keserek onu yaylım ateşine maruz bırakarak yok etmeye çalışır. Beyaz Mercedes kullanan gizemli kişi (bu kez kar maskeli ve parmaksız eldivenli) tekrar ortaya çıkarak adamımızı kurtarır.

Çukur 3. sezon 14. (81.) bölüm – Yamaç tek başına lunaparkta iken saldırıya uğrar, Beyaz Mercedes’li koruyucu melek yine takiptedir, adamları öldürür fakat kendisi de yaralanır, yerde baygın halde yatarken Yamaç’ın yüzündeki maskeyi çıkartması ile bu kişinin aslında (reenkarnasyona uğramış) Mahsun olduğunu görür ve şoka girer.

Çukur 3. sezon 15. (82.) bölüm – Geçen sezon ölen Mahsun’a bir canlandırma hikayesi yazılarak, en başından beri olan kurtarma sahnelerindeki gizemli kişinin o olduğu sahne tekrarlarına Mahsun eklenerek gösterilir.

 

 

Burada benim kanımca 3. bölümdeki ilk kurtarma sahnesinde hikaye başka şekildeydi fakat dizinin bu sezon sert bir hikaye değişimine gittiği 3. sezon 10. (77.) bölümden sonra muhtemelen bu kurtarıcı kişi hikayesinde de değişikli oldu, Mahsun hayata döndürüldü, Yamaç’ın koruyucusu oluverdi. Bize de zamanında KARAkuzuların lideri olan kişinin BEMBEYAZ Mercedes kullandığı ironisine maruz kaldığımız sahneler kaldı. Bence tüm bu durumlar Berkay Ateş’in diziye tekrar dönüşü falan mecburi ya da müdahaleli hikaye değişikliği sonucu gerçekleşti. ASIL KURTARICI GİZEMLİ KİŞİ KİM ÇIKACAKTI ACABA?

 

Efsun:

 

 

Çukur 3. sezon 9. (76.) bölüm – Yamaç & Azer (Şenol’un mekanında) teke tek dövüş ve ‘güle güle Azer’ kızgın şiş ile şişleme sahnesinde araya Efsun sokularak taraflar ayrılır.

Çukur 3. sezon 10. (77.) bölüm – (Benim düşünce ve izlenimime göre dananın kuyruğunun koptuğu, karakterlerin hikayeleri ve geleceklerine etki edecek senaryo değişikliğinin sert bir dönüş ile gösterildiği bölüm). Bu bölümde anlatım biraz fazla zamanda ileri ve geri giderek yapılmıştı umarım kafanızı çok karıştırmadan aktarabilirim. Kronoloji kafasında çok karışan olursa o bölüme tekrardan göz atabilir.

Efsun Yamaç’ı köşede bir yere gizleyerek, sonrasında gelen kardeşlerine yaralı Azer’i vererek acilen hastaneye yetiştirmelerini söyler (Sahne değişir-1)

 

 

Bölüm içerisinde (ortalarında) Yamaç, babasını vurma anını hatırlaması ve kulak çınlaması üzerine, Efsun’un kapısına dayanır. Efsun babaannesine rağmen Yamaç’ı dizlerine yatırır, başını okşayarak masal anlatır ve Yamaç’ı uyutur. Bölüm duvar yazısı: ” Sonunda Uyudu, Teşekkürler Efsunumun! ” – Bu durum Efsun’un Yamaç’ı köşede gizlemesi ve sonrasında yaşanmış olanların ardından gelişmiştir aslında…

Efsun, Yamaç’ı takip ettirdiği adamını arayarak, nerede olduğunu sorar ve aldığı bilgi üzerine oraya giderek Nehir ile Yamaç’ı tımarhanenin çatısında otururlarken görür. (Aha da aşk üçgeni)

 

 

Buradan sonra Sahne değişir-1’in in kaldığı yerden gösterilir; Kardeşlerinin Azer’i götürmeleri üzerine, tekrardan içeri girerek Yamaç’ı kontrol etmeye gider. Yerde baygın yatarken yere düşmüş olan (Nehir’in Yamaç’a daha önce verdiği) kolyeyi avucuna tutuşturup, Özür dilerim deyip Yamaç ‘ı öper ve onu sevdiğini sözlerle de ifade eder. Bölüm biter

Anlatmaya çalıştığım gibi bölümde olayların izletilme sıralaması karmaşık, gelişmeler sorunluydu şöyle özetlemek gerekir ise bu bölümde verilmek istenen mesajlar bence; Efsun meğerse Yamaç’a baştan beri aşıkmış (Yersen!) , aslında Yamaç’ın da ilacı, şifası en baştan beri Efsun’daymış da Yamaç şimdiye kadar başka biriyle gönül eğlendiriyormuş gibi gibi…

 

 

Daha keskin ve net ifade etmek gerekirse; (Yapım veya senaryo ekibi dilinden) bu kızımız güzel, başarılı bir oyuncu, biz kendisini salt, güçlü ve vamp bir kadın düşman karakter olarak diziye transfer ettik fakat olmadı, yürümedi mecburen senaryo hikaye değişiklikleri ile başka bir şekilde kullanacağız deyip; bu bölüme kadar düşman karakter olarak zorlanan Efsun’u değiştirip, haliyle Yamaç ve Nehir’i de işin içine katıp bir aşk üçgenine dönüştürüldü olay. (Tekrar söylüyorum bunlar tamamen benim düşünce ve teorilerimdir, hiçbir gerçekliği de olmayabilir.)

Bu bölümdeki keskin dönüş sonrasında Efsun düşman rolünden adım adım uzaklaştırılır, bu arada Koçovalılar birkaç bölüm Azer ile çatışırlar sonrasında Çukur altınları çalar ve yeni büyük düşman Erdenet’ler ortaya çıkar (yaratılır).

Tabi bu geçişteki hikaye kaymaları beraberinde bazı karakterlerin mecburi değiştirilmesini gerektirir.

Misal; 3. sezon 13. (80.) bölüm – Kemal ölmüş, cenazesi yeni kaldırılmış. Nehir birden umarsızca ortaya çıkar ve Yamaç’ı bara götürür, içip eğlenirler. O gece birlikte olurlar (aceleye bakın), sonrasında apar topar hamilelik ve o özgür yaratılmış, kendine güvenen karakterin Koçova malikanesine tıkılması (resmen karakterin kolu kanadı kesilip başka bir şeye evrilmiştir, muhtemelen hikayesi ve geçmişine dair konular işlenmeyecektir.)

Dolayısı ile 3. sezon 10. (77.) bölümdeki hikaye oynamaları, bir önceki bahsettiğim konu olan Yamaç’ı kurtaran kişinin Mahsun’a çevrilmesi ile de muhtemelen bağlantılı, belki de kurtaran gizemli kişi başka biri olarak düşünülüp yazılmıştı ilk başta ama kısmet olmadı sanırım.

 

Başlıktan bağımsız olarak; 10. bölüm yani bu bölümde ilk kez konusu geçen bir başka detay da, sonradan Dostlar Kıraathanesi’nde çalışmaya başlayacak olan, bir ayağı topallayan Nedim Bey. Koçovalıların yaptığı pavyon mekan baskını ve mekana çökmeleri sonrasında, Yamaç’ın orada çalışan elemanlardan biri ile yaptığı konuşmada ortaya çıktı ilk kez, Yamaç’ın “O abiye söyle, Çukur’a uğrasın bir zahmet” demesi ile de birkaç bölüm sonra mahalleye geldi. Yamaç’ı buldu ve kahvede çalışmaya başladı. (Muhtemelen senarist bile henüz- şu an bu karakteri nereye bağlar ya da bir yere bağlar mı bilmiyordur ama bence o kadar hikaye değişimi ve geçişi içinde kendisine olası bir koz karakter yarattı ve içeri soktu, kim bilir belki konu tıkandığı bir yerlerde ya da sezon finali benzeri bir durumda olası düşman, işbirlikçi veya casus çıkartılacak, izleyip göreceğiz.)

 

 
   
 

 

Çukur 3. Sezon – KARAKTER EVRİLTİLMESİ

AKIN KOÇOVALI

 

 

Bu karakterin nasıl dönüştürüldüğünü öyle uzun uzadıya, bölüm bölüm irdeleyerek yazmayacağım çünkü gerçekten çok net bir yumuşatma oldu. Hani geçen sezon o kadar merakla beklediğimiz, psikopatlığı alttan alttan mesajlarla verilen hatta bir ara çare olabileceği şeklinde bile lanse edilen karakter maalesef önce Yamaç amcası tarafından mahalleden kovulup, bir dönem Koçovalı soyadından bile dışarı itilip sonrasında (eski sevgili) Songül detayı ile birlikte sözde kendine getirilip tırnak içinde ponçikleştirilerek, neredeyse bir kedi yavrusu kıvamına gelince de kapıdan içeri alınarak, aileye tekrar kabul edilmesi sonucu süreç tamamlandı bence. Tamam, Akın bazı konularda sınırını aştı, hainlikte ileri gittiği zamanlar da oldu fakat bu karakterin kendi yapısında sertliğinde, sivriliğinde var olan şeylerin sonucunda gelişiyordu, cezalandırılırdı vs. fakat böyle özelliklerinin törpülenmesi ile maalesef ki oyuncuya, karaktere ve hikayesine yazık edildi.

 

AZER KURTULUŞ

 

 

2. sezonun 31. bölümünde Çukur’da para yakma raconuyla giriş yapan Adana kökenli İstanbul uyuşturucu baronu çok güçlü ve sertti. Oyuncunun yeteneği ve ışığı sayesinde diziye yeni bir heyecan kattı. Bana göre belki de Vartolu sonrası en çok sempati duyulan ve sevilen düşman karakteri olmayı başardı.

2. Sezonda karakter gayet güzel işlendi, 3. sezona da bomba gibi girmişti aslında, 3. sezon 2.(69.) bölümde Rus mafya liderini uzaktan balta fırlatarak öldürmesi, karakterin kendine has tarzını, gücünü ve sertliğini koruduğunun göstergesiydi.

Fakat işte ne oluyor, nasıl oluyorsa bir karakter biraz ön plana çıkmaya başlayınca sanki onun dizideki geleceği ile ilgili gizli bir el devreye giriyor ve birtakım değişiklikler müdahaleler gelmeye başlıyor. Dizi ile ilgili bu tarz kararları kim ya da kimler veriyorsa bence dizi izlenilirliği açısından çok da iyi yapmıyorlar. Şöyle ki Azer’in geri plana alınma sürecine bir göz atalım;

Çukur 3. sezon 7. (74.) bölüm – Yamaç, Azer’in annesini kurtararak, Koçova malikanesinde koruma altına alır. Burada verilen ilk alt mesaj Azer artık Yamaç’a bir can borçludur.

Çukur 3. sezon 9. (76.) bölüm – Azer, Yamaç’ın korumasında olduğunu öğrendiği annesini almak için Koçova malikanesine gelir, misafir edilir. İdris Koçovalı ve Çukur’u neden kurduğuna dair güzellemeler dinler. Ziyaret sonrası evden ayrılma sahnesinde; Yamaç, Azer’e (arabasına binmeden önce) bir tespih hediye eder ve seni öldüreceğim raconu keser.

 

 

Aynı bölümün sonunda Yamaç ve Azer (Şenol’un olduğunu düşündüğümüz) depo tarzı bir yerde teke tek kavga ederler, kavga sahneleri sonunda Yamaç, kızgın şiş ile ”GÜLE GÜLE AZER” diyerek Azer’i şişle öldürmek üzereyken (burada 77. bölüme geçiş) araya Efsun girerek Yamaç’ı bayıltır, Azer’i kurtarır.

Normal olası bir durum olarak izlediğimiz bu sahne aslında (yapım ya da senarist ekibi tarafından) bizlere şu alt mesajı veriyor; hepinizin bildiği Adanalı güçlü İstanbul uyuşturucu baronu olan (gerçek) Azer Kurtuluş bu bölümde (kahramanımız) Yamaç Koçovalı tarafından öldürüldü.

3.sezon 10. (77.) bölüm – Efsun tarafından kurtarılıp, kardeşlerine teslim edilen Azer hastanede yatmaktadır, Yamaç onun yattığı odaya, gizlice doğum günü pastalı bir ziyaret gerçekleştirir ve şu sözleri sarf eder;

 

”Bugün senin hayatının – geri kalan hayatının –  ilk günü. İlk yaşın. Öyle bakma, bu bir hayat fırsatı. Ne bileyim yeniden doğ. s*ktir git İstanbul’dan, Adana’na dön, kendi çöplüğüne.”

 

 

Böyle dizi içindeki repliklerle alttan alttan oyunculara mesaj verilme teorisini ilk kez burada yorum yazan bir diğer arkadaşımız olan Nur’dan okumuştum, mantıklı geldi. Burada da aslında Cihangir Ceyhan’ın dizide çok istenmediği gibi bir mesaj yatıyor maalesef ama işleyiş açısından bakarsak verilen net mesaj şu: ”Bir önceki bölümde zaten gerçek Azer Kurtuluş karakteri öldü, bundan sonra yeniden doğuş yani dizideki geleceğine bu değişimi yaşayarak devam edeceksin.”

3. sezon 10. (77.) bölüm sonrası Efsun’un da lider düşman kontenjanını dolduramaması sebebiyle, yeni büyük düşmana zemin hazırlanana kadar geçiş dönemini yine Azer Kurtuluş – Koçovalılar çatışmaları ile doldursalar da, Azer Kurtuluş maalesef o ilk girişindeki güçlü, sert, kendi tarzında raconu olan haline yaklaşamadı bile.

 

çukur AzKar

 

Sonrasında zaten 3. sezon 14. (81.) bölümden itibaren Karaca sözde savaşı bitirmek için Azer’in evindedir. (Artık bu gerçekten dizi içinde Koçovalılar ile Azer Kurtuluş savaşı mıdır? Yoksa gerçek hayatta Aras Bulut İynemli – Cihangir Ceyhan savaşı mıdır? Ya da yapım içindeki Cihangir isteyenler ile istemeyenlerin savaşı mıdır? bilinmez) O günden sonra Azer – Karaca aşkı başlar, bunun sonucunda karakter zaten başkalaşmıştır bile; bırakın racon kesmeyi, kendi işini gücünü bile neredeyse takip etmez. Ha burada yanlış anlaşılmasın ‘Azer – Karaca aşkı niye oldu’ vs. demiyorum aksine bunlar duygu işi, hikayeye genel olarak pozitif katkılar sunan gelişmeler ama öylesine güçlü ve potansiyeli olan bir oyuncu ve karakterin de tüm özelliklerini alıp, bir aşk böceği haline getirilip ortalıktan çekilmesi de hiç olmadı.

3. sezon 15. (82.) bölüm – Çağatay Erdenet giriş yaparak, Çukur’un lider düşman kontenjanını da (bir sürelik) doldurdu.

 

 

Yazım dilim döndüğünce kendi gözlem ve teorilerimi yazdım; umarım hoşunuza gitmiştir. Mantığınıza yatmayan ya da yok bence burası şöyle dediğiniz yerler var ise yorumlarınızla katkı yaparsanız sevinirim.

 

Dizi ile ilgili diğer yazılara göz atmak isterseniz  İzledim / Çukur  kategorisini ziyaret edebilirsiniz…

 

 

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid

İlgili diğer Yazılar

  • Ve #efyam kapı sahnesi kesintisiz yayınlandı…

    • Gözde E.

      Nerde? EfYam’ı pek sevmem ama bakayım 🙂

  • Gözde E.

    Aşağılarda konuşuldu mu şu an bilmiyorum, Çukur filminin konusu hakkında bilgisi olan yazabilir mi lütfen. Bir de ne zaman vizyona girmesini planlıyorlarmış?

  • Twitter bu linki zararlı içerik gördü, hadi hayırlısı!

    • Gözde E.

      Hala devam ediyor mu bu sorun?

      İlk boş vaktimde bütün yorumları okuyayım, çılgınca ama mümkün :))) Hem 872 nedir ki biz 2000’leri görmüşüz buralarda hey gidi :)))

      • Evet zararli içerik😱

        • Gözde E.

          Belki Çukur yazılarının genel linkini paylaşabilirsin 🙂

      • dalavere

        Bence hiç okuma 🙂 veya okuyacaksan Balvinin yazdıklarını okuma. çukurdan feci soğursun…

        • Gözde E.

          Selam dalavere.

          :))) Beni Çukur’dan kolay kolay hiçbir şey soğutamaz Aslı bilir :))

          • dalavere

            selam gözde

            Ben de öyle düşünüyordum ama onlar bana çooooook ağır geldi hem de çok

          • Gözde E.

            Aaaaa neymiş onlar acaba, ilk fırsatta bakmalıyım.

          • Yalnız değilsin 🤗🤗🤗

  • dalavere

    https://twitter.com/Nighttyyyyy/status/1277989128349638658

    Makbule ve Efsun durumu konuşulmuştu ona ithafen küçük bir örnek. Çok açık burada senaristin anlatmak istediği.

  • Aboudiaby

    https://uploads.disquscdn.com/images/9a8b4d3a6455f2a945f5e6916fca2dbce4e606a3aedbb5e5dd20d488ad3b118c.jpg
    Çukurun yeni filminde oyuncular daha belli olmadı.Gençlikleri bence yüksek profilli oyuncular oynamalı.Eğer Damla Sönmez Efsunu oynamasaydı Melihanın gençliği için Damla Sönmezi isterdim.İdris ve Mihriban için aklıma gelen oyuncular var ama benzerlikleri Şenay Gürler Damla Sönmez benzerliği kadar değil.Bakalım kimler oynayacak gençlikleri merak ediyorum.

    • Ama Meliha’nın geçnliğini biliyoruz ^^

  • balvin

    SoA izlemeye başladım…Umarım bitirebilirim

  • Nur

    Herkes hoşçakalsın:)

    • kreatinizm

      Nur, her olayı kişiselleştirme gibi garip bir huyun var. Bilmiyorum ama dışarıdan yaptığın yorumların hiç ama hiç farkında değilsin. Yaptığın yorumlar ağır ve çok büyük iddialar. Aslı’nın söylemek istediği çok açık. Olayı yine farklı yere çekmiş ve üzerine almışsın. Ben söylediğimde de aynını yapmıştın. Bilemiyorum fazla alıngan birisin galiba. Çok takıyorsun böyle şeyleri olabilir, bir şey diyemem. Herkesin karakteri farklıdır. Fakat buradaki topluluğu tekrar canlandıran biri olarak gitmeni gerektirecek hiçbir sebep yok. Boşuna sert bir yorumda bulunmuşsun. Genel olarak yorumların sert, benim de sert yorumlarım ama insanlar bunu kişiselleştirmez. Sana gelen her yorumu kendi kişiliğin üzerinden geri ve aynı sertlikte bazen de daha üstü bir sertlikte ilettiğin için insanlar haliyle kızışıyor. Aslı’nın yorumunda asla ve asla sana iftiracı dediği anlamını çıkarmadım ben. Sen öyle anlamış olabilirsin. Aslı’nın dediği çok net. Bu konunun gereksiz uzadığını düşünmüş haliyle ve zaten buradaki çoğunluğun %90’ı bunu düşünüyor. Bu konunun kapanmasını, gereksiz bir tartışmanın olduğunu söylüyor. Sohbet boyutunu da aştı bu. İş gittikçe kızıştı. “Kaale alındım, sevindim buna.” demiştin. Şimdi ise kaçıyorsun. Aslı’nın yorumu çok düz ve normal.

      Şimdi ben “Aslı’nın bu yorumu düz ve normal” dedim. Fakat sen gelip %90 ihtimalle buna “Ben bana ne denildiğinin neyin ne olduğunun farkında bir zekaya sahibim” diyerek yine bir dokundurma ile başlayacaktın muhtemelen. Gerek yok buna, insanlar sana aksi bir yorum yaptığında senin zekanı hafife almaya çalışmıyor, üslup farkı var ve yanlış anlıyorsun. Kimse kimseyi burada ezikleme çabasında değil. Herkes özgür bir birey burada. İstediğini bugüne kadar söylemişsin, gelip sana “söyleyemezsin” diyen olmamış. Fakat sen “Size ne oluyor?” gibi kalıplar kullanmışsın. “Sana ne ki?” gibi cümleler kurabilmişsin.

      Buradaki kızışmaları kişiselleştirmediğin sürece bir problem yok bence. Zeka seviyen de öyle düşük değil. Aksine yüksek. Buradaki topluluğu canlandıran da sen oldun. Şimdi kaçıp gitmek yakışmaz. Hani baş edecektin?? Pes etmişsin…

      • Nur

        Sevgili Kreatinizm.
        Öncelikle çok teşekkür ederim. Senin için bir şeyler yazmak istedim.

        Hep söylediğim gibi yazmam iyi olmasa da okumamın iyi olduğunu düşünürüm. Bir zamanlar çok okuduğum, okumayı sevdiğim için olabilir. Hakkında yazacaklarım aklının bir köşesinde bulunsun.

        Çok hoş ve kendine özgü üslubun var. Okurken kendine yaklaştırıyorsun. İnsanın kanı kaynar derler ya bu bende çok nadir olur, bunu sağladın. Kulandığın kelimeler değil cümlelerinin satır aralarıyla ilgili bu ve garip bir bağımlılık yapıyorsun. Hikaye yazmayı denemeni isterdim. Aklında böyle bir şey varsa dene olur mu.
        Sevgiler.

  • elzem
    • elzem

      Ayrıca bu sahne yayınlanmadı.

    • Ortadaki kim? Çukur Evde’de vardı?

      Bu kaban Efsin’un akın’ı ziyaret ettiği kombin değil mi? (Sallıyor olabilirim ama kaban tanıdık)

      • elzem

        Kaban oradan evet. 11.bölümden bu sahne. Bölüm fotoğraflarında da var bu ama sahne olarak yok. Aynı bölüm Akın-Efsun var ama kaban aynı ama içi farklı. Akın’ın yanına dereye geldiği kombinle, Yamaç’ın Efsun’u uyarmaya gelip kekelediği sahnenin kombini aynı. Orada bir işler döndü ama anlayamadım hala. Çok karışık.

      • baiano

        Ortadaki Çukur Evde’de yoktu. Çukur Evde’de olan sakallı kişi Özgür Sevimli yani ikinci yönetmendi. Bu o değil.

    • Sahi neden kamera arkası yok? Reji home office de kesip biçerdi?

  • Çukur hakkında bu kadar yazıp çizen Dark hakkında neler neler konuşur. İyi bir final olması dileğimle… Yazı da buluşuruz.

    • Merveeeeeee

      Aslıııı. Şimdi içimden geçti yarın büyük gün diye 🙂 fragman çok hoşuma gitmedi. İnş yanılırım 🧡🧡

      • 4.boyut olayını pek sevmedim açıkçası…

        • Büşrayılmaz

          Kesinlikle. 2nin finalinde olumsuzluk başladı bende martha geri geldiğinde. Gene de bakalım almanlara güvenemiyorum harika bir şey de olabilir 🙂

      • Yarıya böldüm, 4 bölüm dün bitti… 4.boyutu hiç sevmedim.

      • Dark yazısına uğramayanları böyle cımbızla çeker yakalarım ^^

    • Büşrayılmaz

      Aslı. Bu yorum önemsiz olarak işaretlendi me demek. Yorumum görünmüyor

      • 🤔 disqus’in mantığını çözemedim. Bir beklemede bir de spam (önemsiz gibi) beklemede.
        Konuk yorumcuların bazı yorumlarını beklemeye atıyor, ama bazılarını atmıyor. Neye göre seçiyor hiç bir fikrim yok. Ama konuk oldukları için güvenli yorumcu listesine alamıyorum.

        Spamde ise bir zamanlar kontrol etmiştim. Dümdüz paragraf arası verilmeyen yazılar, uzuuun noktalamasız cümleleri önemsiz yapıyor.

  • Nur

    Yamaç’ın ilk çocuğunun kız olacağına dair iddiamı yineliyorum. Başka ihtimal yok benim için. Ama farzedelim ki erkek oldu, sorun değil. Yanılmış olurum. Yamaç’ın ilk çocuğu KIZ!
    İddiamın dayanakarını daha önce yazmıştım. Hatay konusu. Tekrar etmeyeceğim. Senin dayanaklarına geleyim:
    1.masalda Yamaç, Nehir’in kucağında kızı görmüştü rüyasında.
    2.masalda Şifa, Baykal’a (galiba Baykal’dı) kız çocuğu veriyor. Şifa’nın doğrup mu verdiği konusu karanlık. Diyelim ki Şifa doğurup verdi kullanılan terimden yola çıkarsak Efsun, Nehir’in kızını alıp Yamaç’ın kucağına verebilir. Ben böyle bir olay olacağını tahmin ediyorum. Nehir’in bebeği Efsun’un kucağına gidecek. Nasıl gideceğini izleriz.

    Nehir’in bebeği- Akın eşleştirmene bebeğin kız olacağını düşündüğüm için katılmıyorum.

    Efsun- Yamaç ilişkisinde tahminim; bir olay büyüyü bozacak. O olay şimdilik Nehir’in bebeği. Efsun bebeği haksızca sahiplenecek.. Çok net böyle olur demiyorum. Büyü bir şekilde bozulacak, tek net olduğum konu bu.

    Efsun bence de ölecek. Ölümü kim/lerin elinden olur bilemem. Aklımın bir köşesinde Makbule var. Efsun’un Baykal’ın kızı olduğundan hiç ama hiç emin değilim. Bir tuhaflık var orda.
    Carmen detayını bilmiyordum. Carmen çingene kızıydı. Efsun sahnesinde müziğin kullanılması ilginç!! Efsun’un Baykal’ın kızı olmadığı tahminime bir adım daha yaklaştırır bu.

    Sena, Yamaç’ın aşık olduğu tek kadındı, öldü ve hayat devam etti. Yamaç’ın Efsun’a aşık olmadığına inandığım için intihar konusunu falan es geçiyorum.

    Efsun, Yamaç’a uyku ilacı tesiri gösterdi. İyileştirmedi, uyumasını sağladı. Semptomatik tedavi yani. Yamaç’ı Vartolu iyileştirdi.

    Çağatay, Efsun’u öldürürmek üzere dönerse çok gülerim. Nejat İşler konuk oyuncu olarak birkaç sahne için döner belki. Ama bu sahneler babası ve kardeşleriyle olur. Aile imajı için.
    Aile içi çatışma veya dayanışma için falan.. Yani bir ihtiyaç dolayısıyla getirilir. Dizide Efsun’u öldürecek dünya kadar karakter var.

    Efsun’un ölümü tek başına beni etkilemez. Ölüme sürükleyen olaylar silsilesi ilginç olabilir. Sevenleri üzülür. Kalan izleyici için önemli bir figür değil o.

  • balvin

    Sinem kendi floodlarının özetini yapmışsın 🙂

  • tawazaki

    Efsunun asaleti tam oturmadı söylemleri ile ilgili:

    Azer sezon başı Efsun’a meyilliydi. Öyle ki ilk 5-6 bölüm dibi düşüyordu bakışları ile. Efsun bu şekilde Azer’i kontrolü altına alacaktı. sonra senaryo değişti garip bir şekilde. Azerin ilgisi bir anda söndü. Sanki yönelimi değişti gibi :)) Daha sonra Efsun göz önünden alındı. Çünkü Azer’i başka türlü kontrol altına alamazdı. Efsun güzelliği ve büyüsüyle etkiliyordu insanları. Kendi kişiliği ile bir insanı etkileyemezdi. Bu sebepten sadece parayı veren oldu. Rol de verilemedi ve bir süre beklendi. Yamaç ile ilişkisi ile arada tutuldu. Başta yapılmak istenen olmadı çünkü.

    Sonra Çağatay gelince Efsun’a yazıldı. “Hadi bunu da Efsun’a yapalım” diye bir şey değildi ki bu. Gokhan horzum zaten düsünms bunu sezon başı. Yamacın karşısındaki bir adamla efsun arasına bir şeyler koymak istemiş hep. şundan eminim efsun ve Yamaç bence böyle yazılmayacaktı. yamaç efsuna kapılacaktı erkenden. hatta bu Azer ile olacaktı. Azer ve Efsunun yan yana olma durumu, yakın durmaları ile yamaç etki altına girecekti. nehir de burada yine ayak bağı olacaktı. böyle devam edecekti. çok konuşulmuş bir şey var burada işte efsun ile yamac 7-8 bölüm yan yana gelmedi diye. Bunun sebebi bence buydu.. Azer nedensizce Efsundan çekilince böyle oldu ve garip geldi coğu izleyiciye. Bu yüzden de düşmanlık kısmı tam olmadı, anlamsız kaldı. Azeri o şekilde etkisine alamayacaksa olmazdı.

    Sonuc itibariyle bu böyle kaldı. Dizi bölündü gitti. Kitleler oluştu her bir taraftan vs. Efsun ile Yamaçtan memnunum ama çogunluk gibi keske daha sıkı bir çekişme yaşayıp aşk yaşasalardı diyorum. Gene de böylesi de güzel. Her haliyle seviyorum

    • Nur

      Merhaba Tawazaki. Hoşgeldin.

      S2 finalinde Azer, Efsun’u görür görmez etkilenmişti hatta Azer’in beğeni dolu bakışı özellikle bizlere yansıtılmıştı. S3’te 5-6 bölüm devam etti diyorsun ama daha ilk sahnede Azer buz gibiydi. Ve sonra da öyle devam ettiler. Efsun dokundu falan ama Azer’den yana beğeni olarak etkileşim hiç yansıtılmadı. Senaryo sezon arasında yeniden şekillenmiş olmalı. Efsun ve Yamaç’a aşkı planlanmış ama Azer daha en başında aradan çıkartılmış. Sonra zaten Çağatay araya sokuldu.
      Senin ilk 5-6 bölüm bakışları düşüyordu yönünde hissiyatını hiç almadım ben. Hatta ilk teras sahnesinde Azer’in buz gibi olmasına şaşırmıştım ama sahnenin odak noktası sapmasın diye yapıldı gibi düşündüm 2 teras sahnesi de aynı olunca vazgeçilmiş olduğunu anlamıştım.

      Efsun ve Yamaç’ın 7 bölüm hiç karşılaşmamasının nedeni bence 4.bölüm gibi hikayede değişiklik oldu. Efsun için değil. Genel anlamda rota değişti. Vartolu vs Azer’den vazgeçildi galiba. Şu an bölüm bölüm hatırlamıyorum. Sultan belki hapishaneye gidecekti ama hiç sanmıyorum ki Armutlu’ya gitsin de orda bölümler geçsin de vs vs. Şayet Varolu vs Azer olsaydı, Efsun işin içinde olurdu, Yamaç dahil olurdu Akın bir ucundan girerdi herkes birbiriyle etkileşimde olacaktı. Olmadı, bunun üzerine Efsun mesela geride bekletildi, Akın el altından çekildi, kurtarıcıyı Mahsun yaptılar (kesinlikle Mahsun değildi) Azer- Karaca başlatıldı. Ben Kurtuluşlar ve Koçovalıların arasındaki düşmanlığın evlilikle bitirileceğine en baştan inanıyordum ama sanmam ki böyle planlanmış olsun. Bu ve benzeri şeyler işte. 10.bölümde de tekrar değişiklik oldu sonra da Çağatay geldi.

      Efyam S4’te nasıl bir yol alacak göreceğiz.

      • Merveeeeeee

        Merhaba Nur

        Uzun zamandır burayı takip ediyorum özellikle senin yorumlarında farkettiğim şey efsuna gerçekten takıntılı olduğun. Şizofren demen aklıma geldikçe gülüyorum. Senin sorunun efsunun veya efsun lehine olan her sahneyi asla dikkatli izlemeden kafanda görmek istediğin gibi yorumlaman. Misal 1.bölüm çatı sahnesinde Efsunun ‘çukur bu muymuş’ repliğini söylediği sahnede gerçekten azerin efsuna bakışlarını görmemek için kör olmak lazım. Ve ondan sonraki birkaç sahnelerinde daha bu böyle devam etmişti. İşin garibi karacayla olan (yada olmayan) etkilenme ve sevgili sahnelerinin aksine efsuna gerçekten etkileniyormuş gibi bakabilmesi. Yani ya azerde sıkıntı var ya karacada. Damla sönmezde olmadığı kesin. Bir de kadının oyunculuğuna ilkokul müsamere çocugu demen, nehirin oyunculuğunu sever biri oldugundan o kadar absürt duruyor ki. Bence gerçekten kadının dizideki vartolu, akın, azer, yamaç ve şimdi de daha sahneleri olmadan arıkla yakıştırılması kadının havası ve aurasından kaynaklı. Selimi koy o bile yakışır. Çünkü oyle bir kadın. Anlatılmak istenen zaten etkileyici olması. Aşağılara yazmıssın makbulenın yanında ezik vs diye. Gerçekten orada zaten asıl anlatılmak istenenin o oldugunu anlamadıysan, yamaçla hiç dısarıda bulusmadılar gelecek planı kurmadılar ona aşık değil falan demene karşılık zaten bunların zor olduğunun gün gibi ortada olduğunu anlamayacak kadar dikkatsizsen, nehirden erkek cocugu, olursa kızın efsundan olacagını anlamayacak kadar çukurun matematiğini anlamadıysan kapat dükkanı git sihirli annem izle kardeşim. Hakkaten bazıları için altyazı geçmek gerekiyor galiba ki horzum her sahneye nehir flashbacki ekliyor bilale anlatır gibi.

        Sana tavsiyem efsun’un sahnelerini sevmediğin için tam izlemediğini söylemişsin ki aşağıda birisi demiş izlemiyorum efsunu sevmiyorum ama aralarındaki bağı görebiliyorsun dıye. O zaman kafanda kurduğun gibi yorum yapmayı bırak. Ya da git gerçekten tarafsız gözlerle sahnelerini izle. Gerçekten bana da efsun güzellemesi yaptırdın ya ne diyeyim. Onun dısında azermiş mobbingmiş yamaç hiçbir seymiş falan yapmaa yağğğ derim sana gelmiş dünkü bebeyle aras bulutu kıyaslıyorsun be güzelim isimlerini yazarken bile kaybediyorsun.

        Onun dışında yamacın ilk sahneden 20.bölüme kadar olan tüm sahnelerinde etkilenme ve Efsunun soğuk tavrından dolayı çekimser davranma ibaresi varken nehire asker arkadası gibi davranması ortadayken yamaç birden aşık oldu demekte ne bileyim. (ki kesinlikle hazal dilana göre daha başarılı şaşırtıcı bir şekilde) Özellikle erkekler bu konuda kadınlar gibi ince değil hemen anlamıyorlar ama. Efsunun fotografını gördüğü an ona aşık olacagını 75 yasındaki ananem bile hemen anlamıştı.

        • Merveeeeeee

          Bir de nehirin bebeğine efsun zarar verir demişsin ona hiç girmedim bile

        • Nur

          Sihirli Anne mi?
          Efsun V2 !

          Masal da anlatıyordur:)

    • Ahh o stilettolar…

  • Sinem

    https://twitter.com/sinem1186/status/1259804153309691905?s=21

    Şu Linki buraya bırakmak istedim, kendi yorumum ıle yaptığım oldukça geniş bir analiz. 1-2-3 Sezonları tamamiyle anlatıyor. Yamaç Karakterinin 3 Taraf ıle anlatılmış olması, Sena Karakterinın gelişimi ve evrimi, (Oyuncu yüzünden fazla göze batamamış olsada) Nehir Karakterinin baştan beri sırtladıgı tek vazife. Efsun Karakterinin Yamaç Karakteriyle olan Ayna etkisi.

    Bu analız ile birlikte Sena’nın baştan beri bir Sultan olarak planlandığı, fakat yanı sıra aşk yaşayacağı ispat edildi, Dilan Çiçek Deniz maalesef bu vazifeyi kaldıramadığı ıcın, 2.Sezonda tamamen evrilmiş tek başına olan bir Sena izledik. Yamaç ile olan bağı git gide uzaklaşan bir Sena. Sahneleri git gide azalan bir Yamaç-Sena. Sultan’ın ikinci versiyonu olan bir Sena.

    Benım Yorumum ile Ben Senayı Hem Sultanla, hemde Mihriban ıle eşleştirebiliyorum, bunun sebebi ise Sena’nın zayıf, kendi basına varolamamış bir Kadın olması. Mihriban bir eskort olmak zorunda kalmıştı, Ailesiyle bağı kopuktu. Erkekler ona ciddi göz ıle bakmıyordu. Sena’nın ılk bölümlerde Yamaç’a söylediği bir replik vardı.

    “Bana değer veren ılk Erkeksin, Şövalyesin Sen.”

    Aynı zamanda Sena’nın Ölümünde anlattığı cümleler.

    “Sevdiklerini korumak icin kahraman olmaya gerek yok.”

    Mihriban’ın Salihe olan bağlığı gıbı, öyle ki Bir Annenin kendini Çocuğu için feda etmesi gibi. Mihriban’ın Salihe olan bağlılığı bana Sena’nın dogamayan Cocuguna olan bağlılığını anımsattı. Bana göre Sena hem Sultan’ı hemde Mihriban’ı yansıtıyor.

    Nehir’e gelince. Nehir ne Sultan gibi Bir Anne, ne de Mihriban kadar saf ve merhametli. Çocuğuna olan bir bağlılığı söz konusu değil. Yamaç istedi diye aldıracak kadar zayıf. Kocovalı Evinde bir kere birine destek olmaması, tüm gün Odasında oturması vs Nehir’in Sultan ile bir alakası olmayacağını açıkça anlatıyor. Mihriban gibi bir Anne hiç değil. Nehir tam anlamıyla Yamaç’ın karanlık tarafını yansıtan bir taraf olarak yaratılmış, Yamaç’ın akıl sağlığının kaybolduğu, kırık tarafını. Aynı zamanda Sena gölgesini yok etmek için yaratılmış ve bana göre vazifesini başarılı şekılde tamamladı. Bebek Konusuna gelince, Yamaç’ta bir Idrıs gölgesi yaratmak icin olduğu bariz bence 🙂

    Efsun’a gelince. Tam anlamıyla bir Meliha yaratılmış. Mihriban ile Sultanı hiç bir şekilde taşımıyor. Şifa’nın Özelliklerini miras almış, Şifalı Ellerini, Büyüsünü.. Meliha gibi bağımsız bir Kadın Efsun. Meliha İdrisin Onu öldürme deneyiminden Sonra Idrısı yıllar boyu Hayatından çıkarmış, hayatına devam etmış bir Kadın. Efsun’un her daim gitmek istediğini dile getirmesi, Yamaç’a çekinmeden git diyebilmesi, peşinden koşmaması, Yamaç olmadan varolmaya devam edebilmesi, Yamaç’a bagımlı olmaması Efsun’un Meliha’nın Aynası olduğunu gösteriyor. Karakter baştan böyle tasarlanmış.

    Sultan ise Idrısın aldatışlarına bile göz yumacak kadar zayıf düşmüş bir Kadın. Sultan’a güçlü imajı bana gülünç geliyor açıkçası, yıllar boyu kendisini aldatan bir Adama razı olmuş bir Kadın Sultan. Sena Konusu buna benzer aslında, Yamaç’ın sinirinin etkisiyle Sena’ya söylediği bir Cümle vardı.

    “Eğer hala alışamadıysan buraya Annenin Evine gitmek’de Özgürsün Sena.”

    Sena ise tek kelime etmeden dinledi. Karakter’ın zayıflığını anlattı bu Sahne. Sevgiye aç bir Yapısı var Sena’nın zaten, sanırım bu Sahneyle Yamaç’a bagımlı olduğu anlatılmak istendi. Ki Yamaç’a her git demesiyle, yada Yamaç tarafından “istersen gidebilirsin” sözcüğünü almasıyla hala Yamaç’ın yanında herşeye rağmen kalmış olan bir Sena gösterildi. Yamaç’a her şekilde razı oldu. Eğer Yamaç bu sözcüğü Efsun’a kullanmış olsaydı, Efsun arkasına bakmadan giderdi, ki Yamaç’ta bunun farkında olduğu icin Efsun’a karşı (kıskançlık olmadığı sürece) oldukça kontrollü davranıyor. Onu kaybetmemek adına.

    Geçenlerde Meliha-Idrıs Sahneleri izledim, Efsun-Yamaç gerçekten de tam olarak bu şekilde tasarlanmış. Bunun sinyali de 1.Sezonda verilmiş bu arada. Yamaç ile Idrısın aşk hakkında konuşmasında, Idrıs Sultanı sevdiğini ama Melihaya aşık olduğunu anlatıyor. Yamaç ise bu Konuşmaya şahit oluyor. Babasının Bu aşk yüzünden yaptığı hatalara anlam veremiyor, asagılıyor Idrısı her şekilde.

    Bu Sezon 22.Bölümde ise bu Diyaloğun karşılığı veriliyor.

    “Ben Babamın oğluyum doğru. Ama onun yaptığı hatalar yüzünden o kadar çok cektim ki, aynılarını yapmaya cesaret edemem. Hemde ne kadar istersem isteyeyim.”

    Çukur sanırım Yamaç’ın Karakter gelişiminde en büyük başarıyı yakalamış. Oldukça ince detaylar yakalanılıyor eğer dikkat edilirse :))

    • Yine Spam. Konuk Yorumcu olarak giriş yaptığın için tüm yorumlarına otomatik güvenli algılatamıyorum.

  • baby fiesta

    Gece vakti gittim Gökhan horzumun röportajlarını izledim. İsimlere verdiği anlamlardan söz ediyordu. Verdiği her ismin dizide bir anlamı ve dizideki bir olayla bağı var gibi bir şeyler diyor. Aşağılarda da sinem adlı arkadaş bahsetmiş ama şuan yorumunu göremiyorum. tekrar yazarsa veya spame düştüyse tekrar paylaşılsın istiyorum. tabii kopyalanıp yukarı yazılırsa daha iyi olur. çok altta kalıyor çünkü.
    sevgiler

    • Selam, Spame düşmek yayınlanana kadar. Maalesef Sinem’de o sorunu yaşayanlardan… Görür görmez düzeltiyorum.

      Bahsi geçen yorumu buldum. Bu olmalı? Epeyce aşağılarda kalmış…

      …..

      Nehir Karakteri üste ki Arkadaşın anlattığı gıbı, Hem Sena gölgesini Efsun ıle Yamaç’ın arasından baştan yok etmek için aynı zamanda Efsun Yamaç hikayesini hem beslemek hem etkilemek için yaratılmış bir yan etken. Hesabımda sıraladığım Gökhan Horzumun repörtaj da kullandığı Replıklerıne bir göz atarsan, eminim sende orta zekan ıle herşeyı kolayca anlayacak bir kapasitedesin.

      Efsun’un büyüsüne cok fazla takmışsın şaşırmadım tabi 🙂 ben O yine fazla büyüttüğün Konuyu tek bir Noktayla anlatayım Sana.

      Meliha-Anlamı-güzellik, cekici
      Efsun-Anlamı-Büyülü, karşı konulmaz şekılde çarpıcı

      Sultan-Anlamı-büyük, saygı duyulan her hangi biri
      Sena-Anlamı-övülmek, büyük görülmek

      Mihriban-Anlamı-Arkadaş, dost
      Nehir-Anlamı-Akarsu

      Nehir Senın düşündüğün gıbı Rüya demek degıl ve degıldı maalesef. Bu Arada Mihriban bir Dost olarak kaldı Idrıs için, Nehir ise Yamaç’ın Hayatından akıp giden bir Akarsu olarak kalacak. Kendı Yorumum ile ise Ben Nehirin Mihriban kadar saf ve masum olduğunu düşünmüyorum. Nehir daha bencil daha asi. Nehir bence Mihriban ıle eşleşmek icin degıl, Sena Gölgesini yok etmek için, Hikaye beslemek için yaratıldı. Yani Yamaç Idrisin geçmişinin denklemini yaşıyor evet ama gelişmelerle.

      Gökhan Horzum bir Reportajında İsimlere kadar detaylandırdıgını anlatmıştı, fakat pek dıkkat etmemıştım, birden aklıma esti araştırıverdim. İsimlerin anlamı tüm hikayeyi gözler önüne seriyormuş megersem. :))

  • Aboudiaby

    Arasın Cihangire taktığı iddiaları deli saçması bence.Aras sektördeki en egosuz insanlardan biri olabilir.Sektörde artık bazı kalbur üstü oyuncular partnerlerini kendi seçiyor.Aras daha kendi partnerlerine karışmazken ki partnerleri kendi seviyesinin çok altında olmasına rağmen ağzını açmayan adam Çukura girmiş onlarca düşmandan bir tanesi olan Cioya mı takıcak ki taksa saniyesinde çıkartırlar diziden o da ayrı bir konu.Çukur dizisinde en son eleştirilmesi gereken insan Aras bence hem oyunculuk performansı açısından hem de Çukura verdiği değer açısından.

    • Nur

      Aras’tan bağımsız olarak soruyorum; Kenan, Kıvanç, Çağatay.. farketmez, herhangi bir yıldız oyuncu diğerine taktığında saniyesinde işten mi çıkarılıyor?
      Ben ihtimal vermiyorum, ne Ay Yapım’da ne Tims’de ne de başka firmada.
      Adı üzerinde SEKTÖR!
      Sektörün kuralları vardır, dinamiği vardır. Yaptırımlar, yükümlülükler, hukuk, ahlak++ Koskoca bir sektör ve sektörün amiral gemisi konumunda Ay Yapım’dan bahsediyoruz. Burada ‘isimsiz biri’ adıyla yazan arkadaş ego bizzat yapım gibi bir ifade kullanmıştı.
      Mühür, Kerem’de, Süleyman da Kerem. Bu kadar basit. Kerem Çatay herhangi bir oyuncuya böyle bir taviz verip kendini aciz duruma düşürür mü? Ben böyle bir şeyi mümkün görmüyorum.
      İsimsiz biri arkadaşımız yazmıştı, yazdıkları gayet akla yatkındı. Kerem Bey için ‘siler atar’ demişti. Bir sorun kendisine yansıdığında mutlaka bir çözüm bulmaya çalışır ama bir çalışanın ekmeğini bir diğerinin iki dudağına terketmek nedir ya. Olacak bir şey değil. Oyuncular Ay Yapım’ın emekçileri. Emeklerini bir ücret ve anlaşma karşılığı kiralayan insanlar. Set bir işyeri. Böyle bir kuralsızlık, haksızlık olur mu? Oyuncunun hangi sebeplerle işine zamanından önce son verileceği kontratında yazar. Disiplin hükümleri vardır. Dizi sektöründe yok öyle şeyler diyorsan,bir şey diyemem. Bir diğer oyuncunun diğerini beğenmemesi? Yönetmen beğenmez ve oyuncunun işine son verilir anlarım. Yapımcı beğenmez tazminatı vs göze alır oyuncunun işine son verir anlarım zaten bunlar teker maddelenmiştir ama bir oyuncuya yönetmenin sahip olduğu inisiyatif verilmez. Setler stresli ortamlar, tartışmalar, beğenmemizlikler, türlü türlü anlaşmazlıklar mutlaka oluyordur. Oyuncu gidecek ‘beğenmiyorum, çıksın’ diyecek, yapımcı da ’emrin olur ağam’ diyecek.. Böyle oluyorsa diyecek sözüm yok.

      • baiano

        Benim garibime giden Sektörün kurallarını dinamiğini kabul ettiğini söyleyip yok sayman. Vartolu’nun, Cumali’nin geri plana atılma sebebi de sektörün kuralları ve dinamiğinin sebebidir. Orada bulunan kişi Aras değil de Çağatay olsa, Kenan olsa, X olsa , Y olsa Z olsa da aynı şeyler yine olacaktı.

        Mühür Kerem’de fakat Çukur’da Aras’ın elinde. Sen ne kadar inkar edersen et, Çukur için Aras çok önemli bir payda. Aras’a müthiş bir sevgi beslediğimden değil, ayrıca orada yani isimsiz adlı kişinin yazdıklarına dönüp baktım. Bahsettiği şey şu “Aras’ın böyle tavır alarak senaryoya etkisi olamaz, çünkü Kerem Çatay diye bir şey var. Bu denli senaryoyu etkileyebiliyorsa Aras, Çatay onun fişini çeker, egosunu tatmin eder” diyor.

        Ben bununla oynamam deyip rest çekilen işler ve ayrılan oyuncular hakkında sana yüzlerce örnek verebilirim. Ay Yapım’da dahi oldu bunlar çünkü.

        • Nur

          Birbirimizi anlayacak kapasitede insanlar olduğumuzu düşünüyorum.

          Düşüncelerimi daha net ifade etmeye çalışayım.

          Hayatımda hiç sete gitmedim, yönetmenin yaptığı işi Ranini’de yorumlaşırken bir arkadaş yazmıştı o yazdıktan sonra biraz okudum ve öğrendim. Senaryo yazımına ise Gökhan Hoca’dan ilhamla ilgi duymaya başladım hatta bir tane de kitap aldım henüz kapağını bile açmadım.

          Sektörün içini bilmiyorum bambaşka bir sektörde çok uzun yıllar çalıştım. İş hayatını bilirim. Kontratları, iş tarifi, yükümlülükler, disiplin vs iyi bilirim, iş hukukuna da bir parça aşinayım. Dizi ya da başka sektör, en ince ayrıntılarına kadar bilmemize gerek yok. Yaşadığımız düzeni biliyoruz, bir fikre sahip olmak zor değil. Yanlış fikre sahip olmuşumdur ama anlayamadığım neden yanlış olduğu? Özel şirket, patronu var, patron irade koyar. Karar alır. Kerem Çatay, inisiyatiften yoksun, aciz biriyse istisnadır. İnsan ölümlü, kalımlı, sorunlu bir varlık. Aras’ın adını geçirmeyelim Ali olsun, hiçbir patron çalıştırdığı kişiye kendi yetkisini kullandırmaz. Kullandırtmadı da zaten!!
          Ali gider iş biter. Ali gidemedi!!
          Gitseydi!! Demek ki gitmek de kolay değil.
          Ali de Veli de kaldı.
          İsimler değişince bir heybet geliyor değil mi ama Çağatay’ın da dediği gibi Yamaç ve Azer arasında fark yok onun için. Ha bariz fark var da.. Sonuçta ikisininde görevi Çağatay’a para kazandırmak:)
          Ali isterse patronundan daha zengin olsun (olabilir de) statüsü belli, sanat emekçisi, işçi.

          Oyuncu resti Çukur’da da çekildi.
          Hem de hepimizin gözünün önünde.. Veli, Çukur’da mı? Çukur’da.. Patron kazanır. Kazançtan kastım maddi değil.
          Çalıştırdığı kişiye kendisini ezdirmez anlamında.

          • En az senin kadar iş deneyimim vardır ve bu deneyimlerde birebir ‘patron’ ile çalıştım. Hep. Patron derken, esnaf düzeyi de değil, kendi sektörünün en büyükleri olan adamlar. Patron – ki sırf patron değil yönetici de buna dahil – personeli değerlendirirken +/- değerlendirir. + ları daha fazla ise – leri görmezden gelebilirsin. Bu bilgiler ışığında yapım firmalarında da böyledir çıkarımı yapıyorum.

            Dolayısı ile bunun Çukur’da olduğuna inanmıyorum ama Aras Bulut İynemli bir oyuncudan haz etmediği için karakterin ipinin çekilmesini isterse o ip çekilir.

          • Nur

            Konu deneyim değil Aslı. Sözleşme ile çalışılan sektörel bir işten ve büyük bir firmadan bahsediyoruz.
            Dizi sektörü böyle, sektördeki firmalar da böyle çalışıyor diyorsan peki diyeyim.
            Kendi çalıştığım sektör ve sektöre ait kurumlar, firmalar böyle değildi. Çok yakınlarımın çalıştığı çeşitli sektörlerde kurumsallaşmış firmalarda da yakınlarımdan duymadım.
            Ama olabilir tabi X kişi gider, istemiyorum şu şahsı çıkarın der o şahıs derhal çıkartılır.
            Hak yoksa, hukuk yoksa, keyfiyetle iş görülüyorsa olur tabi ama bu kez de (hakkı, hukuku bir kenara bırakarak Kerem Bey X bir oyuncuya (kim olduğu hiç farketmez) neden böyle had tanısın? Adam kendi işini idare ediyor Z kişisini oyunculuğu için değil de başka bir nedenle almış olabilir. Hesap mı verecek. Bunları söylerken kendimi onun yerine koyup düşünüyorum.

            Benim iddiam tabi kendimce uydurduğum bir şey ama ben öyle olduğunu düşünüyorum; Z oyuncusu gelmeden sette kazan kalktı o kişi S2 sonunda girmişti S4’te devam ediyor.
            Demek ki herkesin bir haddi varmış. Sektörde şu isim bu isim, yapımcının yakınıysa, arkadaşıysa tamam da, değilse ne? O kişinin X kişisi olması cevabına aklım yatmıyor. Uzatmayayım en iyisi.

          • dalavere

            “Kerem Bey X bir oyuncuya (kim olduğu hiç farketmez) neden böyle had tanısın?”

            Doğru… kerem çatay niçin oyuncuya senaryoya etki edebilecek bir had tanısın? kerem çatay ve yamaç okur aras’ın aldığı tavıra dayanarak azerin senaryosunu bombok ettirilmesine ses çıkarmıyorsa böyle bir haddi eninde sonunda verir oyuncuya.

          • Nur

            Merhaba Dalavere. Hoşgeldin.

            Konu işten eleman/oyuncu çıkarmak. Yani bir oyuncunun tek bir sözü ile diğerinin işine son verilmesi. Belki öyle oluyordur, mümkünatı yok diyemem ama benim aklıma yatmıyor.

            Senaryoya müdahele konusunda kesinlikle haklısın. Ben de X oyuncunun müdahele ettiğini ve yapımcının bu duruma razı geldiğini düşünüyorum.

            Aklıma yatmayan işten atma hususuydu yoksa senaryoya müdahele çok net ve müdahelenin oyuncu tarafından geldiği de çok net.

          • dalavere

            Ben senaryoya müdahale oldunu söylemedim. Eğer senaryoya müdahale ediyorsa ve yapımcı ses çıkarmıyorsa, “bu adam diziden çıksın” dendiğinde de aynı yapımcı buna da sessiz kalır. cünkü ikisi de yapımcıyı cignemektir. İsimsizin dediği ego şeyi varsa da senaryoya müdahalede kerem çatay direk bilet kesmelidir. bundan bahsettim

          • Nur

            Sözleşmeli bir işten bu kadar keyfi eleman çıkarılacağını sanmıyorum..
            Ama bu konuyu geçiyorum.
            Sektörde böyle bir işleyiş var demektir.

            Keyfiyetle oyuncunun işine son verdirmekle keyfiyetten senaryo değiştirmek aynı şey olamaz.

            Senaryo zaten sürekli değiştirilen bir şey. Çekim bitip yayına hazır olduğunda dahi sonradan değiştiriyorlar. 10.bölüm bir örnek.
            Barış Arduç bir sonraki projesi için hikayeye sokuldu. Erkan’ın işleri nedeniyle değişen bir şey. Reytinglerde sorun yoksa, iyiyse oyunculara göre değişebilir. Kerem Çatay ve Yamaç Okur keşke Çukur’u bir prestij işi olarak görselerdi ve keşke hikayeye sahip çıksalardı. Çok daha farklı bir Çukur izlerdik ama kâra bakıyorlar. Başrolün etkin olması senaryoda değişiklikler yaptırması belki onların da işine geliyordur ya da kârı etkilemiyorsa umurlarında değildir.
            Oyuncu kovma ve senaryoya müdahele aynı kefede değil ki.
            Hikaye falan umurlarında değil. Bir iş üretiyorlar müşteriye/kanala anlaştıkları meblağ üzerinden satıyorlar.
            Hikayeyi umursayan biziz. Tutarsızlıklar, kopukluklar vs. Başrolün etkin olması umurlarında değildir.

          • dalavere

            Ben isimisizin dedikleri üzerinden yorumluyorum ve şu ana kadar onun dedikleri kafama çok yattı ve doğru geldi. O da aynı şeyi savunuyordu benimle. Ego onların kendisidir demişti. Konuyu da fazla uzatmaya gerek yok bence. Burada farklı şeyler konuşulmalı. Komplo teorileri, oyuncuların detaylı projesel analizleri değil.

          • Nur

            İsimsizin yazdıkları benim de aklıma yatmıştı. Bazı itirazlarım olmuştu ufak tefek ama işleyişle ilgili yazdıkları bence de çok doğruydu.

            Sezon esnasında Aslı haftalık bölüm yazısı yazar bizlerde bölüm hakkında yorumlarımızı yazardık.. Komplo işini blog’a sokan benim:) Yazdıklarımı kimse kaale almazdı o zamanlar. Salgınla beraber yeni bölüm olmayınca millet beni kaale alır oldu:) Bu durumdan ben memnunum:) Sen de yolunu çiz. Bana cevap vermek bataklık. Kaç kurtul. Yolunu değiştir, ne bileyim bi çaresini bul. Sıkılınca komplo teorilerim için burdayım efem:)

      • Aboudiaby

        Arasın Cihangirle ilgili bir sıkıntısı olduğunu düşünmüyorum önce bunu söyleyeyim.Size göre Aras Cihangirden hiç haz etmiyor baya takık Azer senaryosunun kötü olmasını bu duruma bağlıyorsunuz azkar sahnelerinin özensiz yazılmasını da sonra Uğur Yıldıranın diziden çıkma sebebini de Cihangirle arkadaşlığına bağladınız galiba size göre Aras bildiğiniz Cihangirden ölesiye nefret ediyor bu durumda bunları yapabilecek güçteki bir adam diziden çıkmasını mı sağlayamayacak.10 saniyesini almaz ciddi söylüyorum.Aras şuan Ayyapımın elinde kalmış genç jenarasyon açısından en yüksek profilli oyuncu.Aras bir oyuncudan bu kadar nefret etse o oyuncu eğer başrol değilse Kerem Çatay Arasa sormadan gönderir zaten.Böyle bir şey olsa hiç tasvip etmem ama demek istediğim hayatta her zaman büyük balık küçük balığı yer bu her sektörde aynıdır.Bir oyuncu dizide rol aldığı her insanla yakın olmak zorunda değil sevmek zorunda da değil ama profesyonel olmak zorunda.Aras prof bir oyuncu.Size tavsiyem horzumun kötü senaryo yazmasını Cihangirin kötü performansı Arasa bağlamamak gerekiyor.

        • Nur

          Nefret değil. Nefret etmesi için ikili ilişkilerinin diziden önce bir hesaba dayanması lazım ki, aynı şehirde bile değillerdi. Aynı sektörde ama bambaşka kulvarlarda iki insan. Cihangir hikayeye dahil olmadan önce istenmedi. Kişisel değil yani. Oyunculuğunun kötü olması, falan alakası yok. Burada bir arkadaş yüksek ücretten bahsetmişti, bir ihtimal mümkün ama ben Cihangir’in sorun yaratacak kadar yüksek ücret aldığını sanmıyorum. Cihangir ek bir senaryoyla hikayeye dahil oldu. Savaş, Vartolu’nun mekanında öldürtüldü karakter Vartolu için diziye getirildi. Hikayesinin Yamaç’la bile ilgisi yok.. ama ne olduysa daha gelmeden bir tavır alındı. Tavır yapımcıya karşı alınmıştı sonra oyuncuya yönlendirildi. Sahibine gücü yetmeyen eşeğini döver hesabı. Ben ne Cihangir’i tanırdım ne dizisini izlemişliğim var, Aras’ı sadece dizilerden tanıyorum, Kerem Bey ilgi alanımda hiç olmadı. İddialarımın tamamını ekran karşısında diziyi izlerken edindim. Sebep- Sonuç ilişkisini hayatın her alanında irdelerim. Hiçbirimiz bizzat içinde değilsek neler olduğunu bilemeyiz ben hayatın kendi yorumuma dayalı olağan akışı içinden bu düşüncelere vardım. Senin yorumlaman tam tersi. Gerçek belki bambaşkadır. Aklımıza hayalimize gelmeyen bir şeydir belki. Bilemeyiz.

          Senin baktığın açıdan yapımcı istenmeyen oyuncuyu gönderir. Benim baktığım açıdan, dizide mizanseni yapıldığı gibi yapımcı özel beğenisini bir tarafa koyuyor (bariz fark var da) iş ilişkisinde eşitsiniz diyor.

          Büyük balık zıpkını yiyip tekneye alındıysa kendi doğasının kuralları işlemez. Büyük balık küçük balığı denizde yer, teknede değil.

          Ay Yapım ve Aras iş ilişkisi içindeler. Ay Yapım fan club değil. Dizi biter ilişkiler sürer başka projelerde buluşurlar, anlaşırlar kazançlarına bakarlar. Kendi jenarasyonun en iyisi.. Tamam da Yapımcıya ne? Beraber iş yapar ve karşılıklı kazanırlar mı, ona bakarlar.
          Aras 1 sezon içerde’de oynadı, Çukur’da da 4.sezon olacak 5 yıldır yapımla 5.sezon olursa 6 yıl olacak. Bunlar bizler gibi düşünmezler. Aras imaj yıpranmasından, rolün üzerine yapışmasından çekinir. Ay Yapım yeteneği ne düzeyde olursa olsun yüzü eskimiş mi ona bakar. Karşılıklı değerlendirip ona göre gelecekte iş yaparlar. Jenarasyonun iyisi aman elimizden giderse biz batarız durumu olmaz ki. Necip Memili, Yamaç Okur’un odasına girmiş Barış Arduç’un fotoğrafları varmış Barış Arduç ve A.B.İ aynı jenarasyon.. Ay Yapım, Çukur süreince 3 film çekti Aras oynamadı. Aras bir film yaptı yapımcı Ay Yapım değil. Çukur filmi çekiliyor Aras yok.
          Her iki taraf için de Hasan o kadar uzun boylu değilmiş yani.

          • hayalmeyal

            Çukur sürecinde 3 film çekti ve Aras oynamadı mı? Nur bunun ne alakası var Allah aşkına? O süreçte neden Barış oynamadı o zaman? Ayrıca orada çekilen 3 filmin 3 tanesi de Ay Yapımın değil tamamı. Çoğunluk Med Yapım’ın, Ay Yapım’ın kazancı daha az. Farklı şeyler bunlar. Ekin Koç oynuyor, hiç Ay Yapım dizisinde oynamamış biri. Farah oynuyor fakat Ay Yapım Farah ile dizi olarak tam olarak çalışmamış sadece Kurt Seyit var o da yayından kalktı. Engin Akyürek ile habire film çekmişler o kadar. O zaman jönü Engin Akyürek’tir bunların. Ay Yapım’ın ciddi olarak benimsediği 2 oyuncu bilirim. Kıvanç ve Kenan. Gerisi fostu. Çatay ile çok ama çok yakındı bu isimler. Dosttu hatta bunlar.

            Ay Yapım ve Aras doğru iş ilişkisi içindeler. O kısıma katılıyorum. O giderse batarız diye bir şey yok ama kaybetmek de istemezler.

            Necip Memilli Ay Yapım’ın odasına giriyor Barış var ee Aras da var? Hatta Aras’ın kesilmiş saçı bile var orada? İçerde kısmında Aras’ın saçını kesip odasına koydurmuş Yamaç Okur. Aras’ın odaya girmek için parmak izi açılımı bile var. Yamaç Okur’un odasına kart veya parmak izi ile girilebiliyor ve Aras’ın parmak izi bile var. O yayını izlediysen konuşuldu bunlar hatta Ay Yapım, gitsin Aras’ın üstüne yapsın bunları falan dediler. En çok Aras vardı orada Barış değil ki :)) Bu bile söylemleri boşa çıkarıyor bence. Aras, yapım için önemli fakat giderse batarız diye bir şey yok ona katılıyorum. Fakat söylediklerin tutarsız.

          • elzem

            Aklıma takıldı bu durum ve az önce Necip’in Ay Yapım binasındaki yayınını tekrar izledim. Şaşırdım gerçekten. Y.Okur, Aras’ın saçını kesmiş, odasında tutuyor. Necip’in kartla girdiği odaya, Aras, Y.Okur gibi parmak iziyle girebiliyor. Hatta şunu da gördüm, koskoca dev tahtaya Aras’ın haftalık çekim programını yazmışlar. Sadece Aras’ın ama. Necip Memilli de takılıyor hatta “Ulan ne Aras’mış bir parmağı bir saçı, bir programı…” diye. Ay Yapım’ın belli başlı oyunculara özel bir ilgisi oldugu açık. Olmazsa batarız durumu biraz uç ama her türlü şeyi de önlerine seriyorlar gibi…

          • hayalmeyal

            program olayını hatırlamamıştım. Teşekkürler bilgi için. Bu durumda da iyice emin oldum. Aras’ın bu denli istemediği, tavır duyduğu bir kişinin dizide ömrünün bu kadar olmayacağı net artık. Bakın hemen çıkar demiyorum zaten üstelik Azer karakteri S4’ü görebilecek bir karakter değildi asla. Çok da önemli biri değil. Hala dizide tutulması varsa, senaryosu bittiği vakit çoktan böyle bir tavra karşılık dizide düşünülmezdi. Aras “bu çıksın istemiyorum” deyince tabii ki olmaz böyle bir şey ama bu kadar uzun süre de tutulmaz bi oyuncu. Bu saatten sonra bu konuda şüphem tamamen ortadan kalktı. Bu siteden de uzaklaşmam gerekiyor. Çok garip şeyler konuşuluyor burada.

            Herkes kendine iyi baksın.

          • 🙂 ama “Aras’ın bu denli istemeyeceği” teorisi Nur’a ait ve mantıklı geldiği için de yukarıdaki yazıda alıntılaması ile Rizet’de -hala öyle mi bilmiyorum – hemfikir…

            Ben kesinlikle katılmıyorum…

          • Ve not: diğer yazılara uğrayın bari ^^

          • Yamaç Okur = ben… Ben de anısı, esprisi olan şeyleri saklarım. – Daha çoktu azalttım ama saklarım…
            Mert’in saçının da büyük bir anısı vardır. ^^

          • Yapımcılık farklı mıdır bilmiyorum ama+ lar ve – ler bir çanakta toplanır… + sı çok var ise elbette göz bebeğidir. Hele bir de kişisel ilişkileri de uyumlu ise (takip ettiğim kadarı ile ABI uyumludan öte, çalışkan, ekip çalışmasına inanan, alçak gönüllü) off. herkesin iş yapmak istediği isim – Yeteneğinden bağımsız.

          • Aboudiaby

            Ayyapımın son tv projelerinde ki genç erkek başrollere bakalım.Kerem Bürsin,Çağatay Ulusoy,Barış Arduç,Aras Bulut,Boran Kuzum,Alperen Duymaz.Kerem Bürsin ve Boran Kuzum işleri tutmayınca üzerinde durmadılar.Alperenin üzerinde çok durdular.Önce Çukura soktular,sonra Çarpışmada başrol yaptılar o da tutmayınca bu sezon Zemheride başrol yaptılar Zemheri de tutmadı bir daha Alperene tv de iş yapmazlar.Barışa da aynı taktik uygulanıyor.Kuzgun tutmadı,Çukura girdi pr için Çukurdan sonra Ayyapımın bir tv işinde başrol olucak eğer o da tutmazsa bir daha oynatmazlar.%100 başarı sağladıkları 2 oyuncu var Çağatay Ulusoy ve Aras Bulut.Çağatay içerdeden sonra başka bir yapım şirketinin yaptığı netflix işinde başrol oldu.Şimdi de Trt1de dönem dizisinde oynayacakmış.Ayyapım değil Çağatayı da kaptırmışlar.Ellerinde tek kalan başarılı oyuncu Aras.Ayyapım binasında Arasın resmi olduğu kadar annesinin evinde yoktur.Arasa ne kadar değer verdikleri ortada.Aras bir tane yanrol oynayan birisinden bu kadar haz etmeyecek senaryoya falan karışacak ama o oyuncu Çukurun büyük finalini büyük ihtimalle görecek.Böyle bir şey olamaz.Cihangirin oyuncular arasında lobisi falan da yok.Şuan Cihangir diziden çıksa Azkar kitlesi dışında kimse tepki vermez.Neden çıkmıyor.Çünkü sizin bahsettiğiniz gibi Arasın bir müdahalesi falan da yok.Adam işini yapıp evine gidiyor.Bu kadar.Aras şuan Ayyapımın starı kabul etmeseniz de durum bu.Kafanızdan hayali senaryolar üreterek Cihangiri kahramanlaştırmaya çalışmayın.Cihangirin potansiyeli bu.Muhtemelen hayatında ki en büyük iş Çukurda yanrol oynamak olacak adamı Aras neden kendisine hedef getirsin.

          • Nur

            Ay Yapım sektörün en tepesindeki firmalardan biri. Son yıllardaki performansı çok başarılı değil ama konumuz bu değil. Oyuncuları isim isim yapıma sahiplendirmişsiniz de ne mana anlayamadım?

            Çarpışma bir senaryo rezaletiydi Alperen yan karakterdi orada. Kıvanç başroldü. Çarpışma’nın faturasının kesileceği son kişi Alperen. Mahallenin bıçkın delikanlısıydı küçük Emrah yaptılar. Uygulama çok tanıdık geldi değil mi?

            Aynı şeyleri tekrarlamaktan bıktım. Sektörde mafya düzeni varsa yapımcı da istediğini yapar, oyuncu da, çaycı da. Gücü gücüne yetene olur.
            Yani öyle bir iddiada bulunuyorsun ki iddia.ahlaka aykırı, hukuka aykırı, adalete aykırı, hakka aykırı.
            Burda sizlere yapımı savunuyorum. İnanamıyorum ya.

            Neyse, neyin iddiasındaysan sen ona inan ben kendiminkine.

          • dalavere

            Bu düşünce yapımı savunmaysa, Ay Yapım ellere düşmüş, ah vah olmuş demektir. Nur, söylediklerin yapımı savunmuyor asla. Diyorsun ki Aras, tavır aldı, Cihangir silikleştirildi. Bu tavırı da yapıma karşı aldı. Yapım ise Cihangir’i sindirdi. Bu iddia, hakka hukuka adalete aykırı değil mi?

            Burada savunulan şey, Aras isterse böyle yapar demek değil. Senin savunduğun şeye kontra bir teoridir. Aras asla “Bu diziden çıksın” dememiştir. Buradaki herkesin ortak görüşü bu. Senin de dahil. Bizim dediğimiz şey, Aras böyle bir tavırı alıyorsa neden yapımcı bir şey demiyor ya! Kolay mı bu işler? Daha beter bir şey bu hatta. “Bu adam çıksın” demekten daha beter bu yapımın tavrı. Kerem Çatay neden buna izin veriyor Allah aşkına? Buna mantıklı cevabın var mı? Aras’ın senaryoya müdahale etmesine izin veriyor niye diyoruz? Para kazanıyor diyorsun. Yahu bu nasıl mantık? Aras o zaman her yere el atsın, ne olacak ki para kazanıyorlar. Otorite yok. Aras istediği zaman müdahaleye başvuruyor, Kerem Çatay da “Aman zaten paramızı kazanıyoruz bir şey olmaz” diye geçiyor öyle mi? Kendi tezini çürütüyorsun. Adam demeyecek mi ulan Aras sen mi patronsun ben mi?! diye. İşten çıkarmıyor ama senaryoya ellemesine izin veriyor. Yahu nerede etiklik? Bu risk alınır mı ya? Koskoca AY Yapım CEO’su adam, oyuncunun senaryoya bu denli etki etmesine ve düşen bu reytinglere göz göre göre izin verir mi? Demez mi ulan bu çocuk böyle karışıyor falan da biz dönülmez yollara giriyoruz diye. Bu adam sektörün kurdu kurdu. 15 senedir bu işi yapıyor sektörün devi olmuş. Kimlerle çalışmış, kimleri görmüş. Böyle durumların bin kat büyüğünü yaşamıştır. Halletmiştir.

            Bu sezondaki kötü senaryoyu Aras’a bağlıyoruz böyle diyerek. Sen şimdi Gökhan Horzum’a yakıştıramıyorsun bu durumu. Bu adam bu sezonu kötü yazdı. Kafası başka yerdedir, ne olmuştur, ne yapacağını bilememiştir. Kötü senarist diyen var, sen deha diyorsun fakat kulpu birine takmak hep hata. Hatta suçlu olmayanları suçlamak büyük hata. Sırf Nur senin için değil buradaki herkes için genel olarak diyorum, kendimi de katıyorum, bu sezonun başarısızlığı komple tüm ekibe yazılır. Oyuncusundan, kamera arkasına, senaristinden, yapımcısına ve kanala…Kişiler üzerinden gitmeyelim artık şurada. Aras bu kadar müdahaleci olsa Kerem Çatay da anlamasa falan…Yani adam yılların deneyimi. Sen diyorsun ki yüksek reytinglere kandılar. Ya bu adam o bilmiyor mu neyin ne olduğunu. Nerede ne olacağını. Biliyor, görüyor, nerede ne yapacağını o kadar iyi biliyor ki bu dizi reytinglerde dibe vurmuyor. Ne kadar kötü senaryosu olursa olsun öyle zamanlarda öyle kişileri sokuyor ki bu dizi ayakta kalıyor. Bu dizi senaryoyla ayakta kalmadı bu sezon. Yapımın deneyimi ile ayakta kaldı. Senaristimiz deneyimsiz bu mafya senaryosunda. iyi yazmış kötü yazmış orası ayrı konu, yapım ayakta tuttu bunu. Bura Ay Yapım olmasa Gökhan Horzum’un dizisi 2.sezonun 15.bölümde final yapmıştı ben sana söyleyeyim. Kötü senaryodan deği, senaryosu kötü değildi. Müthiş de değildi. Ortanın üstüydü, fakat oyuncular bunu max olarak üstte tuttu, yapımın el açıklığı her şeye olanak sağladı.

            Böyle müdahale diyerek yapımı anca küçük görürüz. Sen “Aras müdahale etti” derken bile yapımı küçük görüyorsun. Koskoca Ay Yapım, 3 sezonluk senaryo ile BAŞARI yakalamış bir diziye oyuncunun müdahalesine göz yumarak bırakmaz. 3 sezon ne ile gitti bu dizi? SENARYO ile. Bu senaryo bir oyuncu gitti diye kaprisle bozuluyorsa yapım o riski almaz. Dilan-Aras uyumunda o riski almayıp Hazal ile partner olma yoluna gitmediği gibi aynı şeyi tekrarlar. (Hazalı kücümsemek icin değil, riskten bahsediyorum risktir Hazal ile partner yapmak geçen sezon ortadayken)…

          • Nur

            Konu bağlamından kopup yapımcıyı savunma noktasına geldi. Yapımcı benim savunmama kalmaz. Ben de kaldığı için yazmıyorum.

            “Onu diyerek şunu yapmış oluyorsun” tartışmasına girmeyeceğim. Bir iddiada bulundum hâlâ da iddiamın arkasındayım. Elimde belge, bilgi yok. Yapım ve dizi ile alakalı hiç kimseyi tanımıyorum. Olan biteni kafamda böyle birleştirdim.

            S3 onayı alınınca KK’lar vaktinden önce bitirildi. Yeni sezon açılım için Savaş öldürtüldü. Cihangir’le önceden anlaşılmış olmalı ki Azer Kurtuluş ismi geçti. Azer Kurtuluş, Hoca’nın verdiği bir isim değil Cihangir’le çok daha önceden ilişkili bir isim olduğunu tesadüfen öğrenmiştim.
            Savaş öldürüldüğünde Cihangir ile anlaşma daha önce sağlanmış. Bir tuhaflık oduğunu oyuncu performanslarından hissettim. Tuhaflık Cihangir’in olduğu sahnelerde devam edince, istenmediğine kanaat getirdim.

            Fikrim şu; Yapımcı yeni bir oyuncu için bir isim tercihinde bulundu ve tercihini değiştirmedi. Tavır yapımcıya alındı daha sonra oyuncuya yönlendi. Kerem Bey nasıl biridir, en ufak fikrim yok. Bir karar aldı ve kararının arkasında durdu.

            Senaryoya müdahele olağan bir durum. Senaryo çok çeşitli nedenlerle sürekli revize ediliyor. S1’de Vartolu’nun hikayesi müdaheleye uğramıştı. Karakuzular müdaheleye uğradı, Sürekli olan, olağan bir durum. Senarist kendiliğinden de değiştiriyor Hoca zaten söylüyor.
            Daha önceleri yapımcı senaryoya hiç karışmıyor sanıyordum artık öyle düşünmüyorum. Kim hangi sebeple karışıyorsa karışıyor sonuçta bir kısmının Hoca’nın iradesi dışında olduğuna kanaat getirdim.

            Bu sezonun kötülüğünde herkesin payı var. Sana hak veriyorum bu hususta ama ben o herkesin içinde Hoca’yı mazur görüyorum Sinan Öztürk’e mazeret bulamıyorum ama.

            Reytinglere yanıldılar konusunu açayım. Aslında haklısın. Yazdıklarına hak veriyorum. İzleyicinin tutkusunun kaybolduğunu farketmiş ama umursamamışlardır. Umursamaları gerektiğini düşünerek yazmıştım.
            Umursamadıkları gibi izleyiciyle alay eder gibi şeyler yaptılar.

            Gökhan Hoca benim nazarımda bir deha. Bu sezonu saymıyorum. Çukur’un S3’ü S1’de olsaydı 10 bölüm tahammül edemezdim. 4’te tek umudum Hoca’nın hayran olduğum üslubunu tekrar bulabilmek. Sinan Hoca’nın tekrar hakimiyet sağlaması..

            S4 bence son sezon artık.
            S5++ devam etmesi için Hoca’nın yanına deneyimli ve yetenekli yardımcı senaristler lazım. Almazlar.
            Yapımcının, ekibin, herkesin S1 gibi hevesle işe sarılması lazım. Sarılmazlar.
            Gönlüm uzun yıllar devam etmesinden yanaydı. Belki S4’te toparlanmış olurlar.

          • dalavere

            Öyle bir durum olmayacak. S4 toparlanmaz. İzleyiciyi ortadan ikiye böldüler. Shipperların beklediği bir dizi oldu artık Çukur. Çoğu kişi pek de umursamıyor artık bunu. Efsun/Nehir/Karaca/Azer… Nefret edilen karakterler oldu. Seveni ve sevmeyeni çok olanlar bunlar. Aralarında nefret babında kıyaslarsak da Nehir>Efsun>Azer şeklinde gidiyor. Buradan toparlanması çok zor. Az önce bir spoiler sayfası Nehir ölecek demiş. Ki bu sayfanın bir tane bile yanılmışlığı yok. Sezonun başında öleceğini söylemiş. MK adlı gazeteci de Nehir ölmeyecek diyordu tabii son 10 haberi yalan çıktı kendisinin. O yüzden kaale alınan biri değil artık kendisi. Kendi kafasına göre senaryo yazıyor, konuşuyor. Yapım da artık ekmek vermiyor kendisine. Çünkü algı yarattı belli bir yerde. Gökhan da ilişiği kesti onunla. Neyse işte bu böyle devam eder bence. Toparlanması imkansız. Kendi hep bozuyor senaryoyu. Bu kadar havada kalan bir hikayeye ömrü hayatım boyunca rastlamadım. İlk sezondan beridir var bu. İlk sezonda zibilyon tane havada kalan hikaye var. Onlar da mı senaryo değişikliği yapım tarafından? Tabii ki değil. Gökhan Horzum kararsız, net olmayan biri. Bu da bir senarist için en büyük dezavantaj. Bu sebepten dolayı Çukur’dan sonra herhangi bir projesinin tutma olasılığı 0. Bu kadar da iddialıyım.

          • Nur

            Ship kolaylarına geldi. Tam gaz devam ederler.
            S1’in denklemi o kadar zordu ki, çok çeşitli çatışmalar, izleyiciyi hikayelere, karakterlere ikna etmek ve derin duygularla onlara bağlamak.. Çok zordu, herkesin emek vermesi gerekiyordu. Zoru başardılar, emekleriyle sevdirdiler.
            S2’de Karakuzular çok zor bir tema’ydı, izleyiciyi ikna edene kadar akla karayı seçtiler. Baya emek verdiler. Çeto ölene kadar benim için çok iyiydi.

            S3, ohhh tam mis. Emek vermeye gerek yok iki oyuncuyu yan yana oturt tatlıdan konuşsunlar, al sana aşk.
            İki oyuncu koy odaya biri diğerinden masal dinlesin, al sana derinlik+ aşk.
            Aile, mahalle, Koçovalı Kardeşler falan görüntüleri olsun yeter.
            Fason sahne yaz, çek, koy, izlesinler.. Arada çatapat falan.

            Mustafa Kılıç’ı SM’den takip ediyordum. Benim izlediğim hiçbir videosunda Hoca’dan bilgi aldığını söylemedi. Hoca özelinde konuşmuyorum genel olarak hiçbir senarist bir gazeteciye senaryonun gizli yerlerini anlatmaz, babasının oğlu bile olsa. MK’nın da diğer yorumcuların da bizlerden farkı yok sadece ekipten birileriyle arkadaşlar, hepsi o. Bazı şeylerin tahminini yapmamızı bizzat senarist istiyor zaten. Çoğu da tahmin edilebilir şeyler.

            Nehir’in öleceği en başından mealen anlatıldı bizlere. İlk bir iki sahnesini geç sonrakilerde ölüm tema’sı var, şarkı bile Son Arzum. Neye sebep olacağı, nasıl ve ne zaman öleceği karanlık.
            Sezona ölü başlayabilir arada olanlar için Hazal’la flash back çekimleri yaparlar. Senaryo komplike işlere girse Nehir ve bebekle ilgili bir sürü aksiyon, dram, komedi olayları olur ama girmezler. Zahmet etmezler.

            Hoca, Çukurdan sonra yeraltı tema’sı olan bir iş yazarsa tutar. Erkek ağırlıklı bir iş. Çete falan gibi. Aşk dizisi için yorum yapamam. Daha önce yazmış, tutmuş. Özgün üslubu yeraltına yatkın. Erkekleri, erkeklerin dünyasını, duygularını kadın izleyicilere çok iyi aktarıyor. Sıkılmadan, merakla izliyordum. Bu dizide ağladığım ya da gözlerimin dolduğu kadar hiçbir dizide duygulanmamıştım. Bir dakika sonrada güldürüyordu.
            Aşk dizisi yazan çok. Hoca yazmaz inşallah. Çete yazsın:)

          • dalavere

            şu SoA denen diziden sonra bu adam iyi yazıyor demen bana garip geliyor doğrusu :)) Hayır yazsa acaba nereden çalacak kim bilir? Sonuç olarak bir hikaye üretmediğini dile getiriyor hep.

          • Küçük bir düzeltme sevgili Nur, senin yorumlar iddia’yi çoktan aştı; itham’a girdi. Üstelik yukarıda belirttiğin gibi bilgi belge olmadan… En iyisi bu konuyu kapatalım. Teşekküler.

          • Nur

            Çok uzadığı konusunda haklısın. Uzatmayacağım!

            Yazdıklarına cevap vereyim.

            Bilgi, belge sözcüklerini gelişigüzel kullanmıştım. Gözleme dayalı bilgim var. Gözlem yaptığım malzeme de var. Dolayısıyla dayanak olarak bilgi ve belge var.

            İtham; iddiadan farklı olarak sanırım bir suç içerir.

            İddialarımda biri/ler/inin suç işlediğine dair herhangi bir ithamda bulunduğumu sanmıyorum.

            İddia- itham yoruma açık kavramlar. Ben de sana ‘beni ne ile itham ediyorsun’ diye sorarım, ki cevabı zaten çok açık; iftira.

            Bana ‘iftiracı’ anlamına gelen bir ithamda bulunamazsın!
            Bu hadde sahip değilsin.

          • Haklısın, ucu çok açık kavramlar… Güzel Türkçe’miz…

            Yukarıda veda etmişsin ama bu yanıt sana email olarak düşecektir.

            İtham’ı kişi yada kişileri yaptığını / yaptıklarını düşündüğün bir eylemden dolayı sorumlu tutmak anlamında kullandım. Ek olarak bu eylemin her türlü olası sonucunu da döngü misali o kişiye / kişilere bağladığın için yorumların iddiadan çok ithama uyuyor benim için. TDK değilim. Günlük kullanım! Unutma ki iddiadan farklı olarak ithamda kesin bir ön yargı vardır ve olası masumiyet kanıtına kolayca itimat edilmez. Yorumların hangisine daha çok uyuyor sen karar ver.

            Sana ‘iftiracı’ anlamına gelen bir ithamda bulunmadım. Neyin haddim olup olmadığı konusuna hiç girmiyorum. Konu kişiselleştirmeye gerek yok.

            Renk kattığın yorumların için teşekkürler. Yeni sezonda iyi seyirler…

          • Ahmet Adar

            Menajerini ara dizisinde de Deniz Can Aktaşı oynatıyor.Ay yaım bu dizi tutarsa Deniz Can Aktaşa daha çok şans verirler.

  • baiano

    Wow! Mobbing? Bir zaman sonra insanların kişiliği hakkında da söz sahibi oluyoruz demek. Cihangir o kadar yüzsüz bir insan değil. Dobra bir insandır. “İstenmediği” bir yerde de durmaz. Çıkacak olsa iş hayatı bitmez. Teklif alır her türlü. Çukur’daki ortamdan son derecede memnun bence. Ben oyuncuların tavır aldığını asla düşünmeyen bir kısımdayım. Bu tür düşünceler oyuncunun kişiliğine de hakarettir. Yüzsüz mü bu adam peki? Gülüp eğleniyor orada burada. Fazla abartıyoruz bazı şeyleri. Cihangir kim olacak ki millet ona takacak? Sevdiğim bir adam kendisi. Fakat bu kadar gözümüzde büyütmeye gerek yok. İncell’in dediği role kendisinden bir şeyler katması hususunda katıldım. Onun dışında bir tavır sanmıyorum.

    • tefo

      hahaahhahahahaha :))) burada ne değişik şeyler dönüyor ya. mobbing falan. her gelenin geçenin övdüğü sette millet birbirini kesip biçiyor, entrikalar dönüyor falan :dd. herkes bir oyuncuyu hedef almıstır kafasında nasıl bunu yerim diye düsünüyordur aval aval. zaten 3.sezondan sıkıldıkları ortada. sette birbirlerini yemek daha mantıklıdır. aras zavallısının da işi gücü yok, diziyi tek basına bitirme gibi bir sansı varken durup onu zirveye cıkaran fanlarının bile alaya aldıgı cio’yla ugrasacak, ona mobbing yapacak. .dd ulan aras ne aptal adamsın

      • Nur

        Aaa öyle miii?? Diziyi tek başına bitirme şansı ha!! Bundan haberim yoktu. S2’de 25.bölümden sonra dizi reyting kaybetmeye başladı ve 30.bölümde Cihangir 32.bölümde de Burak diziye sokuldu. Yapımcının salaklığı, adam tek oyuncuyla diziyi götürebilirdi boşuna para verdi diycem de değil işte. Yıllık 50M ciro.tek kişiyle yapılabilseydi yapardı. Tek kişi reyting getirmiyor olmalı ki o kişi varken Cihangir apar topar getirildi.
        Hadi şimdi biraz da buna gülelim:)

        • tefo

          bilmiyorum sanki yaşadığımız yer muz cumhuriyeti de burada işler farklı yürüyor da çukur dizisi tüm türkiye dizilerinin standartı dışında da falan filan…

          yamaç olmazsa bu dizi olmaz. istediğin kadar ne dersen de, yamaç olmazsa bu dizi olmaz. senarist yazar, yönetmen çeker, oyuncular oynar fakat yapım gelip “dur hele” der. aras tek başına izletmez ama o olmazsa da dizi olmaz.

          müthiş ve harikülade bir mantık. yeni oyuncular girdiği için aras olmadan da devam edebilir ahhahaha. güzelmiş valla, sevdim. hangi dizileri izlediniz acaba bu zamana kadar merak ettim? cukurun başrolu cukurmus da falan bunlar fasa fiso. ilk sezon icin gecerli bu. kalan 2 sezonda da yamaç olmazsa bu dizi olmaz. çekilmez. vartolu olmadan da çekilir ama yamaç olmadan çekilmez.

          toplum algısı bile var ya bununla ilgili. yamaç vurulunca yorumlarda “yamaç ölürse dizi biter” diye dolup taşıyor. yamaç vuruluca insanlar endişelenmiyor. fakat cumali vurulunca insanlar “ulan acaba??” diyorlar. vartoluya bir şey olsa “lan acaba??” diyorlar. selime bir şey olsa da aynı şekil. fakat yamaça olunca “başrol o ölmez, ölürse dizi biter” diye yorumlar yapılıyor. 18.bölüm yamaç yok, gelen yorumları okuyun. başrolün olmadığı bölüm mü olurmuş diye insanlar yakarıyor. yamaç olmasa dizi izlenmez. siz izlersiniz, o izler bu izler ama %80’i izlemez.

          hala cihangir reyting icin getirildi falan diye düsünüyorsanız veya akın karakteri reyting düstü diye getirildi diyorsanız sadece gülerim buna. akın ve azer ihtiyactan getirildi, düşman kalmadı. akın da senaryo gereği geldi.

          gecen sezon reytingler 6 bandını 7-8’lere kadar düşerken bu sezon asla ve asla 9’un altına düşmedi. hepsinde de aras ön planda. gecen sezon arasın geri planda oldugu seyler de var. ha bu sezonun kötü olmasının sebebi de aras değil, o çok övülen araklamacı senaryo bicimidir.

          ha reytingler düstü cio ve burak sokuldu diyorsanız onlar girdikten sonra dizinin reytinglerinin 5-6 gelerek iyice düstügünden haberdarsınızdır umarım. tekrar gidip bakabilirsiniz.

          • Nur

            “Yamaç ölürse dizi biter” tespiti ne çok tekrarlanıyor ya.. Youtube’da dizi analizi yapan biri hele.. Dikte eder gibi.. Duvar Yazısı yine öyle izleyiciye dikt ediyorlar. Bu kadar dikte edilmesi tuhaf değil mi? Biterse bin tane daha dizi var:) Neyin korkusu bu?
            Toplum böyle istiyor.. Aaa öyle mi ben toplumdan uzağım aylar önce bir iş nedeniyle biriyle tanışmıştım Yamaç hayranıydı 2 hafta önce gördüm çoktaan bırakmış diziyi..

            S3, Yamaç kurtarmaca sezonuydu. Efsun 3 kez, Mahsun 3 kez, Koçovalı Kardeşler 1 kez (galiba?) Yamaç’ı kurtardı. İzleyici heyecan hissetmiyordh tamamı aksiyon istiyordu Yamaç full aksiyondayken.

            Cihangir S2 B30’da Burak B32’de girmişti. Diziden uzaklaşan izleyiciyi tuttular.

            Bu sezon 9’un altına düşmedi mi?
            S1 başlarında ilk bölüm düşüktür belki emin değilim AB share’de ilk kez bu sezon 15’in altına düştü. İzleyicinin tutkusu kayboldu asıl.. Tutku reyting iki haneliyken kayboluyordu rakama bakıp yanıldılar. Rakamlar yüksekken dizi izlense bile izleyici soğuyordu.
            Gökhan Horzum bu sezon mu başladı. Efsane 1.sezonu yazan o değil miydi? Hoca’da net performans kaybı var, kabul ediyorum ama dizi laçka laçka laçka. Dizi One Man Show oldu. 140 dakikalık dizide nerdeyse 150 dakika Yamaç var. Gökhan Horzum bile, isteye, hiçbir müdahele olmadan, kendiliğinden öyle yazıyorsa hatalı.. Ben müdaheleye uğradığını düşünüyorum.

            Anlamadığım şu; koyu Yamaç hayranısınız, nerdeyse tamamınız Efsun hayranı, size ne oluyor ki? Yamaç yeterince ekrandaydı Efsun başlarda azdı ama sonra tam gaz Yamaç’la yazıldı.. Azer- Karaca sahnelerini fanlar toplamıştı 25 bölüm 27 dakika mı ne, 27 dakika diye aklımda kalmış, o mu batıyor?
            Nehir zaten geriye alındı. Diğer saydıkların Yamaç nedeniyle geriye alındı.. Sonuç ortada. Yamaççılar, Efsuncular, dizinin sahibi hissediyorlar kendilerini. Bir bilgiçlik.. Üstten tavırlar falan.. Te Allaamm ya:)
            He Tefo he! En çok diziyi sen izledin he!

          • tefo

            “yamaç ölürse dizi biter” sadece çukur icin degil tüm türk dizileri icin gecerli bir durum. yok cukur silinir başka aile bile anlatabilirler diyorsun. ne alaka? vallahi bazen dalga geçiyorsun sanıyorum.

            ya bu adamlar o kadar güveniyorsa hikayesine başından beridir 4 sene olmus ya 4 koskoca sene. bir tane kocovalı kardesi öldürmeye tenezzül etmemişler. korkuya bak yahu. aynen aynen yamaç ölürse dizi devam eder. adamlar cumaliyi, selimi öldürmeye korkuyor. sen gelmişsin yamaç ölürse devam eder, çekilir diyorsun. tek konum yamaç değil ki. koyu yamaç hayranı falan diyorsun. ben koyu yamaç hayranı değilim. diziyi de bırakma noktasına geldim diyorum. bu sezon yamaçın garip şekilde öne çıktığını da en aşağıda ta 2-3 ay evvel burada ilk yorumlardan birini yaparak yazmıştım. neden sana karşıt olanlar hep birinin hayranı olmak zorunda? asıl hayranlık sen de var. cihangir hayranısın hem de en koyusundan. laf ettim mi buna? hayır etmedim.

            yav ne cihangir’miş arkadaş. ağzından düşmüyor tamam ona komplo var. tüm herkes üstüne oynuyor. elin adanalısı, sanki kıvanc tatlıtug anasını satayım. hoş kıvanç da adanalı. tamam kimse sevmiyor istemiyor. allah belalarını versin. adamın kul hakkını yiyorlar yuh onlara. adam da müthiş, her şeye rağmen dik duruyor savaşıyor onlarla!!!

            efsane sezon ha? sons of anarchy’nin güzel kopyası ve efsane araklama performansı. tebrik ederiz. başarılarının da devamını dileriz. performans kaybı varmış :dd ne zaman performansı olmuş ki… tamam yamaç müdahale etti. gökhan horzum yoksa müthiş senarist, saçma senaryo yazmaz hiç. hep müdahale var. sevdiklerimiz kötü şeyler yapmazlar, onlara müdahale vardır.

            azer karaca 27 dakika, efsun yamaç dizideki tüm sahneleri 40 dakika. cok fark var. aynen. toplasan efsun-yamaç 10 sahnesi yok dizide. 25 bölüm 27 dakikaymış. zaten 7.bölümde başladı. 7-25 arası 27 dakika. efsun yamaç 2-25 arası başladı ve 40-45 dakika. başrol yamaç bir de. hani 3.sezonun 60 saatinin 35-40 saatini izlediğimiz yamaç. fakat efsunla toplasan 8-9 sahnesi var. kompleks var o kadar.

            işte böyle saçma bir yorum üstüne cuk oturdu. “size ne oluyor ki?” mükemmelsin. harikasın ya. bize ne oluyorsa…yamaç yeterince ekrandaydı. eleştirdiğimiz şey hepimizin. efsun başlarda azdı. hala az. karaca ne kadar ekrandaysa efsun da o kadar ekranda. ekran süresi eşit. efsun fragmanlarda yok, efsun bölüm fotoğraflarında yok. bölüm günü efsunun bölümde olup olmadığını öğreniyor insanlar. bak bu yorumları da yapabilirdim ben. fakat yapmıyorum. efsun az ama umrumda değil. artsın demiyorum mesela. fazlasını istemiyorum. olur olmaz beni ilgilendirmiyor. efsunu seviyorum ama fanatik bir holigan değilem. senden de bunu beklerim ama çok zor. tamamen holigan bir fanatiksin o kadar.

            burada gökhan horzumu eleştiriyoruz gelip hoca o kadar da değil diyorsun müdahale var diyorsun. insanlar çıkıp sana “sana ne oluyor ki” diyor mu? efsunu eleştiriyorsun insanlar gelip sana “sana ne oluyor ki” diyor mu? yamaç hayranı değiliz hepimiz. hayranı olana söyle. sen de cihangir hayranısın hem de en koyusundan. laf eden var mı? insan önce kendine bakar be canım. dizinin sahibi değiliz ama dizinin sahibi gibi davranan sensin. setin içindeymiş gibi, yok öyleydi şunu yaptılar, hocaya komplo var, müdahale var, o bunu sevmez bu şunu yapar. hocam şöyledir, şöyle yazar. üstten tavırların hepsi sende var da ayna yok galiba. te allam yaaaa he nur he en iyi sen bilirsin.

          • balvin

            ahahhaahha tefom noldu gerilmişsin 🙂 Tamam tamam sırf senin için twitter’ı geri açacağım. Buraya da yazmayacağım. Takılı kalma sen. Üşütürsün burada 🙂

          • Yazdıklarını tek bir cümlede toparlarsam: Siz hepiniz ben tek! 🙂

          • Nur

            Nasıl bi ortam oluştu anlamadım ki..Evren ilk kez mesajımı aldı.

            En sevdiim ortam:)

          • Bana göre de dizinin baş rolü Çukur. Bunu hep söylerim. Hatta Twitter’da adını hatırlayamıyorum Aras Bulut İynemli fanı vardı, bilinen biri, neydi adı… Ne çok tartışmışızdır… Yok Yamaç’ın hikayesiymiş de bilmem ne…

            Ama Yamaç ölürse dizi biter…

          • Adıni hatırladım. Selin…

          • Nur

            Dizi bu sezon Yamaç ölmeden bitti zaten. S4’te toparlarlarsa ne âlâ.
            Yamaç’sız bir Çukur treni çoktan kaçtı. Artık isteseler de öyle bir şey zor. Hiç ihtimal vermiyorum. Bu dizinin S5’i göreceğini dahi sanmıyorum. S4 zaten Yamaç’lı.

    • incell

      Yanlış anlaşılmasın ben de inanmıyorum o tür şeylere ama orada dediğim durum eğer böyle bir iddia varsa da oyuncularla az çok empati yapabiliyorum demekti o kadar.

    • Nur

      “Gerçekten de adamlar tepki vermesin de ne yapsın. Kendileriyle asla kıyaslanmayacak birine bu kadar teklif götürüyorsunuz oyuncunun hali ortada. Tavrı ortada. Adamlar tepki vermesin de ne yapsın. TOPLU bir tepki bu bence. X baş olduğu için ÖNCÜLÜK yapmıştır”

      Tartışmıyorum!

      • baiano

        Tüm yazıları okuduğundan emin misin? Ben o görüşe katılmıyorum diyorum ısrarla?

        • Nur

          Baino benim yazmam kötüdür ama okumam iyidir.

          Ben görüşümü beyan ettim. İster dizi seti, ister fabrika, inşaat, okul, neresi olursa olsun hayatım boyunca karşı çıktım ve çıkacağım.

          Sizin görüşünüz sizi bağlar. Sadece çok şaşırdığımı ifade edeyim, o kadar.

          • baiano

            Mobbingi savunuyormuşuz gibi konuşuyorsun da ondan. Ben incell’in sadece hava girdi ve kendinden bir şeyler kattığı zaman kısmına katıldım. Bahsettiği mobbing gibi bir şey varsa “oyuncular haklı” demiyorum ve savunmuyorum aksine öyle bir şey varsa ilk karşı çıkan olurum. Fakat öyle bir şey söz konusu değil. Böyle bir tavır olsaydı Cihangir, diziden çıkardı. Yok işte sözleşme varmış da ağırmış falan hikaye. Cihangir kim? Dizinin yapı taşı mı? Öner Erkan çıkıyorum dese yapım sözleşme falan der de Cihangir kim? Böyle bir tavır olsa, oyuncu hisseder ve bu toplulukta barınmaz. İlk işinden de bir ego savaşı ile ayrıldı Cihangir. İstenmediği yerde durmuyor, ha orada haksızdı orası ayrı mevzu. Yine de tavır gelince bıraktı gitti. Burada da bırakır. En yakın zamanda gider ben yapamıyorum der. Kemali vurduktan sonra da ölebilirdi. Zira insanlar orada nefret duydu biraz Azer’e kadınları da kaçırdı falan. Orada ölürdü en fazla. Bir ship uğruna dizide tutuluyor o kadar. Kendisi de memnun olmasa bu işte durmaz diyorum. Bu tavırlara rağmen durması da yüzsüzlüktür Cihangir için. Bakın, başkası olsa dizide kalsa yüzsüzlük olmaz ama Cihangir gibiler için, Cihangir gibi insanlar için bu yüzsüzlüktür. Az çok kendisini tanıdığımdan bu yorumu yapıyorum.

          • Nur

            Baino zaten olmayan, hayali bir durum üzerine şayet böyle bir şey gerçekleşirse, gerçekleşmişse tanımı budur anlamında yazdım. Kişiler hayaliydi.

            Cihangir’i zaman gösterecek. Sektörde ilerlemesini ve iyi yerlere gelmesini temenni ediyorum. Önceki işinden niye ayrıldığını falan bilmiyorum, fanları bir isimden bahsediyor isim aklımda kalmadı o istemedi gibi ya da bir şekilde sebep oldu gibi. O zamanlar konuyu da bilmediğim için o kişi her kimse haksızlık yapmıştır diye düşünmüştüm. Şayet Cihangir hatalı bir şey yaptıysa, bilemem. Ben hatanın farkına varıldığında özür dilenmesinden yanayım. Belki o da bir gün farkına varır ve özür diler.
            Çukur’dan kendi kariyeri lehine çıkması gerekirdi. Yüzsüzlük diyemeyeceğim ben, bence öngörüsüzlük, kariyer planı yapamamak. Menejeri belki iyi bir menejer değil. Bilemiyorum.

          • baiano

            Nur beni seni anlamadım bu konuda ve dediklerin acayip çelişiyor birbiriyle. Daha fazla yorum yapmayacağım bu kounda.

          • Nur

            Ben de yapmıycam!! Eskidin sen zati. Yukarda Tawazaki gelmiş gidip ona sarcam.. Bakiim heybesinde neler var.
            Bik bik takmışın Cihangir’e. Aşık mısın, nesin!
            Hadi kaçtım, byeee…

          • baiano

            Senin Aras ve Damla’ya taktığın kadar takmadım cihangir’e emin ol :))))))
            sıkıntıdan cevap veriyordum sana onu da vermem artıkk

          • Nur

            İstediğin kadar verme.
            Ben bitti demeden bitmez!!
            Gıyabında yazcam. Baktım ses yok fan hesapları açacam sana.. Naapcan hı? Jack işi gücü bırakıp peşime mi düşçek.

            Şimdilik işim var uğraşmıycam. Yeni birsi geldi. Tawazaki. En sevdiim konuyu açmış. Efsun! Yavaştan bi yanaşiim bakiim. Cevap verirse.. oyyşşş..

  • Nur

    Bir oyuncunun yeteneğinin diğer oyuncu/lar tarafından yetersiz bulunup ona tavır alınmasıyla ilgili düşüncem:

    MOBBING NEDİR

    Mobbing ya da Bezdiri, bir grup insanın bir kimseye veya başka bir gruba sosyal kabadayılık yapması.

    Latince kökenli sözcük; psikolojik şiddet, baskı, kuşatma, taciz, rahatsız etme veya sıkıntı verme anlamlarına gelir.

    En iyi ifade eden anlamıyla yıldırma veya iş yerinde psikolojik terör anlamlarıdır.

    Vikipedi

    • Sete giden kimdi? İsimsiz mi? Sette senin ısrarla iddia ettiğin gibi bir gerilim yok demişti. Samimi olan bir grup var ve Cihangir C. da o samimi olan grubun içinde değil ama gülüp eğleniyorlar demişti.

      Yetersiz görülüyordur – ki yetersiz!!, hatta samimi olan grup içinde gıybet bile yapılıyordur belki, ama tavır almak, hatta mobbing…

      Sanmam…

      • Nur

        Olmuş değil olası bir durum üzerinden yapılan bir değerlendirmesiydi.
        Hayali bir durum üzerinden değerlendirme yapılmıştı

        Hayali olarak aksedilen o durumun gerçekleşmesi halinde karşılığı mobbing’dir.

        Farklı bir tanım bilmiyorum.

  • incell

    Konular oyunculuklara gelmiş. Sıkıntıdan olsa gerek 🙂 Cihangir Ceyhan çok ama çok başarısız. Aurası yetiyor dizi için demek bence yanlış. Dizide o kadar oyuncu var. Hepsi A++ neredeyse. Berkay Ateş’ler, Erkan Avcı’lar, Erkan Keka’lar, Necip Memilli, Aras, Nejat, Hare Sürel, Damla Sönmez, Perihan Savaş… Yahu ölen giden Mustafa Üstündağ, Ercan Kesal, Zeynep Kumral, Çetin Sarıkartal… Cast işini bozdu bazen yapım, yine de bu kadro içerisinde bu isimlerde aurası olan yok mu? Ee var. Gerekli miydi sosyal medyası baskın oyuncular almaya? Hiç gerek yoktu. Cihangir Ceyhan dizinin ana temelini bozdu. Youtuber’ların çektiği bir filmlerdeki sırıtmalar olur ya o şekil. Ercan Kesal ile sahnesini gördüğümde dedim bu çocuk iyi. Fakat çoğunluk sonraki şeyi senaryoya bağlıyor. Peki senaryoda belli başlı şeyler var fakat ana sorun o değil. Cihangir, ne zaman karaktere kendinden bir şeyler katmaya çalıştı işte o zaman çok ama çok kötü bir hal aldı kendisi. İdris ile sahnesinde, para yakarken ki halinde sırf Azer neyse onu oynuyor orada. Fakat iş, karaktere kendinden bir şeyler katmaya gelince orada patladı. S3 B2’deki Seyhan sahnesi ile acayip kötü bir performans. Baiano mu hanginiz bilmiyorum demişti Cihangir benden oldu havasına girmiş diye. Yüzde yüz katılıyorum. Cihangir kesinlikle bir havaya girmiş ve patlamış. Fıss diye söndü hemencik. Hiçbir zaman bu kadar net konuşmam, hatta genelde büyük konuşmam ama Cihangir kendi kendini bitirecek bir potansiyelde. Kreatinizm demişti, “önceki işinden nasıl ayrıldı biliyor musunuz?” diye. Geçen araştırdım ve okudukça hayret ettim. Yapım nasıl almış bu riski? Aras tepki koymuş falan deniyor ya veya birkaç oyuncu grubu buna böyle tepki verdi falan diye. Gerçekten de adamlar tepki vermesin de ne yapsın. Kendileriyle asla kıyaslanamayacak birine bu kadar teklif götürüyorsunuz, oyuncunun hali ortada. Tavrı ortada. Adamlar tepki vermesin de ne yapsın? Toplu bir tepki bence bu. Aras sadece baş oldugu icin öncülük etmiştir.

    Hazal’a gelince Hazal bence günlük bir diziden sonra böyle bir ortamda gayet başarılı bir performans sergiledi. Nehir için bazı yerleri çok abartsa da 4/4’lük seçim. Fazlasıyla kaldırdı rolü.

    Damla Sönmez de hiç gözüme batmadı. Gayet de iyi performans sergiledi. Her zaman performansı 10/10 olacak diye bir kaide yok. Hangi oyuncu öyle ki dizide? Efsun için o da 4/4’lük bir seçim.

    • balvin

      Katılıyorum İncell. Cihangir Ceyhan nasıl bu hale geldi ben de anlamadım. Sıfır Bir’i izlediğim zaman mükemmeldi. Harikaydı hatta. Çukur’da da oynar bu adam demiştim. Geldiği zaman da çok sevinmiştim. Dediğin gibi 2.sezon sonundaki hali müthişti. “Kendinden bir şeyler kattıktan sonra” diye tabir ettiğin kısımda çok haklısın. Senaryosal elbetteki bir değişim var fakat ana sebep bu değil, tamamiyle kendisinin performansı. Öne çıkan bir şeyi yok. Cihangir Ceyhan denilince insanların aklına ilk gelen şey “Seni pis ederim ha!!” olur veya “Ateşin yoksa saatinde mi yok?” adlı bir sahne var veya “Hadi kalkın bir şeyler yapak ya!” diye haykırdığı bir sahne var. Cio karakteri için Cihangir, benimle çok benzeşiyor demişti. Sanırım kendisi gibi birini oynadığı için bu kadar rahattı. Biz aslında orada Cihangir’i izliyormuşuz meğer. Oyunculuk orada yanılgım olmuş benim. Aurası olup olmamasını geçtim, aura böyle yüksek sanatçı profilinin bulunduğu yerde yeterli değildir. Bu senaryoda ise hiç yeterli değildir. Cihangir, baianonun da dediği gibi havaya girmiş. Keşke Ramo ile başlasaydı TV’ye. Çukur asla onun dengi değil.

      Hazal içinse yine katılıyorum. Nehir karakterini sevmedim yalan yok. Videosunu bile yaptım ve “cringe” dedim. Hala da sözümün arkasındayım o ayrı. Fakat Hazal’lık bir durum yok. Hazal>Dilan diyorum her seferinde ve demeye de devam edeceğim. Nehir için de gayet yeterliydi.

      Damla Sönmez için daha önce yazdım, bir daha yazmama gerek yok sanırım.

      • baiano

        Adım geçince geleyim dedim :))))) Cio için dedikleriniz o kadar doğru ki. Hep söyledim, senaryo falan değil ana sebep diye. Havaya girdi işte. Çok ve çok açık. Üzülerek söylüyorum, Cihangir’in bundan sonra tutunması çok zor. Umarım yanılırım.

        Hazal için ise belli başlı yerlerden destek alarak gelen kişilere gıcık olduğumdan yorum yapmak istemiyorum.

        Damla için ise, Damla Sönmez’i ben Çukur’a yakıştırdım. Güzel bir kadın. Farklı bir şeyi var. Asaleti var ve diziye oturdu o şey. Ben izlerken keyif alıyorum. Çukur dizisinde 3 sezondur alamadığım o kadın karakterdeki doygunluğu Damla ile aldım.

      • tefo

        olum nerelerdesin ya sen? bari şu twitterı aç. buraya yazdığını söylediler de geldim.

        kaoslar falan var ya burada. hani kaos sevmezdin sen? :DD

        gelmişken yorum yapam bari. cihangir ceyhan acayip kasıntı bir adam. şöhret falan bozmuş bunu. hatta 01’den fanları falan baya dalga geçiyor bu herifle. 01 dizisi yorumları altına gelenleri okusanız gülme krizine girersiniz. oyunculuğu mu unuttun diyenler mi dersin, ece yaşar ile olan ilişkisi üzerinden pedofiliye düşmüş diyenler mi dersin valla neler var nelerr. “ne oldu cio baba sana?” diyorlar. ergenlerin elinde maskara olmuş. tabii twitterda listelere girince havalara girmiş. tabi haspamların sevgisi olunca kaf dağına çıkmış. arda turan gibi nereden nereye :dd

        damla sönmez müthiş bir kadın. bayılıyorum diyebilirim. dizide olmasaydı net bırakırdım bu sezon. bırakma evresine geldim bi ara hatta. diziye 3 sezon boyunca gelmiş en güzel ve en net kadın. umarım daha çok izleriz.

        • balvin

          bulmak isteyen her türlü bulur tefom.

          Burada kaos olabilir ama ben içinde yokum.. ama sen seversin :))

      • dalavere

        Herkes fikrini söylemiş ben de söyliyim. Azeri sevmedim dizide. Koçovalılar ile savaşında bariz haksız ve sergilediği hareketler falan çok sinirimi bozdu bu sezon. Avare avare geziyor, geri zekalılık masteri yapacak biçimde ota boka inanıyor falan değişik bir tür. Oyunculuk konusunda da katılıyorum. Çukur gibi proje için fazlasıyla yetersiz. daha öncedende yazdım buraya diyalog okuyor fazlası yok, tonlaması, mimikleri falan bos. bes para etmez yani.

        nehir efsun durumunda yorum yapmıyorum demistim ve öyle diyom. hazal ve damla ile bir sorun yok. efsun ve nehir diziye pek renk veremedi. güzellik ve oyunculuk olarak da kıyaslıyorsanız damla sönmez fark atıyor her konuda o kesin

        • Görüyor ve arttırıyorum ^^ Adam sessiz sinemayı bile oynayamadı zoom yayınında ^^

          • dalavere

            sessiz sinema? ha çukurevde doğru ya. o feciydi feci…

      • Yalnız Dilan’ın filmini izledin mi? Hala başrol seçilmesini sorgularım ama iyileşme var.

        • balvin

          Açtım ve 10.dakikada geri kapattım. Dilan da çökmüş, değişik bir hale bürünmüş. Hala vasatlarda geziyor. Ek olarak ekran yüzü göremiyorum kendisinde. İzletmiyor kendini.

    • Ben bulamadım neden ayrılmış? Biri ile kavga etmiş galiba?

  • Nur

    He yaw ben de diyordum bana ne oldu? Aniden bir öfke nöbeti.. Cam çerçeve elime ne geçtiyse kırdım. Bi takım adamlar geldi, beyaz giymişler. Sağolsun birisi bana bi kıyafet yollamış illa giy bakacaz diyollar.. Arkası açık bi şey.. beyaz renk. Sanki daha önce de böyle bi hediye gelmişti. İlaçlardan unutuyom. Bi giyeyim bakiim. Üstümde güsel durcak galibam.

  • balvin

    Nur, SoA’da Jax’ın intihar sebebi babasına benzemesi değildi. Yanlış anlamışsın orayı. Hatta babasını bile öldürdü Jax. Yetmedi annesini de. Daha sonra intihar etti. Jax’in intihar etmesinin 2 büyük sebebi var. Birincisi ortaya çıkan sır. Öz babası John Teller’i, annesi Gemma ve onun sağ kolu Clay’ın gizlice komplo kurup motorunu bozdurmasıyla öldürmesi. Yıllar boyu bu sır ondan saklandı. Üvey babası aslında, öz babasının bir katiliydi. İkincisi ise sevdiği kadın Tara’nın, öz annesi Gemma tarafından öldürülmesiydi. Gemma’nın öz babasını komplo ile öldürdüğünü öğrendi ve üstüne annesi Gemma’nın sevdiği kadını da öldürmesiyle iyice zıvanadan çıktı. Annesini de öldürdü. Daha sonra babasına yapılan bu şey ile motor ile bir tırın altına girdi. Yani babasına benzeme değildi asıl sebep.

    • Sinem

      Nur’un hayal dünyası fazla geniş balvin. O yüzden Sen fazla teori anlatma, tüm diziyi o teoriye bağlayıp gezdiriyor üstüne üstlük hayal ettiği Efsun kötü kadın Senaryosunu da yapıştırıyor yanına :)))

      Gerçi yavaş yavaş aydınlanmaya başladı gibi bakalım 🙂

      • balvin

        Senin hayal dünyan da az geniş değil Sinem :))

        • Rizet16

          Ahahaha şu Çukur başlasa da dalaşacak yeni konular çıksa ya da karakterlere sarsak yoksa bu gidişle birbirimize sarmaya başlayacağız :))

          • Ben gökhan ‘Hoca!!!’ ya sarmak istiyorum..

          • Rizet16

            Hoca titrini bile almıştın adamcağızın, daha ne saracaksın. Hala erketeye yatmış adama sarmayı bekliyorsun bak bak bak – sinsice düşman gizlice hayran Aslı :)))

          • Nur

            :)))

          • hayran mı?? Asla diyeceğim de eski yazılarda hayranlıkla (asla hoca dememişimdir eminim!) bahsetmişimdir belki, diyemedim o nedenle… Çelişki olmasın

          • balvin

            Doğru valla. Herkes birbirine girmeye yer arıyor. Sinem’e ben şaka olarak takıldım. Tanıyorum az çok kendisini. Bir olay üzerinden hayal dünyası için şakada bulundum.

          • Nur

            Birbirimize saralım Rizet:)
            Stadyumda futbol müsabakası izler gibi karşı takıma sövüp desarj olalım:)

        • Nur

          Hayaller Pulitzer Hayatlar.
          Şekil A

      • Nur

        Merhaba Sinem. Ben Nur Mur.
        Akıl sağlığımdan endişelisin, yalnız yanlış anlaşılmasın ben gayet iyiyim.
        Aklım tıkır tıkır ruhum püfür püfür, sinir sistemim saat gibi; tik tok tik tokk.. dooonngg.. guguk guguk..
        Din din dan din din dan din din dan..

        Sevgili Efyammer Sinem.
        Sizleri anlıyorum.
        Fanı olduğunuz karakter Red Kit’ten Averel ile eşleşiyor.. Averelefsun.

        Acınızdan Öpüyorum:)

    • Nur

      Yine pek değişmiyor Balvin.
      Olaylar sıralamalar ve failler bağlamında bire bir eşleşmiyor ama olayların özü itibari ileşu an’a kadar olanlar eşleşiyor.

      Yamaç’ın sevdiği kadın ‘Sena’ öldürüldü.

      Yamaç babasını öldürdü.

      Yamaç babasına dönüşmeye başladı.

      Bir sır öğrenecek.

      Jax’ın annesini öldürmesi:

      Yamaç’ın Sultan’ı öldürmesine ihtimal vermiyorum.
      İstemeden, kazara, ihmalle vs ölümüne sebep olabilir ya da Yamaç farzedelim ki intihar ederse Sultan da intihar edebilir ama böyle bir şeye ihtimal vermiyorum.

      Sultan’ın ölümü dışında eşleşme halen devam ediyor.

      • balvin

        O kısıma bir şey demedim zaten. Yani Jax’ın ölüm sebebi “Ben iğrenç bir adam oldum, babam gibi oldum” deyip intihar değildi. Onu demek istedim sadece.

        • Nur

          Yok zaten SoA eşleştirmen detaylı aklımda kalmamıştı. Aslında keşke zaman bulup bir başlık altında toplasaydın.

          Ben başka bir şey sormak istiyorum. SoA’dan bağımsız olarak Çukur’da Yamaç’ın sonunu nasıl tahmin ediyorsun?

          • balvin

            Çukur’da Yamaç için 2 şey var kafamda. Birincisi finalde Yamaç’ın tüm sevdikleri ölecek ve kendisi hayatta kalacak. İdris gibi kendi ailesini kuracak. (Bu baya uç tabii)

            Asıl düşündüğüm şey ise şu. Yamaç finalde intihar eder etmez orasından emin değilim. Ben öleceğini düşünüyorum. Nasıl öleceğinden emin değilim. Dizide şuna çok inanıyorum. Daimi olarak bir ‘kader’ vurgusu var. “Sen Çukur’dan çıksan da Çukur senden çıkmaz.” gibi. Yamaç’ın Çukur’a girişi de öyleydi benim için. Aslında onun asıl kimliği Çukur’a girdiği haliydi. Ondan kaçıyordu ve ama yakalandı. Herkes birbirinin yansıması bu dizide benim için. Yamaç-İdris evet benzemiyor diyebilirsin, İdris olsa böyle yapmazdı diyebilirsin. Jax’a daha çok benziyor diyebilirsin. Fakat her ne kadar doğru yazılamasa da benim için İdris-Yamaç paralelliği sürüyor. Çukur’da bir düzen var, bir işleyiş var ve bu yıllar geçse bile aynı şekilde devam edecek. Bazen elden kayacak fakat hiçbir zaman Çukur, Koçovalıların elinden tam anlamıyla çıkmayacak. Karakuzularda olduğu gibi. Elden çıksa bile hala onların bir etkisi sürüyordu. Bu şekil yani. Koçovalıların Çukur hakimiyeti bir Koçovalı kanı ile başladı (İdris-Cumali öldürme durumu) böyle devam edecek. O rüya sahnesindeki gibi “Bu kan çıkmıyor Yamaç.” diyordu İdris. O kan hiçbir zaman çıkmayacak. “Abinin oğlu abinin oğlunu öldürecek” demişti Meliha. Yine birbirini öldürecek Koçovalılar. Finalde Yamaç’ın öleceğini, tabii ölmeden önce de büyük kayıplar vereceğini düşünüyorum. Yamaç’ın sonu belki Vartolu’dan olur orasından emin değilim. Bile isteye değil de bir kazara durum olabilir. Yamaç çok çarpıcı bir şekilde ölür. Finalde de yıllar sonra Çukur kahvesine bir genç giriş yapar, Yamaç’ın oğlu olaraktan. Düzenin eski aile bireyleri gitse bile devam edeceğini simgeleyecek bir biçimde kapanış yaparlar. Yamaç’ın Çukur’a ilk girişi gibi veya onun izini taşıyacak bir replik veya hareket bekliyorum mesela oğlundan. Ha o olmazsa da girer “Kardeş miyiz, can mıyız, tek miyiz?” gibi bir slogan atılabilir orada. Yamaç’ın, Nehir’den doğacak bir oğlu giriş yapar. JR İdris, Akın gibi büyümüş hallerini kahvede görebiliriz. Böyle bir fikrim var genel olarak.

          • Nur

            Ben de iki ayrı son düşünmüştüm.

            1. Mutlu Son
            Yamaç’ın bir hayali vardı. 3 çocuk sahibi olmak. Birinci kız, ikinci erkek üçüncü çocuk gene kız. Kızlarıyla bir müzik grubu kurup onlarla dünya turnesine çıkmak..

            Yamaç’ın Nehir’den olacak ilk çocuğunun kız olacağını düşünüyorum. Oğlu Efsun’dan olabilir. Üçüncü kız çocuğu Efsun’dan olabilir ama ben Efsun’un da öleceğini düşünüyorum. Yamaç’ın karşıına yeni biri çıkacaktır. Bu kişi Begüm ya da Müjgan gibi geçmişten biri olur ya da yepyeni biriyle tanışır. İlk iki çocuğunu alan Yamaç, üçüncü çocuğunun annesi ile Çukur’dan ayrılır. Gitarını alıp dünya turuna çıkar.

            2- Trajik Son

            Yamaç intihar eder.
            Dizinin Yamaç posterlerlerinde işlenmiş bu.
            Yamaç bir ağacın topraktaki kökleri arasında bir tanesinde gözü açık, bir diğerinde ise gözü kapalı.
            Yamaç, Çukur mezarlığında bir çukur kazar kendine ve kazdığı çukura girer. Adalet Ağaoğlu’nun ‘Ölmeye Yatmak’ romanı gibi. Romanın içeriği değil. Sadece betimleme.. Yamaç o çukurda kökler arasında kök salar. Yağmurlar yağar falan. Sanat değeri yüksek bir sahne olur.

            Geride kalanlar tahminine katılıyorum. Koçovalıların 3.nesli de birbirini öldürebilir tıpkı babaları ve dedeleri gibi.

            Bir tek katılmadığım nokta dizi sürekli Koçovalılar üzerinden gitmeyebilir. Yepyeni bir aile dizayn edebilirler ve Çukur’da onların hükmü.başlayabilir. Koçovalılar Çukur mezarlığında mezar taşları olarak görünür.

    • Admin hala Çukur – SoA benzerlikleri yazısı bekliyordu <3

  • hayalmeyal

    yine spam

    • Evet 😔 düzelttim

  • Nur

    Merhaba Feyza.
    Sahnenin detayı aklımda yok ama algımda şöyle kaldı.
    Yamaç, Makbule’yi öldürmek istedi ama istese de zaten yapacak durumda değildi.
    Aklı başında değildi. Ne yaptığını bilmiyordu, bedenine hakim değildi, güçsüzdü, sarsaktı. O saniyelerde Makbule farketti ve Efsun’u çağırdı.

    Sahne çok katmanlı ve soyut anlamlar içerdiği için yoruma açık. Benim yorumum Yamaç orada aklı başında olsaydı ve gücü yetseydi Makbule’yi öldürecekti. Ama zaten imkânsız bir hedefti. Makbule o lüks evin güvenliğini, korumalarını, muhafızlarını çağırmak yerine Efsun’u çağırdı. Lozan’da masaya Efsun kartını açtı.

  • hayalmeyal

    Bir konu hakkında bir şey yazmak istiyorum. Efsun-Yamaç yazmak için önden Nehir kullanılmış. Çünkü YaSen ile senarist olumsuz reaksiyon alınca işini sağlama almak istemiş. Direk Efsun ile yazması yine tepkiye sebep olabilirdi. Bu yüzden de Nehir’i basamak olarak kullanmış. Yamaç ile Nehir’in ilişkisini seyircinin nefret ettireceği türden yazmış. Gitmiş cenaze günü sevişme yazmış, kanlı kanlı. Nehir’i bencil tavırlar ile detaylandırmış. Nehir karakterini olabilecek en itici türden yazmış. Bazıları çok sevmiş olabilir ama senarist Gökhan Horzum izleyici kitlesinin seveceği şeyi biliyordur yani. Genel izleyicinin Nehir’e nasıl gıcık olur diye düşünmüş ve yazmış. Gerçekten uzak, erkeksi tavırları, bencilliği ile insanlar gıcık olsun diye uğraşmış işte. Hatta gitmiş seyircinin nefret ettiği Sena’yla da benzerlikler kurarak iyice potaya atmış. Tabii bu sırada Yamaç’ın travmasına da Sena’nın tekrarını koyarak bir taşla iki kuş vurmuş. Yamaç ve Nehir lişkisine de ciddi bir ilişki yazmamış fark ettiyseniz. Arada da duvar yazıları koymuş ki ters köşe babında bir şeyler olsun. Araya da Efsun-Yamaç ile ilgili şeyler gizlemiş. Böylece seyirciyi iki ayrı kutuba ayırmayı başarmış.

    Tabi bu durum fanlar tarafından torpil, kayırma, harcanma olarak görülmüş. İşte izleyicilerimizin duyguları nasıl da gözlerini kapayabiliyor bunun kanıtı bu. Şimdi bir karakter bilerek itici yazılıyorsa bu oyuncuyu harcamanın neden evresi olsun ki? Dizilerde bilerek itici yazılan karakterler zaten var. Yahu bilerek seyircinin sevmeyeceği, itici bulacağı şeyler yazmaz ise bu adamlar nasıl senaryo yazacak ki? Nasıl çatıştıracak hikayeleri? Oyuncu bilmiyor mu karakterinin gideceği yolu? Biliyor, ona göre oynuyor işte. Nehir’in kişisel hikayesi kimine göre var, kimine göre yok. Bunu asla bilemeyiz ama bildiğimiz tek şey var ilişkiler kısmında Gökhan Horzum’un istediğini yaptığı.

    Seyirciyi ikiye ayırmayı başarmış. Bazen de Nehir’i sevdirecek detaylar eklemiş. Çünkü ultra bir iticilik ile sezon finaline kadar karakteri götüremez. Sonra bu sayede Efsun ile ilişkiyi de ortaya çıkarıp Nehir’i mağdur durumuna düşürmüş. Bu sefer Nehir’den Efsun’a geçişte insanlara “iyi oldu oh” dedirtip Nehir’i mağdur bırakınca iki ayrı kutubu da yine elinde tutmuş. İnsanlar tamamen de Efsun’a bayılmasın diye ilişkilerini etik olmayan bir şekilde yazmaya devam etmiş. Nehir de bu durumda haklı kalarak iki kitlenin de kızışmasını sağlıyor. Nabza göre şerbetle devam ediyor. Klasik bir senarist işte. Adım adım uygulamış ve başarılı olmuş bu konuda.

    Gökhan Horzum, bu sezon senaryosundan memnun değildir ama Yamaç ve etrafındaki ilişkilerden memnun olduğundan eminim. Seyirciyi bu ilişkide istediği gibi yönlendirdi ve kitleler şuan tam da istediği gibi. Baştan beri yapmak istediğini başardı burada. Seyirciyi iki tarafa ayırdı fakat Efsun-Yamaç’çılar daha ağır bastı. Diğer kitleyi de elinde tuttu. Efsun-Yamaç devam ederken Nehir ile Yamaç’a tatlı bir sahne yazmıştı mesela Yamaç gelip özür dilemişti. Böyle böyle sürdürecek bunu. Bir yerde de Nehir ölecek ama burada da kitle kaybını minimuma indirmiş olacak. Kafasında kurduğu hikaye belki tam olmadı ama istediği şey oldu ve bundan memnun kesinlikle.

    • Selamlar, Nur’un Gökhan Horzum’un senaryosuna tarihsel alt metin yükleme düşüncesine katılmadığım gibi senin yazdığına da katılamayacağım. Senaristin böyle planlı programlı, izleyiciyi kıvama getirmeyi hesaplayarak yazmış olabileceğine ihtimal vermiyorum.

      Ve evet senaristi giderek zayıf, çok zayıf buluyorum… 🙃

    • Nur

      Merhaba Hayâl. Hoşgeldin.
      Sena’dan sonra Yamaç’a aşk yazıldığını sanmıyorum. Ne Efsun’la ne de Nehir’le. “Babasınınoğlu” tag’ı Yamaç’ın yeni açılımını işaret ediyordu. Yamaç, Nehir’de Sena’nın yansımasını buldu. Nehir’i sevdi mi sevmedi mi bilmiyoruz, geçici olsa bile her ne hissettiyse bu duygu ‘Aşk’ değildi.
      Efsun’a aşık olduğuna dair bir itirafı yok. Sahneleri yoruma açık. Aşk itirafı yok. Ortak bir gelecek hâyâl ettiğine dair hiçbir ifade yok. Sena’ya aşık olduğunda ortak gelecek hâyâl etmişti. Defalarca ilan-ı aşk etmişti. Evlilik teklifinde bulunmuştu. Gitarını satarak fedakârlıkta bulunmuştu.
      Yamaç, Efsun’a ilan-ı aşk etmedi. Ortak bir gelecekten ya da hayâllerden bahsedilen sahneleri hiç olmadı. Beraber dışarıda buluşmadılar. Makbule’nin sabote ettiği ‘date’ bile iki aşığın buluşup beraber hoş zaman geçireceği türden bir buluşma değildi.
      Silahları birbirlerinin kalbine doğrultuyorlar ve bu aşk olarak yorumlanıyor.. Ne kendisine ne Efsun’a ne de Efsun’a duyduğu aşkı bir başkasına (mesela Aliço’ya) içten itirafını izlemedik.

      Nehir’e bir aşamadan sonra çok itici sahneler yazıldı, bara gidip öpüşüp, evde birlikte olmaları çok net örnek. Ama bir noktayı atlamayalım.
      Nehir’e o itici sahne yazıldı ve Nehir hamile kaldı. Nehir zaten böyle bir karakter olarak takdim edilmişti. Karakter kendisiyle çelişmiyor. AMA o sahneden sonra Efsun’a çok daha itici sahneler silsilesi yazıldı.
      Efsun, Nehir’i gizlice takip ettirdi, bu bir.
      Nehir’le arkadaş gibi yakınlaştı. Bu iki.
      Nehir’in hamile olduğunu öğrendi. Bu üç.
      Nehir’in hamile olduğunu bile bile Yamaç’la beraber oldu. Bu dört.
      Ve hâlen Nehir’le tanışıklığını Yamaç’tan gizliyor. Bu da beş..

      Efsun’un, Yamaç’a aşağıda İdris’i öldürttüğü 1.teras sahnesinin üzeri kapatıldı.
      Baykal’ın ölümünden sonra öldürülen tüm Koçovalılar ve Çukurlular için finans sağladığını söylediği 2.teras sahnesinin üstü kapatıldı.
      Azer’e bizzat altın verip uyuşturucuya finans sağlamasının üzeri kapatıldı.
      Ama Nehir’le olanların üstü açık? Yamaç öğrendiğinde “bunu da!” umursamazsa Nehir itici olduğu için hak etmiş denilmesi mi planlanmış oluyor?
      Sezon aşk üzerine kurulduysa ve Efsun esas kadınsa Nehir’e hiç bulaşmaması gerekirdi. Karakterin statüsünün çok aşağısında bir hareket.
      Avam olarak takdim edilen karakter Nehir, asil olan Efsun ama avamın avamı davranışta bulunan Efsun.

      Bunun altından başka şeyler çıkacak ama çıkmadı diyelim, ne izlediysek o ve Yamaç, Efsun’a aşık..
      Çok tuhaf olmaz mı?

      • hayalmeyal

        Merhaba NUR

        Ben çelişip çelişmemeden bahsetmedim. İzleyici artık karakterin çelişip çelişmediğine bakmıyor. Bunu neden yaptı bu diye sormuyor. Öyle baksaydı izleyici, bu dizi şuan 3.sezonu bile göremezdi. Karakterine NE yapıp yapmadığına bakıyor. Bunu artık bir nedene dayandıranların sayısı çok az.

        Efsun’a bir aşk itirafı yok tamam yine bundan bahsetmiyorum. Efsun’a duygusal olarak net bir şey hissettiğini düşünüyorum ben Yamaç’ın. İlla itirafa gerek yok benim için. Sena ile de kıyaslamıyorum asla. Bir date yapacaklarını da sanmıyorum. Meliha ve İdris’in yansıması bu hikaye. Herkesten gizli görüşülüyor. İmkanlı veya imkansızı geçiyorum, yasak bir aşk. Yasak ve imkanlı. Meliha ve İdris’in de bir gelecek planı olduğunu sanmıyorum, veya bir date’lerinin olduğunu. Aynı şekilde sürüyor işte.

        Nehir baştan sevdirilmemek için yazıldı diyorum o kadar. İnsanlar benimsenmesin istendi. Benimsenen kitle de oluştu. Bunu da yıkmak için o barlı sahneler yazıldı ve üstüne bencilliği eklendi. Klasik tripler atıldı. Yamaç ona söz vermemişken karakter kendi kendine gelin güvey oldu vs. Burada izleyiciyle bilerek kopturuldu bu kişi. Efsun karakterini Damla değil X oynasa, Ayça Ayşin oynasa durum yine aynı olacaktı. Nehir hep bir basamak olacaktı. Sena’da verilmeyen o ‘tutkunluk’ duygusunu vermeyi planlamışlar. Efsun büyülü bir karakter, bu yüzden Yamaç’ın ona baya bağlı olması lazım. Eğer direk Efsun’la bunu yazarsan, Sena ile önceden olanlar garipsenirdi. Sena da böyle değildi Yamaç ne oluyor denirdi. Hoş hala da deniyor işte. Fakat direk Efsun’la başlatılması bu izlenimi oluştururdu fazlasıyla. Bu yüzden Nehir ile bir hikaye yazıldı geçiştirmelik. Efsun da Sena gölgesi oluşmasın istendi ve başarıldı bence. Nehir de hep bir Sena gölgesi yaratılırken, Sena da bu gölge Efsun onun ölümünde payı olmasına rağmen en aza indirgendi.

        Efsun o sahnelerle yerin dibine sokuldu, katılıyorum. Fakat bahsetmek istediğim şey o değil. O sahnelerde bile Efsun’un sinsiliğinden çok verilen şey Yamaç’a olan sevgisiydi. Çatıda bir bakışı var mesela çok güzel gözlerinin içi gülüyor. Yahut Nehir ile Yamaç’ı çatıda izlerken arka planda yine izleyici Efsun’a üzülüyor. Nehir’den çok, Efsun anlatılmak isteniyor sahnelerde. Bunu anlatmak istedim sadece. Efsun-Nehir-Yamaç durumunda istediğine ulaştı bence senarist.

        • Nur

          Karakterlerin tamamı çelişkili. İzleyici aslında bu durumu umursuyor ama kaale alınmıyor. Bu tamamen başka bir tartışma ben asıl konumuza geleyim.

          Sezonun Yamaç- Efsun aşkı üzerinden planlandığını Nehir’in bu aşka köprü karakter olarak yaratıldığını yazmışsın. İzleyici Nehir’e bağlanmasın diye Nehir’in özellikle itici yapıldığını ve bunda başarı sağlandığını düşünüyorsun. Haklı olabilirsin, ama bazı noktalar karanlık. Sebebini sormak zorundayız senarist Sebep- Sonuç ilişkisi kurmamış olsa bile.

          Aşk’tan başlayalım.
          2 sezon boyu Sena, Yamaç’ın aşık olduğu kadın olarak işlendi ve feci şekilde eşinin gözleri önünde can verdi.
          Yamaç’a 3 ay sonra neden aşk yazılsın ki?
          İzleyici sever diye mi?
          Reyting garantisi var diye mi?
          Yanlış Hesap:
          Ship dizileri birbiriyle kıyasıya rekabette. Çukur, 2 sezon
          o potaya girmemişti. Yasak Elma, Zalim İstanbul, Sefirin Kızı birbirleriyle rekabetteydi Çukur’la değil.
          Bence böyle düşünmüş olmaları mümkün değil. Başka bir şey ve o şey her ne ise ara ara açık edilse de şimdilik gizli.

          Efsun, Meliha değil. Tamam Yamaç büyülendi falan ama Efsun’un işlevsel olarak yolu Emrah’la kesişiyor. Paralellik Efsun ve Emrah arasında. Meliha sadece şaşırtmaca. Efsun’un Nehir’e yaklaştırılmasının tek nedeni Nehir’in karnındaki bebek.

          Gebelik testini ilk Efsun’un görmesinin açıklaması imkânsız aşk yaratmak falan değil.
          Efsun anneye, bebeğe bir şey yapacak. Zaten çay may bi şeyler demliyor galiba.
          Nehir gizli çıkışı öğrendi köşkten kaçarsa tek gideceği yer Efsun.
          Efsun tıpkı Emrah’ın Sena’yı güya sahiplendiği gibi Nehir’i ve bebeği korumaya alacak. Nehir zaten tımarhanelik. Akıl sağlığı zayıf. Bebeğin doğacağına inandığım için bebeği öldürecek falan demiyorum ama Nehir’in akıl sağlığını bozup intihar etmesine neden olacak. Sizlerin aşk dediğiniz benim ise büyü diye tanımladığım şey bozulacak..

          S3 yarım kalmasaydı bir bölüm sonra Nehir’in köşkten kaçıp Efsun’a gittiğini görebilirdik.

          Demem o ki, bebek doğana kadar aşka mesafeliyim. Bebek bir olaya sebep olmazsa yanlış değerlendirmiş olduğumu anlarım ve o zaman saf aşkmış derim.

          • hayalmeyal

            Efsun’un görme nedeni tek bir ihtimale bağlıyorum. O da bebeğe bakan kişinin Efsun olacak olması. Onun dışında bir daha bir Nehir-Efsun karşılaşmasını kaldıramam onu geçtim bu intihar olur dizi için. Ayrıca Nehir evden kaçsa nasıl Efsun’a gidecek? Efsun’un evini bilmiyor ki? Nehir-Efsun konusu kapandı bence çoktan. Bir daha ne karşı karşıya gelirler ne de Nehir-Efsun tanışıklığını Yamaç öğrenir. Hiçbiri olmaz. Kesin diyorum hem de. Havada kalanlar listesine eklenir bunlar.

          • Nur

            Nehir ve Efsun’un birbirlerinde telefon numaraları var. Nehir köşkten kaçar Efsun’u arar Efsun gelir alır ya da bir şekilde Nehir’in kendisine gelmesini sağlar.

            İlla böyle olacak demiyorum tahminim böyle. Başka tahminlerim de var mesela; Nehir, Aliço’ya gider Aliço’nun peşindeki Ebu Kayser, Nehir’i alır ya da köşkün etrafında Arık’ın adamları vardır onlar Nehir’i alıp Arık’a götürürler vs vs. Nehir’in Efsun’a gitmesi aklıma en fazla yatan ihtimal.

            Nehir-Efsun karşılaşması illa ki olur. Bebeğe Efsun bakacak diye tanıştırılmadı onlar. Benim tahmin ettiğim gibi karşılaşmayabilirler ama illa ki başka şekilde karşılaşacaklardır.

            Bebeğe Efsun’un annelik etmesi; Kimin rızasıyla? Yamaç’ın mı?
            Ne kadar süre? Ömrünün sonuna kadar mı?
            Hangi sebeple? Yamaç’ın eşi olması nedeniyle mi? Yani evlenecekler mi?

            Bebek köşkün bebeği. İdris’in vasiyeti, Sultan’ın torunu, bebeğin köşkte amcaları, yengeleri ve kuzenleri var.
            Yamaç ve Efsun evlenip Efsun köşkte yaşarsa olur.
            Yamaç ve Efsun beraber aile kurup başka yerde yaşarlarsa başka çocukları da olursa falan öyle de olur.
            Ama bu seçeneklere ben hiç ihtimal vermiyorum.

            Bebek büyüyü bozacak. Efsun gördüğümüz gibi biri değil. Yapımın Damla Sönmez’i seçmesi bile Damla’nın rolünün çok zor ve komplike olmasından. Ancak Damla gibi sağlam bir oyuncu üstesinden gelebilirdi. Damla Sönmez’in sesi güzel, kendisi güzel falan da karakter izlediğimiz kadarıyla zayıf, boş.
            Sevenleri için tamam da benim için bir numarası yok şu an’a kadar. Baykal’la, masalla, sihirli ellerle süslenmiş bir karakter.
            Tamam beklentileri asgariye indirdikte Efsun’un izlediğimiz kadar olması asgarinin altı. Eksiye girer artık.

          • hayalmeyal

            Efsun eksi bir karakter zaten. Altından bir şey beklemiyorum. Dizi düz olmuş artık. Şu saatten sonra Efsun’un farklı bir kişiliğinin ortaya çıkacak olması dizinin içine eder. Her karakterden gizli bir şey bekliyorsunuz ya ben de buna şaşırıyorum. Böyle bir derinlik hiçbir zaman olmadı dizide. Böyle bir karakter asla olmadı. Efsun şizofren değil asla. Karakterler çelişkili olunca şizofren tanısını neden koyuyoruz ki. Efsun karman çorman olmuş. Oyuncuya geçen soruyorlar Efsun’u anlat diye. Anlatıyor işte hikaye anlatıcısı, manipüle edebiliyor falan diye. Fakat fazla düşünüyor, fazla bir şey diyemiyor. Çünkü ona anlatılanla oynadığı şey aynı değil. O yüzden yorum yapamıyor fazla. Bu haliyle dizide 5-10 dakika süre alan karaktere fazla anlam yüklüyoruz yani. Gerek yok. Nehir ve Efsun karşılaşırsa diziye bir daha bakmam. Benim gibi de böyle bakan çoğu kişi var. Ne olacak ki? Ne olabilir yani? Bebek konusu dizide neyi değiştirir? Bence hiçbir şey olmayacak. Saadet’in bebeği ne değiştirdi? Boş senaryo o kadar. Bebek için rüyada bahsetti o kadar. Bu geçerli değil. Laf olsun senaryosu bu. Efsun ne Nehir’e ne bebeğe bir şey yapmaz. Efsun yapamaz. Karınca incitemeyecek bir asalak. Saf, safoz, geri zekalı. Zeki değil. Sadece manipüle yeteneği var. Yalan söyleme yeteneği var. Başka da bir şeyi yok. Duygularını saklayabiliyor o kadar. İçinde koca bir MAL var. Fazla mal olması ve duygusunu açık etmemesi ruh hastası gibi duruyor o kadar. Yoksa düz bir şey yani.

            Balvinin yazılarını okudum. Orada da Nehir gibi bir karakter varmış yani Soa da. Bebeği umursamayan, ruh hastası bir şeymiş galiba. Bebeği doğurup ölüyormuş. Bebeğe de diğer kadın bakıyormuş. Aynısı işte. Sonra da diğer kadından da bir çocugu oluyormuş. 2 çocugu oluyor totalde yani. Yamaç Jax oluyor diyorsak bebeğe de Efsun bakacak diyebiliriz rahatlıkla.

          • Nur

            Balvin, SoA’da Efsun’un karşılığı yok demişti diye anlamışım. Bebeğe bakan ikinci kadın Efsun’un muadili olabilir tabi?

            Efsun, Nehir karşılaşması sezon tamamlansaydı olurdu gidişat o yöndeydi ama sezonun yarım kalmasıyla her şey değişmiştir.

            Dizi en yüzeyde günümüzle yaklaşık eş zamanlı işleniyor. Sezon finali yapılsaydı küçük küçük zaman atlamalarıyla bebek doğmuş olacaktı.
            Yeni sezon hep zaman atlamasıyla açılıyordu bu kez zaman 6 ay olağan atlamış olacak. Bebek büyük olasılıkla doğmuş olur. Bebek nerede, Nehir nerede, sağ, salim hayattalar mı ikisi de?

            Necip Memili, Koçovalılar’ın mezarlıkta toplandığını söylemişti. Akla ilk gelen ihtimal Arık’ın birilerini öldürdüğü.. ama ben pek ihtimal vermiyorum buna. Arık kimi öldürecekse bölüm bölüm izleriz. Mezarlıkta İdris Baba’yı anmak için toplanmışlardır belki baba vasiyeti torun da annesinin, babasının kucağında mezarlıkta dedesinin anmasındadır?

            Çok çeşitli ihtimaller var. Nehir’in sezona ölü başlaması ihtimal dahilinde.. Efsun’un öleceği tahminlerde hiç yok. Nehir ölecek diye beklerken Efsun ölebilir, her ikisi birden ölebilir?

        • Nur

          Burada Balvin arkadaşımızın yazdığı Çukur- Sons of Anarchy eşleşmesi var. Sezon için önemli olan SoA’da Yamaç’ın muadil karakteri Jax’ın sonu. Jax intihar ediyormuş.
          Tahminim şöyle. S3, Aras’ın son sezonuydu Çukur devam etse bile Aras dizi ile yolunu sezon sonu ayıracaktı. Sezon buna göre dizayn edildi. Yamaç intihar ederek diziden ayrılacaktı.
          Balvin yazdıktan sonra Yamaç’ı intihara ne sürükler diye düşünmüştüm. Salgın nedeni ile büyük olasılıkla Yamaç’a biçilen son değişmiş olabilir. Değişmeseydi Yamaç’ı intihara ne götürürdü?
          Bir insan neden intihar eder?
          Efsun, büyü ve masalı temsil ediyor. Büyü bitince masal sona erince intihar edilir mi?
          Belki..
          Nehir, hâyâl ve rüyayı temsil ediyordu.
          Rüyadan uyanınca intihar edilir mi? Yamaç intihar etmedi. Zira Yamaç, babasının ölümü ile bir rüyadan uyanmış ve hayatta kalmıştı.
          Hayâl biterse ne olur?
          Yamaç bir hâyaline Çukur’a dönmekle son vermişti.
          İkinci hâyâli bebeğini kaybedince bitmişti.
          Sena’nın ölümü ile de bir kez daha hâyâli kayboldu.
          Üste babasını öldürmek zorunda kalması..
          Yamaç, Vartolu’nun desteği ile toparlandı ve hâyâllerini simgeleyen gitarını tekrar odasına astı.
          Şayet bir kez daha bebeğini kaybederse ve bu kayıpta aynen Sena’da olduğu gibi kendi ihmali de olursa ne olur?
          Efsun’la ilişkisi Yamaç’ın dikkatini dağıtıyor. Yanlış kararlar almaya başladı. Tıpkı Sena çok hastayken farketmeyen Yamaç’ın Celasun’u Akşın’la evlendirmesi gibi akıl sağlığı zaten zayıf olan Nehir’i farketmiyor Celasun’la Karaca’yı evlendiriyor. Bebeği korumak için Nehir’i köşke getirdi ama kız tımarhaneden, bebeğinin annesi ile ilişkisi en alt düzeyde. Bu kızın köşkten kaçacağı nerdeyse kesin ve başına bir iş geleceği de kesin.. Farzedelim ki Nehir, Efsun’a gitti ve orada başına bir şey geldi. Sena’dan sonra ikinci büyük travma ve üstelik Yamaç, Efsun’un Baykal’ın kızı olduğunu en baştan beri biliyor. Hadi öldürmedi diyelim, uzak durması gerekiyordu.
          Şayet Yamaç sezon sonunda intihar edecekti ise, Efsun bu intiharın sebebi olacaktı. Bu iki kadın bu yüzden yazıldı Yamaç’a bence. Yani aşk değil mesele.

          • hayalmeyal

            Çukur devam etse bile Aras ayrılacak mıydı? Buna kesinlikle ihtimal vermiyorum. Dünya ters döner, güneş batıdan doğar, fakat Aras’sız Çukur devam etmez. Aras’sız izlenir mi? Evet ama çok büyük de bir kayıp verilir. 5-6 reytinglerde gezer.

          • Nur

            Çukur 4.sezon onayı almıştı. Aras’ın S4’te olmayacağı Balvin’in SoA’deki Jax eşleştirmesinden benim çıkarımım.

            Çukur’un 1.derecede izlenme nedeni senaryosu.
            Reji, oyuncular, müzik, yapım++ sonradan gelen etkenler.
            Reyting garantili oyuncu diye bir şey kesinlikle ve kesinlikle yok.
            Senaryo tutarlı devam etseydi isterse herhangi bir bölümde tüm kadronun üzerine napalm atsın, hepsini öldürdün aynı bölüm yepyeni bir kadro ile yine seyredilirdi.
            Aras varken Çukur’u izlemeyi bırakan milyonlar var. Yamaç’ın en yoğun izletildiği sezon üçüncü sezondu, en çok şikayet ettiğimiz sezon. Çukur bir senaryo harikasıydı. Aras, Erkan, Öner olmasa başkaları oacaktı Yamaç Okur yetenekli tiyatrocuları seçiyor her türlü zahmetlerine de katlanıyor. Az severdik çok severdik Senaryo aynı, Yönetmen Sinan Öztürk, Müzikleri Toygar Işıklı yapıyor benzer reytingleri alırdı.
            Benim Çukur fanı olmamın sebepleri:
            1. Gökhan Horzum
            2. Erkan Kolçak Köstendil.
            Erkan olmasa bu denli bağlanmazdım ama yine de izlerdim.
            Sizlerde Aras olmasa belki bu denli bağlanmazdınız ama yine de izlerdiniz herhalde.

            Çukur her şeyden önce bir senaryo başarısıdır. Yapımın inanması, insanların işlerini kalpleriyle yapması.. her biri artısıyla eksisiyle ayrı bir etken.

            O olmazsa seyredilmez bu olursa seyredilir.. Şehir efsanesi.
            Kesinlikle karşılığı yok. İlk bölüm tanınmış isimler başka programlardan izleyici çekiyor o kadar. Hikaye sararsa devam. Sarmazsa istediğini getir oynat, fayda etmez.

          • hayalmeyal

            İzlenip izlenmemesi ayrı husus. Yapım bu kararı almaz demek istiyorum. İzlenip izlenmeme değil mesele. Türk dizi tarihinin hangisinde başrol ölüp bir dizi devam etmiş? Hatta ısrarla sevilen, izlenilen karakterler sırf başroller için geri plana atılırken izlenme mi esas alınmış? Asıl şehir efsanesi bu bence.

          • Nur

            Yapımcıyı bilmiyorum. Reyting yeterli olduğu sürece dizisini devam ettirmek ister ve risk almaz tabi ki ama Ercan Bey gibi Aras da ‘buraya kadar’ derse, demişse, hikaye zemini yeni oyunculara müsait. Baş karakter Çukur deyip yollarına devam etmeyi mutlaka konuşmuşlardır.

            Yamaç başta olmak üzere Koçovalılar’ın hikayesi bitik şu anda. Yamaç’ın devam eden hikayesi 2 kadın. Tek merakımız hangisiyle ne olacak?
            Cumali, Selim, Vartolu ve Akın’ın kendilerine özel başlanmış, devam eden herhangi bir hikayeleri yok. Aliço hele, hiç yok. Ebu Kayser, Cüneyt, artık bekleyeni bile kalmadı.

            Karaca-Azer özellikle genç hanımlara hitap eden bir yan hikaye. Alıcısı var, tamam ama onlar sadece bir süs. Güçlü bir ana hikaye olur bu tür yan hikayeler akışa destek sağlar. Yani katkıları var ama küçük.

            Arık ve Erdenetler şu an ana aktörler. Merakımız, beklentimiz onlar. Burada Havuç Kafa arkadaş yazmıştı, keşke sezon başında kadınlar yerine Erdenetler olsaydı ve Koçovalılar’la çatışsalardı diye. Ben bir adım daha atayım S3, Erdenetler’in halihazırda Çukur’da hakimiyetiyle başlasaydı, Koçovalılar, Çukur’dan silinmiş olsaydı ne olurdu?
            İlk önce bir şok. Arkasından Erdenet Kardeşlerin takdimi; Nejat İşler, Barış Arduç, Berk Hakman, Gürkan Uygun gibi.

            Beklerdik ki Baba Görünsün.
            Kamera kahveye girer İdris Baba’nın sandalyesinde bir usta oyuncu ( benim gönlüm Uğur Yücel’den yana ama farketmez)..

            Sonra karşıtları, her kimlerse
            Hepsi iyi oyuncu..Güçlü düşmanlar..
            Müzikler, görüntüler, çatılar, dumanlar..
            Kanal değiştirir miydik? Ben değiştirmezdim. Aksine oturduğum yere çakılır izlerdim.
            — Bu tren kaçtı artık–
            Çukur 4.sezonu alnının akıyla bitirir mi bilmiyorum. Olur da toparlanmış başlarlarsa ve reytingler iyi giderse 5.sezonda Aras, Erkan ve Öner’in olacağını hiç sanmam. Necip ve Burak olabilir, onlar sonradan girdi. Rıza olabilir çünkü rolü çok az ama ilk sezondan olan kardeşler olmaz bence ve S5 farklı bir dinamikle başlar.

          • hayalmeyal

            S5’in olacağını sanmıyorum. Sağlıklı da değil ayrıca. 3.sezona bakıyoruz çöp. Eğer bu sezon güzel geçse S5’e de gerek kalmazdı. 100 küsür bölümün 40 bölümü paçavra. Hem de çok zengin bir hikaye dinamiğine rağmen. O kadar çok çatışma çıkar ki şuan bile. Yeni düşmana bile gerek yok. Kendi içlerinde bile bunu yapabilirler. Amca-yeğen ilişkileri izletebilirler ama yok. Damla ile Yamaçın konuşmuşluğu bile yok doğru dürüst. Karaca ve Cumali, geçtim ya hadi kadın-erkekler iletişime geçmiyor peki Akın? Amcaları ile bir diyaloğa girse hani. Vartolu-Akın çatışması bekliyordum ben S3 başlamadan önce. Neyse ya böyle çoook yazarız da anca boşa.

          • Nur

            S2’den sonra 3-4-5-6++ gider sanıyordum ama S3’ten sonra artık emin değilim. Dediğin gibi neler bekliyorduk!! Hiç biri olmadı. Reytinglere yanıldılar. Reytingler uzun süre çift rakam ya da hemen altındaydı. İzleyicinin ekranının açık olmasını saydılar hızla kaybolan tutkuyu görmediler. Evimde reyting aleti olsaydı dizi baştan sona açık olduğu için ve reklamlarda dahi kanal değiştirmediğim için + grubuna girecektim halbuki öyle değildi. Nehir, hayal mi, gerçek mi, fazla uzadı. Neyse ne.. Yani neyin peşindesiniz? Yücel en geç ikinci bölümde ölmeliydi sağ kalmasının nedeni büyük bir aksiyona sebep olacak diye bekle de bekle.. Ne aksiyon ne bi şey.. Çukur’un başına büyük bir felaket gelecek ve Akın kurtaracak zannettik, Akın’ın işbirliği ortaya çıkacak sandık, babasının kim olduğu konusu açılacak diye bekledik, olmadı. Yamaç’ın babasını öldürmek zorunda kaldığını tüm aile ve mahalle öğrenecek, yüzleşmeler olacak diye bekledik, olmadı. Azer, Savaş’ı Yücel’in öldürttüğüni öğrenecek ve yön değişecek diye bekledik, olmadı.
            Daha bir ton şey.. Ekran önünde bekledikte bekledik. Bu diziye gizlilik, saklılık yakışmıyor. Bu dizide sır işi becerilemiyor. Kimin ne niyeti varsa hangi nedenle o niyeti besliyorsa net olmalı.. Efsun şak diye aşık oldu. Zaten terasta hepsi ecüş bücüş. Azer’in Çukur’la derdi yokken para için terasta. Yücel zaten miadını çoktan doldurmuş, terasta. Timsah kaos için zevkine terasta, geriye bir tek Efsun kalıyor o da şak diye Yamaç’a aşık oluyor.
            Hâlâ da şu gün olmuş Efsun’da bir iş var diyorum.. Bende akıllanmam. Aziz Nesin’in bir hikayesi vardı; insanlar ölünce öldüklerini anlamazlarmış bu yüzden tabuta çivi çakılırmış. Ne zamanki tabutta başını kaldıran insanın başına çivi geçermiş, o zaman öldüğünü anlarmış. Bekliyorum ki kafama bi çivi geçsin.. Efsun’da var bi iş:)

      • Sinem

        Merhaba Nur, uzun süredir Yorumlarınıazı takıp ediyorum. Açıkçası Horzumdan çok daha büyük hayal güce sahıp olduğunuzu düşünüyorum. Her karakteri bırşeyle eşleştirmeye çalışıyorsunuz, matematik denklemi çözer gıbı davranıyorsunuz. Saygı duyuyorum, fakat Horzum yazıyor Senaryoyu ve ben Horzumun sizin kadar renkli düşündüğünü sanmıyorum. Kitap yazmayı felan düşünün bence gerçekten esrarengiz olayları yazacağınızı düşünüyorum.

        Çukur konusunda haddinden fazla derin düşünüyorsunuz. Osmanlı topraklar vs hep okuyorum gerçekten şaşkın kalıyorum. Horzum da Eminim okusa aynısını düşünür. Yanı sizin düşünce tarzınız diziyle baştan beri uyuşmadı. Nehir Karakteri haddinden fazla derinleştirmeye çalıştığınız gıbı, Efsun Karakterini büyük bır takıntı haline getirmişsiniz. Nehir sever olduğunuzdan kaynaklandığını düşünüyorum. Her Ikı cümleniz Efsunu şöyle eşleştiremiyorum, Efsun Yamaç olmamalıydı, Efsun şizofren. Açıkçası sağlığınızdan süphe ettım bir ara. Bir Hayali karakteri bu denlice ciddiye almanız endişelendirici.

        Diğer konuya gelınce. Bu arada ben Twitter’da ki Sinem1186 Hesabının Sahibiyim. Yamaç Efsun destekliyorum basından beri ve aynı zamanda olacağından da her daim emindim ve aynı zamanda Senelerdir bir Yazarım. Bu yüzden sanırım Gökhan Horzum ıle empati kurmayı basarabılen sayılı kişiler arasındayım. Efsun Yamaç Ilışkısı gerçekten ınanılmaz detaylı yazılan bir ılışkı, belkıde Çukur dizisinde ılk kez bu kadar önem verilen bir Çift gördüm. Çukur’un 1-2 Sezonlarına döndüm, cünkü herkesin dillerinde Sena Yamaç’ın en büyük aşkı sözcükleri dolanıyordu. Bende Dilan Çiçek Denizi baştan beri başarısız bulan biri olarak Sena Yamaç Ilışkısını araştırmaya başladım. Cünkü ben Dilanın bu Diziden çıkarılma nedeninin Senaryo gereği olduğunu düşünmedim, Dilan sevilmedıgı, Sena karakterine yetersiz geldigi icin çıkarıldı diye düşündüm ve haklı da çıktım. Dilan Necıp Memilinin yayınında kendi diliyle Senaryosunun tıkandığını anlattı. Dizi Analizinden Çıkardığım sonuçları Sayfamı ziyaret ederek görebilirsiniz.

        Ben bu Sonuçlara göre Gökhan horzumun Senayı büyük aşk olarak planladığını ama Dilanın bunu kaldıramayacağını bildiği ıcın bu fıkırden vazgeçtıgını anladım. Yamaç’ın Senayı telefonunda aşk olarak kaydetmesine bir anlam bağlayan biri olmam ben, soyut detay gerek bana. 3.Sezonda Gökhan Horzumun Senayı adeta dalga gecer gıbı Nehirle bağdaştırması da aslında herşeyi net kıldı da nedense kimse görmedi bunu. Horzumun anlatmak istediği Senanın Yamaç icin tek olmadığı, Sena icin hazır gölge var, Sena’ya benzeyen Kadınlar hep çıkar ama Efsun Yamaç icin eşsiz olacaktı ki oldu da. Öyle ki, Yamaç’ın Nehirde Senayı görmesine rağmen Yinede istediği asıl Kadının Efsun olması ve Nehirle bırlıkteyken Efsunu hayal etmış olması Sena’nın Nehir gıbı Yamaç icin Efsundan kaçmak icin bir yol olduğunu ıspat ediyor. Hala ısrarla Efsunun bir aşk olmadığını yazmanız bana ne kadar gülünç gelse de, sizin için endişeleniyorum. Efsunu o kadar büyük bir takıntı haline getirmişsiniz ki, kendinizi bu şekilde avutuyorsunuz. Tabi sizin hür iradeniz, fakat ben Yinede sizi uyarmak istedim ıyılık için 🙂

        Düşman aşıkları olarak Yasak aşk olarak Efsun Yamaç ılışkısını desteklemedıgınıze saygı duyarım. Fakat sürekli olarak Efsun hakkında yorum yapmanız, aynı zamanda Yamaç’ın Efsuna aşk beslemedigini söylemeniz, aynı zamanda Yamaç icin Sena’nın farklı kalacağını söylemenız belkıde sizin düşünmek istediğiniz şeyler saygı duyarım, fakat ınanılmaz gülünç duruyor aynı zamanda Efsun’a karşı takıntınız varmış gıbı lanse ediyorsunuz kendinizi.

        Eğer kitaba atıf yapacaksanız, bu Konu hakkında burada konuşuldu aslında ama ben Yinede Tekrar edeyim. Kitapta Horzum Senayı tam olarak istediği gıbı yazabılır, cünkü oynayan bir Dilan yok. Ki Yamaç ıle Sena’ya yazılan tanışma Sahnesi kitapta zaten büyük aşk olduğunu ıspat ediyor. Dizide ise bu işlenemedigi ıcın Dilan dizide bır Sultan olarak varoldu. Eğer hesabıma göz atarsanız bu konu icin flood hazırlamıştım. 1-2 Sezondan Sena Karakteri ve evrılımı. Belkı o zaman daha net görürsünüz herşeyı :).

        3.Sezonda Efsun Karakterinin varolma sebebi ve özellikle bu kez başarılı bir Kadın Oyuncunun seçilme sebebi Yamaç icin hayal edilen ama yazılamayan büyük aşkı bu Sezon gerçekleştirmek oldu. Hikayeleri ınanılmaz özenle işlendi, düz bakılınca bende sizin anladığınızı anlıyorum, fakat ınanın Bır yazar olarak Gökhan Horzum kendını cok ıyı ama fazla profesyonel ifade etmış. Bu durumdan dolayı maalesef çoğu ızleyıcı hikayenın derin ışleyişini anlamadı, bende zaten bu yüzden Twitter’a giriş yapıp bu Emek dolu Hikayeyı Insanlara açmaya çalıştım. Başardım da 🙂 Gökhan Horzum Konusunda diğer dediğiniz genel konulara katılsam da, Efsun Yamaç aşkının konusu Gökhan Horzumun altın bileziği oldu.

        Nehir konusunda maalesef yorum dahi yapamayacağım, cünkü Gökhan Horzum ınanılmaz düz Nehiri anlattı. Herkesin anlaması gerekti ki ben hala anlamayanların Nehiri sevdiği için detay aradığını düşünüyorum. Üzücü gerçekten. Olmayan bır detayı var etmeye çalışacak kadar çaresiz olmak zordur.

        Hesabıma beklerim. Sevgiler Sinem.

        • Spame takılmıştı, düzeltildi.

        • kreatinizm

          :)))))

          Nur’a bir dişli rakip çıktı. Merakla bekliyorum valla. Ben de Nur’un Efsun konusunda takıntılı olduğunu düşünüyorum. Fakat size gelince de siz de Nehir’e ve Sena’ya takıntılı gibi duruyorsunuz. Yani karşı taraftaki karakterler hepiniz için bir olumsuz ibare.

          Anti Efsun-Nehir-Azer’ci olaraktan benim düşüncem, gözle görülen bir şey var o da şu. Yamaç ve Efsun’un arasında güçlü bir bağ var. İzlerken TV’yi çoğu kez değiştirdim onu da söyleyeyim. Tek hak verdiğim nokta Sena-Efsun durumunda, Yamaç’ın duygularının Efsun’da daha ağır bastığı.

          Ha ekleyeyim umarım 4.sezonda da az görürüz bu ikiliyi. AzKar, NehYam için de temennim bu….

          • Sinem

            Benım açıkçası Hiç bır zaman Karakterlere bir takıntım olmaz ben hayali kurguyu hayal olarak kabul ederim. Yazar olarak benım de cok farklı yarattığım Karakterler oldu. Misal ben kötü iyi ayrımı yapmam. Kötülük yapmak için sebebi olan vardır, Kötülük yapacak kadar çaresiz olan vardır. Iyı biri olacak kadar kendını huzurlu hisseden vardır, ıyı biri olacak kadar tatmin olacak şekilde bir hayat yaşamış olan vardır.

            Dizi içerisinde Ben Oyuncuları eleştiririm. Akşam ekran başına gectıkten sonra podyumda yürüyen Mankenleri görmekten bıktım. Oyunculuk mesleğinin podyum olarak kullanılması benı cok geriyor. Sena’ya karşı bir takıntıdan ziyade Dilan ile ziyan edılen Koskoca Ikı Seneye karşı bir nefretim olduğu doğru. Çukur gıbı başarılı bır Projeye hemde başrole alınan böyle bır Kadın Oyuncu ve hala da Yeni projelere imza atıyor :)))

            Sena Karakteri Dilandan dolayı maalesef bomboş kaldı benim için sanırım bir tek benım icin geçerli degıl bu durum :))
            Nehir Karakterinin baştan beri gecıstırmeli olduğu yeterınce olağandı, bu yüzden hiç bir öfke kırıntısı yoktu ve yok içimde, Hesabımı incelerseniz, her Karakter icin empatı duyumu kullandığımı anlarsınız.

            Hazal Subaşı bana göre Dilandan bir tık daha ıyı bir Oyuncu. Nehir Karakterını gayet yerinde yansıttı. Ne kadar kendi Karakterine bağlanamamış olsada 🙂

            Diğer söyledıklerinize katılıyorum bu arada 🙂

          • kreatinizm

            Oyuncular konusunda katılıyorum. Fakat Nehir ne kadar geçiştirmeyse Efsun da bir o kadar geçiştirme bir karakter. Derinliği yok, hatta kıyasa sokarsak Nehir, Efsun’dan daha net. Efsun’un amacı, evrimi baştan sona rezalet ve çok kötü. Şu anki duruşu ve yapısı anlamsız. Boş karakter yani. Nehir de öyle. Ha oyunculuklar devreye girdi o yüzden böyle diyorum diyorsanız bir şey diyemem. Fakat Damla Sönmez’in de rolü fazla benimsediğini sanmıyorum.

          • Nur

            Damla Sönmez; Çukur’un dokusuna asla uyum sağlamadı. Abartılı, müsamere çocuğu gibi oyunculuğu uzun süre üzerine konduramadım, bu çapsızlıkta olan bir oyuncu değil zira. Acaba farklı kişilikleri yansıtıyor ve bu nedenle mi falan diye düşünmüştüm ama öyle bile olsa(?)yapamıyor. Kelimenin tam anlamıyla feci!! Oyuncu uzmanı falan değilim. Profesyonel gözle bakanlar beğenmiş miş, umurumda değil. Ben beğenmiyorum.

          • kreatinizm

            Beğenmeyebilirsin çok normal. Buradaki çoğu kişiye göre de senin beğendiğin Cihangir ve Hazal’ın oyunculuğu feci. Hele Cihangir… Müsamere çocuğu asıl o. Çukurevde bölümünde izlerken o kadar utandım ki onun adına. Neyse.. Oyuncu uzmanı değil zaten kimse.

          • Nur

            Cihangir’in oyunculuğunu mükemmel olarak nitelemiyorum. Oynadığı karakter pasifize edilmeden önce benim için yeterliydi. İlk sahnesi Savaş’ın başında ağlaması, merdivenlerden inip adamlarını toplaması çok iyiydi. O karakter sonra kayboldu. Senaryoda o karakter kuralınca dönüşseydi ve Cihangir üstesinden gelemeseydi performansını ona göre değerlendirirdim.

            Hazal’ı çok beğendim. Yetersiz olduğunu ya da kötü bir performans gösterdiğini düşündüğüm hiç bir sahnesi olmadı. Bence karaktere inandı ve üzerine giydi. Nehir zaten Hazal’ın oynadığı kadar biri. Daha fazlası Nehir’de yok. Hazal’ın performansıyla bir adım daha öne çıkaracağı hiçbir olay yok. Adam eve gelmiş karnı kanıyor Hazal yönetmenden gizli endişelenecek miydi? Adam kanıyor, kadının umurunda değil. Sahne bu..

          • kreatinizm

            O kısımları yeterli gelebilir peki en basit bir şaşırma duygusunu verememesi veya bir aşk sahnesindeki o sıcaklığı hissettirememesi ile bastırılmanın veya ilk rolünün bağlantısını çözemedim.

            Hazal’ın anlattığı kolye sahnesini beğenmedim, çok vasattı. Son Arzum sahnesinde de garipti. Çukur’a gelişindeki tavırları, hareketleri çok yapmacıktı. Genel manada iyi bulmadım oyunculuğunu. Bana geçen hissiyat bu.

            Damla Sönmez’in Yamaç ile son sahnesinde garip oldum. Son sahnedeki mimiklerini beğenmedim. O sahnede Aras da kötüydü ayrıca. Yücel’e anlattığı kısmı sevmedim. Fakat genel manada performansında kötü bir şey görmedim o kadar. Efsun’dan Nehir’e oranla daha çok nefret ediyorum ama Damla değil de başkası olsaydı daha çok nefret ederdim kesinlikle.

          • Nur

            Alayına İsyan!

            Nehir dönüştükten sonra Nehir’i izlemediğimi defalarca yazdım burada.
            Çukur’un bu sezon açılımını yaptığı 3 ship, Efyam, Nehyam ve Azkar içinde en anti olduğum ship Nehyam. Bunu defalarca yazdım. Nehir’i tek seviyorum. Tek vermeyeceklerine göre ölsün gitsin.

            Efyam’a gelince; Birbirlerini tam buldular. Birbirlerini tamamlayan iki asalak. İkisi de babalarının mirası sayesinde bir şey ifade eden zorlama karakterler. Soyadlarından Koçovalı ve Kent’i çıkar; sıfırlar. Aralarındaki aşk, ister gerçek ister değil, beni çekmiyor. Birlikte çirkinleşiyorlar.

            Azkar; Azer’e çeki düzen verilmezse ve iki yetişkin gibi yazılmazlarsa, bomboşşş. Ne ölmeleri ne kalmaları, hiçbir şey ifade etmiyor bana.

            Ölseler de kurtulsak.

          • kreatinizm

            :)) Yola gelmişsin…

            Yamaç zorlama bir karakter değil bence. Esintiler var evet ama Koçovalı soyadını at Yamaç yine elde kalır.

            Azer’e çeki düzen verilse de bi b.k olmaz. İki yetişkin gibi yazılsalar da yine bomboşşşş. Dünyanın en boş, göz kanatan, uyumsuz çifti. Shipper’ların %99’u bu çift olmadan önce oluştu. Yani çift yazıldıktan sonra bir Allah’ın kulu bile AzKar’cı olmadı. Olamaz da. EfYam ve NehYam, yazıldıktan sonra oluşurken, AzKar yazıldıktan sonra kitlesini kazanmadı bile. Başlarda özenli yazılırken bile böyleydi. Fotoğraflar üzerinden yakıştırmak, uyumlu oldukları anlamına gelmez. Azer dizi tarihinin en boş erkek karakteri. Karaca da kadın karakteri. Sonra sırasıyla Efsun ve Nehir geliyor.

          • Nur

            Yamaç bu sezon bölüm 1’den sonra aşırı zorlama. Bu sezon tek vasfı soyismindeki Koçovalı.

            Cihangir Ceyhan’ın müthiş bir aurası var. Işığı var. Işığından, aurasından faydalanmak yerine tam aksine bastırmayı tercih ettiler. Sana hitap etmemiş, bana hitap etti. Hatta bir olay anlatayım sana.
            Sanırım Şubat ayıydı, çok soğuk bir gün, öğleden sonrası evimde oturuyordum dışarıda bir erkek yüksek sesle telefonda konuşuyor birine tehditler, hakaretler yağdırıyor. Konu şu: Bu adam mahallenin esnaflarından, telefonda konuştuğu kadınla aralarında bir alacak meselesi oluyor o gün kadın alacağını sormak için dükkana geliyor ama adam yok, ordakilere bir şeyler anlatıp gidiyor. Onlarda adam dükkana gelince adama aktarıyorlar. Adamın ağırına gidiyor, kadını arayıp illa dükkana gelmesini istiyor. Adam konuşurken yanında 3 esnaf daha var, güya adamı sakinleştiriyorlar falan. Sigara içtiğim için bunları izliyorum. Tam camı kapatacaktım adam hala telefonda kadına bapırıyordu, birden bir araba son sürat sokağa girdi vıjjjttt diye bir fren, içinden 23-25 yaşlarında genç bir erkek indi. Üzerinde siyah kısa kollu penye, siyah eşofman altı, çorapsız spor ayakkabı giymiş. Çocuk indi “ablama o#$*pu diyen hanginiz” dedi. Aksiyona bak:) Sanki Sinan Öztürk seti benim evin önüne kurmuş ben de çekimi izliyor gibiyim. Telefonla konuşan sustu. Etrafındaki 3 kişi ile birlikte çocuğa bakıyorlar. Sokaktakiler de dikkat kesildi. 4 kişiye karşı tek kişi.. üstelik adamların çöplüğünde. Çocuk 1-2 kez daha sorusunu yeniledi cılız sesle çocuğa boşver falan gibi bir şeyler diyen oldu çocuk ani bir hareketle penyesini çıkardı yere attı, bu adamlara bir daldı. Asıl adamın yanındakiler ben değilim diye bağırıyorlar, küfreden adam iri yarı ama 45 yaş civarında ve kof belli bu çocuk o kişi olduğunu anladı adamı kavrayıp dükkanın duvarına yapıştırdı vurmaya başladı bu arada millet ancak idrak edebildi. Araya girdiler falan..Çocuğa adamı yine bir kadın bıraktırdı. Erkekler tutamıyordu bir kadın tuttu öyle bıraktı adamı sonra bindi arabasına gitti. Bu sahneyi baştan sona canlı izlemiş biri olarak konuyu auraya getireceğim. Yıllardır yaşadığım yerde biri dışarıdan gelecek de oranın esnafına dalacak da.. Linç ederlerdi.. Daha ilk saniyeden herkesi bir şey durdurdu. Çocukta silah yok bi şey yok.. Gözle görülen bir şey yok.. Tek ihtimal var; herkes benim hissettiğimi hissetti. O çocuk adamı dövecek 2×2=4 Araya giren olursa onları da dövecek. Yani ne dayılanma ne bir şey.. Öyle gelip dayılanmaya kalksa, bağırıp küfürler falan etse zaten posasını çıkarırlar. Gözle görülmeyen ama hissedilen bir şey vardı onda. Aura.. Daha arabadan indi aha dedim, tişörtünü çıkardı.. az kalsın bi sigara daha yakacaktım:)
            Ben o çocukla Cihangir’i acaip özdeşleştirmiştim hatta daha o gün gelip buraya yazayım diye düşünmüştüm ama sonra vazgeçmiştim. Bazı insanlar var, konuşmadan, sessiz; “Siz hepiniz, ben tek” erkekleri bunlar. Aksiyon ışığı bu, aura bu. Cihangir’in oyunculuk yeteneğine çok ihtiyacım yok ama bu yönü bence çok hoştu.
            Yapmadılar, o ayrı.

          • kreatinizm

            Bahsettiğin şeyin aslında genel sonucu seksapalite. Cihangir de büyük bir seksapalite var. Aurası yok demiyorum zaten. Evet var, inkar eden yok. Fakat içgüdü meselesi işte. Bakış açısı diyelim. Damla Sönmez’de de var aynısı. Erkekler gözünde kadının çok farklı aurası var. Burada yazan 3-4 erkek var. Sorabiliriz. Dizide en hoş buldukları kişidir kendisi. Kadınlara da sorsan Cihangir kesinlikle öyle. Demek istediğim şey o işte. Kadınlar tarafından çok eleştiriliyor Damla. Çoğunlukla da oyunculuk mevzusunda Cihangir’i eleştiren kesim erkeklerdir. Kadınlar görmezden gelir. Damla kötü oyuncu değil. Fakat göze batmıyor Cihangir kadar. Bu bakış açısına rağmen Cihangir’de hala kusur bulunması zaten her şeyi ortaya seriyor.

          • Nur

            Damla Sönmez çok hoş bir kadın. Aurası var. Damla’ya bu yönden lafım yok.
            Efsun ve Yamaç’ın kimyası uyuştu. Damla’nın aurası mı çiftin kimyası mı? Kimya diyorurum. Pek bir önemi de yo aslında zira Yamaç’la yakınlaştıkları bir kaç sahne dışında, Efsun düz ve başarısız.

            Efsun’un ilk teras sahnesinde Azer baskındı. Efsun yok gibiydi.
            İkinci teras sahnesinde Efsun masaya çağrılmış ‘meze’ biriydi. Masaya hakim değildi. Azer yine baskındı, Efsun’un otoritesi, erkeklere hükmü falan yoktu. Mizansen ve replikler masanın patronunun Efsun olduğu yönündeydi Damla asla bu hissi vermedi.
            Hastane odasında Yücel ile konuşurken petformans feciydi. Balvin orada kilit cümleye dikkat çekmişti ‘nefes almak, gururdan üstündür’ mealinde bir şey, Cümle o kadar düz geçmiş ki biz sonda söylediği altı bomboş olan ve hiçbir şey ifade etmeyen ‘ben bir söz verdiysem tutarım’ cümlesini kaale aldık.
            Makbule ile olan sahnelerinde Meral Çetinkaya baskın. Efsun acaip ezik bir profil çiziyor. Nejat İşler’le olanlar gülünç seviyesindeydi. Azer’in evine gidiyor Fadik bakışlarıyla eziyor Efsun’u.. Akın’la Dere’de sahnesi var Burak Dakak performansıyla eziyor ya.. Genel anlamda abartılı mimikler, aşırılık.. Adeta avamlık akıyor üzerinden.

            Yamaç’la olanlar, tamam. Efsun, patroniçe/kraliçe olamadı, sahneleri zayıftı. Yamaç’la yakınlaşması baştan planlanlanış ama bence o süreç hızlandırıldı zira sadece o tema’da başarılı.

          • kreatinizm

            İlk teras sahnesinde baskın olan yüzde bir milyon Efsun, zaten diyalog pek yok orada fazla. Azer sadece bakıyor orada. İkinci teras sahnesinde Azer’in baskınlığı? Ne gibi bir baskınlık? Sadece alaycı tavırlar var Azer’de. İlkokul seviyesi espriler yapıyor o kadar. O sahnede ne ‘meze’ Efsun baskın ne de Azer. O sahnedeki tek baskın kişi Yücel. Diğerleri fos. Azer dizinin 3.sezonda Akın ile sahneleri hariç hiçbir yerde baskın falan değil. Sen bunu senaryoya yorumluyorsun ve haklısın. 2.sezonda tamamen aurası yüksek bir Azer var. Onu kabul ediyorum zaten.

            Damla Sönmez’in aurası fazlasıyla var. Sen Azer^de ne görüyorsan, erkek izleyici de Efsun da aynını görüyor emin olabilirsin.

            Azer’in spor yaptığı bir sahne var. Efsun geliyor. Çok yüksek bir aurası yine var. Duruşu ve şekliyle her türlü. Gözlük çıkarıp takarken yine öyle. Yamaç silahla onun yanına terasa geldiği sahnenin öncesinde terasa girişi var. Yine yüksek aurası var. Böyle sayarım çoğu sahneyi fakat bunlar karakteri sevmek için sebep değil. Ben bunlara rağmen Efsun’u sevmiyorum, sevmeyeceğim. Nefret boyutuna itmiyor sadece bunlar o kadar.

            Hastane sahnesinde kötü olduğunu ben de söyledim. O sahneyi ben de beğenmedim.

            Meral Çetinkaya ile sahnelerinde baskın olanın Makbule olması doğal değil mi? Nur, Efsun ve Makbule sahnelerinde anlatılmak istenenin farkında mısın? Efsun zaten babaannesi yanında ezik imajı çizilsin diye yazmışlar orada. Baskın olan o olsun istenmiş. Öyle ki tüm Makbule-Efsun sahnelerinde baskın olan Makbule. Verilmek istenen o zaten. Efsun orada bilerek öyle verilmiş. Azer ile Fadik sahnelerinde de Fadik baskın. Bu Azer’in aurası yok demek mi şimdi?

            Akın ile Dere sahnesinde Akın’ın performansı başarılı. Fakat Efsun orada kravat bağlarken ki hali Efsun’un dizide en başarılı bulduğum sahnesiydi o kadar.

          • Nur

            İlk teras sahnesi Efsun’un yüzünün göründüğü ilk sahneydi ve pür dikkat kesilmiştim. Kamera Efsun’a odaklıydı, Azer arkadaydı Efsun ‘Bu muymuş Çukur’ repliğini söyledi. O konuşarken bile Azer arkada dikkat çekiyordu. Hadi Azer’i geçtim Yücel ve Timsah’ın gelip Yücel’in labirenti anlattığı anda Efsun’u hatırlıyor musun? Azer, Yamaç’ın ölmemesine itiraz etmişti. Efsun ve Timsah adeta aksesuardı.
            İkinci teras sahnesinde Azer basit espriler falan yapıyordu, peki Efsun neyapıyordu? Tuhaf mimikler, küçümser bakışlar. Müsamere gibi. Masada patrondu, replikler de Efsun’un patron olduğu temelinde yazılmıştı. Azer banal esprilerini yaparken Efsun’un bakışlarıyla o lafları yedirmesi lazımdı. Efsun’un Azer’i tavrıyla ezmesi lazımdı.
            Sahneleri tek tek yazmayacağım. Efsun’un ilk teras sahnesindeki giysisi military style’ın vamp’a uyarlanmasıydı Efsun orada vamp bir komutandı, erkekeri komuta ediyordu. Göbeği açık bırakan bluzundaki desen askerlerin boyundan çarpraz mermi taktıkları kuşağın ismi her ne ise o mermi askısına göndermeydi. Efsun orada ordular komutanı bir kadındı. Bu hissi asla almadım aksine arkasındaki Azer komutan havasındaydı çekim olarak arkada olmasına rağmen.

            Bunlar benim hissiyatım. Sen farklı hissetmişin, sonuçta algılarımız, beğenilerimiz farklı.
            En baştan çok zayıftı. Asalet üzerine oturmadı. Sıradan ve avam kaldı. Sezonun geneli hep öyle oldu.

          • kreatinizm

            Ben ilk sahnede Azer’e falan dikkat etmedim. Aklımda bile değil. Asaleti bence yerinde tamamen. Sıradan da değil asla. Sezonun geneli öyle de olmadı. Dediğin gibi algı farkı. Diyecek söz yok. Fikir ayrılığı o kadar.

        • Nur

          Merhaba Sinem. Hoşgeldin.
          Seni güldürüyormuşum, sevindim:) Sen de beni güldürdün. Sağolasın:)

          “Gökhan Hoca, Yamaç’a büyük bir aşk yazmak istiyordu ama Dilan seçilince yazamadı, Hoca’nın içinde ukde kalmıştı Damla ile bunu gerçekleçtirdi”

          Doğru mu anlamışım?

          Sanırım sezon arasında toplandılar, “Rakibimiz, Sefirin Kızı, karşısına biz Baykal’ın Kızı’nı koyalım” dediler. Hoca da fırsat bu fırsat yazamadığı büyük aşkı yazdı…

          Şayet böyle düşünmüşlerse (ki ihtimal vermiyorum) yanıldıkları, izleyici tepkisi ve reyting düşüşü ile ortada. Tüm fandomlar; istediğiniz kadar flood döşeyin, bizler, hepimiz SM’da bir avuçuz. Efsun, Nehir, Karaca S4’e ölü başlasa kimsenin umrunda olmaz. Hatta iddia ediyorum izleyici daha da memnun olur.

          Yasak Aşk, İmkânsız Aşk..
          Hani nerede? İkisi de bekar. Kimseye hesap verme durumları yok. Kabul eden eder etmeyene ‘kes sesini’ derler biter. Birbirleriyle bir davaları yok, bir çelişkileri yok.
          Hesap görüldü, bitti.

          Sezon çok net, Aras’ın Çukur’la ilişiğini kesmesi üzerine kurulmuş. Hikaye tamamen Yamaç’ın sonuna göre yazılmış.
          Burada Balvin SoA- Çukur eşleştirmesi yapmıştı. SoA’nın baş kahramanı Jax, babasına dönüşerek intihar ediyormuş. Sezon boyunca Yamaç’ın (güya!) İdris’e dönüşmesi işlendi ısrarla. Efsun ve Nehir karakterleri Yamaç’ın sonunu hazırlamak üzere hikayeye dahil edildi.
          Nehir halihazırda akıl sağlığı yerinde olmayan biriydi ve hemen hamile kaldı. SoA’daki alkolik, bencil anneyi Nehir’e böyle uyarlamışlar. Efsun’da orada bebeğe bakan ikinci eşmiş. Gebelik testini ilk Efsun’un görmesinin manâsı da oymuş.
          SoA’da Jax’ın intihar nedeni babasına dönüşmesi Çukur’da Yamaç için bu neden yeterli değil. Başka çok büyük bir travma yaşaması lazım. Böyle bir travmayı Nehir’in ölümü falan yaşatmaz. Efsun’a ‘imkânlı’ aşkına herhangi bir zeval gelmesi de intihar ettirmez ( bana göre bu aşk değil, büyü ama sizin dediğiniz olsun, aşk olsun) Bir şekilde bu intihar Efsun, Nehir ve bebek üçlüsünden dolayı olur.
          Bebek herhangi bir kırılma yaratmazsa bu kırılma bana göre büyünün bozulması, Efsun ve Yamaç arasında sahnelenenlerin aşk olduğuna inanırım.Efsun için yazdığım şizofren ya da çoklu kişilik bozukluğu iddiam da kendiliğinden çürümüş olur. Onlar erer muradına, biz çıkarız kerevetimize..
          Ama daha masalın sonuna çok var. Büyücü Kraliçenin gerçek yüzü aynaya yansımadı.
          S4, S3’ün kaldığı yerden devam edecek nasılolsa.
          Ben yanılmaktan çekinmiyorum, kimseyle yarışa da girmiyorum. Ortalama zekaya sahip olduğumu düşünüyorum. Dizinin Einstein’ları birbiriyle yarışsın. Sadece düşüncelerimi paylaşıyorum, kimseye tebliğde bulunmuyorum.
          Tebliğ getirenlere teşekkürler ama ben almayayım.

          • Sinem

            En son Nehyam olacak eminim demıştım bu şekilde konuştuğunda. Valla dejavu yaşıyorum resmen suan :))

            Efsunu gerçekten takıntı yapmışsın gerçekten. Allah sabır versin şimdiden Sana valla, daha çok takıntı yapacaksın bu halde. Ne Efsun ne Çukur maalesef Senin Osmanlı topraklarınla vs daha ne anlattıysan artık 🙂 eşleşmiyor. Bu arada çok planlı davranıyorsun, Çukur icin ılla bır eş adayı arıyordu, Senaryonun aynı şekilde kopyalanacağına inaniyorsun. Hadi diyelim Karakterler kopya, hadi diyelim hikaye dahilinde bile kopya. Fakat hiç bir zaman herşey aynı gitmez, gelişmeler yaşanır. O kadar uyarlama dizi film ızlemiş biri olarak diyorum, Senın bu Aras diziden çıkmak ıcın Efsun Nehir dahil oldu hikayen var ya hani Yamaç Jax oldu felan. Balvin sadece bir Örnek verdi, Sen ise tüm Çukur Hikayesini bu teoriyle devam ettirdin. Az önce Hayal gücün güçlü demıştım, sanırım lafımı geri almam gerekiyor. Önüne koyulan her yemekleri yiyen birisin 🙂

            Posterler üzerine yaptığım Analize göz atarsan, aslında herşey kendiliğinden açıklanıyor. Posterler Ay Yapıma uygun bir şekılde oldukça ince işlenmiş. Renkler olsun, Karakter detayları olsun, Hikaye detayı olsun. Yamaç’ın bu Sezon kontrolsüz birine dönüşme sebebi Jax ıle benzer, fakat aynı degıl. Cünkü Yamaç’ın hikaye anlatıcısı Efsunu var. Jax ise yalnızdı. Efsunu ne kadar sevmesen, kabullenmesen de, Senın sevdiğin Nehirden maalesef cok daha işlevi. Bunu kendi fikrim olarak söylemiyorum, Gökhan Horzum’un agızından söylüyorum. Herşeyi bir Yana bırak, Efsun Yamaç’ın 3.Sezonda yaşayacağı Hikayeyı 2.Bölümde anlattığı gıbı, 10.Bölümde 4.Sezonun ana konusu olacak olan Yamaç ıle Efsunun Hikayesını anlattı. Damla Sönmez’in dediği gibi, Gökhan Horzumun da Yayınlarda bizzat dediği gibi, Bu Masallar Dizi akışını anlatan bir tür detaylar. Yanı Senin Osmanlı toprakların maalesef işlenmiyor :)))

            Nehir Karakteri üste ki Arkadaşın anlattığı gıbı, Hem Sena gölgesini Efsun ıle Yamaç’ın arasından baştan yok etmek için aynı zamanda Efsun Yamaç hikayesini hem beslemek hem etkilemek için yaratılmış bir yan etken. Hesabımda sıraladığım Gökhan Horzumun repörtaj da kullandığı Replıklerıne bir göz atarsan, eminim sende orta zekan ıle herşeyı kolayca anlayacak bir kapasitedesin.

            Efsun’un büyüsüne cok fazla takmışsın şaşırmadım tabi 🙂 ben O yine fazla büyüttüğün Konuyu tek bir Noktayla anlatayım Sana.

            Meliha-Anlamı-güzellik, cekici
            Efsun-Anlamı-Büyülü, karşı konulmaz şekılde çarpıcı

            Sultan-Anlamı-büyük, saygı duyulan her hangi biri
            Sena-Anlamı-övülmek, büyük görülmek

            Mihriban-Anlamı-Arkadaş, dost
            Nehir-Anlamı-Akarsu

            Nehir Senın düşündüğün gıbı Rüya demek degıl ve degıldı maalesef. Bu Arada Mihriban bir Dost olarak kaldı Idrıs için, Nehir ise Yamaç’ın Hayatından akıp giden bir Akarsu olarak kalacak. Kendı Yorumum ile ise Ben Nehirin Mihriban kadar saf ve masum olduğunu düşünmüyorum. Nehir daha bencil daha asi. Nehir bence Mihriban ıle eşleşmek icin degıl, Sena Gölgesini yok etmek için, Hikaye beslemek için yaratıldı. Yani Yamaç Idrisin geçmişinin denklemini yaşıyor evet ama gelişmelerle.

            Gökhan Horzum bir Reportajında İsimlere kadar detaylandırdıgını anlatmıştı, fakat pek dıkkat etmemıştım, birden aklıma esti araştırıverdim. İsimlerin anlamı tüm hikayeyi gözler önüne seriyormuş megersem. :))

            Nur’cum herşey bu kadar basitti aslında. :))

          • hayalmeyal

            Merhaba Sinem

            Bu duruma hiç isimler üzerinden bakmamıştım. Bununla birlikte Meliha-Efsun, Nehir-Mihriban, Sultan-Sena paralellikleri düşüncem iyice netleşti valla.

            Aşağıda da yine bir yorumda vardı galiba. Balvin yazmıştı sanki. Gökhan Horzum’un isimler üzerinden yaptığı paralellikleri. Celasun isminin anlamı ise “Kahraman” demek diye. Bu da bize net anlatılmayan Kahraman-Ayşe-Nedret olayının Celasun-Karaca-Akşın üzerinden nasıl paralellik taşıdığının göstergesi. Senaristin kesinlikle geçmişteki olayları tekrar ettirme çabası var. Ha Jax ha İdris ikisininden de esintiler almış. Buradaki isimler üzerinden yaptığın şey çok mantıklı.

          • hayalmeyal

            Tabii yorumun benimki gibi spama düşmüş.

  • Spame takılmıştı, düzelttim. Belki nickinizi mail adresi yaptığınız için? Isterseniz onu düzeltin.

  • havuç kafa

    yuhh… 660 yorum? vay be… hala Çukur bu kadar konuşuluyor mu ya. Dizinin büyüsü çoktan bozulmuştu. Bu sezonda ergen dizisi oldu zaten. 2.sezondaki o meşhur sahneyle baya yerin dibine girmişti dizi. Bu sezonda o erik dalı sahnesiyle baya dalga geçilmişti. yani kendi ayaklarına sıkıyorlar bazen. çukurun imajı tekerlekli sahneyle baya düşmüştü, dibi görmüştü. bu sezon da o erik dalı sahnesiyle yerin dibini aşıp eksilere gitti. evet tekerlekli sahneyi izledim sonuna kadar, hatta abartı abi yeter bitsin demiştim içimden ama bu kadar sosyal medyada konu olacağını sanmamıştım. fakat erik dalı sahnesinin sonunu bile getiremedim. kanalı değiştirdim, geri döndüm hala devam ediyor yine kapattım. ancak bu sahnenin kesin alay konusu olacağını biliyordum ki olmuştu zaten. baya dalga geçilmişti ayrıca cukur izleyen kesim de baya tepki göstermişti. tamam sahne fikri güzel, türk dizilerinde rastladığımız bir şey değil. hadi aras bir şekilde beceriyor da o hazal… çok çok çok kötü… miss turkey çıkışlı olması iyice şaşırttı beni. dans bile edememişti. sahneyi cringe yapan en büyük etkenlerdendi. tabii aras da kötüydü orası ayrı. işte bu sahnelerden sonra birkaç oyuncunun kendini bu işten sıyırmak istemesi gayet doğal. ErkanKolçakKöstendili çok seviyorum ve tavırı çok doğru. parasına bakıyor adam işte. o hissi seyirciye veriyor. hadi tekerlekli sahnenin zorunluluğu vardı kendi açıkladı zaten bunu. 10 dakika slow motion zorunlulugunda kalmıslar.. ee peki o erik dalı ne yahu? çok, çok kötü abi ya…

    sezon geneli ise sosyal medya sevicilerinin seveceği türden boş ve aptalcaydı. azkar, nehyam, efyam bomboş gereksiz şeyler. ilk sezon ihtiyac duydu mu izleyici buna? hayır… ikinci sezon? hayır… hata övünüyorduk ya biz o kadar diziler shiplerle, üçgenlerle izleyici çekerken çukurun öyle bir derdi olmadan kendini izletmesine. ne gerek vardı da 3 tane ship ortaya çıktı ve dizinin sonu oldu? niye o maceraya girdin sayın senarist?

    efsun,nehir,azer 3 tane karakter… sosyal medyada çok tutuluyor. sevmeyenleri çok, seveni de çok. garip ortam… baştan anlaşalım kadın karakterler yazılamıyor. efsun ne geldi ne yaptı ne amaçlandı anlamsız. nehir karakteri cık oyuncuyu da sevemedim, kötü performans genel manada. çok itici bir karakter tavrı. azer… kötü oyuncu yine. sosyal medyada neymiş dizisi tutmuş koskoca yapım tutup getirmiş çukura. bakkal mı yönetiyorsunuz ya haahah. yakışıklı,kaslı olmasa seveni olmaz bakın net diyorum. yürüyen libido adam tamam da çukur kadrosu içerisinde en zayıfı. hatta hazal ile en kötüleri. nasiplerini de almışlar. oh olmuş.

    dizi yamaçın olmuş. yamaç ne derse o. her şey ona bağlı. vartoludan umut yok haklı olarak. öner erkan da son habere göre yine dizide kalmış. gitmekten vazgeçmiş. 4.sezona iyi başlarlar sonra yavaş yavaş sıvamaya devam ederler. fanları da kızdırırlar bazen sevindirirler. senaryomuz zaten allaha emanet. rüzgar nasıl eserse… ilk sezondan sonra alışmışlık olarak izlyiorum. yoksa umrumda değil artık ne olup olmayacağı. 3 aydır yok, pazartesi aksamları eksiklik bile çekmiyorum. kestane oldun cukur. efsane olacakken.

    • Merhaba, hoşgeldin havuç kafa…
      660 yorum değil, pandemi ertesi Meliha’nın sırrı yazısı var, balvin derlemesi ile çukur’un Kral Tsagor’un ölümü kitabından esinlenmesi (!) yazısı var :)… Çok daha fazla konuşulmuş. Ama her telden konuşulmuş :)))…

      Sizinle hemfikir olan çok, yorumlara göz atmanızı öneririm…

      • havuç kafa

        yorumlara göz attım birazcık. komplo teorileri bolca var. araklamalar falan gördüm aman aman yani. ne izlemişiz biz ya…3 senedir ekrana karşısına oturup harcadığım vakite üzüldüm. çoğunlukla da efsun-nehir konusulmus. konusulmaya degecek bir şey yok ki.. herkesin derdi olmus efyam nehyam azkar… genel tabloya bakmadığımız sürece böyle kalır bu dizi. efsun ve nehir dizinin bir bölümünde ikisini topla 20 dakika varlar. kalan 2 saat 10 dakikada ne izlettiler acep? koca bir sıfır

        • Nur

          Derdimiz çiftler değildi ama onların haricinde bir şey izlemedik ki. Yamaç ilk bölüm tımarhaneden çıktı, intikam almaya başladı, tam bir fiyasko. Akın neye çare olacak nasıl çare olacak diye bekledik o tarafa girilmedi bile. Vartolu, Selim, Cumali++ konuşacak hiçbir hikayeleri olmadı Vartolu’nun intikam hikayesi hele; tam bir fiyasko. Aliço’nun babası, kırmızı balık şifresi, Büyük İstanbul Savaşı, kadın.gücü, incik boncuk muhabbeti.. Kapat, kapat! Aklıma geldi bunaldım.

    • Rizet16

      Çukur’un alıntısı, çalıntısı , senaryo araklaması, özellikle bu son sezon yarattığı hayal kırıklığı konuş konuş bitmiyor ki Havuç kafa kardeş :))

      • havuç kafa

        hahaha rizet kardeşim valla değmez bunun için. bu kadar konuşmaya, üstüne anlam yüklemeye…malum 2 bölüm geçer yazılan her şey unutturulur elde kalan da 2-3 ship kavgası olur o kadar. yamaç kimi seçecek, karaca ne yapacak diye izler dururuz. yahu 3 sezondur izliyoruz ama bu sezon oyle acayip bir kitle geldi ki diziye… yani biz vartoluya, selime, yamaça bu kadar anlam yüklememişken, efsuna nehire azere tonlarca anlam yükleyen insanlar var. dizide kilit taşıymış gibi muamele gösteriyorlar. tapacaklar yani bıraksan :)) hayır iyi oyuncular olsa tamam peki diyeceğim de yani sektörde adı sanı olmayan oyunculara dizide bu kadar anlamı neden yüklersiniz ki ya :)) damla sönmez icin diyenlere hadi bir nebze tamam diyorum adı sanı var sektörde ama diğerleri? belli bir kesim var, diziyi o karakterlerin üstüne kurulmasını bekleyen, bir bölüm karakteri/çiftini izlemese ortalığı yangına veriyorlar. lan biz aliçoyu, selimi, vartoluyu izleyemiyoruz her bölüm siz kimsiniz? diziden de soğutuyor böyleleri. şu twitterda saç,makyaj konusuyorlar falan. nerelere düstük yahu… bence kitleyi yönlendirmek de senaristin görevidir. sosyal medya yönetimine de yapım el atmalıydı. kitleyi susturacak, doyuracak şeyler yazarak dizginlemeliydi. böyle elinde patlar işte.

        • Rizet16

          Vallahi o kadar haklısın ki, diyecek sözüm yok, hepsine katılıyorum, ilk sezondaki o müthiş hikayeden, karakterlerden, tadı damağımızda kalan bölümlerden eriye eriye nerelere geldik. Hala bile bir umut sonu nereye bağlanacak diye izliyoruz ama bu dönemde bir tık daha fazla uzaklaştım diziden, eskiden buna benzer bir sezon arası vs. olsa nasıl merakla, yana yakıla beklerdim şimdi ise neredeyse umurumda değil hatta çoğu zaman forumu takip etmek daha bile eğlenceli ve çekici geliyor yani.
          Son olarak şu Çukur’un film olma projesi hakkında ne düşünüyorsun acaba onu merak ettim; sence nasıl bir şey olur gerçekten en baştaki dağılmamış o hikayeyi, gerçek bağlanacağı yere uygun haliyle sırları açığa çıkartan, beklenene değen bir yapım mı olur? yoksa tamamen ticari, fanların hoşuna gidecek konularla süslenmiş, gişesi iyi olursa devamı yapılıp kaymağı yenilecek bir hayal kırıklığı mı çıkar?

          • havuç kafa

            diziden ben de uzaklaştım. hatta aynısını ben de yaşıyorum. böyle forumlarda falan gezmek daha eğlenceli.

            film projesinden bir şey beklemiyorum. gitmem de zaten. kitabını da almadım, filmine de gitmem. yüzde bir milyon pr işi olacak. hatta bir ara twitterda kitap çıkamdan önce mihribanın kolyesi kitapta açıklanacakmış diye ortaya haberler attılar, kitabı sattırdılar. aynı mantık da burada sürüyor. ben size söyleyeyim olacakları. film resmi olarak duyurulur. sektörün önde gelen kısmı bunu yerden yere vurur. sinema bence bu kadar kolay olmamalı. zaten youtuber filmleri ile sektör b.k çukuruna döndü. elini sallayan film yapıyor. ha ay yapım tabii ki bu ama kazanmak için çekmek seyirciye haksızlık. evet herkes para kazanmak için yapıyor bu işi. para kazanmasınlar diyen yok zaten. fakat bunu kandırarak yapmak kötü olan. çukurun yapımcısından, senaristine ve oyuncusuna kadar ekibin tamamı bu işe maddi kaynak olarak bakıyor. severek çektiklerini asla sanmıyorum. ilk sezonu ayrı tutuyorum ama kalan kısım çok çok kötü. oyuncular da yılmıştır bazı senaryolardan. onlara verilen sözlerin de tutulmaması var. evet oyuncuları gömdüm mesela. efsun,azer,nehir bu 3 karaktere de verilen söz tutulmamıştır. en çok da efsun ve azer. koskoca baykal kentin kızı ve istanbulun en büyük tedarikçisinin düştüğü durum feci. tamam aşk yazılacaktı sezon başından beri belli de karakter çiğnendi yani. azer zaten üstünden tır geçmiş gibi oldu.

            yani yapım ve senarist bariz suçlu. ticari bir film, çukurla bir bağı olacağını sanmam. çok ayrı bir evren olur zannımca. çukurdan tanıdığımız oyuncuların olacağını sanmıyorum. vartolu gençliğini biri oynar. aras yok filmde. erkan da olmaz kesin. yan rolleri dayarlar işin içine. diziye repliklerle gönderme yaparlar. gişede de 500b-1m arası izleyici toplar. düşündüklerinin aksine çok altta kalırlar. süsleme, püsleme bir şey olur. zaten dizi ile aynı anda devam edilecek filmin çekimleri. yani farklı bir kadro olur büyük bir kısmı. sezon sonu final yapıp bye bye derler.

          • Nur

            Filmde Erkan olmazsa olmaz ki. Hatta bence Çukur’un kuruluşu falan demeleri şaşırtmaca, bence Vartolu spin off bu.
            Onur Saylak’ın Veli Cevher’i oynayacağına dair bir iddia vad. İddia şayet doğru çıkarsa kesinlikle Vartolu Spin Off.. Ercan Kesal zaten oynamaz onun çocukluğunu falan birileri öylesine oynar. Zaten Vartolu ile İdris’in yolu geçmişte kesişmiyor İdris Baba’yı öylesine atlatıp Vartolu’yu izlettirirler. Aslında İdris Baba’yı, kuruluşu vs karıştırmadan sırf Vartolu’nun filmini yaparlardı ama tahminim Aras’a ayıp olmasın diye böyle bir çözüm bulmuşlardır. Erkan’ın oynamadığı bir Vartolu’yu kimse kabul etmez.
            Dizi ile film çakışmıyor.
            15 Temmuz’da Film için sete çıkılacakmış 15 Ağustos’ta film biter.. 24 Ağustos’ta dizinin seti başlayacakmış. Şu an tarihler böyle. Filmde diziden Vartolu ve Medet yeterli. Veli Cevher (olursa?)harika olur. Yeter zaten.. Diğer karakterler zaten Vartolu’nun geçmişinde yoklar.

          • havuç kafa

            az önce gördüm yamaç okur tweet paylaşmış. istikamet, doğubeyazıt, ığdır mığdır bir şeyler yazmış. mekan bakmaya gidiyor galiba. erkan olur veya olmaz bilemedim. onur saylak haberini gördüm ama arap bir haber kaynağından çıkmış. çok da önemli değil. onur saylak olursa da 10 dakika max olur. o da afişe adı yazılır, izleyici çekilir. ercan kesal oynamaz tabii ki. vartolu spin off olursa da izlemeye gitmem. yapımın bu seneki tutumları beni sinirlendirdi ve internete düşence izlerim filmi. bir çukur projesi için bu kadar hayal kırıklığı yeter bana. bir daha o işe girişmem. o kadar eminim ki hayal kırıklığı olacağına ve filmin beğenilmeyeceğine…hiçbir şeyden emin olmadığım kadar hem de.

          • Nur

            Yamaç Okur’un tweetinden sayende haberdar oldum. Hemen baktım. Yamaç Bey bu sabah Sabiha Gökçen’den Kars’a uçmuş. Karayolu ile Iğdır’a oradan da Doğu Beyazıt’a geçerler. İdris Baba’nın doğum yeri için Iğdır seçilmiş olmalı. Doğu Beyazıt zaten Vartolu için. Van’dan emin olamadım. Van, Medet ya da Veli Cevher(?) ile ilgili olabilir. Van’a hiç gitmedim ama çok güzelmiş. En güzel görüntüler ordan gelebilir. Çok sevdiğim bir Van türküsü var, ‘Giderem Van’a doğru’, kullansalar ne güzel olur. Filme heyecanım giderek artıyor. Yamaç Okur bizleri bilgilendirecek anlaşılan. Ondan haber geldikçe burada yazarız.

            Yamaç Okur’un fotoğrafını görünce sezon final bölümü umudum söndü. Belki sezon finali bölümü çekilip ayınlanır diyordum Yamaç Okur’un siperliği gözümden yaş getirdi:) Bunlar Ağustos’ta bile sete zor çıkar. 2035’den önce Çukur’u hâyâl etmeyelim:)

            Ercan Kesal çekimler bittikten sonra stüdyoda seslendirme yapar belki. İdris Baba’nın çocukluğu Hale’nin kayıtlarından yola çıkarak gösterilirse Ercan Kesal’in sesi olur ancak. Onu da İstanbul’da stüdyoda yaparlar.

            Veli Cevher konusu henüz bir iddia. Van belki Veli içindir. Vartolu ve Veli, Van Gölü manzarasıyla.. Çok güzel yaa..

            Filme kesinlikle gideceğim. İstanbul’dan küçük bir kıyı kasabasına geldim. Yıllardır geldiğim yerde sinema olmadığını bu film yüzünden öğrendim. Komşu ilçelerde varmış şu an hepsi kapalı ama açılınca Çukur’u gösterime alırlar mı, bilmiyorum. Eylül ortası İstanbul’da olacağım. Şimdiden inşallah Eylül ortası gösterime girer diye dua ediyorum. İstanbul’da olduğum zamanda olursa gala biletli olursa galaya dahi gidebilirim. Çukur’un sezon galalarına hiç gitmemiştim ama filmin galasına giderim yeter ki Eylül’de gösterime soksunlar.

            Hâyâl kırıklığına uğrayacağımı hiç sanmıyorum. Vartolu’yu Yamaç’ın gölgesi olmaksızın izlemek bana yeter. Gönül rahatlığı ile seve seve Vartolu izleyeceğim. Medet’i zaten seviyorum. Beşiroların Vartolu’ya kaçan kızı konusu falan olur belki.. Veli Cevher’e acaip yükseldim ama yalan olma olasılığı yüksek.
            Bakacaz artık. Twitter’a gidip Savcı Sayan’ı takibe alayım:))

          • havuç kafa

            valla film o kadar kapalı kutu ki ne olacağı ne yapılacağı belirsiz. vartolu karakteri diziyi dizi yapan karakter fakat diziden aldığım o sıcak etkileşmii kaybettiğim için vartoluyu izleme düşüncesi bile bana heves vermiyor artık. umarım gişesi bol olur ne diyeyim.

    • Nur

      Merhaba Havuç Kafa, hoşgeldin.
      640 yorumda benimde biraz payım var:) Bu kadar yorum sezonun güzelliğinden değil. Arkadaşlarla bir kafede oturup havadan sudan konuşmak gibi düşün. Aklına esen gelip bir şeyler yazıyor. Sanırım hep beraber kafa dağıtmayı seviyoruz burada. Sen de gel arada:)

      Erik Dalı; Öyle bir sahne ki ya çok seviyorsun ya nefret ediyorsun, ortası olmayan bir şey. Ben sevenlerdenim

      Sezon, Sürreal/Gerçek Üstü kurgulanmış. Sürrealite, Realiteyi örttü.
      Semboller, metaforlar.. Hâyâl, Rüya, Büyü, Masal..
      Bu tür şeyler önceki sezonlarda da kısmen vardı ve oldukça başarılıydı Mesela S1’de Mihriban, kendisinin inandığı bir masalı Salih’e anlatıyor ve onu da inandırıyordu.
      Anne ve çocuğun masal ilişkisi iki yetişkin; Efsun ve Yamaç’ta aynı duyguyu vermedi.
      Bir diğer örnek S2’de Aliço/Rıza, Yamaç’ı geçmişi ve geleceği kapsayan gerçek üstü bir kader yolculuğuna çıkarmıştı. Hepimiz çok beğenmiştik. Bu sezon Efsun’un Baba- Oğul masalı bu türden bir şeydi ama mizansen ikili arasında aşkı resmediyordu. Karışıktı.

      Bu sezon çok baskın bir Yamaç’çılık vardı.
      Senaryo, Reji, Yapım.. Yamaç’a amade edilmişti.
      S1&2’de tema ‘Aile Her Şeydir’ iken S3’te tema ‘Yamaç Her Şeydir’ oldu. Yamaç’ı Çukur’un önüne koyarak Altın Yumurtlayan Tavuğu (Çukur’u) şimdilik yumurtadan kestiler.

      • havuç kafa

        merhaba nur

        s1’de mihriban pek ilgimi çekmedi. sadece türküsü dışında. yani adı fatma olsa büyüsü olacak bir karakter değil. anlattığı hikaye falan aklımda bile değil o derece. s2’deki rüya sahnesi muhteşemdi ama baktığımız zaman o sezon en çok tepki çeken bölümlerden. bu da dizinin kaderi bana kalırsa. izleyicilerin %90’ı boyluca küfür etmişti. sebebi ise yamaçı vuranı açıklayacağız deyip 3 bölüm uzatmışlardı bunu. ve bölüm sonu o sahne gelmişti ki ben çok sevmiştim fakat sosyal medya o gün yıkılmıştı. boylu boyuna hakaretler falan işte…yani dizinin kaderi gibi geliyor bu seyirci kitlesi bana.

        s3teki efsun ile yamaçın masal sahnelerini beğendim ben. karmaşık da gelmedi hatta ilki yamaçı çok net vurgularken, ikincisi üzerinden de çağatay hesabını yapabildim. efsun ile ilgili sevdiğim tek şey anlattığı masal sahneleri oldu o kadar. s3’ün aklımda kalan ve özenli olan sahneleri olarak listeme kesin girer. ha nehir de mesela bir şeyler anlatıyor ama ben anlamadım. çatıda anlattığı kolye anlamsızdı. dinlerken bayılmıştım yani. tımaranede anlattığı ağaç falan da ilk dinleyişte yine anlamadım. oyuncudan kaynaklı yani. daha sağlam ve tutarlı bir oyuncu ile nehir karakteri müthiş bir iz bırakırdı dizide. efsun dizi için daha önemliyken (baykal kızı olaraktan) nehir daha güzel yazılmıştı bana kalırsa ama oyunculuk devreye girince efsun nehiri geride bıraktı ama efsun icin senaryosunun hala yetersiz oldugunu düsünüyorum.

        baskın mı? çukur : yamaç yapsalardı dizinin adı farketmezdi. ha aile her şeydir demişken, yapım kendi senaryosunu çiğnedi, göz yumdu. senaristi eleştiriyorum ama adamın hikayesine topluca ihanet ettiler. farkında mısınız bilmem ama sosyal medyada cukur hesabının paylaştığı videolar genellikle fanları kızıştırma amaçlı. mesela sürekli yamaçın örnek davranışlar verdiği şeyleri paylaşıyorlar ve alta gelen yorumlarda yamaça küfür kıyamet var. eski yamaç yorumları falan. bile bile mesela akşın’ın 18 yaşında evlendiği için istediği kararı versin diye baskı yapan yamaçın videosunu çukurda aile var etiketiyle paylaşmışlardı. neden? yakın zamanda karaca-celasun kararı veren yamaça gelip sövsünler, bir de yamaççılar gelsin video altında kapışsınlar etkileşim olarak dönsün. fakat bu dizinin ana konusu olan “aile her şeydir” temasının çiğnenmesine, ana karakter yamaçın yerin dibine sokulmasına neden oldu. tamam yamaç değişti de o kadar değil yahu. senaristin anlatmak istediğinin dışına çıkıyorlar. sırf fazla etkileşim gelsin diye. yapım da hala bu durumun kızışmasına müsaade ediyor. mesela bir gün arayla yamaç-nehir, yamaç-efsun paylaşıyorlar. şimdi yamaç oldu çok eşli. tamam yamaç nehire efsuna gitti ama böyle göze soka soka değil. yani efsun varken nehire, nehir varken efsuna böyle sırayla mı gitti? nehirle vakit geçirdi, efsuna geçti o saatten sonra nehirle bir şey yapmadı. izleyenler bilir, edhoda hızır çakırbeyli ile yamaç kocovalı aynı statüde mi yani ilişkilerde? fakat öyle bir sosyal medya yönetimi var ki senaristin yazmak istediği şeyi izleyiciye farklı şekilde sunup, hikayeyi bozuyor. evet bu sezon aile her şeydir temamız biraz bozuldu ama şimdi çukurda aile var paylaşımlarının altına bakarsanız, “ne ailesi be çocuk mu kandırıyorsunuz” olarak dolup taşıyor. yani dizinin ana teması artık seyirci gözünde bir hiç. neden? adminlerin bu tutumu işte. bu da yapımın hatasıdır, senaristin değil.

        • Nur

          Mihriban’ın masalı senin ilgini çekmemiş ama benim bu dizide harikulade bulduğum gizli detaylardan biriydi o.
          Mihriban olmayan, olmayacak bir masala kendisini inandırmıştı. Salih, İdris’le yüzleşene kadar hayatını bu masal şekillendirmişti. Vartolu ve Yamaç’ın mezarlıkta yüzleşme sahnesi masterpiece’di. Vartolu orada masalın kötüleri tarafından muradına eremeyen anne kraliçe ve küçük prensin kavgasını yapıyordu. Vartolu, Çukur’a masaldaki küçük çocuk olarak döndü İdris Baba ile sahnelerinde anlık küçük prens oluyordu. Zindanda İdris Baba’nın geldiğini anladığında duvara yaslanıp lambada titreyen alev gibi üşüyen Vartolu değildi. Salih’ti. Masalda muradı elinden alınmış küçük prensti.

          Efsun’un Yamaç’a anlattığı masal ne anlatıldığı anda ne de sonrasında bana hiç bir şey ifade etmedi. Aksine irrite oldum:)

          Nehir’in kolyesi çok kompleksti. Sürreal anlatımı anlamlandırmak çok zordu.Tarihseldi. Politikti. Ortadoğunun, Afrika’nın mazlum halklarının hikayesiydi. Petrolü anlatıyordu. “Acımı yanımda taşıyorum” cümlesindeki ‘Acı’ petroldü. Petrolün taşınabilir enerji kaynağı olmasından ilham alınmıştı. Hazal gayet başarılıydı hiç bir kusuru yoktu. Sahnenin oluru zaten o kadardı.

          Nehir’in Efsun’dan daha özenli yazıldığını sanmıyorum. Efsun için Lozan’da çekim yapılması bile Efsun’a çok daha fazla özenildiğinin göstergesi.
          Geçmiş 2 sezonun Baykal&Oğulları mirasının Efsun’a devredilmesi +Yücel, Azer ve Timsah’ın finansörü bir anlamda yarı patronu olarak takdim.edilmesi, Akın’la dolaylı işbirliği, fotoğrafıyla dahi Yamaç’ı büyülemesi, şatafat, altınlar, adamları++ elde avuçta ne varsa Efsun’a verilmiş, üstüne çekim açılarından tut da, saç, makyaja kadar özen, özen, özen.
          Efsun’u hikayesiyle shipperlar hariç genele tutturamayınca Karaca ve Nehir bariz paspallaştırıldı. Azkar, Efyam’ı gölgelemesin diye sahnelerinin ışığına kadar kötüleştirildi. Olmadı.. Çağatay’ı getirdiler.
          Çukur’un birikimi Efsun ve Yamaç’a amade edildi. Nehir’i ağzı kanlı öpüştürerek midemizi ağzımıza getirdiler ki Nehir’den iğrenelim.. Bunlara rağmen Efsun olmadı. Zorlaya zorlaya Efyam diye bir ship(cik) oluşturabildiler.

          Nehir’i seven bir izleyici olarak Hazal benim için 4/4’lük. Nehir’i sevmemde Hazal çok büyük etken.
          Damla da Efsun için 4/4’lük bir seçim. Karakteri sevmiyorum ama oyuncuyu seviyorum.

          • havuç kafa

            Mihriban masalı aklımda bile kalmamış. yani sen bahsedince öyle bir şeyin varlığından haberdar oldum. malum 3 sene olmuş. ne de güzelmiş işte. masallar, semboller, metaforlar işini iyi yazıyor senaristimiz. sen anlatınca pekişti, teşekkür ederim.

            efsunun anlattığı masal da taze oldugu için, diziyi o masallar üzerinden şekillendirdiğim için aklımda kalmıştı. masalı da sahneleri de çok beğendim. efsun karakterini de anlamadım. benim için koca bir boşluk. amacı, niyeti kafamda net değil. efsun, azer nehir arasında sıralarsam en arkada kalan karakter olarak. azerin kafasındaki şeyi az çok tahmin edebiliyorsun, nehirin de öyle. fakat efsun hep gizli, neden bunları yapıyor anlayamıyorsun. bu durum garip.

            nehir özenli derken o manada demedim işte. son bahsettiğim şey için söyledim bunu. yine mevzu oraya gelecekse ben gercekten sıkıldım bundan. saçtan, makyajdan falandan filandan yani… yamaç vs azer kıyası yapana rasltadınız mı? yamaçın üstündekilere bak bir de azere. azere özen var diyebilir miyiz şimdi? nehir ve karaca geride bıraktırılmış falan gülüyorum bunlara sadece. yani ne bekliyorsunuz ki efsundan? karakter böyle zaten.

            yazdıklarınız çok doğru. finansör olarak takdim edildi. ee neden nehir ile kıyaslıyoruz ben anlamadım. nehir-efsun kıyası = azer-remzi kıyası gibi bir şey. yanlış kelime kullandım galiba ben. özen değil de şunu diyorum. karakterin önemi falan çer çöp edildi, öyle bir hale geldi ki insanlar karakteri nehir ve karaca ile kıyasladı. garipliğe bakın yani. karaca kimdir? nehir kimdir? efsun’u nehir ve karaca ile kıyaslamak mantık dışı hem de bariz mantık dışı. kadın karakter diye kıyaslarsak saçma. bakın sizin de algılarınız değişmiş. size soruyorum. sezon başı olsaydı, karaca ve nehir için efsunla böyle bir yorumda bulunsalar aynı yorumu yapar mısınız? yoksa “o baykalın kızı, büyük güçtür yani. zengindir, karaca ile nehir ile nasıl kıyaslayayım. tabii ki o daha özenli olacak.” derdiniz büyük ihtimal. bahsettiğim şey de işte bu. öyle kötü yazılmış ki karakteri nehir ve karaca ile aynı statüye indirmişler. çağatay erdeneti getirip, geldiği zaman büyük dev olarak bakıp daha sonra murtaza ile aynı işlevdeymiş gibi hissetmek gibi bu.

            bu şey gibi çağatay erdenete her şey verilmiş, arabalar, adamlar, zenginlik, tablolar… çekim açıları da üst düzey, özenli. fakat çağatay erdenet senaryosu özenli mi? bunlardan bahsediyorum. dizi içindeki şıklık, zenginlikten değil. sizin yaptığınız kıyas buna benziyor. çağatay erdenet ile kemali, metini kıyaslamak gibi bir şey ya bu. nehir sadece düz bir karakter yani. sıradan bir karakter. ne olabilir ki daha? ailesi falan olsun demek sadece sevdiğinizden kaynaklanan bir şey. efsuna gram sevgi beslemiyorum. oyuncuya da. benim için hiçbir önemleri yok. fakat karakterin düştüğü durum garip. azer de öyle yani. şimdi karaca ile fink atıyor. bu mudur ilk giren adam? sadece karaca ile durumu mudur? mesela azer için “bak arabalara bak, her şey vermişler, kıyafetler koçovalılardan daha şık, daha özenli. ekstra çaba var” demek gibi bir şey. efsun neyse azer de o. tabii azer x2 kat daha geriye atılmış. efsunu koçovalı kadınlarla kıyaslıyoruz ama azeri bu yönden kıyaslamıyoruz. sorun burada işte. eşit bir kıyas değil bu. umarım anlatabilmişimdir.

            mesela çağatay da efsun için getirildi demek bana mantıklı gelmiyor. yani efsun ile kesişmesi kadar doğal olanı yok ki. bu kişi efsun değil de nazım olsa yine çağatay ile görüşmez miydi dizide? emrah olsa çağatay yanına çağırmaz mıydı bunu? bak babalarımız dost. gel hele senin de düşmanınmış bunlar diye. sadece karakter adı üstünden gitmek bana objektik ve samimi gelmiyor ne yazık ki. umarım siz de o sosyal medya shipperları gibi düşünmüyorsunuzdur.

          • incell

            havuç kafa, nehir konusunda hemfikiriz. videoyu izlersen anlarsın zaten :)))

            https://twitter.com/BuseMarien/status/1273909984393388033

          • havuç kafa

            videoyu izlemiştim daha önceden. ama sevmeme nedenlerim bunlar değil. fanlar kadar nefret duymuyorum. zaten hayali, kurgu şeyler üzerine anlamsız bir nefret duymak saçma 🙂 fanların saçmalığı yani

          • balvin

            aaa 🙂 benim video….keşke yapmasaydım bunu

          • selam, twitter’da yoksun? Hesabına ne oldu? Yoksa bu videodan dolayı takıntılı fandom şikayeti ile hesabın falan mı kapatıldı?

          • balvin

            Selam Aslı, yok şikayetten dolayı değil. Kendi isteğimle kapattım hesabı. Spam yemiştim video kaldırılmıştı ama hesap kapanmaya gidecek kadar ciddi bir şey olmadı. 🙂

          • Nur

            Sosyal Medya shipper’ları gibi düşünmüyorum. Ben bu diziyi hep farklı yorumladım. Ship’e karşı değilim ama hiçbir zaman ship için ekran önüne geçmedim. Başlarda Azer- Karaca’yı shiplerken onlardan bile vazgeçtim. Şu an dizide ship’im yok ve shiplere karşıyım. Bu diziye ship işi gitmedi. Nehyam en anti olduğum ship. Nehir’i seviyorum. Tüm ailesini kaybettiğini anlatmıştı, benim için yeterliydi. Ailesini falan izlemeyi hiç istememiştim. Umarım S4’te öyle bir şey yapmazlar. Nehir’i izleteceklerse bekar anne olarak köşkten uzak izletsinler. Hele Yamaç’la mümkünse tek bir karesi bile olmasın. Kürtaj konusunu unutmadım, sindirmedim, sindirmeyeceğim. Nehir- Yamaç defteri kapandı benim için.

            Stil konusunu uzun uzun yazabilirim ama sıkıldığın için oraya girmeyeceğim.

            Efsun’un ilk sahnesi terastı. Kadınlar ve bir bebek (İdris) bir yerde tutsak alınmış.Yamaç’a aşağıda babası öldürtülmüştü. Şayet biri diğerini öldürmese kadınlar ve bebek öldürülecekti. Plan buydu. Efsun uyuşturucu baronu olan Azer’e plan için finans sağlamıştı Timsah da uyuşturucu işindeydi ve planın diğer ortağıydı. Efsun daha sonra Akın’a uyuşturucu için finans teklifinde bulunmuştu. Bu karakter Baykal’ın ölümünden sonra gayet bilinçli kadın, erkek, bebek herkesi bilinçli öldürten ve uyuşturucuya da finans sağlayan bir karakterdi. Birden Yücel’in odasında ikinci bir geçiş karakteri oldu. Dön bana ve masal sahneleriyle 3.bir karaktr oldu. Bu üçüncü karakterde birincinin fragmanları yer aldı. Nehir’i izletmek, gebelik testini öğrenmek gibi fragmanlar.
            Efsun kesinlikle tek bir karakter olarak yansıtılmadı. Çoklu Kişilik Bozukluğu, Şizofreni ya da Klinik düzeyde gerçeklikten kopuk fantezist biri. Yamaç’ın hayatını Azer’den kurtardığı sahne ya senaryo hatası ya da bilinçli şekilde Efsun’un hastalığına vurgu var. Efsun orada Yamaç’ı bayıltıp Azer’in hayatını kurtarmıştı. Efsun ve Yamaç arasındaki yüzleşmede de bu konu geçti Efsun 3 kez derken Yamaç 2 kez dedi Efsun 3 dedi falan. Efsun ya hatalı yazılıyor ya da Hoca inceden inceye bir şey vurguluyor. Yamaç- Efsun sahnelerini dikkatli izlemediğim için bilmiyorum ama acaba baş başa oldukları anların bir kısmı hiç yaşanmamış olabilir mi? Yani tuhaf bir durum. Biz karakterlerin yüksek takdim edilip sonradan alçaltılmasına alışkınız ama Efsun’da yapılan şey bu değil. Efsun baştan farklı farklı kişiliklerle takdim edildi. Baykal’ın kızı bile olmayabilir. Hatta Baykal’ın gizlediği çocuk olmadığından eminim bile.

          • havuç kafa

            ben de ondan bahsediyorum işte. karakterin yaptıkları tutarlı değil. senarist de şizofreni falan yazıyor diyemiyorum. imkansız diyorum hatta. karakterler kendi benliklerini çiğniyor her seferinde. o zaman bu durum azer’de de var? çoklu kişilik bozukluğu yani. çok zeki, leb demeden leblebiyi anlayan adam ne hale geldi şimdi. yaptıkları, tutumları tutarsız. baştan savma. bir şeyler yaptırılıyor karakterlere ve bu yaptırılan şeyler karaktere ters olunca sanki önceden de böyleymiş gibi zorlama hikayeler yazılıyor. mesela azer için kadınları kaçırıp kemali vurduğu bölüm “bana racon öğretmediler” diyerek konuyu kapatmışlardı. fakat bu adam mahalleye ilk gelişinde “mezhebiniz genişmiş” diyerek gelmişti. yani racondan falan bahsederdi. işte efsun’da da durum aynen bu. eğer sağlam, sapasağlam bir karakter yazılsaydı kimse gelip ona “makyajı daha özenli, her şeyi özenli, kıyafeti, saçı, evi arabası cartı curtu” yorumunu kimse yapmazdı. çağatay erdenete yapılıyor mu bu? çağatay erdenet karakteri için çekimler dizideki en özenli olanı. fakat koçovalılarla kıyaslayan yok? selim ve cumali ile kıyaslayan var mı bunu? neden kıyaslanmıyor? selim ve cumali paspallaştırıldı cünlkü cagatay yüzünden diyen yok.

            yapım zaten 3 sezondur kıyafet, saç makyaj olarak koçovalılara 2.sınıf muamele yapıyor. fakat bu sezon konu oldu bunlar. garibime giden bu ve bu konuyu tartışanlar asla objektif kişiler değil benim gözümde.

          • baiano

            Reis… o kadar haklısın ki. Ergenlerin eline düştü ya bu dizi o en çok beni sinirlendiriyor. Efsun’un saçı makyajı şöyleymiş de hahaahahaha ya var ya gülmekten katılıyorum okurken. Efsun ve Nehir kıyaslama noktasında sonuna kadar sapına kadar haklısın. Bu kıyaslamayı yapan kişiler, objektif değil, holigan holigan. Hadi Nehir ile kıyaslayanları anlıyorum ortak noktaları Yamaç var. Peki Karaca? Ya abi Karaca kimdir nedir ya? Diziden çıkar mantık hatası olmuyor dizide. Yemin ediyorum bu dizide buna gösterilen tahammül başka hiçbir karaktere gösterilmemiştir. Şimdiye 100 kere ölmesi lazımdı. Ne amaçla tutulduğu belli değil. Saçma sapan fanları üzerimize kaldılar. AzKar adı altında ortaokulda oynana tiyatro oyunlarındı aratmayacak performansları ile göz kanatıyorlar.

            Efsun konusunda her şekliyle haklısın. Bunu neden yaptı diyemiyoruz. Şizofren olduğunu sanmıyorum ben de. Karakterlerin her tutarsız hareketlerini şizofreniye bağlarsak Çukur koskoca bir akıl hastanesi olur. Tüm karakterlerde tutarsızlık, kişilik bozukluğu var o zaman. Bu yorumları yapanların hepsi kadın izleyici zaten. Nelere takılıyorlar diyeceğim de ilk 2 sezonda da takılmıyorlardı bu sezon takılmalarının sebebi çift savaşları. İlk yorumunda dediğin gibi hepsi kendi karakterinin diziyi yönlendirmesini istiyor. Bu yüzen Efsun’un saçı makyajını kıyaslıyorlar. Karaca’nın saçı şöyleymiş falan, Nehir paspallaşmış falan… Nehir zaten o evde ne yapabilir Allah aşkına sayın fancıklar? Tanımadığın etmediğin insanların evindesin, üstüne hamilesin. Sonra saçı kötüydü, elbisesi yaşlıydı. Işık oyunu yaptılar, cildini şöyle gösterdiler. Sanki ilk defa oluyor anasını satayım. Sanki sadece Nehir ve Karaca’ya oluyor bu dünyada. Tüm yapım toplaşmış “Abi hadi Efsun’u öne çıkarıyoruz diğerleri zaten umrumuzda değil hadi hadi hadi!!!” diye motivasyon konuşması yapıyorlar falan. Hey Allah’ım… İnsanlara iftira atmak, stilistine, kostümcüsüne, işini yapan herkese, işin asıl noktasını bilmeden, emin olmadan konuşmak, iftira atmak bu kadar kolay olmamalı. Ayrıca bunların hepsi kurgu, hayali şeyler. İnsanlar kafayı sıyırmış net! Aklı başında birine rastlamak da güzel oldu…

          • havuç kafa

            eyvallah hocam. 3.sezonla eklenen o kitleyle beraber dizi uçuruma doğru gitti fakat hastalık bunu geri çevirdi. iyi bir şeyler yazılsın, zaman kaybı yaratanlar ölsün, duruma bi bakalım. ilk bölüme şans vericem ki ilk bölümleri iyi açıyor dizi. bu yüzden ilk 3 bölümde aynı şeyleri sezersem toptan bırakıcam bu laneti.

          • kreatinizm

            Karaca yorumlarınıza bayıldım. Sette büyük mecralarda yakınları mı var çözemedim ben de 🙂 Ekstra bir şeyi de yok ki…

          • balvin

            Havuç Kafa, adamsın birader sen. Harbiden de aklı başında düzgün insana rastladım sonunda. Saç,makyaj konusunda seninle hemfikirim. Dediğin gibi Koçovalılar hep 2.sınıf muamele görüyordu, saçı,makyajı konusunda. Işık oyunları, soft ışık vs… Bunların hepsi komplonun kralı. Dizideki karakterleri ayrı evrenlere taşımak yönetmenin görevidir. Her karakteri izletirken farklı bir bakış açısı uyandırmalıdır. Bazı karakterler özeldir ve ona göre belli kompozisyonlar yaratılır. Yamaç’ın sahnesi Azer’in sahnesine eşit özen gösterilmez. Bu her yerde böyledir. Sırf birilerini seviyoruz diye, ikisine de eşit şeyi istemek, adalet anlamına gelmez. Kul hakkı anlamına da gelmez. Diziyi dizi yapan unsurlar vardır. Onların hikayesine, onlara daha çok özen verilir. Çağatay Erdenet örneğinde olduğu gibi. Yamaç,Selim,Vartolu,Cumali, Aliço… Senaryoları dışında bunlara verilen özen neredeyse aynı kamera arkasında. Kadın karakterler hep 2.plandaydı hala da öyle. Dizide de yoklar. Bence duygularımızı bir kenara koyup, düzgünce düşünürsek neyin ne olduğunu daha rahat kavrarız.

            Bu saç-makyaj konusu için son olarak ilk 20 bölüm içerisinde Efsun’un o kadar yaşlı durduğu bölümler var ki…Hele bir bölüm var kırmızı elbisesiyle Azer’in evine geliyor. O bölüm fanlar baya yıkmıştı ortalığı. Basbayağı makyaj yapmışlar ama kadının yüzü sivilceyle dolu. Çok kötü duruyor ve acayip yaşlı. İlk 10-15 bölüm Efsun’un cildi tamamen yaşlı gösterilmiş. Mesela çatıda Nehir ve Yamaç’ı izlerken cildi falan çok kötü. Makyaj ve ışıkla baya yaşlı durmuş. Üstündeki kıyafetle de öyle. Fakat bunlar bana normal geliyor ve takılmıyorum. Olabiliyor yani. O an ki durumlarına göre değişiyor. Bunun bilerek yapıldığını da sanmıyorum. Şimdi böyle yorumlar görünce de artık gülüp geçiyorum ve takılmıyorum. Dediğiniz gibi objektif olmayan, fanatik shipper yorumları bunlar.

          • havuç kafa

            eyvallah birader. senden duymak da mutlu etti bunları. ben seni az çok takip ediyordum twitterdan. güzel teorilerin, floodların vardı. eline emeğine sağlık. fakat göremiyorum uzun zamandır. hayırdır? hesabımı kapadın?

            doyumsuz, frenlenemeyen, garip bir kitle var. doymuyorlar, aç gözlüler ve saygısızlar. dediklerini kaale almak bile aslında gülünç bir durum. kadın karakterlerin giyimi falan konuşulacaksa, yasak elma izleyebilirler. aynı gün, rakip kanalda yayında zaten 🙂

          • kreatinizm

            Ben de sevindim doğrusu 🙂 Böyle düşünenlerin olması sevindirdi. Genel izleyiciden şüphem vardı biraz artık o da aza indi. Hala mantıklı bakabilenleri görmek cidden güzel.

          • Nur

            Bak bak.. Nasıl kafasını çıkarmış hemen.. Tısssss..
            Diyordum bu nerde kaldı!?

            Bir tane hesap açam da azcık Nehir’e atam tutam bakiim. Bizimki buralardan ayrılmaz o zaman.

          • kreatinizm

            Öyle olmaz… Nehir’in yanına Azer ve Efsun’u da isterim. Tek taraflı gömen insanların yorumunu beğenmiyorum :))

          • Nur

            He yaw.. Sanki sayıyla verdiler bize. Alayına isyan anasını satiimm. Bundan sonra böyle. Tiz Azer’in kellesi gelsin buraya!

          • kreatinizm

            Karaca’yı da ekleyelim orağlara. 4lü combo olur benim için.

          • Bana sadece Gökhan Horzum’un ki yeter…

            Burada detayları ile konuşulan,kitabından, dizisine bambaşka kanallardan esinlenmelerinden (!!!) bağımsız, hikayesine sahip çık(a)mayan, tutarsızlıkları bölümler ilerledikçe git gide artan, hikayelerini ilmek ilmek örmek yerine patchwork misali bir araya getirip incecik teyel ipliği ile tutturmaya çalışan, anlattığı dünyanın – röportajlarında havalı havalı ben hiçbir şeyi boşuna yazmam dese de – içine girememiş bir senarist!.

          • kreatinizm

            İMZA! ✍️✍️

          • Nur

            Ekledim.
            Sıra ölümlerden ölüm bulmak bunlara. En iyisi Akın hepsini tarasın, temizce bitirsin bu işi.

          • Rizet16

            Haydi gelin o zaman Çukur’un 4. sezonunda düşmanı biz olalım, yeni düşman gelmesin – Diziyi en başından beri takip eden ama 3. sezonda kinlenen, hayal kırıklığına uğrayan kitle olarak biz olalım Çukur’un karşısında :)) İnteraktif savaş tekrardan kabul ettirsinler bakalım kendilerini bize ya da dizi kendini düzeltemez, toparlamayı beceremezler ise yok olup, kaybolup gitsinler. Ne dersin Nur? Alayına isyan :))

          • Çok sevdim 🎈 bu negatif duygular ile her hafta yazı yayınlamak için motivasyon lazım.

            Ya fandom olucam… Gerçi EfYam sayılabilirim 💙 Ya da senin yazdığın gibi alayına isyan…

          • Nur

            VARIM!

            Ve hazırım.

            Gayri Nizami Harp yapacaz bunlarla. Psikolojik üstünlük bizde. Aylardır tek taraflı küfrediyoz. Bize anca alay eden sahnelerle cevap veriyorlar. Biz ise daha da güçlenip daha çok küfrediyoz.
            Moralmen bitik durumdalar.

            Hedef belirliycez.
            1- Ship fandomların belini kıracaz. Senaristler shipperlardan destek bulamayınca ship yazmaktan vazgeçecek.
            2- Emanet kutusunu Akın’a verdircez. Al sana mis gibi Çukur.

            Facebook kırsalında gizlice örgütlencez. Twitter metropollerinde ve turistik Instagramda eylemler koyacaz.

            İlk iş 10’larca hesap açacaz. Hepsine gökkuşağı koyacaz. Efsun ve Nehir’i shipliycez. Ship ismi: Nefsun.
            Balvin görsel destek sunacak. Videolar falan yapacak. Ben yazılı şiir falan her şeyi yaparım. Herkes elinden ne geliyorsa ardına koymaycak. Efyam ve Nehyam’ın belini kıracaz.

            Celkar fandomu hortlatacaz. Maksat düğünü yaptırıp Azer’i Metin’e doğratmak. Karaca da intihar ederse Celasun karı şey pardon eşsiz kalacak. Bu durumda Yamaç, Sultan Ana’yı Celasun’a vermek zorunda zira yengelerinin kocaları var. E görevi savsaklayamaz da Sultan’ı gelin edince emanet kutusu o hengamede bizim artık. Hemen Akın’a verecez. Akın, Erdenetler’le çatışcak.

            Ship yok. Akın, Baba.. Sonrasına da bakacaz.

          • balvin

            Evet kapattım. Konuşulacak bir şey yok ki. Diziyi de izlemeyeceğim zaten. Sadece yorumları okumak hoşuma gidiyor o kadar. Teşekkür ederim yorumun için.

          • kreatinizm

            Sahi balvin kardeşim sen hesabı mı kapattın? Göremiyorum ben de uzun zamandır.

          • balvin

            Evet kapadım.

          • Nur

            Efsun için yaptığım şizofren yorumunu başka hiçbir karakter için yapmadım ki bazılarında tutarsızlık kat be kat fazlaydı. Efsun’da yapılan şey tutarsızlık gibi değil bilinçli bir şey gibi geliyor bana. Terasta Batıyı temsil eden kadın Lozan’da Makbule’nin seslenmesiyle Doğu olarak uyandı. Birbirine tam zıt iki unsur. Makbule’nin sevmemesi de cabası. Halbuki Efsun, Makbule’nin hayatta olan tek torunu. Gözünden sakınması gerekirken itin, kopuğun önüne atıyor. Asıl torun Efsun paravana edilerek gizleniyor diye düşünüyorum. Efsun’un gebelik testini görmesi sıradan bir şey değildi. O bebeğin Efsun’la bir ilişkisi olacak demektir bu tıpkı Yamaç ve Sena’nın bebeğinin Emrah’la ilişkisi gibi. O bebeğin ölümüne Emrah sebep olmuştu bu bebeğin doğacağını düşünüyorum ama Efsun bebeği kendi bebeği zannedebilir. Bebekle birlikte kapalı kutu Efsun açılır ve Yamaç’ın üzerindeki büyü bozulur, masal biter. Tahminim böyle. Yanılıyorsam da sorun değil.

            Saç, stil, makyaj konusunda farklı düşünüyoruz. Ne kadar yazarsak yazalım fikirlerimiz değişmeyecek.

          • Nur

            Efsun- Yamaç ilişkisinde Yamaç cephesi de çok tuhaf.
            Bazen Yamaç’ın gizli bir ajandası mı var diyorum ama ‘büyü’ tema’sı ile çelişiyor.
            Yamaç, Efsun’un fotoğrafını panoda gördü, çakmakla yaktı sonra gidip Makbule’yi öldürmeye teşebbüs etti? İntikamı Makbule’den almak için hiçbir gerekçesi yoktu fotoğrafını dahi görmemişti. Ya.İdris Baba’nın intikamını Efsun’dan almak gibi bir niyeti hiç olmadı ya da bir plan dahilinde önce Makbule’ye saldırdı? Efsun’u yüz kere öldürebilirdi bir kez bile teşebbüs etmedi. Tekrar Akın’ın panosuna dönersem Yamaç neden Efsun’un fotoğrafını yaktı (bana göre intikam ateşi o) ve Efsun’a doğrudan neden saldırmadı? Fotoğraftan büyülenmiş olsa Efsun’u sadece bulmaya çalışırdı Makbule’ye saldırması anlamsızdı. Yere düştüğünde büyülendiyse ve intikamı unuttuysa bu durum yine Makbule’ye saldırmasını açıklamıyor.
            Çakmak bu dizide ana sembollerden biri emanet kutusundaki 4 eşyadan biri.. Yamaç, Efsun’un fotoğrafını emanet kutusundaki çakmakla yakmadı kutu o dönem Akın’daydı ama sigara içmeyen Yamaç’ın üzerinde çakmak taşıması babasını yad ettiğini gösterir.
            Diğer aklıma yatmayan sahne yüzleşme.. O sahne şayet gördüğümüz gibiyse, izlediğimiz gibi oldu bittiyse Yamaç babası dahil tüm sevdiklerinin hesabını o sahnede izlediğimiz gibi kapattıysa söyleyecek bir şey bulamam ama içimde hâlâ bu sahne özelinde ‘bir yanlışlık var’ duygusu taşıyorum.

          • havuç kafa

            her şeyiyle garip bir durum var bu sezon. makbule kısmı evet ilginç. yani ne alaka gidip ona saldırdı. tanımıyordu bile. orasını geçtim lozan diyorsunuz bizim haberimiz yok. yamaç oraya nasıl geldi, nasıl buldu ortada yok. makbuleyi, efsunun yakını olarak görüp gitti diyorum ama nereden bilecek? orası çok garip. ateşle yakması kısmına gelince de benim ilk aklıma gelen o foto yakmadan önce aklına efsunun onu uyuttuğu anlar geliyor. yamaç etkileniyor zaten orada. düşmanından etkilendiği için zayıflık hissediyor ve yakıyor. yakarken yüzünde nefret yok zaten. yine fotoğrafa dalıyor yakarken. kesin olarak benim düşüncem orada intikam değil, kendini zayıf hissediyor düşmanına karşı. bu yüzden de yakıyor. ha bana kalırsa hesaplaşma kısmı çok basit. inanılmaz basit. söz üstünde kapandı iki mevzuda. hayır “sana kanıtlayacağım” da demişti yamaç. ondan sonra hiçbir şey yazılmadı. baya bir 6-7 bölüm yazılmadı o kısım. sadece aşk için değil yani baykalın kızı ile yamaçın dizide 7-8 bölüm karşılaşmaması da garip. bir randevu vardı makbule örttü peki. yamaç ölü bilindi tamam daha sonra garip bir sahne olan azer-yamaç-efsun olayında yan yana geldiler. orada işler açılmaya başlandı falan. orada da hayat kurtarma olayında efsunun asıl amacı azer fakat yamaç diye yazılmış yine saçma. orada yamaçı kurtardı denmesinin sebebi ise efsun, yamaçı azerin kardeşlerinden sakladığı için. yine de asıl amaç azer orada.

            oradaki gariplik şu. 9.bölüm sonunda yamaç, azeri şişliyor ve orada bitiyor bölüm. 10.bölüm ise bu sahneyle başlıyor. fakat showtv resmi sitesinde 9.bölüm fotoğraflarında olay yerinde efsunun olduğu resimler de var. yani son dakika bir değişiklik seziyorum ben burada. kurgu da sırıtıyor bölümde zaten. o kısım tekrar yazılıp çekilmiş bence. o kısımda zannımca gelen mahsundu. fakat senarist efsun ve yamacı tekrar bir araya getirip, efsun-yamac ilişkisine yavaş yavaş geçmek için mahsun yerine efsunu kullanmış. senaryoyu genişletmek adına. ben bunu çıkarabiliyorum sadece.

            akın konusunda da akının hain oldugunu bilmiyor muydu yamaç? oralara ne oldu sahi?

          • Nur

            Yamaç, Efsun’u ilk kez Akın’ın panosunda gördü. Daha önce hiç karşılaşmamışlardı. Uyuyamama meselesi fotoğraftan sonra.
            Yani Yamaç, Efsun’un fotoğrafını yaktığında Efsun hiç kimseydi. Yamaç’ın uykusuzluk için Özgür’e gitmek yerine babasının katiline gitmesine girmiyorum bile. Tüm bunları sürreal düşündüğümde dahi açıklama bulamıyorum. Bu dizide Sevr, Lozan, Sevr döngüsü var. S1 Osmanlı’nın hasta adam olmasıyla Paris’ten yenilikçi akımın (Jön Türkler) ülkeye gelmesiyle başladı. Tapular konusu ile Sevr- Lozan işlendi Kanlı Düğün 1.Dünya Savaşının yenilgisiydi. S2 tekrar Sevr ile başladı ve döngü devam etti. Havadan atılan siyah zarflar ve Çukur’un hapse atılması vs 1.Dünya Savaşı yenilgisiydi. S3 Sykes Picot ile başladı. Sonra Lozan’a gittiler. Akın’ın karakoldan telefon etmesi Lozan’dı. Lozan heyetinde Akın vardı Azer’in de karakola gitmesi Lozan’dı büyük olasılık Musul için gitti ama henüz emin değilim ondan.
            Yamaç, Lozan’a somut olarak gitmedi. Yamaç çöken imparatorluk aklını temsilen ordaydı. Zaten akli melekesi yerinde değildi ve gücü yokken batıya yani Makbule’ye saldırdı Makbule’de doğunun etnik ve inanç unsurlarını uyandırdı. Sahnenin bizzat kendisi tamam. Ama ne öncesi uyuyor ne sonrası. Sonrası uysa öncesinin peşine düşmeyeceğim öncesi uysa sonrasınıbırakacağım. Bir türlü bir yere oturmuyor. Efsun- Yamaç ilişkisi her iki tarafıyla muamma.

            Efsun’un Yamaç’ı kurtarmasına Rizet yukarıda değinmiş sahne hem sonradan değiştirilmiş hem de sıralaması bozulmuş. Bu sezon iki kavşak oldu birinvisi 5.bölümde ikincisi ise 10.bölümde. 5.bölümde Vartolu, dan vazgeçildi. Hatta bir paket olarak Vartolu, Azer ve Akın’dan vazgeçildi. 10.bölümde ise Efsun ve Yamaç’a radikal bir yol çizildi Nehir’in üstü tamamen çizildi. Sonuçta her ne olduysa oldu ama açıklar yeni rotaya göre kapatılabilinirdi. İdris Baba bir Çukur fanı olarak benim için çok önemli bir figürdü intikamının alınmamasını Yamaç’ın faille aşkını meşkini bir türlü konduramıyorum bir yere. Her ne ise aşksa, intikamsa net açıklanmasını isterdim. Hâlâ acaba diyorum?

          • havuç kafa

            ben de net açıklansın isterdim. sadece aşk veya intikam değil. tüm karakterler öyle olsun. her şey net olsun. fakat herkes garip bu dizide. elle tutulur karakter kalmadı. konular da o hale geldi.

            efsun ile yamaçın fiziksel olarak uyumu var. gözle görülen bir şey. inkar eden zaten yok. senaryosu karmaşık ve oldu bitti işi. klasik yani. sena ile yamaç da böyleydi. ilişkiler, aşklar, vartolu-saadet dışında yazılamadı. hepsi hemen oldu bitti oldu. anlam yok, mantık yok. dizide zaten o mantık kavramı kalkmış. tamam kendi ütopikliğini kenara bıraktığım zamanda azıcık mantık vardı o da gitmiş. eksilere düşmüş. efsun ile yamaçın ilişkisi mümkün ama garip. nehirin dizide tutulma sebebi de şuan ikisi. fakat engel mi? değil. ancak senarist kafasında nehiri engel olarak seyirciye sunmuş. şu anlık durumdan bahsediyorum. ha şuan gözümü yoruyor mu? hayır. dizide olduğu süre 5 dakika ve diziye katkısı var. ikisinin ilişkisi katkı sağlıyor mu hikayeye? evet sağlıyor. bu yüzden sorunum yok. fakat bu intikam ve aşk arasındaki o çekişmenin daha iyi işlenmesi gerekiyordu. efsun karakteri de öyle. çünkü çatıdaki kişi ile bir değil bu.

            idris baba durumuna da takılmıyorum. idris baba intikamını sadece yamaç değil herkes unuttu. soran var mı? cumali, selim? babanızı kim öldürdü beyler? vartolu gidip vurdu diye biliyorsunuz. bu mudur peki? hani diyoruz ya efsun niye peşine düşmüyor yamaç değilse o kişi. ee peki abiler siz neden peşine düşmüyorsunuz ya? vallahi gariplikler silsilesi. çok ama çok saçma.

            “yamaç baba intikamını unuttu” demiyorum. misal vereyim. efsun ile vartolu bu sezon yasak bir aşk yaşasa ayıla bayıla izlerdik. baba vasiyeti de demezdik çoğumuz. neden? vartoluyu genel olarak çok seviyoruz. saadet durumu varken bile göz ardı edilebilir bir durumdu bu. zaten yan yana gelmeden bile inanılmaz bir kimyaları duruyor. kırmızı kıyafetiyle efsunu ilk gördüğümde vartolu ile ilişkisi alev çıkarırdı alev yani. o zaman da “o bu şu” demezdik çoğumuz. sevdiğimizden yani. yamaça takıldığımız kadar takılmazdık. işte efyamcılar da buna takılmıyor. çünkü sevdikleri, yakıştırdıkları karakterler yan yana. aşk yaşıyorlar ve senaryo ne kadar oldu bitti olsa da garip gelmiyor. efsun karakterini şimdi görüyorum herkesle shipliyorlar. karakter çok uygun. yani herkesle yakışıyor. damla sönmez değil karakter öyle. yani başka bir dizide, farklı bir karakterle oynasaydı damla bunu aynısını diyemezdik. şuan ki hali, karakterin duruşu itibariyle efsun dizideki herkesle yakışıyor. tabii benim gönlüm vartoludan yanaydı. o da olmadı.

          • havuç kafa

            ben de net açıklansın isterdim. sadece aşk veya intikam değil. tüm karakterler öyle olsun. her şey net olsun. fakat herkes garip bu dizide. elle tutulur karakter kalmadı. konular da o hale geldi.

            efsun ile yamaçın fiziksel olarak uyumu var. gözle görülen bir şey. inkar eden zaten yok. senaryosu karmaşık ve oldu bitti işi. klasik yani. sena ile yamaç da böyleydi. ilişkiler, aşklar, vartolu-saadet dışında yazılamadı. hepsi hemen oldu bitti oldu. anlam yok, mantık yok. dizide zaten o mantık kavramı kalkmış. tamam kendi ütopikliğini kenara bıraktığım zamanda azıcık mantık vardı o da gitmiş. eksilere düşmüş. efsun ile yamaçın ilişkisi mümkün ama garip. nehirin dizide tutulma sebebi de şuan ikisi. fakat engel mi? değil. ancak senarist kafasında nehiri engel olarak seyirciye sunmuş. şu anlık durumdan bahsediyorum. ha şuan gözümü yoruyor mu? hayır. dizide olduğu süre 5 dakika ve diziye katkısı var. ikisinin ilişkisi katkı sağlıyor mu hikayeye? evet sağlıyor. bu yüzden sorunum yok. fakat bu intikam ve aşk arasındaki o çekişmenin daha iyi işlenmesi gerekiyordu. efsun karakteri de öyle. çünkü çatıdaki kişi ile bir değil bu.

            idris baba durumuna da takılmıyorum. idris baba intikamını sadece yamaç değil herkes unuttu. soran var mı? cumali, selim? babanızı kim öldürdü beyler? vartolu gidip vurdu diye biliyorsunuz. bu mudur peki? hani diyoruz ya efsun niye peşine düşmüyor yamaç değilse o kişi. ee peki abiler siz neden peşine düşmüyorsunuz ya? vallahi gariplikler silsilesi. çok ama çok saçma.

            “yamaç baba intikamını unuttu” demiyorum. misal vereyim. efsun ile vartolu bu sezon yasak bir aşk yaşasa ayıla bayıla izlerdik. baba vasiyeti de demezdik çoğumuz. neden? vartoluyu genel olarak çok seviyoruz. saadet durumu varken bile göz ardı edilebilir bir durumdu bu. zaten yan yana gelmeden bile inanılmaz bir kimyaları duruyor. kırmızı kıyafetiyle efsunu ilk gördüğümde vartolu ile ilişkisi alev çıkarırdı alev yani. o zaman da “o bu şu” demezdik çoğumuz. sevdiğimizden yani. yamaça takıldığımız kadar takılmazdık. işte efyamcılar da buna takılmıyor. çünkü sevdikleri, yakıştırdıkları karakterler yan yana. aşk yaşıyorlar ve senaryo ne kadar oldu bitti olsa da garip gelmiyor. efsun karakterini şimdi görüyorum herkesle shipliyorlar. karakter çok uygun. yani herkesle yakışıyor. damla sönmez değil karakter öyle. yani başka bir dizide, farklı bir karakterle oynasaydı damla bunu aynısını diyemezdik. şuan ki hali, karakterin duruşu itibariyle efsun dizideki herkesle yakışıyor. tabii benim gönlüm vartoludan yanaydı. o da olmadı.

          • Nur

            Efsun’un ilk sahnelerinde Vartolu’nun dişisi bu diyordum. Terasta Efsun ve Azer yanyanaydı ve hapishanede Azer’in adamları ‘Azer’in selamı var’ deyip Vartolu’ya saldırıyordu.
            Vartolu hapisten kaçacak Azer’le hesabını görürken Efsun’la karşılaşacak ve ikisi arasında aşk-intikam ilişkisi olacak diye tahminlerde bulunuyordum. İkisi de ateş grubundan, ikisinin de gözü kara diyordum ki Efsun bambaşka bir karaktere geçiş yaptı ve bırak aşkı, intikamı, hiç karşılaşmadılar bile.
            Vartolu ve Efsun’un intikamı göz ardı edip vıcık vıcık aşk yaşamalarını asla istemezdim. Hele ki Vartolu, (Efsun’dan dolayı) Saadet’e gözünün üstünde kaşın var dese hazmedemezdim, Saadet’i pek sevmediğim halde.
            İyi ki Efsun- Vartolu olmamış. Bu işleniş tarzıyla Vartolu’dan nefret ederdim. Yamaç ve Efsun birbirlerine duydukları şehvet duygusuna yenilen iki karakter. Masallar, büyüler.. hep süs. Dünyanın en engelsiz ilişkilerinden biri. Makbule’yi, Nehir’i, Çağatay’ı engel diye takdim ediyorlar ya bana komik geliyor. Ağızdan çıkacak tek bir ‘defol’ lafıyla toz olacak karakterler…

            Hoca’nın bir röportajını izlemiştim, ‘Ben hiçbir şeyi boşuna yazmam” diyordu. İlk iki sezon 140 dakika dizi süresine göre gerçekten yazdıkları o an anlamlı gelmese ds sonradan anlam kazanıyordu, bir yerlere bağlanıyordu. Yani her yazılan değil, ama büyük kısmı öyleydi.

            Bu sezondaki kadar bu boş replik görmedim. Sahneler ya amaçsız ya da amaç olsa bile resmen zeka özürlü bir yere varıyor. Nehir’in ‘Elim kolum her yere uzanır’ repliğinden neler çıkarmıştık bomboşmuş. Yamaç’ın Efsun’a ‘babanı öldürmediğimi ispat edeceğim’ demesi bomboş çıktı. Elvis’in sevgilisi Lena’yı mı bulacak falan gibi tahminler yapmıştık:) Efsun, babasının ölümünde Koçovalıların payı olmadığına sırf Yamaç’a aşık olduğu için inanmadı. Peki o zaman kimlerse onların peşine düşseydi.. Bomboş bir açılım. Azer, köşke kadar geliyor, Sultan, İdris Babayı anlatıyor.. bomboş, zekâ özürlü bir sahne.. Boş boş konuşmalar. Zaten son bölümlerde TV’nin sesini kapatıyordum. Koçovalı kardeşler, Akın, Aliço varken milleti Erdenetler’den medet umar hale getirdiler. Herkes Arık’la bir soluk aldı. Reyting isterse 30 olsun asıl karakterler boşta, amaçsızlar, işlevsizler, silikler.. Koskoca Baykal’ın kızı tabi ki Karaca ile kıyaslanır. Soyadından Kent’i çıkar amaçsız bir karakter. Kıyas eşitler arasında bile değil. Efsun, Karaca’dan daha altta. Karaca bir Koçovalı kızı ve hikaye Koçovalıların hikayesi. Efsun’u niye Karaca’dan üstün tutayım ki, Baykal’ın kızı Nazım’ın, Emrah’ın kızkardeşi olarak geldi babasını kimler öldürmüş, ilgi alanına girmiyor. Emrah, Nazım?? İsimleri dahi geçmedi. Nehir’in peşine düşmeye tenezül eden bir tip. Efsun’un pozitif testi görmesi Çehov’un tüfeği ile eş anlamlıdır hikayenin bir yerinde patlaması lazım bunun ama senaryo artık öyle değil. Arkasından bir şey çıkmama ihtimali 99%.

          • havuç kafa

            kıyas noktasında bahsetmek istediğim şey kılık kıyafet üzerinden değerlendirmekti bu durumu. karaca ile kılık kıyafet ve saçı üzerinden kıyaslamanın mantıksız olduğunu dile getirdim. onun dışında karakteristik olarak istediğiniz şekilde kyıaslayabilirsiniz sorunum yok.

            soyadından kenti çıkarsak anlamsız kalıyor evet aynı şeyleri düşünüyoruz. efsunun soyadı olmasa bir vasfı yok. soyadı ile var başka bir şeyi ile yok. fakat karaca, koçovalıların hikayesinde bir koçovalı olarak yine bomboş bir karakter. yine vasfı yok. 3 sezondur hiçbir artısı yok, eksisi var. ne o eksi? zaman kaybı. saadet, ayşe, damla, akşın, sultan hepsinin diziye katkısı var ama bu karakterin yok. bunun için akşın falan öldürüldü ya. yuh diyorum başka bir şey demiyorum. ne olduğu ne idüğü belirsiz bir şey. yani efsundan üstte tutan, tutmayan beni bağlamıyor. siz tutabilirsiniz ama ben dizide karacayı kimseyle kıyaslamam. kendisini zaten dizide yok sayıyorum.

            işte benim dediğim şey de bu. efsuna özenden bahsediyorsunuz ya. ben de özensizlik diyorum işte bu kastettiğim şey. nehirin peşine düşmeye tenezzül ediyor, babasının katilinin peşine düşmüyor, abisinin adını ağzına dahi almıyor. şimdi stilistler ve kostümcüler karaktere göre bir hat ayarlıyorlar. sezon başı yani 1.bölümdeki haliyle FİZİKSEL olarak var efsun. onlar o çizgiyi bozmuyor. fakat senaryosal olarak kadının düştüğü durum bu hale gelince insanlar da karaca ve nehir ile kıyaslamaya düşmüş. fark ettiğiniz üzere senaryo olarak değil stil ve saç olarak kıyaslama var. çünkü karakterin yaptıkları ile stili anlamsız geliyor insanlara. o yüzden yaptıkları aynı nehir ve karaca seviyesinde, öyle olunca da insanlar o zaman stili ve dış görünüşü de onun gibi olsun mantığını uyguluyor. yani temelden mantıksız bir yorumlama. dediğim şey buydu. onun dışındaki her şeye katılıyorum zaten

            efsun da nehir de azer de anasını bellediler afedersiniz dizinin. keşke hiç olmasalardı. hiç kesişmeselerdi diziyle.sezon sonu yücel ölseydi. 2.sezon sonuna erdenetler atılımı yapıp sezon arasına girilseydi. akın başta erdenetler ile bocalayıp, herkes gelince düzgün bir çatışma izleseydik. 2 ailenin çatışmasını görseydik. erdenetleri de detaylıca izleseydik ve iki ailenin fertlerinin kıyasıya çatışmaları ile seyir alsaydık. azer gibi bir adana krosu, efsun gibi süslü püslü ezik bir süs bebeği, nehir gibi özgürlük adı altında her haltı yiyen ağır abiyi izleyeceğimize düzgün şeyler izleyebilirdik. bu cümleleri de yazdırdılar ya bana helal olsun

          • Nur

            Efsun’un kıyafetlerini beğenmesem de yüksek sosyete kadını gibi giydirilmesi gayet normal. Peki Karaca Koçovalı kim? Ailesi milyarlar değerinde mülk sahibi 20 yaşında bir genç kız. Sultan muhafazakâr bir kadın, Sena değiştirene kadar kadınların gösteriş için süslenmesine karşıydı, Sena değiştirdi ve müdahele etmedi. Karaca ‘it girl’ değil, tamam da doğru düzgün elbiseler giymemesi için engel ne? Köşkte ne giyecek, kim için giyecek deniliyor. E bu kız köşk dışında da paspal. Üstelik flört ediyor. Mesele kılık kıyafet değil. Neyse uzatmayayım bu konuyu.

            Karaca’nın, Koçovalı Ailesinin genç kızı. İşlevi bu. Kendi hikayesi yoktu ailenin hikayesinin parçasıydı. Celasun’la ilişkisi falan çerezlikti. Bu kızı diziden çıkarırsan hikayeye etkisi olmaz ama o aile tablosu zaten hikayenin bizzat kendisi. Hikaye bir çete çatısı üzerine inşa edilseydi ne mahallenin ne de ailenin önemi olmazdı daha doğrusu olsalar da olurdu olmasalar da ama hikaye mafya üzerine kurulmuş mafyada aile olmazsa olmaz. Bir mafya ailesinde işlevi ‘Baba’ sağlar, diğerlerinin bağımsız hikayesi olabilir de olmayabilir de ama sonuçta Baba’nın kararları hepsini bağlar izleyici özellikle kadın izleyici Baba’nın eylemleri üzerinden değil eylemlerin aileye yansımaları üzerinden aile ile bağ kurar. Şayet işlev üzerinden değerlendirmeye kalkışırsak İdris Bebe’nin işlevi ne? Öldürsünler gitsin diyebiliyor muyuz?
            Bu hikaye 4 kardeşin bir araya gelip bir mahallede hakimiyet sağlayıp yasa dışı işlere girmesi değil. Öyle olsaydı Karaca sakil dururdu. Karaca illa olsun demiyorum ama Koçovalılar’ı böyle dizayn etmişler. Koçovalılarla birlikte var olmak zorunda. Ölürse aile sarsılmak zorunda. Evden kaçarsa aile peşine düşmek zorunda.

          • havuç kafa

            Bahsettiğim şey ölenlere bakınca onun durması garip olan. Dizide bir şey yapmıyor ölsün demiyorum ama sürekli boş durmasın diye de bir şeyler yazıyorlar 3 sezondur ve olmuyor. koçovalıların kızı tamam. ben karakteri sevmiyorum. üstteki kısımda da karacayı efsundan üstte tutuyorum demiştin. ben de ben asla üstte tutmam karacayı. şu şu sebepten ötürü diyerek bunu dedim. kişisel görüştü yani. sen üstte tutarsın ben altta. fark etmez. nehir>karaca benim için. her haliyle. karacanın üstüne bu ısrara anlam vermedim. ona verilen bu şey, ayşe’ye, damla’ya, saadet’e verilsin daha iyi demek istiyorum o kadar.

          • Nur

            Benim hikayedeki hiyerarşim şöyle;
            Koçovalı soyadı taşıyanlar en üstte. Koçovalılar’ın kendi arasında hiyerarşi var. Aile içi hiyerarşide İdris’in ölümünden sonra Sultan en üstte. Sultan’dan sonra emanet kutusu kimdeyse zaten o kişi Baba ve ikinci sırada. Baba’yı yani Yamaç’ı eşit eşit oranda Cumali ve Selim izliyor. Akın amcalarından sonra. En sonda da Salih var. Koçovalı kadınlar en altta.
            Hiyerarşide en üste Koçovalıları koyduktan sonra bir alt basamak aileye en yakın olanlar. Aliço, Emmi, Metin, Celasun, Meke burada (Paşa, Muhittin, Kemal sağken bu basamaktaydı)
            Üçüncü basamak Çukur’lular.

            Efsun, Nehir, Azer Koçovalılardan biriyle gönül ilişkisi kurdular. Nehir şu an bir adım hepsinin önünde karnında İdris babanın vasiyeti bebeği taşıyor. Evlenip Koçovalı soyadını alırsa hiyerarşide yeri en üstte olacak. Hem Çukur’un Baba’sının eşi olacak hem de erkek çocuk dünyaya getirirse (bebek kız olacak da neyse) demir tahtın en yakın veliahtının annesi. Hanım Sultan yani. Ama Akın, Songül’le evlenir ve bir erkek çocuk sahibi olurlarsa çarşı karışır zira Songül, Çukur’un kızı. Nehir devşirme.

            Efsun şayet dişli bir düşman olsaydı Anti- Çukur hiyerarşisinin tepesinde olacaktı. Orada şu an esamesi yok. Anti- Çukur artık Erdenetler. Efsun bir Erdenet değil.

            Ha yani Karaca ölsün o ayrı mesele. Beni de baydı Karaca. Ruhsuz buluyorum. Samimi değil. Yapay. Ama bir hiyerarşi oluşturacaksak dizi Çukur olduğu için Karaca en üstteki ailede. Babadan dededen Koçovalı, doğma büyüme Çukur’lu ve emanet kutusunda en sonda olsa bile sırası var. Çukur dövmesi taşıyan tek kadın karakter. Songül de dövme vardır diye tahmin ediyorum ama hem Koçovalı olup hem de Çukur’da doğup büyüyen tek kadın karakter, Karaca.

          • Sinem

            Nur Allah aşkına bölümleri doğru düzgün izle öyle gel yorum :))

            Yamaç Efsunun resmini 2 bölümden sonra yanı 3 Bölümde yaktı ve Efsunun onu uyuttuğu Sahneyı hatırladı. Sen ne kadar kabul etmek istemesen de Gökhan Horzum net olarak Aşktan yanma sinyalini orada verdi. Hatta 22.Bölümde Yamaç’ın canım yanıyor repliğini kullanması, Efsun’dan ayrılacağı icin bunun net ispatı. Hala kendını mı avutmaya çalışıyorsun bilmiyorum ama bu antilik zekana zarar veriyor haberin ola :))

          • Nur

            Sinem’cim. Burada sahneleri doğru düzgün izledikten sonra yorum yapma gibi bir kural yok. Kaldı ki ilk 10-15 bölümü doğru düzgün izlemiştim ama zamanla hafızada farklı yer ediniyor.

            Siz benim Efsun- Yamaç aşkına böyle bir aşka inanmadığım için anti olduğumu düşünüyorsunuz, benim onlara tek tahammül ettiğim nokta aşk olmayacağını varsaymam şayet aşk olduğuna inansaydım en baştan midem bulanırdı. Ben 1.derecede Çukur fanıyım. Çukur benim için ne Yamaç ne de onun aşkı meşki. Çukur’un bende ne ifade ettiğini defalarca yazdım, tekrar etmeyeceğim. Çukur’u asla aşk tema’sı için izlemedim ama içinde geçen aşklar, aşıklar beni rahatsız etmedi. Akşın- Celasun sahnelerini birçok izleyici gereksiz bulurken ben zevkle izliyordum Meke ve Deren flörtleşmesi hoşuma gitmişti keşke devam edilseydi. Aşklara karşı değilim Sena öldüğünde yeni sezonda gelecek yeni partner fikrini destekleyen tek kişiyim burada. Kimin, nasıl geleceğini bilmeden destekliyordum.
            Yamaç’ın hayatında illa biri olacaktı hem İdris Baba’nın vasiyeti de vardı. Nehir’i görünce yakıştırdım. Akıl hastanesinde tanışma ve ortak rüya açılımı mükemmeldi. Yamaç zaten Sena’ya aşıktı Sena’dan sonraki kişiyi ancak sevebilirdi. Sena’nın ölümünden 3-5 ay sonra her kim Yamaç’ın büyük aşkı olarak takdim edilse bu kişi Nehir dahi olsa asla sindiremezdim. Sizler için bu durum sorun teşkil etmiyor Yamaç’ın Sena’ya değil Efsun’a aşık olduğunu iddia ediyorsunuz. Öyle de olabilir. Yamaç ve Efsun müthiş bir aşk yaşıyorlar ve ince detaylarla işleniyor. Benim sadece midemi bulandırır bu. Damla Sönmez’den ve Efsun’dan bağımsız yazıyorum. Acziyetin, çöküşün, kokuşmanın ta kendisi. S4’te aşklarının kalan yerden tam gaz gittiğini düşünelim, bana hitap etmez, siz zevkle izleyin.

  • Nur

    15 HAZİRAN 2020
    Sezona zorunlu ara verilmeseydi bu akşam sezon finalini izleyecektik.
    Sezon finalinin Mayıs sonunda olacağına dair iddialar vardı ama inanmamıştım zira sezonu 2-3 hafta erken kapatmaları için bir neden yoktu.
    Çukur’un 3 ay kaybı oldu. En erken ara veren dizi Çukur’du. Sağlığı kazanca tercih ederek örnek bir davranış sergilediler. Bu hep aklımızın bir köşesinde kalsın.

    Rakip 2 dizinin yeni bölümü bu akşam yayınlanacak. Bu akşam ayrıca yeni bir yaz dizisi ekranda olacak.
    Çukur zaten insan sağlığı, konusunda hassasiyetini göstermişti. Salgın 6 aydır dünyada 3 aydır ülkemizde. Aşısı yok, aşı bulunsa etkin olacağının garantisi yok. Hayat durmayacağına göre önlem alınarak sete çıkılabilinirdi en azından sezon finali bölümünü izlerdik bunun aptalca bir talep olduğunu da sanmıyorum.

    Temennim yapımın yeni bir kararla uygun şartlarda sete dönmesi. Sefirin Kızı, Zalim İstanbul ve diğer dizi yayınlanırken biz Çukur izleyicisi neden dizimizden mahrum kalıyoruz. Bu akşam oturur Çukur’u izlerdim.

  • Nur

    ÇUKUR- KURULUŞ FİLMİ

    Twitter’da @dedikoducucocuk filmin lokasyonu için Kars ve Ağrı illerini duyduğunu yazdı.

    Kars; Kürt İdris adıyla bilinen İdris Özbir’in doğum yeri. İdris Baba’da baris Kürt İdris esinlenmeleri vardı. Sanırım İdris Baba’nın kökenini tıpkı İdris Özbir gibi Kars’a dayandıracaklar.

    Ağrı- Doğu Beyazıt; Vartolu ile ilgili-
    Vartolu 8- 9 yaş civarı gibi dedesinin Varto’da ölümü üzerine sokaklara çıkar. Bir süre sonra Doğu Beyazıt- İran arası kaçakçılık yapan Aptullah’ın çetesine katılır 16- 17 yaş gibi gizlice toz alır, satar, keleş parası biriktirir Ağrı’ya dönüp tüm kafileyi tarar. Ondan sonra kendi çetesini kurup toz işi yapar. Bir madende Medet’i bulur.
    Vartolu’yu Baykal bulmuş. Bu konu karanlıkta kalmıştı sadece aklımda kalan doğru ya da yanlış, Baykal, Vartolu’yu Doğu Beyazıt’ta bulmuştu.
    Filmde Ağrı olduğuna göre Vartolu ve Baykal karşılaşmasının gösterileceği fikrine bir adım daha yaklaştım. Vartolu’nun Beşirolarla savaşı da filmde yer alabilir. Bir de Almanya’da tanıştığı Haydar var ama Haydar işlenirse filmin İstanbul ayağında işlenir.

    • Filmin adi çukur kuruluş mu?

      O zaman büyük Vartolu ile beyefendimisss Baykal olmaz ki…

      • Nur

        Filmin adı henüz açıklanmadı. Dizi ile karışmasın diye Kuruluş’u ben uydurdum. Ha Kuruluş ismini koyarlarsa Tuğçe’ye iban yollarım:) Belki Kerem üç beş kuruş ateşler:))

      • Nur

        Vartolu olacakmış. Aliço da olacakmış galiba? Necip Memili söylemiş Aliço’yu. Sadece bir hesap yazmıştı bunu ama emin olamadığım için Aliço’yu şimdilik katmıyorum. Filmle ilgili doğru düzgün haber bulamıyorum. İdris Baba olacak ama Ercan Kesal oynayacak mı, belli değil. Burak Sergen’le ilgili hiç haber yok.. Sete çıksalar en azından set haberlerinden bir şeyler öğrenirdik.

    • Rizet16

      Çukur’un film projesini ilk duyduğumda çok sevinip, heyecanlanmıştım. Tüm Çukur hikayesinin baştan sona, bir çırpıda anlatılacağı film senaryosu bizler için harika olurdu fakat detayları öğrendikçe Baiano gibi düşünmeye başladım ve fikirden soğudum, hele ki isminin Çukur – Kuruluş olacak olması durumu benim zihnimde şöyle özetliyor; proje Çukur adını ve izleyicisini kullanarak tamamen ticari bir senaryodan ibaret olacak, asıl amacı hikaye anlatmak ve sırları açığa çıkartmaktan öte olacak, zaten bildiğimiz şeyleri izleyeceğiz bence ayrıca KURULUŞ isminden de anlaşılabileceği gibi gişe-ciro durumuna göre devam filmleri gelecek, tam anlamıyla etinden sütünden yararlanma olayı gibi geliyor kulağa, Aslı’nın Kurtar Vadisi dizisi ve filmi benzetmesi bence çok doğru. Haaa Hikayeler Parçalara bölünüp film olacaksa; sadece VARTOLU (Yeniden Doğuş) çekilse mesela bayıla bayıla izlerim. Genel olarak düşüncelerim bunlar umarım yanılırım. Eğer film hiçbir müdahale ve etki olmadan Gökhan Horzum un kafasındaki (değiştirilmemiş,ilk) hikayeyi en başından alıp, gerçekten bağlamak istediği finale kavuşturulacak şekilde çekilirse her türlü varım, bayıla bayıla da izlerim ama şuan için öyle olacağını hissetmiyorum. Çukur-Kuruluş / Çukur-Yamaç’ın dönüşü / Çukur-Kaybediş vs vs böyle böyle gider (İlk film bol bol yan karakter izletir bize)

      • Çukur Yamaç’ın dönüşü güzel isim.

        21 Haziran 2021 sinemalarda…

        (Aras Bulut Iynemli kabul ederse kiiii zannetmiyorum)

      • Nur

        Çukur- Kuruluş ismini kod adı olarak ben verdim. Ekip verdiği ismi henüz paylaşmadı. Paylaşana kadar böyle bir isim kullanmanın filmi, diziden ayıracağını düşünmüştüm.

        Bu sezon ekip güvenimizi çok sarstı. Gözümüzde itibar kaybettiler Mesleki ve ticari ahlak çizgisini koruyamadıklarına kaniyiz. Dizide olan biten için çeşitli bahaneler üretiyorduk, bahanelerin hiç biri film için geçerli değil.

        Birincisi; proje eskiye dayanıyor, hikaye zemini hazıd ve film için bol bol zamanları oldu. Zamansızlık, hazırsızlık, kanala ucu ucuna yetiştirme bahaneleri yok.

        İkincisi; Filmde Yamaç Koçovalı yok! Başrol önde olsun, gölgelenmesin diye istenmese bile değişimler yapıldığını düşünüyorduk. Filmde böyle bir bahaneleri yok.

        Vartolu ismi Çukur izleyicisini salona çekmeye tek başına yeter.
        Ve ayrıca Medet+ Mihriban türküsü, +Ercan Kesal’in sesinden ‘Aile Her Şeydir’ repliği (Filmin açılışının bu tiradla olacağını tahmin ediyorum)
        … Bunlar bizi salona götürmeye zaten yeterli.
        Hikayeye gelince; Zaten sözlü anlatıldı, görselini yapacaklar. Karanlıkta kalan konular:
        -Kolye,
        -Baykal’ın kininin nedeni,
        -Baykal- Vartolu tanışması,
        -İdris’in köyde öldürülen babası ve yolda kaybettiği ailesi (Koçovalı kardeşlerin dedesi, babaannesi, amcaları ve halaları) kimlerdi, birbirlerini nasıl kaybettiler ve İdris hiç annesini, kardeşlerini aramadı mı, babasının mezarına gitmedi mi?
        Köyde kalan hasımlar ne oldu?
        – Sultan’ın ailesi, annesi, babası varsa kardeşleri, mezarları..
        Vartolu’nun Baykal’la tanıştıktan sonra Kahraman’la görüşmeye kadar İstanbul’da geçen süresi Selim’le tanışmaları.
        -Vartolu’nun Doğu Beyazıt’ta kendi çetesini kurduktan sonraki 20 yılı.

        Mihriban’ın kolyesi hariç hiç bir komplike konu yok. Onu da işlerlerse tabi. Bu ekip şu yukarıda özetlediğim şeylerin fazlasını 5 günde yazıp çekip yetiştiriyor. Film 1 ayda çekilecekmiş, senaryosu çok önceden planlanmış şu an bitmiş durumda, hazır.. Eeee artık filmi bir zahmet becersinler. Filmde dizi tarihinin en fenomen karakterlerinden biri var; Vartolu.
        Erkan, yurtdışında festivallere konuk olarak katılıp binlerce kişiyi topluyordu. Dizide Yamaç’ın önüne geçiyor diye ölmekten beter ettiler ona rağmen izleyici Vartolu’dan vazgeçmiyor. Meslek ahlakını ticaret ahlakıyla buluşturup hem mesleki hem ticari açıdan memnuniyet sağlayacak bir fırsat var önlerinde. Kötü bir iş sunmaları tamamen laçkalık olur.

        • Rizet16

          Umarım dediğin gibi olur , hayal kırıklığına uğramayız. O ilk başlardaki Çukur hikayesini her detayıyla tekrar izlemeyi o kadar çok istiyorum ki inşallah haklı çıkarsın heyecanımıza değer.

          • Nur

            Hayâl kırıklığına alışkınız:)
            S3 hepimizi arsızlaştırdı.
            Film çekecez diye egoları Mars’a doğru hareket etmiştir şimdi. Filme gidelim Magma’ya indiririz onları. Filme ödediğim her bir lira karşılığı bir entry girerim. Mısır patlağı ve kola için bi şey yazmam, adil olmak lazım.

            Sektörde adımız Kanser Kitleye çıkmış. Kaybedecek bi şeyimiz yok.

  • teletabi

    (balvin’den aldım yorumu)

    Bu fikrin aynısı Sons of Anarchy’de de var . Hatta bir değil iki spin-off projesi birden var SoA’nın, biri Jax’in babası John Teller’in gençliği ve kulübü kurma hikayesini anlatan bir “SoA’nın öncesi” dizisi, ikincisi de Jax’in oğlu Abel’in büyüyüp Charming’e dönüşünü anlatan bir “SoA’nın sonrası” dizisi. Hatta Jax’in babası John Teller’i Brad Pitt’in oynayacağı dedikoduları da çıkmıştı. Ama yapımcı Kurt Sutter önceliği Abel’in hikayesini vermiş ve önce onu çekmeye hazırlanıyor şu sıralarda.

    Ben eminim Çukur için de aynısı yapılacak. Finalde Yamaç’ın çocuğu ile ilgili geleceğe bir atıf yapılıp, 3-4 sene sonra Yamaç’ın oğlunun büyüyüp çukurun lideri oluşu hikayesi ile Çukur yeniden filmleştirilecek.Her türlü ekmeğini yiyecek yapım dizinin.

    İdris’in gençlik hikayesini izleyecek olmamız Meliha-Mihriban-Sultan olaylarını da iyice hortlatacak. Meliha-İdris Efsun-Yamaç paralellikleri daha da göze sokulacak birçok doneyle bence. İdris’in sırrı konusu da filmde işlenecektir muhakkak.

    • Nur

      Balvin’den hatırladığım kadarı ile John Teller dizide hiç görünmemiş, bizde ise İdris Baba dizinin ilk sahnesinden itibaren vardı. Şayet İdris Baba görünmemiş olsaydı sorun olmazdı.
      Belki Çukur’u amca Cumali kurmuş gibi yaparlar öyle bir çözüm bulurlar. Ama bu çözüm de bizlere hitap etmesi zor.

      Devam filmi II.. Yamaç’ın bebeği bence kız ama tabi ki tahmin. Vartolu’nun bebeği erkek. Cumali ve Damla bu sezonda erkek bebek sahibi olabilir. Akın ve Songül’ün de bebeği olabilir. Dizi final yapıp devam filmi finalden sonra çekilirse torunlar Erdenetler’e karşı savaşır ve Çukur’u yeniden inşa edebilirler.
      Çukur sonrası için sorun yok. Çukur’un kuruluşu sorunlu ama.. Günümüzden 30- 40-50- 60 yıl öncesine gitmeleri gerekiyor. Hatta en az 40 yıl öncesinden başlayıp geriye doğru gidilmesi gerekiyor.
      Baya zor bir şey olacak, belliki.

      • baiano

        Yamaçın bebeği erkek bence. Yani Nehir’den olan. Efsun’dan olur mu bilmem. Çukur dizisinin altında yatan bir Baykal var. Tek kilit nokta o. Hikayeyi değiştiren hep o. Kendisi ilk sezon vardı ok. Öldü, oğulları devam ettirdi. Oğulları öldü fakat yine onun finansmanı ile Karakuzular + Yücel. Ve yine onun kızının bağıntısı ile Erdenetler işe sokuldu. En garibi ise Baykal kimdi, neden geldi, ne amaçla yaptı bunları hep açık kaldı. Düşünün ki bir dizinin en altında bulunan bir mihenk taşı izleyici gözünde soru işareti. En büyük mantık hatası burada. Çukur’un kurulma evresi falan zaten onlara hiiç girmiyorum, burada da kreatinizm haklı cıkıyor maalesef. Senaristin kafasında geçmiş hakkında bir hikaye olsa bile net bir şey yok. Şuan sor anlatamaz. Çünkü hikayeyi geçmişin sırları üzerinden ilerletiyor, geçmişteki bir lanet ile hikayeye yön veriyor ama o laneti kendisi de bilmiyor.

        Meliha’nın sırrı yazısı altında bir yorum vardı çocuklar ile alakalı. İdris Baykal ve Yamaç’ın ortak noktası var. 3 adamın da hayatına 3 tane kadın girmiş.

        İdris’in Sultan,Mihriban,Meliha
        Yamaç’ın Sena,Nehir,Efsun
        Baykal’ın Şifa,Güzide,Nazım’ın anası

        Dikkat edersek İdris’in Sultan’dan 4 erkek, Mihriban’dan tek erkek.
        Baykal’ın Şifa’dan kız, Güzide ve diğerinden erkek,
        Yamaç’ın ise çocuğu yok.

        Mesela o teoride şu vardı. İdris’in asıl sevdiği kadın Meliha. Baykal’ın da asıl sevdiği kadın Şifa. Yamaç için de Efsun denmiş, Meliha paralelliğinden dolayı. (benim fikrim değil). Yani dizide bu 3 adamın sevdikleri kadınlardan kız çocuk, diğerlerinden erkek çocuk aldığını söylemişler. Sadece bu 3 adam için ama. Çünkü birbirine benziyor hepsinin durumu. Böyle olunca da Nehir’den bu teori olmasa bile erkek çocuk alacağı kesin Yamaç’ın. Efsun’dan da kız çocuğu tabii olursa alır diye düşündüm. Zaten Efsun’un anlattığı masaldan devam ediyor Yamaç. Yaralı Adam 19.bölüm ile öldü. Şimdi Baykal olarak gidiyor. Bu teoriye de inanıyorum. Baykal da Şifa’nın kollarında uyuyor, masal dinliyor, başı ağrıyor. Efsun-Yamaç gibi yani. Sonra Şifa kız çocuğu veriyor Baykal’a. Efsun da verir mi acep? dedim işte.

        • Nur

          Yamaç’ın bebeği benim diziyi yorumlama metodumla, kesinlikle kız. Çünkü kızların toprak erkeklerin ise sadece siyasal karşılıkları var.. Ama tabi ki bu sadece bir yorum ve yanlış yorumluma ihtimalim hep var.

          Baykal, Çukur’un bağımsızlığını tehdit eden unsur. Baykal’ın takıntısını, kinini Amca Cumali’ye bağlayabilirler. Sihirbaz Şansal’ın Meliha hikayesinde Meliha’yı dizinden vuran bir adam vardı o kişi Cumali ya da Baykal olabilir. İdris o tarihlerde çok genç.

          Hoca’nın kafasında kuruluş hikayesi vardır. Zaten basit bir hikaye o ve İdris defalarca anlattı. Anlattığı hikayede Cumali unsuru eksik, tarih hataları var. Cumali ile hepsi toparlanır.

          Baykal, Şifa, Efsun konusu çok karışık.. Efsun gerçekten Baykal’ın kızı mı? Makbule yaşayan tek torununun hayatını rahatlıkla tehlikeye atıyordu. Meral Çetinkaya’nın usta oyuncu olduğunu düşünürsek Efsun’a adeta tiksinerek baktığı bir an vardı. Hoca’nın kitabında Baykal’ın herkesten sır gibi sakladığı bir çocuk var. Bu çocuğun erkek olduğunu düşünüyorum. Efsun’a hiç ama hiç kafam yatmadı. Belki o sır gibi saklanan çocuk kız ya da erkek, filmde ortaya çıkar??

          Efsun hamile kalsa bile (??) sağlıklı bir çocuk dünyaya getireceğini sanmıyorum. Büyük ihtimal ölü doğum yapar.

          • baiano

            Makbule’nin tiksinerek bakması öz olmadığı anlamına gelmiyor ki Makbule sevgi yoksunu bir kadın. Oğlunu bile sevdiğine inanmıyorum. O yönden değerlendiremiyorum.

            Meliha da belki ölü doğum yapmıştır geçmişte. Çocukları olmaması değişik geldi bana İdris’le yaşadıklarına bakılırsa. Ayrıca 2-3 kanser geçirdiğini söylemişti sanki. Efsun’da bir hastalık olabilir, bilemiyorum annesinin de ölümü nasıl bilinmiyor. Annesi baya kapalı nokta. Makbule öldürmüş olabilir. Yani fiziksel olarak çok zayıf Efsun. Hastalığı var bence. SM’deki insanlar gibi güçlü, queen değil zaten. Onlara kalsa her sevdikleri kadın güçlü falan. Güçlü kadın yok Cukurda. Efsun da baya zayıf. Bir ölümcül hastalığı var zannımca.

            Kinini bir yere bağlamak… Cümle sinir bozucu geldi.. Bağlamak? İşte klasik bir gökhan horzum. Başından beri yapabildiği bir hikaye yok. Bağlayacak yani ki bağlayabileceği unsur asla yok. Nerden tutarsan tut, elinde kalacak bir senaryosu var. Mantık zaten yok onu geçtik de hiçbir şekilde yutturamaz artık. Çorba yaptı çorbaa. Saadet’in tarhanasını bile geçti.

          • Nur

            Makbule, Efsun’a karşı sevgi yoksunu. Efsun’u gözden çıkarmış. Oğlunu sevmiş olmalı ki Efsun’a Baykal’ın intikamı için yüzmilyonlar harcatıyor. Haritayı hayata geçirtmeye çalışıyor. Efsun öz olsaydı en azından korurdu. Benim tahminim Efsun sahip olduğu nitelikler nedeniyle Makbule tarafından kullanılan biri. Şizofren. Baykal’ın öz çocuğu falan da değil.. Öyle olduğuna inandırılmış.
            Bu konu zaten çok su kaldırır.

            Çukur’da kadınlar güçlü giriş yapıyor sonra hepsi sönüyor.
            Damla, Efsun, Nehir.. Hepsi aynı.
            Çukur’da tek güçlü kadın Sultan.

            Baykal’ın kini vs konusunda farklı düşünüyorum. Hikaye o kadar basit ki kin aslında süsleme. Kin falan yok. Emperyalist vs.. girmiyorum. Sadece insan yaşamına uyarlanıp tarihsel bir düzlemde aktarılacak. Burada komplike hiçbir şey yok. Komplike olan Mihriban’ın kolyesi, Meliha’nın sırrı. Hele de kolye sırrı. Filmde işlenirse nasıl işleneceğini çok merak ediyorum.

          • baiano

            Makbule’nin oğlunu sevmediğini bir replikten çıkardım. Efsun, Makbule’ye “Sen intikamı istemiyorsun, giden krallığın geri almamı istiyorsun.” demişti. Yani derdi o büyük güç ve kudret. “Oğlum soyu kurudu” lafı da gazlama. Efsun, gerçekleri öğrenmesin istedi çünkü öğrenirse hedef değiştirir. Hedef değiştirirse o Baykal krallığı geri gelmez. Derdi intikam değil.

            Çukur’da herkes güçlü giriş yapıyor sadece kadınlar değil. Kadınlar hepten zayıf.

            Bu siyasal kimlik ve toprak kısımları dünyanın en saçma şeyi. Bir senarist seyirciye izlettirdiklerinden sorumludur. Alttan verdiği mesajla değil. Verdiği şeyi tam bağlayamıyorsa benim ilgi alanımın dışında kalır. Süsleme yapmayacak o zaman. Kin vurgusu atmayacak. Dizide olaylar gelişiyor fakat altındaki sebepte siyasal tarihsel gelişimler var. Peki Nur’cum, o siyasal gelişmelerin tarihte bir sebebi yok mu? Onu yazamıyor mu mesela bu zat? O tarihsel gelişmelerin de bir sebebi var elbet. Onlar da süsleme mi acaba? Gökhan Horzum’un bu yazış şeklini ilk defa senden duydum ve kafama da yattı. Dediklerini inkar etmiyorum yanlış anlama. Fakat sebep yok ortada. “Neden oluyor bu?” sorusunun cevabı alt kimliklerle açıklanacaksa işimiz yaş. Çünkü hiçbir şey sebepsiz olmuyor bu hayatta. Dediklerin, teorilerin mantıklı ama sorunun cevabı asla değil.

          • Nur

            Efsun’un öz olup olmadığı bu sezon ortaya çıkar zaten. Ben, Baykal’ın herkesten sakladığı çocuğunun kız olduğunu düşünüyorum çünkü kendimce karşılığı İsrail. Ama illa iddia etmiyorum. Dediğim gibi Efsun konusu karışık.

            Dizide ya da filmde mutlaka kin olarak verilir ama kin değil.
            Böl, yönet, sömür, köle et.
            Baykal’ı Narsist karakterliydi. Emperyalizmi insan kişiliğinde Narsizm’le temsil etmiş Hoca.

            Narsist bir adam, babası İdris tarafından herkese rezil ediliyor. Çanakkale Muharebesi ve Churchill burada anlatılıyor. Peki Çanakkale filme/diziye nasıl uyarlanır? Çok basit. İdris’in öz malı bir mülk, eşya bir şey vardır. Belki de bir kadın. İdris’in ailesinden, annesi, ablası vs bir kadın vardır. Baykal’ın babası zoraki bu kadına sahip olmaya çalışmıştır hatta kendi kendine gelin, güvey bile olmuştur. Büyük bir kavga olur. İdris, Baykal’ın babasına utanç yürüyüşü yaptırır, rezil eder gönderir.
            Ben bu kısımlara hiç takılmıyorum. O kadar basit ki. Benim merak ettiğim Mihriban’ın kolyesi. Kolye hikayesine esin olan olayı tahmin edebiliyorum. Bu olaylar zincirini Hoca nasıl işleyecek, tahminde dahi bulunamıyorum. Diğer hepsini hikaye olarak inan sen, ben yazabiliriz. Tek tek sahneye aktarma ve replikleri yazamayız. Hikayenin ana hattından bahsediyorum.. Baykal meselesi o kadar kolay ki, Baykal’ın babası ve İdris arasında kavgaya neden olan dünya güzeli kadını kimin oynayacağını tahmin edelim. Şayet bu kin konusu işlenirse tabi. Ayça Ayşin Turan ismi burada da geçerse çatlarım! Bıktım ondan. Beren Saat olur mu acaba? Bergüzar Korel olsa.. Çok beğeniyorum onu. Naşka güzellerden kim var? Aklıma gelmiyor şu an.

          • baiano

            Bahsettiğimiz kişilerin Çukur’un sinema filminde oynama ihtimali falan 0. Ben çok da iyi bir şey beklemiyorum. Tamamen gelir odaklı bir işe döndüğü için Çukur önemsemiyorum. Dizide ne kadar yan rol var hepsini dayarlar. Yetmez giderler AzKar’ı bile sokarlar bu işe. Hiçbir şey belli değil daha. Spinoff mu olacak cidden belirsiz. Vartolu adı geçiyor ama Erkan kafasında Çukur’u çoktan bitirmiş. Son 1.5 sene içinde Çukur’dan, ekipten soyut davranıyor. Bu sezon bile sadece Almanya için Çukur paylaşımı yaptı. Normalde fragmanları bile paylaşırdı her hafta. Dediğim gibi Çukur’daki hikayesinin de ayrı bir pencereye taşınmasının da sebebi olarak görüyorum kendisini. İsim olarak var, cisim olarak yok.

            Baykal meselesi o kadar olay evet farkındayım. Yazmak kolay ama neden yazılmıyor ki? Neden farklı heyecanlar yaratılıp 2-3 bölüm içinde üstü kapatılıyor. Her yazdığı hikayeye alt kimlik verip “ya bunu ben yazamam” deyip mi kapatıyor acaba. Cidden bazen düşünüyorum. Bu olayı şöyle siyasal bağlasak yok yok olmadı sil falan oluyor herhalde. Başka türlü bir kulp bulamadım. Basit, evet çok basit. Fakat ortada yok. Gereksiz ve mide bulandıran bir gizem var dizide. Baykal kısmını hala devam ettiriyor fakat bir şeye bağlamadı. Böyle büyük bir evrende koca toplar düşün. Fakat aralarında bir bağ yok. Her şey rastgele gelişiyor. Planlı programlı değil. Bir karakter yaratırken senin mantığınla yaratıyor artık bundan eminim. Fakat istediğini yapamayınca sil baştana dönüyor. Deneme-yanılma tahtası mı hocam bu ya. Mihriban kolye yani dizide açıklamak zor muydu da sinemaya taşıyacak? Ben artık bazı açık bıraktığı şeyleri para odaklı düşünerek, bir film veya kitapta açıklarım böyle de satar ekmek yerim olarak baktığını düşünüyorum. Bu da neyse ağzımı açmayayım.

            Bunu yapmak zor değil ama sen bunu 3 yıl her pazartesi insanları 3 saat ekrana başına kilitletip açıklamadan, sadece 2 saatlik bir sinema filminde açıklayacaksan ben de buna inanmam ne yazık ki. İdris için yaptığı şeylerde de iki farklı hikaye anlattırdı dizide. Birinde İdris’in kendi ağzından anlattığı bir şeydi. Hatırlamıyorum bölümü Yamaç’a mı ne anlatıyordu veya hangi oğluna bilemedim. Bir diğer hikaye de Vartolu’ya anlattığı “bana bir masal anlat baba” adlı meşhur sahnedekiydi. İkisi de birbiri ile çelişiyor. Abisi Cumali için anlattıkları da 3 tanesiyle birden çelişiyor :)) Yani sil yaz-boz olmuş. Kafasında bir şey yok. Bari anlatıp kurtulalım final olacak dizi. Paramıza da para katalım demiş. Devam etsin böyle.

          • Nur

            Baino kısmen aynı görüşleri paylaşıyoruz.

            Filmden şimdilik umutluyum. Haber yeni, biraz daha netlik kazansın ona göre yorumlar yaparız.

            Baykal konusunun Nazım ve Emrah’ın ölümüyle tamamen kapatılması gerekirdi. KK01 zaten Baykal değildi, eee bu sezon Efsun da KK01 değil. Ne gereği vardı ki yakamızı Baykal’dan bir türlü kurtaramıyoruz. 2. Sezon KK01 Meliha’ya bağlanmalıydı. Meliha’nın oğlu, kızı ya da bizzat kendisine.
            2.sezon dizinin 3.sezonunun
            biletini almasıy
            la alel acele atılan adımların ceremesini çekiyoruz.
            Her sezon yepyeni güçlü düşmanlar olmalıydı.
            S1: Vartolu, Selim, Baykal
            S2: Çeto, Mahsun, KK01
            S3: Önceki iki sezonla bağı olmayan yepyeni bir güç ve onun ittifakları.

            İdris hayat hikayesini ilk Hale’ye anlattı. Üstün körü bir kaç cümle duyduk ama Hale 90+ saat kayıt yapmış. Film Hale’nin kayıtları doğrultusunda işlenebilir. Hale, Meliha ile de kayıt yapmıştı. Belki filmde her ikisi ile yaptığı kayıtlardan yola çıkılır.

            İdris 2.kez Sena’ya kahvede anlattı hayat hikayesini.

            3.kez Vartolu’ya ‘Bana bir masal anlat’ sahnesinde anlattı.

            4.kez Vartolu ile zindanda yüzleşme sahnesinde Vartolu’ya anlattı.

            Diğerleri aklımda değil.

            İdris’in anlatımlarında büyük bir çelişki dikkatimi çekmedi. Cumali abisinin mezarını Çukur’a başka yerden nakletmiş olabilir. Yaş konusuna gelince; nüfusa geç yazılmıştır. Askere geç gitmek için yaşını değiştirmiştir vs.

          • baiano

            90 saatlik kayıtı ben de gördüm ama bunu dizide açıklamak yerine 2 saatlik filme sıkıştırmak artı olarak son izlediğimiz 30-35 bölümün Çukur’a katkısının çok az olması ile iyice sinir bozuyor. Neden filmde anlatılacak? 90 saatlik konuşma 2 saate mi sığdıracaklar? İdris+Vartolu diyoruz. Senin umutlu olmana şaşırdım açıkçası. 2 saatlik bir süreçte Vartolu+İdris yeterli olacak mı ki? İkisi için ayrı film çekilir fakat tek filme koyuyorlar. Laf üstünde geçer bunlar o zaman.

            İdris hangi sahne bilmiyorum ama evdeyken birine anlattığı bir şey vardı. Kardeşlerini yolda kaybettiğini, aradığını Çukur’a geldiğini anlattığı. Hatta kız kardeşten söz ediyordu da bazı kişiler Fadik’i, İdris’in kayıp kardeşi olarak yorumlamıştı bu videoyla. Üstüne de Azer Kurtuluş duvar yazısı çıkmıştı bir bölümde. Orada da bu videolar paylaşılıyordu işte. Oradan aklımda kalmış. Azer Kurtuluş’un anlamı tabii ki başka fakat teorilerin çıkması da gayet doğaldı orada.

            İdris, Cumali ağabeyinin yanında olduğunu ölümünü gördüğünü anlatmıştı. Abisi öldüğünde İdris 15 yaşındaymış. Babası öldüğünde ise yanlış hatırlamıyorsam 7-8. Yani abi hayattaydı fakat İdris hepsini kaybettiğini söylemişti falan. Yani mantık hatası baya çok. Yaş durumu ise imkansız bir şey. O zaman abisi Cumali’de yaş problemi çıkıyor. Tarihlerin tutmamasına laf etmiyorum zaten. O her dizide oluyor. Oynayan oyunculardan kaynaklı yaş sıkıntısı. Dizide de gerçek dursun diye doğum tarihleri falan rastgele gidiyor. Yıllar tutmuyor ona lafım yok ama olay örgüsü acayip sıkıntılı. 4 defa bahsediyor ama bazı yerler tutmuyor birbiriyle. Bu da işte yine süsleme dediğimiz şey. Kafada olay kesin olarak yok. Genel bir fikir var. Fakat kesin olmayan bir şey üzerine tüm diziyi kurgulamış beyefendi. Olayları, hikayeleri dizi-kitap olarak araklamışlar zaten. O yüzden de sırıtmamış.

            Gökhan Horzum genel manada ilk sezondan sonra başarısız. Hikayesi o kadar geniş olmasına rağmen 5-6 bölümde hikayesi tükeniyor. Çok garip değil mi ya? Tükenen hikayelerde yeni karakterler ile destekleniyor fakat ana konumuz hep yerinde sayıyor. Maalesef başarısız bir senaristimiz var. Eline yüzüne bulaştırdı süreci, net!

          • Nur

            Filmden Vartolu ismi geçtiği için umutluyum. Şayet Erkan 3-5 dakika görünür ve film biterse üzülürüm. Vartolu’yu beyaz perdede görmeyi o kadar isterim ki.. Filmde tek merak ettiğim Mihriban’ın kolyesi. İşlenecek mi, işlenmeyecek mi? Halihazırda dizinin karakteri olmayan bir kadın oyuncu olur mu? Çanakkaleyi temsilen?
            Şimdilik temennilerim, merak ettiklerim bunlar. Erkan’ın ismi afişte olsun filme giderim. İsmi olmazsa ne hissederim bilemiyorum. Her halükârda beyaz perdede izleme fikri hoşuma gitti.

            Hale’nin kayıtlarına filmde belki girilmez. Dizide İdris’in ölümü ile kayıtların bir kıymet-i harbiyesi kalmadı. Dizide kayıtların bulunmasını zaten beklemiyordum, filmde ise o kayıtlar senaryo için bulunmaz nimet, kayıtlardan yola çıkarak anlatım güzel olabilir. Ercan Kesal perdede görünmese bile sesi ile filmde olabilir.

            Baino dizinin ilk 2 sezonundan memnunum, her iki sezondan şikayetim genelde Vartolu ile ilgiliydi yoksa benKarakuzular’a da bayılmıştım. Mahsun’a Çeto’ya. Dizi S2 B25’te Çeto’nun ölümünden sonra bir türlü rayına oturmadı yine de S3 güzel başladı. İlk bölüm çok güzeldi. Nehir’i sevmiştim, Azkar güzeldi, Akın başlarda Kutay ile iyiydi, Çağatay’ın gelmesine Nejat İşler’den dolayı çok sevinmiştim.. Yani S3’te tahammül edilemez derecede kötü değildi arada hoş şeyler oluyordu taa ki Kemal’in ölümüne kadar. Kemal’in öldüğü bölümü özellikle izlemedim sonrasında da aralarda 2 bölümü hiç izlemedim SM’den yorumlardan ya da videolardan falan biliyorum. Yani beni de zannetme ki, gördüğüme bayılıyorum. Burada çok ağır eleştirilerde bulundum, Arık gelmese ve ara verilmese hiç zannetmiyorum ki sezonu tamamlayayım Ama hem Arık hem de zorunlu ara çok iyi oldu. Yeni sezondan oldukça umutluyum.

            Film yapıp para kazansınlar, işleri bu. Geçimlerini böyle kazanıyorlar. Helali hoş olsun hepsine. Zaten salgından dolayı çalışanların bütçeleri sarsılmıştır, hiç değilse film takviye olur.

            Yani filmde önümüze çer çöp koyacaklarını sanmıyorum. Bu adamlar 96 bölüm haftalık dizi yaptı Sinan Hoca’ya dizinin ikinci ekibine, kurgu odasına, giyim, saç, makyaj ekibine hakim olamıyor diye içerliyordum. Bir de Azer ve Karaca’nın yetişkin aşıklar gibi yansıtılmamasını yönetmeni olarak sorguluyordum. Ama sinema onun için çocuk oyuncağı olur. Rejiden umutluyum. Senaryodanda umutluyum Hoca’nın neler yazdığını biliyoruz. Oyunculara gelince Ercan Kesal’in sesi olursa tamamdır. Benim sorunum Erkan. Sadece ismini afişe yazdırıp doğru düzgün görünmezse üzülürüm.

  • Nur

    Çukur filmi şarttı ve ekip filme ruhunu verirse şahane olur. Sinan Öztürk isteyince 4/4’lük bölüm yapıyor, hayranlıkla izliyorum. Gökhan Horzum zaten bir deha, yeterki.zamanı olsun, emek verebilsin. Yamaç Okur’un titizliğini, çalışkanlığını görüyoruz. Oyuncular zaten muhteşem. Çukur’un bazı bölümleri var ki senaryosu, yönetmeni, oyuncuları, müziği yüzlerce gişe yapmış filme değişmem. Umarım, umarım özenilir.. Çukur kesinlikle beyaz perdede olmayı hak ediyordu ve umarım devam filmi de gelir.

    • filme sevinmedim ama senin heyecanına sevindim <3

  • baiano

    şimdi de çukur film oluyormuş… İdris’in nasıl Çukur’a geldiği falan anlatılacakmış. ne kadar kazanabilirsek kazanalım işine de girmiş yapım. suyunu çıkaracaklar sonuna kadar. güzel olabilir ama dizi devam ederken çekilecek olması garip…

    • baiano

      artı olarak aras filmde yokmuş. vartolu’nun da geçmişi varmış.

      • Nur

        Bu var ya, Mihriban’ın kolyesi mevzusu olabilir. Mihriban- Gamze Dar da olabilir filmde. Ayyy inşallah yaa.. Geçmiş ve günümüz arasında geçen bir film olabilir. Düşünsene;
        Mihriban ve İdris arasında ne olmuştu, o kolyeyi Mihriban’a kim verdi, Mihriban’ın öldürüldüğü gece neler olmuştu, Mihriban, İdris’in evine gitti diye Kasım çıldırmıştı ama orası hep karanlık kaldı.
        Vartolu’nun 17 yaşında Kaçakçıları taraması İstanbul’a gelmesi.. Medet’i madende bulması, Baykal’ın Vartolu’yu bulması… Vartolu’nun Çukur’da gizlice gezmesi.. Belki Beşirolar.. Haydar’da Mihriban’ın fotoğrafının olması.. İdris’in Meliha’ya aşık olması, öldürdüğünü sandıktan sonra Mihriban’la ilişkisi.. Menekşe pavyon… Ve Mihriban türküsü.. Ayyy dur, biraz düşünecem. Tahmin etmem lazım.. Off Erkan yaa.. Sinemada Vartolu’yu izlemek.
        Gökhan Hocam.. I love youuu..

        • Nur

          Vartolu’nun müziği… Üffff.. Şahane..

      • Nur

        Erkan Kolçak Köstendil,
        Ercan Kesal, Gamze Dar,
        Mustafa Kırantepe.
        Benim kadro bu.
        Her halükarda Çukur filmine giderim ama bu 4’ü kadrodaysa var ya.. Offff.. Süperrr.. Baykal’ı koyarlarsa Öner Erkan’da olur.. Ohhh misss..
        Paşa aklıma geldi. Çetin Sarıkartal.. O da olsun..

        Ne güzel düşünmüşler.. Film çekmeyi.
        Ba yıl dım.

        • baiano

          Ben Erkan’ın olacağını hiç zannetmiyorum. Yani olsa bile 2-3 dakikayı geçmez. Vartolu spinoff kesin değil. Fakat İdris’in durumu kesin. Valla oynatacakları şahısın oyunculuğunu ben pek beğenmiyordum. İdris’in genç halini oynayan kadro zayıftı. Erkek kısmı tabii. Kadınlarda sorun yok. Bir sinema filmini kaldırır mı? Bilemedim. Erkan projede yokmuş gibi davranıyor bir de film de mi oynayacak 🙂 hahaha iyi gülerim buna.

          • Nur

            Ercan Kesal olmazsa, Erkan olmazsa, olmazki..
            İdris Baba’nın gençliğini dünyanın en iyi aktörüne oynatsalar bile İdris Baba benim için Ercan Kesal. Hele de sesi.. Bir başka oyuncuyu onun yerine koyamam.
            Paşa’nın gençliğini oynayan oyuncuyu çok beğenmiştim, Sultan’ı da oynayan çok iyiydi onlarda sorun yok. Meliha’yı Elif Doğan oynar, Mihriban zaten Gamze Dar.. Onlarda da sorun yok. İdris’in ağabeyi Cumali için iyi bir oyuncu seçerler. Baykal olacaksa Burak Sergen şart değil, başka oyuncu gençliği için rahatlıkla oynar. Emmi’nin de gençliği sorun olmaz. Sorun İdris Baba ve Vartolu. Vartolu olmazsa ya da çok az olursa izleme hevesim de olmaz. Vartolu’nun çocukluğunu oynayan oyuncu tamamdı ama tutup gençliği diye Erkan harici biri olursa büyük konuşmayayım, izlemem gibi geliyor. Cumali’nin gençliğini çok tatlı bir çocuk oynamıştı çok beğenmiştim oğul Cumali olacaksa o da tamamdır.

            Bakalım, haber yeni. Detaylar gelir.

    • Nur

      Baianooooo… Bu tam benlik bi habeeerrr…Valla giderim. Hem de yıllar sonra sinema salonuna gidip izlerim. Tek de gitmem eski Çukur izleyicisi yakınlarımı da götürürüm belki yeniden izlemeye başlarlar.
      Süper süper süper bir haber bu.
      Çukur olsun içinde Vartolu olsun, Ay Yapım etimden, sütümden faydalansın, helali hoş olsun. Vartolu’yu sinemada izlemek. Süper, süper, süper.. Bayıldım buna.

    • Kurtlar Vadisi’ni örnek aldılar ^^ Ama gişe beklentisi kurmasınlar, netflix’e satarlarsa maliyet çıkar.

    • Vartolu için 8 bölümlük spinoff istemiştim ilk sezon ertesi, Vartolu nasıl Vartolu oldu. Detayları ile. Medet ile tanışması, renk katsın diye maceraları. Baykal’ın teklifi. Vartolu’nun gömdüğü Salih! Hatta evlenecek para lazım diyordum 🙂 Şuanda ona da hevesim yok…

  • balvin

    Birsen Altuntaş dahil çoğu haberde geçti. Öner Erkan’a veda ediyoruz…Sezon başında 3 isim diziye veda edecekmiş. Selim kesin ölüyor. Koçovalı Brothers’tan en son ölmesi gereken karakterdi. İlk ipi çekilen oldu. Bence ölenin Cumali olması en mantıklısı olabilirdi. Belki de Cumali de o eski moduna döner ‘çocuk’un ölmesiyle. Akın da harekete geçer. Ehh bir de Karaca başlar triplere…Azer peşinde dolanır falan da filan.. Umarım o kısımda kanser olmayız. Emmi de ölüyor galiba. 3 isimden diğeri odur. Diğer kişi ise Nehir veya Ayşe. Zaman atlamalı Nehir ölebilir zannımca. Yahut Ayşe’de el altına itilir ki sanmam. Akın için bir dayanak olmalı. O da Ayşe.

    • Nur

      Selim ve Akın’ı doğru düzgün izleyemeden Selim’e veda edeceğiz ha.
      Bele vaziyetin içine soxsum.

      Vartolu ölür sanıyordum çünkü yok sayılıyor. Bebeğiyle bile sahnesi yok doğru düzgün.
      Vartolu’yu sırf görüntü olarak tutacaklar o zaman.

      Nehir’in ölmesi hikayeye en uygun olay. Hikayesi yarıdan sonra değiştirilmişti, sonu korunmuş olur böylelikle. Amca mirası boş söylentiymiş demek ki.

      Emmi de bir zahmet ölsün artık.

      Selim çıkıyor Arık giriyor
      Nehir çıkar Ms Erdenet girer
      Emmi çıkar Arık’a bir has adam gelir belki.

    • Akın Ayşe için dark mode’a geçer mi? Bilemiyorum. Onu ancak Çukur’a yapılacak bir hamle harakete geçirir. Erdenet’lerin sistemi Çağatay’dan anladığımız kadarı ile karakuzular gibi öldürme üzerine değil, sistemi yıkma üzerine. Bakalım Arık Böke’ninki ne olacak.

      Hikayesi anlatılmayacaksa – ki belli, güle güle nur içinde yatsın derim….

  • baiano

    Şu fragmanın kalitesine bir bakın ya… Of of of…

    https://www.youtube.com/watch?v=Lq7on1teg70

    • Şuan bile meraklandım. O derece…

    • Bu arada burada izleyen var mıydı bilemiyorum. Bu sitenin kurulmasına vesile olan projelerden biridir bende yeri özeldir. Hayat şarkısı.

      Ve bu da benim için yerli dizi tarihinde en özenle çekilen (klasik havuz değil açık tuzlu deniz ve dikkatinizi çekerim gözler açık) metaforu üzerine kafa yorduğumuz teaserıdir

      https://youtu.be/qc4RwjFuWBc

      • Nur

        Ay evet çok güselmiş Aslı. Göz açık, Açık gösü candarma yazarlar, olabilir bence. Başka da ne olur ki?

    • Nur

      Eski güzel Çukur.. Sanki çok eskide kalmış gibi. İzledim ve hasret giderdim.

    • Rizet16

      Hey gidi heyyy beee, nerelerden nerelere düştük, bölümü tekrar açıp izleyesim geldi o derece yani

      • Nur

        (Ses etme aşaada bizimkinin Hayat Şarkısı aşkı depreşmiş Hemen kondurmuş bi sahne. İzlemiş gibi yapak da mutlu olsun ihihihi)

  • balvin

    SoA’yı tekrar izlememe kararı aldım. Yoksa diziyi bırakacağım büyük ihtimal. Sözlüklerde de gezince iyice soğudum. Çukur’u da izlemem büyük ihtimal artık. Efsun-Yamaç için belki diyordum ama bazı birkaç şeyden sonra o da gitti bende. Gökhan Horzum’un son 30 bölümdür yaptıkları izah edilemez zaten de üstüne bunlar da gelişince yok olmuyor. Çukur benim aklımda ilk sezonuyla kalsın yeterli. Ötesi yok. Kreatinizim adlı arkadaşın yazdıklarından sonra da iyice farkına vardım bunun. Dizi cidden ölmüş, ağlayanı yok. Nereden nereye… Bir efsane olabilirdi ama asla olamayacak. Çünkü ana hikayeden oldukça uzaklaşıldı, iş artık laçkaya döndü. Komedi dizisi gibi, daha doğrusu absürt komedi oldu. Çatışma sahneleri, her şey ile bir dalga geçme çabası, ciddiyetsizlik de üstüne bindi. Buraya kadarmış…

    • Nur

      Balvin diziyi bırakma olur mu. S4’te bir çok şeyi telafi edebilirler. Dikkatli izleyicisin, bizlere rehberlik ediyorsun Ufkumu açtın. İzleyip burada beraber yorum yapmayı çok isterim.
      Sezon Arık’la çok büyük bir açığı kapatabilir. S3’ün temeldeki eksiği Çukur üzerinde çok ciddi iddiası olan bir anti- kahraman olmamasıydı. (Akın’ın iddiası vardı ama neyse.. )

      Vartolu’nun öleceğini tahmin ediyorum. Mutlaka ağlarım ona. Hem de ne ağlarım. Düşüncesi bile gözümü dolduruyor.

      Selim’in öleceğine dair tahminler görüyorum nedense pek ihtimal vermiyorum ona.

      Azer’in de öleceğini tahmin ediyorum. Hatta ilk 10 bölümde gerçekleşebilir onun ölümü. Belki Karaca ile el ele ölürler?

      Nehir’in miras davası olacakmış:) Komik bir şey aslında. Merak da ettim:) Saç baş yolduracak bir şeyler çıkar ordan:)

      Meliha’nın sırrı var daha:)) En çokta buna gülüyorum:))
      Aslı tahminde bulunmuş, İdris, ağabeyi Cumali’yi öldürmüş diye. Yani bence olabilir. İdris ve Meliha’nın mezarlıkta konuşma sahnesini düşünüyorum da “Yamaç anlar” demişti:) Emmi’nin sırrı duyunca yüz ifadesi hele:) İlahi Kadir Çermik.. sır falan duymadı o da bizimle öğrenecek:))

      Celasun’a partner gelecekmiş:) Demek ki ihtiyaç hasıl olmuş:))
      Hikaye grubu alem ya. Onu hangi kitaptan uyarladılar acaba:) Genç Werther’in Acıları Celasun’a uyar mı acep?. Uymasa da bizimkiler uydurur bi şekil:)

      Efsun ve Arık’ın sırrı var..

      Arık sırdan tam bahsedecekken ölür. Ögeday, Makbule’nin kulağına fısıldar, Makbule ölür.. An gelir- La ilahe illallah Cengiz Erdenet ölür.

      Tenhada bir sır kalır.

      Mahsun var..
      Berkay izlenmez mi ya..

      Çağatay gelir belki yeni tablolarıyla..
      Resmin aslının müzede olduğunu öğrenmiş olabilir:)

      Ebu Kayser var..
      Nedim çaydanlık parlatmaktan bir hâl oldu..

      Akın var Songül var..
      Cumali var Damla var.
      Medet var Cennet var.

      Müzeyyen hanımın herkesten gizlediği bir oğlu daha vardır belki.. Selim onu da bulur:)

      Aliço var, Karabiberi var:)

      Çukur’u özlemişim ya.. Başlasın da ekrana özel soft terlikler hazır.

      • balvin

        Nur, ciddi manada baya soğudum. Sosyal medyadaki ortamda bunu biraz zemin oldu. Bir daha izleyeceğimi sanmıyorum..

        • Nur

          Anlıyorum Balvin. Sosyal Medya konusunda da yerden göğe kadar haklısın.
          Yeni sezonda izlemeyi düşündüğün yerli bir dizi var mı?
          Ben Ozan Aksungur’dan dolayı Arıza’ya bakmayı düşünüyorum en azından ilk bölümü kesinlikle izlerim. Tolga Sarıtaş’a Ferhat ile Şirin’de ısınamamıştım, Arıza’da seversem olur.
          Barbaros’a Çağatay Ulusoy’dan dolayı bir bakarım ama ondan da TRT’de olmasından dolayı pek ümidim yok.
          Özcan Deniz bir dizi hazırlıyordu akibeti ne oldu, bilmiyorum. Şayet yayınlanırsa yakınlarım izleyecek onu. Ben de izlerim. Onlarla uzun bir aradan sonra ilk kez ortak bir dizi izlemiş oluruz.

          Diğer projeleri bilmiyorum. Olur da ortak bir dizi izlersek burda yazmanı temenni ederim.

          • balvin

            Arıza’yı izlemeyi düşünüyorum. Çağatay’ın dizisini de belki izlerim. TRT olduğu için benim de pek ümidim yok ama isim için izlenebilir.

            Ortak bir paydada tabii ki konuşabiliriz. Ben de temenni ederim bunu.

          • Yeni projelerden koptum galiba. Arıza nedir? Çağatay’ın dizisi hangisi?

          • balvin

            Arıza, Tolga Sarıtaş ve Ayça Ayşin’in başrollerinde olduğu yönetmeni Recai Karagöz, senaristi ise Çukur’dan da tanıdığımız Ozan Aksungur. Yeşim Salkım ve Barış Falay isimleri de geçiyor ama tam bilmiyorum orayı. İzlenebilir yani. Çağatay’ın sadece isim olarak dizisi olacağını duydum TRT’de. Bilgim yok fazla.

  • kreatinizm

    spam’e düştü galiba…

    • Evet, hemen düzelttim

  • kreatinizm

    3. sezonun ortalarındaki bölümlerinden birinde geçen bir duvar yazısı var “bir nehir daima bir yerleşim yerine varır” diye. Bu yazıdan Nehir’in ilerde koçovalıların evine yerleşeceği belli edilmiş zaten, olabilecek en bariz şekilde. O yüzden Nehir karakterinin pasifleştirildiğine, ona dizi içinde bağımsız bir hikaye yazılacakken vazgeçildiğine ve apar topar koçovalıların evine yerleştirildiğine katılmıyorum. Hep görüyorum bu minvalde yorumlar ama anlam veremiyorum. Böyle düşünmemize sebep olabilecek hiçbir işaret de verilmedi dizi içinde. Ailesinin öldüğünden bahsedildi, o konu daha açılacaktı falan deniyor. Ne alaka yahu, sonradan üstünde durulacak olsa o sahnede Yamaç Nehir’e ailesi ile ilgili ufak da olsa bir sorur ama Nehir geçiştirir, detay vermek istemez ve oradan ilerde açılım getirilecek bir gizem yaratılırdı. Ama öyle bir şey olmadı sadece Yamaç’la sevdiklerini kaybetmek üzerinden muhabbet kurabilsin diye o kızın da ailesini kaybettiği verildi o kadar. Bir de seyirci ilerde bu kızın ailesi yok mu, arkadaşı yok mu niye sapsız üzüm gibi geziyor demesin diye hepsinin öldüğü verildi. Senarist bunu Nehir konusunda detay beklenmesin diye yaptı kuvvetle muhtemel ama tam tersi millet kafasından destan uydurmaya başladı elde hiçbir done olmayınca 🙂

    Mesela Hazal Subaşı en başta Efsun karakteri için deneme çekimine girmiş ama Efsun için uygun bulmamış yapım ve Nehir karakterini vermişler oyuncuya, bunu da bir yerde gördüm yakın zamanda, haberi falan çıkmış hatta Hazal Subaşı Efsun karakteri ile Çukura girecek diye, ama işte vazgeçilmiş, sonra yine Efsun karakteri için Ayça Ayşin’le görüşülmüş. Ya bu haberler bile çok büyük anlam içeriyor görmek isteyene de işte…

    Bu konuları daha evvelde konuştuk benim fikrim çok net; senarist Efsun-Yamaç ilişkisini sezonun ikinci yarısında başlatmayı planlamıştı baştan, bu yüzden araya oyalama bir hikaye yazdı Nehir’le. Hem dizide süre dolduracak hem de Yamaç’ın Sena travmasını aşmasına yardım edecek bir yan hikayeydi Nehir. Hatta bence Nehir hayaldi, halüsinasyondu, Yamaç Vartolu sayesinde iyileşince ortadan kaybolacaktı, bebek yani tohum hikayesi de direkt Efsun’la yazılacaktı ama o fikirden dönüldü, ben böyle düşünüyorum. Yamaç’ın Sena ile gördüğü bebek rüyasının aynısını yeni tanıştığı Nehir’le de görmesinde bir sıkıntı yok, adam zaten en baştan ölen karısına benzetti kızı hali tavrı ona yaklaşımı ile. O yüzden öyle bir rüya görebilir, kafası da yerinde değil zaten olabilecek bir şey bu. Ama aynı rüyayı Nehir nasıl görebiliyor, Sena’nın ruhu bu kızın içine mi girdi Yamaç-Sena ikilisine ait bir hayal nasıl Nehir’in rüyasına giriyor, işte absürt olan kısım buradaydı. O yüzden karakter hayal çıksa pek çok mantıksızlık ortadan kaybolurdu; işte bu rüya olayı, Aliço’nun yerini bulması, zırt pırt mantar gibi bir yerlerden bitmesi, hastaneye kafasına göre girip çıkabilmesi ( Allah aşkına hangi devlet hastanesine kafana göre girip yatabilirsin, kalabilirsin, var mı öyle bir dünya, güya o oda ona rezerve edilmiş istediği zaman gelip kalıyormuş, otel mi ya bu??!!?) falan filan bunların hepsi karakter aslında halüsinasyondu denerek tertemiz bağlanabilirdi. Onun yerine olabilecek en klişe şekilde hamilelik senaryosu yazıldı, valla merak da etmiyor değilim senarist bu karakteri nasıl bağlayacak, iyice eline yüzüne bulaştıracak mı yoksa öldürüp çıkaracak mı?

    Böyle işlevsiz bir kadın karakter tabii derinlikli karakterleri olan bir dizide tutunamaz. Seyirci ben Selim, Vartolu, Aliço, Akın gibi karakterler varken neden Nehir’in boş boş sahnelerini izliyorum, niye Saadeti görüyorum, Ayşe’yi görüyorum der tabii. Çünkü bu karakterlerin bir olayı yok, hikaye içinde bir esprisi yok. Kadın-erkek ayrımı ile bakmıyorum ben olaya, senarist kadın karakterlere bir işlev, bir hikaye yazmadığı için yazdığında da Sena örneğinde olduğu gibi seyirciyi itecek antipatik bir karakter ortaya çıktığı için bir şekilde kadın karakterler sevilmiyor istenmiyor genellemesi oluştu. Ve Efsun da bu genellemenin yanlış olduğunu iyi bir oyuncu ile seyirlik, ilginç bir kadın karakter yazıldığında onun da sevileceğini gösterdi, Ben Nehir’i oynayan oyuncunun fanları dışında hiçbir olumsuz yorum görmüyorum sosyal medyada youtube yorumlarında falan Efsun’a karşı. Yani hayal olarak yazıldığına kesinlikle inanıyorum.

    • Hazal Subaşı’yı Efsun olarak hiç düşünemiyorum.

      Ne kadar enteresan, kadın karakter yazabilen senaristimiz yok denecek az…

    • Nur

      Merhaba Kreatinizm.

      “Bir nehir daima bir yerleşim yerine varır’ sözünde bahsedilen yerleşim yeri Çukur Mahallesi..
      Mahallelinin etrafını çevirdiği sahne Nehir’in Çukur Mahallesine – Yerleşim yerine varma sahnesiydi. Koçovalı köşkü o yerleşim yerindeki 10bin haneen bir tanesi. Yerleşim yeri coğrafi anlamda kullanıldığı için köşke uymuyor.

      Nehir’in hikayesinin değiştirildiğine dair o kadar çok done var ki.. Sadece onun da değil, pek çok karakterin hikayesi değiştirildi. Rizet yukarıda bir kısmına değinmiş.

      ‘Senarist Nehir’den detay beklenmesin diye..’ devam eden cümleniz;
      Bir senarist neden izleyici beklentisini yok etmek ister ki?
      Karakter önemliyse senaristler bilinmezlikle beklenti arttırırlar ki izleyiciler meraklansın ve takipte kalsın diye. Nehir’in geçmişine gizem verilmesinin nedeni de bu. Efsun’a Arık Böke ile yapılmak istenen bu. Gizemli bir geçmiş ‘zoraki’ monte edilecek. Efsun’a güncelde Çağatay ile denenen boş çıktı Arık’la geçmişin takviyesi denenecek. Sizin tespitinizden yola çıkarsak senarist Efsun’u boşlamış. Başlangıçta Efsun’un geçmişini net ortaya koyarak bir beklenti yaratmamış.

      • kreatinizm

        Merhaba Nur,

        Bugün de öğrendiğim kadarıyla duvar yazılarını Gökhan Horzum yazmıyormuş. Bunu da öğrenmiş olduğum için o duvar yazılarının bir anlamı yok. Sadece kafa karıştırma sebebiyle yazılıyor. Gökhan Horzum DM’den bir arkadaşa bunu yazmış. Twitter’da bugün gördüm. “Duvar yazılarını uzun süredir ben yazmıyorum, aklınızı karıştıranlar başkası :)” yazmış. Bu duvar yazılarına anlam yüklemiyorum artık.

        Beklenmesin diye derken karakterin ardına gidilmeyecekti. Herkeste gidilmediği gibi. Bu kadar anlam yüklenmesine şaşırıyorum. Dizi asla geçmişe bağlı değil. Daha doğrusu bağlı olsa bile detayına kadar geçmişe girmiyor. Flashbackler, eski yaşamlar sadece laf üstünde anlatılıp geçiliyor. Aliço gibi, İdris gibi, Cumali gibi Akın gibilerin geçmişleri laf üstünde nasıl geçtiyse bu da öyleydi.

        Gökhan Horzum’un 3 sezondur yaptığı şey bazı hikayeler bitse bile açıkta bırakarak gizem havasını sürdürüyor. İzleyiciye o soru işaretini bıraktırıp, izlemeleri için sebep yaratıyor. Yani Nehir’den beklentiniz neydi ki?

        Koskoca Cumali-Yıldız-Sultan arasında yaşananlar pas geçilmişken, Aliço böyle boş, anlamsız senaryo ile yazılırken, İdris’in durumu tam açıklanamamışken Nehir gibi hikayeye doğrudan katkısı olmayan bir karaktere neden bu kadar anlam yüklüyoruz veya Efsun’a? 11 yıl önce benim evime saldırdılar… Mesela bu olay açıldı mı? Böyle güçlü bir yapı Koçovalı malikanesini ele geçirmiş. Kimdi bunlar? KK 01 diyorduk hani.

        Senaristin bu kadar anlam yüklemediği şeye “yok geçmişi vardı, şurdan amcası vardı, ailesi katloldu falan” boş, bomboş analizler. Hangi karakterin böyle derinliği var ya? Yapmayın arkadaşlar lütfen. Efsun da Nehir de o derinliğe sahip değil. Öyle bir şey düşünsün seyirci, bir şeyler kafasında kursun diye yazılmış milyonlarca senaryo var. Burada kafa patlatılan şu olabilir dediğiniz kaç olay oldu? Ben size söyleyeyim 100 tane diyorsak toplasan 1-2 tane çıkar. Bu yüzden böyle boş, anlamsız, saçma karakterlere anlam fazla yüklemeyelim. Değişim tabii ki var, ama derinlikle alakası yok.

        • Nur

          Duvar yazılarının bazıları çok anlam ifade etmiyor ama bir kısmı hikayeye ait spoiler veriyor. “Yüzün kiminle gülüyorsa ..” gibi yazılara anlam yüklemiyorum ama örn.”Çare Akın Koçovalı” ya da “Bir nehir daima bir yerleşim yerine varır” vb spoiler’dı buna rağmen Nehir gerçekleşirken Çare Akın senaryosu iptal oldu.

          Duvar yazılarının büyük kısmını Hoca yazdırmıyor olabilir ama bazılarını o yazdırıyor. Mesela bir tanesi var ki Hoca’nın arkadaşına ithaftı. “Siz beni bir de anam sağken görecektiniz” duvar yazısı Hoca’nın Fırat isimli arkadaşına ithaftı, twitter’dan Hoca’ya teşekkür etti, ordan biliyorum:)

          Nehir’in ardı arkası vardı. Osmanlı’nın arap coğrafyasından, Atatürk’ün Hatay hâyâlinden Hatay’dan Akdeniz’e dökülen Asi Nehrinden esinenilmişti. Muhteşemdi. Sürdürülmedi. Bu hâle getirilmesi içimi eziyor.
          Nehir’in hikayesi belliydi. Atatürk’ün Hatay hâyâlini gerçekleştirip Asi Nehrinin yılan balıkları gibi hayatının son bulmasıydı. Hatay hâyâli kürtaja nasıl uzadı, nasıl bir sığıntıya dönüşüp kambur haline geldi, inanılır gibi değil. Ama oldu.
          Nehir’e sevgim esin kaynaklarından dolayı sonsuz. Kürtaj konusundan sonra bu Nehir o Nehir değil diyorum tıpkı bu Mahsun o Mahsun değil dediğim gibi ve dönüşümlerine katlanmaya çalışıyorum.

          Efsun’a gelince; Kral Tsongor’un kızı Samillia’dan esinlenilmiş diye yazıyor arkadaşlar. Şayet öyleyse ilgimi çekmiyor. Coğrafi karşılığını da bulamadım. Sena’nın, Nehir’in karşılığı var ama Efsun’u bulamıyorum. Şayet Efsun’u Hoca yarattıysa bir tür coğrafi eşleştirme derinden derinden yapıyor Efsun’da bu hem var hem yok, çok karışık bir karakter. Hem doğu hem batı. İstanbul Konseyinde elinde altın külçeyi kaldırıp “ben buyum” dediğinde acaba Kudüs üzerinden İsrail mi diye düşünmüştüm. Kudüs’te altın kubbeli tapınak (Kubbet-üs Sahra) ima edilerek Efsun’a İsrail eşleşmesi mi yapıldı, Nehir’i izletmesi Mossad vurgusu muydu ++ gibilerinden tahminlerde bulunmuştum ama oturmuyor. Baştan beri tutarsız, amaçsız tuhaf bir karakter. Yamaç’la düşman aşıklar, babasının mirasını yiyen ama babasının kızı olamayan tuhaf bir karakter. Burada herkes Nehir’i sorguluyor, işevsiz diye, ben ise tam aksini düşünüyorum.
          Nehir’in bir hikayesi ve bir işlevi var. Sonradan hikayesi değise de işlevini hâlen yerine getiriyor ama Efsun’un hikayesi ne (aşktan başka?) 2 sezon öncesinin karizmatik düşmanı Baykal, oğulları Nazım ve Emrah, tüm bunların izleyici üzerindeki tesiri kullandırtıldı, olmadı.. Çağatay getirildi, olmadı. Arık geldi.. Dizinin taa birinci sezonundan aktarılan mrasları yiyip masal anlatan tuhaf bir karakter.. Baykal, Yücel, Azer, Akın, Timsah, Çağatay, Yamaç.. hepsi emrine verildi, ortada aşk dışında bir şey yok. Ha bire takviye. Amaçsız bir karakter. Çukur’un en temelindeki ana hikaye Çukur’un ayakta durması, hayatta kalması, varlığını koruması ve bunu ancak bir aile gibi olduklarında yapabilmeleri. Efsun, Çukur’a adım bile atmadı. Çukur’a bir kez uzak bir terastan baktı, o kadar.
          Çukur’un hikayesine katkısı sıfır.
          Çukur=Yamaç, değil bu dizi.
          Çukur=Aile. Ve bu denklemde Efsun=0

          • kreatinizm

            Çukur dizisini kafanızda nasıl kurguladığnıızı bilmiyorum. Zira burada da balvin kişisinin yazdıklarına bakılırsa durum çok feci. Yani bir dayanağı yok hiçbir şeyin. Asi Nehir’i, Mossad, İsrail, Çukur Osmanlı veya yeni kurulan Türkiye, Yamaç bir Atatürk, Aliço bir devlet hazinesi falan diye sıralayacaksak bu yine kişisele kaçıyor. Size göre her karakter bir şeyle eşleşiyor ama Efsun eşleşmiyor. Fakat Hoca inatla onun üzerinden hikaye yürütüyor. Herkese bir şey bulmuş da Efsun’a mı bulamamış 🙂 Bence 1-2 karakterde bu esintiiyi gördük diye diziye bunu yaslayamayız. O zaman adı geçen sons of anarchy dizisi de mi coğrafi olarak Türkiye’ye gönderme yapıyor. Halbuki olaylar silsilesi ve karakterler bile ortada. özgün bir olay yok ki.. karakuzuları övüyordum 2 sezon yaratıcılıktan dolayı… fakat yine araklamacalık bulduk iyi mi…

            Çukur=Aile mi… ilahi bu dizide ne ailesi var? Türkiye bu aileyi örnek olarak sevdiyse, ülkede yuva falan kalmaz ben size söyleyeyim. Çukur=? benim için. Tam bir eşitlik yok. Parça parça şeylerle izah ederim. Ha bu sezona gelince artık tamamen Çukur=Yamaç ve Efsun=100 oluyor 🙂

            Not: Efsun fanı ve hayranı değilim. İnsanlar Efsun’u seviyor genel manada. İlk yazıda da bunu söylemek istedim. Yani Nehir’i de Efsunu da sevmem.

          • Nur

            Balvin’in Sons of Anarchy ve Çukur eşleştirmesi oldukça ilginçti. İlk okuduğum şaşırmıştım sonra düşününce Çukur’un hâlen özgün bir iş olduğuna karar verdim.
            SoA/ Anarşinin çocukları/oğulları, Osmanlı Torunlarına uyarlanmış.
            SoA’daki kasaba içinde bulunduğumuz büyük bir coğrafyaya uyarlamış.
            Osmanlı İmparatorluğunun toprakları ile Türkiye Cumhuriyetini kapsayan bu alan Çukur. Bu topraklarda karakterlerine zamanda yolculuk yaptırıyor. Karakterlerin çoğunun coğrafi ve siyasal karşılıkları var. Hepsinin birden fazla temsiliyei var. Tarihi jeopolitik düzlemde gerçeküstü işliyor. Çok karışık ve kompleks bir üslup. Özgün olan yönü bu.
            SoA’da Jax’ın yolculuğu kısmen Yamaç’a uyarlanmış ama Yamaç bu sezona kadar özgün sayılabilecek düzeydeydi. Bu sezon Yamaç’ın özgün yönünü budayıp Jax’la özdeşleştirip onun sonuna giden yolculuğa çıkarmış. Yamaç’ın şaşırtan değişimi bu sezon Jax olması. Yamaç babasına dönüşmüyor Jax’a dönüşüyor. Yamaç, İdris’e dönüşseydi bebeği can-ı gönülden isterdi. İdris’e dönüşseydi Çukur’u her şeyden ve herkesten üstün tutardı.

            Efsun, Hoca’nın karakteri olsaydı coğrafi temsiliyeti olurdu diye yazmıştım, böyle bir temsiliyet aradım hatta bir sürü şeyden anlam çıkarmaya çalıştım ama olmadı demiştim. Bu sezon kim, kimi, ne kadar yazıyor bilmiyorum Efsun’un bir iki sahnesi hariç Efsun’da Hoca’nın kalemini bulamıyorum. Efsun aşırı derecede takviyeye gereksinim duyulan bir karakter. Çıkış fikri Samilia’nın Damla Serim’e ait olduğunu düşünüyorum. Efsun’un üzerinden yürüyen sadece bir aşk hikayesi var başka bir hikayesi yok Efsun’un. Şayet Hoca yazıyorsa (??)ve ısrarla devam ettiriyorsa kendisine burdan kolaylıklar dilerim. Bir seferinde hangi karakter içindi hatırlamıyorum, Barış Manço’nun MFÖ’den Fuat’a mı Özkan’a mı herkimse söylediği iddia edilen bir sözü yazmıştım ‘Senin kadar bir eşeğe emek verseydim şimdiye katır olurdu’ demiş. Efsun da o misal. Baya emek verildi:)

            Aile’den kastedilen Koçovalılar değil. Aile, Çukur’un konumlandırıldığı coğrafyada temsili devletin hükmü altında yaşayan herkes. Koçovalılar özelinde aile örnek alınabilir bir aile değil. Koçovalılar dışında Çukur ahalisi de örnek alınabilir değil. Çukur zaten distopik bir yer arada ütopik şeyler de oluyor ama her ne olursa olsun tapusu kimseye kaptırılmadı en kötü zamanlarında birleşip savaştılar ve bayraklarını mahalleye tekrar astılar. Gerisi teferruat.

          • kreatinizm

            Bu tür coğrafi ve siyasi etkileşimleri ilk defa sizden duyuyorum. Bu kadar derin değil bence. Çukur özgün bir iş demek diğer yapıtlara haksızlık, bu benim görüşüm. Zerre olarak bir özgünlüğü yok. Gökhan Horzum da parasına bakıyor. Hikaye, seyirciye saygı falan umrunda değil. Para, para, para! Yoksa bunu başka türlü açıklayamazsın. Yok efendim şöyle yazmak istiyormuş da engel olunuyormuş. Onur ve gurur bu işin özü o vakit. Kazandığını kazandın hoca derler adama. O parayı keyifle yiyemeyeceksen ne anlamı kaldı. Konu başka yere gitmesin diye dönüyorum.

            Özgünlük yok, orjinallik yok. İlk bölümler size hikayenin gidişatını az buçuk gösterir. İlk bölüme Godfather ve Narcos’u dayamış. Hele öyle bir Godfather kokuyor ki. Yani sağ altta Godfather (Uyarlama) yazsa kimse ses etmez. Mahalle içindeki birlik, düzen, hoş gelen aile kavramı tamamen yönetmen ve Ay Yapım’ın ustalığı. İzleyici önüne güzel getirdiler bunu. Senaristten çok bu izlenebilirliği sağlayan yönetmen ve oyuncular. Senaryoymuş falan hikaye. Bu sezonki senaryoyu kimse yazmaz. Böyle bir saygısızlık hiçbir yerde yok. Olaylar bütünü o kadar kötü, iğrenç ve saçma ki..

            Erkan Keka kendi işini gömüyor arkadaşlar. Bu adam Çukur konusu ne zaman açılsa bu işi gömüyor. Röportajlarını açın bakın. Kimse sormuyor ona hatta. Yani Çukur açıldı mı konuyu kendi o yöne götürüyor. İşini gömüyor alttan alttan. Senaryoyu toptan eleştiriyor en çok da özgünlük konusuna vurgu yapıyor. Özgün bir hikaye olmadığını basa basa vurguluyor. Erkan hani aşağıda övdüğümüz, Çukur’u Çukur yapan, bu diziden her anlamda en çok kazancı sağlayan adam diyor bunu. Yediği kaba pislemek değil bu, gerçekler.

            Gökhan Horzum’un kalemi neymiş ya… Basit bir senaryo matematiği. Her sezon aynı işleyen şey. Şu oyuncu kadrosunun bir tık altı olsa batar gider bu iş. Piyasada onun gibi tonlarca mafya işi çekildi ve battı. Nedeni ise oyuncular ve doğru ekip. Senaryo namına bir şey yok. Övülen şey senaryo olmadı hiçbir zaman. Oyuncular oldu.

            Yamaç, Jax’a benzemiş. Şu cümlenin acizliğine bakar mısınız? Başrol, ana karakterini gidip elin dizisindeki adama göre yazıyorsun. O dizideki olaylar bütününü okuyunca iyice miğdem bulandı. Sonra diğer dizi/filmler aklıma geldi. Yamaç özgün demişsniz. Dizideki son özgün karakter. Dizide özgün karakter yok. Yok, hiçbir şekilde özgünlük yok. İlk işi bu mafya üzerinde. Önceki işlerine açın bakın, yaz dizileri, aşk-meşk klişe kokan çöplükler… Bu adama Hakan Günday, Kerem Deren, Pınar Bulut muamelesi yapmayın. Çok basit bir senaryosu var. Alt metini yok, derin karakteri yok, bir tane bile yok. O kadar derin ki kmise görmüyor herhalde. Kendi karakterlerine bu kadar ihanet eden başka bir senarist var mı? Aman reytingimiz gitmesin, ben yazdığımı bozarım. Aman uf olmasın ben keserim. Sonra “fedakar” oluyor. Ne fedakarı arkadaşım. Sen ihanet ediyorsun işine. En önemlisi kendi itibarını zedeliyorsun. Seyirci gözünde şuan saygı duyulan biri mi? Bir senarist başka hangi dizide bu kadar eleştiri alıyor? Kopyaladı, kopyaladı, kopyaladı ama dere kurudu. Dere kuruyunca kendi yöntemine geçti. Şimdi de 25 bölüm boyunca 60 saat seyirciye boş bir kutu izletti. Sonra gelip burada övelim mi şimdi bu herifi? Hikayenin içine etti bıraktı. Bu sezonki hikayeyi acemi hikaye yazarı yazmaz. Ozan Aksungur’a bıraksa dizi uçar giderdi net diyorum. Damla Serim yazıyormuş da hadi ya. Çoluk cocuk masalları bunlar. Yer mi ya öyle bırakıp gitmek…Sormaz mı yapım hoca ne yapıyorsun sen diye? Damla Serim’e bırakmış da falan. Tamam etkisi vardır elbet. Fakat olayın tüm suçlusu o kadın mı? Hikaye berbat bir hal aldı. İlk sezondan sonra yazamadın abicim sen. Daha doğrusu 2-19 arası hikaye bitti. Vartolu karakteri yüzleşme gibi bir şeyden sonra tamamen garip bir hal aldı. Dizi değişti orada. Öldü ve buyrun cenaze namazına…

            Vallahi Efsun’a, Nehir’e takılmışsınız hepiniz. Dizi öldü gitti. Toparlanmaz bu saatten sonra. Yok her şey Efsun’a yazılıyor falan… Nasıl ya? Efsun karakteri 25 bölümün kaç tanesinde var? Bana sayabilir misiniz? Aklınızda kalan ne var? Azer’e okuduğu boş replikler dışında. Timsah, Akın ile gereksiz sahneleri dışında. Ben ilk 20 bölüm içindeki varlığını sayamıyorum. İlk bölüm dışında aklıma gelen bir şeyi yok. Nasıl her şey onun için yazıldı çözemedim? Ne yaptı ki dizide? Herkes onun için mi getirildi? Yönetmedi ki. Biz görmedik. Sadece Azer’e gelip bir şeyler anlattı gitti. Nasıl hep ona emek verdi anlamadım. Düşman portresinde hiçbir şey yapmadı ki. 20.bölüme kadar oyalama sahneler yazdı. Çok göz önüne almadı, dizinin ikinci yarısına Efsun-Yamaç aşkı yazarım diye. Sonra Yamaç ile aşk yazıp olaylara katmak istedi. Çağatay onunla mı hiç edildi şimdi? Efsun’a emek falan verilmiş hali bu mu? Tek emek verilen şey, giyimi ve makyajı. O da karakterin yapısal gerekliliği. O zaman bu mantıkla Timsah ve Murtaza’ya da baya emek verildi. Nehir de Efsun da Azer de Akın da hepsi birer zaman kaybı.

          • kreatinizm

            Bu tür coğrafi ve siyasi etkileşimleri ilk defa sizden duyuyorum. Bu kadar derin değil bence. Çukur özgün bir iş demek diğer yapıtlara haksızlık, bu benim görüşüm. Zerre olarak bir özgünlüğü yok. Gökhan Horzum da parasına bakıyor. Hikaye, seyirciye saygı falan umrunda değil. Para, para, para! Yoksa bunu başka türlü açıklayamazsın. Yok efendim şöyle yazmak istiyormuş da engel olunuyormuş. Onur ve gurur bu işin özü o vakit. Kazandığını kazandın hoca derler adama. O parayı keyifle yiyemeyeceksen ne anlamı kaldı. Konu başka yere gitmesin diye dönüyorum.

            Özgünlük yok, orjinallik yok. İlk bölümler size hikayenin gidişatını az buçuk gösterir. İlk bölüme Godfather ve Narcos’u dayamış. Hele öyle bir Godfather kokuyor ki. Yani sağ altta Godfather (Uyarlama) yazsa kimse ses etmez. Mahalle içindeki birlik, düzen, hoş gelen aile kavramı tamamen yönetmen ve Ay Yapım’ın ustalığı. İzleyici önüne güzel getirdiler bunu. Senaristten çok bu izlenebilirliği sağlayan yönetmen ve oyuncular. Senaryoymuş falan hikaye. Bu sezonki senaryoyu kimse yazmaz. Böyle bir saygısızlık hiçbir yerde yok. Olaylar bütünü o kadar kötü, iğrenç ve saçma ki..

            Erkan Keka kendi işini gömüyor arkadaşlar. Bu adam Çukur konusu ne zaman açılsa bu işi gömüyor. Röportajlarını açın bakın. Kimse sormuyor ona hatta. Yani Çukur açıldı mı konuyu kendi o yöne götürüyor. İşini gömüyor alttan alttan. Senaryoyu toptan eleştiriyor en çok da özgünlük konusuna vurgu yapıyor. Özgün bir hikaye olmadığını basa basa vurguluyor. Erkan hani aşağıda övdüğümüz, Çukur’u Çukur yapan, bu diziden her anlamda en çok kazancı sağlayan adam diyor bunu. Yediği kaba pislemek değil bu, gerçekler.

            Gökhan Horzum’un kalemi neymiş ya… Basit bir senaryo matematiği. Her sezon aynı işleyen şey. Şu oyuncu kadrosunun bir tık altı olsa batar gider bu iş. Piyasada onun gibi tonlarca mafya işi çekildi ve battı. Nedeni ise oyuncular ve doğru ekip. Senaryo namına bir şey yok. Övülen şey senaryo olmadı hiçbir zaman. Oyuncular oldu.

            Yamaç, Jax’a benzemiş. Şu cümlenin acizliğine bakar mısınız? Başrol, ana karakterini gidip elin dizisindeki adama göre yazıyorsun. O dizideki olaylar bütününü okuyunca iyice miğdem bulandı. Sonra diğer dizi/filmler aklıma geldi. Yamaç özgün demişsniz. Dizideki son özgün karakter. Dizide özgün karakter yok. Yok, hiçbir şekilde özgünlük yok. İlk işi bu mafya üzerinde. Önceki işlerine açın bakın, yaz dizileri, aşk-meşk klişe kokan çöplükler… Bu adama Hakan Günday, Kerem Deren, Pınar Bulut muamelesi yapmayın. Çok basit bir senaryosu var. Alt metini yok, derin karakteri yok, bir tane bile yok. O kadar derin ki kmise görmüyor herhalde. Kendi karakterlerine bu kadar ihanet eden başka bir senarist var mı? Aman reytingimiz gitmesin, ben yazdığımı bozarım. Aman uf olmasın ben keserim. Sonra “fedakar” oluyor. Ne fedakarı arkadaşım. Sen ihanet ediyorsun işine. En önemlisi kendi itibarını zedeliyorsun. Seyirci gözünde şuan saygı duyulan biri mi? Bir senarist başka hangi dizide bu kadar eleştiri alıyor? Kopyaladı, kopyaladı, kopyaladı ama dere kurudu. Dere kuruyunca kendi yöntemine geçti. Şimdi de 25 bölüm boyunca 60 saat seyirciye boş bir kutu izletti. Sonra gelip burada övelim mi şimdi bu herifi? Hikayenin içine etti bıraktı. Bu sezonki hikayeyi acemi hikaye yazarı yazmaz. Ozan Aksungur’a bıraksa dizi uçar giderdi net diyorum. Damla Serim yazıyormuş da hadi ya. Çoluk cocuk masalları bunlar. Yer mi ya öyle bırakıp gitmek…Sormaz mı yapım hoca ne yapıyorsun sen diye? Damla Serim’e bırakmış da falan. Tamam etkisi vardır elbet. Fakat olayın tüm suçlusu o kadın mı? Hikaye berbat bir hal aldı. İlk sezondan sonra yazamadın abicim sen. Daha doğrusu 2-19 arası hikaye bitti. Vartolu karakteri yüzleşme gibi bir şeyden sonra tamamen garip bir hal aldı. Dizi değişti orada. Öldü ve buyrun cenaze namazına…

            Vallahi Efsun’a, Nehir’e takılmışsınız hepiniz. Dizi öldü gitti. Toparlanmaz bu saatten sonra. Yok her şey Efsun’a yazılıyor falan… Nasıl ya? Efsun karakteri 25 bölümün kaç tanesinde var? Bana sayabilir misiniz? Aklınızda kalan ne var? Azer’e okuduğu boş replikler dışında. Timsah, Akın ile gereksiz sahneleri dışında. Ben ilk 20 bölüm içindeki varlığını sayamıyorum. İlk bölüm dışında aklıma gelen bir şeyi yok. Nasıl her şey onun için yazıldı çözemedim? Ne yaptı ki dizide? Herkes onun için mi getirildi? Yönetmedi ki. Biz görmedik. Sadece Azer’e gelip bir şeyler anlattı gitti. Nasıl hep ona emek verdi anlamadım. Düşman portresinde hiçbir şey yapmadı ki. 20.bölüme kadar oyalama sahneler yazdı. Çok göz önüne almadı, dizinin ikinci yarısına Efsun-Yamaç aşkı yazarım diye. Sonra Yamaç ile aşk yazıp olaylara katmak istedi. Çağatay onunla mı hiç edildi şimdi? Efsun’a emek falan verilmiş hali bu mu? Tek emek verilen şey, giyimi ve makyajı. O da karakterin yapısal gerekliliği. O zaman bu mantıkla Timsah ve Murtaza’ya da baya emek verildi. Nehir de Efsun da Azer de Akın da hepsi birer zaman kaybı.

          • Nur

            Kreatinizm sen neymişsin böyle:)) Hoca’ya fena saydırmışsın:)) Sabah sabah güldüm:) İlahi.. çok alem biriymişsin. Ben de ilk mesajını okuduğumda bir tek bendenizden müteşekkil Nehir lobisi nöbetten kaytarırken Efsun lobisi blog’a bordo bereli yollamış diye düşünmüştüm:)
            Yanılmışım. Özür.

            Hoca’ya pek fazla kızamıyorum. Beni Çukur fanı yapan onun kalemiydi. İlk iki sezondan memnunum. Sezon sonuna doğru oluşan tutarsızlıkları kaale almıyordum, yorgunluk+ sezonu kapatma, kapatıren gelecek sezona hazırlık, bir ton karmaşa, normal diye kaale almıyordum. Her iki sezonun ilk 20- 25 bölümü güzeldi. Vartolu’nun hikayesi çatışmadan Yamaç tarafından kurtarılınca bitmişti ama sonrasında da çok kötü değildi çok sevdiğim sahneleri olmuştu mesela mahallede açtığı dernekte Çukur’a haset yapması, Yamaç’la sokakta kavgaları, Selim’le, Amrah’la++ çok var ya.. Saadet evlenirken müzisyenleri topladığı sahnesi mesela, en sevdiklerim arasında.. Öyle bir karakterdi ki ışığıyla yanına kim gelse aydınlatıyordu. Vartolu’nun ışığı bu sezon söndü halbuki sezonun ilk bölümünde hapishanede eski Vartolu’ydu o hızla hapishaneden kaçsaydı..
            Of off..

            Yamaç’ın Jax’a benzetilmesindeki acizlik konusunda haklısın. Balvin yazana kadar bir türlü anlam veremiyordum. Dönüşümünün İdris Baba ile alakası yoktu. Bebeği istememesini o kadar yadırgamıştım ki Balvin yazınca anlayabildim. Bebek babasının vasiyetiydi ve Yamaç aslında babasının vasiyetini reddediyordu. Son anda isteksizce kabullendi.
            Efsun’la ilişkisi de öyle. Babasının intikam vasiyetini reddediyor. Reddetmekle kalmıyor faille ilişki yaşıyor.
            Köşkte Nehir’den önce de kalmıyordu, uğruyordu sadece. Köşkü de bir anlamda yadsıyor.
            İdris falan değil Jamax bu. Yamaç-Jax…

          • kreatinizm

            Valla lobi mobi anlamam ben. Efsun’u sevmem ama ona bir emek harcandığını düşünmüyorum. Düşmanların en başı, en üstteki kişi olarak tanıtılıyor ama işlerden haberi yok. İşleyişi sadece para vermek. Nasıl düşman bu? Demek ki Yamaç ile aşk yaşasın diye getirmiş bunu. O zaman illa Baykal’ın kızı olmak zorunda mıydı? Neden tanıtımlarda böyle tanıttılar kadını? Neden ilk bölüm böyle giriş yapıldı? Sonra da aklıma Timsah, Azer ve Cumali geliyor. Onların ilk giirişi ile şimdiki halleri arasındaki farklar gözüme gelince Efsun’un haline pek itibar edemiyorum. Şimdi ilk defa Arık Böke ile bir emek verecekler, bakalım ne olacak? Diziye sonradan girmiş karakterleri ilahlaştırma operasyonunu da anlayabilmiş değilim. Nehir de Efsun da sevenleri ile birlikte arşa çıkmışlar. Yok şöyleymiş de öyle bir anlatılıyor ki ben mi körüm acaba diyesim geliyor. Azer de aynı şekilde. “Yok bedel öldüyor, helal sana Azer Kurtuluş.” falan. Dizinin içine eden en büyük 3 sebep bu 3 karakter. Bunların fanları var bir de Allah korusun yani. Takım tutar gibi savunuyorlar kurgu karakterleri.

            ———-

            Erkan Keka tekerlekli çatışmadan beri bu işte yer almak istemiyor. bu çok açık. Çok büyük bir imaj kaybı o sahne. 3.sezonda artık ne para verildiyse susmuş ama salmış gitmiş diziyi. Başta inanmış olabilir sadece Vartolu için değil genel olarak ama o tekerlekli sahneye kadar. Ondan sonra tüm diziden nefret etmiş adam. Konu Çukur oldu mu direk diziyi konuşmak yerine diziyi gömme kısmına geçiyor.

            Valla onda kalem falan yok… Karakter derinliği tersine işliyor. Olaylar bütünü kopuk kopuk gidiyor. Bölüm bölüm giden bir hikaye var mı? Vartolu’nun 3.bölümde Çukur’la olan hikayesi neyse 27.bölümde de aynı. Derin olarak bir şey anlatmıyor. Bir hikaye sunmuyor ki zaten hikayeleri kendi oluşturmadığını söylemişti. Nesi iyi şimdi bu adamın? Hikayeyi bile kendi yazmıyor. Sadece senaryo yazıyor. Önüne 3-4 hikaye atıyorlar. Onlardan karışım yapıyor. 1 bölüm olan şey neden 10 bölüm sonra ortaya çıkarılır. Bu nasıl bir kalem? Alzeihmer mı var? Valla acayip sinirimi bozuyor. Karakteri derin yapayım diye değişik materyaller veriyor. Bakın derinlikten kastı kolyeler, yüzükler… Ne lan bu… Vallahi bu oyuncu kadrosunu kimin eline vermişler…

            Valla o arkadaşın yazdığına göre de Jax babasına benziyor. Ee bu konuda da ben haklı çıkıyorum. İdris Koçovalı’nın geçmişi hakkında hoca dediğimiz şahısın kafasında bir şey yok. Yani 1970-2017 dizi başlayana kadar ki İdris Koçovalı hakkında bir bilgi birikimi yok. Kendisinde de yok. Sorsan cevaplayamaz. Sadece iki kadınla ilişkisi var diye ortaya attı. babasınınoğlu diye tag attırdı. Bir ara babalarageldik bekliyordum ben. babamasözverdim, babamınemaneti falan… Hani demek istiyor ki ben babasına benzetiyorum Yamaç’ı. Beyefendi mesaj vermek istiyor eleştirenlere. Lan biz onu eleştirmiyoruz ki? Yazamıyorsun onu da. İdris Baba karakterine bile benzetemedin oğlunu. Bundan bile acizsin.

            Sonra gelip yok Nehir ajandı, Nehir gelip ailesini buldu, mirası çıktı. Efsun da şöyleydi, aslında şuydu, babası ona bunu yaptı, Erdenetler bunun oyuncağını çaldı hepsi fasa fiso… Kalem yok, saygı yok, Tıkır tıkır işleyen hikaye yok. Hikayeler kopuk kopuk. Bağlama konusu acayip zorlama. Kalemi kır at hoca. Senden olmuyor

          • Nur

            Efsun’a bomboş mesai harcandı. Emek vasfına girmez.
            Akın, Efsun’un fotoğrafını gösterdi Yamaç gidip Makbule’yi öldürmeye çalıştı.
            Aliço para transferini buldu Yamaç, Efsun’un kucağına yattı.

            Hele de yüzleşme!
            Karşılıklı skor hesabı ile sonuç berabere belirlendi. El sıkışma yerine öpücükle taraflar anlaşmadan memnun ayrıldı.

            Yüzleşme paradosi ile imkânsız aşka sonsuz imkânlar yaratıldı.

            Efyam dizi tarihinin en imkânlı aşklarından biri!

            Taraflar arasında çatışma yok, çelişki yok, ikisi de zengin, bekar, kimseye eyvallahları yok.
            Makbule, Nehir, Çağatay’a öyle bir tablo çizildi ki bir çift söz ile bertaraf olmaları işten değil.

            Yamaç gidip Efsun’la yaşayabilir. Efsun gelip köşke yerleşebilir. Beraber ortak ev edinebilirler.. Sadece canları öyle istemediği için olmayan şeyler. Canları istese bir tane bile engelleri yok.

            Birbirlerine ödetecekleri bir BEDEL yok!

            Beklentiler Arık’ta. Belki bir engel çıkarırsa bu sığ gidişat azıcık hareketlenir.

            Nehir’in amcasından mirası mı varmış:)) Süleyman Şah’ın sandukası aklıma geldi:)) Sahi en son neredeydi o sanduka?
            Te Allaam:))

            Erkan’ın söylemlerine rastlamıyorum. Sezon başlamadan bir röportajını izlemiştim çok güzel şeyler söylemişti. Birinci bölüm Erkan’ın röportajına uyuyordu Sultan’ın hapishaneye gelmesiyle bir yolculuğa çıktı Armutlu’da Emre’nin arz-ı endam etmesiyle yolculuk bitti.
            S1’de Yamaç’ın Vartolu’nun hayatını kurtarmasıyla Vartolu öldürülmüştü. S3’te Çukur’un çocuğu Emre, Vartolu’nun hayatını kurtardı ve Çukur bir kez daha Vartolu’yu öldürdü.

            Yamaç’ı Jax’tan ilhamla intihar yolculuğuna çıkarılmış. Jax babasına dönüşerek intiharını hazırlamış. Yamaç’ta babasına dönüştürülmeye çalışıldı.
            Bunda hemfikiriz.
            Benim iddiam ise Yamaç’ı İdris’e dönüştüremediler.
            İdris Baba koca bir mahalleyi yoktan var etmiş. Hepsine
            babalık etmiş. Hırsızı, kons’u, kimsesizi, herkesi almış mahalleye. Aliço’yu sokaktan bulmuş ev vermiş, maddi imkânı olmayan çocukları okutmuş, Salih’i öğrendiğinde Sultan’ı evden kovdu. Kardeş bildiği Paşa’ya tavır aldı++ Yamaç kendi çocuğunu kürtajla kanalizasyona yolluyordu az kalsın.
            Neresi İdris Baba’ya benziyor?
            Aynı anda iki kadın. Benzerlik bu.
            Bu benzerlik o kadar sıradan ve olağan ki. Üstelik İdris Baba evliyken diğer kadınlarla beraber oluyormuş biz Mihriban ve Meliha’yı tanıdık sadece. Vartolu’ya zindanda pek çok kadınla birlikte olduğunu söylemişti. Sultan da İdris’in ilişkilerini biliyordu, kabullenmese de gücü yetmiyordu.
            Yamaç dul, Sena hayatta değil. Sena varken Sena tekti. Bu bile İdris Baba’ya benzemiyor.. Yamaç’ İki kadına götüren süreç İdris Baba’dan apayrı. Yamaç sevdiklerini, eşini kaybetti. Babasını öldürmek zorunda kaldı. Tımarhaneye yattı, uykusuzluktan delirmişti. İki kadına olan süreç böyle başladı. Apayrı bir hikayeler. Yamaç’ta İdris Baba’nın zerresi olsa çocuğu öğrendiğinde bir an bile düşünmezdi.. Jax istemeyebilir, babası da istemiştir, istememiştir, bilmiyoruz ama İdris Baba’yı çok iyi biliyoruz. İstedikleri kadar Yamaç’ı bağırtıp İdris Baba’nın fotoğrafını göstersinler. Olmuyor. Olmaz da.

          • kreatinizm

            Sevgili Nur,

            Ben Efsun’dan kaçtıkça Efsun yazıyorsun :)) Gram umrumda değil hala diyorum. Efsun ve Yamaç ilgi alakam içinde değil. Dediklerim yine çıkıyor. Efsun belli ki çok sinirine gitmiş. Baya gıcık olmuşsun karaktere. Konusu açıldı mı rahatlamak isteyip başlıyorsun yazmaya. Diğer arkadaşlar da öyle. Onlar da Nehir’e gıcık olmuş. Konusu açıldı mı boylu boyunca kusuyorlar içindekileri.

            Mesai bile harcanmamış. Mesai bile. İkisine de bu kadar mesai harcamamış, 1 saatini bile almamıştır. Fakat sosyal medyada bunlar konuşuluyor habire. Eskiden analizler yapılırdı, tag’da güzel videolar olurdu. Şimdi fancıkların kavgası var. Buraya bile sıçarmış, forumlar Zalim İstanbul gibi olmuş. Etiklik aranıyor. Yok şöyle yok böyle. Yok Yamaç intikam alıyor, yok Yamaç başından beri Efsun’u seviyor. Ya ne olacak ki!

            Ha mesai harcayıp böyle yazabiliyorsa o zaman çok övdüğün hocamıza salak muamelesi yapmış oluyor, zekasını küçümsemiş olmuyor musun? 🙂 Çünkü sana göre baya zeki bir şahıs kendisi. Mesai harcayıp da bunu yapamadıysa, kendisinde sorun vardır. Bana göre bir mesai falan yok. Yamaç dışında oturup mesai yaptığı yoktur bu herifin.

            Efsun’u yüceltmek istese bunu öyle bir yapardı ki… Hepsini ayağında köpek yapardı. Gözümüze sokardı her bölüm. Fakat ilk 20 bölüm ben karakterin bir sahnesi aklıma gelmiyor. Aklıma gelmiyor Efsun ne yaptı acaba, bir replik bir sahne… Nehir de öyle. Aklıma gelmiyor hiçbiri. Bunlar dizide yer edinen ufak şeyler. Mesai falan harcanmış hali böyle mi? Herhalde mesai harcamasa karakter diziden yok olacak. Mesai falan harcamamış. Boylu boyuna sıfır bir karakter. Nehir ile birlikte bomboşlar.

            İşte Yamaç-Efsun imkansız değilmiş de fala fiso boş, bomboş. Beni ilgilendirmiyor aşk. Çünkü yazamıyor, yazılmıyor, olmuyor. Diziyi 3 sezondur izlerim. Hiçbir aşk beni çekmedi, çekemiyor. Efsun-Yamaç ekrana çıktığında kanal değiştiriyorum. Akşın-Celasun da da öyleydi. Nehir komple ekrana çıkınca TV’yi kapatıyorum. Azer-Karaca Allahım o kış günü balkona çıktım onlar yüzünden. O kadar iğrenç bir şeydi.

            Ben çok rastladım. Çukur adı geçince yüzü düşüyor hem de 2 kere gördüm bunu. “Şimdi herkes dürüst olsun, kimse bu işlere kaliteli diyemez” diyor. Kimse bir şey demeden. Direk gömme moduna giriyor ve başlıyor gömmeye. Bülent Şakrak röportajında vardı 2 defa hemde.


            Belki de sezon sonu Çukur ele geçirilecekti. Aile yok olacaktı belli bir yerde. Yamaç da ailesini kuracaktı. Ben bunu çıkarabiliyorum. İdris-Yamaç benzerliği falan hikaye. Yok zaten öyle bir benzerlik. Bebeği kürtaj ettiriyordu evet. Hatta Nehir köşke geldiğinde de istemiyorsan yine gidebilirsin dedi, sözü çiğnedi.
            —-

            En basitinden hoca adlı şahıs en basit bir karakter evrimini bile yazmaktan aciz. İşler SoA’dan kopunca, Godfather’dan kopunca yazılmıyor dimi sayın hoca?? Çünkü yeteneksizsin. Olmuyor, olamaz gibi bir cümleyi kurabiliyorsak, bu adamın yeteneksiz olduğunu kabul etmeliyiz. Çünkü ortada imkansız bir şey yok. Bu çatışma SoA denen ve Godfather denen iki Çukur’un dinamiği olan hikayede işlenirken, sen bunu yapamıyorsan, bariz yeteneksizsin.

          • kreatinizm

            Ek olarak ek mesai harcanan ve olmayan, oldurulamayan tek karakter Azer Kurtuluş. Öyle ki bunun sonucuna sonradan vardı ve karakteri el atlında aldı. İyi de yaptı. Olmadı hiç olmadı…. Asıl mesai o kro karaktere oldu. Gereksiz emek, gereksiz ekran süresi verildi. Taşıyamadı net!

          • Nur

            Azer’e olumlu anlamda asla ve katiyyetle harcanan bir emek yok tam aksine oyuncuya bir şekilde tavırdan dolayı bir karaktere yapılacak ne kadar olumsuzluk varsa yapıldı. Sektörün kirli yüzü, kirli elleri Cihangir Ceyhan için mesai harcadı. Olay budur.

            Azer S2 sonlarında S3’e hazırlık mahiyetinde getirilmedi mi?
            Peki neydi S3’te işlevi?
            Vartolu’yu sahalara çıkaracaktı değil mi?
            Savaş, Vartolu’nun mekanında Yücel’in tuzağıyla öldürülmüştü. Azer, kardeşinin intikamı için Çukur’a gelmişti.
            Peki ne oldu bu hikayeye?
            Vartolu’ya ilk bölümde neden ‘Azer Kurtuluş gelsin buraya’ diye bağırtıldı?
            Vartolu’nun Armutlu’ya transferinden Azer’in haberi dahi olmadı. Bu ikilinin sezonda karşı karşıya gelmemelerinin nedeni Cihangir Ceyhan mı?
            Olur mu böyle saçma şey. Hikaye ye ihanet bu. Hikayesi işlenseydi ve Cihangir beceremeseydi burda onu konuşurduk biz neyi konuşuyorz. İşlenmemiş bir yan hikayenin kahramanını! Timsah özellikle Vartolu’ya vurdurtuldu izleyiciyle akıllarınca dalga geçtiler ama rezillikleri üstlerine bulaştı.
            Fadik için sezon arası oyunculara teklifler götürüldüğü yazılmıştı. 26 bölümde Fadik’i niye 10 dakika izleyemedik? Cihangir Ceyhan yeteneksiz, beceriksiz.. e peki Nur Sürer? O da mı yeteneksiz!? Fadik niye seçildi, geldi, Nur Sürer’in ismi Perihan Savaş’ın yanına yazıldı?
            Demek ki Kurtuluşlar’a blok bir yan hikaye düşünülmüş.. hiç biri olmadı.
            Cihangir yeteneksizse Erkan yetenekli. Erkan, Boncuk’u idare etmiş adam, Kubilay’ın en parlak zamanı Vartolu’nun yanında oduğu zamandı. Erkan, Cihangir’i mi idare edemeyecekti!? Taşı koysan önüne taşa kendi ruhunu katan adam.
            Fatih’i bari öldürseydi.. Yok o da olmadı… 30 bölüm Savaş’ı öldüreni öğrenemedi.. Kimin beceriksizliği. Oyuncu Savaş’ın katilini öğrenince nasıl bir beceriksizlik yapacaktı?
            Adamın hikayesi yok sayıldı. Var mı daha ötesi. Yücel’i kovdu Timsah’a inandı. Bir sahne diğerini tutmuyor. Kardeşini unuttu kâr peşine düştü. Altınlar alıyor.. bilmem ne.. Yamaç’dan dayak yedirildi, Yamaç karşısında sinek gibi görünürken hemde. Orda bir vuruşta indirirdi Yamaç’ı. Senaryo değil de gerçek olsaydı.
            Azer Kurtuluş, derinlerin Gökhan Horzum’a darbesidir.
            Bu kadar net.

          • kreatinizm

            Benim anlamadığım nokta şu. Sana göre Efsun’a ek bir mesai harcanmış. Oldurulmaya çalışılmış vs. Ben senin eleştirine bakınca, Efsun’da da aynı şeyi görüyorum. Aynısını soruyorum şimdi.

            Efsun S2 sonlarında S3’e hazırlık mahiyetinde topuklu olarak getirilmedi mi?
            Peki neydi S3’te işlevi?
            Çukur haritasını ortaya koyan ve parayı veren değil mi?
            Efsun, babasının intikamı için Çukur’a gelmişti.
            Peki ne oldu bu haikyeye?
            İlk bölümdeki replikleri niye öyleydi?
            Olur mu böyle saçma şey. Hikayeye ihanet bu. Hikayesi işlenseydi ve Damla Sönmez beceremeseydi burda konuşurduk bunu. İşlenmemiş bir yan hikayenin kahramanını! Efsun için sezon arası çoğu oyuncuya teklif gitmişti. Fadik ile Efsun arasında dağlar kadar fark olmalı baktığımız zaman. Efsun çünkü yılanın başıydı doğru mu? Efsun ana hikayede yer alacaktı. Fadik ve Azer diziye yan hikaye olarak eklenecekti.

            Peki Meral Çetinkaya? Burak Sergen’in kızı olarak girmiş, Alperen Duymaz ve Ahmet Tansu Taşanlar’ın kardeşi. Boşuna mı getirildi bu?

            Yıllarca gerçeği öğrenemedi, öğrendiği zamanda üstü kesilip atıldı. Kadının hikayesi yok sayıldı var mı daha ötesi. Babasını unuttu Yamaç’ın peşine düştü. İşi gücü yok, evde kitap okuyor, kendisiyle alakası olmayan Çağatay ile bağlanıyor.

            Efsun Kent, derinlerin Gökhan Horzum’a bir darbesidir.
            Bu kadar net.
            ——————-

            Şimdi aynı şey Efsun’a da olmuş. Fakat konu Efsun veya başka karakterler olunca Gökhan Horzum hep bir çabalama yapmış, mesai harcamış fakat Azer’e gelince ona derinlerden darbe gelmiş. Efsun’a mesai harcanmış haline bakın. Mükemmel ya. Oyuncu şuan dizide aşk ile var. Ee hikaye yazmadı ki bu adam. Şuan adı Nehir ve Karaca ile geçiyor. Nehir ile aynı statüde. Diziye sokulurken Nehir ile kesişeceğini düşünmemiştim bile. Şimdi bu mu mesai harcanmış hali. Efsun’u parlatmak için yazmıyor ki Çağatay’la sahnesini. Çağatay hikayesinde, Çağatay’ın iç işlerine girme işini bu kadar kolay yazamaz. En mantıklı yol Efsun’u kullanmak. Burada mesai falan değil yani.

            Soruyorum şimdi, Cihangir’e yapılan darbe oluyor da diğerlerine yapılan neden ekstra mesai oluyor. Bence taraflı yorum yapıyorsunuz.

            Dipnot: Efsun örneğinin aynısını Akın için de yazabilirim, baştan sona kadar hatta daha fazlasını yazarım. Sadece burada Efsun için ek bir mesaiden bahsettiğin için Efsun yazdım. Cihangir hakkındaki düşüncelerinde haklı olabilirsin fakat konu sadece Cihangir olunca bu yorumu yaptığını görüyorum.

          • kreatinizm

            Yani şunu anlamıyorum. Efsun için bir şeyler yapılacaktı ama olmadı, oldurulamadı oluyor, Cihangir için de hikaye yazılmadı ki nasıl olsun? yorumu yapılıyor. Ee Efsun için de hikaye yazılmadı ki. Sadece para verme üzerine replikler yazıldı. Başka türlü yazılsaydı da görseydik oyuncudan oluyor mu olmuyor mu? Ben Efsun’u da Azer’i de dizide istemiyorum. Fakat yorumlarında bariz çelişki görüyorum. Her oyuncu için aynı yorumu görseydim, senin düşüncelerine kesinlikle katılırdım. Necip Memilli, Burak Dadak, Damla Sönmez ve Cihangir Ceyhan… Bu projede onlara anlatılan şeyler olmadı..

          • Nur

            Hayır. Hikayesinin radikal değişime uğradığı yorumum sadece Cihangir için değil. Diğerleri için de defalarca yaptım

            Cihangir’in diğerlerinden farkı en başta, daha diziye başlamadan istenmemesiydi. Hoca hikayesini o sezon dağınıklığında az buçuk korudu öyle ya da böyle sezona hazır hale getirdi. Vartolu’nun ilk bölümde ‘Azer Kurtuluş gelsin buraya’ diye haykırması hikayesinin hâlen yürürlükte olduğunu gösteriyordu sonra yürürlükten kaldırıldı.

            Azer ve Efsun arasındaki fark; Birinde oyuncu en baştan istenmedi, oyuncu nedeniyle müdahele gördü. Diğeri ise oyuncuda hiçbir sorun yoktu. Hikâyesi başka nedenlerle oturtulamadı. Efsun’u Damla Serim’in yazdığına, yönlendirdiğine inanıyorum. Damla Serim Çukur’u kafasında Masaba yapmış Efsun’u da Samilia.. Zorluyor da zorluyor. Olmuyor. Olmadı zaten. Efsun, Hoca’nın hikayesi Baykal’ın kızı olarak başladı ‘Dön bana’ sahnesi ile Masaba’ya dönüldü. O sahnede Makbule’nin elinde Kral Tsongor’un Ölümü romanı vardı. SoA esinlenmesi Hoca’nın. Ona iknayım ama Samilia, Damla Serim’in. Sonuna kadar da zorlandı.

          • kreatinizm

            Diziden istenip istenmemesinden asla emin olamayız. Bu yüzden bunu kaale alamıyorum. Ayrıca bahsettiğimiz oyuncunun eski işinden neden, hangi sebeple ayrıldığından haberiniz var mı? İstenmeme sebebi diye bir şey varsa gayet haklılar! Çukur kadrosuna yapımcı zoruyla giren birisi. Gökhan Horzum’a o kadar laf ediyorum ama kendisi asla yalancı ve sinsi bir kişilik değil. Aksine çok minnoş bir adam. Hazal ve Cihangir ile yaptığı röportajda Hazal’ı seçmediğini zaten dile getiriyor. Cihangir için de yalan söylediği o kadar bariz ki :))) Baştan beri istiyormuş da falan filan. Beden dili kendini ele veriyor. Kekeliyor falan. Kerem Bey ve Yamaç Bey’ler sosyal medyada patlayan diziyi çok kaale aldılar fakat ellerinde patladı. Bunu da gördüler. İç huzursuzlukta da dediğim gibi oyuncular, oyuncu grubu sonuna kadar haklı….

            Kral Tsongor için ise, Gökhan Horzum’un kendi işi. Damla Serim hakkında ise Akın’ı yazdığını biliyorum sadece. Akın’ı yazan kişi o. Bunu kendisi DM’den birine söylemişti. Akın hikayesi ile güzel şeyler olacak falan diye. Efsun’u hoca yazıyor. Çukurevde bölümünde söylemişti. Bu sezon ile ilgili sadece Efsun ile yamaç hakkında konuştu orada ve ikisini de övdüydü. Ben de izlerken şaşırmıştım. Kendisi de farkında sezonu hiç ettiğinden. Övebildiği tek şey iki oyuncunun performansı!

            Tsongor’u da onun esinlemesi. Baykal’ı da aynen onunla bir yazmış. Hatta Selim ve Vartolu’yu yanına çekme işi de kitapta var bizzat. Yabancı uyruklu bir kişi söylemişti bunu bana. Oğulları arasındaki ölüm şekli ve ikisinin çekişme biçimi de kitapta aynıymış. Hocamız kötü senaryolarda yazıp, içine etmede çok başarılı Nur :)) Lütfen biricik genç arkadaşımız Damla Hanımı yem etmeyelim.

          • Yorumlarınızı merakla takip ediyorum. Kendi adıma Gökhan Horzum’a hiç hoca demedim, Nur’un da demeyeceği gün elbet bir gün gelecektir 🤗

            Damla Serim yorumunuza da alkış. iki senarist bir projede birlikte çalışıyorlarsa karakterleri paylaşıyorlar. Bunu biliyoruz. Ama hikayenin gidişatı için ortak paydada sorumlular. Akın’ın hikayesinin yerle bir edilmesi, Akın’ı Damla Serim bile yazıyor olsa her iki kalemin başarısızlığıdır.

          • kreatinizm

            Vallahi ağız alışkanlığı hoca demek bende. Yoksa hoca falan değildir kendileri. Adını yazmak uzun oluyor yazar, senarist gibi şeyleri de kullanamıyorum. Öyle alışkanlık senaristlere hoca demek bende.

            En çok anlam veremediğim nokta orası zaten. Bir hikaye varsa, ikisinin de ortak çalışmasıdır. Başarı, ikisinin başarısıdır. Misal bu sezon iyi yazılsa, Damla Serim eleştirildiği kadar övülür müydü? Sanmıyorum. Şimdi gökhan ona bırakmış da damla bunu yazmış da falan yani ne değiştirir?

            Çukur’u Çukur yapan en büyük kilit isim Ozan Aksungur’dur. Öyle ki Çukur’un en çok reyting alan ve ilk sezonundaki en iyi bölümlerinde onun imzası vardır. IMDB sitesinden bakmıştım bölüm bölüm. En yüksek puanı alan bölümlerde de o var ne hikmetse.

            Yıllardır aynı şeyi yazıyor Gökhan Horzum. Salağa anlatır gibi anlatma tarzı var bir de. Çok zeki ya beyefendi. Flashback örgüleri o kadar sığ ki…Flashback vereceği yerde vermiyor, vermemesi gereken yerde veriyor. Ters köşeleri 10 bölüm önceden okunuyor. Her sezon birbirinin kopyası. Hele bir de fantezisi başladı bu sezon ki feci… İlk sezonu tekrar etme. Bölümlere denk getirme falan. Hikayesi var ama yazamıyormuş da falan. Şu kadroyu bugün gözü kapalı kapacak senaristler var piyasada. Şu kadro onun için nimet nimet. Bu kadar kötü senaryo ve bu kadar izlenebilirlik… Mükemmel!

          • Neyse spame düşmüyor bu aralar yorumlar 😇

          • Nur

            Cihangir’in dizide istenmediğinden o kadar eminim ki.. Bu konunun detaylarına artık girmiyorum.
            Cihangir’i Gökhan Horzum istedi ve getirtti. Bu kafamda net.
            Diğer dinamikler harekete geçti, ve kazandılar. Bu da net.
            Artık Derinler mi diyelim, Ak Sakallılar mı:) Her kimlerse:)

            Ne beden dili ya? Aynı röportajdan bahsediyorsak, ‘izledim, beğendim, yürüyen testestoron’ diyordu. Bana gayet samimi gelmişti sözleri..
            Bu kadar da yalancı yapmayalım Hoca’yı. Kime ne borcu var? Uygun görülmüş ben de yazdım der.. Vaayy nasıl böyle söylersin diye işine son mu verilecek!? Damla ve Aras’a gelince hakikatçı, Cihangir’e gelince, yalancı.
            Çifte standart neydi, hangi durumlar için kullanılıyordu??

            Hoca, Kral Tsongor’un Ölümü’nü önceden okumuş ve biraz esinlenmiş olabilir. Bir karakterde onlarca esinti oluyor Baykal’ı da bir parça ordan esinlenmiş olabilir ama anladığım kadarı ile Masaba doğu’da bir ülke Baykal, batı’ydı. Kuzey Atlantik Paktı ülkelerini temsil ediyordu bkz. Emrah’ın sırtındaki dövme.
            Baykal yoğunlukla İngiltere’ydi. Ofisindeki akvaryumdan tut da Nazım’ın hediye ettiği İrlanda yapımı tüfeğe kadar bir ton simge kullanıldı.. Selim’e bahsettiği ‘baban, babamı rezil etmişti’ sözü Çanakkale’ye ithaftı. ‘Bizim klübümüzde herkes Çukur’u ister sözündeki klüp emperyal batı’ydı. Gaz odası Nazi Almanya’sıydı.
            Bu adam nasıl oldu da tuz ülkesi (Ürdün?) kralı oldu? Hoca iki sezon boyunca kodlarından şaşmadı. Balvin’in bahsettiği Aryanlar dahi KaraKuzular’ın en derindeki kodlarına uyuyor. Bu konuyu da açmayacağım. Sadece anlatmak istediğim karaktere derinde bir kimlik veriyor bir işlev veriyor Efsun’da ne kimlik var ne de işlev. Ha bir kimlik var, doğunun bir yerinde hâyâli bir ülkenin prensesi. İşlevi de aşk.. Hoca’nın tarzı değil. Onun tarzının kötü bir taklidi. O yüzden Damla Serim’in yazdığını iddia ediyorum. Hoca, Emrah’ı kuzeyden tankı temsil eden arabasıyla getirdi şen şakrak emevi camisine namaza gidenleri yolun ortasında durdurttu. Üslup bu. Hani Efsun’da bu üslup? Yok. Ha, bir açıklaması var Çukur’u bırakıp Kavak Yelleri’ni (hiç izlemedim) yazıyordur. Ona da bir şey diyemem. Bıkmıştır, bezmiştir ya da yorulmuştur. Damla Serim kapatsaydı açığı o zaman! Ozan Aksungur nasıl aniden girip idare etmişti. Yetenek o’dur. Damla Hanım hakkında sıfır bilgi sahibiyiz tek bildiğimiz işi Çukur ve adının jeneriğe yazıldığı sezonun hali ortada. Hoca’yı 2 sezondur tanıyoruz 2 sezonda böyle değildi. Ben Jeneriğinde Hoca’nın adının altına eklenen Damla Serim isimli bir senaristin bulunduğu sezonu beğenmedim. Hoca’ya laf edelim ama ismi jenerikte tekken de izledik hatta hastalanmış 3 ya da 4 bölümü Ozan Aksungur yazmış, öyle izledik, böyle şikayet etmemiştik. Bu sezon Ozan Aksungur olsydı bunları mı izlerdik?
            Tabi ki Damla Serim etkisi…

          • kreatinizm

            Tuz Toprakları? Kitabı okudunuz mu? Samila ve Baykal’ın Tuz Toprakları ile bir bağı yok. Kitabı tam okumadığınız sürece konuşmanız anlamsız bence. Anlattığınız şeylerle hiç uyuşmuyor çünkü. Uyuştuğu tek şey Çukur’un kendisi. Kitap yazısını yazan arkadaşı da takip ediyorum. Anlattığına göre ilk sezonla da baya etkileşim var.

            Dediğim gibi karakterlere rol vermesi vs bunu ilk defa sizden duyuyorum. Ha öyle bir şey varsa da merak etmeyin onu da bir yerlerden çıktığını görürüz. “İzledim, beğendim, yüyüren testosteron..” cümleyi söylerken ki ifadeleri… çok açık bence. Uygun görülmüş yazmış da aşağıda da balvinin dediği gibi oyuncuya göre karakter yazmışlar. Karaktere göre oyuncu seçmemişler.

            Çifte standart, Efsun için Damla Serim yazdı, oldurulamadı, karakter oturmadı, o yüzden olmadı, yaptırılamadı deyip Azer için de dış mihraklar demektir bence. Hocamız asla hatalı değil Efsun ve Azer’de. Hep dış mihrakların oyunları bunlar…

            Bilmesem Azer’e aşık oldunuz falan sanacağım valla. Dışarıdan öyle görünüyor. Dünyanın en boş karakteri. Efsun da öyle. Nehir de. Akın da. Şöyle bana bu dizide derin, mükkemmel bir karakter gösterin.

            Anlattığınız kişi bu diziyi mi yazıyor şimdi? Herkese bir rol vereceğine önce hikayedeki kopuklukları tamamlasa ya… Bu kadar saçma olay örgüsü yok. Karakter derinliği yok. Kolyeler, küpeler, tesbihler vererek geçmişe bir şeyler saklıyor. O kolye küpe, takıları alsın gitsin Eminönü’nde siyahi arkadaşların kurduğu seyyar tezgahlarda satsın.

            Size burada milyon tane hikaye yazarım üstü kapanan. Onlara da bir kimlik verememiş mi? Yoksa nüfus müdürlüğüyle arası mı açılmış? Dark falan izliyoruz galiba. Bu kadar ince senaryolar, derinlikler falan…

            Bu kadar kimlik veren adam diziyi nasıl SoA denen dizinden kopyalarak yazmış peki? Böyle güzel coğrafi, siyasi etkileşimler kurabilme yetisi varsa orjinal bir hikayesi olamaz mıydı? Böyle denklikler verdiyse ne ala….

            İlk 2 sezonda da eleştiriyordum. İlk sezonun mükkemmel olduğu bölümler vardı. Şansa bakın ki o bölümlerin tamamını da Ozan Aksungur Bey yazmış. Vartolu yüzleşmesinden sonra dizi gittikçe bozdu. 2.sezon hele Afganlardan sonra ölüm yolculuğuna çıktı.

            Ayşe ve Çeto arasındaki hikayenin ne anlamı vardı? Anlayan anlatsın. Buyrun.
            Paşa ve Sultan arasında geçen durumlar? Ucu çok açık kaldı.
            Vartolu kolye? Mihriban-Meliha-İdris durumu?
            İdris’in kardeşleri abilerini kaybetmiş. Cumali abisi nasıl oradaydı? Tarihler tutmuyor.
            İdris 12 yaşında baba oluyor, abisi 7-8 yaşındayken ölüyor. Mantık hatası gırla.
            Çukur’un kurulma evreni sadece laf üstü geçiliyor.
            Kahraman-Ayşe olayı? Akın’ın bildiği şey? Akın’a tüm mahalleli “piç” diyor.
            İdris Baba’nın ruhu duymuyor?
            Meliha-Emmi-Paşa hakkında yaptığı yorumlar?
            Selim’in durumu? Kahraman hakkındaki yorumları…
            Sultan-Cumali-Yıldız? Cumali’nin hapise girmesinde Sultan’ın rolü?
            Yıldız yüzünden kendini yakan Cumali? ………
            Sena ve ailesi? Emrah’ın sadist hareketleri?

            ………
            ……..

            Ayak üstü aklıma gelenler. Meliha sırları falan onları yazmadım bile. Bunlara kimlik bulamamış mı? Görev verememiş mi? Yamaç’a ekstrem yüklediği rap müzik ve çılgınlıklar Atatürk’lük mü :)) Dövüş sahnelerindeki abartı haller. Bu kadar kayıp veren bir ailenin hala goygoy yapması. Erdenet’ler kadar kaliteli olamaması. Hep diyorum, Çukur mahallesindeki o hava izlettirdi ya bize bu diziyi. Bunu sağlayan da kamera arkası ve oyuncular. Ne zaman ki kamera arkası ve oyuncular saldı o gün dizi komple çöktü. Senaryosundaki argüman o kadar basit ki… Bu sezon hiçbir şey izletmediği bölümler var. Çukur dizisi bir adım ileri gitmiyor. Olduğu yerde sabit kalmış 2.sezonun 10.bölümünden bu yana. Büyük başarı burada tebrik ederim kendisini! Çünkü 30-40 bölüm hiçbir şey anlatmamak yürek ister. Baba İdris öldü, üstüne yazılan senaryo şaka gibi :)) Bu sezonki yazılan senaryoyu Efsun ve Azer’i Damla Serim’in yazması ile mi kapatalım yani? Gökhan Bey değil de asıl suçlu birkaç oyuncu grubu ve Damla Serim mi?

            Hikaye yok, bitmiş tıkanmış. Alıntılarla sürüyor. SoA’dan alacağı bir şey kalmamış. Daha doğrusu almıştır da finale doğru saklamıştır. Godfather’in sahnelerini bile çaldı ilk sezon. Narcos, John Wick… Hayır bir de bazen bunları göz göre göre yapıyor. Taglere johnwick duvar yazılarına baba yazıdırıyor falan. Hikayesi yok ki… Esinlemeyi Damla yapmış da haahahha ya ne zaman Gökhan yapmış ki esinleme? Esinlemenin bir adabı vardır Nur. Bu bildiğin hırsızlık…

          • Nur

            Paraglarınla cevaplamaya çalışayım.

            Kitabı okumadım. Tuz Topakları’nı kitap hakkında yazan arkadaşlardan biri yazmıştı orayı Masaba sandım. Bir başka ülkeyse sorun yok. Baykal uymuyor demiştim. Uymuyormuş.

            Baykal- Tsongor, Efsun- Samilia eşleşmesini ise Balvin yapmıştı.
            Eşleşme doğruysa da yanlışsa da Balvin’e ait. Ben Balvin’in eşleştirmesi üzerinden yorumladım. Yanlış yorumlamış da olabilirim. Sorun ne anlamadım ki? Neye karşı çıkıyorsun? Bana göre, sadece karşı çıkıyorsun, NE olduğunun bir önemi yok!
            Sor sorunu, cevabım varsa veririm, yoksa da yoktur.
            Bu ne hiddet, bu ne kıyamet:)
            Hayırdır bu diziyi tek izleyen sen değilsin. Üstelik izleyememişsin bile! Ozan Aksungur’un yazdığını iddia edip Gökhan Horzum’u gömüyorsun. Neresinden tutsam elimde kalıyor. Ozan Aksungur’un yazdığı bölümler belli Tıp Sempozyumunun olduğu bölümde başladı 3 ya da 4 bölüm yazdı. Hoca’nın hastanede yattığı bölümlerdi. Ozan Aksungur’un emeğini çalıyor demek sözün bittiği yer. Buna bi cevabım yok işte. Pes deyip geçiyorum.

            Karakterlere alt kimlikler verilmesi:
            Benden duy ve öğren. Ha öğrenmezsen de öğrenme.
            Bak sana bir pratik yaptırayım; Vartolu, Varto, Vart.. ve Saadettin.. Bu bir kimliktir. Saadettin ile Asimalasyona uğratılmış bir kimlik. Bana neyin iddiasında bulunuyorsun, anlamıyorum ki. Ben diziyi böyle izliyorum ve Gökhan Horzum’un dehasına hayranım. Bu sezon olmadı onun da nedeni dış mihraklar. Hahaha ay çok komikti çok zekiyim en iyi lafı ben sokarım.. E hadi öyle olsun:).Aklınca küçümsüyorsun, kaale almıyorsun. Ben ne yapayım sana!? Benimde olanaklarım bu kadar:)
            Çok zekisin ya.. hadi cevap ver Cumali hücreden elinde muştu ve kan ile havalandırmaya nasıl çıktı. Ha kolye, tesbih gibi o da bir aksesuar.. öyle mi:) Sana kötü bir haberim var kolye= madolyon siyasi simge, ona girmeyeceğim tesbih de din!! Müslümanlığın simgesi. Vartolu’nun tesbihi ne zaman eline aldığına bak!

            Dünyanın en boş karakterine aşığım. Keyfimin kâhyası mı var. Kapasitem buymuş, bana hitap etmiş.. Ben de boşmuşum ki hoşuma gitmiş. Bu kadar basit!
            Gerçekten alemsin. Söz bulamıyorum. Boşsa boş. Siz dolularına gidin. Boşlar bana kalsın. Bağlam ne onu bile bulamıyorum.

            Bana bulduğunuz milyon tane üstü kapanan hikayeden Mihriban’ın kolyesini çıkarın 999.999’u kalsın. O hikâyenin ne olduğunu çoktaaan çözmüştüm. Hoca’nın niye yazmadığını da biliyorum. Aynı sebeple ben de yazmıyorum. Sadece şunu söyleyeyim Mihriban’ın ölüm tarihinden epeyce bir geriye gidin. Ölüm tarihi, tarihimizde yazılı. Mezar taşında yazan değil.
            Ha diğerlerine gelince, Paşa, Sultan vs demişsin. Paşa, Almanya’da öldürüldü deyip bu konuyu da kapatayım.. Bazı şeylerin üstü gayet açık bana göre.. Kapalılar da var. Çokta takılıp merak ettiğim bir şey yok. Bazılarını sormaya bile gerek yok basit bir izanla anlaşılır şeyler. Çeto ve Ayşe. Ayşe’yi tanıyan Çeto ile ilişkisini zaten anlamlandırır. Benim aklıma bir saniye bile takılmadı.

            Yazmaktan yoruldum sonra belki devam ederim ama aklımdayken cevaplayayım. Meliha, Osmanlı’nın İskenderun Sancağı’ydı Meliha Sancaktar hanımefendi..

          • kreatinizm

            Bu kadar alıngan olduğunu bilmiyordum. Ben senin zekanı küçümsemedim. Olayı kişiselleştirmişsin. Çifte standart yapıyorsun dedin. Ben de çifte standartı senin yaptığını söyledim. Burada bir şey göremedim.

            Ozan Aksungur için ise açıp IMDB’de bakabilirsiniz ne yazıp yazmadığına.
            ,
            Benim şahsi fikrim sevidiğiniz için bazı şeyleri körü körüne savunma moduna girmişsiniz. Dışarıdan öyle görünüyor. Siz burada Cihangir Ceyhan için Aras Bulut İynemli’nin tezgah yaptığını söylediğiniz vakit kimse gelip size ağır eleştiri yapmamış gördüğüm kadarıyla. Ben de Gökhan Horzum’u ağır dille eleştiriyorum ama olayı kendi üzerinize çekmişsiniz, yanlış anlamışsınız.

            Keyfinizin kahyası yok tabii ki. Burası bir tartışma ortamı. Kimse kimseyi küçümseyerek yapmıyor bunu emin olabilirsiniz. Zekanızı asla küçümsemek gibi bir derdim de yok. En akıılısı da ben değilim. Burada yaptığınız benzetmelere karşı çıkan oldu mu? Cihangir Ceyhan için dediğiniz operasyonlara karşı çıkan oldu mu? Olmuştur, ama kimse bunu kişiselleştirmemiştir. Siz Gökhan Horzum konusunda bir benimseme yapmışsınız kendinizce. Cihangir Ceyhan için de böyle.

            Demek istediğim de bu zaten. Sevdiğiniz için konduramıyorsunuz. Yaptığınız tüm genellemeler çelişkili. Başkalarına olunca, olmadı, hoca yazamadı, oldurulamadı oluyor, fakat 1-2 kişiye gelince hoca yazacaktı da birileri derin darbe yaptı oluyor. Burada bana hak veren olacaktır, bundan da eminim.

            Ben ayrıca görüşlerinizi hiçbir zaman reddettmedim. Evet inanmıyorum ama cümle yazarken bile “Eğer böyle anlamlar yükleyebiliyorsa neden böyle kopuk kopuk yazmış. Böyle etkileşimler yazma yetisi varsa neden orjinal bir hikaye ve karakter yazamamış?” diyorum.

            “Hayırdır bu diziyi tek sen mi izliyorsun?” sözünü de yine eleştirip kendiniz uygulamışsınız. Kolye vs gibi durumları kendi içinde verdiği alt anlamlarla açıklayacaksa yine başarısız. Dediğiniz gibi bu diziyi sadece siz izlemiyorsunuz. Bunu seyircilerin %98’i bilmiyor. Böyle bir durumda da başarısızlık ortaya çıkıyor.

            Hoca denen şahısa zekasız diyen de yok. Zeki ve deha olması iyi bir senarist yapmıyor onu. Böyle anlamlar yüklediyse diziye, sadece bunun üzerine çalışıyorsa bu kadar kötü hikaye ortaya çıkarması da bir şeylerin eksikliğinden işte. O da yetenek! Bu dizide herkese verdiği rolü eminim çiğnemiştir bir yerde. Hangi karakter başından sonuna tutarlı? Hangisi? Bir tane tutarlı, bu bunu neden yaptı ya? demeyeceğimiz bir karakter söyleyebilir misiniz? Yakın tarihten örnek vereyim. Kebapçı Celal gibi bir karakter vardı. Mesela ne güzel karakter değil mi? Başından sonuna tutarsızlığı yok. Neden bunu yapıyor, niye böyle anlama verebiliyorsun. Ezel’e gidersem 30 karakter varsa 25 tanesi tutarlı. Efsane bir dizi zaten kıyaslamam hata. 40 kişilik karakter kadrosunda böyle bir Çukur karakteri işte yok!

            Bana saygı duymayana ben de duymam. Gokhan Horzum seyirciye saygı duyuyor mu? Cık. En önemlisi kendine saygı duymuyor, sizin dediklerinize göre. Çünkü böyle olaylar varsa onursuz, gurursuz biri.

            Bir ikincisi olarak seyircisini de basbaya küçümsüyor. Siz kimsiniz havasına 2.sezonun belli bir yerinden beri girmiş. O havayı veriyor. Salak muamelesi yapıyor izleyecisine. Küçümsüyor bizi. Beni küçümseyeni ben de küçümserim!
            Naçizane

          • Nur

            Alınganlık yok:) Başa çıkacam senle:) Arkamızda 96 bölüm külliyatımız var önümüzde de 40 bölüm desek.. Biz daha çook tartışırız burda. Hoca, şu an bize ekmek çıkarmakla meşguldür:)
            Bana cevap veren olduğu sürece ben yazarım valla..
            Hadi başlayayım. Başlamadan önce maksadını aşan sözler sarfetmişsem (ki etmişimdir) özür dilerim.

            Her halde üslubunu kavrayamadım o yüzden kişisel sandım. Aslında kişisel de olabilir bir anlık gaflete düştüm herhalde. Tekrar özür dilerim. Kişisel olarak da yazabilirsin. Bağışıklık sistemimi geliştirir. Sorun değil yani.

            Hoca konusunda farklı düşünüyoruz. 3.sezonu beğenmedim ve kendimce çıkarımım dış minnaklar ve onların yerli işbirlikçisi Ms Serim.
            Komplo teorisyenliği diye bi şey var ama di mi. Ben üstad seviyesine ulaşmadım ama çırak
            yamağı olarak azimliyim.
            Hoca kırmızı çizgim. Çizgiyi aşan da bizzat kendisi ama onu da Damla Serim fişekliyordur!

            İzleyiciyi küçümseme diye bir şey var. Hatta resmen dalga geçiyorlar. Bu da bu sezon oldu.
            Burada isimsiz rumuzlu arkadaştı galiba, ego patlaması yaşıyorlar demişti. Ne yaşadıklarını bilmiyorum ama bu sezon bariz izleyiciyle dalga geçiliyor ve en net örneği Timsah’ın öldürülmesiydi.
            Her kim/ler yapıyorsa Hoca da dahil, çok ayıp çok çirkin. Bizlerin bir kaybı yok onların mesleği bu ve izleyiciye bu tavır ahlaksızlığın ta kendisi. Burada hiç yazmadım bazı sahnelerde hem oyuncular hem ekip hem de senaryoda ‘taş’ etkisi hissediyorum. Fena halde düştüler herhalde. Hissiyatımı oluşturan sahneleri tek tek yazarım ama bu kısma hiç girmeyeceğim. Bir laçkalık var inşallah bu salgın arasında toparlanmışlardır. Dedim ya komplo bitmez bende:)
            Neyse, aslında çoğunlukla aynı şeyleri savunuyoruz, farklı ifade ediyoruz. Hoca konusundakiler hariç.

          • kreatinizm

            Yazı üzerinde sert durabilir yazdıklarım. Fakat genel olarak yazarken dalgaya alma kısmı daha çok var. Küçümse asla yok yani.

            Özür gerektirecek bir durum yok. Karşılıklı konuşuyoruz. Küfür yok, hakaret yok ee özüre de gerek yok 🙂

            Hoca konusunda evet farklı iki kutuptayız. Ya da kendisi küçümseme işini nirvanaya çıkarmış, dalga geçme yoluna geçmiş. Sadece ekip olarak değil bizzat senaryoda laçkalık var. Karakterler gittikçe gerçek hayattan uzaklaşıyor. Tamam dizinin kendine has bir ütopik dünyası var. Fakat genel anlamda izleyiciyi bağlayan o sıcaklık ve dramadaki gerçekçilik baya gitti. Yamaç tamamen gerçek olmayan bir karakter oldu. Baya uzaklaştırıldı izleyiciden. Empati yapmakta zorlandım bir ara. Buna ek olarak sihirli eller ve kolye kusan gerçekçilik asla barındırmayan Nehir eklendi. Yamaç ile sahnelerini beğenemedim dediğim gibi. Efsun ile masal sahnesindeki hikayeyi beğendim sadece. Sonrasında görülen rüya falan hele ki iki kişinin aynı rüyayı görmesi? Yamaç tek başına anlıyorum görebilri de Nehir’in de aynı anda görmesi vs. Bazı şeyler sıkıştırılmış mesela. Nehir, Yamaç’ın yanına ilk yattığında tımarhanede gece vakti duvarda hiçbir şey yok. Yamaç rüyayı görüyor, sonra Nehir’e gidiyor, Nehir’in de rüyayı gördüğü sahnede görüyoruz ki duvarda denizkızı silüeti beliriyor. Daha sonra Vartolu’nun anlattığı “denizkızı” hikayesi de Nehir’i betimliyor falan. Bakın güzel şeyler var ama genele yayınca çok kötü.

            Vartolu ve Yamaç yüzleşmesinde televizyoncudaki televizyon detayını mesela anlamamıştım. Hoş, hala da anlamadım. Vartolu’nun anlattığı belli bir yere kadar TV açık, karıncalı ekran. Ardından Vartolu bir vurgu yaptıktan sonra TV kendi kendine kapanıyor. Yamaç da oraya dikkatini veriyor birkaç kere. Zekiliğinden veya dehasından kuşkum yok ama saygısız, bencil tavırları, izlettirdiğini unutturma çabası, bu kadar uzun zamanı hikayeleri kapatarak bıraktırması, sadece para amaçlı düşünmesi sinirime dokunuyor.

            Ego normaldir, bu kadar izlenen bir şey yazdığı için kendini Kaf dağının tepesinde görmesi yine normal. Yapımın ve oyuncuların egosu da normal. Kim ego yapmadan durabilir ki? Hangimiz? Hala düştüklerine inandıklarını sanmıyorum. Senaryo çok yetersiz. Ms Damla ise ufak bir parça. Etkisi elbette var. Kesin var hatta. Beğendiğim sahnelerde var elbet. Fakat bu sezonki eklenen bazı karakterler ve anlamlarının hiçbir şekilde olmaması veya senin deyişinle yüklediği anlamı bile tam gerçekleştirmemesi kesin bir şey. Sana sadece şunu sormak istiyorum. Bu derinliği sağladığı şeyleri anlattığına göre sadece anlık göndermelerle yapmış. İki üç repliğe zekice şıkıştırmış ama genel, dıştan kabuktan baktığımız zaman genel senaryo ilerlemesine, karakter evrenine katkısını göremiyorum bu siyasal, coğrafi olayları. Vartolu’nun, Aliço’nun durumları feci! Bunları da yazan Damla mı? Hiç sanmam!

          • Nur

            Bu karmaşa bu sezona Yüzüklü ile aktarıldı. Çeto’yu erken öldürdüklerinden beri dizinin şaftı kaydı. Bu sezon kim, neyi, nasıl yazıyor bilmiyorum. Ben zaten sektörü, nasıl çalışırlar vs bilmem. Bir diziyi çok sevip dikkatle izlediğimde detaylara da yönelirim Kurtlar Vadisi’ni de böyle izlemiştim mesela orda da Soner Yalçın faktörü aradan çıkınca dizi farklılaşmıştı ve bırakmıtım.
            Vartolu’nun esin kaynaklarına fazla girmeyeceğim mesela Medet bile esinlenilen kişilerden birinin avukatı. Burayı geçeyim, Aliço şu an’a kadar özgün derinlik anlamında yoksa Balvin, SoA’da benzerini vermiş. Aliço, Çukur’un hafızası, yazılı, görsel ve sözlü tarihçisi. Hatta resmi tarihçisi olduğundan sadece devlet ne derse o. Vurduğu bazı insanların ismi yok onlar tarihte de önemsiz kişiler, ya da bir anda çıkıp birilerini öldürüyor resmi tarihin sildiği kişiler ve bir de senaristin tetikçisi, senaryoda ani değişiklik olduğunda çıkıp birilerini öldürüyor. Hale, tarafsız tarih araştırmacısıydı. Çukur’da ilk ölen kadın (Mihriban farklı kategori) Hale’ydi. Ve tarafsız tarih resmi tarihin kucağında can verdi. İlk iki sezona ait yüzlerce örnek yazabilirim. Ha, S3 B1’de mükemmeldi çok güzel gizli detaylar vardı, mesela paramedik kızın Yamaç’a ‘Korkma’ sözü İstikal marşının ilk kelimesi ‘Korkma, sönmez bu şafaklarda..’nın Korkma’sıydı o. Ve halen çok çok beğenirim o sahneyi. Kızı da nasıl seçmişler, nasıl etkili bir ses tonu ile ‘korkma’ diyor, en ufak detaya bile özen bu. Sonra ne olduysa ne özen ne bir şey. Bir de izleyiciyle dalga geçen sahneler. Gökhan Horzum değil bu. Ya yoruldu, bıktı ve bıraktı yazmış olmak için yazıyor, ya da başka etkenler.. Yamaç’ın Laleli’de evi var, bir ton başka evleri var, Çukur zaten onların çatıda yatıyor. Bu ne diyordum Jax çıktı. Tamam bu Damla Serim değildir ama çok tuhaf tuhaf şeyler. Hoca’yı hiç eleştirmediğimi falan sanma valla ne batarsa yazıyordum ama bu öyle böyle bir şey değil. Şimdi çıkmış Nehir’in amcasından mirası. Aha da buraya yazıyorum Süleyman Şah’ın sandukasıdır:) Yani tabi ki esin kaynağı olarak. Ama kadını afedersin itin g**üne sok önce sonra mirasıymış, bilmem ne.. Mirası falan çok önceden yapacaklardı. Ben Nehir, Yamaç’tan canını kurtarsın diye bakıyorum bu aşamaya gelmişim. Mirasının derdi Yamaç’a mı düşmüş. Gitsin Efsun’un mirasıyla ilgilensin. Nehir de çeksin gitsin köşkten nasıl ölecekse ölsün. İnsanı sevdiği karakterden bu kadar uzaklaştırmak bence de başarı değil. Hangi birine anlam vereyim ki.
            Yani demem o ki, Hoca’nın fan klüp üyesi olarak, ben de çok dertliyim:)

          • kreatinizm

            Nehir’in mirası mı? Öyle bir şey mi var? Olursa büyük söverim söyleyeyim. Dalga geçiyor ya ciddi ciddi. İhtimal vermiyorum buna. Ben de duyuyorum ama ciddi bir şey değil. Fanların hayalleri bunlar. Onlarla dalga geçmiştim hatta ben. Gerçek bir şey değil o.

            İdris’in ve Sena’nın ölümü senaryo kaynaklı değil. Senaryosunu Yüzüklü ile değiştirmiş ve o günden beri sıvadıkça sıvıyor. Bu kadar dramatik ölümler yazması da ayrı garip. Anlatılana göre Kemal dahil, Muhittin dahil, Selim’inden tut Sena’sına kadar aynı şeyleri SoA’dan işlemiş. Yamaç başından beri Jax yani tekrar okudum az önce evet o. Başta istememesi bunları hatta kumara bile razı gelmesi sırf adam ölmesin diye. Jax da malum p*rno sektörüne sokmuş ailesini sırf ölümden ve silahtan ayırmak için. Ha geçen sözlüklerde gezdim dizi ile ilgili balvin ne der bilmem ama çetenin bir üyesinin bir p*rno yıldızı ile aşk yaşaması varmış. Ee bu da bana Yıldız-Cumali olayını hatırlattı. Başlarda Cumali çok çatıda gezerdi ama bu sezon Yamaç fazlasıyla çatıdaydı.

            Ölümlerde kullandığı 4 element fikrini o ortaya atmıştır fakat bu kompozisyonlar falan tamamen sanat ekibinin yardımı. Gökhan Horzum’a hatta bazı yerlerde fikirleri onlar veriyor. Yapımın içinden elbet destek alıyor. O kompozisyonlar ki yine balvin’in anlattığına göre cam arkasından ölüm izleyip delirme durumu Sena ile bağlanmış bir şekilde. Yamaç’ı Jax yapmış. Fakat kendi yorumunu katmış. Balvin’in yazı üzerinde anlattığı şey o kadar güzel duruyor ki… Aras bunun altından haliyle kalkardı. Bazen bazı mimikleri aşırı kaçsa da, bazen çok abartyıa kaçsa da yine de Yamaç rolünü çok iyi kaldırıyor. Tamamen karanlık bir adam olsa keşke. Acımasız olsa, Vartolu ile roller değişilse sonunda birbirlerini öldürseler falan bunlar tabii ki hayalden öte…

            Vartolu ve Aliço çok büyük hayal kırıklığı. Öyle böyle değil. S3 B1… Garip bir bölüm. Olaylar hızlı akıyor lakin acayip kopuk. Senaryosal anlamda çok büyük hatalar var. Fakat hızlı akması önüne geçmiş bu hataların. 3 aylık periyotta eskisi gibi olması. Mesela aklıma geldi. Yamaç, Akın’ın hain olduğundan haberi vardı. Bu kesin, kesin bir şeydi. Hatta özellikle Akın’ın yanında deli rolü yapıyordu. “Ben, ben ölmüyorum olmuyor yani” diye dalga geçiyordu. Nehir için her ne kadar da sen kesin böyleydi desen de neden peki hayal ürünü gibi davrandı? Eğer mantıkla izah edemeyecekse neden zorlama bir ters köşe yapmak istedi? Benim fikrimce diziyi dizi devam ederken en az 5 kez değiştirdi. Mesela bir bölümü çekerken şu hikaye kafamda ona göre yazıyorum demiştir. Ertesi bölüm ise geçen bölümle bağı olmayan bir bölüm yazayım çünkü bu hikaye tam kafama yatmadı diye kesip atmış gibi geliyor. Yalan yok son 3 bölüm toparlanıyordu yavaş yavaş dizi. Yine de yetersizdi. Aşk argümanını dayıyordu tıka basa. İzletip reaksiyon alabileceği tek şey oydu çünkü. Geçiştirme sahneler hem Efsun-Yamaç hem Azer-Karaca için. Hikayeye pek etkisi olmayan şeyler. Ara bir boşluk, sezon finaline kadar idare ettirme yapısı. Fakat geride kalan hikayenin tamamen silinmesi.

            “HER ŞEY İPTAL” duvar yazısı da bunun göstergesi.

          • Nur

            S3 B1 sezon arasında yazıldığı için mükemmel bir bölümdü. Hem senaryosu hem rejisi 5 yıldızdı. Tüm Çukur bölümleri arasında yeri benim için ilk 3’te. 1. S1 B14
            2. S2 B1
            3. S3 B1

            Labirent, Osmanlı’nın bitiş döneminde girdiği yoldu. Yamaç’ın ilk kurşunu Mondros Mütarekesiydi. Osmanlı fiilen bitti. 1918
            Koçovalılar hapiste Osmanlı rüyasındayken Mudanya Mütarekesiyle Osmanlı resmen bitti. 1922
            Koçovalılar Mudanya Mütarekesi ile Osmanlı hâyâlinden/rüyasından uyandılar.
            Yamaç’ın yüzüne odaklanılan sahne var labirentten sonra. Yanağında 2 çizik var. Mondros ve Mudanya çizgileri onlar. Yamaç ve Koçovalılar zamanda
            -+100 yıllık bir yolculuğa çıktı.
            Teras, Sykes-Picot, Sevr arası bir şeydi. Efsun-İngiltere, Timsah-Fransa, Yücel- Çarlık Rusyası’nı temsil ediyordu. Azer’i yazmayacağım. Devlet temsiliyeti yoktu. Aslında terasta olmaması gerekiyordu. Temsiliyetine girmeyeceğim onun. Sahne sahne neyin ne olduğunu anlatabilirim. Yamaç, çöken devlet aklını temsilen tımarhaneye gitti. Orası akıl hastanesi değildi, tımarhaneydi zaman yolculuğunu ileri geri orda yaptı. Oturma salonundan bu yolculuğu görürsün.
            Neyse çok uzun tutar bu yazı. Yamaç’ın sokakta ve tımarhanede geçirdiği süre yaklaşık 60 yıl. 80’lerin yasaklar taklidi, 1938’in o zamanki BM’nin Hatay kararı .Aynı sahnede 50-60-70 yıl iç içe. Akın dışarıda Özal olarak başladı. Köşkte başını kaldırdığı sahne Menderes olmalı ama tam emin değilim ondan. Kutay’ın kim olduğunu yazmayayım:) Kasımpaşalı, uzun biri..

            Yamaç’ın tımarhaneden çıkıp intikam yolculuğuna çıkarılması oturtulamadı. Seyhan’ın ölümü mütareke yıllarıydı. O yolculuk ve Akın’la ilişkiler falan karman çorman işlendi sonra da ipin ucu kaçtı zaten.
            Sena, Akdeniz’di. Daha doğrusu Doğu Akdeniz Havzası. S3’ün poker masası bu havza üzerine kurulmuştu, bu masa bir yerde tümden devrildi. Kart mart kalmadı. Öylesine bir işleyiş yürütüldü gitti.
            Nehir, Havza’da Osmanlı’dan son beka Hatay ili’ni temsil ediyordu. Nehir’in yatak kavgası, nehir yatağının kavgası. Odasında gördüğü çınar gölgesi yıkılan koca Çınar Osmanlı’nın gölgesi, pencere kapatılmış, Suriye sınır çekilmiş, aynı rüyayı görüyorlar çünkü Atatürk ölümüne kadar Hatay hâyâlini kurdu ve Hatay’da tabi ki anavatanın parçasıydı. Misak-ı Milli’de vardı. Karşılıklı aynı rüya Hatay rüyası. Nehir bir hâyâlle başladı, temeli hâyâldi çünkü ve o hâyâlin üzerinde durulmuş. Marla Singer esintileri falan süsleme, makyaj.. Gerek bile yoktu. Ama yapmışlar. Çıkış yeri en güzel en özel bir karakter benim için. Hep ilk hâliyle kalacak. Şimdiki hâli o hayali simgelemiyor. Hatay ili ve kürtaj.. Olacak bir şey değil. Ne akıl yürüttüler bilmiyorum. Bebek tabi ki doğacaktı. Sena ve Yamaç’ın kaybettiği bebek Meis adasıydı. Hatay ama, kazanıldı ve anavatana ilhak edildi. Nehir’in Hatay’ın annesi olması vasfından dolayı dizide hâyâl olması imkânsızı. Boşuna kafa karıştırdılar. En son değiştire değiştire bir hâle koydular. Köşke besleme yaptılar:)

          • Nur

            Kreatizm, sen telsizi kapatmışsın:))

            Blog’a Efsun için girmiyorum. Yorumlarda Efsun’u da özellikle seçmiyorum. Bu ara öyle denk geliyor ondan dolayı devam ettirdim. Son bölümlerde Efsun’u, Yamaç’ı, Nehir’i izlemeyi bırakmıştım nerdeyse.

            Hoca için yazdıkların bana ağır geldi. Farklı düşünüyorum.

  • Aboudiaby

    Celasuna da partner gelecekmiş hikayeye katkısı ne bu olayın.Dizide ki aşkların hikayeye katkısı yok bir tek Efsun-Yamaç-Arık üçgeninin hikayeye katkısı olacak tabii ki Yamacı sadece kıskanç adam moduna sokmasınlar.Ciddi ciddi bir yaz dizisinden daha fazla aşk olucak.Çukur gibi bir dizide aşkın reytinge katkısı yok.Bu kadar aşk yazacakları yerde Cengiz Erdenet için Haluk Bilgineri getirmeye çalışsanız o zaman görün reytingi.Haluk Bilginerin diziye katacağı hava 3sezondur olan aşkların kattığı havanın 20 katı falandır.4.sezon için umudum vardı ama yine çöp bir sezon izleyeceğiz gibi.

    • Sezon erken başlayacak ya yaz dizisi misali açığı kapatacaktır. 😍

      Esinlenmeler açığa çıkınca yerli dizi mantığına dönmüş de olabilirler. Minik uçgencikler…

      Off.. Çok soğudum diziden, bari diğer erdenetler gelse de

      • Rizet16

        Bu Celasun’a partner mevzusu gerçekse benim açımdan da çok mantıklı ya da katkısı olan bir gelişme olmayacak hakikaten, olaylara/karaktere ne gibi bir derinlik kazandırabilir hiç bir bağlantı kuramadım kafamda, cast ı şişirmekten başka bir şey değil bence. Aslı’nın da bahsettiği gibi bende iyice soğuyorum böyle şeyleri duydukça diziden, biz hala eskisi gibi sırlar, zeka ile kurulmuş oyunlar ve planlar beklerken konu gitgide daha da sığlaşıyor. Burada o kadar teoriler türetiliyor, kitap uyarlamaları ve başka başarılı yapımlardan alıntılar olabileceği konuşuluyorken dizinin göz göre göre Kavak Yelleri moduna bağlaması cidden inanılmaz. Diziden soğuduğumu şöyle anlıyorum kendimce; normalde 1. ya da 2. sezon da olmuş olsaydı böyle bir ara nasıl merakla ve özlemle bekleyeceğimi düşünüyorum bir de şuan ki başlasa da olur başlamasa da diyen halime aradaki fark çok net oluşuyor kafamda.

        Dip Not: Kendine ”çalışmak ibadettir” sözünü motto olarak almış Erkan KeKa severlere (hala haberdar olmayanlara), kendisinin yazıp, yönetip, oynadığı youtube mini dizisi PES ARTIK ‘a bir göz atmalarını tavsiye ederim. Boş durmayı hiç sevmiyor adam helal olsun :)) Bir ev dizisi olmasına rağmen birçok yapımın tv dizisinden çok daha güzel bence 🙂

        • Aboudiaby

          Burada insanlar dizi için Berk Hakmanı Barış Falayı Cengiz Erdenet için usta bir oyuncuyu beklerken gelen haberlere bak.Celasuna partner Nehirin amcasıyla miras davası azkar evliliği akın songülü eve getirecek falan filan en kötü sezona doğru gidiyoruz.Arık Bökeyi de sadece Yamacın kıskançlığı için kullanır büyük ihtimalle.Umarım final sezonu olur sevdiğim çok oyuncu var.Horzumun senaryosu altında mahvedilmeyi haketmiyorlar.

          • Off Berk Hakman…

          • Nur

            Akın, Songül’ü mü getirecekmiş? Umarım doğru çıkar bu. Doğru çıkarsa sevinirim. Çukur’u Çukur için izleyen biri olarak Çukur’un kızı Songül’ü sevmiştim. Vartoli’den sonra bir Koçovalı, Çukur’dan kız alacak (evlenirlerse tabi) İyi hadi bakalım Songül gelsin köşke.

        • Nur

          Biricik dizimizden uzun soğumayıp anlık soğumalarla idare edelim.
          Bu sezon 54673 kez diziyi izlememe kararı almıştım.
          Ekran karşısında ‘Sizi mi dinleycem lan!, Allaan boş beleş güruhu #@$%’ deyip sesi mute yaptığım çok oldu ama yine de ‘bakiiö napıyor bizim tayfa’ diye gizli gizli ekranı kestiğim de vakidir:)

          Celasun’a partner gelsin bi bakalım. Kim miş, kimlerden miş, neciymiş, tahsili var mı, liseyi bitirmiş mi, aile terbiyesi görmüş mü, Çukur’dan mı, dışardan mı? Çukur’dansa biz kız tarafıyız burda. Çukur’dan değilse erkek tarafıyız. Oğlumuzu gelişigüzel kimselere vermeyiz. Daha Duygu bekar! Kızlarımız bekar dururken gidip elin yabancısından kız almak yok! Hem bi bakalım boyu posu nasıl. Celasun bizim yakışıklı oğlumuz, eli silah tutuyor. Yok öyle ‘ben Celasun’un partneriyim’ diye diziye bodoslama dalmak!

          Erkan ne tatlı adam ha. Kral Arı. Çalışıyor, çalışıyor.. Hep diyorum, Erkan, Vartoli’de kendinden bir parça bulmuştu öyle oynadı diye, ilk sezonda Vartoli, Medet’e ‘çabuk çabuk diyordu’ böyle bi içine sığmayan biriydi, Erkan’ın çalışmalarını duydukça aklıma o sahneler geliyor, sürekli bir meşguliyet.. Takdir ediyorum

        • Nur

          Zorunlu sezon arasının olumlu etkisi olduğuna inanıyorum. Durup bir düşünmüşlerdir, biz millete ne izlettik, dizi nasıl oldu da shipper’lara kaldı++ diye sorgulamışlardır. Hem düşünsene Celasun’u ne kadar görüyoruz ki partnerini ne kadar göreceğiz? Çiftlere yoğunluk verip aşk dizisi yapmazlar. Aşkı araya serpiştirirler. Kan gövdeyi götürürken arada bir kaç romantik sahne ile yavaşlarız, üzerimize bir mutluluk gelir. Ailesiz olmaz. Aşksız olmaz. Aksiyonsuz olmaz..
          Sadece dozunu ayarlayacaklar o kadar. Onu da yaparlar.

    • Nur

      Celasun’a partner geleceği söylentisi ilginçmiş. Bence doğru olmayabilir. Şayet doğruysa bir katkı için getiriliyordur. Sadece romantik bir kaç sahne için getirilmez bence.

      Nasıl bir katkı sunacağını tahmin etmeye çalışıyorum.

      Yamaç, Karaca ve Azer ilişkisini öğrendi Karaca’yı Celasun’la evlendirme kararını taraflara sormadan aldı. Belki Celasun’un halihazırda sevdiği biri varsa ve henüz kimseye söylemediyse?

      Karaca ve Celasun’un düğününün olacağına inanıyorum ve o düğünü Azer’in basacağını tahmin ediyordum. Ama farzedelim ki düğünü basan sadece Azer olmayabilir. Celasun’un sevgilisi de düğünü basabilir hele de karnı burnunda gelirse oraya tam şenlik olur:))
      Deli Hatçe de Celasun’un annesi) düğüne gelirse ve rahat durmazsa.. :))

      Şimdilik aklıma başka ihtimal gelmedi. Celasun ve Karaca arasında yarım kalan bir şeyler vardı. Belki bir partner getirerek geçmişin artık geride kaldığını vurgulamak isterler.
      Hep merak ediyordum. Bunların birbiriyle çok değişik bir ilişkisi vardı. İkisinin de içten içe birbirlerine aşık olduklarını ama bunu bir suç görüp suçluluk duygusuyla başa çıkamadıklarını düşünürdüm. Hiçbir zaman tam anlamıyla yüzleşemediler, ne kendileriyle ne birbirleriyle. O arada kalmışlığın bir partner ile bitti gitti olmasını istemezdim.

      • Aboudiaby

        Celasuna partner gelmesinin sebebi Çukura hikaye katması için değil Ayyapımın Kubilayı parlatma çalışması Çukur bu sene bitince yine Kubilay Ayyapımın bir işinde oynar zaten Barış Arduç da Çukura bu yüzden dahil oldu.Alperen Duymaz da gelmişti taktik aynı.Yalnız Ayyapımın geldiği son nokta baya üzücü eskiden ellerinde jön diye Kıvanç Kenan vardı onların prını yaparlardı şimdi Alperen Barış Kubilayı yükseltmeye çalışıyorlar .

        • Alperen Duymaz en azından oynayabiliyor…

          • Aboudiaby

            Alperenin yeteneği var ama biraz daha pişmesi lazım.Bu durum kadınlarda da aynı Ayyapımın son işlerine bakalım Aybüke Pusat Dilan Çiçek Elçin Sangu başrol olmuş.Bu kadın oyuncular ülkenin en önemli yapım şirketinin dizilerinde başrol oluyorsa dizi sektörünün nasıl vasat bir noktaya geldiğinin kanıtıdır.

        • Nur

          Çukur’da Kubilay’a PR olarak yapılacak bir şey kalmadı. Kubilay, Çukur’da fazla uzun kaldı ve göze batan kadro fazlasına dahil oldu. Madem yapımın Kubilay için gelecek planı varmış Akşın’la birlikte öldürselerdi ya.

          Şayet partner PR için geliyorsa 4.sezon için beklentiyi düşürelim. Dizinin içeriğine katkı beklerken yapım başka dizilerine yatırım peşinde.
          Bu kafadan iyi bir sezon çıkmaz.

          • baiano

            Selam Nur,

            Beklenityi yükseltmek hata. Dizi artık PR işine döndü. Yapım diziyi kendi işleri için ön ayak yapmış. Barış Arduç bunun içinde bu yüzden. Diğer dizilerin reklam ayağı oldu. Hatta 2.sezondan beri durum böyle. Filmlerin tanıtımını yaptılar Çukur’da. Her yerde Bold Pilot, Yalan Dünya mı ne öyle bir film daha vardı. Hatta yetmedi Çarpışma ile birleştirdiler. Barış Arduç’lar getiriliyor. Neden? Çünkü kendisine dizi çekecekler. Alperen Duymaz’a da aynısı yapıldı. Kubilay için ilk sezon ölecekken, Kerem Çatay’ın müdahale ettiği ve Burak Sergen’in öldürüldüğü konuşulmuştu bir ara. Kubilay şuan Çukur’da hal-hatır ayağına duruyor çok belli. Senaryosu yok şuan. Karaca ile olacaktı barizdi. Olmadı tepkiden dolayı. Orada da işi bitti. Hatta 2.sezon sonundaki olaylar vs. Karaca ile yakın temaslar boşuna mıydı?

            Hani diyorlar ya Çukur’un son sezonu… Nereye son sezon ya. Ay Yapım istemeden dizi bitmez. Çünkü yerine koyabileceği dizisi yok. Son 5 yıllık periyotta İçerde ve Çukur dışında tutan dizisi yok. Çukur’dan sonra yerine hiçbir şey koyamadı. Çukur yerine bir şey koyamadan asla ve asla Çukur bitmez. O sıra da Çukur aracılığıyla ne var ne yok PR yaparlar. Hani müdahale görüyoruz ya oyunculara. Bence sebebi yapım. Mesela Cihangir’in geri atılmasının sebebi Ay Yapım bence. Çünkü asla ve asla ona başrol vereceklerini sanmıyorum. Ay Yapım bir daha onunla çalışmaz, kesin söylüyorum bunu. Bu yüzden öne çıkması zarar. İleride çalışabileceği kişileri öne atmak isteyeceklerdir. Oyuncular değil bence sorun. Tamamen yapım.

          • Nur

            Merhaba Baiano.
            Haklısın. Biz neler ümit ediyoruz onlar neyin peşinde!

            Alperen Duymaz ismine sonradan karar verilse de hikayede yeri önceden vardı. Sena, İzmir’e gittiğinde bir ağabey konusu geçmişti bu nedenle Alperen Duymaz tam oturmuştu.

            Barış Arduç için; hikaye akmıyordu, tıkanmıştı. Çağatay ile açılmaya çalışıldı olmadı. Tamamen kendi hissiyatım; Yamaç’tan bezmiştim, Nehir’i, Efsun’u bende bitmişti. Akın’ın Azer’in gidişatı umut vaadetmiyordu. Vartolu zaten yoktu. Selim, Cumali, Aliço umutsuzdu ne bir merakım ne başka bir duygum, hiç bir beklentim yoktu.
            Arık bir nefes aldırdı. Arkadaşlardan biri yazmıştı (sanırım Balvin) Arık’a ‘Çukur benim olacak’ isimli müzik yapılmış. Çukur’u alsın, bir kaç kişiyi de öldürsün belki eski Çukur havasını soluruz. Barış Arduç’u beğendim. Çukur’a yakıştırdım. Amaç PR’da olsa tam zamanında hızır gibi yetişti.

            Celasun’a partner getirip Kubilay’a PR yaptırmak ölü doğum. Hikayede Celasun ve Karaca arasında bir açık var. Bu açık hiç kapanmadı, Azer’le bile.
            Gelecek kişi halihazırda devam eden bu açık için gelirse ne âlâ. Yok birlikte boy göstereceklerse benim ilgimi zaten çekmez.

            Kerem Çatay’a şaşırdım. Valla gülüyorum artık:) Baykal’ı öldürt Celasun’u yaşat:) Böyle bir vizyonsuzlukla nasıl iş yapıyor?
            Sanırım Yamaç Okur kilit burada. Yamaç Okur gibi birini bulup çalıştırınca işler yürüyor nasıl olsa. Sektörü az az keşfetmeye başladım sayenizde.
            Yuh Kerem yuh yani..

          • balvin

            Ekrem o Ekrem…Kerem görünen yüz.

          • Nur

            Çatay’lara Çağatay geldiğinde Google’dan bakmıştım. Çağatay bunlardan hangisi diye. Ama şöyle bir izlenim edindim ( gerçi pek bir şey bulamamıştım da) Ekrem Çatay sanki inzivada gibi biri. Kerem tek çocuk mu, bilmiyorum, sanki şirketi kurmuşlar ama Ekrem bey sektörle eskiden alakalıysa da yıllardır ilgisi yok gibi.

          • Aboudiaby

            Mesela Damla Sönmezin diziye dahil olmasını sağlayan da Yamaç Okur bence zamanında Damlanın bir filminin yapımcılığını yapmış.Arasın partnerliği için magazinsel olmayan tanınırlığı az ve 32 yaşındaki bir kadın oyuncunun gelmesine şaşırdım Kerem bey nasıl izin vermiş hayret.Hazal Subaşı fikrine daha sıcak bakmıştır büyük ihtimalle hem magazinsel yönü de var hemde 23 yaşında.Ama bundan sonra Damlayı kullanırlar diğer projelerinde.Özellikle Barışın oynayacağı karekter de Efsuna aşık çıkarsa Damladan memnun oldukları net belli olur.

          • Nur

            Efsun karakterini sevmesem de Damla Sönmez’in Efsun’u oynaması iyi olmuş. Hazal, Efsun olamazdı. Efsun dizide büyü ve masalı temsil ediyor. Büyü hem ellerinde hem sesinde. Damla Sönmez’in ses tonu çok güzel tıpkı Efsun’un sesi gibi büyülü. Hazal’ın ses tonu büyü tema’sına uygun değil. Efsun, Yamaç’ı büyülü sesiyle anlattığı masallarla uyutuyordu. Hazal’ı düşünürsek sesinin rengi uygun değil.

            Arık’ın Efsun’a aşık olması bana fazla gelir zira Çağatay da aşık olmuştu. Temennim böyle bir şeyin olmaması. Ama ortak bir sırlarının olması ilgi çekici. Hoş bu dizinin sır karnesi çok kötü. Sır işi bu dizide maalesef hiç becerilemedi. Çukur’da bir şey tak diye söylendiğinde güzel, onu çok iyi yapıyorlar diğer türlü ilk sezondan Ayşe- Kahraman gibi, ikinci sezondan Meliha’nın sırrı Akın’ın işbirliği, Savaş’ın ölümü, vs gibi, işin içinden çıkamıyorlar. Pespaye bir hâl alıyor. Arık ve Efsun’un şayet bir sırrı varsa ve bu sır bir şekilde Çukur’un kaderine etki edecek bir şeyse ve tabi güzel işlenirse takibini yaparım, aşk işin içine girerse bana hitap etmiyor.

            Damla’yı müsamere çocuğuna çevireceklerine Rolls Royce konvoyunun önünde KK01 plakalı arabadan indirselerdi kahvenin önüne. Nazım’ın Baykal’a hediye ettiği tüfeği kahveye assaydı. Damla bunun altından mükemmel kalkacak oyuncuydu. Nasıl yankılanırdı. Çukur’da narin, zarif görüntülü, dünya tatlısı sesiyle konuşan ama içi yanardağ gibi bir kadın düşman.. Ha ama yüksek kabiliyetleri ve zekâlarıyla yarattıkları tuhaf kişiyi bu haliyle beğeniyorlardır, o.ayrı mesele.

          • Aboudiaby

            Çağatayın Efsuna aşık olduğuna inanmıyorum.Sadece etkileniyordu Efsundan ve evlenmek istiyordu camiada Erdenetlerden sonra Kentler geliyor en mantıklı gelin adayı Efsundur.Çağatay Efsuna hazine gözüyle bakıyordu zaten ama Arık böyle bakmayacak bence hatta Efsunun iyiliğini en çok Arık düşünücek.Yamaç Efsunla ayrılık konuşması yaptığında sana bunu yapamam diyordu ayrılması çok mantıklıydı ama 1gün sonra kapıyı kırdı sırf kendi dayanamadığı için yine Efsun dönmemek üzere gidecekti Yamaç durdurdu.Yamaç Efsun konusunda bencil belki de dizide herkesi düşünen tek adam sadece Efsun söz konusu olduğunda kendini düşünüyor.Efsun Arık Yamaç üçgeni olmaz zaten Efsun Yamaca aşık sadece Yamacı düşünüyor böyle üçgen mi olur.Bence Arık Efsun çocukluk aşkı olarak yazılmalı ve Arığı Efsun öldürmeli birde ölürken masal anlatırsa çukura damga vuran ölümlerden biri olur.

          • Nur

            Çağatay ve Efsun öpüştüler:) Çağatay’dan sonra küçük kardeşi ile aşk Arık’ı bende tüketir. Diğer izleyicileri bilemem. Onlar belki hoşlanırlar. Ben Arık’ı hedefe odaklı bir düşman olmasını temenni ediyorum. Hedef; Çukur. Arık’ı hali hazırda evli yapmalarını bile isterim. Kimseyle aşk ilişkisine falan girmesin. Aşk çok lazımsa Selim’le olsun. Ciddi söylüyorum. Selim’le olsun Selim öldürsün. Yaz dizisi, Esra Erol, vs havasını atsınlar. Arık gelsin işini görsün çıksın, elini de korkak alıştırmasın Efsun dahil kimi öldürecekse öldürsün. Efsun’un Arık’ı öldürme fikri hiç ama hiç hitap etmedi bana. Akın ne güne duruyor?? Sizler Efsun hayranı olarak onu etkin görmek istiyorsunuz ama ben hâlâ Çukur’la bağımı koparmadım. Efsun bana göre dış kapının mandalı. Arık’ın Çukur’da tek başına yapacakları ilgimi çekiyor. Ship’lerden gına geldi hele de üçgenler, Arık da dahil edilirse dörtgen Yamaç, Arık, Efsun, Nehir. 5.kişi Çağatay, dizide görünmese bile.. Hiç temenni etmiyorum.

          • Aboudiaby

            Bir erdeneti Efsunun öldürme fikri en mantıklısı diziye Efsun sayesinde dahil olmadı mı Erdenetler.Efsun ile Erdenetleri izlemek kadar normal bir şey yok.Arığı ya Yamaç öldürecek ya Efsun.Arığın kimleri öldüreceğine de bağlı bir durum eğer Arık Koçovalı kardeşlerden birini öldürürse Yamaç öldürsün tabii ki de.Eğer erdenetler diziye Azer sayesinde dahil olsaydı Azerin öldürmesi ilginizi çekerdi ki Azerin de Çukurla bir ilgisi yok ve Efsunun Çukura ilgisi Azerle kıyaslanamaz.İlk sezon düşmanlarından Baykalın kızı Emrah ve Nazımın kardeşi.Sadece Çukurla ilgileniyorsanız bu kadar Azeri savunmanıza şaşırdım.

          • balvin

            uhh… Efsun eğer öldürürse gülerek izlerim bunu. Öyle böyle gülmem ama. Düşüncesi bile çok komik. Efsun asla birini öldüremez. Arık’ı öldürecek kişi Yamaç olmaz bence. Sürpriz biri olacak bence. Efsun öldürmez yani ihtimal vermiyorum.

            Azer konusunda haklısın. Azer acayip zorlama bir karakter. Ay Yapım’ın elinde güm oldu. Oyuncu da bekleneni veremedi orası ayrı. Normalde dizilerde karakterler yaratılır, oyuncular ona göre seçilir fakat burada oyuncuya göre karakter yaratmışlar. O kadar zorlama ki Çukur’a gelişi falan… Alakaya maydanoz yani…

            Şuan öyle bir hal var ki herkes bir cepheyi seviyor ve o cephedeki karakterlerin diziye yön vermesini istiyor. Azer ve Karaca sevenler, şuan Efsun-Yamaç gibi bir hikaye istiyorlar, Erdenetler işte Karaca’yla bağlansın, Azer ortaya çıksın diye. Efsun-Yamaç severler de zaten bunu istiyor falan. Yani çok kötü bir yola girildi. Dönüş yok.

            Azer artık eskisi gibi olamaz. O eski haline asla gelemez. Gelmesi imkansız. Cumali de öyle. İlk girdiklerindeki o havayı, o karakteri bir daha yakalayamazlar. Benim temennim ikisinin de acilen ölmesi. Azer’e katlanamıyorum. Olmuyor, hiçbir şekilde.

          • Ilk bölümde ölseler, Cumali’yi karakuzu avlarken hali ile Azer’i de Istanbul’un taze uyuşturucu patronlarından ama racon bilen, körü körüne inanmaktansa dinleyen, araştıran karakterinin yerle bir edilmediği ilk sahneleri ile hatırlarım.

          • balvin

            Cumali hep öyle hatırlanacak. Azer’in o dize getirme olayı sadece laf üstünde kaldı. Cumali onu fazlasıyla hissettirdi bence. Azer özellikle 11.bölümdeki bir sahnesi (Azer’e Çifte Sürpriz) o sahneden sonra bende tamamiyle bitti. Oradaki performans feciydi! Mimikler ve o şaşırma sinirlenme ifadeleri…

          • Aboudiaby

            Evet Efsunun saf bir tarafı var o yüzden birisine zarar verirken Yamacın ilk bölümlerde ki gibi tribe girer büyük ihtimalle en iyisi arığı yamaç öldürsün.Damla ve Arasın uyumunu beğeniyorum yalan değil ama bu uyumu beğeniyorum diye karekterlere anlam yüklemiyorum.Efsun dediğimiz karekterin bağlantısı olduğu kişilere bakalım.Baykal Nazım Emrah bunlar 1.sezonun kilit karekterleri.2.sezona gelelim Çeto ve Mahsun Yücelden aldığı para sayesinde Çukura girdiler Yücel parayı Efsundan aldı.3.sezonda Efsun Yücel Azer Timsah ve Akının patronuydu ve diziye giren en yüksek profilli düşman Çağatay Erdenet Efsun sayesinde diziye dahil oldu neredeyse her düşman ile bağlantısı var karekterin ve bu karektere vasıfsız denilip Çukur dünyasında yeri yok denilmesini ciddi anlamıyorum.Nehircilerin kendi karekterlerine yüklemeye çalıştığı anlamlara girmiyorum bile komediye döndü iş.Azer konusu inanılmaz kötü işlendi.Hani diyorlar ya işte Efsun diziye salt kötü olarak geldi oyuncu kaldırmadığı için aşka döndü iş ki bu doğru değil eğer Damla diziye salt kötü girse bunu çok rahat oynardı hadi diyelim Damla aşk sahnelerinde iyi olduğu için konu aşka döndü Cihangir de niye aşka döndü hala anlamıyorum.Cihangir kadar aşk sahnelerini bu kadar kötü oynayan oyuncu çok az gördüm ek olarak partneri Ece de kötü oynuyor zaten Cihangirin sırıtmadığı tek sahneler aksiyon sahneleri değil mi yok fanlar azkar istiyormuş koskoca ayyapım bile somerayı baz alıyorsa komedi.Cumali de diziye inanılmaz bir etkiyle dahil oldu.Şimdi laf anlamayan hiçbir şey düşünemeyen zekası çok düşük bir karekter oldu.Kardeşlerden Selim ölmesinde kim ölürse ölsün modundayım.

          • balvin

            Kardeşlerin öleceği düşüncesine hala inanıyor musunuz? Garip…Öyle bir yürek ne yapımda ne de GH’de var. Kimse ölmeyecek kardeşlerden. O biraz zor. Her sene aynı terane.

          • Aboudiaby

            Evet zor.Kardeşler hariç diziye reyting getiren karekter yok.Yapıma kızmam bu konuda reyting kaygıları olması normal.Zaten Barış Arduç da istedikleri etkiyi yapmazsa yıkım olur onlar için.Zaten dizide o kadar gereksiz karekter var ki Cumali bile ölmesin.Önce artık miladı dolanlar ölsün.Finale doğru ölsün kardeşler.

          • Nur

            Herkesin beklentisi Arık’ta.
            Bir yerde okumuştum, senaryo yazımı ile ilgili; “Hikaye kendi içinde çözülür. Dışarıdan karakter ile çözüm üretilmesi hikayenin bitmiş olduğunu gösterir” gibi bir şeydi. Çağatay’da da aynısını düşünmüştüm, Arık’ta hele.. Kendiminki de dahil beklentileri görünce o söz aklıma geliyor. Nasıl yanlış yollara saptılar ki hikayeye yön vermek üzere dışarıdan kahraman getiriliyor. İzleyicinin tüm ilgisi Arık, diğer Erdenetler, özellikle Cengiz Erdenet.. Azkar fanlarının Arık’tan beklentisi olduğunu bilmiyordum, artık iş oraya kadar geldiyse Erdenetler, Koçovalıları tarasın bitirsin bu işi. Yeni bir düzen kurulsun Çukur da bu düzende yerini alsın..
            İzlediğim hiçbir dizide böyle bir şey görmedim. Hikaye tıkanırdı, hem de öyle böyle tıkanma değil, hiçbir izleyici ‘hah şu geldi, dizi artık izlenir hale gelecek’ demezdi. Böyle bir şeyle ilk kez karşılaşıyorum hem de en sevdiğim dizide..
            Benim beklentim; Arık, Çukur’u alsın, öldürebildiğini öldürsün, Koçovalılar ve Çukur ahalisi adam gibi toplanabiliyorsa toplansınlar, aileyi yeniden inşa etsinler. Edemezlerse Erdenetler dönemi başlasın. Çukur evimiz Cengiz babamız:)
            Müsamere olmaktan çıksın artık.
            Arık’la bir ciddiyet gelsin.

          • balvin

            Nur, yazdıkların keşke olsa ama bu sektörde imkansız. Yapım ve senaryo ekibi bir bug bulmuş. Devamlı zorluyorlar bunu. Her olay içini ileride oluşabilecek potansiyelleri öne atıyorlar ki seyirci önündeki yemekten sıkıldığında ileride gelebilecekleri düşünüp sofrada kalsın diye. En yakın örnek Çağatay daha geleli 2-3 bölüm olmuş. Direk babasının var olduğunu ortaya attılar. Çünkü Çağatay’dan sıkılırlarsa cani babamız Cengiz var. Sonra ortaya da sosyal medyadaki paralı kalemlere Musa Uzunlar ismini verdirttiler. Bu defalarca oldu Çukur’da. Böylece seyirci ekranda tutuldu. Hani diyoruz ya önce kendi karakterlerini halletsin sonra yeni karakter gelsin diye.Ya uğraşmak istemiyorlar karakterlerin karışıklıklarıyla. Bu da tam Gökhan Horzum’luk bir kaytarma. Zaten elde bütçe var, para var, oyuncu bol. Yaz yeni bir tane, ne uğraşacaksın ki eskinin sorunuyla. Yeni başlangıç yap. Eminim ki her yeni karakter için böyle bir kafayla gidilmiştir. Ya tutarsa mantığı bu. Tutmadı mı sil, para var zaten başkası gelir, o tutarsa oradan devam. Bu olmuş mantık artık. O yüzden kopuk senaryolar. Uğraşmak istemiyor demek dışında başka bir dayanağım yok. Gördünüz mü bilmiyorum ama Erdenetlerin hanımları için haberler çıktı. Funda Eryiğit ve Meriç Aral isimleri öne çıkıyor. Hikaye o yöne gidiyor.

          • Nur

            Haklısın. Elde dünya kadar karakter, birikmiş hikayeler var. Yenilerini getiriyorlar. Ben Vartolu’nun çatışma sonrası akibetinin bilinmediği 2 bölümü Vartolu’nun görünmeyeceğini bildiğim halde duvardaki saate öğleden itibaren bakarak beklemiştim. Yamaç’ı, Selim’i, Cumali’yi bekliyorduk, Arık’ı, Cengiz’i bekler hale geldik. Hikayeden İdris gibi bir ağır kaya kalktı ya oturtsana Yamaç’ı kahveye.. hadi Yamaç’ı sahada kullanıyorsun oturt Cumali’yi kahveye, İdris’in sandalyesine, meclisi o toplasın, baba o olsun.
            Yamaç’ın finaline göre sezon yapmış. Bu konu için de sana ayrıca teşekkürler SoA’yı, Jax’ı anlattığın için. Bir türlü anlamıyordum bu Yamaç’a ne oluyor böyle diye..
            Erdenetlerin kadınları gelsin. Ben seviyorum kadınların arada sahnelerini izlemeyi ama burda da Saadet var, Ayşe, Damla, Karaca, Sultan, Koçovalı kadınlar bunlar. Azer geliyor annesini almaya Damla mutfakta kahve yapıyor. O yazılmış! Yazsanıza Damla’ya, gitsin Azer’in yakasına yapışsın, yüzüne tükürsün.. Yok.. Böyle bin tane kadın sahnesi olurdu. Akın, annesine ‘babam kim’ demedi ya.. bir sahne yazmışlar, konu ne belli değil.. Ayşe’ye Akın’la yüzleşme yazmadılar Erdenetlerin kadınlarına sahne yazacaklar. Arık’tan sonra Erdenetlerin kadınları için heyecanlanacağım çünkü kadın sahnelerini aşk, aile, çocuk ++ seviyorum ama bizim Koçovalı kadınlar var ya doğru düzgün ne aşk hayatları eşleriyle ne başka şey.. koca sezondan elimizde Cumali ve Damla’nın damda bebeği öğrendikleri sahne var. Köşktekiler görüntü icabı sanki. Yabancı bir kadın gelmiş Sena’nın odasında.. kıyır kıyır sohbetimsi şeyler. Yamaç, Fadik’i getirir gibi Nehir’i getirdi. Senaristler için ikisi de kadın:) Akıl, izan hiç bir şey yok:)

          • balvin

            Kadın karakter yazamadığı kanaatini çıkarıyorum buradan. Erdenet kadınları gelse sosyal medyayı falan düşünemiyorum. İyice bir bölünme başlar. Şuan bile 4 tane shipper var. Erdenetlerin hanımları da gelirse koy iki üç shipper daha ha bir de Calasun var. Ona da gelir bir tane hop oldu sana 7-8 shipper. Sonra yorumlar dolar X istiyoruz. X aşkını yazın! diye. Gökhan Horzum’un kadından anladığı, kahve yapsın, yemek yapsın bir de kendi aralarında rekabete girsinler. Birbirleri ile takışsınlar. Adamların arkasından hep bir iş çevirsinler.
            Yani yıllardır mafya dizileri izliyorum evet entrika peşinde koşan kadılnar gördüm ama tüm kadınların koştuğu bir diziyi ilk defa izliyorum. Damla ve Efsun dışında yanındaki adama iyi gelen kadın karakter yazmamış ki. Adamların hepsi sevmedikleri ile beraber hoş sevdikleri ile evlenenler de bıkıyor, sıkılıyor ya.

            Sadece aşık oldukları adam değil aile içinde de birbirlerini tanımayan yabancılar takımı gibiler. Aylar önce yazanlar vardı burada. Yamaç ile Damla’nın insan gibi konuşması olamaz mı yani? diye. Karaca ve Selim baba ve kız. 90 küsür bölümde toplasan 30 dakika sahneleri çıkar mı? Hiç sanmıyorum. Sultan ve oğulları… Baba ölmüş, anne ve oğulların acıları yok. Yan yana gelip konuşmuşlukları yok. Saadet ve Cumali repliği hatırlıyor musunuz? Oysaki Akşın-Cumali sahnesini tüm izleyenler hatırlar ve duygulanır. Saadet-Selim?, Ayşe-Cumali? Çok mu kötü olur yazarsa. Çağatay’ın 10 dakika merdivenden inişini izliyoruz ama…

          • Nur

            Kadın karakterler!!! Aman, aman, aman.. Yaz diye yalvarıyoruz, yazıyorlar, bu sefer de yazmayın, kalsın diye yalvarıyoruz.
            Hangisini ele alayım. Saadet 38 yaşında, suç mahallesinde doğmuş, büyümüş 14’ünde babası öldürülmüş mahallenin babası evlatlık almış, köşk basılmış, Yamaç kurtarmış, Akın milleti doğramış, ailenin tamamı suç işliyor, bu kadın Vartolu’nun başına bela oldu. Sena bile Saadet kadar olmadı ya. Sena 20’sinde kız baba- anne kanun tarafında Yamaç’ı buldu, genç, meslek sahibi, okumuş, yakışıklı, aldı kredi kartını gitti alışverişe, rüya gibi evlilik teklifi, aklından simens ankastreler falan geçer tabi, adam mafya çıktı! Bu kız bile Saadet kadar bocalamadı. Ya, Saadet; adam bu, 30 sene seni unutmamış, sen köşkte evlat ayağına yardımcısın bir kendini sorgula, sen nesin, aile dediğin kimler, ne iş yapıyorlar, çok meraklıysan Türkçe öğretmeni sen olaydın.. Aldı adamı Erbaa’ya götürdü sonra da kendisini doğuma Çeto götürdü.. Hâlâ da kavrayamadı! Böyle bir karakter nasıl yazılır? Ben yazsam hâyâli olarak kendime çüş derim. Karaca ayrı bir alem. Damla, armatördü o ayrı.. Aile görüntüsü diye bir sofra kuruyorlar birinde yabancı genç bir kadın, sofra adabı ya, sen, kim, hayırdır diyen yok. Bir başka sofra kuruluyor Yamaç dul damadını yeğeniyle evlendirecek.. Nasıl aile bu!? Millet susmuş mel mel bakıyor. Selim masayı devirir orda.. Yok. Çıt yok.. Nehir’i köşke getirdiler ölen kadının sene-i.devriyesi dolmamış, kadın bir de hamile. Sultan’ı çocuk konusunda takdir ediyorum, ayrı mesele. Saadet’in Vartolu ile evlenmesini de bebek nedeniyle Sultan sağlamıştı. Ama ne hakla Nehir, Sena’nın odasında.. Neye göre yazılıyor bunlar? Nehir’in köşke gelme anlaşması sahnesi yok. Bir sahne öncesi Jinekoloji odası devamı sahne köşkün kapısı. Kreatizm yukarıda hatırlattı ‘istersen gidebilirsin’ diyor Yamaç. Kadın karakterler üzerinde kadınlar eziliyor. Çukur’da kadına şiddet yok ve takdir ediyorum bu durumu ama köşkte harem gibi garip bir yer. Bir hayat yok, varlıkları yok. Sultan hariç ezikler. Sultan otoriter bir anne ona sözüm yok ama diğer kadınlar dökülüyor. Her bir sahne eksik. Fadik geldi Sultan’la konuştu, ne konuştular ortada yok. Karaca hastane çıkışı önce Sultan’ın arabasına sonra Kurtuluşlar’a gitti. Milet de sinir oluyor, Karaca niye düşman evinde, o evde bekar düşman erkekler var. Aranmaya gitmiş gibi. Üşenmişler Fadik- Sultan konuşması yazmaya al buyrun Karaca, Kurtuluşlar’da diyorlar. Bu kez millet Koçovalı kadınlardan irrite oluyor. Zincirleme reaksiyon tabi, Karaca, Cumali’yi çiğniyor IG’de erkek izleyiciler nasıl bozulmuştu o sahneye. Aile diye gösterdikleri şeye bak.. Yamaç niye Celasun’a ikinci yeğenini versin? Ferhat var, Salim var, onlar olsa tamam ama Celasun başka bir şey. Yamaç ne duruma düşüyor orda, haberleri yok. Ayşe orda kızın annesi, Sultan babaanne.. bizler de diyoruz masada Damla olsa ses çıkartırdı. Yazmazlardı!! Damla olsaydı Damla da öyle bakardı.

          • balvin

            Bence de hiç o işe girmesin. Ha illa ekleyecekse de Koçovalılardan azaltsın. Ayşe ve Nehir ölecek listesinde galiba. Emmi’yi de ekler yanlarına. Emmi’yi tek izleyemiyordum artık. Sahi yine kopukluklar açılınca aklıma geldi. Emmi sezon başı alzeihmer olarak gösterilip aradaki süreçte Alzeihmer yazılmaması nasıl bir ciddiyetsizliktir. Daha sonra son bölümde sokakta gezdiğini ve hastalığının tekrar ortaya çıktığının göze sokulması…Üstelik tek büyük Emmi’nin de artık Koçovalılarca kaale alınmaması da üstüne binince bitti gitti. Hoş ömrü çoktan bitmeliydi İdris ile. Sır meselesi de bu kadar uzatılmamalıydı.

            Neyse kadınlara gelirsek bebek olmasaydı Saadet ölsün derdim. Hatta ölsün yani. Cennet de ölsün. Sırf oynayan oyunculara sahne yazmak için aşkı kullanıyor ya. Şaka gibi. Medet’e bir şey bulamadı bari aşkı kullanayım dedi. Cennet-Medet nedir ya? Daha neler göreceğiz acaba. Kadın yazamadığının farkında değil GH. Bence çatıya çıkan kadınlarda bunu fark etmiş olmalıydı. Karaca zaten ciddi manada sinir bozuyor. Hep susması bile sinir katsayımı arttırıyor. Susuyor, konuşmuyor. Azer ile sahnelerini kötüleştiren etken de o. Susuyor, cevap yok, istek yok, huzursuzluk en üst seviye. Dokunsan patlayacak o derece kasıntı. Memnun olmayan, böyle ıkına ıkına iş yapanlara hep gıcık olmuşumdur. Bu da onlardan biri. Seyir zevkimi bozuyor vallahi. Ufakcık, kara kuru bir şey zaten.

          • Nur

            Ece Yaşar’ı güzel buluyorum. Yüzü güzel, çıtı pıtı. Bu sezona kadar fırsat verilmediğini düşünüyordum bu sezon oyuncunun kariyer planlamasının vasatlığını kavradım. Tam bir kaytarıcı memur zihniyetiyle oyunculuk yapıyor mesai başlıyor sahnesinde görünüyor, bitiyor, gidiyor. Hiç bir katkı yapma durumu yok. Cihangir’le de gerçeği mi karıştırıyor, her ne ise sevgili sanacaklar diye tedirgin davranıyor. İlk sahneleri ki Azkar fandomun favori sahnesi o, Ece’yi hiç beğenmemiştim. Zaten yağlı saç mı, yoğun spray mi her ne ise saç öyle, giysi eskilikten tiftiklenmiş gibi , bunlar tabi yapımın ayrımcı muameleleri ama Ece’nin de işine gelmiş, sahne bitsin gideyim modunda. Bazen yapımlara kızıyoruz niye eğitimli oyuncular dururken modelleri seçiyorlar diye, nedeni Ece’de sabit. Hazal olsaydı orda bir kaşı gözü oynardı ya da bir şey yapardı, kendinden bir şey katardı, Ece’ye altın tepsi ile Cihangir sunuldu, kasılmaktan bir hâl oldu. Cihangir aşık olduğuna inandırıyordu o da kasılmaya başladı. Bir sokulun birbirinize.. Yönetmen mi yaptırmıyor anlamadım ki. Buluşup bankta oturma sahnesi, koskoca yapım şirketi, izleyince müşterileri (bizler) adına utanmıyorlar mı? Aşıklar diye veriyorsunuz, kaçak- göçek buluşma diye veriyorsunuz görüntü alakasız. Hele de Azer’i gizlice hadım ettiler sanki, en ufak bir cinsellik kıvılcımı yok. Bir sahnede bin tane art- niyet.. Ben başlarda seviyordum hele de Toygar Işıklı’nın müziği ile, banktaki hallerinden sonra bitti. Ece bir tuhaf, Cihangir soğuk, yönetmen ne iş yapar belli değil, yapım fandomu kandırıyor. İzleyiciyi küçümseme, dalga geçme Yüzüklü ile başlamıştı hadi ordan biraz toparladılar bu sezonu iyi başlattılar fazla sürmedi özellikle Azkar ve Nehyam’ı hedef aldılar. Dalga geçiyor öküsler. Azkar fandom gibi cici bir fandom kime rastlamış? Kıymet bilsenize.. Ama yok. Ben diziyi dizi esnasında fırsat bulunca IG’den de takip ediyordum. 3-4 tane unutulmaz seyirci tepkisi gözlemlemiştim biri mesela Baykal’a gaz odasıyla kurulan tuzaktı. IG sayfasına yağmur gibi yorum yağmıştı millet nerdeyse arabalarına binip korna çalacaktı, o derecede bir çoşku. Bir diğeri bu sezon tek sahne. Bölüm bitti, gelecek bölümün ilk sahnesi Azer, Karaca’yı almış havuz başındaki sahne. Birden nasıl bir çoşku, nasıl mesaj yağdı hatta bir tanesini hatırlıyorum yazanın hesabına merak edip bakmıştım, genç bir teyze olmalı evde de kızlar toplanmış 15- 17 gibi olmalılar ‘ben bu kızları nasıl yatıracağım şimdi, hepsi dağıldı, alt üst oldu’ diye yazmıştı. O kızları küçümsüyorlar. İnsan yaptığı işle gurur duyar be. İnsanlara bu kadar dokunmak az şey mi. Böyle duygu yüklemeyi beceren daha bir şevkle yazar, daha bir özenir. Bunlar aksine tavır alıyorlar. Hoca, izleyicinin isteği verilmez diyor, e tamam da hepsinde mi verilmez? Drama kurallarıyla alakası falan yok. Fitne, fesat, ego.. Elde olan izleyiciyi bunuyorlar.

          • balvin

            Ece’yi fazla güzel bulmuyorum. Çok ortalama bir tip. Çıtı pıtı kısmına pek katılasım gelmiyor. Yani normal bir yüz. Her hali için geçerli bu. Bu sezon üzerinden değil. Kadınların Cihangir’e bakış açısıyla baktığmıız zaman Ece için aynı şeyi asla söyleyemem.

            İki oyuncu da rollere ekstra katkı yapmıyor. ÇukurEvde bölümünde herkes bu konuya biraz parmak bastı. Yani kendilerinden bir şeyler verme kısmına. Cihangir de Ece de senaryoyu okuyup, daha senaryo üzerinde konuştuklarını bile sanmıyorum. Sahneler ortada. Oradaki geçiştirme hikayesinin de setin ucu ucuna yetişmesine bağlıyorum. Yayından saatler öncesine kadar setler devam etti bu sezon. Senaryo geç geliyordu galiba bilemedim onu.

            Görsellik açısından zayıf kalabilir, bu yine de fazla etki yapmaz. Oyuncunun devleşmesi önemlidir. Sadece aşk özelinde değil. Görsellik tabii ki önemli. Fakat yan yana yürürlerken ki etkileşimin sebebi yine iki oyuncunun bariz durumu. Çukur’da bu kadar amatör az sahne izlemişimdir. Fanların çökmesi çok normal. İlk sahne adı üstünde. NehYam? Öyle bir çift olmadığı için, -duygusal olarak- önem vermemeleri çok normal. Sonuçta asıl yaşanacak ilişki belli. Bu sefer sonrakine gölge düşürürsün. İlki Efsun sonraki Nehir olsaydı da aynı düşünceyi benimserdim.

            Azer ile Karaca arasında fiziksel olarak uyum da göremiyorum. Kişisel tabii bunlar. Burada da baya gömenlere rastladım. Erkek (genel) kısım, bu ilişkiye sıcak bakmıyor genel manada. Ben, bir aralar yaşlı bir amcayla denk gelmiştim diziye. Baya bir Çukur fanatiği. Bu iki godoşu hangi akılla yan yana getirmişler demişti. Şuan zaten hepsi kenetlenmiş durumda 🙂 Azer’in bu durumu ile ona da gıcık olmuşlar. Cihangir’in son attığı fotoğrafların altındaki yorumları okurken baya gülmüştüm. ‘Gerçek’ fanları şuan çok rahatsız bu durumdan. Çukur’daki karakteri için pedofili mi oldu diye maytap geçmişlerdi.

            Sonuç olarak oyuncu farkı gerçekten çok önemli. Damla Sönmez hayranı değilim burada da önceden bahsettim mi bilmiyorum ama çoğu kişi gibi önceden sevmediğim birisiydi. Oyunculuk ve genel güzelliği olarak beğenmezdim. Çukur’da iken fikirlerim baya değişti. Gerçekten sahipleniyor rolünü. Her anlamda. Her röportajında her açıklamasında bunu övüyor. Partnerini, işini, arkadaşlarını… Sahnenin de üstüne oynuyorlar. Yazılı olmayan şeyleri kendi aralarında doğaçlayarak güzel hale getiriyorlar. Bu da ekstra bir özen olarak hissediliyor. Genel olarak dikkat ettiniz mi bilmiyorum ama sahnelere kalitesiz diyene rastlamadım. Oyunculuklar her zaman iyi olacak değil. Her sahne güzel performansla sonlanacak değil. Son sahneleri bence performans olarak aralarındaki en zayıf olanı. Fakat yine de bu dengenin üstünde kalıyorlar. Senaryosal olarak, karakter özelinde beğenmeyebilirsiniz ama öne çıkan performanslardan herkesin farkında olduğunu düşünüyorum. İşte o çıtayı belirleyen şey de bu. Klasman farkı.

          • Nur

            Efyam’da oyuncuların her ikisi de çok profesyonel . İkisi de A+ oyuncu ve set içi, dışı.. bir bütün olarak görüyorlar, nerde duracaklarını biliyorlar. Özel yaşamlarında partnerleri de oyuncu. Onların profesyonel bakış açısıyla yorumluyacak olmalarının rahatlığı da var sanki. Cihangir’in Ece’nin sevgilileri var mı yok mu bilmiyorum ama vardır mutlaka, sanki onlardan mı çekiniyorlar? Alperen ve Melisa Çarpışma’da yan çiftti. Dizi için beraber set fotoğrafı paylaşıyorlardı. Normali de budur. Benim kişisel olarak böyle bir merakım yok ama genç kızlar bayılıyor böyle şeylere. Ne olur ki? Ayıp değil, günah değil. Bu kadar kasma diziye de yansıyor. İşiniz bizi ikna etmek. Ben onları yakıştırıyordum en son bıraktım. 5 yaşında çocuk muyuz? Birbirinizden bir rahatsızlığınız varsa söyleyin Yamaç Okur’a senaryo değişsin. Bu sözüm Ece’ye. Cihangir’e kabahat bulamıyorum çünkü başlarda iyiydi sonra o da aşık rolünden çıktı. Cihangir’in şansızlığı da bitmedi. Şu Erdenetler’in kızlarından biri Azer’e gelse dermişim:) Ah Azer niye Azer’sin sen:) Çukur’da beni dert sahibi etti Cihangir. Lan olm öl çık. Sen de kurtul bu azaptan biz de kurtulalım. Yapımdan birilerine kına gönderecem Azer ölünce, Ece de dahil listeye. Saçına sürsün:) Zalak…

          • balvin

            Bulmuş Cihangir gibi dalyanı beğenmiyor bir de diyorsun yani :)) Cihangir’in bir sevgilisi var. Hatta baya linç ediliyor AzKar’cılar tarafından. EcGir diye de bir topluluk var çünkü. Sayıları da baya fazla. Twitter’da çok önüme düşüyor oradan biliyorum. Kızın adı “F” ile başlıyor. Hatta storylerde falan Cio açık etmiş bunu. Kızın fotoğrafı asla yok. Hatta fanlar o kız için “evde yaşayan canlı” diyorlar. Yaşam belirtisi vermiyor çünkü. Büyük baskı var oyuncuda. Hatta Necip Memilli canlı yayında Cio’ya “Sana geleceğiz yarın, yayını orada yapacağız” demişti. Ertesi günkü yayında Cihangir yayına katılıp “Uçaktayım abi, Adana’ya gidiyorum” demişti. Fakat o gün sokağa çıkma yasağı vardı ve ekstra olarak şehirler arası yolculuk hala yasaktı 🙂

            Ece’nin sevgilisi de olabilir yani ikilinin kasıntılığı bu yüzdendir. Onları reel olarak da baya shipleyen var. Galada yan yana oturdukları için sevinç çığlığı atan topluluklar var yani.

            İzleyici haklı olabilir, saç, giyim konusunda. Benim kendi görüşüm Cihangir, baya yaşlı duruyor yaşına göre. Ece de baya küçük duruyor. Halbuki Hazal ve Dilan’dan yaş olarak büyük Ece. Böyle durması onu daha büyük gösteriyor. Yani böyle saçının ve tarzının olması onu daha olgun gösteriyor ve daha mantıklı. Diğer türlü dediğim gibi baya baba-kız olarak duruyorlar. Azer ölmez, Karaca da ölmez. Sezon sonu da mutlu son ile biter. Nereden mi çıkarıyorum? “Romeo ve Juilet’e mutlu olma şansını verecek mi hayat?” duvar yazısından. Romeo ve Juiliet kötü sonla bitiyor, bu da mutlu biter. Mutlu biten nadir hikayelerden olur.

            AzKar’cılar da ondan korkuyor zaten 🙂 Yeni gelecek biri olursa shipleri elinden kayar diye. Cihangir daha iyisini hakediyor bence de. Çok da severim kendisini normal olarak. Eski işinden beri kazıya kazıya geldi buralara. Yeterli oyunculuğu bazen sergileyemiyor olabilir ama yine de iyidir. Partneri de kötü değil ama kişisel bir sorun ortada. Fanların da itiraf edemedikleri bir şey bu. Nefret kusuyorlar yapıma ama genel sıkıntının Ece ve Cihangir’den kaynaklandığının farkındalar. Azer karakteri hiç rast gitmedi evet. Karaca da zaten 3 sezon boyunca dizideki tüm kadın karakterler arasındaki en boşu, anlamsızı ve gereksizi. Çok güzel bir yorum vardı.
            “Karaca’yı şimdi diziden çıkart, dizide mantık hatası oluşmaz.” diye. Çok doğru.

          • Nur

            Vaayyyy.. Cihangir’in sevgilisi var ha.. Ece’ye bir paket ekstra yollayayım, dermişim:)) Kaptırmış Cihangir’i :))
            Ya onlar gerçekte olacak tipler değil. Ecgir’cileri biliyorum, blog’da da Mihriban’ımız vardı, koyu Ecgir’ci. Artık görünmüyor. Bunlar bir ara Cihangir ve Ece bir yere bağış yapmışlar, orası da plaket verecekmiş Ecgir’de plaketle foto çekecekmiş o ara doğum günü varmış Cihangir’in (yazarken gülüyorum) Ecgir bir taşla 2 kuş vuracak. Hem bağış yapıyorlar, hem foto gelecek:)) Mihriban’a burada yazmıştım ‘o gemi gelmeyecek’ diye:)) Gemi gelmedi ama sandal geldi:) Arabanın içinde içinde selfie. Plaketli foto gelmedi yani. Bir de show tv admini bunları çoşturuyor kızlar bi mutlu oluyorlar ki. Diğer tarafta Tuğçe domuz gibi, Efyam’dan başka kuş tanımıyor.. Bir ara takip ediyordum bunları bu salgında pek bakmıyorum sezon başladığında bakarım ama.. Cihangir’e bak sen, sevgilisini saklıyor ha:) E kızlar kaçacak diğer tarafta. F’ye de yazık, sanki milletin kocasıyla beraber de saklı gizli ilişki. Çık kızım ortaya ya.. Sevgilinle piyasanı yap. Eskilerde bi abla ‘yakışırken, herkesler bakışırken’ derdi. Cihangir benim sevgilim olcak da saklanacam!! Herr gün BBC, Reutors, AFP kapılarında yatardım olmadı Akit, Misvak, Sabah, Halük Levent hepsini denerdim. 80 milyonun bilmeye hakkı var! Kamu yararı.. değilse kamunun sorunu o.. Metin Akpınar’ın Deliler’de vardı, yukarı bakıp “biliyor da vermiyor” diyordu:)) Beni de bildiği için vermez tabi:)

          • balvin

            SM acımasız insanlarla dolu. Kendisi ün sahibi olmadığı için baya linç yer. Ünlü biri olsa elbet ortaya çıkardı. F’ye gerçekten yazık. Belki onlar mutludur bu durumdan. Bana düşmez yani yorumlama kısmı. Hatta niye yorumluyorsam :)) Cio mutlu olsun da…

            Tuğçe hanım EfYam’cı mı? Çok koyu NehYam’cıdır kendisi. Ne AzKar ne EfYam zerre sevmez onu. Baya gömerler hatta. NehYam’cılar çok sever kendisini. ShowTv admini de koyu AzKar’cıdır. Etkileşimi nereden alacağını bilir 🙂

            Ece belki de hoşnuttur bu durumdan 🙂 Sonuçta koyu EcGir’ciler frenleyebiliyor bu F ile.

          • Aboudiaby

            Ecenin Azkar sahnelerindeki kötü performansının sebebi eğer dizi ile gerçeği ayıramayan sosyal medya kullanıcılarının yorumlarına takmasıysa acilen oyunculuğu bırakması lazım.Böyle hayat geçmez çünkü.Mesela Arasın 5yıllık Damlanın ise 10yıllık bir ilişkisi var son 4yılı nişanlı bu ikisini bile gerçek hayatta shipleyenler var.Düşünün artık sosyal medyanın nasıl bir yer olduğunu.Hatta bu durum 4.sezonda katlanarak artacak Efyam sahnelerinden sonra bu durumu Damla da Arasda gayet iyi biliyor tabii ki Damla da Aras da rahatsızdır bu durumdan ama ikiside sahneleri daha iyi yapmak için yine özenli olacaklar.Profesyoneller çünkü.Ece umarım profesyonel bir oyuncu olur.İlk 2.sezon kumaşı gayet iyiydi.

          • Nur

            Abou, Aras da Damla da takmaz Sosyal Medya’yı.. Denk gelirlerse güler geçerler. Onlar sektörde pişmiş oyuncular. Cihangir ve Ece çömez daha. Ece’nin profesyonelce düşünmesi gerekirdi, okuldan oyuncu olan o, okulda profesyonelliğin ne olduğunu kavratamamışlar Ece’ye. Kaytarıkçı şey, orda da kaytarmış anlaşılan:)

          • Aboudiaby

            Çömez olmanın sektörde profesyonel olmamakla bir alakası olduğunu düşünmüyorum.Ece şuan 26yaşında Damla aynı yaşta Seçkin Özdemir ile partnerken her röpartajlarında sevgili olup olmadıkları soruluyordu hatta magazinde sevgili olduklarına dair haberler de çıkmıştı ama bu durum profesyonelliklerinin önüne geçmedi.Şuan Ece ve Cihangire hiçbir baskı yok sadece sosyal medya da bir grup Ecgir diye birşeyler yazdığı için Ece tribe giriyorsa azkar sahnelerinde bu durum gerçekten üzücü.

          • baiano

            Bence de çömezlikle alakası yok. Kubilay’da aynı tepkiyi vermiyordu. O zamanlarda shipleyen kesim vardı baya. Üstüne Kubilay ile çok yakındı ve rahattı. Sorun yanındaki kişinin Cihangir olması mı veya Cihangir’in Ece’ye tavırları mı bilemedim… Ece set içinde baya uyumlu gözüküyor. Herkes tarafından da seviliyor. Cihangir’in birkaç tavrı belki Ece’de ters etki yapmıştır. İkisinin de bakış açıları bambaşkadır. Anlaşamıyorlardır. Sorunun hepsini Ece’ye yükleyemiyorum ben. %50 – %50 bence.

          • Nur

            SM’yi kaale alan intihar etse dillerinden kurtulmaz. Birinin tweeti vardı, “SM’den önce herşeyden hoşnuttum SM’den sonra uçan kuşa laf ediyorum, böyle kanat mı çırpılır diye” SM’ye göre düzenlenecek bir hayat formu yok. Ünlü müsün, ünlü biriyle misin= Linç.Ünsüz müsün= gene linç.

            Böyle mutlu olabilirler tabi. Hiç bilemiycem. İnsan sevgilisiyle aleni gezmeli bana göre. Onlar gizemden hoşlanıyorsa, neden olmasın.

            Tuğçe’ye, Nehyam çok kızgın. Bir yayında Efsuuuunn yazmış. Başka bir kaç bi şey var ama aklımda tutmadım. Ekran görüntüleri falan vardı. Nehyam hesaplarında var da, şimdi bakmam. Bir ara bakarım ama Tuğçe kesin anti-nehyam.

            Ne Ece ne Cihangir, birbirlerine zerre bir şey hissettiklerini sanmam. Kendi kendilerine millet böyle kurguluyor diye stres yapıyorlar bence.

            Azer bence dizide ölür. Kalırsa zorlama olur. Cihangir’in kariyeri için hiç iyi değil öyle kalması. Menejerinin çoktan çıkartması gerekirdi Cihangir’i Çukur’dan.
            Cihangir’in hayatını öğrenince çok takdir ettim. Çalışmış, çabalamış, arkasında yapım şirketi yok, bir şey yok, senin de dediğin gibi tırnaklarıyla kazıya kazıya başarmış. Çukur sadece Aras’ın yeri. Cihangir’e falan şans verilmez. Mis gibi hikayesi yok sayıldı. Oyuncuya uygun karakter yaratılması sorun olmadı ki. Karakter tuttu mu, tuttu. Çukur koskoca evren yol açılsa kimse sakil durmuyor bir ton yan hikaye rahatlıkla işler ama orası Mihriban’dan sonra bitti. Yan hikaye falan yok. Kırpık, kırpık bir takım şeyler. Mihriban’a kadar baş karakter Çukur’du. Ondan sonra değişim başladı. 15.bölüm mü hangisi unuttum 1 saate yakın Vartolu görünmedi. Bekle Allah bekle ki Vartolu çıksın sonra da bir daha doğru düzgün çıkmadı başkarakter de Yamaç oldu. Spin Off falan bile yapmadılar. Kimseye Çukur’dan hayır gelmez. Tiyatrocular kalsın ama Cihangir’in isim yaptıktan sonra hiç işi yok.İmajını yıpratıyor. İmaj şu an için Cihangir’in elinde olan tek şey. Çoğunu yapım çakallıkla yıprattı kalanı hâlâ idare eder. Çıksın gitsin Özcan Deniz’in yanına ya da başkasına. Hazal gidiyor seçmelere, Cihangir’e ne oluyor, o da gitsin Hazal evinde oturup teklif beklememiş, aferin ona. Dizi oyunculuğunu meslek seçmiş, gencecik yaşıyla uğraşıyor. Cihangir’le ikisinin ortak noktasını buluyorum hep. Belki ikisini de sevdiğimden. Önlerine baksınlar. Çukur onları kullandıysa onlar da Çukur’u kullandı. Bundan sonraki hedef başrol. Bu kadar net.

          • balvin

            Tuğçe hakkında kimse memnun değil ama olayların baya içerisindeyim. Tuğçe’nin yaptığı Efsuun yazısını yayında herkese yaptı. Kubilay’a, Necip’e, Aytaç’a o gün yayına giren herkese yaptı bunu. Tabii o gün Hazal ve Ece yayına girmemişti. Çünkü ondan önceki gün katılmışlardı. Yani öyle denk geldi. Ayrıca bu arada en çok Nehir-Yamaç’ı paylaştığı için EfYam’cılardan baya linç yedi. Hatta Dünya Dans Günü videosu paylaşınca paylaşmak için yer arıyor falan dediler. Ki ben de ilk defa duydum böyle bir günü ve özel paylaşımı. İlk Nehir-Yamaç videosunu paylaştı “romantik sahneler” adı altında. Sonra tepki alınca ertesi gün Efsun-Yamaç paylaştı. Hazal’ın kankası Tuğçe diyorlardı hatta bir ara. Anti-NehYam değil asla.

            Oo başrol kısmı sıkıntı. Çok zor, bu kadar oyuncu varken piyasada çok ama çok zor. Hazal o kıvamda değil. Başrol olmak için çok erken. 30 civarı görebilir fakat şuan çok erken. Bakıyorum kariyere. Günlük diziler, okey. Sonra bir dizi ama direk yayından kalkıyor. Halka’da basit yan rol. Hoş dizi heba oldu. Çok düşük reytingler, 20-30.sıralarda geziyordu. Dizi kalitesine lafım yok. TRT dizisi ön yargısı işte. Şimdi de Çukur… Çok sağlam torpil lazım ki Hazal başrol olsun. Önü zaten açık. Bir yerde görmüştüm. Çukur seçmelerinde Efsun denemesinde olmayınca Hilal Saral ricası ile Nehir olarak denemeye almışlar. Ay Yapım ile bağlantısı kesilmez artık. Önü açık yani ama başrol? Çok zor… Baya pişmesi lazım. Dilan gibi değil ki Dilan’ın ki tamamen bir menajer başarısı. Böyle PR dünyanın hiçbir yerinde yok…

            Cio için de 01 dizisinden ayrılma şekli hoş değil. Büyük eksi kariyeri bazında. En önemli patlamayı yaptığı yerden böyle imajla ayrılması ona eksi yazmış. Başrol olur mu? Zor ama imkansız değil Hazal gibi. Bir dizide başrolün yanındaki 2-3 adamdan biri olabilir. Yani dizide en önemli 2.veya 3.adam tarzı bir rol kapıp, başrole geçebilir. Tabii baya geliştirmesi gerek kendini. Seviyoruz ama yeterli olmadığını da söylüyoruz.

            Vallahi bu durum ülkenin genel sektöründeki bir şey. Her dizide vardır bu. Biri öne mi geçti? Çak diye geri çekerler. Sektörün sert tokadını yemeyen yoktur piyasada. Erkan’ın başına gelen buydu. Ha onu düşürmedi bu. Aksine Çukur diiynce ününe ün katan Erkan oldu. Hepsini geride bıraktı. En büyük katkıyı o aldı. Hem maddi hem manevi.

          • Nur

            Kafam karıştı.
            Tuğçe’ye nehyam baya saydırıyordu, demek ki ben bir günlük bir şeye denk gelmişim. Dans videosunu falan bilmiyorum. Sezon açılışına yakın fan hesaplarını takibe alırım yine. Çukur’da olan bitenden haberim olmalı. Net!

            Efsun seçmeleri konusunu okumuştum ama o zaman da anlayamamıştım. Konusu açılmışken sana sorayım.
            Hazal’ın bir videosunu izlemiştim. Sahnede düşmüş, Aras çok tatlı bir espri yapmış hatta.. Ben onu şöyle anladım; Hazal, Nehir’in seçmelerine gitti o sahnede oynaması istendi, düşmesi kaale alınmadı (zaten öyle de olması gerekir) ve Nehir, için seçildi.

            Efsun için ayrıca seçmeler Ş mi olmuş? Hazal her iki seçmelere mi gitmiş? Şayet öyle bir şey olduysa şöyle tahmin yürüteyim.

            Efsun seçmeleri için müsait iki sahne var.
            1.Efsun’un Yücel’e hastanede anlatımı.. Sahne buysa Hazal havada, karada geçerdi. Damla Sönmez’in performansı kötü, hatta.
            2. İlk masal sahnesi:
            Hazal geçemezdi. O büyülü anlatıma uygun değil. Damla 4/4’lük seçim orada.

            Damla Sönmez’in seçmelere gittiğine ihtimal vermiyorum bu arada. Direkt teklif gitmiştir Damla’ya.

            Hilal Sönmez konusu nedir? Hilal Sönmez’in ne ilgisi var ki? Seçmelerde Sinan Öztürk varmış diye okumuştum. Hilal Hanım’da mı varmış? Hazal’la tanışıklığı mı varmış? Hazal’ın akranı da değil. Annesini falan mı tanıyor acaba?

            Yani torpil olabilir bence 22 yaşında dizi oyunculuğunu meslek seçmiş bir kız ne kadar olanağı varsa zorlar. Bunda yanlış bir şey yok bence. Yapması gerekeni yapmış. O yarışmalara 10’larca genç kız/erkek katılıyor. Onlar da uğraşıyorlardır her türlü. Hazal başarmış. Hazal’a bir kez daha aferin. Hem sette de boş durmadı, bizim aşure reisini kafaladı:) Ondan azcık klasik yunan falan öğrensin. Nereye kadar cilve? Ha çocuk da yapsınlar bu arada.

            Cihangir’e Berkay gibi Onur Saylak gibi üst düzey destek oyuncular lazım başrol olursa.
            Çok iyi bir kadın partner lazım. Ece gibi sırf görüntü olmayacak biri. Cihangir’in ışığı var. Yeteneği gelişmeye müsait. Oyuncu koçu olur sette ona özel.

            Film/Dizi sektöründe Yılmaz Güney açığı var. Kimse kapatamadı o açığı, tıpkı müzikte Ahmet Kaya açığı gibi. Kim denese olmuyor. Ben Yılmaz Güney hayranı biri olarak Cihangir’de benzer dokuyu gördüm. Hatta Umutsuzlar filmini bir kez de Cihangir ve Serenay’ı zihnimde uyarlayarak izledim. Cihangir’e çok iyi bir hocanın Yılmaz Güney’i çalıştırtması lazım. Bakışı, jesti, beden dili, sesi, vurguları++ Aras, nasıl ki Cüneyt Arkın’ı çalışıp üzerine kendi yeteneğini kattıysa Cihangir’de aynı metodu Yılmaz Güney’le tatbik etsin. Cihangir’den olur o zaman hem de çok güzel olur. Arkasında sevenleri kadın/erkek varken ve sevgileri tazeyken Çukur’la yolunu ayırmalı. Risk almalı. Kaybı en fazla maddi olur Çukur’dan ayrılırsa. İşin maddi boyutunu düşünmeyeceği 5 yıl var önünde, risk alıp yapmalı bence. Olmazsa da olmaz. En azından denemiş olur.

          • balvin

            Tuğçe’ye herkes saydırıyor. Onun da yapmak istediği şey bu zaten de. Genel manada AzKar ve EfYam’cılara baya çektirmişliği vardır. AzKar’cılar baya nefret eder öyle böyle değil. EfYam’cılar da öyle. NehYam da son Efsuun yazdı diye o hale geldi. Ondan önce pek problem yoktu.

            Hazal iki farklı şey anlatıyor valla. Ben de izledim onu. Birinde Son Arzum sahnesini oynadığını söylüyor. Öbüründe ise Acından Öptüm sahnesini söylüyor. Tek sahne üzerinden yaptığını söylüyor ekstra olarak. Yani her ikisi olma şansı yok. Düştüğü sahne Son Arzum…O sahnede de baya başarılıydı.

            Acından Öptüm sahnesini başarılı bulmamıştım. Hatta sıfır duygu geçişi… Üzülemedim karaktere. IG, Youtube yorumlarında da hatırladığım kadarıyla o sahnede herkes Efsun’a dikkat kesilmişti. Nehir’in gerçekten de o kolye hikayesini ilk dinlediğimde anlamamıştım. Baya kötüydü orası.

            Damla Sönmez’in deneme çekimi yaptığını sanmıyorum ben de. Teklif direkt gitmiştir. Yapım ona gitmiş çünkü. Kendisi öyle söylemişti galiba. Sebebi ise Sibel’den dolayı zannedersem. Sibel’deki büyük başarısı ekstra olarak dizideki oyuncuların hepsiyle en az bir projede ortak olarak bulunması ile kapmıştır rolü. Dilan’dan sonra riske girmedi yapım. Aras’ın karşısına deneyimli birini çıkartmak zorundaydı.

            Hilal Saral konusu her yerde geçiyor. Ben de anlamıyorum. Hazal önce Efsun için çağırılmış ki Mustafa Kılıç denen gazeteciye göre Efsun’un erkeksi bir tarafı olacak, ayrıca dişiliği önde olacak demişti. Yani Efsun’un erkeksi halini düşünelim. Hazal Subaşı adı da orada o yüzden geçti. Sonra olmayınca Efsun’un erkeksi hali Hazal ile yine Nehir’e verildi. Erkeksi rol bence hiç gitmiyor Hazal’a. Onun dışında sahneleri gayet başarılı yani. Kötü diyebileceğim bir şey yok. Dilan’la kıyaslarsak daha iyi. Nehir-Yamaç sahnelerinin yazılış tarzı bana hitap etmedi. Oyuncuyla sorunum yok fakat o erkeksi halleri cidden acayip itici. Ses tonu da kötü o bağlamda. Baya sinir bozuyor izlerken. Hatta bir video yapmıştım twitter’da hala duruyor Nehir’le ilgili. Baya sinir bozucuydu.

            Valla Hazal benim gözümde ikinci bir Serenay vakası…İnsanları iyi kullanıyor. Magazinsel olarak baya eleştirildi. Rıza bir basamak onun için. Eski rol arkadaşına da yaptıklarını duysan soğursun. Adamla günlük dizide partnerdi. Baya hayranları da vardı. Sahte reklam dizi aşkı olur ya aynen o. Sonra dizi bitince adamı anında bırakıyor, zaten sevmedim mi ne öyle bir şeyler diyor. O fanlarından baya linç yemişti. Hatta bu Çukur’a geldiğini duyan bazıları diziyi izlemeyi bile bıraktı Hazal’ın bu yaptığı yüzünden. Tabii o adamın fanlarıydı bunlar. Adını hatırlamıyorum işte. Serenay’da öyleydi çünkü. Çağatay, Tolgahan ve son olarak Cem Yılmaz… Hazal da o yolda.

            İşte Hilal Saral, Efsun olmayınca Nehir için rica etmiş. Bildiğimiz üzere Hilal Saral Ay Yapım’ın en güvendiği, sağlam yönetmenidir. Ece Yörenç-Melek Gençoğlu- Zerrin Tekindor- Beren Saat ve Hilal Saral özel paketi var onlarda….

            Torpil her yerde var. Önemli olan hakediyor mu haketmiyor mu… Yoksa gerisi boş nasıl gelip geldiği. Tabii bu piyasa için geçerli.

            Cio’da o hedefi görmüyorum. Çok rahat şuan. Gözler üstünde. İlerideki işinde patlayacak gibi bir hissim var. Çünkü Onedio ile yaptığı videoda kendini olmuş sayıyor çok açık bir şekilde. Bir de ekstra bir özgüveni var. Yani evet özgüven iyidir fakat fazlası çok zarar verir. “Benden oldu , görün bakın” diyor adeta. Yanlışsın Cio…O yoldan dön…Çukur’da olduğu gibi yapımlar kapında yatmaz. Yatar da hayal kırıklığına uğrarsın yine. Seviyorum ama gerçekler bunlar. Ayrıca o fikre katılmıyorum. Oyuncu kendini geliştirsin. Kimse onu geliştirmek zorunda değil. Onur Saylak’lar Berkay Ateş’ler onu yükseltmek için harcanmasınlar. Oyuncu koçu tutlsun. Çetin Hoca var. Diziden de bildiğimiz Paşa. Adam İçerde dizisinde tüm oyuncuların koçuydu. Ece ve İlayda’nın koçu da Zeynep Kumral (Nedret). Cihangir’in şansı onlar gittikten sonra dahil olması.

          • Nur

            Tuğçe’nin ismi dahi bilinmemeliydi bence.. Yapımın hatası bu, Tuğçe’de suç yok. Ama olan olmuş artık. Bu saatten sonra o da keyfini çıkarsın.

            Hazal’ı başarılı buluyorum. Hazal’ı da Nehir’i de seviyorum. Başarı kriterim; inanmak. Nehir’e inanmış ve çok sevmiştim. Aliço’nun kulübesinde aniden ağladığında az kalsın ben de ağlayacaktım. Yamaç’a kin besliyorum Nehir’den dolayı.

            Hazal’ın önceki ilişkilerini bilmiyorum. Olmuştur öyle şeyler. Birbirlerinde şu veya bu, bir şeyler bulmuşlar, sonrada bitmiş gitmiştir. Sevmişse de sevmedim diyebilir. Bilemeyiz.
            Rıza’ya gelince; sanki Rıza sağlam pabuçta.. Rıza can atıyor ki genç güzel hanımlar kendisini kullansın diye. Hazal basamak yapsa Rıza asönsör olur. Bulmuş fıstık gibi kızı, kullandırtsın kendisini. Bari kullanılırlarken çocuk da yapsınlar:)

            Cihangir’e üzüldüm. Yanlış düşünüyor. Dediğin gibi fazla özgüven zararlı. Halbuki hep eksik hissetmeli ve çalışmalı. Defoları var. Komedi mesela, hiç olmuyor. Sen de bahsetmiştin, şaşırma.. yapamıyor. Beden dilinde vs tutarlı değil. İlk sahnesindeki el- kol hareketlerini koruyamadı. Karaca’ya acı biber ile nispet yaparken kötüydü. Çok örnek var. Çok başarılı bulduğum yerler de var ama çalışması şart. Çetin Kartal ne tatlı adamdı. Ondan ders alsın işte. Ne tatlı bir hoca kendisine.
            Berkay, Onur falan, harcanma anlamında yazmadım. Berkay’ın ismi bir dizide geçmişti, izleyecektim ama o dizi olmadı. Tiyatro oyuncularını farklı kategoride değerlendirdiğim için öyle yazdım ve bence jön işi bir dizide rol alırlarsa jön olmasınlar destek karakter jönden bin misli daha kıymetli. O anlamda yazdım.

          • Nur

            Azer’i Vartolu’nun öldüreceğini tahmin ediyordum şayet Azer vs Vartolu olsaydı. Azer’in çoktan ölmesi gerektiğini hep savundum. Kim öldürecekti Azer’i peki? Tabi ki Koçovalı kardeşlerden biri.. Celasun’un öldürmesini kabullenemezdim mesela.
            Benim bir karakteri sevmem onun finale kadar dizide olmasını istemem değil. Vartolu sevgim herkesin üstünde ama onun ölmesini istiyorum hatta Arık, Vartolu’dan başlasın.

            Erdenetler’in diziye dahil olması Efsun’a hatalı senaryo yazılması nedeniyleydi. Efsun gümbür gümbür Çukur’u sallasaydı Erdenetler çekmeceden çıkmazdı. Arık, Efsun’un yapamadığını daha doğrusu Efsun’a yaptırılmayanı yapmak için geldi. Efsun’a yazılan müzik ‘İyileşmiyor’, Arık’a yazılan müzik ‘Çukur benim olacak’. Açığın nerden kaynaklandığı burdan bile anlaşılıyor.
            Efsun’la herhangi bir bağım yok. Nehir’i seven biri olarak Nehir’in öleceğini sezon başında yazmıştım ve hiçbir zamanda ‘ölmesin’ böyle devam etsin demedim. Nehir’in en baştaki hikayesine sadık kalınmasını istedim hep. Ve o hikayeye göre Nehir bebeği doğurup ölecekti sezonda zaman atlaması olmadan doğumu sezon sonuna geliyordu, ona bile ihtimal vermiyordum bir yerde zaman atlar bebek doğmuş Nehir ölmüş olur diye tahmin ediyordum. Amcasının mirasını sen yazmışsın. Valla şaşırdım. Sezonda zorunlu ara nedeniyle yapılmayan S4 başında yapılır dizi Nehir ölmüş olarak başlar sanıyordum. Bir tane Nehir ölmesin yorumumu bulamazsınız. Hatta temenni ettiğim ölüm bir akarsuya kendisini bırakmasıydı.
            Çukur benim için şu an’a kadar Koçovalılar’dı ama Erdenetler’de olur. Koçovalılar çok yıprandılar. Bir kıymet-i harbiyeleri kalmadı gözümde. Herkes ölebilir, Koçovalılar, Erdenetler, Kurtuluşlar, Kentler..
            Çukur baki kalsın. Tabi eski Çukur havasıyla.

          • balvin

            Efsun’un senaryosunun hatalı olduğunu kabul ediyorum ama Erdenet’lerin sebebi Azer ve Akın. Efsun’un bizzat bir düşman olarak getirildiğine 2.bölümdeki konuşmasından anladım ve emin oldum. Makbule ile konuşmasında, hiçbir şeyden haberi olmayan, hiçbir şey bilmeyen biri olarak tanıtıldı. Hiçbir şey bilmeyen derken mafya ve karanlık işlerde ne yapacağını bilmeyen anlamında. Dişli bir düşman olması daha ilgi çekici orası ayrı ama kafada planlanan Efsun’un ortalığı sallayacak biri olmuş olması olsaydı, 2.bölümdeki Makbule ile konuşmaları o şekil yazılmazdı. Hiçbir şeyden haberi olmayan, bu işleri zorla yapan, mafyatik, karanlık adamlara karşı kendi olamayan, rol kesen bir karakter bu kadın dendi açık açık. Ardından o sahneden sonra Yamaç’a acıması, onu uyutması ile tamamen düşman olmadığının kanıtıydı. Yücel’le konuşması da yine buraya çıkıyordu. Babam, temiz namuslu bir iş adamıydı. Çukur onu para için öldürdü diye zıvaladı. Yücel’in yalanlarını anlatmak istemiş orada ama işte iddialı olsun diye de “Ben bir söz verdiysem tutarım” lafını sıkıştırmış. Hatta orada kilit bir cümle var. “Ben aylardır nefes alamıyorum. Sen o gün beni Çukur’a götürdüğünde ben ilk defa rahat nefes aldım. Belki de insanın rahat nefes alması gururundan daha önemlidir.” diyor. Çok belliydi yani.

          • Nur

            Efsun’da din vurgusu var. İslamiyet. Teras sahnelerinde bu vurgu yoktu. Orada Emperyal Batı’ydı o nedenle karışık bir karakter olmuş. Terasta olması gereken kişi Makbule’ydi. Efsun “Dön bana” ile batıdan sıyrıldı bambaşka bir çizgiye girdi. Kâğıt üzerinde olabileceği öngörülmüş ama pratikte inanılmaz bir karmaşa. Tamamen zıt iki karakter tamamen zıt iki işlev.

            “Dön bana”, Lozan’da çekilmiş. Efsun orada uyuyan din unsuru. Yamaç, Osmanlı’nın çökmesiyle darmadağın olan devlet aklı. Lozan’da somut heyette değil. Batı’ya saldırıyor, yeti’si de kayıp ama tehlikeli. Makbule’nin “Efsuuunn” diye bağırması “Tekbiir” gibi. Halbuki Makbule masada Emperyal Batı. Lozan’da Musul ve Kerkük konusu vardı Anadolu’da Şeyh Sait İsyanı çıktı. Musul Eyaleti gitti. Laik devlet aklına din masalları anlatıldı. Süreç tabi 10 yılları kaplayan bir süreç. Efsun, Emperyal Batı’nın maşası olarak kullanıldı. Kılık kıyafet laik görünüm için Makbule’nin zoruyla. Yani demek istediğim Efsun’a somut coğrafi karşılık verilmemiş. Sena’nın Nehir’in somut eşleşmesi vardı. Hatta Karaca’nın Musul olduğunu tahmin ediyorum. Sena nasıl zehirlenip Yamaç’ın aklı karıştırılarak Meis kaybettirildiyse Yamaç’ın Karaca’yı evlendirmesi akıl karışıklığı. Efsun’la aklı karıştırılıp Karaca’yı kaybedecek yani Musul’u. Tabi bunlar en baştaki masa. O masada oyun o kadar karıştı ve kuralsızlaştı ki 5.bölüm gibi masa tamamen devrildi. Ortada ne ne Nehir üzerinden işleyen Hatay konusu var ne de Karaca üzerinden işleyen Musul. Azer’in Karakola gitmesi temsili Musul- Karaca için Lozan’a gitmesiydi. Hikaye dışı bir ton fitne, fesat.. bir türlü olmadı ama asıl hata Efsun’u Emperyal Batı olarak terasa çıkarıp 180 derece dönüştürüp din unsuruna geçilmesi oldu. Hoca somut coğrafi karşılıkla çalışabiliyor Sena’yı (Akdeniz’i) Yamaç’tan ayırdı Moda’daki evinde oturttu. Mahsun, Akdenizde kıyı hâyâli olan bir oluşumu temsil ediyordu Akdeniz elinden yitti gitti.

            Devlet çok güçlü bir organizma hele ki bizler ya da dizide bizleri temsilen alt metinde Osmanlı çocukları için.. Öyle bir travma üzerine kurulmuş ki bu son devlet, elimizden giderse bir daha yenisinin kurulmayacağını hepimiz biliyoruz. Kim idare ederse etsin, hangi hataları yaparsa yapsın T hücreleri bünyemizde.. Yamaç’ta T’ler şimdilik geride hormonlar önde. Hikayenin geldiği son şekil itibariyle artık tahmin yapamıyorum ama önceleri hep iddia ediyordum Yamaç ve Efsun fena halde kapışacaklar ve Efsun tasfiye olacak diye. Tabi, geçti onlar artık.

          • balvin

            Valla Nur, coğrafyam ve tarihim inanılmaz kötüdür. Lisedeyken nefret ederdim. Derslerde de hep uyurdum. Benim kafa sayısala basıyor. Kopyalarla geçerdim ve kalmışlığım çoktur, özellikle coğrafyada. Nefret ettiğim bir dersti. Tarih hocamdan da nefret ederdim. Ben birileri bana bir şey anlatırken onları dinleyemiyorum. Sözel derslerle aram hiç iyi değil. Bu yüzden anlattıkların bana genel manada uzak kalıyor 🙂 Tabii sende baya bilgi birikim var, şimdi böyle Akdeniz, Musul, taraflar, müttefikler, dini unsurlar falan deyince elbet bir mantığı vardır. Efsun’a bildiğim kadarıyla SoA’dan da karşılık verilmemiş. Çoğu karakteri benzetebiliyorsun ama Efsun yok olay içinde. Hoca da kendi yazdığını söylüyor. Garip bir iş açıkçası. Orası net, kafasındaki Efsun’u tam anlamıyla izlettirmedi. Fakat dişli bir villian da değildi. Yani Yamaç ile sapasağlam, birbirlerinin gırtlağına sarılacak kadar. 2 tane üst üste sahneleri var. İkisi de birbirine yanık yani 🙂 Yamaç, büyülenmiş kadın konuştukça hipnoz oluyor. Kadın buz gibi, adama içi yanıyor ama kaskatı duruyor. Öyle olsa 2.bölümdeki durumu anlamsız. Yine replikler ve olaylar üzerinden okuyamayacağım senin gibi. Bilgi birikimim yok maalesef. Öyle bir şey yazacak olsa, Yamaç, Efsun’un yanına geldiğinde yüzüne bakar, dişlerini sıkar, fiziksel bir zarar vermeyeceği için iğrenir. Zira karşısında babasının ölümünde payı olan insan var. İlk gördüğü anda da “muhteşem” diyor mesela. Onun karşılığı var mı peki bu bilmecede? Ciddi manada soruyorum yani merak ettim. “Dön bana” repliğinden anlam çıkarabiliyoruz peki, Yamaç’ın “muhteşem” demesinden anlam çıkarabiliyor muyuz?

            Karaca kısmı da sonradan yüklenmiş olmalı. İlk sezonlarda Karaca’ya Musul diyebiliyor muyduk? Asla… Sonradan verir belki Efsun’a bir görev. Sonradan yükleyebiliyor yani senin dediğine göre. Çünkü Karaca ile Celasun yazılacaktı, bu payda da Akın çıktığında yan bir hikaye oluşacaktı. İlk sezon sonundaki Akın hakkında konuşan Celasun-Karaca boşuna değildi. Karaca ile Celasun ilişkisi başlayacaktı, Akın ve Celasun bu sefer takışacaktı ilk sezonda da bahsi geçtiği gibi.

            Belki Efsun’a bir görev vermiştir, sen fark etmemişsindir ki yazdıklarına ve senin bilgi birikimine bakarsak vermemiş. Bu sezon verebilir dediğim gibi.

          • Nur

            Benim de tarihim, coğrafyam kötüdür üstüne üstlük sayısalım sıfır. Tarih işine Çukur’la girdim. Tabi, temelim de vardı ama Çukur’u çözmeye çalışırken arttı. Bir ara açtım Sevr’in maddelerini. Oku, oku bitmiyor. Bıraktım, geldim burada Yamaç’a bir-iki laf çaktım. Daha kolay çünkü.

            MUHTEŞEM:
            ‘Dön bana’= Doğuya dön. İslam dinine dön. Doğuyu temsilen güneşe dön.
            Yamaç, Efsun’u görür. Tebliği alır. Ruhani bir an o. Tanrıyı görmüş gibi olur. Tanrı, Muhteşem’dir.
            Dip not: Efsun tanrı falan değil. Alt metninde öyle bir şey yok. Aracı o. Dinin aracısı. Yamaç’ı laik batıdan uzak tutuyor.
            Efsun’un Yamaç’a verdiği kıyafetler dini temsil ediyordu. Cemaatcilerin, tarikatçıların giysilerinin modern uyarlaması. Yamaç o giysiyi giyip Atatürk’ten hücresel anlamda koptu. Giysiyle dolaşırken Atatürk’ün karaciğeri kanıyordu üzerinde. Siroz vurgulanmış. Nehir’e geldi Hatay’ı reddetti. Hikayenin bu yönde ilerlemesi beni acaip irrite etmişti. Sen Jax’ı yazdıktan sonra hoca’nın kodları Jax’a uyarladığını anladım. O karmaşa kötü bir sonuç vermiş. Hatay asla ve asla feda edilmemeliydi. Jax falan çok kötü olmuş. Defalarca ne olduğunu düşünmüştüm. Nasıl olur diyordum kendime.

          • balvin

            Bu bilmemiş halin mi 🙂 Valla fazlası var sende. Keşke ben de diziye böyle bakabilsem ya. Kıskandım şimdi. Böyle izlemenin düşüncesi bile zevkli. Gökhan Horzum’a toz kondurmamakta haklısın. Diziye böyle bakabilseydim muhtemelen ben de böyle olurdum. Çukur ne kadar dibe batarsa batsın, bırakamazdım. İşte elverişim yok.

            Efsun’un verdiği elbiseleri koymuştu birisi. Bildiğin Baykal tarzı. Birebir aynısı. Orada Atatürk’ten kopması mantıklı o zaman. Ayrıca Efsun’un ikinci masalındaki vurguda da olduğu gibi iki tane adam var. Biri yaralı asker öbürü Baykal. Yaralı asker, Efsun onu iyileştirip gönderdiği zamana kadar hayattaydı. Ardından Baykal kıyafetleri ile Baykal’a dönüştü. Yamaç’ın büyük bir güç kazanacağını düşünmüştüm Baykal gibi. Yanına da Mahsun, Azer, Karakuzular’ı alıp büyük bir güç haline geleceğini düşünmüştüm. Çünkü masalda da durum buydu. Yaralı askeri Şifa iyileştirir, adam “mutlaka geleceğim” der. Kapıdan çıkarken ölür. Yamaç, Efsun’dan kıyafetler alır. “Mutlaka geleceğim” der. Kapıya gitmeden Efsun’u öper. Eğer öpmeden kapıya yönelse Çağatay’la karşılaşacak ve ölecektir. Baykal ile benzerlikleri de devam ediyor. Akşın-Celasun-Karaca durumu Ayşe-Kahraman-Nedret’in geçmişi işlendi. Geçmiş perdesi böyle önümüze sürüldü. GH, Celasun adının anlamının Kahraman olduğunu ve Kahraman’ın devamı olarak yazdığını söylemişti. Ek olarak “Akşın babası gibi bir adama aşık olmuştu.” demişti. Kız çocukları babasına benzeyen adamlara aşık olur mottosunu Efsun’a da uygulamış olabilir yine.

            O kısım dikkatimi çekti yani. O kıyafetler Baykal’ın kıyafetleri gibi. Tarz o yani. Baykal neyi temsil ediyor? İngiltere falan mı? Burada Yamaç ile bağıntıyı kavrayamadım. Mesela Efsun’un Yamaç’a dokunduğundaki hissettiği elektrik çarpma olayı neye dayanıyordu?

          • Nur

            Çok teşekkür ederim Balvin. Ama inan kendimi tanıyorum işe yarar bütünlük ifade eden bir bilgim yok. Çıkarımlarım hepimizde olan bilgiler sadece dizinin yaklaşık 100-150 yıllık yakın tarihimizde yolculuk yaptığını keşfettim, o bakışla izliyorum ve böyle çok zevkli. Bulmaca çözer gibi çözüyorum. Yanlışım çoktur, silip değiştirdiğim çok ama bir şekilde yerleşince eğlenceli. Dizide herkes biri/leri, çoklu temsiliyetler, katman katman değişimler. Bulunca ‘Hah, tamam, buymuş!’ diyorum. Bir kare doluyor hemen.

            Bazı şeyler yoruma çok açık. Baykal’ın giysilerini Yamaç’ın giymesi gibi. O giysiler benim için dini temsil ediyordu. Diğer izleyiciler Baykal demiş. Belki onlar doğrudur?.

            Baykal, şarabı, restorantıyla Fransa, Gaz odasıyla Almanya, akvaryumlu ofisiyle İngiltere, antika arabalarıyla ABD’ydi. Derin Batı’ydı. Emperyalizm’i temsil ediyordu. Nazım mesela, Şeyh Nazım Kıbrısi esintisi vardı. Nazım’ın finans şirketi BLS, Sevr ve Lozan’a ithaftı.. Vs vs.

            Masallar pek aklımda yok. Efsun’un annesi Şifa= CIA.. öyle yorumlamıştım. Başka bir şeyse bilmiyorum.

            Akşın’ın coğrafi temsiliyeti yoktu. Hava Kuvvetlerini daha doğrusu Havacılığı simgeliyordu. Kanlı düğün Sevr’di. Sahne katmanlı olduğu için Akşın yarayı savaşta aldı, Celasun da havacı, pilot, bir türlü Akşın eski haline gelemedi o aralar gözü Kara’ya kaydı. Karaca toprak grubundan. Bir kara parçası olarak coğrafi temsiliyeti çok altlarda Musul. Bazen Karabağ, Azerbeycan falan da aklıma geliyor. Hepsinden bir parça da olabilir. Ama elden çıkacak sonuçta. Karabağ ise çok kanlı bir kayıp olacak. Dizi Osmanlı+ TC ama Kıbrıs ve Azerbeycan da var.
            “Bir miyiz, Tek miyiz, Kardeş miyiz” = Tek Bayrak, Tek Millet, Tek Devlet= Türkiye, Azerbeycan, Kıbrıs..
            Akşın, Karaca, Celasun üçgeni aşk hikayesi bağlamında çok karışık. Neye dayanıyordu, ne hedeflenmişti, nasıl bitecek bilmiyorum.

            Efsun’un ellerindeki büyü Hz. Ali’nin kızı Fatıma Ana’dan esinlenilmiş. (Belki tesadüf Nehir’de Hz. Ali var. Asi Nehrinin ismini Hz. Ali’nin verdiğine inanılıyormuş”
            Efsun, drama karakteri anlamında kendisi saf, başkaları onu sahip olduğu nitelikler nedeniyle kullanıyor o ise kullanıldığını bilmiyor.
            Yamaç’a dokunduğunda ellerinden Yamaç’a geçen ruhani etkileşim kendisine döndü. Karşılıklı etkileşim var orda. Efsun da bir daha iflah olmadı zaten:)

          • Baykal’ın giysilerini Yamaç’ın giymesi şöyle oluyor.

            Dizinin styling’ini yapan kişinin bir karavanı var. Bu karavanda askı askı kıyafetler var. Bu kıyafetlerin %99’u sponsorluk ile alınıyor. Karakterlere göre ayrılanlar da var çünkü x markası diyor ki benim koleksiyonumu sadece Aras giyecek, şartlı sponsorluk. Bu sponsorluklu kıyafetlerin bazıları süreli, bazılarını devamlılık için süresiz alabiliyorlar. Yada bazen marka pazarlama bütçesinden x TL rakam veriyor. Styling sorumlusu bu bedel ile gönlüne göre harcama yapacak…

            Efsun Yamaç’a kıyafet verir… Bu kıyafet bölümler boyu Yamaç’ı güzel gösterecek, bedenine uyacak, daha önce Yamaç karakterinin giymediği, tercihen yamaç karakterinin tarzında farklı olacak diye eleye eleye o kıyafeti bulurlar. Yok Baykal’ın kıyafetiymiş de, anlamlıymış da…

            Yok öyle şeyler arkadaşlar… 🙂

          • Aaa konu bu değilmiş pardon ^^

        • Nur

          Çukur’da Kubilay’a PR olarak yapılacak bir şey kalmadı. Kubilay, Çukur’da fazla uzun kaldı ve göze batan kadro fazlasına dahil biri gibi. Madem yapımın Kubilay için gelecek planı varmış Akşın’la birlikte öldürselerdi ya.

          Şayet partner PR için geliyorsa 4.sezon için beklentiyi düşürelim. Dizinin içeriğine katkı beklerken yapım başka dizilerine yatırım peşinde.
          Bu kafadan iyi bir sezon çıkmaz.

  • balvin

    Jax intihar etmeye karar verdiğinde liderlik koltuğunu abi gibi gördüğü Chibs’e yani Cumali karakterine karşılık gelen adama teslim etmişti. Finalde koltuk Cumali’ye tekabül eden kişiye kalmıştı yani. Hatta Chibs de kasabanın şerifi olan polis bir kadınla sevgiliydi, Cumali’nin Damla’sı gibi eli silah tutan, sert bir kadınla yani 🙂 Sultan’ın da giderayak ölmesi gerekiyor, çünkü o hastalıklı aile yaşantısını bir arada tutan şey SoA daki Gemma gibi bizde de Sultan. Sultan hayatta kaldığı sürece Yamaç’ın yapacağı hiçbir fedakarlık bir anlam ifade etmeyecek Yamaç ölse bile Sultan yine bildiğini okuyup aynı düzeni devam ettirecek. O yüzden Gemma gibi onun da ölmesi gerekiyor, radikal değişimler için.

    Efsun kısmında hiçbir tahmin yürütemiyorum. Ölecek desem Sena’daki hikayenin tekrarı olur biraz, ölmeyecek desem Efsun var olduğu sürece Yamaç yeniden 2. sezon sonu gibi dağılamaz. Efsun onu ayakta tutar ne olursa olsun, o yüzden Yamaç yeniden darmaduman olacaksa finale doğru Efsun’u kaybetmesi şart. Mesela SoA da geçen bir söz vardı “Bizler sadece beraber olmamız gereken insanlarla olduğumuzda iyi adamlar olabiliriz” diye. Çete üyelerini tasvir ediyordu bu söz. Doğruydu da nitekim. Mesela Tara yaşadığı sürece Jax ne kadar uçlara savrulursa savrulsun hep toparlanmanın bir yolunu bulmuştu, ne zamanki Tara öldü Jax’in kayışta tamamen koptu. Yamaç için de benzer mantık geçerli. Efsun Yamaç’ı ne olursa olsun olumlu etkileyecek bir karakter, Yamaç Efsun olduğu sürece düşse de kalkmanın bir yolunu bulacak hep. Yani sezon başında Efsun’a biçilen büyülü eller ve iyileştirme kısmı yine buraya dayanıyor.

    Tabii bir de İdris’in sırrı olayı var. SoA da Jax’in bir öz bir de üvey babası vardı dediğim gibi. Ve ikisinin de birer sırrı vardı. Öz babası John Teller’in sırrı İrlanda’da bir metresi ve gayrı meşru bir kızı olmasıydı. Üvey babası Clay’in sırrı ise John Teller’i öldürtmüş olmasıydı. Bu noktada İdris’in sırrı ile bir paralellik yaşanır mı bilemiyorum tabii. Ama iki sır da İdris’e uyarlanabilir, İdris’in de bir gayrı meşru kızı çıkabilir, ya da o da Clay gibi geçmişte kardeşi Cumali’yi öldürmüş olabilir.

    • Nur

      Chibs nasıl bir karakterdi?
      Cumali dar görüşlü. Sabit fikirli. Sonucunu düşünmeden ani kararlar alıyor. Öfkesini kontrol edemiyor.
      Tüm bunların farkında olarak sorumluluk alamayacağını Yamaç’a Selami’nin evinde söylemişti.
      Damla, Sultan’ın yerine geçer, Damla’da sorun yok ama Cumali, İdris’in yerine geçemez.

      Yamaç’tan sonra Çukur’un başına Koçovalı bir çift geçecekse Akın ve Songül daha uygun. Songül de yaman bir kızdı hem de Çukur’un kızı..

      Yamaç’ın Efsun’dan büyülendiğini, büyünün bir noktada bozulacağını ve kanlı bıçaklı hasım olacaklarını iddia ediyordum.
      SoA’de anladığım kadarı ile Tara ölene kadar aşkları devam etmiş. Efsun ve Yamaç konusunda SoA’dan farklı bir yol izlenebilir.

      Efsun, Nehir’i izletmişti. Nehir’i izletmesi, arkadaş olması, test’i ilk Efsun’un görmesi.. Burada bir düğüm var. O bebek bir şekilde Efsun’un kucağına gidecek, test’i ilk gören (anneden sonra) kişi olmasının bir anlamı olmalı. Efsun bebeği kaçırıp gerçek annesinin kendisi olduğunu iddia edebilir. Böyle bir şeyi bir şizofren yapabilir.. dermişim:))

  • balvin

    Altta yazılarda ara ara belirttiğim gibi Jax’in bir öz, bir de üvey babası var. Jax’in öz babası John Teller klubün/çetenin kurucu başkanıdır. Tıpkı büyüdüğünde Jax’in de içine düşeceği bir buhrana düşer. Jax çocukken,klubün yasadışı işler yapmasından son derece rahatsızdır, her şeyi bırakma eğilimindedir, o dönemde karısı Gemma ve arkadaşı/sağ kolu Clay arasında yasak bir ilişki başlar ve beraber bir komplo kurup John’un motorunu bozdururlar, o da tırın altında kalıp can verir çok derinine inmeyeyim. Jax daha çocuk o dönem, aklı ermiyor hiçbir şeye tabii, sonra da Clay başkan olur ve Gemma ile evlenir, yani üvey babası olur ve çetenin de yeni lideri olur. Jax de üvey babası ve annesinin öz babasını öldürttüğünü bilmeden çete içinde büyür ve bu sır açığa çıkacağı zamanı bekler. Bu orijin bir şaheser olan Hamlet’e dayanıyor.

    Tıpkı Çukur gibi SoA da bir klasiğe dayanır yani ve bu bile bir benzerlik aslında 🙂 Ama tabii iki dizide birer suç draması ve dayandıkları eserlerden bir noktaya kadar faydalanıp genişleyerek ve suç-aksiyon-dram yönlerine ağırlık vererek ilerliyorlar. Hem lider, hem de ebeveyn olarak “baba” olmanın irdelendiği iki eserden esinlenilmiş olmaları bile büyük bir ortak payda.

    Jax’in öz babası (ki biz onu hiç izlemedik dizide, sadece resimlerini gördük, hikayeyi olan biteni hep o döneme tanık olanların ağzından dinledik, flashback falan hiç olmadı yani ) John Teller’in de bir metresi varmış mesela, İdris gibi. İrlanda da yaşıyordu bu kadın, SoA irlandalılarla çok iş yapıyor ve gidip geliyor sürekli oraya, John da orada görmüş aşık olmuş bu kadına hatta bir de gayrı meşru kızı olmuş ondan. Jax olmasa Gemma’yı da klubü de terk edip bu kadının yanına kaçacakmış mektupları falan çıkmıştı ortaya, yazmış hep orda. Gemma o mektuplar Jax’in eline geçmesin diye ne entrikalar çevirmişti ne entrikalar 🙂 İdris-Meliha bile var yani 🙂 Tabii İdris-Meliha kısmı izlediğimiz çoğu kabadayı içeren dizilerde mevcut.

    Jax’in öz babası olan ve sons of anarchy adlı motorsiklet klubünü kuran John Teller hikayenin geçtiği hayali Charming kasabasında doğmamıştı mesela, orası onun memleketi değildi, bir ailesi de yoktu. 70’li yıllardaki Vietnam savaşında falan bulunmuş bu John, oradan gazi olarak dönünce de yanına asker arkadaşları ve Gemma’yı alıp Charming kasabasına gelmiş yerleşmiş ve burada çeteyi kurmuşlar beraber. Tıpkı İdris’in başka bir yerden Çukura gelip orada kök salması gibi. Bu da aynı.

  • Ben dizi için ekşiye bakanlardanım. diyalog görünce hemen taşıyayım dedim.

    ”every time ı think maybe ı’m heading in the right direction, ı end up in a place ı never even knew could feel this bad.”

    jax teller, season 3 ep 1.

    “Her zaman doğru yöne gittiğimi her düşündüğümde, bu kadar kötü hissedebileceğimi bilemediğim (tahmin edemediğim) bir yere geliyorum (bir yerde buluyorum kendimi).”

  • Mervepus

    Buarada SOA’nın muazzam finalinin bölüm adı “Papa’s goods”

    • Nur

      Gülmeye başladım artık Merve:))

  • Aboudiaby

    Bir şey sormak istiyorum.Bildiğiniz üzere Çukur bir Arnavutluk kanalında kesilen sahnelerle beraber sansürsüz yayınlanıyor.22.bölümde Yamaç Efsunun kapısını kırıp içeri girip öpüşmeye başlayınca sahne biranda kesiliyor.O sahne de sansür mü vardı yoksa sahne sadece o kadar mıydı hala anlayamadım.Bunun cevabını o bölüm yayınlandığında alacağız.Eğer sahnenin devamı varsa niye sansür uygulanır ki.Arasın Dilan ve Hazal ile sahnelerini sansürsüz izledik.Rtük kaygısı var diyeceğim bu sene Aras ve Hazalın sahnesi de yayınlanmazdı.En kötü Youtube var İnternet Özel diye koy sahneyi.Sansür yapacaksanız çekmeyin sahneyi oyunculara saygısızlık zaten sahnenin devamı çıkarsa büyük kaos olur.Sizce Sahnenin devamı var mıydı ?

    • En fazla biraz daha uzundur… (duvara yaslama klişeli) Devamı olduğunu zannetmiyorum.

      • incell

        ahh keşke bir çift fanı olsaydım da diziyi beklemek için bir sebebim olsaydı… fanların dertlerine bak 🙂 keşke benim de öyle dertlerim olsaydı. en azından çekilir olurdu bu durum.

        • Aboudiaby

          Çukuru zaten 3.sezondur Aras için izliyorum.3.sezonda sadece hoşuma giden Damla ve Arasın partnerliği oldu.Bunun suçlusu horzum.Dizide o kadar karakter var ki sadece 3-4 tanesinin hikayesine odaklanmak en iyisi

    • dalavere

      efyam fanısınız galiba. kesilmişse en fazla 10 saniye. duvara yasladığı an artı bir şey olabilir. yani abartıya kaçılmıştır şimdi böyle deyince tuhaf duracak ama bedensel olarak aşırıya kaçma olabilir. tabii aşırı kaçmadan kastım, rtük’e göre aşırı kaçma. kucağına almıştır belki falan yani hayal gücüne bağlı 🙂 başka türlü kesilme ihtimali yok. nehir’de olandan bir farkı yoktu çünkü. ekstra bir şey gelişmiş olmalı ki kesilsin.

      • Aboudiaby

        Aras sever diyelim.Bu sene hoşuma giden tek şey Efyamdır.Birde Barış Arduç.Kapı kırma sahnesinin kesilme nedeni aslında Yapımın zarf atması tüm analizciler 22.bölümden sonra Efsun hamile dediler.Kesinlikle planlıydı.Koskoca Ayyapım analizcilere gelen tepkilere göre hareket ediyor.Gözümde gittikçe düşüyorlar.

  • balvin

    Mesela Yamaç gibi Jax de sürekli çatılarda oturur, dertli dertli düşünür, ya da babasının günlüğünü falan okurdu. Jax’de hep çatılarda otururdu. Çukurdaki hemen hemen tüm önemli karakterin SoA da bir karşılığı var Efsun hariç, bir Efsun’a benzer hiçbir karakter yoktu SoA da.
    https://uploads.disquscdn.com/images/a8662c8fa13c9bb6d1ca9b1a43c00e9e09371c93d045772d27e665817d3d76d6.jpg

    Hatta son bölümde Çağatay’ı bitirmek için Yamaç’ın polisle işbirliği yaptığı gibi Jax de düşmanlardan birini bitirmek için polis bir kadınla anlaşma yapmıştı ama günün sonunda o polis kadını da tuzağa düşürüp ikisini birden haklamıştı. Yamaç daha o kadar olamadı 🙂

    Sena-Nehir ve Tara arasında benzerlik kurdum ve Nehir Sena’nın devamı dedim ama olmayadabilir mesela. Jax’in Tara’dan önce bir karısı daha vardı mesela onu hiç yazmadım halbuki önemli bir karakterdi. Wendy idi adı. Bu Wendy Nehir’e karşılık gelebilir düşününce. Çünkü Jax onu sevmiyordu, öylesine takılıyordu sadece, annesinin zoru ile evlenmiş sonrada boşanmıştı, uyuşturucu bağımlısı serseri bir kızdı bu Wendy, Jax’in büyük oğlunun da annesiydi ama Wendy daha kendine bile bakamadığı için Tara bakmıştı çocuğa. Sonra Tara da bir tane doğurmuş totalde 2 oğlan babası olmuştu Jax. Efsun da Nehir’in oğluna analık yapar mı acaba????

    Aslında dizi eğer 5.sezona uzayacaksa -bence olmamalı- Efsun=Tara gibi olabilir. Wendy/Nehir ölünce çocuğa diğer aşık olduğu kadın bakıyordu. Fakat Tara, Jax’ın annesi ile başta Sena gibi didişip sonra iyice kaynaşmıştı. O da hamile kalmıştı. Sonra kendi benliği aklına geldi ve kaynanasına yine ters düştü ve kaynanası onu öldürdü. Senaryo aynı olmayabilir ama değişik şeyler var.

    • ekleniyor resim de linkte…:)

      • balvin

        Sonradan fark ettim 🙂

    • Ya damda oturuyor dedin ya… Söylecek birşey bulamıyorum…

  • balvin

    Biraz daha devam edeyim o zaman aklımda kalanlardan.

    Nasıl ki Çukur “çukur” adındaki hayali bir mahallede geçiyorsa, SoA’da “Charming” adında hayali bir kasabada geçiyordu. SoA görünüşte bir motorsiklet kulübüydü sadece ama işin yeraltına inen kısmında kasabayı yöneten illegal bir çeteydi aslında. Silah kaçakçılığı yapan sons of anarchy adındaki bu çete, dış tehdit ve başka çetelere karşı da kasabayı koruyor ve kasabaya uyuşturucu girmesine ise asla izin vermiyordu. Koçovalıların çukura uyuşturucu sokmama konusundaki prensibinin aynısı yani

    Bu kadar da değil. Charming adındaki bu kasabaya yatırım yapmak, büyük binalar, alışveriş merkezleri dikmek isteyen bir iş adamı da vardı ilk sezonda, tabii bu görünüşteki niyetti altında illegal çıkarlar da vardı. Alışveriş merkezleri vs ile Charming kabuğundan çıkıp büyüyünce kasabadaki hakimiyetini kaybedecek olan SoA da buna şiddetle karşıydı ve bu iş adamımızla epey kanlı bir mücadele içine girmişti. Adamın adını şu an ben de hatırlamıyorum, kısaca Baykal mı desek?

    Bir de 2 ya da 3. sezonda düşman olarak ırkçı aryan bir grup dadanmıştı Charming’e, arka planda Charming’e alışveriş merkezi falan dikmek isteyen zengin iş adamı tarafından finanse edilen bu sokak çetesi Charming’i ele geçirip uyuşturucu muyuşturucu ne varsa sokmak istiyordu, bayağı yumruk yumruğa sokak kavgaları falan yapmışlardı SoA ile. Onlara da kısaca karakuzular mı desek?

    Jax kulübün/çetenin illegal işler yapmasına son derece karşı bir çocuktu dizinin ilk sezonlarında. Bu konuda atılımları da oldu mesela çeteye ait büyük bir depoyu p*rno film yapımcısı olan aileden bir kadına kiraladı ve onların korumasını da çete olarak üstlendiler. Yani bizim ağır abiler bir anda p*rno film işine girdiler. Jax bundan hiç gocunmadı bile, ailesini yasadışı, tehlikeli işlerden koparmak için yapamayacağı şey yoktu ama en sevdiklerini kaybetmeye başlayınca kafası da koptu gitti. En yakın arkadaşı ve karısının ölümünden önce üvey babasının tam zıttı, tam tersi bir insanı temsil ediyorken, bu kayıplardan sonra üvey babası Clay’i bile mumla aratacak kadar acımasız ve yanlış kararlar veren bir adam haline geldi. Yamaç’ın yaşamakta olduğu sürecin hemen hemen aynısı yani.

    SoA’nın nasıl bittiğini biliyorum ama bundan yola çıkarak çukur’un nasıl biteceğini tahmin edemem. O ayrı bir konu ama kesinlikle çukur’un gelecek zamandaki liderine yani Yamaç’ın çocuğuna dair bir mesaj çakılacağını düşünüyorum. !Spoiler! içeren bir ufak anekdot düşeyim; SoA’nın finalinde Jax oğullarını Charming’ten gönderdi. Eğer Charming’te yaşamazlarsa kaderleri de onun kaderinden farklı olur diye düşündü çünkü Jax adım adım kendi babasının kaderine yürüdü finalde. Öz babasına Jax daha çocukken bir tır çarpmıştı ve babası bir tırın altında kalarak ölmüştü. Jax de çetenin tüm düşmanlarını kendi elleriyle öldürüp, tüm problemleri temizledikten sonra babasının öldüğü mevkide, aynı yolda, aynı yerde motorunu bir tırın üzerine sürerek intihar etti. Jax’ çarpan tırın üzerinde kocaman bir logo vardı ve o logoda “BABA’NIN EMANETİ” yazıyordu. Efsun’un Yamaç’a anlattığı ilk masalın adı yani .

    Yani Jax Charming de kaldığı sürece babasının kaderinden kaçamayacağını anladığı için oğullarını Charming’ten gönderdi. En azından ölürken bu konuda içi rahattı, çocukları daha küçüktü nasıl olsa, bütün bu olanları, Sons of Anarchy adlı çeteyi, babalarını, dedelerini bilmeden büyüyeceklerdi. Ama öyle olmadı. Annesi Gemma giderayak yine yaptı yapacağını ve tıpkı Jax’i Charming’e mahkum ettiği gibi torununa da zehri saldı. Final bölümünde kısacık bir anda kaşla gözün arasında Jax’in büyük oğlunun eline üzerinde “SON” yani “oğul” yazan çete yüzüğünü tutuşturdu. Ve biz en son sahnede Charming’ten ayrılırken “son” yüzüğünü parmağına takan Jax’in oğlunu gördük. Çukur’daki tohum hikayesi yani, Yamaç ölse de bitmeyecek olan lanet 🙂

    Çukur’un finalinde kim ölecek kim kalacak bilmem ama aynı SoA’daki gibi tohum mesajıyla biteceğini düşünüyorum ben.

    • Şaka gibi. Diyecek söz bulamıyorum. Bu kadar benzerliğe uyarlama haklarını satın almış olmaları gerek. Uyuyan devi uyandıralım mı? Evladım bana SutterInk ile Linson Entertainment’ı bağla 🙂

      • Nur

        Şayet şirket dava açsa, sonuna kadar haklılar. Bu kadarı esinti falan değil.

        • Haberleri yoktur 😇

    • Mervepus

      Balvin çok yaşa 🙂
      Arada sevdiğim bölümleri açar izlerim. Çokta benzerlik bulduk ama ne kadar unutmuşum kaç sene olmuş. Sen yazınca hakkaten falan dedim hatırlayıp. SOA tam bir kaliteydi baştan sona. Çukur öyle başladı ama daha 2.sezon sonunda üzdü bizi.

  • balvin

    Bu arada Sons of Anarchy konusu açılınca canım çekti biraz sevdiğim sahneleri falan izledim, özlemişim. Çok sevdiğim bir diziydi. Sonra da yeni yeni paralellikler/benzerlikler fark etmeye başladım, biraz daha üstüne düşününce. Mesela alttaki yazıda Vartolu ve Opie arasındaki benzerlikten bahsetmiştim. Bu iki karakterin de ana karakterler Yamaç ve Jax’in en yakın arkadaşları/kardeşleri olması, üstelik Yamaç ve Jax’ten daha çok sevilmeleri benzer özelliklerdi. Bunu yazıyı yazarken kendiliğinden aklıma gelip eklemiştim. Hiç öyle karakter özelinde benzerlik aramamıştım bilinçli olarak. Ama o şekilde düşününce daha da şaşırtıcı hale geldi iki dizi arasındaki paralellikler.

    Mesela nasıl ki Yamaç’ın bir Vartolu’lusu olduğu gibi bir de en büyük abisi, koruyucusu, kollayıcısı Cumali varsa Jax’in de aynı şekilde kendinden yaşça daha büyük olan, sürekli arkasını kollayan, ona kızma azarlama hakkı da olan Chibs adlı bir çete üyesi de vardı. Jax çetenin başkanı/lideri olduğu için Chibs’ten rütbe olarak yüksek olmasına rağmen, Chibs Jax’i küçük kardeşi gibi görür ve korurdu. Hatta ve hatta Chibs’in Jax’e taktığı bir lakap vardı ve hep öyle seslenirdi “jackie boy”. Tıpkı Cumali’nin Yamaç’a “bebe” demesi gibi, Chibs de Jax’e “oğlan çocuğu” anlamına gelen “boy” lakabıyla seslenirdi hep. Bunlar bir tesadüf için biraz fazla bence .

    Daha da devam edebilirim. Tıpkı Akın gibi Sons of Anarchy’de de Jax’e ihanet eden Juice adında yaşça herkesten daha küçük ve toy bir karakter vardı ve tıpkı Yamaç’ın Akın’a güvenmediği gibi Jax de Juice’e güvenmiyordu, hatta bir keresinde kulağına sessizce “bana ihanet ettiğini biliyorum” diye fısıldayıp yanağından öpmüştü 🙂

    Selim’e karşılık da çetenin muhasebecisi olan, para işlerine bakan ve hep aklını mantığını kullanarak çözüm üretmesiyle bilinen Bobby vardı.

    Devamı hala var. Tıpkı Emmi karakteri gibi Jax’in de “old man” diye hitap ettiği Piney adında yaşlı bir karakter de vardı çetede. Piney Jax’in ölen öz babasının en yakın arkadaşıydı ve dizi boyunca kritik anlarda Jax’e akıl veren, uyaran, babasından bahsedip yol gösteren bir karakterdi.

    Bitmedi. Tıpkı Aliço gibi Jax’in de ara sıra bir yerlerde rastladığı çöp toplayan meczup bir kadın karakter vardı Sons of Anarchy’de. Aliço kadar etkin bir rolü olmasa da sezon finali ve final bölümü gibi önemli anlarda ortaya çıkıp Jax’e yardım ediyordu.

    Hatta inanır mısınız İdris-Paşa ikilisinin bile karşılığı var, Clay-Tig. Jax’in üvey babası ve çetenin ondan önceki lideri olan Clay bütün kirli ve gizli işlerini Tig adındaki sağ koluyla yapardı. Tig Clay’in olduğu kadar Clay’in karısı ve Jax’in de annesi olan Gemma’nın da gizli saklı kirli işlerini yapardı aynı zamanda. Jax lider olunca Tig’i de kontrolü altına aldı.

    Kemal’a karşılık gelen bir karakter de var çünkü; Happy. Happy de fiziksel kuvveti ve kavga/çatışma/aksiyon olaylarında çok büyük varlık gösteren, onun harici düz bir adamdı ve tıpkı Kemal’i oynayan oyuncu gibi Happy’i oynayan oyuncu da dizinin kamera arkasında emeği, katkıları olan bir adamdı 🙂

    Hep bir Peaky Blinders muhabbeti dönüyor Çukur mecralarında. Ama bana göre Çukur Peaky Blinders’dan ziyade Sons of Anarchy esinlenmeleri/öykünmeleri taşıyan bir dizi.Çukur’da Muhittin abi karakterini canlandıran oyuncu da Sons of Anarchy hayranıymış bu arada. Sons of Anarchy baskılı tişörtle pozu var adamın 🙂

    Yine altta Jax-Terra-Gemma üçlüsünün bildiğimiz Yamaç-Sena-Sultan hikayesinin kopyası olduğunu söylemiştim. Yahut Yamaç’ın bu sezonki babasına benzeme evresi yine burada da var. Jax karakterinin günlüğüne yazdığı satırları yine alttaki yorumda belirtmiştim. Yamaç’ın benzemekten kaçtığı şeye yakalanması SoA’da aynen işlenmişti. Yani Çukur için hep bir Godfather, Peaky Blinders, Narcos adı geçiyor ama baştan aşağıya Sons of Anarchy kokuyor. ‘dalavere’nin de dediği gibi Gökhan Horzum hikaye üretmiyor, karakter yaratmıyor. Sadece çatıştırıyor. Özgünlük 0.

    • incell

      ee yuh! bildiğin Çukur’u anlattın balvin. Bu sene gördüğüm ve duyduğum şeylere Gökhan Horzum beni çok şaşırttı. Özgünlüğü yok dizinin. Biraz daha bu sitede durursam, diziden soğuyacağım galiba 🙂 Bir de aşağıya pek inemiyorum. Çok karışmış. Sena, Yamaç ve Sultan durumu için yazdığın şeyin linkini atabilirsen iyi olur.

      • balvin

        Bıraktım buraya incell. http://disq.us/p/29icdo0

        • hayalmeyal

          Bir önceki yazdığın yorumu da okumamıştım. Bununla beraber okuyunca Harbiden de oha diyorum. bu kadar da olmaz. kral tsongordaki efsun ve arık böke’den sonra bunu ben de kaldıramadım. çok garip geldi.

        • incell

          okudum şimdi 🙂 Çukur’daki dövme, Sena’nın Sultan’ın didişmesi, Yamaç’ın kaçmaya çalıştığı adama dönüşmesi artı olarak Cumali, Kemal, aliço, paşa, emmi, Selim, Akın, vartolu gibi örnekleri de görünce diziye bakış açım ciddi manada değişti.

          • diziden giderek soğuyor muyuz 🙁

          • incell

            ben buz gibi oldum bile 🙂

          • Nur

            Bu kadarı bana da çok fazla geldi.

    • Nur

      Balvin, ne kadar ilginç!! Çok şaşırdım. Tamam ordan esinti burdan esinti olduğunu biliyorduk ama bu çok fazla.
      SoA’yı bu günler geçsin izleyeceğim. Bu günlerde odak sorunum var da..

      Aslında Kral Tsongor incelemesi yapmışsın ya onun benzerini SoA- Çukur için yapabilirsen çok iyi olur.

      Aklımının almadığı bu kadar yerden bu kadar irili ufaklı esinti zihni yormaz mı? Daha zor değil mi?

      Bu arada pek alakalı değil ama aklıma geldi.
      Taaa aylar önce nette bir şeye bakıyordum önüme bir tez düştü. Hacettepe Üniversitesi diye hatırlıyorum ama Ortadoğu Üniversitesi de olabilir. Galiba master teziydi ya da doktora, unuttum. Eski türklerde ordu düzeni, Mete Han’ın ordu düzeni vs.. Tezin yazarı bir Afgan ve İsmi Raşit Fazlullah. Raşit Fazlullah’ın rolü dizide bitmişti o yüzden anlık şaşırıp geçmiştim. Bu sezon Erdenetleri anlattığı sahnede aklıma geldi. Gerçek Raşit Fazlullah’ı Hoca tanıyor olmalı ya da nette diziye katkı için bakarken o tez’e mi denk geldi ve ekledi, bilmiyorum.

      KaraKuzular’ın sembolü de Runik alfabesinde var. Çukur’un sembolü de bir yerden alınmaydı. Ama bu tür şeyleri sanat grubu yapıyor galiba.

      • balvin

        Nur, Karakuzular ve Baykal’ın bile SoA’dan alındığını söylesem… Şaşırır mısınız bilmem ama ben artık şaşırmıyorum 🙂 Şuan yazmaya üşendim.

        • Nur

          Ahhaaaa!! Karakuzular’da mı!!
          Karakuzular’ın Hoca’nın özgün fikri olduğunu sanıyordum. Baykal neyse de KaraKuzular da.. Şaşkınlık içindeyim.

    • Nur

      Jax’ın Juice’a ” Bana ihanet ettiğini biliyorum” demesi, S1’de Yamaç’ın Selim’e aynı sözü söylemesiyle eşleşiyor. O sahnenin gerçekte yaşanmadığı zihinsel bir oyun olduğu daha sonra verilmişti…

    • Aaa… Ee çukur bu…

      • Nur

        Evet yaa…

    • Nur’un fikrini çok sevdim. 🙂 ayrı bir yazıda toparlasak mı?

      • balvin

        Aslı, yalan olmasın çok üşeniyorum. Belki erinirsem bir gün. Karkuzular ve Baykal kısmı da var bunun…

        • Nur

          Balvin lütfen kafan rahat olduğu bir zaman yaz. Ben de üzerimdeki ruh halini atlattığımda diziyi izler ve yazının altına yorumda bulunurum.

          • balvin

            Dediğim gibi diziye tekrar bi göz atmam lazım. Kral Tsongor yazılı bir metindi. Onları birebir yazmıştım. Bu çok farklı. Şuan detaylı anlatamıyorum çünkü aklımda kalan o kadar 🙂 10 sene oldu neredeyse. Dizi tabii 2014’te bitti ama bahsettiğim kısımlar 7-8 sene oldu. Bunları yazı olarak toplamak için daha fazla argüman lazım. Bu 1 aylık süreçte yapabileceğim bir şey değil bu.

          • Yaz uzun 🙂 Keyfine göre toparlarsın bir ara 🙂

          • Nur

            Balvin, lütfen.. lütfen..
            Şu an’a kadar yazdıklarını düzenleyip fotoğraf eşleştirmeleri falan.. Bu başlık açılır burda durur biz de yorumlarız.
            Hepimiz için faydalı bir yazı olur.

            Bambaşka bir açılım yaptın sen. Yazdıklarını şaşkınlıkla okuyorum.

          • Mervepus

            Nur kesinlikle izle. Aslı bence sen de çok seversin bence. Gerçi yukarıdaki yorumda çoğu şeyi yazmış balvin. Spoiler bile denmez diziyi yazmış 😅

          • Nur

            İzleyeceğim Merve. Kesinlikle.
            Spoiler ile sorunum hiç yok. Hatta böyle olunca daha da merak ettim.

          • Mervepus

            Kesinlikle!! Asıl o olay o duruma nasıl geldi diye merak ediyorsun

          • Yazın bakabilirim aslında… Haziran’da Dark 3 başlamadan 1 tekrar ve 2’yi izleme planım var. İş, gaz gelip aldığım online kurs derken bu arada sadece mini dizi izyebiliyorum. 6- 8 bölüm. the end.

          • Mervepus

            Dark kim kimdi görselini indirdim bakıyorum hazırlık önemli 😅 uzun olduğu için yazın daha mantıklı

  • Nur

    Sevgili Aslı.

    Bir sorunu dile getirmek istiyorum.
    Sayfanın sağında Facebook, Twitter ve Mail logoları onların biraz altında çan logosu var.

    Yazarken bu logolara gelince logolar üstte yazı altta kalıyor. Yazdığımı göremiyorum. Zaten imlâm bozuk. Bu yeni uygulamayla çok fazla imlâ hatası yapıyorum. Hataları sonradan düzeltmeye çalıştığımda yine bu logolar oluyor. Birine yanlışlıkla dokununca sayfa gidiyor, geri getirmek ayrı bir sorun.

    Logoları yazı alanının en altına bir yere koyma imkânın var mı?
    Belki diğer arkadaşlar da bu dertten muzdariptir belki yazarken onların ekrana bakması gerekmiyordur ve sorun olmuyordur. Benim bu denli hatalı yazmamın nedeni logolar.

    Aklında olsun istedim.

    • Minik kırmızı alarmı tıklarsan bloga yeni yazı geldiğinde bildirim geliyor. Eğer bu opsiyonu istemezsen onu direk kapatabiliyorsun. Evet yada Hayır olarak tıklamadığından sürekli çıkıyordur.

      Yazıyı sosyal medyada paylaş bir sitenin olmazsa olmazı. Bunu sitede farklı yerlere yerleştirebiliyorum ama en doğru yer sayfanın sağı. Sürekli paylaşmaya yönlendirmesi için (Paylaştıkça artar sevgiler 🙂 ) yapışkan bir şekilde yazı kaydıkça bu ikoncuklar da kayıyor. Seni takip ediyor 🙂

      İkonun büyüklükleri ayarlanabiliyor. Ama benim seçim en küçük. Mobil ekran boyutun nedeni ile büyük görünüyordur.

      • Düzeltme, bildirimleri iptal etsen de kırmızı alarm görünüyormuş 🙂 belki fikrini değiştirirsin diye ^^

        • Nur

          Bir de yazı bitip göndere gelince ‘gönder’ mail ve alarm logosu arasına sıkışıyor. İkisinin arasını ayarlayıp tıklama maharet gerektiriyor.
          Neyse zaten hatalı mı falan bakmadan yolluyorum. Okuyanlar kusura bakmasın artık:)

  • Nur

    Mafia film ve dizilerinde kadın ön planda olmuyor zaten ama kadın olmadan zaten hikayeyi kuramazsın. İlk sezon Hale’den itibaren çıkar kadınları geriye bir şey kalmaz. Sena’yı Yamaç’ın Sadiş’i Salih’in, Sultan’ı İdris’in hayatından çıkaralım geriye kalan ne? Mihriban’ı çıkar bakalım geriye kalanı gör. Kadınların silah kullanmasına gelince; genelde sevmiyorum ama Damla’ya (Koçovalı) yakıştırmıştım. Geçenlerde burda Elvis’in sevgilisinin konusu açılmıştı mesela o kadına da yakışmıştı. Böyle kadınlar olabilir, neden olmasınlar ki? Gerçek yaşamda asker- polis- sivil dünya kadar kadın silah kullanıyor. Damla gibi karaktere oturan bir şey olursa severim.

    Nehir’den bana duygu geçmiş ve sevmiştim. Efsun’u sevmiyorum ben de. Bu konu göreceli. Nehir beni kendisine ikna etti. Oyunculuk kriterimin en başında gelir bu.Onunla empati yapabiliyordum. Duygularına hakimdim. Mutlu olunca ben de seviniyordum, ağladığında ( Aliço’nun kulübesinde) çok üzülmüştüm. Kürtaj+köşk, farklı bir nehir var ve içimi acıtıyor. Vartolu’nun değişimini çok uzun süre kabullenememiştim Vartolu’dan deneyimle yok sayıyorum. O eski Nehir yok, gitti diye.
    Efsun’u başlarda anlamaya çalışıyordum. Kendimce epeyce de gayret ettim.. Bana hitap etmiyor. Hiçbir şey hissetmiyorum. Oyunculuğu da ilgilendirmiyor beni. Sevmiyorum.

    Ece Yaşar’a bir haller oldu bu sezon. Aşık kadın rolüne giremiyor. Diğer sahneleri tamam bence. Yemek esnasında tuhaf bir tepki verdi, evet. Ama acaba yönetmen masada herkese tepkisiz kalın falan bir şey mi dedi? Masadakilerin hepsi tuhaftı. Hele Öner Erkan, Selim, en çok ona şaşırdım. Nasıl soğuk, bir şey olmamış gibiydi, bilemedim.

    Azer’i 4.sezonda aksiyonlara sokarlar. Sevdiği kızın düğününde Vartolu’nun İdris’e yalvardığı gibi gider Yamaç’a yalvarırsa at Azer’i çöpe. O düğünü dağıtması lazım. Başka türlü olmaz. Ha orda öldürülür mü? Belki.

    Efsun’un hikayesi aşk hikayesi. O anlamda çıkmaz yok tabi. Sevenleri izler. Onlardan biri ben değilim.

    Arık bir kaç kişiyi götürecek, belli oldu. Zaten kadro kalabalık. Koçovalılar’dan can alacaksa Vartolu ve Selim’e veda etmek zor olur. İçimde Vartolu ölecek gibi bir ihtimal var. Erkan çok bıktı diziden. Vartolu’yu da anca Arık gibi yüksek profilli biri öldürürse olur ( neyse belki Vartolu eski haline döner. Ölmesin. Umut etmeye devam)

  • dalavere

    merhabalar, 3.sezona ve gökhan horzuma bir ufak dokundurup çıkacağım.

    Öncelikle gökhan horzum sen bir korkak adamsın. yazdığın tüm karakterlere ihanet ediyorsun. o çok önem verdiğin yamaç da dahil. bu sezon izlettiğin şey veya izletmeye çalıştığın olaylar silsilesi bomboştu. dizinin castına yazık, 2 saat oturup izlediğimiz 26 bölümün hepsine yazık. bu diziyi biz, mahalle, koçovalıların aile bütünü için izledik. koçovalılar hadi neyse de o mahalle artık yok. bir kere mahalleyi bağlamıyor hikayen. yani sadece iki üç ergenin kol gezdiği bir mahalle oldu. bir kere artık mahallede gördüğümüz tanıdık yüzler de dizide değil. çukur kahvesi yol geçen hanı. hani bu mahalleye giren yabancıları izleyen çatıcılar? nerede haber veren çatıcılar? arık böke elini kolunu sallaya sallaya girdi. tamam belki vermek istediğin bir mesaj bu ama mantıksız. adam gitmiş kahveye oturmuş, çaycı gelip haber veriyor yamaça. normalde o adam gelmeden yamaça haber gitmesi gerekmiyor mu?

    yanlış castlar ve harcanan karakterler de var. örneğin burak dakak ve akın koçovalı tamamen apayrı, uyuşmayan cast. yok abi olmaz. burak dadak iyi oyuncu olabilir ama casta uymuyor. akın koçovalı karakteri için burak dakak fazla sırıtıyor. oyunculukla kapanmayacak durumlar var. dışarıdan baktığın zaman bu adam karacadan küçük duruyor bir kere. 3.sezonun çuvallamasının en büyük nedeni bu karakter. oyunculuğu iyi, cocuk oynuyor ona lafım yok. karakterle uyuşmuyor bence. mesela ilk sezon bu çocukla celasun kapışıyor demişlerdi değil mi? şimdi bu çocukla celasun kapışabilir mi allah aşkına 🙂 mesela geçen sezon akşını öldürdüğü zaman karaca-celasun yakınlaşması yazacaktı. sonra akın çıkınca celasun-akın çatışması olarak bir yan hikaye oluşturacaktı. fakat çok tepki alınca karaca-celasun’u çekti el atından. çünkü karaca’nın “bana geleceksin” repliği ilk sezon boşuna yazılmadı.

    azer kurtulus… gerek yoktu, hem de hiç. aksiyon unsuru mu gerekiyor? istesen yazarsın, kendi içinden bile çıkarırsın bunu. şimdi fancıklar var. sırf oyuncuyu seviyorlar diye adama laf etmiyorlar üstüne ettirmiyorlar. yakışıklı, fiziği var oyunculuğu yok. yani abi, bu cukur kadrosu içindeki en çürüğü o. adam toy, diyalog okuyor sonrası yok. ekstra karaktere kattığı bir şivesi ve tonlaması var o da adanalı oluşundan kaynaklı yani çalışılmış bir durum değil. jest ve mimik yok. kendinden kattığı bir şey yok. karaca ile sahnelerindeki diyaloglarında hani ilkokul tiyatrosunda olur ya, karşı tarafı dinler direk konuşursun. aynen öyle, istiklal marşı okuma yarışmaları olur ya hani, küçücük çocuklar ezberledikleri on kıtayı abarta abarta oynarlar. diyalog, diyalog, diyalog fazlası yok. gerekirse ne diyeceğini bilip doğaçlama bile yap, ama sakın ‘ben ezberim, ben ezberim’ diye bağıran diyalog oyunculuğu yapma demek istiyorum. oynadığı karakter de diziye katkı vermedi. 30 bölümdür dizide, şuan ön planda olduğu bölümler dahil etkisi yok. bakın bu adam testosteron diye izletiliyor o kadar.

    velhasıl kelam sezon tamamiyle çöp. duvar yazılarında imdat diye bağırıyordu bazen 🙂 “her şey her şeye bağlıdır” “her şey iptal” gibi duvar yazılarıyla tamam biliyorum çok dağıttım konuyu ama toplayacağım sabredin diye çığlık atıyordu. allahtan corona geldi de nefes aldı. yoksa 4.sezonun ortasında final yapacaktı veya şuan finali izlemiş olacaktık.

    yani en büyük sıkıntısı hikayesine, karakterine sadık bir adam değil. vartoluya sadık kalmadın. karakter elin yancısı oldu. 2.sezon yücel-baykal-karakuzu işini sıvadı da sıvadı. karakuzular ve bulgar mafyası, şampiyonlar ligi gibi ifadeler vardı. yani aslında bu tür şeyleri bazen kurnazlık yaparak beklenti yükseltip ekrana bağlama mantığıyla yapıyor. yani yazacağından değil. biri yazmış buraya. hikayeyi o yazmıyor diye. evet o yazmıyor yani hikaye yaratma yok adamda. çünkü ilk mafya işi. ve deneyimi yok. senaryo matematiği var ama hikayesi yok. çalıp çalıp hikayeleri yutturuyor izleyiciye. başarılı bir senarist değil. asla da olamayacak. bu güzelim oyuncu castıyla türkiyenin en iyi dizileri arasında listeye adını yazdıracakken, overrated diziler listesine kaydırdı kendini. ne diyelim kına yaksın.

    • Nur

      Merhaba Dalavere. Hoş geldin.

      Aslı beni blog’una nöbetçi bıraktı. Geleni karşılıyorum:) Laf dokundurup çıkmak yok. Sana laflar hazırladım. Hele onları bi oku bakalım. Neler diyeceksin, görelim.

      Akın’ın astımı vardı. Astım ilaçları beden gelişimini etkiler. Akın’ın astımı olmasa dahi minyon olması hiç önemli değil. İlk sahnesi hepimiz için sürprizdi ve karakter çok net bedenine oturmuştu. Celasun’u çocukken döver zira İdris’in torunu. Celasun’un İdris’in torununun ağzını burnunu kıracak hali yok. Kaldı ki avukatın başını ezerken deli kuvveti vardı. Ringde Songül’ün ağabeyini dövdü. Deli kuvveti var Akın’da.

      Mahalle, çatıcılar, kahve konusunda haklısın. Mahallenin kendine has imajı kayboldu.

      Cihangir, Azer’i benimsetmişti. Hikayesi dağıldı ve savruldu. Azer de senaryonun kurbanı oldu.

      Salgının şans olduğuna ben de inanıyorum. Reytingler iyiyken bile dizi çok yanlış bir yoldaydı. İzleyici tepkisini algılayamadılar. Çukur’un çatışmaları hep olay olurdu düşman karakteri canlandıran oyuncular ünlenirdi. Çatışmanın nedenine ikna olur adım adım süreci izler tahminlerde bulunurduk. İstanbul Savaşına ikna olmadık. Azer’in ha bire pusu kurmasına, kadınları kaçırmasına ikna olmadık. Akın’ın babaannesini, annesini, kardeşini düşmana verecek, dedesini öldürtecek kadar kini niyeydi, ikna olmadık. Çağatay’ın sokaktan bir it kopuk gibi bel altı vurmalarına ikna olmadık.
      Nehir’le neden aynı rüya görüldü, gidişat rüyayı anlamsız kıldı, anlamadık. Efsun’un önce kararlılığı sonra kandırılmışlığı, milyarlar idare eden iş kadını portresine aykırılığı++
      Çukur’a bir anda uyuşturucu girmesi, Metin’in bağımlılığı ++ say say bitmiyor. Gidişat iyi değildi. Allah’tan Arık geldi, ara verildi. Toparlanır.

      Mafya dizisi tam Hoca’nın kalemiymiş. Çukur’u sevdiren ana etken Gökhan Horzum’du. Bu sezon Damla Serim bırakmış olmalı. Damla Hanım’ın ismi hiç bir dizide yok. Deneyimsiz birinin Çukur gibi çok karakterli, komplike bir dizide inisiyatif alması inanılır gibi değildi ama oldu. Salgın arasında Hoca dinlenmiştir. O yazmaya başlayınca eski Çukur’umuza kavuşacağız.

      • dalavere

        merhaba nur, hoşbuldum

        akın astım hastası sebebiyle minyon olması fikrini benimsemiş olsaydı eğer, yangının içine atıp yüceli kurtaran kişi olarak yazmazdı galiba. o kısmı atladığını düşünüyorum. bile bile yazdığını düşünmek dahi istemiyorum. ha dediğin gibi astım olmasa bile bedeni oturmuştu kısmına katılmıyorum hala. bu karakterin gerçekçiliği zaten yok. o psikopatlığını alamıyorum bir türlü. tüm koçovalılarda o psikopatlık hissini alıyorum ama bir tek akın’da alamıyorum.
        avukat olayı derken, geçen gün sansürsüz haline denk geldim. iyice emin oldum. izleyen oldu mu bilmiyorum. yine arnavutluk kanalında verilmiş sahne. akın, avukatın kafasını bildiğin eziyor. her yer kan revan oluyor. ezilmiş hali bile gösteriliyor. o sahnedeki performansı bana geçmedi. ezerken bağırmaya devam ediyor. remzi de
        yanında iğreniyor falan.performansı iyi gelmedi daha doğrusu midem bulanınca odaklanamadım.

        cihangir bana 3.sezon 1.bölümden beri itici geliyor. daha dogrusu ben ilk geldiği zamanda performansını aynı buldum. seyhan’ın öldüğü sahnede ağlamıyor bile. direk kesip atmışlar zaten orayı. yok olmuyor, çok zayıf. bağırıp çağırma dışında vasat. karakter de sıkıntı yok.

        vallahi düşmanlara gelince yücelden sonrası tutmadı.yücel hele en anlamsızıydı. boş kutu, adamda öfke yoktu hiç. bir kere intikamı yamaçtan alması yine saçma. idris’e acı çektirse tamam da yamaç ne alaka yani.

        nehir-efsun durumuna girmeyeeceğim. yazmaktan bıktım, içim dışım efsun-nehir oldu. beni bağlamıyor o kısım. yamaç özelinde belli başlı şeylere sadık kaldığı için eleştirmiyorum. inatla kendi hikayesini yazıyor yamaçta. tepkilere rağmen yamaçı itici hale getiriyor. bundan çekinmiyor. bu yüzden ekseninde bulunan nehir-efsun durumuna yorum yapmıyorum. daha doğrusu nehir sadece yamaçın ekseninde. efsunun hikayedeki yeri ayrı.

        efsuna gelirsem, karakterin bir sebebi net değil. kararlılığı yok. her bölüm farklı bir odağı var. babası yok sayıldı bir anda ve yamaçın safına geçti. sorgu-sual kısmı yok. garip ve saçma. yazmak istediğini yazamadı. çok güçlü bir düşman aşkı yazmayı planlamış sezon başı. güçlüden kastım, öldürecek kadar sevmek gibi bir şey. birbirlerinin canına kast ederken birbirlerini seveceklerdi, yani o yöndeydi hikaye. efsun, yamaça inandı peki, babasını öldürenin peşine neden düşmedi ve nehir ile aynı statüye düşürüldü hala anlamadım ve anlayamayacağım. sadece aşk ile romantiklik durumuna geçildi. arık gelince senaryosu açılsa da yeni hikayelerine girilecek olsa da hikayeye giriş yaptığı yerden koptu ve inandırıcılığı kalmadı. seyirci de zaten buna takılmıyor. efsun erkek izleyici gözünde çok güzel bir kadın. yamaça eksisi yok artı olarak yardımı var. yani izleyici seviyor genel manada. o yüzden de tepki çekmiyor azer ve akın’da olduğu kadar.

        mafya hocanın kalemiymişten ziyade hocanın mafyatik olayları ve dramaları bağlaması, çatıştırması güzel. hikaye kendisinin değil. mafyatik olaylara hakim değil. yüzde yüz yardım alıyor bu kısımda. önüne gelen hikayeyi bağlamada iyi. daha doğrusu iyiydi. artık o da yok. damla serim’e fazla bırakması da onun saygısızlığıdır. eğer ona bıraktıysa çoğunluğu iyice nefretim artar.

        • Nur

          Akın’ı en başta yadırgamışsınız. Ben baştan kabullendiğim için sorun yaşamıyorum.

          Akın’ın kesilen sahnesini izledim RTÜK’ten dolayı kesilmiştir. Gereksiz vahşetti. Bu tür sahneleri sevmiyorum zaten.
          Bu arada Akın’ın bir avukatın başını ezmesi manidardı. Hukuku katletmiş oldu..

          Akın’ın Yücel’i kurtarma operasyonu inandırıcı değildi. Saçmaydı. Kaale almıyorum onu.

          Seyhan’ın ölümünde mizansen kötüydü. O sahnede bir tek Cihangir’i beğenmiştim. Seyhan ve Yamaç çok yapaydı.

          Çeto’yu öldürmeyeceklerdi. S2’nin zaafiyeti o oldu.
          Karakuzular’ın sezon sonuna kadar devam etmesi şarttı.

          S3 onayı alınınca senaryoda yeni sezona göre değişiklik yapıldı.

          KK 01 Meliha’ydı, vazgeçildi. Yücel anlaşması bitenleri öldürmek için yüzüklü yapıldı.
          KK 01 konusu kapandı.

          Bildiğim kadarıyla Sena ve Akşın depoda Karakuzular baskınında öldürülmüşlerdi, değişti.

          İdris Baba, Meliha’ya giderken arabasında saldırıya uğramış yaralanmıştı ölüp ölmediği belli değildi. Değişti.
          Meke ve Celasun mahalleye saldırıda yaralanmışlardı büyük olasılıkla ölmüşlerdi, değişti.

          Depoya baskın sahnesi değişti. Mahsun, Sena’yı aldı.
          Sena ve Akşın tekrardan öldü ama bu kez çok trajik ve unutulmaz biçimde.

          Tüm bunlar, Yücel’in yüzüklüye evrilmesiyle sağlandı ve tabi ki
          inandırıcılık zedelendi.

          Nehir’in misyonu baştan belliydi. Bebek. Rüya ile hemen tescil edildi ve hep o yönde ilerledi.
          Bence başka bir misyonu da vardı. Yamaç’ı ilk kurtaranın o olduğuna inanıyorum. O hikaye her nereye varacaksa iptal edildi. Nehir’i olmasa da bebeği Yamaç’ın isteyeceğini sanıyordum hatta bence o istememe durumu da sonradan yaratıldı. Nehir karnında bebekle Yamaç’ın kamburu oldu. Baştan böyle planlandığını hiç sanmıyorum.

          Efsun konusu daha da karışık.
          S2 finalde Topuklu ile çok güçlü ve kararlı düşman portresi çizildi. S3, işbirlikçileriyle 2 teras sahnesi, Yücel’i hastanede ziyareti baştaki profile uyuyordu.
          Bence Damla Sönmez çok narin ve zarif kaldı, bir şekilde imaj üstüne oturmadı Yamaç’la aşk öne geçirildi arkada kalan soru işaretleri boş bırakıldı. Zaten çiftin hayranları onları sorgulamıyor hatta sorgulanmasından rahatsızlar. Diğer izleyici de umursamıyor. Aksiyon izleyicisi psikopat, racon sahibi “erkek” düşman seviyor. Efsun o kategorinin yanından dahi geçmedi. Çukur için iddiası yok. Koçovalılarla alıp vermediği kalmadı. Yamaç’ın üçgeninin gözde olan tarafı. Başka da hiç bir hikayesi ve amacı yok. Belki 4’te bir şeyler değişir ama sanmam.

          Mafia kesinlikle Hoca’nın kalemi. Aslında mafya değil. Kabadayılı. Mafyayı yazamaması konusunda haklısın. Eski İstanbul kabadayılığını yazıyordu ve çok başarılıydı. Özellikle İdris Baba karakteri. Ercan Kesal’ın da sayesinde çok inandırıcıydı. Yamaç mesela, bence hiç olmuyor. Kabadayı değil, mafya babası değil. Mahallenin kabadayı babası profiline İdris ve Vartolu uygundu. Vartolu çok evrildi ve olmaz zaten ama bu denli evrilmese en uygun karakter oydu. Yamaç asla değil.

          • dalavere

            akın’ı baştan değil de sezon finalinde cukurun başında boğazına kadar iliklenmiş gömleği ile görünce yadırgadım ve daha sonra mahallede gezmesi, hal ve hareketleri ile inandırıcı bulamadım. belki bir bocalama işiydi deyip geçtim fakat 2.bölüm sonunda uyuşturucu işince karaca tarafından salak durumuna düşürülünce karakteri yadırgadım. bu kadar zeki lanse edilen bir karakter karaca gibi bir gereksizin elinde oyuncak oldu. orada ipler koptu bende.

            seyhan durumunda tam tersine seyhan’ı başarılı buldum. aras zaten orada değildi. hele cihangir’in ses çıkarmadan ağlama seansına gülmüştüm. seyhan onu iteklerken ki ağlayamaması falan…

            kk 01 olayı meliha olsa yerden yere vururdum bunu. iyi ki de olmamış. eğer dedikleriniz kesin doğruysa bu iş yine gokhan horzuma patlar. şimdi zorunda kaldı gibi söylemlere gelemiyorum. bir kere bu adam her seferinde “daha iyisini bulursam bozuyorum” diye defalarca söylemde bulunmuş birisi. yok yapım ona öyle söyletiyor falan gibi komploya gerek yok. adam doğal doğal söylüyor bunları üstüne soru-cevap bir şey de yapıyor bunu. son anda çok bozduğum senaryo oldu diyor defalarca. plansız, dam dum gidiyorsun abicim sen işte. yok sene başı şunu planlamış da falan fiso onlar. şu dizide sene başı planladığının %95’ini yapmıyor bu kesin. daha doğrusu uzun vadeli planı yok.

            nehir’in misyonundan evvel nehir karakterine neden ihtiyaç duyuldu onu sormak lazım. ne alaka ile ne bağlamla, hikayemize ve çukura nasıl bir etkisi olacaktı bu karakterin? sizin dediğiniz üzere böyle misyonu varsa yanlış anlaşılmasın koca yapım tutup da bu kızı oraya o misyonla koymaz. daha sağlam bir cast atar oraya. fazla derinleştiriyoruz bence. basit bir ikilem kurmuş. babasınınoğlu yapmak istemiş yamaçı. yamaç da dönüş yok bakın buradan kesin yargıya varabiliriz. yamaç da törpü yok, yamaçın evrimini başından sonuna kafasındaki ile gelmiş. mantık hatası yok yamaç’ta. babasınınoğlu olacaktı. nehir bir mihriban’dı. efsun ise meliha. hatta sizin dediğiniz kk 01 olayını da doğrular meliha/efsun durumu. kafasında kk 01 ile melihayı düşünmüşse bu zaat, efsun/meliha durumu sezon başında paralellik olarak kesinleşmiş demektir.

            yani nehir yamaçı kurtaran kişiymiş de, bebek ile gelmiş de gerek yoktu. hem de hiç. alakasızdı, saçmaydı, karakteri hayal/gerçek ikilemi ile heyecan olsun diye saçma bir yola götürdü. en büyük hatası orada. sanrı-gerçek ikilemi yapayım derken izleyiciyi karakterden uzaklaştı. dizide gerçek olması en uç karakter nehir. hamile kalana kadar karakterin gerçekçiliği yoktu. izleyici de orada koptu karakterle ve bir daha bağ kuramadı. siz kurmuş olabilirsiniz ama karakterin genel olarak kaale alınmamasının sebebi bu.

            yamaçın bebeği istememe konusu da en baştan netti. çünkü 2 sevişme yaşadılar. ikisinden de önce üstüne basa basa “sorumluluk almıyorum” dedi nehir. sonrasında ise “pişman olmayız” dedi. bunlar da yamaçın ileride pişman olacağının kanıtıydı.

            efsun full+full karışık. ama bu topuklu hali nasıl böyle oldu durumunu çok konuşmuşsunuz hepiniz. yani neden şaşırdınız bu kadar anlamadım. timsah celil de böyle girmedi mi? çağatay da böyle girmedi mi? azer de böyle girmedi mi? akın da böyle girmedi mi? bunlar daha çok havada kaldı aslında. fakat efsun neden amacından vazgeçti de öyle böyle diye burada baya kişi konuşmuş. yorumların yarısı da bunlarla dolu. bence gereksiz polemik bu. dediğim gibi planlanan hiçbir şey uzun vadeye yayılmıyor. “bence bu x olayı/karakteri başından böyle planlanmadı” yorumu yapmak saçma. tüm olayların içinde bunlar var. her olay kopuk ve bezdiriyor artık.

            kabadayı da hocanın kalemi değil mafia da. daha önce hiç mafia dizisi izlediniz mi bilmem ama idris koçovalı ekstra, üstüne düşünülerek, derin bir kabadayı olarak yazılmamış. aksine gördüğümüz tüm mafya baba tiplemelerinin, eski kabadayıların her birinden, gerçekte de yaşamış birkaç isimden esintilerle oluşmuş ‘çakma karakter’. inatla söylüyorum gokhan h.’nin kendine has tarzı olabilir ama kendine has hikayesi, karakteri yok.

            yamaç’a kabadayı gözüyle mi bakıyorsunuz? valla ben hiçbir zaman bakmadım. çünkü g.horzum onu yazmaya çalışıyordu zaten 2.sezon. bu adam kabadayı değildi hiç. olmadı zaten. yürüyüşü bile öyle değil. kimyager mafya mı olur ya 🙂 mafyatik işlerde büyümemiş zaten adam. ilk 2 sezon kimse kabadayı olarak bakmadı yamaça. yamaç mahalle yönetiyor ama asla kabadayı değil. bu sezon da onu anlatmak istemiş. yavaş yavaş o yola götürmek istemiş. fakat bence kötü yazıyor. kafasında hala aynı ama işleyişi bazı yerlerde mükemmel bazı yerlerde vasat. normal karşılıyorum bunu. vartolu’ya gelince karakterin çukuru yönetmesi dizinin matematiğinde imkansız. bir kere saf koçovalı değil. yani ters. yakışıp yakışmaması ayrı konu ama diziye çok ters.

          • Nur

            Kadınların sonuçlarını hiç düşünmeden uyuşturucu işini sabote etmesi bu sezon beklenen “kadın gücü”nü yerle bir etti. Karaca’nın beyinsizliğine Damla ve Dıygu’nun ortak olması kadınları küçük düşürdü bari Damla mafya içinde yetişmiş kız, o engel olsaydı. Bunlar güya yeraltı dünyasında doğan büyüyen kadınlar, bu kadar çalakalem yazılmalarına isyan ediyorum. Sena’da böyleydi. İçinde bulundukları dünyayının dinamiklerini kavramaktan acizler. Sultan ve Ayşe bu yönden akıllılar Damla’da aslında akıllıydı ama bu olayda o da beyinsiz takımı içinde yer aldı. Bir tona torbacıdan 3-5 hap çalmaya kalkış bakalım, başına ne gelir.. Bunlar nerdeyse 1 tona yakın uyuşturucuyu incik, boncuk bir şeyler yapıp hiç etmeye kalkıştı. Adamlar bunu bize ödetir, aileye, mahalleye musallat olur, canımıza kastederler, Akın’ı öldürürler düşüncesi yok. Yaşadıkları hayatı kavramaktan acizler. Hoca bu yüzden mafyayı yazamıyor. Biliyor ama yazamıyor. Özellikle de kadınlarını.. Önde olmasınlar, hatta ortalığı karıştırsınlar, yanlış işlere burunlarını soksunlar falan ama böyle değil.

            Yamaç’ın çatışma noktası uyuşturucu. 1.sezon tamamdı ama sıktı bu uyuşturucu muhabbeti. İyi adam silah satar kötü adam uyuşturcu. Bıkkınlık geldi bu denklemden. Akın da güya kötü ya, ilk iş uyuşturucuya bulaştırıldı. Azer’le yapılsaydı bu muhabbet yeterdi. Yok ama. Çağatay, Arık++ Daha da gelir devamı. Gazeteci bile silah satışını gözardı etti mahalleyi övdü de övdü.

            KK 01’in Meliha olması akla yatkındı. O yönde işlendiği için kopukluk da olmazdı. KK 01 makamının üstü çizildi. Yüzüklü icat edildi.. Karışıktı.. Sevememiştim. Sadece Akşın ve Sena’nın ölümlerinin değişmesi iyi oldu. İz bıraktılar.

            Yamaç’ta törpü de yok kantar da. Şirazeden iyice kaydı. Babasının oğlu da olamadı bence. Yamaç’ta ipin ucu kaçtı. Ne tanıyabiliyorum ne de anlayabiliyorum. S3 B1’deki Yamaç benim Yamaç’ımdı. Nehir aracılığıyla o Yamaç’la bağ kurabiliyordum. O, Nehir’le bağını koparttı bende Yamaç’la. Bitti.

            Seyhan’ın ölüm sahnesinde başarısızlık; sahnenin mizanseninde. B1’de Yamaç’a labirent sonrası anlık bir geçiş yapılmıştı yüze özellikle gözlere yakın plan anlık bir geçiç. Orada yüzyıla yakın zaman atlaması vardı ve o anlık sahnede Aras’a gerçekten bravo. Bakışları, yüzünün ifadesi..4/4’lüktü.
            Seyhan’ın ay ışığı altında al kana bulanmış bedeni dondurulmalı ve Azer’e öyle bir geçiş yaptırılmalıydı. Seyhan’ın ölümüyle o bölgede bir devir kapandı. Bölgenin ana etnik unsuru (göç tabiri kullanmak zorundayım ama o tür göçün başka bir tabiri var) göçe zorlandı. Seyhan’ın Azer’i itmesi, Azer’in ağlaması falan.. O sahne bir şeyi anlatıyordu. İtme, ağlama falan hiç ama hiç olmadı. Ben sahneyi o gözlede izlediğim için hiç beğenmedim. Azer, damadı vuracak, Seyhan hiç konuşmadan kendini vuracak ve sahne Seyhan’da donacaktı. Azer’in ya da Fadik’in yüzünde anlık ifade/sizlik.. Bir devir kapandı.. Olmadı tabi.

          • dalavere

            “kadın gücü” olarak çatılara çıkan mahalleli kadını düşüncesi çok kötüydü. feci bir kötülük hem de. bunlara karşı değilim ama olmamıştı.

            “bu adamlar mahalleye saldırır” durumu tüm kocovalılarda var aslında. yani kadınları buradan eleştirmeyelim. erkeklerin de farkı yok bu konuda. asarız, keseriz, gelsinler kafası erkeklerde olunca kadınlar da bunu düşünmez tabii.

            mafia yazamıyor, deneyimsiz sözlerini bu yüzden kullanıyorum işte. hikaye yok yeni bir şey yok. kısır döngü. bir kere de uyuşturucusuz çatışma olsun dediğiniz gibi. bir kere de aynı, denk iki taraf çatışsın. uyuşturucuya karşı bir toplulukla savaşılsın fakat ters düşülen nokta başka bir şey olsun. şimdi vartolu uyuşturucu, çeto-mahsun-vartolu uyuşturucu, erdenelter uyuşturucu, azer uyuşturucu… ana düşmanlar uyuşturucu etrafında toplanıyor. tü kaka oluyorlar. neden? uyuşturucu var da ondan. eh yani… gazeteci olayına girmiyorum bile.

            ben daha çok görmek istediğimi değil, hikayeyi yazanın yazmak istediğine odaklanıyorum. eleştirdiğim kısım sadece hikayesine sadık kalmaması. kendi sadık kaldığı, -sevmesem bile- hikayeleri eleştirmem. ne yazmak istediğine bakarım hep. o daha cazip geliyor çünkü.

            yamaç kısmı da o caziplikte. bu sezonki bağırışı, iğrenç bir adam oluşu o kadar güzel geliyor ki bana. bir sahne vardı mesela. “sultan hanıııım!” diye bağırdığı. çok hoşuma gitti mesela. kendi her haltı yiyip başkalarına karşı ahlak bekçisi olması… aynı idris işte. tutarsız, bocalayan, giderek karanlığa sürüklenen bir adam olması falan. nehir’e bağırıp çağırması. işleniş facia deniyor mesela. alakası yok. tam da cuk yerinde. böyle saçma olacak işte. yamaçın olduğu yerde saçmalık, mantıksızlık olacak. bunu inatla, itinayla yazıyor. 3 sezondur özene bözene yazdığı, aman uf olmasın yamaça diyen horzum, bu sezon bu cilalı yamaçı kirletiyor. böyle yazsın başım üstüne. bir rota belirlesin ve sapmasın. yamaçla ilk defa bu sezon bağ kurabildim. tam babasının oğlu olamadı ama ilerleseydi olacaktı bence. s3b2 de efsunun anlattığı masalda da buna gönderme vardı. oğul taş (çukur) ile bekliyordu. baba geri dönüp “kimsin sen” diyordu. oğul da “hatırlamıyorum” diyordu. kendini tanıyamıyordu falan.

            o sahnedeki mizansenin garipliği aras’ın adana’da olmamasından kaynaklı. onun dışında aşağıda da gördüğüm kadarıyla bölüm sıkıntlı. lozan muhabbetini de gördüm. belirtilmemesi ayrı saçmalık zaten. seyhan sahnesi dahil bu sezon çoğu sahne başarısız. yönetmen kısmında patlıyor iş veya kurgucu kimse sallamıyor artık. ekip de sallamıyor zaten. aman zaten izliyorlar bitirelim gitsin işleri oluyor. bölüm 1 dışında özen yoktu sezon genelinde. sahneler anlamsızca kesiliyor. montajlar garip. çoğu sahnenin montajı, kurgusu acayip sırıtıyor. geçişler inanılmaz vasat. aras hakkındaki yorumlarınızı da gördüm. aras el atıyor olsa kendi sahnelerine el atar önce. dizide genellikle onun sahneleri sırıtıyor kurguda. kendini öne çıkarmak istese, karakterinin kendinden nefret edilecek konuma getiirilmesini engeller. çünkü diğer karakterleri aşağı çekeyim mantığı güdüyorsa ters tepeceğini bilmeli. çünkü kendi karakterinden acayip derecede nefret ediliyor. böyle diğerlerini geriye atmak isterse daha çok tepki çeker. bana mantıklı gelmiyor o kısım.

          • Nur

            Uyuşturucu işini yapmayanlar da dolaylı olarak uyuşturucuya bulaştırılıyorlar.
            Baykal, mahalleye uyuşturucu soksun, Koçovalıların hükmünü kırmızı çizgilerini geçerek bitirsin diye Vartolu’yu tutmuştu.
            Efsun’un yüzünün görünmediği geçen sezon ilk topuklu sahnesi Azer’leydi. O da babasının izinden bir uyuşturucu baronu ile işbirliği yapmıştı. Diğer işbirlikçisi Timsah da uyuşturucu işindeydi.

            Erdenetler’in uyuşturucu işinde olması en sakil olanı.

            Bir aile resmediliyor, iş dünyasının en tepesindeler ve uyuşturucuyla muhataplar.

            Ecza işi çok daha kazançlı. Dünyayın en tepesinde olan sektörlerden biri ve formüle edilmiş uyuşturucu yasal olarak zaten var!

          • dalavere

            valla uyuşturucu konusunda tamam diyecektim de son yazılanları görünce vazgeçtim. diziye bakış açım tamamiyle değişti.

          • Nur

            Balvin’in yazdıkları feci!!

  • YusufBelo

    Bu sene yine kötüydü.Özellikle sosyal medya iyice Zalim İstanbula döndü o efyam nehyam anketinde aşırı utandım diziyi izlediğim için ama bırakamıyoruz ilk sezonun hatırına .Sena ve Yamaç sahnelerinin kopyalarını biz niye Nehirle izledik.Horzum çok seviyorsa öldürtmeseydi Senayı sanki Sena çok sevildi de bir de sahneleri kopya olan Nehir karakterini çıkardı.Efsun karakterini Damla Sönmez oynadığı için seviyorum kadının suçu çok iyi oyuncu olması ve Aras ile çok iyi uyum yakalaması zaten şaşırmıştım Ayyapımın Damla Sönmez tercihine Aras Bulutu oyuncu geliştirme koçu gibi gördükleri için ben Efsun karekterini yine miss turkeyden çıkan aşırı yetenekli tecrübesiz bir oyuncu oynar diye bekliyordum.Arasın çukurdan sonra ki projesi yine ayyapımla olacağı için Damla Sönmez tercihi gibi devam etsinler öncelik yetenek olsun lütfen.Ece ve Cihangirin sahneleri ve uyumları kötü bile değil.Sokaktan bir kadın bir erkek çevirsin ayyapım onlar da Ece ve Cihangir kadar uyum sağlarlar. Cihangir sadece sert erkeği oynasın lütfen.Bir de öne çıkarma mevzusu var iddia ediyorum Aras ve Damla en kötü sahneyi senaryoyu oynasın Cihangir ve Ece ise en iyi sahneyi senaryoyu oynasın sonuç değişmez Aras ve Damlanın seyir zevki yine daha iyi olur.Erdenetler sayesinde 4.sezonun 2.ve 3.sezondan daha iyi olacağını düşünüyorum.Ama horzumun erdenetleri de mahvedecek bir senarist olması gözümü korkutuyor. Çağatay gibi çok zeki karekteri Efsunun karşısında iyice salak yapmıştı.Efsunun Yamaca olan duygularını nasıl anlamadı bu kadar zeki olan adam Arık Böke de böyle olmaz umarım hemen ilk3 bölümde anlaması lazım Efsunun Yamaca olan duygularını yoksa karekterin inandırıcılığı kalmıyor.

    • Merhaba, hoşgeldiniz. Spame takılmıştı mesajiniz…

    • Nur

      Merhaba Yusuf. Hoş geldin.
      Çukur’un Sosyal Medya’sı bu sezon feci. Çukur’un resmi Instagram sayfası tamamen efyam- nehyam ile dolu. Oraya girileceği kalmamış artık.
      Çukur’da aşk üçgeni Yamaç üzerinde olmuyormuş demek ki. Yan karakter üzerinde olabilirdi belki ama Yamaç’ı üçgene sokmak hiç olmadı.

      Sena ölmek zorundaydı zira DÇD baş kadın oyuncuydu. Belirli bir ekran süresi ayrılmak zorundaydı. Olaylara bir yerinden dahil olmak zorundaydı. Karakter köşkte oturup etliye sütlüye karışmadan bebek büyütecek tarzında yazılmamıştı. Jenerikte ismi Aras’ın yanındaydı. Bu sezon ne Nehir ne de Efsun baş kadın karakter değiller. Perihan Savaş ve Nur Sürer jenerikte diğer kadınlardan önce yazılıyor. Fadik’in 26 bölüm boyunca toplamda sahnesi 10 dakika civarında. Baş kadın karakter Sena ile sona erdi ve bu anlamda senaryoya bir serbestlik sağladı. Efsun ve Nehir’i bölümler boyu görmüyoruz halbuki ikisinden biri baş kadın karakter olsaydı bu duruma daha özen gösterilirdi. Sena’nın hikayesi bitmişti, tek kalan fonksiyonu anne olup Saadet gibi bir köşede oturmaktı. Baş kadın karakterine bu denli sınırlı bir işlev uygun olmazdı.

      Ece ve Cihangir’in sahnelerindeki sorun bence Ece’den kaynaklı. Tiyatro oyuncusu olan Ece. Cihangir sadece oyunculuk dersleri almış ve bu dizi onun ikinci dizisi daha önce rol aldığı dizide aşık rolünü oynamamış buna rağmen bakışları, tonlaması Ece’den başarılı. Onlara çok basit sahneler yazılıyor bir de üstüne ikisi de kasılıyor. Ece’nin daha sıcak ve yakın olması lazım ama olmuyor. Cihangir’in karşısında Öykü Karayel gibi bir oyuncu olsaydı da görseydik o zaman.

      Erdenetler’in sezonun kozu olması acı verici. Koçovalılar olduğu sürece biz onlar için ekran karşısına geçmeliydik. Sezon Koçovalıları iyi işleyemedi hepimiz Arık’tan Cengiz’den medet umuyoruz. Hiç kimse Vartolu’yu 4.sezonda merak etmiyor 3’te saçma sapan işlerle zaman öldürdü. Aliço unutuldu. Akın, Selim, Cumali.. hiç birinin sürükleyici işlevi olmadı. Dizi shipper’lara kaldı. Ship ayağı bile sıfır heyecan ve merak. Arık, Efsun’a bulaşsın da ordan Yamaç’a kıskançlık ve delirme çıksın aşkları yükselsin diye bekleniyor. Nerde Çukur Mahallesi, nerede Koçovalı Ailesi, nerede Koçovalı kardeşler?? Yamaç, Karaca’yı Celasun’la evlendirirse Azer’in tepkisi ne olur?? Merak bu. Cumali ile ilgili süren bir hikaye yoktu ki merak edelim. Nehir’in köşke gelmesi hele.. neye hizmet etti belli değil. Köşkün gizli çıkışını öğrendi, kaçacak, birinin tuzağına düşecek.. Eee?? Evinde kalsaydı ve kaçırılsaydı. Bari evin etrafında 1-2 kişi gösterilir biz de merak ederdik ne olacak diye. Efsun’un hikayesi de çıkmazda. Kıskançlık krizleri dışında beklenen bir şey var mı? Sevenleri için tamam da Çukur’la bir alakası yok. Küseceker, barışacaklar, kavga edecekler, ayrılacaklar vs vs.. Çukur ilk iki sezon bu değildi ki. Mahalle odağımızdı. Aile odağımızdı. Mahalle de silindi aile de..

      Bu salgın arasında oturup 26 bölümü izlemişlerse bize faydası olur. 3’ün kafasıyla devam etmemelerini temenni edeceğiz artık.

  • Nur

    NECİP MEMİLİ INSTAGRAM CANLI YAYINI.

    Dün akşam yayını ilk kez izledim. İzlemeye başladığımda İrem Altuğ konuktu seti özlediğini söyledi. Necip diziden pek çok konuk daha aldı. Bir ara eşi Didem Hanım’ı da aldı. En çok beğendiğim o oldu. İzleyicilerden konuk aldı ve izleyicilerin katılmasını da çok beğendim sadece yüreğim ağzıma geldi biri densizlik yapar diye ama öyle bir şey olmadı. Biz Çukur izleyicilerinin profili için gayet güzel oldu. Hanım hanımcık kızlar, bir tane gayet efendi bir erkek.. İzleyicilerin konuk edilmesini sevdim.
    Ece ev haliyle ve kötü bir ışıkla yayına katıldı. Buna rağmen dizideki halinden daha güzeldi. Böyle şeyleri görünce içerliyorum:)

    Yayında bizleri ilgilendiren kısım; Yamaç Okur set için Ağustos ayını vermiş. Şayet Yamaç Okur yayına katılsaydı “Temmuz olsun, lütfen Temmuz olsun” diye yazacaktım maalesef katılmadı.

    Necip gelecek sezonla ilgili güzel şeyler söyledi. Bol bol dram ve aksiyon olacak dedi.. İnanmak istiyorum. Umarım güzel bir sezon olur.

    Son olarak Sosyal Medya sorumlusu Tuğçe Akari katıldı yayına. Tuğçe Hanım’ın katıldığı yeri ofise benzettim. Acaba bayramda bile hem de sokağa çıkma yasağı varken işe mi gidiyor? Belki evinin bir odasını ofis yapmıştır. Bilemedim.

    Çukur hesabından her Pazartesi yayın yapılması gibi bir projeden bahsedildi. Proje gerçekleşirse izleyicilerin soru sormasına izin mi verilecek, o tarz bir şey söylendi orayı tam anlayamadım. Belki Necip sadece Çukur izleyicileriyle bile yayın yapar Aytaç araya girer falan. O tarz bir şey izlemek zevkli olabilir.

    İlk kez bir instagram yayınını izledim ve bence fena değildi. Aytaç eğlendirmeye çalışıyor ama ben hep bir sonraki konuğu bekledim. Burak çok şekerdi onun bu halini Akın’a nasıl uyarlayacağım, bilmiyorum:)
    Diğer oyuncuların renk kattı ama sonuçta dizi ile ilgili bir şey konşulmayınca pek bir anamı olmuyor. Bir dahaki sefer Çukur Sokakta tarzı kısa kısa izleyici görüşü alınıp Necip ya da diğer oyuncular değerlendirme yaparsa daha zevkli olur diye düşünüyorum.
    Haftaya Pazartesi yayın yapma olasılığı var. İzlerim.

  • Nur

    KOÇOVALILAR vs ERDENETLER

    Anneler:
    Koçovalılar;
    2 tane. Mihriban öldü. Sultan sağ
    Erdenetler:
    2 tane. Hayatta olup olmadıkları bilinmiyor. Biri Rus asıllı.

    Baba:
    Koçovalılar: Öldü.
    Erdenetler: Sağ

    Çocuklar:
    Koçovalılar;
    1 anneden 4 diğerinden tek 5 erkek kardeş. Üveyin öz’ü öldürmesiyle sağ 4 erkek çocuk.

    Erdenetler:
    2 ayrı anneden 2’şer erkek çocuk.

    Gelinler, Torunlar:
    Koçovalı kardeşlerin tamamı evlendi. 2 gelin; Nedret ve Sena öldürüldü. 2 torun; Acar ve Akşın öldürüldü.
    Hayatta olan gelinler: Damla, Ayşe, Saadet
    Hayatta olan torunlar: Akın, Karaca, İdris

    Erdenetler:
    Çağatay bekardı (galiba) Diğer 3 kardeşin durumu belirsiz.

    Koçovalılar ve Erdenetler arasında benzerlikler babadan başlıyor. Her iki baba güçlü karaktere sahip. Her iki baba çocuk okutuyorlar. Erdenetler’in okulları var. İdris baba maddi imkansızlığı olan çocuklara destek sağlıyordu.

    Her iki baba bilinen farklı 2 kadından çocuk sahibi olmuş.

    Her iki baba kısmen yasal kısmen yasadışı işlerden para kazanıyorlar. Koçovalılar silah Erdenetler uyuşturucu işinde.
    —-
    Farklılıkları:
    En büyük farklılık Koçovalıların bir mahalle sahibi olması. Bayraklarını astıkları bir vatanları var. Erdenetler çok daha zengin ama böyle bir mahalleri yok. Cengiz’in böyle bir arzusu olduğu açık. Kökenini Moğollara dayandırmış. Kendisini Cengiz Han’la özdeşleştirdiği kesin. Cengiz Han büyük bir komutan olması yanısıra büyük bir siyasal liderdi. Siyasal anlamda hükmettiği toprakları “devleti” vardı. Yasaları vardı.Tarihin akışını değiştiren biriydi.
    Cengiz Erdenet belki Çukur’un kaderini değiştirecektir.

    Koçovalıların en küçük oğlu Yamaç’la Erdenetlerin en küçüğü Arık karşı karşıya geldiler. Birbirlerine denkler. Diğer oğullar karşılıklı eşleşebilir ama Cengiz’in eşleşeceği kişi yani İdris Baba artık yok ve bunun sorun teşkil edeceğini düşünyorum. Belki Ebu Kayser, Çukur tarafına geçerse Cengiz’le bir denklik sağlanabilir.

    • Ebu Kayser mi? Hala Ebu Kayser’in bir gün, mantıklı bir bağlaç ile çıkabileceğine hatta hikayenin ana damarına dahil olabileceğine umudun var…

      Oysaki bence; Ebu Kayser konusu suya düştü, su nerde? inek içti. inek nerde? dağa kaçtı. dağ nerde? yandı bitti kül oldu…

      • Nur

        Ebu Kayser bir yerde açılacak. Ha etkili bir açılım olmaz, o ayrı bir şey. Cüneyt’in ortaya çıkması lazım. Kahve’de Nedim bence Ebu Kayser’di, Olağan Şüpheliler esintisi hatta Nedim’in ayağının aksaması bile Kayser Söze esintisiydi ama Nedim o kadar uzun işlevsiz kaldı ki büyük ihtimal Ebu Kayser hikayesi iptaldir. Arık ya da Cengiz kendi tarafında kullanabilir onu.
        Ebu Kayser için Ekrem İspir’le görüşülmüştü. Tahminim o sahte Ebu Kayser olacaktı, Nedim’in gerçek olduğu en sonda çıkacaktı.

        Tüm bunlar tamamiyle değişmiştir ama Ebu Kayser’in Aliço’nun peşine Çukur’a geleceği değişmemiştir. Belki öylesine geçiştirilir zira Erdenetler çıktı ortaya.

        Cengiz’in karşısına muadili lazım. Yamaç, Cengiz’e denk değil. Yamaç, Baykal’a da denk değildi ama o zaman dinamikler farklıydı ve Baykal ile gayet güzel uğraşmıştı. Dizinin şu anki dinamikleri Cengiz geldiğinde ona denk birini gerektiriyor bu kişi saf değiştiren Ebu Kayser olabilir çok az ihtimal ama neden olmasın? Ama hiç bu tür şeylere girilmez bir bölüm eften püften ortaya çıkar izleyiciye verilen beklenti güya karşılanmış olur, onu bilemem.

    • balvin

      Cengiz Erdenet ile Cengiz Han paralelliği gibi bir durum var ise İdris ile benzerlikleri olabilir. Örnek olarak Cengiz Han abisini öldürmüştür. Büyük ihtimal İdris’in sırrı da abisini öldürmesiydi. Böyle bir denklik var.

      Okutma konusunda İdris, çocuklarını okutmamış, torunları da dahil. Fakat Cengiz, oğullarını da okutmuş gibi duruyor. Holdingi var. Yasal ve illegal olarak ikiye ayırmış işleri. Ögeday bir CEO ve Çağatay ile anlaşamıyor. Kulkan hakkında elimizde hiçbir şey yok. Moğol tarihinde Kulkan adı geçmiyordu anlayamadım o kısmı. Arık Böke de benim fikrimce Cengiz hakkında bildiği bir sır yahut yaptığı bir hata ile dışlanmış ve sürgün yemiş.

      Bu kısım hiç aklıma gelmemişti. Erdenet’lerin kadınları… Olacağını sanmıyorum. Çağatay ve Arık, Efsun ile bağlandı. Ögeday ve Kulkan’ın Efsun ile bir tanışıklığı olsa da Efsun ile bir bağlarının olacağını sanmıyorum. Bu iki taraf siyah ile beyaz gibi farklı iki kutup bence. Fakat bu kişiler konuk olarak girmeyecekse, kadın tarafını da görürüz. Benim fikrim Ögeday ve Kulkan da Arık gibi göstermelik olacak. Bu oğullar babanın önünü açmak içi bir ön gösterim bence.

      Erdenetler, Moğollar gibi ise onları deviren kendi iç meseleleri olacak. Keşke dediğin gibi her kardeş karşıdan biri ile eşleşmiş olsa. Öyle bir çatışma daha zevkli olur. Bir cümle görmüştüm Moğol tarihi ile ilgili. “Moğol İmparatorluğu yıkılışı, tarihteki şanına yakışır şekilde başka bir devletin elinden değil kendi aralarında bölünerek gerçekleşmiştir.” Benim fikrim, bu ailenin yıkılışı kendi içinde olacak. Kulkan ve Ögeday, Koçovalıların safında yer alabilirler. Çağatay ve Cengiz’e karşı. Ben Cengiz’in oğulları sahadayken geleceğini düşünüyorum. Çünkü tek başına gelmesi dediğin gibi karşıda bir İdris’in olması gerekirken olmalı.

      Ebu Kayser nasıl bağlanacak bilemiyorum. Açık kapı bırakıldı. Gelirse bile nasıl safa geçecek? Aliço yüzünden musallat olması gerekir. Aylar sonra gelmesi bile çok saçma olur. Üstünden asır geçti. Gelecekse, nasıl bağlanacak bilmiyorum.

      • Nur

        Cengiz Han’ın ağabeyini öldürdüğünü bilmiyordum. Belki Cengiz Erdenet’in hikayesinde böyle bir şey vardır.
        İdris’in ağabeyi Cumali’yi öldürmüş olabileceği bir tahmin ve pek sanmıyorum. Burada bir parantez açayım. Kral Tsongor’un Ölümü’nü bazı yorumcular özetlemişti. O zamanlar karakterleri eşleştirirken babasına 7 mezar yaptıran oğulu Yamaç’la eşleştirmiştim ve Yamaç’ın İdris’in geçmişine yaptığı yolculukta Cumali’yi tahmin etmemiştim ama bazı zalimce olaylarla karşılaşacağını tahmin ediyordum. Sezon başlarında Yamaç, Çukur’dan kopacak ve 7 mezarlı bir hikaye ona özel ilerleyecek Akın da Çukur’u idare edecek Akın çuvalladığında Yamaç mezarları bitirmiş olacak gelip Çukur’un başına geçecek gibi şeyler zihnimden geçmişti. Cumali’nin ölümü ve Meliha’nın sırrı işlense o ayakta işlenirdi. Hâlâ Meliha’nın sırrını Cumali’ye bağlayabilirler ama bence etkileyici bir şey değil artık.

        Okutma konusunda; İdris Baba eğitime önem veriyordu ve hatta kendisi de edebiyatı seviyordu. Sena’ya bir kez “sen bizi o kadar cahil mi sanıyorsun” mealinde bir şeyler söylemişti. Yamaç’ı hem Sultan’ın hem İdris Baba’nın Babalığa kabul nedeni okumuş olması. Ağabeyleri de Yamaç’ın bu yönüne saygı duydukları için Baba olmasını yadırgamadılar ve kabul ettiler. İdris Baba’nın oğullarını okutmamasına gelince; onlar Kutsal Kase’nin yani Çukur’un bekçileri. Tek görevleri Çukur’u (devleti) korumak. Okumaları gerekmiyor Çukur için canlarını vermeleri geerekiyor. Okurlarsa Yamaç gibi Çukur’dan çıkabilirlerdi. Okumak değerli ama Koçovalı Kardeşlerin Çukur misyonu her şeyin üzerinde. Kızları okutmayan Sultan’dı Nedret, Acar’ı okutuyordu ve Yamaç da Sena da Acar’ı destekliyordu. Büyük ihtimal Yamaç, Acar’ın mafiadan uzak durmasını istiyordu. Akşın’ı ise okuldan Sultan aldı çünkü Koçovalı kadınlar Sultan’ın alanı. Saadet, Sena’ya kadınları anlatırken Sultan’ın tedrisatı gibi bir ifade kullanmıştı.
        Koçovalıar’ın bir mahallesi var ve mahalleyi yönetmeleri için okumaları gerekmiyor okur-yazarlık, temel eğitim yeterli. Erdenetler’in ama mahallesi yok. Mahalleyi korumak gibi bir misyonları yok. Erdenetler elit bir mafya. Ecza sektörü içindeler, iş dünyasının en tepesindeler. Çocuklar okmak zorunda. Çağatay’ın mahalleyi alma gibi bir isteği olmamıştı ama Arık büyük ihtimal babasının hayalini gerçekleştirecek. Arık’ın eğitimini bilmiyoruz ama Conquerer yapısı olmalı ki mahallenin peşine düşsün.

        • balvin

          Kral Tsongor’un Ölümü’nün özetini okuyunca Yamaç’ın babasına 7 mezar yaptıran oğlu ile eşleştirmen çok normal. Kitabı okumayan birinin aklına gelecek ilk durum o zaten. Ben de kitabı daha önce okumuş, dizide görünce ortada Çağatay veya Arık gibi birinin olmadığını görünce nasıl olacak diye düşünmüştüm. Tek düşündüğüm Yamaç’ın babasının gerçek yüzünü öğrenecek bir evlat olabileceği düşüncesiydi. Hatta özeti okuyunca aileden geriye Karaca ve Akın kalacak gibi bir düşünce bile oluşuyor. Ancak kitapla alakası yok. Özet çeviri olunca çok farklı yerlere çekiliyor kitap. Şimdi o evlat da Efsun’a yedirilmiş biraz. Efsun’a yazmak istemiş biraz onu. Souba o evladın adı, 7 mezar inşa ettiren. Efsun başta Yamaç’la terasta konuşurken aklıma o gelmişti. Bir tane daha Kent eklemeyelim diye kalan 2 evladın ortası karışımı bir karakter çıkarmışlar ortaya. Samilia kesin de, Souba başta yazılmış gibi olsa da bir anda eli kolu çektirildi, ve o yolda değiştirildi zaten.

          Sadece altın ile girmesi basite kaçıyor doğru. Dolaylı yoldan Çukur’a gelenler, ana düşman portresini tamamlayamıyor ve yazılamıyor da. Altın ile geldin tamam peki Çukur’la direkt bağlantısı ne? Hiçbir şey. Gariplik çok aslında. Cengiz Erdenet’i tüm İstanbul biliyor, beylerimiz Çukur Spor bilmiyor. Ancak İstanbul’da kime sorsanız Çukur’u gösteriyorlar. Çağatay Bey’ler de bilmiyor bunu. Zaten zemini sonradan oluşmuş bir hikaye bu diyorum. Fakat daha ilk bölümden uyuşturcu sokulmak istendi Çukur’a. Akın bunu içeri soktu. Karaca ve incik-boncuk lafı sokuldu. Victor’un parası yandı burada ve Fatih devreye girdi. Aslında plansız dediğimiz şey başlardan beri yazılmış. Yani bu İstanbul savaşı Victor-Fatih bağlantısı ile daha 3.bölümden başka yere mi varacaktı veya Çağatay o zaman devreye sokulmak için beklendi mi? Çünkü Çağatay’ın geliş evresinde mantık hatası yok. Yani değişse bile yok. Sadece tanıyıp-tanımama durumu değişik. Daha sonra Ebu Kayser hikayesi açıldı. Sonra Ebu Kayser’e bir şey oldu, orası kapandı ve Fatih tekrar hikayeye Azer ile dahil oldu. Yani ne yapılacağına karar verememişler mi yoksa ikisini birden sürmek mi istemişler hala anlayabilmiş değilim. O sıra da altını doldurmaya çalıştı ama yetmedi. Üstüne Fatih’i Azer ile soktu, Azer ve Çağatay bir kere yan yana geldiler. Azer daha da üstüne varmadı. Çok gariplikler var da neyse.

          Çağatay ve babası kısmı bence altı az da olsa dolu bir şeydi. Fakat bu ailesinin kısmı bana zorlama geldi. Sanki bir anda oluşmuş bir hikaye gibi. Derinlik namına bir şey yok.

          Arık da eğitimli gibi duruyor. Babasının hayali olabilir böyle bir durumda. Senin dediğin en akıla yatan senaryo. Öbür türlüsü Çukur’a ters. Karakuzular zorla bir hüküm sürüyorlardı ve kendileri dışındakileri umursamıyordu. Bence Erdenetler, Koçovalılar’dan daha iyi, daha ferah yönetirler. Tabii işin içine uyuşturucu da girecek. Çukur bambaşka bir yere evrilebilir. Bu sefer tüm Koçovalılar seferber olur. Böyle bir çatışma yani daha iyisini mahalleden geri alma olayı seyir zevki yüksek bir duruma sebebiyet verir. Fakat GH’de o cesareti göremiyorum.

          • Nur

            Hoca’da cesaret var.. Sezonu çok komplike hazırlamış ama bazı nedenlerle yapamadı. Çare Akın senaryosu iptal. Vartolu vs Azer iptal. Efsun’la önde sıkı bir düşmanlık arkada aşk iptal.. Mahsun dahi son anda getirildi ve üstelik Yamaç’ın koruyucu meleği olarak! Karakuzu olarak gelse davasına Çeto’nun bıraktığı yerden sahip çıksa ve kuzuları toplasa olurdu. Bir yan hikaye olarak bazen Çukur’la kesişen ama çatışmayan aksiyon dolu bir şeyler olabilirdi ama sokak çocuklarının koruyucu meleği Mahsun’u tut Yamaç’ın koruyucu meleği yap. Hangi sıkıntıdan dolayı yapıldı aklım almıyor.

            Bu dizide ana sorunlardan biri Yamaç’ı merkezden uzak tutamamak. Başlanılan tüm hikayeler Yamaç nedeni ile tekrar tekrar revize ediliyor. Örneğin; Sena öldüğünde Yamaç’ın Çukur’dan bir süreliğine uzaklaşması lazımdı zira 2 sezon boyu üzerine basa basa Sena’sız Yamaç’ın gücünü kaybedeceğiydi. Sena ölünce sırt çantasını aldı Çukur’dan çıktı bir banka oturdu ve hemen Yücel bir zarf koydu Yamaç tekrar Gül Pavyon vs Çukur’a döndü. Yamaç’ın Sena sonrası bir süre arka planda izletilmeliydi ama Yamaç arka planda olamıyor. Çare Akın Koçovalı hikayesinin işlenmemesinin nedeni de bence bu. Bu sezon hep başrole hizmet etti sadece 1 bölüm Yamaç çok azdı sonra Erbaa’ya gittiler falan. Yamaç’ın az göründüğü bölüm ölüydü. Bir ton aksiyon yapılabilirdi aksiyonsuz bayık bir bölüm yaparak Yamaç’sız dizi bu hale gelir mesajı verdiler. Yamaç’ın kimleri öldürdüğünün bir önemi yok ki akış, aksiyon Yamaç’la sağlanıyor sonra da biri öldürüyor.

      • Nur

        Erdenetler halihazırda bölünmüşler. Kardeşlerden biri yasa dışı işlere karşı. Çağatay ve Arık öz olmalarına rağmen yakın değillerdi diğer oğullardan biri üçünden farklı. Aile bağları kopuk. Tek ortak yanları babalarının idaresi altında olmaları.

        Nerdeyse emin olduğum bir şey var. Erdenetler kesinlikle 3.sezonda olmayacaklardı. Çağatay altın hırsızlığından Çukur’a bulaştı. Böyle bir ailenin girişi için yeterli bir zemin değil. Arık ile zemini sağlamlaştırmaları gerekiyor. Cengiz’in hâyâli Çukur gibi yasalarını koyacağı, yöneteceği bir yer olmalı. Karakuzular’ın vatan hayali gibi. Onlar da illa Çukur olsun derdinde değillerdi. İdeallerini yayacak, yaşatacak bir toprak parçası istiyorlardı Çukur müsaitti. Cengiz’in de Cengiz Han gibi bir hayalinin olması inandırıcı olur. Çukur müsait, oğlu Arık babasıyla ortak hâyâle sahiptir hem onun hem kendisinin hayâlini gerçekleştirir. Böyle bir zemin güçlü olur. Karakuzular’ın zemini çok güçlüydü. Aksi takdirde bir altın hırsızlığı Çukur’a sahip olmaya kadar uzamazdı diye ikna olmayız. Ailenin gücü zaten medyaya yeter durumda. Ailenin lekelenmesi her halükarda kamufle edilir. Çok zenginlerin isminin lekelendiği nerde görülmüş? Lekeleniyorsa zaten zayıf bir ailedir paraları çoktur ama güçleri yoktur.

  • Nur

    Senaristin ne Ekşi Sözlük’ü ne de başka mecrayı kaale aldığını sanmıyorum. Bir ara orda yazılanlara bakacağım. Senaryonun ordan esinle değiştirildiğini düşündüğüm bir şey bulursam buraya yazarım. Ekşi Sözlük yazarlarının türk dizilerini yorumlama üslubu bana hitap etmiyor. Bazen baksam da 1-2 yorumdan sonrasına tahammül etmek zor. Hepsinin hakkını yemeyeyim ama sadece Çukur değil bir iki dizi hariç yorumlarda küçümseme seziyorum ve hoşlanmıyorum. Yine de bakacağım oraya. Senaristler benim gibi hissetmiyor olabilir? Şayet orada yazılanlardan etkileniyorlarsa hata yapıyorlardır bence.

    • baiano

      Aman Nur 🙂 Hiç bakmana gerek yok. Senaryo konuşulmuyor orada. Tamamen karakterler, oyuncular, küfür kıyamet ile yerin dibine sokuluyor. Kaale alınacak bir ortam değil. Çukur baştan aşağı gömülüyor orada. Olumlu bir yorum yok. Zaman kaybı olur yani.

      • Nur

        Gece başlığı açıp son sayfadan geriye bir kaç sayfa okudum, sarmadı, bırakıp diğer başlıklara geçtim. Bir tane yorum vardı ama, ona çok güldüm. Tam hatırlamıyorum ama şöyle bir şeydi: Arık, Sultan’ı Ayşe’yi Karaca’yı öldürsün. Azer, Meke’yi Celasun’u öldürsün. Sonra bir kaç kişi daha birbirini öldürsün:) Adam bırakmamış dizide, hepsini kıyıp geçmiş:) Hoca ondan etkilenirse yaşattık. Kovboy filmlerinde kenarda bekleyen cenazeci gibi ekran karşısında bekleriz:)

        ( Bu arada okuduğum yorumlarda biri Efsun’u bir diğeri Nehir’i yermişti. Daha eskilere zaten gitmem)

  • GOT’s benzerliğine istinaden…

  • balvin

    Konuyu biraz dağıtalım çünkü farklı bir noktaya gidiyoruz galiba. Ben sezon arasına gidilseydi Yamaç’ın diziyi hapiste tamamlayacağını, Arık Böke’nin ise Çukur’u ele geçirebileceğini düşünmüştüm. Şimdi bu fikir aklıma geçen akşam Necip Memilli’nin yayınına Toygar Işıklı’nın katılmasıyla aklıma geldi. Toygar Işıklı bunu daha önce söylemişti ama yine tazeledi. Dizi çekilmeden, senaryonun ilk kendisine geldiğini söyledi. Sorduğu tek soru ise “Bu karakteri kim oynayacak?” şeklinde oluyormuş. Ona göre oyuncunun karakteri nasıl oynayabilir bunu kafasında kurarak besteler hazırlıyormuş.

    Şimdi Çukur’un “özgün” diyebileceğimiz bir hikayesi yok. Senaryo dinamiği çok sağlam onda kabulüz. Fakat özgün bir hikaye yok. Çoğu yabancı diziden araklanmış hikayeler, kitaplar ile hikaye üretiliyor fakat GH’nin kendi senaryo tarzıyla önümüze sunuluyor. GH’nin kafasında oluşturduğu şeyler özgün olabilir, yani karakterleri, hikayeleri çatıştırması bunlar özgün olabilir ama konu özgün değil hiçbir zaman. Bir kere ana temel Godfather. Sonra Narcos, Peaky Blinders, John Wick, Sons Of Anarchy, alttaki arkadaşımızın bahsettiği üzere GOT gibi uyarlama şeyler de mevcut. Kitaplardan hikaye belirleniyor vs.

    Şimdi bunu şöyle bağlayacağım. Bu kısımların bazılarını Twitter’da bir flood’da gördüm. Kendi birkaç yorumumu da katacağım.

    ————

    Yamaç bildiğimiz üzere babasını tekrar ediyor. İdris, Meliha gittikten sonra Mihirban yani Gonca adıyla bildiği Mihriban ile takılıyordu. Hatta Mihriban için şunu demişti. “O zamanlarda bir dostum vardı, Gonca… ‘Beni niye sevmiyorsun İdris, beni neden sevmedin?’ diyordu. Ne söyleyeceğim? Yalan söyleyemem ki.” Sonra İdris hapise giriyor ve çıktığı zaman Gonca/Mihriban’ı bulamıyor. Çünkü İdris hapise girdikten sonra Mihriban o hapise girmeden hamile kalmış, ardından Mihriban tek bakamayınca oğlunu Sultan’a götürmüş. Sultan da bunu kabul etmemiş, hatta bunu görünce Çukur’u terk etmeye kalkmış, Paşa da Mihriban’ı Çukur’dan bir adamla evlendirmiş. Adam onu öldürünce de Paşa gidip bebeği Varto’ya yollamış falan işte.

    İdris şöyle devam ediyor. “Sonra hapse girdim. Hapse girince tabi Gonca monca kalmadı.Çıktım, Gonca ölmüş. Onu duydum bir tek, ölmüş.

    Bu hikayedeki hata İdris’in hapishanede olmasıydı, Mihriban’ın hamile olduğunu hiç bir zaman öğrenmedi. Hapisten çıktığında sadece Mihriban’ın öldüğünü duydu. Şimdi sezon sonu Yamaç hapise girecekti diye düşünüyorum ben. Hatırlarsanız Vartolu hapiste kaldı şuan Çağatay olayı yüzünden. Vartolu ile son konuşmasında Vartolu ona “Bir kere de sen gir yav. Ben geleyim karşına sen de bana ‘Yamaç Koçovalı da ol bir kere’ de.” diyor. Ayrıca Toygar Işıklıya şuradan bağlıyorum. Arık Böke için 2 adet müzik bestelemiş. Birincisi “Arık Böke 1” öbürü ise “Arık Böke 2 / Çukur Benim Olacak” diye. Zaten senaristin klasik sezon finalidir bu. Yamaç sezon arasını Çukur’da geçirmez. Hatta aile genelde bir arada durmaz sezon finalinde, yavaş yavaş toplanırlar.Arık, Çukur’a sahip olabilir yani. İşte Yamaç’ın hapise girmesiyle bir zaman atlaması ile Nehir ölebilir aynı Mihriban gibi.

    Bu kısımı da flood’dan gördüm.
    Çağatay’ın hapise girmesi işinde Arık’ın da parmağı var. Hapise girmesi kolay olmamalıydı Çağatay’ın. Yani sadece Yamaç’ın yapabileceği bir iş değildi bu. Hatta son bölümü izlerseniz 1:27:10 dakikasında Arık’ın adamı gelip “Arık Bey, mesele basına yansımış” demesi garip geliyor. Yani Arık o zamana kadar Çağatay’ın hapise girdiğini nasıl öğrendi? Hatta görünce gülüyor, işe yaradı der gibi. Sonra ise babasının onu arayacağından emin şekilde bekliyor. Yani planlı gibi geldi bana. Şimdi neden babasının arayacağını düşündü ki? Daha önce Çağatay’ın holdinginin önüne Selim uyuşturucuları bıraktığında bir şey olmamıştı. Bence bu ikinci darbeyi kendi yaptırdı yani polis mesela onun adamı olabilir. Çünkü koskoca herkesin ürktüğü Erdenet’lerden bir polisin direk gelip hadi Çağatay’ı içeri atalım, gel demesini beklemem ben. O iş hiç polis işi gibi durmuyor. Hele Çağatay’ın holding önüne gelen uyuşturucularda gidip bizzat savcı ile konuşup halletmesi gibi bir olay varken sanmıyorum bu polisin bir anda böyle kahraman olarak geleceğine. İşte bu polisle anlaşma olayı ile Yamaç’ın başına ağ örülebilir ve Yamaç hapse girebilir. Zaten dizideki tüm Koçovalıların hapis sınavı vermişken, Yamaç gibi birinin 3 sezon boyunca bu hapis yoluna düşmemesi garip.

    • Kesinlikle Çağatay’ın hapse girmesinde Arık’ın parmağı var. Arık Böke öyle minnoş minnoş hayvan sever imajı çiziyor ama pek de sütten çıkmış ak kaşık olduğunu düşünmüyorum. Öncelikle ne olmuş da aforoz edilmiş? Kusuru ne? Neden babasından bu kadar çekiniyor? Ama ipleri kopartmamış, babasının yeniden(!) gözüne girmek için elini ne kadar kirletebilir?
      Diyelim ki Erdenet kardeşlerin bu konunun arasında detay ilişkiye girilmeyecek. Şaşırmam. Horzum!!!!! O zaman Çağatay’ın hapse girmesindeki mantıksızlık havada kalır ki belki de bu konu Erdenetlerin diğer koluna bağlanır ne dersiniz?

      • Rizet16

        Çukur’un #İÇERDE hasthagi ile yayınlandığı, içerde’ye de ince bir selam çaktıkları bölüm yazısının altında bahsetmiştim sanırım; Çağatay’ı yakalayıp, içeri atmayı kafaya takmış polis, sonradan gelecek olan kardeşin (Arık’ın) adamı mı acaba diye? Arık’ın abisinden sorunsuz kurtulup yerine geçme planının bir parçası olabilir.

    • Sons Of Anarchy izlemedim ama dövmesi entersanmış

      • balvin

        Evet benzerlikler buluyordum bazen ben diziyle Çukur arasında. Şimdi Arık Böke’nin tema adı Çukur Benim Olacak olunca, Vartolu-Yamaç hapishane replikleri… dövme şeklen zaten benzemiyor ama orada da mahalle gibi bir topluluk vardı. Bu dövmeyi o toplulukta herkes yaptırmış, benimsemişti. GH, buradan esinlenmiş gibi geldi bana.

        Sons of Anarchy ile de hamilelik-hapis-sezon finali üçlüsünün denk gelmesi sebebiyle benzettim ve Yamaç’ın hapis süresi 3-5 aydan daha uzun sürerse illaki değişmiş bir adam olarak çıkar hapisten bence. SoA da da böyle olmuştu. Belli bir süre hapis yatmak, yaşadığı hayata dışardan eleştirel bir gözle bakmasını ve daha önce sorgulamadığı pek çok şeyi sorgulamasını sağlamıştı ana kahramanın, bir insanın bakış açısı değişmeye başlamışsa kendi de değişmeye başlamış demektir zaten. SoA da olan buydu. Ana kahraman Jax hapisten farklı bir adam olarak çıkmış ve yasadışı işleri bırakmaya karar vermişti ama tabii bu bir batak ve canın istediğinde çıkamıyorsun, o da çıkamamıştı neticede.

        Jax karısına aşık bir adamdı, o yüzden o noktada Nehir’in durumu ile direkt benzeştiremem ama Jax hapisteyken karısı da dışarda çok değişmiş, mafya hayatını öğrenmiş ve hamileliği boyunca kocası yanında olmadığı için en büyük destekçisi kaynanası olmuştu. Jax’in annesinin küçük bir kopyasına dönüşmüştü kız adeta, hatta saçlarını bile Jax’in annesinin saç stiline benzeterek kızın kaynanasının etkisi altına ne denli girdiği vurgulanmıştı. Bu bakımdan benzeşebilir. Hiç öyle şeyler izleyesim yok, göresim yok o ayrı, ama Nehir ölmezse Sultan’ın yanında dura dura iyice onun kopyasına dönüşebilir, ilişkileri iyi zaten.

        • balvin

          Hatırlarsanız Nehir en son bir nohutlu pilav yemişlerdi ailecek o sahnede zaten hiç tarzı olmayan klasik bir elbise giymişti. Yani olmaz olmaz diye bir şey yok bir de bakmışız Sultan iyice Nehir’i kendine benzetmiş, hayalindeki geline dönüştürmüş 🙂 Görebiliriz bunu yani, hazır olalım. Ki buradaki incelik şu; “anne”nin kanatları altına girmeyi kabul etmek, gücünü tanımak ve saygı duymak. Sons of Anarchy’de Jax’in karısı Tara ve annesi Gemma başta birbirlerinden nefret ediyorlardı. Hatta bu Gemma’nın Jax ilk defa bir kadına aşık oldu diye etekleri tutuşmuştu panikten. Niye? Ya bu kadına aşkı gözünü kör eder de aileden uzaklaşırsa, sorumluluklarını unutursa diye. O yüzden epey bir süre didişti iki kadın. Ama ne zamanki Tara hamile kaldı ve Jax hapse girdi, bir şekilde iki kadın ortak bir paydada buluştu. Tara da başta Sena gibi o mafya hayatını reddediyordu, ne zamanki kabullendi o zaman Gemma yani kaynanası ile ilişkileri normalleşmeye başladı, üstüne bir de Gemma’nın akıl hocalığını kabul edip kanatları altına girince Gemma gelininin ucundan ölmeye başladı 🙂

          Sultan-Nehir durumundaki mantık da aynı, Nehir Sultan’ın kanatları altına girebilecek bir kız, o yüzden Sultan onu sevmeye hazır. Karşısında bir tehdit yok, Yamaç kızı sevmiyor, aşık değil, Nehir yüzünden ailedeki hiçbir denge bozulmuş değil, bozulma tehdidi de yok. Sultan niye sevmesin şimdi Nehir’i, ne güzel alıp istediği gibi şekil verecek. Sanırım karakter ölmezse izleyeceğimiz şey bu olacak.

          Fakat ben böyle olacağını sanmıyorum. Nehir, Mihriban gibi ölür diye düşünüyorum. Çünkü bahsettiğim üzere yukarıdaki senaryo bildiğimiz Sultan-Sena-Yamaç senaryosu. Sena karakteri bildiğimiz üzere zorunlu olarak öldürüldü. GH’nin kafasındaki senaryo bence yukarıdaki gibiydi. Sena şuan sevilse ve yaşasaydı, Yamaç’ın hapisi ile böyle devam edebilirdi. Daha sonra yarıda kalan hikayeyi Nehir ile devam ettirmiş. Yani hikayemiz bitmiş gibi duruyor. Tabi GH bu. Ne yapacağı belli olmaz. Nehir’i öldürmez, Sultan’ın kanatları altında olan, onun gibi yaşayan bir kadına dönüşebilir. Tabii seyir zevki olur mu? Çok zor. Nehir’i seven kısım bu haliyle ona tahammül edemez bence.

          • Nur

            Nehir’i seven biri olarak zaten çileden çıkmıştım. Köşke girdikten sonra Nehir’i yok saymaya başlamıştım. Koçovalılar’da Sultan’dan sonra biri Hanımağa olacaksa sindireceğim tek kişi Damla Koçovalı. Nehir ne kadar değişim geçirirse geçirsin o profile uygun değil. Ne ben ne de diğer izleyiciler Damla hariç birini sindiremez, sakil durur.

            Sultan’ın Nehir’i bağrına basmasının bebek haricinde bir nedeni de Nehir’in kimsesz olması. Sultan, Ayşe ve Nedret’i yetimhaneden almıştı. Damla’nın bir tek babası vardı, kimsesiz sayılırdı Damla’yı Cumali’ye uygun görmüştü hemen. Zaten Uluç sonradan öldü ve Damla da hiç kimsesiz. Nehir’de öyle.
            Sultan, Karaca’nın Kurtuluşlar gibi kalabalık bir aileye gelin gitmesine razı gelmesi bir çelişki değil o kendi gelinlerinin kimsesiz olmasını tercih ediyor damatları için bu kural geçerli değil.
            Nehir’in kıyafet değişimi bir ceketle başladı. Nehir’in tarzına aykırı bir ceketti o. Ortayaş ceketi gibi. Sonra yine kot ve penyeye döndü ama en son kırmızı siyahlı bir kazak giymişti ve eski tarzına uygundu o kıyafeti.

            Nehir’in başta planlanan hikayesinin böyle olmadığına kesinlikle eminim. Rizet’in ana yazısında da belirttiği gibi dizide bir noktada masa devrildi kartlar oyunculara yeniden dağıtıldı Nehir sezon sonunda bebeğini dünyaya getirecek ve ölecekti (bence) ama şimdi ölüp ölmeyeceğinden bile şüpheliyim ama çok çok az bir ihtimal olmasına rağmen aklımda radikal bir tahmin var belki o şekilde bir şeyler planlandıysa Nehir kalabilir.

            Tahminimi yazayım. Nehir’le alakalı değil ama onu da kapsayan radikal bir açılım olabilir mi diye düşünüyorum.
            Şöyle;

            Bu dizide Koçovalılar 5 erkek kardeşti Kahraman diğer kardeş tarafından öldürüldü.

            Erdenetler 4 erkek kardeş. Arık’ın bir sırrı var acaba bir kardeşini öldürmüş ya da ölümüne sebep olmuş olabilir mi? Belki Selm gibi ölüme müdahele etmemiş olabilir??

            Koçovalılar’ın başı İdris Baba’dı güçlü bir karakterdi. Erdenetler’in babası da çok güçlü biri diye tanıtılıyor.

            Dizinin bütününde bu zamana kadar coğrafi imtiyazı bulunan tek aile Koçovalılar. Mahalleleri var. Çukur. Diğer hiçbir düşman ne kadar zengin ve güçlü olursa olsun Coğrafi olarak bir toprak parçasına hükmetmiyordu. Karakuzular’ın Çukur’la derdi de buydu. Coğrafi bir alana hükmedip kendi siyasi düzenlerini kurmak. Bir yeri kendi vatanarı yapmaktı.
            Erdenetler çok zengin ama vatanları yok. Cengiz sırf bunun kompleksiyle Moğolistan masalı uydurmuş kendisine. Şimdi ise önlerinde Çukur var ve kurucusu İdris Baba ölmüş.

            3 sezon Çukur, Koçovalılar’ındı. Kaybettiklerinde dahi mahalle onlarındı.
            Acaba Erdenetler, Koçovalılar’ın yerine mi geçecek? Karakuzular mahallede eğretiydi, maddi güçleri zayıftı, gerçek bir hüküm sağlayamadılar. İdris Baba hayattaydı.
            Belki Erdenetler mahalleye sahip olur Koçovalılar yerine Erdenetler merkeze geçer. Koçovalılar ‘ötekiler’ olur. Burada Nehir’e geçeyim. Nehir, İdris’in torununun annesi. O çocuğu Erdenetler kendi ailesine katabilir belki Nehir, Erdenetler’den biriyle evlenir? Bebek, Erdenet yalısında dünyaya gelir ya da köşkte doğsa bile Cengiz’in üvey torunu olur.
            Çok komplike bir senaryo ama şayet Nehir ve bebek bir şekilde hikayeye yön verecek unsurlardan biri olarak tasarlandıysa böyle şeyler olabilir. Nehir ve torun Erdenetler’in yanında Koçovalılar diğer tarafta.. Nehir’in bu durumda yaşaması hikayeye bir şey katar. Başka türlü yaşamasının pek anlamı olmaz.

          • balvin

            Erdenetler için İstanbul için ne söylendi tam olarak hatırlamıyorum ama bir hükümleri var. Sadece İstanbul’daki uyuşturucu trafiğinden mi sorumlular yoksa genel bir sorumluluk mu bu hatırlayamıyorum o kısımları. Fakat Erdenetler veya Arık kim olacaksa senin de dediğin gibi Çukur’a hakim olacaklar. Ayrıca olmalılar. Aile, bize dizide şuan Koçovalılarla savaşta olarak gösterilmedi. Yani daha doğrusu Erdenetler bunu bir savaş olarak görmüyor. Ufak bir mahallede isyan var onlara karşı. Fazla kaale aldıkları bir topluluk değil Çukur daha doğrusu Çağatay fazla kaale almadı.

            Arık Böke bence burayı hakimiyeti altına alacak. Dediğin gibi bir ötekileştirme olabilir. Fakat aldığı zaman mahalleli bu duruma nasıl tepki verecek? Yani Arık Böke’nin mahalleye tutumu nasıl olacak? Bence Arık adil bir tutum sergileyecek gibi geliyor. Veya mahalleye hüküm sürdüğü zaman mahalleye Koçovalılar üzerinden kötü bir imaj çizilebilir. Ele geçirme durumu kanlı olur mu bilemedim. Ayrıca karakterlerin kendileri silah kullanıyor mu daha doğrusu kullanacak mı bilmiyoruz. Kişisel olarak silah kullandıklarını görmedik. Arık’ın takdimi esnasında da bir bıçak gördük. Farklı bir stili olacak. Ben silah kullanacağını pek sanmıyorum Arık’ın.

          • Nur

            S1’de Çiyan’ı mahalleliye veren Vartolu’nın bir tespiti vardı. Medet’e “Çukurdakiler iki şeyi çok seviyor. Kan ve para” demişti. Vartolu ve Selim’in derdi Çukur değildi o yüzden Çukur onlara kaldığında başarısız olmuşlardı.
            S2’de Karakuzular’ın inanılmaz iş bilmezliğine ve vahşetine mahalleliler razı olmuşlardı. Kemal ve Efe dışında Koçovalılar’ı isteyen bile yoktu.

            Erdenetler, Çukur’da doğru adımları atarlarsa kabul görürler zira İdris Baba yok artık. Koçovalılar mahalleli tarafından seviliyor ama uyuşturucu meselesinde gördüğümüz gibi hemen satabiliyorlar. Yamaç, İdris Baba gibi bir otorite değil. Mahalleli için Sultan Ana çok daha bağlı oldukları biri. Sultan Ana düşmana karşı dizide hiç kullanılmadı. Erdenetlere karşı Sultan kozu kullanılmazsa Erdenetler çok rahat hüküm sürerler mahallede.

          • balvin

            O vakit Sultan’ın da bir şekilde aradan çıkması gerekir. Yani etkisiz hale gelmesi. Bu da aileden bir kişinin veya kişilerin ölümü ile olur. Çünkü Karaca durumunda Sultan, Yamaç’ı suçladı. Yamaç’ın verdiği zararların farkında. Nehir’in ölmesi, bebek belki esir mi alınır -bu çok uç ihtimal- yani kayıplar ile Sultan etkisiz hale getirilir. Böylece Erdenetler dizginleri eline alır. Kan dökeceklerini sanmıyorum. O zaman dediğin gibi diğer şık para kalıyor. Para ile mahalleli terbiye edilir. Tabii bunun öncesinde de Çukur’da büyük bir kıtlık gerekiyor. Bu da Efsun’un anlattığı “babamın emaneti (çukur)” masalında geçiyordu. Ardından taşı taşıyan çocuk yaptıkları yüzünden kendini tanıyamıyordu. Burada da Yamaç’ın hapise girmesi ve Sons of Anarchy benzeşmeleri ile radikal kararlar alarak, yaptıklarının farkına varmasına ve 3.sezon aldığı bu hali terk etmesine yol açmış olabilecek.

          • Nur

            Dediklerin olabilir. Bilemiyorum. Sultan’ın ölmesi hiç tahmin ettiğim bir şey değil. Annelerini koruyamayan 4 + Akın’la 5 zırıl Çukur’dan defolsun gitsin o zaman. Koçovalılar’ın izleyici önünde de hükmü kalmaz. Sultan diziden çıkarılacaksa temennim kalp krizi vs ile ölmesi. The Godfather’da Baba’nın ölüm sahnesi Sultan’a uyarlanabilir. Sultan’dan sonra Damla hanımağa olur vs.

          • balvin

            Sultan’ın ölümüne ihtimal vermiyorum. Sultan ölürse öbür kalanların anlamı yok zaten. Sultan’ın etkisiz hale gelmesi gerekir derken, aileden birkaç kayıpla Sultan, etkisiz kalabilir ve aradan çıkar. 2.sezonki Karakuzular gibi. Yani aile dağılabilir. O şekil Sultan etkisiz hale gelir. Ölmesi falan imkansız bu durumda. Yoksa dediğin gibi izleyiclerin gözünde hükmü kalmaz.

          • Nur

            Evet öyle olabilir bence de.

          • Nur

            Bir de daha önce burda değindiğim şeyler vardı. Onlar çok gerilerde kaldı ama biraz değineyim.
            Çukur’da çoğu karakterin coğrafi karşılığı var. Sultan vatan toprağını temsil ediyor. Misak- Milli mi ya da Lozan’da çizilen sınırlar mı bilmiyorum ama sonuçta Sultan vatan toprağı.
            Efsun’un coğrafi karşılığını çözemedim. Baykal, Atlantik Bloktu. Efsun terasta emperyal batı’yı temsilen İngiltere’ydi ama Lozan’da Makbule Efsuuun diyerek doğu’yu uyandırdı. Yakın ve Ortadoğu.. Efsun’un çok kişilikli ya da belki şizofren olduğunu bunlardan dolayı da iddia ediyordum. Efsun’un ilk 2 teras sahnesi emperyalist batı’ydı. Lozan’da Yamaç’a “Dön bana” demesi doğuya dön anlamındaydı. Zaten Yamaç’ın doğuyu temsilen güneşten Efsun’a bakınca gözleri kamaştı gibi hatırlıyorum. Akın fotoğrafı gösterdiğinde Efsun batıydı ama Yamaç’ın araf dönemiydi o ve Efsun’un fotoğrafını görüp Makbule’yi öldürmeye çalışması bu anlamda karmaşık bir doğu- batı ilişkisiydi orayı hâlâ tam manasıyla çözemedim. Ama zaten dizi kodlarından saptı ve Efsun’un karşılığını bilmiyorum.

            Nehir, Osmanlı’nın ortadoğudaki toprakları. Osmanlı oralardan çekilmişti. Tımarhanede gördüğü ağaç eski Osmanlı Hükümdarlığıydı. Suriye, Ürdün, Lübnan, Filistin. Nehir’in bebeği ise Hatay ilimizdi. Halen öyle olduğunu sanmıyorum zira Yamaç bebeği istemedi. Halbuki Atatürk’ün Hatay Atatürk’ün en büyük hayâli ve vasiyetiydi.Yamaç’ın tımarhanede kaldığı dönem Özgür’ün odasında hasta bakıcı bir dosya ya da karar bildirmişti. Hatta o rapordan sonra Özgür, Yamaç’ı bir gece daha hastanede tutmuştu. O rapor dönemin Hatay için Birleşmiş Milletler kararıydı. Bebek kesinlikle doğacaktı çünkü Hatay anavatana ilhak edecekti.. Ama tüm bunlardan azgeçildi. Yamaç bebeği duyduğu anda köpürdü hatta istemedi. Şu anda bebeğe ne olacağını bilmiyorum. Önceden kız olacağını yazmış hatta isim bile (Hayat) koymuştum.. Dizinin alt metinlerindeki bu tür güzellikler harab oldu. Nehir düşük yapabilir. Ölü doğum olabilir vs vs…

          • Nur

            Efsun hakkında bir detay daha yazayım.
            İlk teras sahnesi zamanda çok katmanlıydı. Sykes Picot+ Mudanya Mütarkesi+ Sevr+ İstanbul’un işgali.

            İkinci teras sahnesi 1933 yılıydı. Cumhuriyet’in 10.yılı. Azer’in Çukur’u anlattığı; 10bin hane 15bin sığır 10.yıl marşında geçen 10 yılda 15 milyon yarattık her yaştan dizesine ithaftı.

            Dön bana sahnesi zaten Lozan’da çekilmiş. Lozan Görüşmelerine ithaf olabilir ya da görüşme öncesi Batının Türkiye’ye karşı Doğudaki etnik unsurları uyandırması gibi bir mana olabilir.

        • Mervepus

          Sons of anarchy müthiş bir diziydi. Güzel başlayıp yine öyle biten nadir dizilerden. Tara’nın ölümünün trajikliğini ve kimin öldürdüğüne bakılırsa (duygusuz benim bile gözlerimi doldurmuştur) bağlantı kuramadım. Ama bunda tara’nın sena ve nehirin aksine doktor olmasının, jax’e bağımlı olmamasından dolayı tara başka bir kulvardı. Sena nehir aksine geçen gün finali tekrar izlediğimde aklıma istemsizce Efsunun yamaç üzerindeki etkisi, kavga ettiklerinde yanlış kararlar vermesi, belki ileride çukuru aksatması dahilinde sultanın duruma el koyup efsunu öldürtmesi (gemma kendi yapmıştı ama sultan o kadar aktif biri değil) akabinde yamacında annesini öldürmesini kurdum kafamda. Hakikaten çok trajik olurdu. Dizide muazam bir kurguydu bu. Jax’in annesinin yaptığını öğrenince hala onu sevdiğini söylemesi.. Türk dizi tarihi için evladın annesini öldürmesi uçuk olabilir, babaya göre daha kutsallığı var çünkü. Onun dışında yamaç ve jax’in kişisel olarak benzer yönleri çok gerçekten.

          • Diziyi hiç duymamışım… Enteresan…

          • balvin

            Sons of Anarchy Çukur’la kıyaslanacak olursa çok çok daha profesyonel bir işti her şeyden önce. Her şeyi detaylı şekilde ve bir bütünün parçaları olarak tasarlanmıştı, 7 sezon yani 7 sene sürmüş bir dizi olmasına rağmen 3 sezonluk Çukur’dan çok daha bütünsel bir diziydi. Mesela Çukur’un senaristi Gökhan Horzum kendi ağzıyla sevilmeyen karakteri hikaye dışı bıraktığını, reytinglere göre senaryo yazdığını falan ifade ediyor. Bunlar çok talihsiz açıklamalar bana göre. Sons of Anarchy dizinin en sevilen karakterini 5. sezonda öldürecek, herkesin lanet ettiği en sevilmeyen karakteri de final bölümüne kadar yaşatacak kadar hikayesine sadık bir diziydi. O yüzden Jax-Tara Yamaç-Sena-Nehir benzerliklerinde de ortak nokta çok olmasına rağmen kopukluklar da doğuyor çünkü Çukur Allah’a emanet yürüyen bir iş, Sena evrimini tamamlamadan ölüyor, onun kaldığı yerden Nehir devam ettiriliyor, sonra da o da boşverilip Efsun-Yamaç’a ağırlık veriliyor falan, kopuk kopuk çoğu şey.

            Sena-Yamaç hikayesindeki mantık Jax ve Tara hikayesine çok benziyor aslında. Jax Tara’ya aşık olur, Tara önce o aile adı altındaki çete hayatını kabul etmek istemez, Jax’i alıp gitmek ister defalarca girişimlerde bulunur. Ve Jax’i çetenin lideri yapmayı kafasına koyan annesi Gemma’nın nefretini kazanır, iki kadın arasında bir çekişme başlar. Uzunca süre devam eder ama Tara hamile kalıp Jax hapse girince iki kadın kader ortaklığı yapmaya başlarlar. Gemma Tara’yı eğitir, SoA’daki tabirle “old lady” Çukur’daki tabirle “yenge” olmanın raconlarını anlatır, sistemi anlatır, silah kullanmayı bile öğretir ve iki kadın arkadaş olur, Tara giderek kaynanasına benzemeye başlar, değişir. Ama çete hayatı kariyerine mal olunca aklı da başına gelir ve özüne döner, Gemma ile yeniden düşman olurlar falan filan. Bunlar sezonlar boyu süren bir hikaye gelişimi. Ama Çukur’da hep kesintiye uğruyor, bir anda Sena ölüyor, onun misyonunu Nehir üstleniyor falan, senaristin de itiraf ettiği üzere reyting almadığı ya da karakter sevilmediği için hikaye gelişimleri tamamlanamadan kesintiye uğratılabiliyor. SoA’da böyle bir şey yoktu, hiçbir karakter hikayedeki misyonu bitmeden sevilmedi diye çıkarılmadı, ya da aksi şekilde çok sevildi diye hikayesi tükendiği halde uzatılmadı, spoiler vermek istemiyorum aslında ama çok bilinen bir şey olduğu için yazayım, en önemli örnek Opie dir. Ana karakter Jax’den bile daha çok sevilen bir karakter olmasına rağmen ( bizdeki Vartolu hesabı ) ölmesi gerekiyordu ve öldü. (Hatta şöyle bir dipnot düşeyim; tıpkı Yamaç’ın Sena’nın ölümünü bir camın arkasından izlemek zorunda kalması gibi, Jax de Opie’nin ölümünü bir camın arkasından izlemek zorunda bırakılmıştı. Video izleme sitelerinde vardır muhakkak Opie’s death scene yazarak araştırabilirsiniz, benzerlikler çok yani )

            Jax’in günlüğüne yazdığı ünlü bir kısım vardır mesela, der ki orada Jax “Nefret etmemek o kadar zor ki, insanlardan, eşyalardan, geleneklerden..Yine de senin bütün azmini kırıp kanamanı seyrederken zevkten dört köşe olduklarında mantıklı gelen tek duygu nefret etmek oluyor. Ama nefret insana ne yapar ben çok iyi biliyorum. Nefret seni başka birine dönüştürür. Olmadığın birine. Asla dönüşmeyeceğine yemin ettiğin birine…” Bu alıntı Jax’e ait. En sevdiği arkadaşı öldürüldükten sonra söylüyor bunları, çünkü Jax o günden itibaren değişmeye başlıyor. Acımasız, karanlık, ürkütücü bir adam haline gelmeye başlıyor yavaş yavaş. Tıpkı çetenin ondan önceki lideri olan üvey babası gibi. Çok eleştirdiği ve asla benzemeyeceğini söylediği üvey babasına benzemeye başlıyor giderek, bunu da kendi ağzıyla itiraf ediyor.

            Jax ve üvey babası isimlerinin yerine Yamaç ve İdris koyduğumuzda hiç de sırıtmıyor öyle değil mi 🙂 Jax’in bu alıntısı Yamaç’ın bu sezonki halini özetler nitelikte zaten. Ama dediğim gibi SoA bütünsel bir işti, karakter gelişimleri ve hikayeler tertemiz başlayıp gelişip bitiyordu, Çukur’daki kopukluklar SoA da yoktu, En önemli fark bu…

          • Mervepus

            Kesinlikle katılıyorum. Özellikle vartolu-opie ikilisini ben de eşleştirmiştim. Zaten jax’in ilk kendini kaybetmesi bana göre opie’nin dramatik ölümü ve daha sonra karısının ölümü. (bütünbütün kadınlar ölebilir ama vartoluya dokunmasınlar) Ondan sonra da toparlanamadı zaten sonunu . biliyoruz. Kadınlara gelince böyle daha kafaya yatkın yoksa dediğin gibi biz de 3 kadın olunca her şey karıştı. 7 sezonu kalitede götürmek çok zordur. Got, lost, dexter. Hepsinde hayal kırıklığına uğradık. Sons özeldir çukurla kıyaslanamaz. Ama çukur seven seveceğini düşüyorum. Karakter değişimlerini çok iyi işler.
            Buarada gemma teller > skyler white 🔪🔪 Bir de çukur gibi müzikleri iyidir. Final sahnesi deyip gidiyorum. 👌🏻👌🏻

    • Nur

      Sezon şayet tamamlanabilseydi Yamaç’ın hapise girebileceği fikrin akla yatkın. Benim final tahminimde hapishane yoktu halen de yok ama dediğim gibi öngörün akla çok yatkın.

      Arık Böke’nin Çukur’u alacağı yönünde öngörün akla yatkın. Arık Böke elinde moğol dövmesi ile Çukur’da yürürken Timur aklıma gelmişti. Adeta görünmez ordusuyla Ankara’ya ilerliyordu. Yıldırım Bayezid’in Timur tarafından esir alındığı bir tablo var, ressamını falan bilmiyorum ama ileride o tablodaki gibi bir esirlik olabilir diye düşünmüştüm. Sonra bu ihtimal kafamdan silindi. Erdenetler’in Moğollar’dan Afyon’a transfer edildiğini düşününce Ankara Savaşı’ndan esinlenme olasılığı bitiyor. Yine de senin tahminini düşününce bir parça buna uyuyor. Belki Arık, Yamaç’ı devlet eliyle esir alıp hapse attıracaktır.

      • balvin

        Sons of Anarchy Çukur’la kıyaslanacak olursa çok çok daha profesyonel bir işti her şeyden önce. Her şeyi detaylı şekilde ve bir bütünün parçaları olarak tasarlanmıştı, 7 sezon yani 7 sene sürmüş bir dizi olmasına rağmen 3 sezonluk Çukur’dan çok daha bütünsel bir diziydi. Mesela Çukur’un senaristi Gökhan Horzum kendi ağzıyla sevilmeyen karakteri hikaye dışı bıraktığını, reytinglere göre senaryo yazdığını falan ifade ediyor. Bunlar çok talihsiz açıklamalar bana göre. Sons of Anarchy dizinin en sevilen karakterini 5. sezonda öldürecek, herkesin lanet ettiği en sevilmeyen karakteri de final bölümüne kadar yaşatacak kadar hikayesine sadık bir diziydi. O yüzden Jax-Tara Yamaç-Sena-Nehir benzerliklerinde de ortak nokta çok olmasına rağmen kopukluklar da doğuyor çünkü Çukur Allah’a emanet yürüyen bir iş, Sena evrimini tamamlamadan ölüyor, onun kaldığı yerden Nehir devam ettiriliyor, sonra da o da boşverilip Efsun-Yamaç’a ağırlık veriliyor falan, kopuk kopuk çoğu şey.

        Sena-Yamaç hikayesindeki mantık Jax ve Tara hikayesine çok benziyor aslında. Jax Tara’ya aşık olur, Tara önce o aile adı altındaki çete hayatını kabul etmek istemez, Jax’i alıp gitmek ister defalarca girişimlerde bulunur. Ve Jax’i çetenin lideri yapmayı kafasına koyan annesi Gemma’nın nefretini kazanır, iki kadın arasında bir çekişme başlar. Uzunca süre devam eder ama Tara hamile kalıp Jax hapse girince iki kadın kader ortaklığı yapmaya başlarlar. Gemma Tara’yı eğitir, SoA’daki tabirle “old lady” Çukur’daki tabirle “yenge” olmanın raconlarını anlatır, sistemi anlatır, silah kullanmayı bile öğretir ve iki kadın arkadaş olur, Tara giderek kaynanasına benzemeye başlar, değişir. Ama çete hayatı kariyerine mal olunca aklı da başına gelir ve özüne döner, Gemma ile yeniden düşman olurlar falan filan. Bunlar sezonlar boyu süren bir hikaye gelişimi. Ama Çukur’da hep kesintiye uğruyor, bir anda Sena ölüyor, onun misyonunu Nehir üstleniyor falan, senaristin de itiraf ettiği üzere reyting almadığı ya da karakter sevilmediği için hikaye gelişimleri tamamlanamadan kesintiye uğratılabiliyor. SoA’da böyle bir şey yoktu, hiçbir karakter hikayedeki misyonu bitmeden sevilmedi diye çıkarılmadı, ya da aksi şekilde çok sevildi diye hikayesi tükendiği halde uzatılmadı, spoiler vermek istemiyorum aslında ama çok bilinen bir şey olduğu için yazayım, en önemli örnek Opie dir. Ana karakter Jax’den bile daha çok sevilen bir karakter olmasına rağmen ( bizdeki Vartolu hesabı ) ölmesi gerekiyordu ve öldü. (Hatta şöyle bir dipnot düşeyim; tıpkı Yamaç’ın Sena’nın ölümünü bir camın arkasından izlemek zorunda kalması gibi, Jax de Opie’nin ölümünü bir camın arkasından izlemek zorunda bırakılmıştı. Video izleme sitelerinde vardır muhakkak Opie’s death scene yazarak araştırabilirsiniz, benzerlikler çok yani )

        Jax’in günlüğüne yazdığı ünlü bir kısım vardır mesela, der ki orada Jax “Nefret etmemek o kadar zor ki, insanlardan, eşyalardan, geleneklerden..Yine de senin bütün azmini kırıp kanamanı seyrederken zevkten dört köşe olduklarında mantıklı gelen tek duygu nefret etmek oluyor. Ama nefret insana ne yapar ben çok iyi biliyorum. Nefret seni başka birine dönüştürür. Olmadığın birine. Asla dönüşmeyeceğine yemin ettiğin birine…” Bu alıntı Jax’e ait. En sevdiği arkadaşı öldürüldükten sonra söylüyor bunları, çünkü Jax o günden itibaren değişmeye başlıyor. Acımasız, karanlık, ürkütücü bir adam haline gelmeye başlıyor yavaş yavaş. Tıpkı çetenin ondan önceki lideri olan üvey babası gibi. Çok eleştirdiği ve asla benzemeyeceğini söylediği üvey babasına benzemeye başlıyor giderek, bunu da kendi ağzıyla itiraf ediyor.

        Jax ve üvey babası isimlerinin yerine Yamaç ve İdris koyduğumuzda hiç de sırıtmıyor öyle değil mi 🙂 Jax’in bu alıntısı Yamaç’ın bu sezonki halini özetler nitelikte zaten. Ama dediğim gibi SoA bütünsel bir işti, karakter gelişimleri ve hikayeler tertemiz başlayıp gelişip bitiyordu, Çukur’daki kopukluklar SoA da yoktu, En önemli fark bu.

  • hayalmeyal

    ben sıkıntıdan patlama eşiğinde olduğumdan mı nedir bilinmez çukur’un izlemediğim geçmiş sezonlarını da ufak ufak izlemeye devam ediyorum. Burada uzun uzun bahsedilen Baykal bey hikayesinin ansızın kesilmesi daha da dikkatimi çekti ve yazan arkadaşlara, size hak verdim. O hikaye o kadar değilmiş de öylece kalmış gibi sanki. Belki senarist Efsun’u da bu içine sinmemişlikle dahil etmiştir diye düşündüm hatta. Çünkü Makbule’nin tabiriyle Kent’lerin soyunu tamamen kurutsa hikayeden tamamen silinecekti bu soyisim ve bu aile. Silinmesinler, Efsun vesilesi ile bir devamlılığı olsun istemiş. Şimdi bir de Erdenet’ler de girdi işin içine. E bir de ağır top Koçovalılar var. Böyle olunca sanki biraz Game of Thrones havası vermiyor mu yahu? Ben de diziyi bir şeylere benzetme hastalığına mı yakalandım sıkıntıdan bilmiyorum ama şu an öyle geliyor bana 🙂 Koçovalılar tam bir Kuzey kanı taşıyor zaten, tartışmaya açmıyorum bile o kısmı 🙂 Efsun da hikayenin Daenerys’i sanki, her şeyiyle o kadar benziyor ki, mistik güçleri, erkeksileşmeden erkeklerle rekabete girmesi, hırsı, güzelliği 🙂 Erdenet’ler de Lannister’lar sanırım.

    • GOT benzerliğini sadece “A Lannister Always Pays His Debts” misali, Sultan Hanım Cumali’den intikam almasını istediğinde kurmuştum. Ama yazdıklarını düşününce doğru.

      Yoksa Efsun’un ölümü Yamaç’ın elinden mi olacak?

      • hayalmeyal

        Tamamen bana geçen bir hissiyat bu, sanki Efsun karakteri Daenerys ilham alınarak yazılmış gibi, background’u da çok benziyor, ailesinden geriye kalan son kişi olması da. Erkeklerin savaşındaki tek kadın figür olması da… Ama son dönemde biraz bi’ savsaklama da seziyordum ben Efsun’un yazılışında, sadece Yamaç’la romantik sahneler yazıp geçiyordu son birkaç bölümde, Arık gelince toparlayacaktı o cepheyi muhtemelen senarist, kısmet olmadı 🙂

        Valla Yamaç’ın elinden olur mu olur.

        • Bu da Balvin’in Arık Böke – Efsun sırrı teorisi ile örtüşüyor.

          • sevim

            Aslı ben sır ile Yamaç-Efsun ölümü bağlantıını kuramadım. GOT izlemediğimden dolayı olabilir. Biraz açabilir misim rica etsem?

          • Sır ile Yamaç -Efsun ölümüne bağlantı kurmadım. Hayalmeyal demiş ya, “son dönemde biraz bi’ savsaklama da seziyordum ben Efsun’un yazılışında, sadece Yamaç’la romantik sahneler yazıp geçiyordu son birkaç bölümde, Arık gelince toparlayacaktı o cepheyi” Ona istinaden, bir sır olması Efsun’a özel sahneleri getirirdi…

            Yamaç elinden Efsun ölümü ise GOTS finalinde esas oğlan (jon snow) esas kızı (deanerys) çok sevdiği halde, tam öperken beklemediği bir anda öldürür. Buna istinaden yazdım. Link bulayım sana…

          • sevim

            teşekkür ederim

          • https://youtu.be/YR41apyA-TA

            kit harington’ın korkunç oyunculuğu gözlerimi kanattı yine. Dilan’a laf ediyoruz ya, en azından Kit gibi milyon usd almamıştır.

    • Nur

      Efsun’un bazen de Melisandre’yi andırıyordu

    • Nur

      Efsun’un bazen de Melisandre’yi andırıyor.

    • hayalmeyal
      • kesinlikle 🙂 Yorumunu ekledim hemen… Aaa dur… Twitter’a ekleyeyim…

  • balvin

    Herkese iyi bayramlar öncelikle.

    Nur ve Elzem’in konuşmalarını gördüm. Genel izleyicinin Efsun’u neden itici bulmadığı durumundan bahsetmiş. Diğer kadın karakterler genel izleyici tarafından sevilmiyor. Çünkü genel izleyici portresini erkek, Kurtlar Vadisi izleyen, racon bekleyen, silah isteyen, kan isteyen kısım oluşturuyor.

    Şimdi dizi mafya, suç-dram üzerinden gidiyor. Kadınlar haliyle burada genel izleyici tarafından anlamsız, gereksiz karşılanıyor. Bahsettiğim ana izleyici kitlesi bu tür dizilerde iki kadına önem verir. Birincisi, ana karakter veya güçlü yan karakterlerin annesi ve aşık olduğu kadınlar. Fakat bu iki kadın türü de kendi içinde ayrılıyor.

    Anne olan karakterimiz dizide istenir. Yani annelik unsuru önemlidir. Anne istediği kadar bayık olsun. Aksiyon katmasın ama dizide bulunmalıdır. Sultan ve Fadik’in tepki çekmemesinin nedeni bu zaten. Sultan’dan nefret eden kesim kadın izleyiciler. Erkek izleyiciler buna takılmıyor. Çünkü kendi açılarından Sultan Hanım anneleri ve haklı olan.

    Bu tür mafyatik dizilerde güçlü erkek karakterin aşık olduğu kadının derdi önemsizdir. Yani kadının tek vasfı, güçlü, benimsenen erkek karakterin yarasını iyileştirmesidir, ona yön vermesidir. Çünkü çoğu mafyatik dizide yerli-yabancı bu durum böyledir. Saadet mesela kendi derdinden yakınmıştır Salih’e. Bir zaman sonra da tepki çekmiştir. Çünkü onun derdini izlemek istemiyor izleyici. Damla da hep yakınan olmuştur. Fakat karakterin aksiyon içinde de bazen yer alması izleyiciyi nötrleştirmiştir.

    Karaca konusunda da yine karakterin kendi bir derdi var. Akşın’ın olduğu süreçte bundan çok eminim karakteri kimse iplemiyordu. Akşın hep daha ön plandaydı. O da karakterin tamamen saf oluşu ve yüz güzelliği bana kalırsa. Sevilmeme derdi vardı. Zaten Celasun-Akşın durumuna olan duruşu ile bahsettiğimiz izleyici portresi tarafından sevilmezdi. Sonra karakter değişince şuanki hali yine sevilmiyor. Çünkü yine kendi derdi var karakterin. Kendi sorunları var. Azer’e bunlardan bahsediyor. “Benim kaybettiklerim var.” diyor. Bir de yine izleyicinin yanlış bildiği bir durum da Karaca’ya bağlanıyor. Azer’in geri plana düşme sebebi olarak gösteriliyor. Durum öyle değil fakat Karaca da yine sevilen kısımda değil.

    Efsun konusuna gelince karakterin tabii ki dış görünüşü bunda etken. Yani güzelliği ve aurası erkek izleyiciyi izlenebilir kılıyor fakat karakterin bir derdini dinleyemedik şuana kadar. Karakterin aslında kendi için sitem ettiği anlar yok. Çünkü koşulsuz sevdi Yamaç’ı yani bir şey beklemeden. Buradan bir artı kazandı. Yamaç’ı uyuttu, hayatını kurtardı, Yamaç’ın yanına geldi altınlar için ama yine derdi altın değil Yamaç’tı, onu korumaktı. Bu sebepten genel izleyici onu itici bulmadı. Zaten dış görünüş ve özeniyle bu tepki oluşmadı.

    Çünkü böyle dizilerde kadın, adamı iyileştirmeli, onun dengesini kaybettiği yerde dengesi olmalı. Bunlar benim görüşlerim değil yanlış anlamayın. İzlediğim mafyatik evrenlerde seyircileri gözlemlediğim kadarıyla durum böyle. Şimdi Efsun, Yamaç’ın dengesi oluyor. Onun yarasını kapatabiliyor, dengesiz bodoslama dalacakken, Yamaç’ı uyarıyor, Çağatay’la tek başına mücadele edemezsin, o istemeden yanına adam sokamazsın, seni burada görürse öldürür diyerek egosunu söndürüyor. Ana akım seyirci de bunu istiyor.

    Gökhan Horzum burada bir hata yaptı. Kendi özgün tavrıyla yazmak istedi bazı yerleri. Sena karakteri mesela. Hiçbir şekilde bu izleyici portresine uymuyor. Sadece bu izleyici portresine değil. Bir mafya evreninde böyle bir karakterin bulunması çok ama çok zor. Sena’nın sevilmemesinin ana nedeni de buydu. Karakter hep kendi derdinden bahsediyordu. Karakter, Yamaç’ı hep bu işleri yapmaması için baskıya maruz bırakıyordu. “Hadi gel gidelim, bu sen değilsin” diyerek kafa ütülüyordu. İzleyici de bunlardan bıkıyordu. Karakter mesela delirmişti. O gün ekşi sözlüğe tam bir saatte 80 entry atıldı Sena’ya hakaretler ile. Karakter, Yamaç’a hep engeldi. Mesela Yamaç’a çok fiziksel şiddet uyguluyordu. Tokatlar, itmeler, bağırmalar fazlaydı. Örnek olarak Efsun’a yaptığı “onu iknaetmek için ne yaptın?” sorusuna Sena koca bir şaplakla cevap verirdi. Yamaç’ı dövmekten beter ederdi. Fakat Efsun öyle yapmadı işte. Bu sebepten dolayı da Sena sevilmedi.

    Nehir’in de tutmamasının sebebi o. Karakterin yine kendi acısı vardı. Ailesinin ölümünden, kolyesinden söz açıyordu. Yamaç’ı bir kere hiç dinlemiyordu. Sadece kendi derdini anlatırdı. Yamaç’a sıra gelince aman pizza yiyelim deyip geçiyordu. Yamaç’ı yine darlayan bir karakterdi Nehir. “Neden açmadın, niye bakmadın” diye azarlamaları oluyordu. Ekstrem olarak erkeksi tavırları yani “abi, lan, birader” gibi hitaplar her oyuncuya gitmiyor Elzem’in dediği gibi. Bu da yine karakterin sevilmemesine nedendi.

    Yani genel izleyici portremiz benim bildiğim kadarıyla sadece Çukur özelinde değil, mafyatik dizilerimizde böyle. Ha burada öyle bir insan yok gördüğüm kadarıyla. SM’de zaten bu kitle çok az.

    Ha bu görüşler bana uymuyor mesela. Erkek bir izleyici olarak Efsun’u seviyorum ama sevme nedenlerim bunlar değil genel olarak. Evet iyileştirme kısmı, onu koşulsuz sevme durumunu seviyorum ama derdini de merak ediyorum. Ben böyle bakmıyorum diziye. Karaca’yı, Damla’yı, Efsun’u severim ama %80’i böyle baktığı için durum bu. Gökhan Horzum 2 sezon boyunca bunun inadını etti. Fakat reytingler suratına çarptı, AB’de inanılmaz kitle kaybetti. Orada dalgalanmalar başladı.

    • İyi bayramlar 🙂

      Bir kadın olarak Efsun’a kadar numunelik bir tane kadın karakteri sevmedim. Sultan’dan nefret ettim. Sena’ya ilk başlarda Sultan’a karşı duruşu ile duyduğum saygı Yamaç Kumburgazlı Serdar’a (düşman) tam ateş edecekken ‘bu sen değilsin’ demesi ile başlayan ikna turları, ardından Sultan’a karşı dik duruşu geçmişinden gelen ama asla detayını öğrenemediğimiz anne yarası ile ‘anneciğim’ e evrilince sevilecek yanı kalmadı. Salih, Sadiş aşkını sevmiştim. Romantik gelmişti. Ama Koçovalılar içindeki ezikliği, sanki onlar sütten çıkmış ak kaşıkmışcasına Salih’in geçmişini yok sayıp “gidelim buralardan” şarkısını söylemesi, hele ki en son Almanya olayında Sultan’a çıkışının devamını getirmeden Salih’i bir kalemde silmesi, empati yoksunluğu her sahnesini eziyet hale getirdi.

      Efsun… şimdiye kadar en net yazılan kadın karakter. tipi hoş, stili hoş, replikleri doygun, oyuncunun performansı başarılı… Sevmeyelim de n’apalım 🙂

      • balvin

        Selam Aslı,

        Ben de bir erkek olarak Efsun’a kadar bir kadın karakteri sevemedim. Sena hiç umrumda değildi hatta ölünce hiç üzülmedim. Gram içimden bir şey kopmadı. Nehir’in erkeksi tavırları çok iticiydi. Denildiği gibi oyuncunun kalemi değil erkeksi tavırlar. Akşın’a bir sempatim vardı önceden o kadar. Bir onun ölümüne üzülmüştüm. Saadet’ten bu sezonki tavırları yüzünden baydım. Karaca’ya ilk 2 sezon acayip gıcık oldum. Bu sezon nötrlendim o kadar.

        Efsun… Bence de her haliyle güzel bir kadın, stili, hareketleri her şeyiyle. Oyuncunun performansı da dediğin gibi güzel. Ee daha ne olsun.

    • Nur

      Merhaba Balvin. Sana da iyi bayramlar.
      Tespitlerin çok

      yerinde ve tamamına katılıyorum. Bazı noktaları bakış açımla değerlendireyim.
      Erkek izleyici Efsun’u sevdi. Efsuuuun sahnesi erkek izleyiciler araında fenomen oldu diyebilirim. Sanırım onlar Efsun’un işlevinin aşk olduğunu ilk kavrayanlar ben nerdeyse sonlara doğru kavramıştım. Yamaç’ın aşkı güzel, ihtişamlj bir kadın hemen kabul gördü.
      Nehir ise bence başlarda pek kaale alınmadı. Genç güzel, uzun bacaklı bir kadın, eğlenceli bir tip, aksiyonların dışında, aksiyonlara engel teşkil etmiyor vs görüntü olarak katlandılar. Olumlu- olumsuz değerlendirmelere rastlamadım. Efsun için uyutma esprileri yapılıyordu Nehir için hiçbir şey yoktu.

      Aksiyon izleyicisi bu kadınları kaale almadı. Onların rahatsızlığı aksiyon olmamasıydı halbuki hep yazarım, aksiyon her bölüm vardı ve ama heyecan vermiyordu. Amaçsızdı. Hedef yoktu. Sezon Çukur’un karşısına Çukur’la inandırıcı derdi olan anti- kahraman(lar)ı çıkarmamıştı. Efsun’un Kent olmasının bir anlamı yoktu. Akın, Yücel, Azer, Timsah, İstanbul Konseyi, Murteza, Çağatay++ zeminleri, amaçları ikna edici değildi. Azer’e Karaca bahanesi bulundu. Bir nebze haklılık payı olsada Azer’in Çukur’la bir derdi olmaması gerektiği aklımızın köşesindeydi. Vartolu ile çatışmadığı sürece Azer de ne yapsa olmayacaktı.

      Bence kadınlar göze hitap etti ve bizim takıldığımız detaylara genel izleyici özellikle erkekler takılmadı. Sena, Yamaç’ı itip kakarken ön planda Vartolu- Selim hikayesi vardı ve bizlerin bağımlılığı o zamana dayanıyor. Kemik kitle (benim gibi)1.sezondan geliyor. Sena hepimizi sinir ederken dizi gününü 4 gözle bekliyorduk. İdris, Paşa, mahalle.. hepsi bir bütündü. Bu dizi kendi rekorunu kırdığında Sena vardı dizide. Saadet mıymıylanıyordu. Yamaç’ın, Vartolu’nun, Selim’in++ hepsinin bir işlevi vardı. Ayşe aynı Ayşe’ydi Cemil ilişkisiyle sezonun en bomba sahnelerinden biri Ayşe ile hazırlanmıştı. Dizide hiçbir kadın bu Cemil’in terasta doğranmasıyla sonuçlanan şok edici olaylar zincirinin lokomotifi olmadı, Ayşe hariç. Ayşe’nin bu sezon psikopat oğlu var, bir ton malzeme olurdu bir tane bir şey olmadı.
      Kadınların kaprisi mıymıntılığı reyting düşürmez. Saadet diziyi şaha kaldırmaz, batırmaz da. Vartolu şaha kaldırır Saadet’i sineye çekerdik. Selim bir işe girişir Ayşe gözümüze batmazdı. Bunlar dizinin en gözde zamanında aynı tavırlarıyla vardı.
      Bir mafya dizisini kadınsız oluşturamazsın ve kadınlar hep sorunludur zaten.

      • balvin

        Merhaba Nur,

        Çıkarımlarına tamamen katılıyorum. Hatta benim değinmediğim güzel bir şeyden bahsetmişsin. Evet kadınları kimse takmıyor ama kadınlar olmadan da bu diziyi oluşturamayız. Reytingi etkilemese bile kadının yeri aslında o reytingi oluşturan bir etken. Fakat işte o kaale almama meselesi çok var. Mesela Çukur izleyen kemik kadroya genel olarak sorsak “Aklınızda en çok kalan 5 bölüm hangileriydi?” diye. Çoğunluk o listeye 1.bölümü koymaz. Oysaki böyle tür diziler için 1.bölüm çok tutulur. Fakat Çukur kendini 2.bölümde Yamaç’ın masaya eliyle vurması ile izleyiciye hissettirdi. İlk bölümün yarısı Sena-Yamaç’a ait. Hatta izleyici portresi dizinin ilk bölümünü gömmüştü aşk dizisi mi çekeceksiniz diye. Çukur’u asıl Çukur yapan ise Mihriban sahnesiydi. Diziye o sahneyle beraber o zamana kadar izlemiş kitle kadar bir kitle katıldı, o kitlede ben de varım.

        Nehir’in kaale alınmaması bence karakterin fazla abartı halleriydi. Tamam deli-dolu, özgür bir tip ama bu kısmı fazla abartıldı.Gerçekten çok uzak bir karakter olması bence kaale alınmamasının nedeni oldu. Karakter çok uçuk bir tipti.

        Dediğin gibi Çukur’un bu sezon başlangıcındaki düşman karakterleri çok zayıftı. Yani İdris-Yamaç durumu olmasa izlenecek bir şey yok demiştim sezon başı. 3 ay boyunca aklıma Çukur dahi gelmemişti. Oysaki ilk sezon bittikten sonra 3 ayları sayıyorduk başlasa da izlesek, acaba ne oldu diye. Kemik kitle, bu diziyi bence hala ilk sezon hatrına izliyor.

        Çukur bu sezon senaryo anlamında ne kadar tökezlediyse bence seyir olarak da o kadar tökezledi. İlk sezondaki o özveri yok ekipte. İlk sezonda verilen emek, gayret, özen hiçbir zaman hissettirilmedi. İlk sezondaki başarıyı sadece Horzum’a değil yönetmen Sinan Öztürk ve ekibine de bağlayabiliriz. İlk sezonun karakterler açısından da havası başkaydı. Evet Çukur, Gökhan Horzum’un bir dünyası fakat bu dünyayı bize hissettiren diğer etken de yönetmendi. Çekimleri, ışığı, atmosferi ile bu dünyayı bize kabul ettirdi.

        Yani ilk 2 sezonu birbirinden ayırabiliyoruz. Karakterler ve senaryo özelinde de değil. Açıp baktığın zaman çok hakim olmasan bile “Şu sahne şu sezona ait” diyebiliyordun. 1 ve 2. sezon arasındaki o çizgi müthiş çekilmişti. Hele 2.sezon 1.bölüm müthiş bir dünya yaratılmıştı ekip tarafından. 3.sezon 1.bölüm sadece çok hızlı bir açılı yaptı. Hele 2.bölüm fragmanını falan görünce “Bu sezon çok farklı olabilir” diye geçirmiştim içimden. Çok hızlı, çok akıcı gelmişti. Fakat 2.bölüm baştan çuvallamıştı.

        Fakat bu sezon o yok. Yani 3.sezonun kendine has bir dünyası yok. Çok sırıtıyor. Özen yok, senaryo zaten çuvallamış. Bu da çok etkili oldu senaryo dışında.

        Fakat kıyafet, saç gibi olaylar benim şahsi fikrim fazla abartılıyor. Bence dizide bu sezon başarılı olan bir nadir şeylerden bu styling. Karakterlerin durumu es geçiliyor. Böyle şeyler dönem dönem her karakterin başına geldi. Sadece Karaca ve Nehir özelinde değil.

        Karaca bu sezon kendinden vazgeçti. Karakter kendini feda etti. Ailesini yok saydı, kendini bir nevi öldürdü. Ben böyle anladım. Kendisine değer vermeyen ailesi uğruna kendini öldürdü, karakter kabuğunu attı. Her şeyinden vazgeçti, ailesini bıraktı. Karakter bu sezon başlangıçta iyiydi. Yani 3.sezonun başlarınada pazarda olsun vs ilk 2 sezondaki haline benziyordu. İlk sezon karakter küçük bir kız çocuğu yani reşit olmamış bir halde hazırlanıyordu. 2.sezon tamamen daha olgun, daha büyümüş bir tarzdaydı. 3.sezon ise 7.Bölüm itibariyle Azer’in evinde oturduğu kıyafet ve saç haliyle diziye dahil oldu. O saçların bitik olması, kıyafetlerin düz ve çok sıradan olması tamamen Saadet modeline geçmesi yerindeydi. Çünkü karakter ilk sezonki Saadet’i canlandırıyor. Bekar olup olmaması önemli değil. Karakter 20 yaşında olmasına rağmen şuan 30 yaşındaki bir olgunlukta ve bu yüzden zaten Azer ile aşkı yazılıyor. Onunla yaş olarak aynı olgunlukta. Mental açıdan öyle. Karakter bitmiş ve gitmiş. Kendini feda etmiş. Kendinden ödün vermiş.

        Şimdi gelip karakterin ilk 2 sezondaki halini koyarak böyle değerlendirme çok yanlış. Her karakterin kendi dünyası var. Mesela Yamaç. İlk sezondaki tarzıyla şu anki aynı mı? Karakterlerin durumlarını neden görmezden geliyoruz? Yamaç çok açık bir örnek. Peki bir Selim fanı 2.sezon çıkıp “Selim neden böyle takılıyor, sakallara bak çok özensiz. İnsan bir keser. Saç-sakal karışmış, üstü başı pis.” deyip ilk sezonki haliyle ikinci sezonki halini yan yana getirse? mantıklı değil. Yine İdris Baba’nın takım elbiseli baba halini ikinci sezonda Sultan’a bakarken ki pazarcı haliyle yan yana getirip “Ne hale getirdiniz adamı?” demek mantıklı mı? Bu da öyle bir karşılaştırma biçimi.

        Bazı karakterler fizikselliği ile öne çıkar. Vartolu çok büyük örnek. Karakter başından beri böyle. Mesela böyle durumlar karakteri etkilemiyor. O ne olursa olsun bu halde takınıyor. O takımlarına özen gösteriyor, saçını ihmal etmiyor. Efsun da öyle. Karakterin bu özelliği hep vurgulanacak. Mesela karakter evde düz otururken bile böyle olmak zorunda. Karakter böyle anlatıldı bize çünkü. Mesela Efsun bir sahnede pijamasıyla yatakta uzanıyor. Makbule gelip onu kaldırıyor “Sen böyle olmayacaksın, kalk ne olursa olsun güzel elbiselerini giy, düzgün otur, parfümünü sür” diyor. Yani gözümüze sokuluyor bu durum. Efsun ile karşılaştırmak, onun önüne geçmesin diye yapılıyor demek çok mantıklı değil.
        Çünkü Efsun’un ailesi böyleydi hep. Baykal çok şık bir adamdı. Emrah da öyle. Şimdi Baykal ve İdris Baba’yı kıyaslayıp, “Baykal’ı öne çıkarıyorlar” demek gibi bir şey bu. Fanların objektif olmayan yorumu bu bana kalırsa.

        Nehir de aynı şekilde. Karakter çok havalıydı. Makyajı ve tarzıyla. Hamile kalması ile o da kabuk değiştirdi. Depresif bir hale girdi. Bebek onu çok değiştirdi. Bu yüzüne her yerine yansıdı. Karakter zaten şu an hamile. Eski haline gelmesi beklenemez. Yabancı bir evde aynı Karaca gibi. Ne bekliyorlar ki insanlar anlayabilmiş değilim bu durumu. Hatta şuan karakter son bölümle yine farklı bir hale büründü. Çiçekli, yeni cici gelin elbisesiyle, saçları ve makyajı ile masada otururken Sultan Hanım’ın esas gelinlerinden olmuştu. Yani o anki durumlarını görmezden gelemeyiz.

        Bunların aynısı erkek karakterlere de yapılıyor. Sadece kadın diye daha doğrusu bu durumlar kadın izleyicinin gözüne batan bir kısım. İzleyici profili önceki dediklerimiz gibi bu konuları sallamıyor. Mafya dizisinde kıyafet ve saç konuşulduğunu ilk defa görüyorum ve gülüyorum bazen. Bu başka bir dizi olsa tamam diyeceğim. Üstüne mantıklı açıklamaları da var. Karakterlerin dönemlik durumları bunlar. Kıyafet ve saç konusu çok da kaale alıncak bir şey değil. Bu konular mesela hatırladığım kadarıyla Aşk-I Memnu dizisinde çok konuşulurdu. Bihter’in giydiği her şey olay olurdu. Giydiklerini geçiyorum kadının yatağına serilen nevresim takımı bile magazinde konuşuluyordu yahu 🙂 Çukur’da fanların takıldığı konuya bak ve bu konuya ‘fazla’ takılan kesimin dizinin kemik kitlesinde olduğunu sanmıyorum.

        Hatta bunların yapılması bence oyunculara motivasyon oluyordur. Oyuncuların bu ruh halleri kıyafetleri ve yüzlerine de uygulanınca role daha iyi girmiş oluyorlar. Sosyal medyadaki fanların klasik yorumları bunlar. Takılmamak lazım.

        Azer ve Vartolu giyim olarak Yamaç’tan katbekat öndeler. Çünkü karakterlerin yaratılış tarzı öyle. Fiziksel olarak vurgu yapılmış bu karakterlere. Arık Böke de öyle. Murtaza, Timsah Celil… Hepsinin bir tarzı var. Şimdi Selim’e bakıyorsun adam 3 sezondur aynı takımla dolaşıyor. Siyah ceket, siyah pantolon, klasik kundura ve beyaz gömlek. Cumali de aynı. Farklı bir tarzı yok. Emmi de öyle. Meke de öyle. Şimdi Azer, Yamaç’ın önüne çıkarılmak için mi böyle giydiriliyor? Herkes kendi cephesinden bakıyor. Yamaç koskoca başrol adam 1 kazak 1 pantolon, 1 bot ile geçiniyor bir sene boyunca. Hatta 3-4 bölüm Efsun’un verdiği kıyafetle dolaşmıştı. Bu durumu Karaca veya Nehir’e yapıldığını düşünsenize 🙂 Neler olur neler.

      • Merhaba Nur. Nehir hakkında olumlu-olumsuz yorumlara rastlamadım demişsin ekşi sözlük okumanı tavsiye ederim. Yıllardır okurum ve oradaki yazarlar genellikle bir yaş ve kültür seviyesindeki insanlar. Gökhan horzum bile Twitter gibi sosyal medys hesaplarını değil ekşi sözlüğü takip ettiğini söylemişti. insanlar senayı mumla arıyor nehire karşı. Çoğu erkek ve çoğu efsunu gerçekten seviyor ve balvinin anlattığı gibi yamacın yanında onu yükseltecek güçlü bir kadın istiyorlar. Twitterda bile alıntılanıp paylaşılmıştı entyler. Hatta şu yorum çok hoşuma gitmişti “meğer hiç kimse nehiri sevmiyormuş ama birinin çıkıp kıza sallamsını bekliyormuş” 🤣🤣 sonra zaten insanlar yazmaya başladı. Özellikle erik dalı tsm bir faciaydı çok iyi dalgası geçildi. İnsanlarda izlenme sayısından begenildiği için sanıyor çok garip. Rezaletti..

        • Erik Dalı Nehir sanrı olsaydı mükemmel bir sahneydi. Ah Horzum!

        • Bu arada yorumlarınız hep spame düşüyor. Gördüğüm anda hemen onaylıyorum. Geç yayınlanırsa gözden kaçmıştır. Üye olarak yorum yaparsanız spame düşme riski azalıyor, aklınızda olsun. Sevgiler 🙂

        • Nur

          Merha Feyza.
          Ekşi Sözlük’e okuyucu olarak aşinayım. Herhangi (!!) bir Türk dizisi için Ekşi Sözlük kaale aldığım bir yer değil.

          Siz orda dizi başlığı altında yazılanları kendinize referans kabul ediyorsanız ne alâ. Okuyun. Faydalanın.
          Türk Dizi Sektörü Oscar Komites Ekşi Sözlük Hazretleri:)

          .
          Efsuncum’a şarkı uyarlayayım.
          Limbo limbo şişeler..

          (Lingo değil.. Efsun’dan bahsediyoz)

    • Elvis, güzel yazılan ama çabuk harcanan düşmanlardan 🙁 ismi geçince belirtmek istedim.

    • Aboudiaby

      Senanın sevilmeme durumu tamamen oyuncu yetersizliğinden dolayı bence yoksa çukur bir kitap olsa sena karakterini okuyan herkes severdi.Horzumun bir açıklaması var ben Yamacı Arasa göre yazdım Yamaç için ilk isim hep Arasmış peki Sena için düşünülen isim kimdi hep merak etmişimdir.Dilan olduğunu zannetmiyorum.İlk Çukur posterinde galiba sadece Yamaç ve Sena vardı.Horzumun kafasında hikayede hep ön planda Yamaç ve Sena olacaktı ama bunu seyirci tepkisinden dolayı hayata geçiremedi.Sena karakteri sonunda öldürüldü.Dilan Çiçeğin bunda çok suçu yok Trde Aras Bulutun partnerliğinde ezilmeyecek çok az kadın oyuncu var zaten.Tüm suç cast direktöründe yaptığı bir hatalı oyuncu seçimi yüzünden senaristin başından beri kafasında planladığı hikayeyi bozuyor.

      • Dilan Çiçek Deniz’in çok kuvvetli bir menajeri olmalı. Başrolde ismi geçecek bir oyuncu olmadığı halde iyi projelerde yer alıyor.

        • Aboudiaby

          Dilan Çiçeğin Çukurda oynaması maddi güç ve popülerlik ile dönmüştür ama Dilanın adı hangi projede geçse partnerliğini paylaşacağı oyuncuları seven insanlar tarafından büyük bir tepki yiyor.Dilana karşı büyük bir önyargı olacak mesleğinin ilk yıllarında Aras ile partner olmasından dolayı umarım oyuculuğunu geliştirip bu önyargıyı kırar.

          • Yeni projesi Metin Akdülger ile… Offf…

          • Aboudiaby

            Bence bu jenarasyonun en yetenekli 3 erkek oyuncusu Aras Metin ve Çağatay böyle giderse Çağatayla da partner olur Allah herkese Dilan şansından versin.

  • tawazaki

    Nehir-Efsun konusu çok tartışılmış. Kendi yorumumu bırakmak istiyorum buraya.

    Nehir’in hikayedeki yeri ve daha da önemlisi işlevini ben de anlayamadım açıkçası. Sevmek sevmemek ayrı bir mevzu, ben karakterin işlevini çözebilmiş değilim her şey bir tarafa. Mesela Efsun “kötü karakterler” safında girdi sonradan aşk eksenine kaydı hikayesi deniliyor, ben buna zerre ihtimal vermiyorum. Efsun şayet gelsin Koçovalılara savaş açsın, onlara kısa veya uzun vadede zarar versin diyerek salt düşman pozisyonunda hikayeye dahil edilseydi çatır çatır en az birkaç karakteri ona öldürtürdü senarist. Ama Efsun’un Sena ve Akşin’den haberi bile yok, İdris olayında parayı vermiş gitmiş Yücel’in yaptığını biliyor ama bu konuda yine herhangi bir “yap, et” şeklinde emri yok, sadece bilgisi var. Üstelik bunu da babasını Yamaç öldürdü sandığı için yapıyor, üstüne bir de onu sahaya süren bir babaannesi var perde arkasında, esas çıbanbaşı o. Böyle düşman mı olur Allah aşkına! Kadın olsun erkek olsun hiç fark etmez güçlü bir düşman karakter katıyorsan hikayeye, birkaç icraat da yaptırırsın ona ki, seyirci dişli bir karakter geldiğini anlasın. Efsun’un ilk icraatı ne oldu peki, aylardır derin uykuya dalamayan Yamaç’a masal anlatıp uyutmayı başarmak! Tekrar söylüyorum böyle düşman mı olur Allah aşkına Efsun en başından beri düşman değil, Yamaç’ın ilerde aşık olacağı kadın olarak girmişti zaten. O yüzden Yamaç’la aralarındaki tüm meseleleri gerekçelendirmiş senarist, ikisinin de birbirine doğrudan ve kastî bir kötülüğünün olmaması tesadüf müydü hayır, Azer’le neredeyse bir modern çağ kan davası yaşayan Yamaç’ın Efsun’a hiçbir şey yapmaması tesadüf müydü hayır. Bu kısım bence çok net.

    Benim akıl erdiremediğim sizin gibi esas Nehir’in olayının ne olduğu? Havada asılı bir karakter bence ve senaristin de kafasında işlevinin çok net olduğunu düşünmüyorum. Sallantıda gibi sanki. Yamaç’ın ölen karısı Sena ile benzerlikler falan kuruluyor Nehir arasında sürekli, Yamaç Nehir’de Sena’yı görüyor, bu yüzden onunla bir şeyler paylaştı falan filan, tamam orasını anladık da, niye yani? Niye illa ölen karısının yerine koyabileceği bir karaktere gerek var mesela, niye? Bu dizide zaten çok fazla karakter var, hatta ben daha önce böyle ana karakterlerin dahi bu kadar az göründüğü bir dizi izlememiştim hiç ve Çukur’un en sevmediğim özelliği bu oldu izlemeye başladıktan sonra. Vartolu, Selim, Efsun, Akın en sevdiğim karakterlerden mesela ama dördünü de o kadar az görebiliyoruz ki, bazı bölümler hiç göremiyoruz hatta. Neden çünkü çok fazla karakter var dizide. Şimdi böyle karakter konusunda doyum noktasına ulaşmış hatta taşma yaşamış bir dizide işlevinin ne olduğunu anlamadığım bir karakterin varlığını sorguluyorum haliyle.

    Yamaç’a aşık olduğuna falan da inanmıyorum. Yamaç zaten hiç değil. Ee ne peki bu iki insanı bir arada tutan şey ne, bebek! O kadar klişe ki, ne gerek var bu muhabbetlere anlamıyorum. Yamaç’ın bir kere doğru dürüst derdini sıkıntısını dinlememiş, dinlediği kısacık anlarda da umursamamış bir kadınla bebeği olacak da ne olacak yani. Adam ona cenazem var bugün diyor, çeke çeke bara götürüyor Nehir, abim vuruldu yoğun bakımda diyor, hadi pizza söyleyelim diyor Nehir. Ama kendisinin bir sıkıntısı olduğunda yana yakıla Yamaç’ı aramayı hatta ailesinin yaşadığı evin kapısına dayanmayı, bulunca da “insan bir telefonuna bakar” diye azarlamayı biliyor. Bu kadar duyarsız ve bencil tasvir edilmiş bir karaktere Yamaç’ın aşık falan olmayacağı zaten çok netti ama bir şekilde suyu bulandırıyor mu bu konu evet. Bir aşk üçgeni mevzusu çıkıyor yok yere, anlam veremediğim.

    Babasına benzemeye başladığı için deniyor mesela sosyal medyada, “aa bakın Yamaç babasına benzemeye başladı, korktuğu başına geldi” dedirtmek için koca bir sezon hikayede başka hiçbir işlevi olmayan karakteri izletmek ayıptır yahu 🙂 Birkaç ince detayla, babasıyla paralellik gösterecek birkaç çarpıcı dejavu niteliğinde sahneyle bunu seyirciye rahatlıkla dedirtir geçersin. Bu çok “detay” bir konu zaten, “detay olarak” işlendiğinde anlamlı ve değerli olabilecek bir konu. Böyle göze soka soka, bölümlerce hatta koca bir sezon boyunca dağıta dağıta bu konuyu işleyince, o dağıttığın kısmı da toparlayamayınca hiçbir esprisi kalmaz. Bu sezon da bununla beraber çöp olur.

    • Mervepus

      Keşke herkes anlasa bunu. Aklı başında izleyiciler burada toplanmış sanki. Hele metres yakıştırmalarına kadar olayın gitmesi facia. Burada asıl suç sosyal medya yöneticilerinin.

    • Merhaba hoş geldiniz. Sosyal medyada da sıklıkla görüyorum Efsun’un kayıplardaki payının İdris’in ölümü döneminde para kaynağı olması ile ilgili yorumları. Ama ek bir konu var;

      Yücel’in para kaynağı en başından beri Efsun olmalı. Efsun ekiple bir araya geldiğinde bir yıldır yatırdığı para ile ne çukurlar alacağının altını çizgi. İkinci sezon sonunda stilettolu görünmesinden itibaren İdris’in ölümü + zaman atlaması ile süre 1 yıla gelmiyor. Kaldı ki Yücel Baykal’ın araba koleksiyonu, yatlarını kullanıyordu… Efsun Yücel’in intikam planından en başından beri haberdar olmalı…

      • sevim

        Elimizdeki bilgilere bakalım.
        1) Efsun babasını saygıdeğer bir iş adamı sanıyordu.
        2) Yücel Efsun’un çocukluğundan beri yanında olan abisi olarak gördüğü babasının sağ kolu. Ona güveniyordu.
        3) Babası ve Yücel’in sadece kendisine gösterdikleri yüzünü biliyordu. Gözü döndükleri zaman nasıl bir canavara dönüştüklerinin farkında değildi.
        4) Yücel Efsun’u babasının çukur için öldürüldüğüne ikna edip, çukuru alma sözü verdi.
        5) Efsun Yücel’e çukur alması için maddi destek verdi.
        6) Efsun babasının dolayısıyla Yücel’in kanlı işlerinden habersizdi. Bu yüzden çukuru almak isterken insanların canına kastedileceğini bilmiyordu. (3. maddeyi oku)
        7) Yücel’in icraatlarını bilmiyordu.
        8) Yamaç, Yücel’in yaptıklarını anlattığında Efsun inanamadı çünkü o çocukluğunda beri tanıdığı Yücel ile aynı kişi olamazdı.
        9) Yücel’in masum insanlara yaptığı kötülükleri öğrenince vicdan azabı duydu. Yücel tarafından kandırıldığını anladı.
        10) Efsun Yamaç’a aşık olmaya başlamıştı, ona inanmak istiyordu.Yamaçla konuşmak ve gerçekleri öğrenmek istedi.
        11) Makbule Efsun’un pişmanlığını fark ettiğinde onu manipüle etti. Silahlı saldırı kumpasını kurdu, Yamaç’ın üzerine attı.
        12) Tuzaktan sonra Efsun Yamaç tarafından kandırıldığını düşündü.
        13) Azer’e destek sağladı.
        14) Ama Efsun Yamaç’a aşık olmuştu artık. Bir yanı babasına yaptıkları için çukurdan intikam almak istiyordu ama diğer yanı Yamaç’a zarar gelecek diye çok korkuyordu.
        15) Yamaç’ın hayatını kurtardı 2. kez.
        14) Yamaç Efsun’un kasasını soydu parayı kesti.
        15) Efsun Makbule’nin oyununu hiç bir zaman öğrenemedi. 20. bölümdeki yüzleşmeye kadar Yamaç’ın canına kast ettiğini sandı.
        16) Buna rağmen Çağatay devreye girdiğinde Yamaç’ın zarar görmesini istemediği için kendini geri çekti. Çağatay’ın acıması yoktu. Efsun intikamından tamamen vazgeçmiş görünüyordu.
        17) 20. bölüm itibariyle Yamaç’ın da onu sevdiğini öğrenmesiyle kendini aşkına bıraktı. Yamaç’a tamamen inandı.
        18) Efsun artık savaşta Yamaç’ın en büyük destekçisi olmuştu.

        Sonuç olarak Efsun şu ana kadar hayatında koşulsuz olarak Baykal’a (babasına), Yücel’e, Makbule’ye ve Yamaç’a güvendi. İlk 3 kişi zaten ailesiydi. Efsun’un bu hikayedeki tek suçu Yücel’e inanmasıydı. Ama bir insan ailesi olarak gördüğü bir insana da güvenemeyecekse kime güvenecek?

        • demek ki neymiş, bu devirde babana bile güvenmeyeceksin!

        • Nur

          Merhaba Sevim.

          Bir önceki sezon Yücel’in Baykal’ın paralarını harcadığı ortaya çıkmıştı. Sonra ‘Topuklu’ çıktı sahneye ve Azer’e para verdi. Azer uyuşturucu baronuydu. Efsun parayı bir uyuşturucu baronuna verdi.

          Efsun’un Çukur’da ilk sahnesi.

          Efsun ve Azer terasta. Aşağıda bir labirentte baba ve oğul birbirine öldürtülmeye çalışılıyor. Onlar birbirini öldürmese kadınlar öldürülecek.

          Efsun’un bu organizasyondan haberi olmaması imkansız.
          Yücel sayaç koymuştu birinden diğeri öldürmese kadınar öldürülmeye başlanacaktı.

          Azer, neden Efsun’la terastaydı?
          Efsun nasıl bir iş için Azer’e para vermişti?
          Efsun, kadınların gerekirse öldürülmek için koz olarak kullanılmak üzere kaçırıldıklarını bilmiyor muydu?

          Labirentte Yamaç’ın hayatın Yücel kurtardı. Orijinal planda biri diğerini öldürecek sağ kalanı da Yücel öldürecekti.
          Efsun’un bundan da haberi vardı.

          Efsun’un babasının legal işler yaptığını sanması onun intikamı için katliam yaptırmasını açıklamıyor.

          Efsun babasının intikamı için neden yasal yollara başvurmamış?
          Yücel’e hastanede BEDEL’den bahsetmişti. Yasal olmayan BEDEL nasıl ödetilir?

          Kaldı ki hatırladığım hiçbir sahnede Karakuzular’ın katliamından ve Yücel’in diğe öldürdükerinden habersiz olduğuna dair bir şey geçmedi.

          Efsun’un bu ve benzer nedenlerle şizofren olduğunu düşünüyorum. Şizofren ya da çoklu kişilik bozukluğu. Efsun terasta başkaydı, Lozan’da başka, Yücel’in hastane odasında başka++ kişiliklerde.

  • Aboudiaby

    Damla Sönmez şuan bir yayında yazın senarist ile Efsunun kimler ile bağlantısı olacağını ve gideceği yolu konuştuk gibisinden sözler söyledi böylelikle oyuncu da Efsun ve Yamaç ilişkisini daha çekimler başlamadan planlandığını bir nevi söylemiş oldu balvin gibi dizinin başından beri bu aşkın planlandığını söyleyip analiz yapan arkadaşları tebrik ediyorum

  • twitterda linkle paylaştığım için daha çok kişi okuyacak. 🙂

  • merhaba, spam’e takılmış mesajlarınız. Düzelttim.

  • Youtube da necip memili instalive’inin eski yayınlarına rastladım. Cihangir cihan’da bağlandı, pek kakarakikiri idiler… Bilginize…

    • Nur

      Cihangir Ceyhan olarak düzelteyim efem:)

      Hepsi ikiyüzlü de o yüzden gülüyorlar:)

      • Bana tepki gösteren olsa, hiç işim olmaz ne diye canlı yayınlarına bağlanayım?

        • baiano

          Evet :)) Bu durumda da çukur ekibinin hepsi iki yüzlüdür. Konu kilit.

          • Nur

            Yok kilitlemeyelim. Kapı açık kalsın ben arada konuya girip çıkacam:)

          • :)))

          • Rizet16

            Nur senin için Necip Memili’nin buakşam Çukur dizi resmi instagram hesabından yaptığı canlı yayındaki bir şakadan cımbızlama yapayım, magazin gazetecisi gibi aradan cümle çekiyorum :))

            ……… Ay Yapım’da bir göbek bağı yok ya Aras’ın , Ay Yapım Kerem beye sormak lazım % kaç hissesi var Aras’ın ……

          • Nur

            Hahahahahaha:)))))))
            Çok güldüüümmm:)))))

          • Yurtdışında çok örnekleri var. Böyle bir anlaşma yapmışsa da helal olsun…

            Aslında ilk sezondan bu şekilde anlaşmalar yapılabilir. Taşın altına elini sokar oyuncu da, güzel bir şey…

          • Nur

            Çarpışma’da da Kıvanç’ın ortak olduğu iddiaları vardı.

        • Nur

          Aslı’cım bunu bana yazmışsın ama neye istinaden yazdın?
          Mesajlar mı karıştı acaba?

          • Cihangir Ceyhan istenmeyen istenmediği de hissettirilen kişi iddiana ilişkin yazmıştım: Kendisi bile isteye Necip Memili’nin canlı yayınına katıldı. Eğer istenmediğini bilse ve hissetse, set ortamında konuşur şakalaşır ama setlerden uzakta iken neden bireysel bir hesaptaki yayına konuk olur? Samimi bir şekilde güler eğlenir?

          • Nur

            Haaa..
            Ben de zannettim ki biri sana canlı yayına katıl gibi bir şey dedi:))

  • Aboudiaby

    Dizi Arık geldikten sonra yukarı doğru bir ivme kazanacaktı malum durumlardan dolayı sezon finali verdi sağlık olsun 4.sezondan umutluyum kalan erdenetler için Musa Uzunlar Barış Falay ve Berk Hakmanı bekliyorum bu seneki sosyal medya yorumlarından dolayı şoktayım ciddi ciddi Azer Kurtuluşun Yamacın önüne geçtiği için senaryoda pasifleştirildiğini yazıyorlar Cihangiri severim ve geldiği yerde bir başarı hikayesi bana göre karşısında ki oyuncu Aras Bulut jenarasyonunun en yetenekli oyuncusu ve trnin en popüler oyuncularından birisi emin olun Aras ego savaşına girse şu dizide yiyemiceği adam da yok Azerin tek olayı azkar mevzusu bunu isteyenler de fanları şimdi kavga çıkartıyorlar azer mevzu yapsın diye çünkü fanları Ece ve Cihangir arasında bir kimya oluşucağını düşünüyordu olmayınca her tarafa saldırıyorlar ve giderek saçma bir hal alıyor koskoca Kemalin ölümü ile Azerin kardeşinin ölümünün bir tutulmasını bekleyenler var bu dizi Çukur Yamacın hikayesi Azerin değil atıyorum biz Efsunun baba acısını görmedik bundan şikayet eden bir insan var mı ki Baykal karekteri Çukur dizisinin en önemli karekterlerinden biri ama Baykalın ölümü ile İdrisin ölümünü aynı kefeye koyamayız Efsun karekterini oynayan oyuncu Damla Sönmeze edilen oyunculuk eleştirilerini görünce şaşırıyorum dizide hele ki şu kadın castında Damlanın oyunculuğunu eleştirmek bana komik geliyor Efsunun o an neler hissettiğini anlıyoruz oyunculukta budur zaten özellikle bu sene ki 22.bölümde efsun yamaç sahnesinde ki oyunculuğu üst düzeydi intikam konusunda Efsuna Cumali Koçovalı vasfı yükleyenleri de anlamıyorum ilk bölümlerde Efsunun merhametli bir kadın olduğu bu dünyaya hiç istemeyerek geldiği horzum tarafından çizildi 4.sezonda Efsun karekterinin İstanbul savaşında önemli bir yeri olacağı için hem karaktere hem de oynayan oyuncuya manasız eleştiriler çoğaldı en son bazıları Damla Sönmez niye çukurun teklifini kabul etmiş ki diye linçlenildiğini gördüm bunun üstüne çıkılmaz efsun ile ilgili tek anlamadığım konu Efsun niye nehirle tanıştı horzum ciddi anlamda ne amaçladı merak ediyorum bu sene hakkı en çok yenilen isim Burak Dakak çocuk saf yetenek geleceğin Aras Bulutu 4.sezonda hakettiği yeri bulur umarım Vartolunun da ikide bir hapse girmesinden sıkıldım Erkan Kolçak bir tercih yapmalı tiyatro mu çukur mu dizide yamaçtan sonra en önemli karekter ama hep tekrara düşüyor tiyatro kariyeri yüzünden umarım buna bir çağre bulunur Selim ve Cumaliyi seviyorum özellikle Selimin ölmesini hiç istemiyorum ailedeki en akıllı adam ve Öner Erkanı izlemek çok zevkli umarım finale kadar ölmez Berkay Ateşi severim de geri gelmesini hiç anlamadım o zaman Burak Sergeni de geri getirin dizide birisinin ölmesini anlamamız için illa kafasına sıkılmalı mevzu oraya gidiyor 4.sezonun başında sultan emmi ve nehir ölmeli azer ve karaca hemen evlenmeli ki sosyal medyadaki goygoy bitsin yamaç ve efsunun ilişkisinde her zaman gelgitler olmalı büyük ihtimalle finalde yamaç efsun ile tam mutlu olduğunda efsun çağatay tarafından öldürülecek umutluyuz 4.sezondan umarım final sezonu olur

    • balvin

      Fanlar her şeyi söyleyebilir. Ece ve Cihangir fanları gibi toplulukları ben GH’nin fazla taktığını sanmıyorum. Umurunda değildir bu kişiler. Kendisi de son açıklamasında hangi sahnelerde kanal değiştirilmiş, izleyici artmış veya azalmış detaylı olarak kendilerine bildirildiğini söylüyor. SM’da bulunan TT, Somera gibi zırvalıkları önemsemediklerini de açık açık dile getirmiş oldu.

      Erdenetler güzel bir aile. Ben de beğeniyorum ve seviyorum. Azer’in, Yamaç’ın önüne geçtiği kanısına ben de katılmıyorum fakat karakterin pasifize edildiği bir gerçek. Bunu da genel bir sorun olarak addediyorum. Sadece Azer genelinde değil tüm karakterler bu duruma maruz kalabiliyor.

      Şu konuda da katılıyorum. O sahnenin yayınlanmama amacı bence de Kemal karakteriyle Azer karakterinin figüran kardeşinin bir tutulmasıydı. Kemal, Çukur’da çok sevdiğim bir karakterdi ekstra olarak oyuncunun vedasına daha da ağırlık verilmeliydi. İkisinin eşit olması anlamsızdı. Koskoca Kemal ve ekstra olarak Uğur Yıldıran özelinde bakarsak hem oyuncuya hem de aksiyon sahnelerinin bel kemiği olmuş bir çalışana veda anlamında da bu sahnenin yayınlanmaması ve Kemal’in cenazesine daha ayrıcalık tanınması en doğru olandı.

      Damla Sönmez’e oyunculuk eleştirisi gelebilir. Kimse bu dünyada eleştirilemez değildir. Eleştiri güzel bir şey. Hakaret ve küfür olmadıkça Damla Sönmez’in oyunculuğu beğenilmeyebilir. Bu çok normal. Karakter karşılaştırılması artık bu dizide yapılmasın istiyorum ben. O var bu niye yok, gibi söylemler sadece diziye zarar veriyor. Azer ve Efsun eşit kalibrede diziye girdiler. İkisinin de acısının gösterilmemesi konusunda fanların yorumları normal. Herkes kendi açısından bakıyor olaylara.

      Efsun ve Nehir karakterlerinin buluşma noktasını ben de anlayamadım. Bu sahne sadece Efsun’a eksi yazdı o kadar. İkisinin senaryoda kesişmesi bile mantıksızdı. Böyle olunca da iki karakter de aynı kalibredeymiş fikri oluştu. Halbuki Efsun, Yamaç olmadan, kendi hikayesi ve bir amacı ile bu diziye giriş yaptı. Fakat Nehir, Yamaç sayesinde diziye giriş yapabilen bir karakterdi. Efsun ve Nehir paralel dünyada anca yan yana gelebilirdi. Ayrıca yaratılan Efsun karakterine çok ters bir hamleydi bu. Efsun karakteri, bizzat Nehir’in yanına gidecek bir karakter değildi. Adamlarını yollayıp bilgi alması en makul olanıydı.

      Sosyal medyaadaki goygoy bitsin diye senaryo yazılmasın bence. Azer-Karaca vakti gelirse evlensin, sırf sussunlar diye değil. 4.sezon bence de son olsun tabii senaryo böyle gidecekse.

      • Aboudiaby

        Tabii ki de Damla Sönmeze oyunculuk eleştirisi gelebilir benim anlatmak istediğim oyunculuk seviyesi olarak Damla Sönmezin çok altında olan oyuncuların fanlarının Damla Sönmeze oyunculuk üzerinden vurması bana komik geliyor.Komik gelen bir diğer mevzu ise Damla Sönmeze yaşı üzerinden vurulması hem de çok çirkin bir şey neymiş Arastan 3yaş büyükmüş o yüzden partner olamazmış.Son yılların en popüler 2 çifti İlker-Burçin ve Barış-Elçin.Burçin İlkerden 4 yaş Elçin Barıştan 2 yaş büyük kimse yaşı üzerinden vurdu mu bu kadınları saçma sapan şeyler.

        • Nur

          Yaş mevzusunu yazanlar iyice çocukmuş yani.

      • Nur

        Somera tam bir zırva!!! Allahaşkına Somera’ya girmek nedir ya!

        • balvin

          Zırvalığın alası hem de. Sevdiğin bir oyuncu için neden durmaksızın tweetler atarsın ki? Oyuncuya bir katkısı da yok. Twitter bunun ölçülebileceği son ortam.

          • Nur

            İşe yaradığına nasıl inanırlar, anlamıyorum.

    • Nur

      Merhaba Abou. Hoş geldin.

      Arık’ın takdimini ben de beğendim. Harada babasından telefon beklerken kendi kendine söyledikleri ilginç geldi. Hikayesini merak ediyorum ve en çok da kimleri öldüreceğini merak ediyorum. Sanki tabanca kullanmayacakmış gibi.. Enteresan ve hoş bir tip.

      Cihangir’in fanları SM’de tabi ki isyan edip isteklerini dile getirecekler. Hakları da var hadleri de. Her dizide fanların yaptığı niye bu dizide konu Cihangir olunca abes oluyor ki? Aras varken Cihangir’in fanları had bilsin isteniyor ama öyle bir dünya yok. Cihangir sevenleriyle geldi diziye. Karşısında Aras varsa var. Demek ki 3 kişi 5 kişi kaç kişilerse Cihangir’i daha çok seviyor ve önde olmasını istiyorlar.
      Ship konusu da aynı. Karısı 3 ay önce katledilen adama 2 kadınla ship yapılıyor biri katliamın finansörü.. orda sorun yok ama Azer-Karaca olunca fazla oluyor?

      4.sezonda zaman atlaması olabilir. Belki bazı karakterler halihazırda ölmüş olur. Sultan’ın öleceğini sanmam zaten rolü çok az ailenin annesi diye tutabilirler.

      • Aboudiaby

        Hoş Buldum.
        Cihangirin fanları tabii ki dizide kalıcı olmasını ister ama kimsenin hadi Cihangiri aşşağı çekelim diye bir düşüncesi oluğunu düşünmüyorum.Bu dizide harcanan tek karakter Azer karekteri olsaydı dediklerine katılırdım bu diziye girip harcanmayan değişim geçirmeyen karekter yok.Azkar sahneleri le ilgili olarak sosyal medyada fanların istedikleri sahneyi yazıyorlar.Kebap sahnesi mesajlaşmalar halka tatlısı yedirmeler bunları ilk twitterda azkarcılar dile getirdi olmayınca horzuma yüklendiler 24.bölümdeki efsun yamaç sahnesinden sonra efyama özenli yazıyorsun bizi geçiştiriyorsun diye isyan çıkardılar.İnsanların azkarı efyamdan daha çok sevmesine kimse birşey diyemez ama ortada bir gerçek var.Damla ile Arasın kimyası aşk sahnelerindeki yetenekleri Cihangir ve Eceden çok daha iyi mesela o burun hareketini Cihangir yapabilir mi horzumun aşk sahnelerini oyunculuk seviyesine göre yazdığı çok açık.Bir diğer mevzu da Efsunun katillik mevzusu son bölümden sonra Yamaç yine linçlendi.Azkarcılar Yamacı Efsun üzerinden vurdu sen yiğenine izin vermiyorsun ama düşmanınlasın diye Efyam ilişkisini yerden yere vurdular.Yamaç da bunu savunuyor zaten düşmanımız ile beraber olma diyor şuan Yamacın Efsun ile bir ilişkisi olduğunu kim biliyor.Bu duyulduğu zaman Yamacın mahalle ve ailedeki itibarı yerle bir olucak efsun ile ilişkisi zarar vericek Yamaca.Mesela Yamacın Efsun ile 22.bölümde ayrıldıktan sonra annesine bağırması tesadüf mü gidip karaca ile konuşup ya bugün gelirsin ya da hiçbir zaman demesi 23.bölümde nehir ile gidip ilgilenmesi de efsun sayesinde 24.bölümde flashback ile gösterildi.Son bölümde Efsun ile kavga ettikten sonra celasun karaca evlilik kararı vermesi tesadüf mü efsun ile ne zaman kötü ayrılsa hatalı kararlar verecek.Efsun Yamaç ilişkisinin Meliha İdirsi ilişkisi olduğu da çok açık İdris bir sahnede Melihaya sen dağıttın beni diyordu Efsun da Yamacı dağıtıcak ama ben Yamacın Efsundan vazgeçeceğini düşünmüyorum

        • baiano

          Hoş geldin Abou,

          Sana kesinlikle ve kesinlikle katılıyorum. Şu cümle o kadar doğru ki..

          “Horzum, aşk sahnelerini oyuncuların seviyesine göre yazıyor.” Çok doğru söylüyorsun burada. Cihangir Ceyhan, aşk rolü konusunda bir ilki yaşıyor. Daha önce bir aşk rolü oynamamış bir oyuncu aynı şekilde Ece de öyle. İkisinin ilk deneyimi ve ikili sarılırken bile bu işte ne kadar toy olduklarını kanıtlıyorlar. Şimdi bunlara böyle yüksek sahneler vermek mantıklı değil. Ayrıca ikili çok göz önündeler. Bu da onları kasıyor olabilir. Kasıldıkları kesin bir gerçek fakat hem ilk defa bir aşk ve partner şeklinde oynuyorlar. Ve buradaki sorunun Cihangir olduğunu düşünüyorum. Ece çünkü Kubilay ile bu kadar sırıtmamıştı. Hatta çok da rahat kaldırmıştı bunu. Cihangir ve Ece’nin iyi oynaması için gerçekte de yakın bir arkadaş olmalarına gerek yok. Aynı Aras ve Damla gibi. Aras ve Damla gerçek hayatta çok yakın arkadaş değiller ama ikili üstüne kata kata ilerliyorlar. Aralarında anlaşabiliyorlar. Damla Sönmez’in geçen açıklaması da vardı bunun hakkında bir programda. 3 hafta önceydi galiba. “Aras çok iyi bir oyuncu. O pastayı tamamlıyor sen de üstüne bir çilek koyuyorsun. Böyle paslaşa paslaşa üst üste getirerek devam ediyoruz” tarzı şeyler söylemişti.

          ÇukurEvde bölümünde de gelen bir soruda aynı şey olmuştu. Aras ve Damla, senaryonun da ötesinde oynuyorlar. Bunu Horzum da söyledi, oyuncular da itiraf etmişti. “Saçın çok güzel olmuş” repliği doğaçlamaymış veya Aliço kulübesindeki sahnede de bir doğaçlama yapmış iki oyuncu. Bazı hareketler yine senaryo dışı bunu da Gökhan Hoca övmüştü. Sizin aranızdaki sekans ben yazmadan da oluyor, senaryoda yazarken bu kadarını beklememiştim demişti.

          İşte fanların kızıştığı durum bu. Efsun ve Yamaç arasındaki bu kimya, oyuncu klasmanı ve deneyim farkı ortaya çıkıyor. Ece ve Cihangir’in sahnelerinin kötü olmasının asıl sebebi oyuncular. İkisi hala tam partner değil. Bu çook açık ve net. Senaryo her ne kadar kötü olursa olsun oyuncular orada parlayamıyor. Horzum da bunun farkında ve ona göre sahneler yazıyor. Evet bir ayrımcılık var ama bu “öne geçme” mevzusu değil. Klasman durumu.

          • Aboudiaby

            Benim de anlamadığım bir nokta bu Ece ve Cihangiri Damla ile Arastan daha çok sevebilirler buna kimse birşey diyemez aşk sahnelerini Damla ile Arastan daha iyi oynayabileceklerini iddia etmeleri bunun için kavga çıkarmaları garip olan.Özellikle bu sene ki 24.bölümde Damla ile Arasın sahnesi ikisinin arasında ki uyumun en yukarı çıktığı sahneden sonra azkarcıların bir anda çıldırmasını garipsedim.Azkarı seven biri olsam asla böyle bir kıyasa girmem en çok Cihangir ve Eceye zarar verir bu kıyas dediğin gibi ikisinin de ilk partnerlikleri o yüzden çok eleştirmek istemiyorum ama bazı tweet ve yorumları görünce şok oluyorum.

          • Nur

            Azer- Karaca sahnelerini kim yazıyorsa basit yazıyor. Halka tatlısı hikayesini Cihangir yazmış bile olabilir:)

          • baiano

            İyi güldüm 🙂 Ben fandomların tagında da geziyorum ara sıra. Ben de başta çok dalga geçtim halka tatlısı ile. Fakat Azer’in halka tatlısı çaldığını anlattığı bir sahne var Karaca’ya. Aslında orada halkı tatlısı yerine Karaca’yı koyarsak bildiğin gönderme olduğunu görüyoruz. Hoca yine de ince bir şeyler yazmaya çalışıyor çifte. Mesela Azer, halka tatlısına bakıyormuş, canı çekiyormuş ama kafasını çeviriyormuş falan. Sahne tam aklımda değil ama hocanın ufak da olsa jestleri var. Fakat işte oyuncuların ikili reaksiyonları zayıf kalıyor. Onun için alamıyoruz o enerjiyi ikisinden de. Sev ya da sevme Efsun ve Yamaç da o var işte. Oyuncular, senaryoda yazmayan şeyi bile aralarında anlaşarak devam ettiriyorlar. Bu konuda “geri plana atma” var ve sonuna kadar haklı bir geri plana atma olayı bu.

          • Nur

            Yok Baiono’cum, kimsenin onlara jest falan yaptığını sanmıyorum. Onlar 2 parya, birine replik yazılsa diğerine yok. Fanlar Azer havada sinek avlasa detay bulup Kara sinek avladı yani Karacayı avladı diye yorum yapacaklar.

          • baiano

            Valla benim için daha iyi :)) kusura bakmasınlar

          • Nur

            Öyle ama mesela birine aşk yazılıyorsa bir plan içinde yazılsın istiyorum. Devamlılık olmayınca bende kafamda birleştiremiyorum bu kez dizi izleme hevesim azalıyor. Hepsi için geçerli bu. Sevmediğim br hikaye veya çift içinde aynı, tamam ben sevmeyeyim ama ne olduğunu anlayayım. Bu sezon azkar, efyam, nehyam; ne oldukları belli değil. Songül’ü aşk diye sokuyorlarsa sırf bir sahne için kullandık bitti olmasın. Devamı gelmeyince Akın dağılıyor kafamda bu kez. E aşıkmış bi gitti konuştu bitti mi yani gibi oluyor karakter yapaylaşıyor.

          • baiano

            Orada haklısın. Yani devamlılık olması lazım. Belli kesime hitap eden sahneleri ben de sevemiyorum. Çifti shipleyenler dışında devamlılığı anlayan yok. Çifti anlamak için dönüp sahnelerini izlemek zorunda kalmayalım, “son görüşmelerinde ne olmuştu?” diye bakıp kalıyoruz. Fakat sen bir azkar sever olarak bu durum senin hevesin azalmış olabilir. Şuan taglarda gördüğüm kadarıyla efyamcılar baya keyifli. nehyamcılar gariplerimin çifti yok. azkar’cılar hepten kaybetmiş. Senaryosu gerçekten çok zayıf kabul ediyorum. Haklarını savunmak isterim fakat oyuncuların performansı etkiliyor ve geri çekilmemi sağlıyor.

          • Nur

            Nehir ve Yamaç ilişkisi jinekoloji odasında bitti. Yamaç babamın vasiyeti için dedi ya orada tutarlı Nehir karakteri olsaydı Yamaç’a s#@$/ lan vs vs derdi. Bu aşkı o olaydan sonra savunan genç kızlar durumun aşağılayıcılığını kavrayamıyor. Yazan da kendi seviyesinde yazmış güya Efsun kapısı bırakıyor Zaten sonra köşke gitmesi falan iyice tuz biber ekti. Ben asla Nehir ve Yamaç’ı yan yana görmek istemiyorum. Köşkteki Sahnelerinde başımı çevirmiştim. Yamaç, Efsun’la olsun Nehir’den uzak dursun.

          • baiano

            En saçması jinekoloji odasında olan değildi. Nehir’in sevişmeden önce ilkinde “sorumluluk almıyorum” deyip ikincisinde “pişman olmayacağımız şeyler yapalım” diyerek sorumluluk almama konusunun altını defalarca çizmişken, hamile kalınca da tüm sorumluluğu yamaça bırakmasıydı. Nehir burada suçlu olan bence. Yamaç suçsuz demiyorum ama bu hale getirten de Nehir. Karnında bir bebek var. Başta kurduğu cümle “sevmeyen adamın çocugunu doğurmam” iken sonra “ben sana razıyım” oldu. bebeği doğurayım mı fikrini yamaçın isteğine bırakması karaktere olan gıcıklığımı arttırdı. bencillikleriyle gıcık olmuştum, iyice ayar oldum.

          • Nur

            O konuşmalar falan tolere edilir. İlişkilerde gerçek hayatta da oluyor. Saçma sapan sözler hoşlanmasam bile sorun değildi benim için. Kluba gidip Nehir’in ağzı kanlı öpüşmeleri de kötü br sahneydi ama onu da çok kaale almadım. Jinekoloji odasındaki sözlerin oluru yok. Empati yapmaya çalış, kendini oraya koy, kızını, kız kardeşini.. Olacak bir şey değil.. Bu dizi bu sığlıktan bu hale geldi. Adamı odaya sokup o lafı ettiriyorsan kadının kabülüne ikna edilmemiz lazımdı. Sahne yazdım oldu.. Olmamıştı işte.

          • baiano

            Peki sevip sevmeme durumundaki sözler tolere edilebilir. Fakat…. Bebeğin doğup doğmama konusunu babaya bırakmak…. Annelik vicdanı? Baba hadi şerefsizin önünde gideni olsa bile… Yamaç’ın orada istememe nedeni bebeğe gelecek zarar. Nehir’in sırf Yamaç istemedi diye gidip sedyeye yatması… tolere edilecek türden değil. Bence karakter orada kendini bitirdi. Eğer o sedyeye yatmadan bu sahne yazılsaydı yani Yamaç yoldan dönüp jinekoloji odasına değil de Nehir’in evine gitseydi okeydim. Başlangıçtaki Nehir’in tutumu çok kötü… Yamaç’ı bir nebze haklı gördüm burada. kaybetme korkusu üzerinden.

          • Nur

            Her şey o kadar çelişkili ve tutarsız işlendi.ki..

            Yamaç düşmanın kucağından inmiyor ama güvenlikten korkuyor.
            Kanunsuz bir aile kanunsuzca mahalle idare ediyorlar o mahallede 15 bin kişiyi koruyorlar mahallenin güvenliğini sağlıyor Mahsun’un annesi güvenlik için mahalleye yerleştiriliyor ama bebeğin güvenliği sorunlu.
            Köşkte İdris Bebe var kadınlar var onlar korunuyor Yamaç kendi bebeğini koruyamamaktan korkuyor. Zaten bebeğinin güvenliğini sağlamaktan acizse ne demeye mahallenin babası? O mahalledeki bebeklerin güvenliğini sağlayacak kadar yetkinse niye kendi bebeğine aciz kalıyor.? Bir ton çelişki.

            Nehir gördüğü rüyanın peşine düştü Yamaç’a aşık mı belli değil ama deli gibi bebek hayaline tutuldu bir konuşmada vazgeçiyor.
            Öylesine tutkuyla bebek isteyen kadın, kendi ayakları üzerinde duruyor, maddi yeterliliği var, işsiz, yalnız, kimseyi takmayan kadın adamı takar mı ya?
            Yamaç gibi bir milyar adamdan vazgeçer bebekten vazgeçmez.

            Bir tuhaf durumlar, anlaşılmaz ruh halleri bir bölüm önceki karakterin tam tersi.. En uç olanı yorumluyorum öncesi zaten karman çorman.
            Nehir’in hamilelik testini neden ilk Efsun görür belli değil ( bu da şu an aklıma geldi:))

          • baiano

            Yamaç’ın korumacı tavrını çelişki değil de karakterin geçmişteki yaşadığı kayıpların travması olarak görüyorum. Mesela Efsun’a olan aşırı tavrı da aşkından yanıp tutuştuğundan değil onu kaybetme korkusunun verdiği reaksiyonlar bunlar. Mesela adliye önünde abileri çıkacağı zaman, evin kadınları bahçedeyken ki haline bakarsak çok açık bir şekilde bir korkusu var. Çok büyük bir travması var Yamaç’ın. Hoca da bunu bilerek yazıyor bence. Yamaç konusundaki ince bir çizgi bu.

            İşte o deli gibi bebek isteyen kadının o eve girmeye razı olması, sedyeye yatması onun pasifleştirildiğini, ötekileştirildiğini kanıtlıyor bize.

            En çok anlamadığım nokta zaten Efsun-Nehir buluşmaları. Hadi buluşmaları geçiyorum anlamıyorum yine de fakat hamileliği neden Efsun’la öğrendirirsin ki? Ne alaka yani. Bir de şuna dikkat çektim. Nehir’in bütün sahnelerinde hep biri var. Yani kadının tek başına sahnesi yok. Tek başına dizide varolamıyor karakter. Ya Yamaç, ya Aliço, ya Efsun, ya Karaca… Tek başına gösterilen tek bir yer var. O da Yamaç bebeği istemeyince 30 snlik bir süreçte aynaya bakıyor. Karakterin hamile olduğu anı göremiyoruz. Efsun ile öğreniyoruz. Karakter tek başına dizide yok, var olmuyor. Hazal’a mı güvenemiyor yoksa karakteri fazla göze sokarsam, asıl yazacağım çifti gölgelerim mi diyor bilemedim.

          • Nur

            Hazal’ı beğeniyor ve başarılı buluyorum. Yalnız sahnelerinin olmaması konusunu anlayamadım.
            Mesela deniz kenarında bir bankta tek başına oturamayacağı mı düşünülüyor? Banktan düşer mi, ne olur?

            Yamaç’ın travması köşke girene kadardı. Köşke girdi bitti.

            Yamaç, Efsun’la babası konusunda gayet rahat yüzleşmişti. Ne travması, hangi travma? Çifte orada kahkahaların yazılmaması bir eksiklikti.

            İntikam Yücel, Seyhan ve Timsah’tan alındı, Öldüler.
            İntikam işi tamam.
            Seyhan’a bedel ödetilmesi de Yamaç’a iyi gelmediyse yapacak bir şey yok. Hayat devam ediyor Efsun’la aşkını yaşıycak tabi ki.

            İntikam alındı. Tick
            Hayatının aşkını buldu, görüşüyor, sevişiyor. Tick.
            Babasının torun vasiyeti yerine geliyor. Tick.

            Bebeğin annesiyle beraber yaşamak zorunda değil. Karı- Koca olmak zorunda hiç değil! Nehir kendi evine gider.
            Köşke gelmesini hepimiz yadırgamadık mı?
            Yamaç’ın tek yapacağı bebek doğunca nüfusuna geçirmek. Nehir’le ebeğin bakımı paylaşılır.

            Köşk güveni değil ki. Yol geçen hanı. Mahalle dersen dakka başı çatışma.

            Yamaç ve Efsun şu an dahi evlenebilirler. Hiçbir engelleri yok. Hatta evlenip İdris Babanın öldüğü kaseti ara ara izleyip geçmişi yad ederler.
            Yamaç’ın telefonunda Sena’nın son mesajı vardı. İzleyip ölümüne sebep olanlara teşekkür ederler.
            Sena ölmese kavuşamazlardı. Aşklarına engel yaşasa Sena olacaktı. Yücel bir güzel boğdu ve aradan çıktı. Akvaryum parası falan Efsun’dan ama Efsun nerden bilsindi.

            Yamaç halihazırda bunları hazmetmişti zaten.
            Efsun’la gayet mutlu.
            Seviyor, seviliyor. Sevişiyorlar.

            Efsun’un kucağında uyuyor. Görünce mutlu görmeyince huzursuz oluyor.
            Travma yok ki. Trip ile travmayı karıştırmayalım.

            Nehir, Yamaç, Efsun kimseye hesap vermek zorunda olmayan bağımsız kişiler.
            Yamaç’ın Nehir’den korkusu yok, çekincesi yok, Nehir’e borcu yok, verdiği bir söz yok. Nehir köşke muhtaç değil.

            Efyam’ın büyük aşk olması için Nehir kartı geçersiz.

            Nehir, Çağatay belki Arık.. Bunların tamamı eften püften engeller. Hçbiri kavuşmayı imkansız yapmıyor. Efyam gayet imkanlı bir aşk.
            Yamaç ve Efsun’un köşkün kapısından beraber girmeleri için bir gram engel yok.
            Beraber ayrı evde yaşamaları için engel yok.
            İkisi de gayet birbirlerini tamamlayan ruh eşleri. Koçovalılar, Efsun’u dünden onaylar. Onay müessesi bizzat Yamaç zaten.

            Efyam evlensin.

          • baiano

            Benim bildiğim kadarıyla Yamaç’ın kafasında Seyhan şıkkı yoktu. Seyhan hesapta değildi.

            Yamaç intikam olarak aldığı şey içini rahatlattırmadı. Hatta bunu hoca açık açık yazdı. 3.sezon 6.Bölüm’de Sultan ile karşılaşınca, köşke giremedi. Efsun’u aradı, cevap alamadı ardından tımarhaneye gitti Yücel’in yanına. “Sizden böyle intikam alırsam rahatlarım sandım, ama olmuyor o…. ” diye devam etti. Diyelim ki içi rahatladı yine de bu durum travmayı bitirse bile “kaybetme korkusu” durumunu bitirmez. İntikam ayrı kaybetme korkusu ayrı. Siyah zarf travması hiçbir zaman bitmez.

            Nehir’i eve alma durumunu hoca “ya bebeğe bir zarar gelirse?” olarak yazdı. Nehir dediğimiz gibi eninde sonunda o eve girecekti zaten? Ha giriş şekli mantıksızdı, çelişkiliydi. Takılmıyorum artık buna. Çünkü bu mantıksızlık ve çelişki durumu bir hayli çoğaldı. Artık gerçek hayattan bağını kopardı Çukur. En azından bir dünyası vardı doğru ama gerçek hayatımızla da bir bağı az da olsa bulunuyordu artık o da yok.

            Her fırsatta “düşmanının koynunda” kısmını da garipsemiyorum. Azer ve Karaca tavla oynuyor. Karaca “dedem öğretti” diyor. Komikliğe bakar mısınız? Karşındaki adam kim yani dedem öğretti diye böbürleniyorsun. Yamaç ve Efsun da aynı şekilde. Bu konuya neden fazla takıldığını bilmiyorum Nur. Hem Azer ve Karaca’yı da sevdiğini belirtiyorsun. Aynı durum orada da olduğu için neden eleştirdiğini anlamadım. Evet, olmamalıydı. Hepsine acı çektirilmeliydi fakat olmadı. Hepsi yumuşatıldı.

            Tek sorunumuz Efsun değil yani. Mahsun gibi koca bir neden var. Hatırlarsan bu Mahsun halı saha ortasında yaşlı bir amcamızın boyunu kırdı. Nedret, Acar, Paşa’yı katletti. Aileyi parçaladı. Akşın delirdi, yüzü yaralandı. Sultan Ana felç geçirdi. Dahası var yani. Şuan el bebek gül bebek gidiyorlar temiz temiz. Sena konusunda yaptığı pislikler ortada. Sena’ya dolaylı yoldan ölüme yollayan o. Sapık gibi davranan o. Deren’e işkence uygulayan o. Say say biter mi? Bitmez. Yamaç’ın normalde Sena aklına gelerek gördüğü an kafasına sıkması lazım. Fakat aileye giriş bile yapacak. Onun zemini hazırlanıyor. Fazla etiklik aramayalım bence. Benim görüşüm Efsun, bilerek yapmamış bunu. Yani Akşın ve Sena olaylarından habersiz. Azer’in Kemal ve kadınları kaçırma girişimi, Cumali ve Yamaç’a kalleşçe saldırma biçimi ile yine Efsun, Azer’den geride kalıyor. Efsun ve Azer İdris Baba ölümünde buluşuyorlar sadece. Mahsun gibilerinin yanında daha hafif kalıyor. Fakat benim ana görüşüm hepsinin acı çekmesi, öldürülmesiydi. Bunlar es geçilince sadece Efsun’a focuslanmamak gerek. Sadece Efsun üzerinden iğnemele yapıp diğerlerini es geçmek anlamsız.

            Nehir kartı geçersiz doğru. Nehir’in Yamaç’ın evinde bebek ile kalması geçerli.

            Yamaç ve Efsun’un köşkten girmeleri imkansız. Yamaç girer de Efsun girmez. Karakter kimseye bağlı değil. Kimseye muhtaç değil. Yamaç’sız da durabilir, Çağatay’sız da Arık’sız da. Bu karakter böyle yaratılmış. O köşke girmesi ihtiyaç değil. Karakterin tüm yaratılışına ters. Nehir’in o evde olması karakteri başından inkar etmek olmuyor. Belli başlı yerlerde “Evet Nehir o köşke girebilecek kapasitede” şeklinde açıklayabilirsin. Fakat Efsun’u başından beridir ki tutumu ile asla Sultan’ın boyunduruğu altına girebilecek bir karakter olarak açıklarsan karakteri silmiş olursun. Sadece karakteri değil soyunu, zenginliğini yok sayarsın. Efsun’un babaanne faktörünü de aynı şekilde.

            Koçovalılar evet dünden onaylar. Herkesi onayladıkları gibi. Mahsun’u ve Azer’i de onaylayacakları gibi. Yarın öbür gün midesi yıkanmış şekilde Emrah çıkagelse “affettik olum gel otur soframıza ” derler. Böyle de “AİLE HER ŞEYDİR” (!!) mottomuzu uygularız.

            Efsun-Yamaç evlenmesin ve evlenmez bence.

          • baiano

            Nur 🙂 fanları kızdırmışsın galiba :))

          • Nur

            :))
            Vallahi aşka karşı değilim, üçgen, dörtgen.. izlerim. Efsun-
            Yamaç aşkı olabilirdi. Bu blogda Sena öldükten sonra Yamaç’a partner gelmesini savundum.
            İşleyiş yanlış.

          • Nur

            Seyhan’ın ölümü dizinin en alt metninde kodlara dayalı bir ölümdü. Dizi o kodları ilk iki sezon kullandı bu sezonun başlarında da vardı ama sonra senaryo kabuk değiştirdi.
            Seyhan bir simgeydi. Azer’i öldürecek gücü yoktu. Seyhan’ı öldürerek zayıflattı aileyi göç ettirdi.
            Şayet intikam kısasa kısas olsaydı; İki tane birinci derecede kan bağı olan kişi, baba- oğul ya da denk abi- kardeş olmalıydı.
            Azer’in 4 erkek kardeşi vardı hepsi düğündeydi. Azer ve bir kardeşi ya da Azer’in iki kardeşi karşı karşıya olmalıydı. Denklik buydu. Damat bir Kurtuluş değildi ve bir Kurtuluş’un karşısında seçilmeme şansı sıfırdı. Damatın seçilme nedeni de Seyhan’dı.

            Ne efyam ne de azkar, asla ve asla böyle olmamalıydı. Aşka karşı değilim işlenişine karşıyım hele de Azkar, ne hesaplaşma ne yüzleşme.. Karaca haftalarca Kurtuluşlar’da kaldı ölenlerin konusu açılmadı. Çok eksik ve yanlış işlendiler zaten son bölümlere doğru umudum kesilmişti. Sığ, basit geçiştirme sahneler.. Başka bir şey yazılmaz zaten. Hoca boşlamış. Karaca nasıl olur da dedesini niye öldürdüğünü sormaz? Çukur dövmesi yaptırmıştı güya!!
            Destekledim çift yok. Azkar’ı önceden destekledim ama beklediğim gibi olmadı. Vazgeçtim onlardan da.

            Mahsun, Karakuzu olarak sevilmişti. Şu anda dizide Mahsun yok. Berkay Ateş var. Berkay mimikleri dahi oturtamıyor zira Karakuzu falan değil. Ne idüğü belirsiz bir tip.

            Efyam’ın engelinin bizzat Efsun olduğunu söylemişsin. Doğru. Bence de asla Nehir falan değil.

          • Aboudiaby

            Efsunun asla çukura gireceğini düşünmüyorum belki finalde zaman atlamasında görebiliriz bu durumu Efsuna çok sempatik bakmıyorsunuz ama dizide her karekter Çağataya el pençe dururken tek gider yapan karekter Efsundu.Efsun Yamacı sabahtan akşama kadar evde bekleyip koçovalılarla zaman öldürecek bir kadın değil Sena ve Nehir Yamaca muhtaçlardı burada ise tam tersi Yamaç muhtaç Efsuna son bölümde ki çıldırması da bu yüzdendi Yamacın ilişkilerinde her zaman gelgitler olucak.Efsun ve Yamacın evleneceğini de düşünmüyorum

          • Nur

            Efsun bildiğim kadarıyla vasıfsız, işsiz, güçsüz biri. .
            Mirasyedi.

            Efsun’un bir işi bir vasfı var mu?

            Sabahtan akşama kadar evde yatıyor:) Hatta hep yatar pozisyonda gördüğüm için burda hasta diye bile yazmıştım:)

            Efsun babasının parasını kerizlene kerizlene yediren bir tip. Yücel’e, Azer’e, İstanbul Konseyindeki ite kopuğa ne için altınları saçıyordu. Saçtı ve karşılığında eline ne geçti?

            En son altınlar çalındı da Çağatay geri almadı mı?
            Adamlarını organize edip Çukur’u basıp alsaydı altınlarını.

            Çağatay’ın karşısında el pençe duran Azer, Efsun’a rest çekmedi mi?
            Yamaç altınları istediğinde alay etmedi mi?
            Çağatay yalısında kalması dayattı ve o da gidip kalmadı mı?
            Çağatay’ı sevmezken Çağatay öpmedi mi?
            Makbule arabasına sahte saldırı düzenletip kandırmadı mı?
            Yücel kendi intikamı için Efsun’u kullanmadı mı?

            Nehir ne için muhtaçtı Yamaç’a?
            Aç mıydı, açıkta mıydı?
            Bütün ailesi katledilmiş kız kimseden korkmadan yalnız başına yaşıyordu. Başına saldırı Yamaç kendi düşmanları bebeği öğrenip öldürür diye Nehir’i götürdü köşke. Bütün ailesi katledilmiş kız korumasız falan yaşıyordu. Kapıda korumaları olanlar belli. Nehir’in yoktu.

            Sena, Yamaç’la aç bilaç tanışmıştı ama ailesinin durumu gayet iyiydi. Onların parasını kullanmıyordu. Kendi başına yaşamaya çalışıyordu. Efsun babasının parasını kullanıyor Sena istemiyordu, o kadar.

          • Aboudiaby

            Size göre dizilerde zengin olmak bir güçsüzlük göstergesi galiba .Efsun babasını sıradan bir iş adamı zannediyor sonra babasının öldüğünü öğreniyor.Efsun bir sahnede Yücele babamın tek güvendiği adam sendin diyor ve Yüceli çocukluktan beri tanıyor bu adam gelip baban çukuru almak isterken koçovalılar tarafından öldürürdüğünü söylüyor ne düşünürdünüz ve babasının yarım kalan işini tamamlamak için para istiyor.Efsunun yerinde hangimiz olsak Yücele parayı verirdi bu konuda Efsuna bu kadar sallanılmasını bir türlü anlamadım.Efsunun sadece İdrisin ölümünden haberi var diğer ölümler ile ilgisi yok.İdrisin ölümünde Azer Yücel Akın ve Timsahın daha çok parmağı var ama bunlar unutulup İdrisin ölümünü sadece Efsuna yıkmak doğru mu.Efsun zaten Yamaç ile tanıştıktan sonra vazgeçiyor intikamdan sadece araba saldırısı ve nehir ile yamacı gördükten sonra intikama devam ediyor buda babasının intikamı için değil Yamaca olan aşkından dolayı.Azer Efsundan para alan insan aynı klasmanda bile değiller.Yamaç Efsunun Azere para gönderdiğindiğini öğrendikten sonra Efsunun altınlarını çalıyor.Efsun Altınları kendi için istemiyor ki erdenetlerin ne kadar tehlikleli olduğunu bildiği için yamacı uyarmaya geliyor.Çağatayın yanına gitmesi de şüphelenmesin diye.Çağatay da Efsunu zorla öpüyor orda tepki vermemesinin nedeni de Yamaç öptükten sonra Makbuleyi arıyarak temelli geleceğinden söylüyor.Yamaca da seni burada görse öldürecek olan birisi var diyor.Çağataya hep Yamaca zarar gelmemesi için katlandı Efsun.Nehir Yamaca ben sana razıyım diyen bir insan ve siz bu karektere Yamaca muhtaç değil diyorsunuz bir karekter yamaca daha ne değsin muhtaç olduğunu söylememiz için.Senanın da bir ailesi yoktu Yamaca o anlamda muhtaçtı ve yamaca hep zorluk çıkartıyordu.Yamaç Efsuna önce uyumak için muhtaçtı.Ayrıldıktan 1gün sonra Efsunun kapısını kırdı maalesef Yamaç Efsuna muhtaç.Bence Efsunun aşkı Yamacın aşkından daha büyük ama Efsun Yamaca muhtaç olmaz hiçbir zaman.Yamaçta bu kadar kayıp vermeseydi muhtaç olmazdı.

          • Mervepus

            Kesinlikle hepsi doğru. Özellikle 24.bölümde babanesine temelli geleceğini söylediği zaman şaşırmıştım. O kadar sevmesine rağmen çatçat diye karar verdi hemen temelli gitmeye. Bu bile aslında Efsunun karakterini anlamamız için bir olay. Ben bile izlerken kızım bir otur iyice düşün dedim ama yamaç çağataya kıskançlığından temelli kısmını duymadı heralde.

          • Nur

            Valla Efsun yazmaktan bıktım:)

            İçim dışım Efsun, Yamaç oldu. İkisinden de zerre kadar haz etmiyorum. Tam birbirlerinin dengi. Birbirleriyle sahnesi çok olsun kalanlar bana yeter.
            Zaten anladığım kadarıyla izleyici onları istiyor. Reytinglere yansır nasıl olsa.

          • elzem

            Selamlar,

            Yorumunuzu görünce cevap vermek istedim.

            Efsun ve Çağatay konusunda, Efsun’un kişisel olarak Çağatay’dan korktuğunu düşünmüyorum. Efsun’un Çağatay konusunda endişesi Yamaç yüzündendi kendi için değil. Çünkü Efsun, Çağatay’a, Yamaç için sokuldu. O durumun kronolojisi şöyleydi:

            Efsun ve Yamaç kapının önündedir. Yamaç kapıya yönelir fakat kapı çalar. Gelen Çağatay.
            Yamaç alelacele banyonun camından kaçar.
            Efsun kapıyı açınca tedirgin olur.
            Çağatay bu durumdan şüphelenir.
            Evdeki ilaçları görünce evde biri olduğunu düşünür.
            Banyoyu kullanmak istediğini söyler.
            Banyonun camının açık olduğunu görür.
            İyice şüphesi artar. Efsun’u sorgular.
            Efsun garip tavırlar sergiler. Silah sesleri duyulunca iyice saçmalar.
            Sonra Efsun, Yamaç’tan emin olunca çok rahat tavırlar sergiler.
            Çağatay iyice şüphelenir ve “Az önce çok tedirgindin, ne oldu?” diye şüphesini belirtir.
            Efsun’u evine götürmek ister. Efsun da şüpheleri çekmemek için bunu kabul eder.
            ————-
            Ardından Yamaç, Efsun’u arar, eve dönmesini ister.
            Çağatay buna zar zor ikna olur.
            Sonra Efsun’a “Bir süre seninle ilgilenmeyeceğim. Artık ben değil sen geleceksin. Karar senin, bir seçim yap” der.
            Efsun da tamam deyip eve döner.
            Yamaç gelir, Nehir olayından bahseder. İkili ayrılır.
            Efsun sabah uyandığında bunun acısıyla Çağatay’ı arar ve “Kararımı verdim.” der.
            Çağatay’la buluşur, yemek yerler.
            Aklı o kadar Yamaç’tadır ki vejetaryen Efsun “bonfile yer misin” sorusuna “evet” yanıtını verir.
            Yemeğe hiç dokunmaz, Çağatay “geceye beraber devam edelim” diyerek imada bulunur.
            Efsun, kabul etmez eve gitmek istediğini söyler.
            Çağatay yine şüphelenir. “Kararını vererek geldin buraya biliyorsun.” der fakat zorlamaz.
            Ardından ona hediye verir ve boynundan öper. Efsun yine karşı koyamaz. (yani korkudan değil)
            Yamaç da aynı teselliyi Nehir’de arar. Saçlarını okşar fakat dayanamaz ve Efsun’un kapısını kırar.
            ————–
            23.Bölüm’de Çağatay, Efsun’un evine gelir. Seçim yaptığı için Efsun’un üzerine gider.
            Efsun, Çağatay’a karşı hislerini az da olsa açık eder. Ona sert yapar.
            Çağatay kolunu sıkar ve onu öper. Efsun ise Çağatay’ın şüphesini çekmemek için öpücüğü reddetmez
            Ardından Efsun, Makbule’yi arar ve temelli döneceğini söyler. Buradaki sebep Çağatay’dan korkması değildir. Yamaç’ın hayatını zora sokmamak içindir. Sahnenin devamında da bunu Yamaç’a açıklar.
            “Seni burada görse öldürecek biri var.” diyerek.
            ————————————-

            Yani Efsun’un Çağatay korkusu kişisel değil. Tamamen Yamaç’tan dolayı.
            Bence temel sorun şu, kafanızda Efsun karakterini “intikam alıcı, vamp ve herkesi elnide oynatan” bir kadın olarak kurgulamışsınız. Hatta bu kurguyu dizi başlamadan yapmışsınız ve kendinizi buna inandırmışsınız. Oysaki Horzum, karakterin 2.bölüm itibariyle bu işleri bilmediğini, hiçbir şeyden haberi olmadığını, babasını tanımadığını ve Yamaç’la aşk yaşayıp taraf değiştireceğini bize anlattı. Dizimize bir düşman olarak katılmamıştı Efsun. Çatıdaki 4lü kurguda sadece bu paralar nerden geliyor sorusunun cevabıydı. Bir akıl vermişliği bile yok çatıda. Fikir sunmuşluğu yok. Siz yapın kolay gelsin deyip gidiyor. Kafanızdaki karakter olsa orada daha farklı bir açılış yazılırdı Efsun’a.

            Efsun, babasını düzgün, işinde bir adam sanıyor. Bir para mevzusu yüzünden Koçovalılar tarafından öldürüldüğünü düşünüyor. Karakter, babasından uzakta büyümüş, düzgün tanıyamamış. Babası onu herkesten saklamış. Sadece Yücel’i, Efsun ile tanıştırmış adamları arasından. Efsun, herkesten her şeyden saklanarak, babasının elbet bir gün döneceği ona anlatılarak büyümüş. Bir kız çocuğu babasını bekleyerek hayatını geçirmiş. Babası ise ona sadece Yücel adlı bir adamla varlığını hissettirmiş.

            Şimdi yıllar sonra Yücel adlı adamın Efsun’a gelip bir para uğruna, temiz, namuslu iş adamı babasını Koçovalılar’ın öldürdüğünü söyleyip, babanın çok sevdiği yarım kalan bir işi vardı. Onu tamamlayalım ve bunlardan intikam alalım fikriyle gelmesine karşı koymasını hatta araştırmasını beklemiyoruz. Evet araştırması gerekebilir ama babasının yıllar boyu tek değer verdiği varlığı emanet ettiği adama güvenmesi dışında şansı yok. Burada Efsun, safoz bir tutum sergiliyor ama çok mantıklı bir açıklaması var.

            Altın konusunda Efsun, altınlara geri sahip olmak için değil, Erdenetler’in musallatından dolayı Yamaç’ın yanına gitti. Onu uyardı, “altınları bana geri ver” derken, “o altınlar benim” demek için değil, “Erdenetler seni mahvedecek” demek için gelmişti.

            Makbule, Efsun’un şekillenmesinde en büyük etken. Efsun ile Makbule’nin sahnelerini izlerseniz, Efsun, Makbule tarafından belirli koşullu rollere sokularak büyütülmüş. Aksine Efsun’un babaannesi tarafından ciddi şekilde manipüle edildiğini düşünüyorum ben. Efsun soğuk kadın “rolü” yapıyor, Efsun sinsi kadın “rolü” yapıyor, Efsun muhatap olduğu insanlara yani Çağatay Azer Yücel Timsah Akın gibi “karanlık” tiplere karşı rol kesiyor, çünkü babaannesi böyle olmasını istiyor ondan, bizzat ağzından duyduk “çocuk gibi mızmızlanma, sana güvenmekle hata mı ettim, ne kadar saf olduğunu unutmuşum, toparlan hemen” tarzı repliklerle. Babaannesi ile ikili sahnelerini bir izlemek bile yeterli bunu görmek için. Babaannesinin karşısında küçük bir kıza dönüşüyor, ona yaranmak, hatta bazen de onu kızdırmamak için çaba sarf ediyor.

            Nehir konusunda da Nehir’in ailesi mi katliama uğramış? Ben dizide böyle bir şey duymadım. Böyle bir senaryo mu geçti? Nehir hakkında bir şey bilemiyoruz ama karakterin geldiği son durum yani “Beni sevme ihtimalin var mı?” demişti en son. Gayet de Yamaç’a muhtaç hale gelmişti. Önceki karakter, genel olarak Yamaç’ın yanına takıntılı bir tavırda rüya için geliyordu. Bu rüya yüzünden muhtaç hale geldi karakter bence. Bu rüya olayı ortada olmasa zaten ikisi keşiebilecek iki karakter değildi.

            Sena ile kıyaslamamız da hata. Sena’nın ailesinden kaçma nedeni, üvey abisinin sadist hareketleri ve psikolojik baskısı, annesinin küçüklükteki tavırları, ki Emrah karakteri kızı 3.kattan aşağıya atıp bacağının kırılmasını sağlamış, sonra eve getirip “sakın ağlamayacaksın” tarzında hareketlerde bulunmuş. Karakter aileden bir kere nefret ediyor, onları yok sayıyor. Çook farklı bir örnek. Sena tabii ki babasının parasını istemeyecek. İki farklı durumu aynı kefeye koyamayız.

          • Nur

            Merhaba Elzem.
            Yazdıklarınızın tamamı doğru ve ben bunlardan dolayı Efsun’u zayıf karakterli, edilgen bir yapıda diye tanımlıyorum.
            Hayatının kontrol edecek kapasitesi yok. İntikam için sadece para vermiş. Para nasıl kullanılmış haberi yok. Umrunda da değil. İdris’te çatıdaydı umru olmadı. Diğerlerini bilse niye umursayacaktı ki?
            Parasının peşine düşmekten aciz. Hayatı boş. Amacı yok. Altınları gelişigüzel saçarken de altınlar çalındığında da umursamadı. Böyle bir kadın iş idare edemez. Anca miras yer ve Efsun’un yaptığı da bu. Hikayesi başladığından beri hiçbir şeyi kontrol edemedi. Geçmişinde de edememiş, umru olmamış zaten.
            Babasının intikamı da umrunda değil ki. Yücel para istemiş vermiş. Babasını Koçovalıların öldürmediğini öğrenince kimin öldürdüğünü umursamadı bile.
            Efsun’un böyle biri olmasını aklım almadı uzun süre altında başka şey aradım ama seninde dediğin gibi olanı biteni gördüğümüzmüş.
            Efsun’u bu haliyle siz masum, aşık bir kadın diye tanımlarsınız ben masumiyeti sığlığından derim. Aptal bir kadın. Aşk konusuna gelince Yamaç’ın karakterine uygun. Yamaç da kaybettiklerini umursamıyor anca trip atan biri.
            Efsun ve bu sezonki Yamaç birbirine çok yakıştı. Tam ruh eşleri. Kişilikleri bana hitap etmediği için aşkları da hitap etmiyor. Birleşirler, ayrılırlar umrum değil. Dizide tek onlar yok. Efsun hakkında yoğun yazıyorum çünki şimdilik hep efyam var burda. Yoksa sezon esnasında doğru düzgün efyam konusunda yazdığımı pek hatırlamıyorum.

          • elzem

            Merhaba Nur.

            Ben seni yanlış anlamışım o zaman. Bence de karakter zayıf, safoz bir tip. Hayatı boş evet. Amacı artık yok evet. Aynı kısım Nehir’e de uygulanmış. Onun da artık bir amacı yok, onun da hayatı artık boş. 20.bölüm itibariyle iki kadın karakter de amaçsız, boş insanlar olup çıktılar.

            Efsun saf bir kadın. Fakat insanları iyi manipüle ediyor o da yetiştirilme tarzından dolayı. Babaanne faktörü ile. Ekstra olarak şifalı elleri var. Bu da etken oluyor.

            Efsun salak diyince aklıma haliyle erkek versiyonu Azer geliyor. Azer bence daha da gerizekalı. Efsun’un öyle bir iddiası yok ama Azer daha da salak. Çünkü ‘salak’ dediğimiz Efsun’a kandı. Yücel’e kandı. Timsah’a kandı. Akın’a kandı. Herkese kandı. Karakter kendi başına hiçbir şey yapamadı. Kendi serveti ile saldırmadı. Kendi aklıyla bir işe girişmedi. Hep birilerinin oyunuyla bu duruma geldi. Azer’in bir ailesi olmasa, yani girdiği gibi devam etse, Efsun’dan daha kötü bir konumda olacaktı. Annesi ve kardeşleri sayesinde Efsun ile eşit gözümde. Gerçekten potansiyel olarak yüksek bir karakter şuan dizinin en salak, en gerizekalı tiplemesi. Bu duruma da çok üzülüyorum.

          • Nur

            Azer konusunda çok haklısın. Vartolu senaryosundan vazgeçilmemeliydi. Azer’in Çukur’la işi yoktu. Terasta işi yoktu. Tam bir senaryo hatası. Azer gibi bir adama torbacılık dahi yaptırmazlar:) Kurt olması lazımdı tam bir şapşik yaptılar:)

            Efsun’un elleri falan, karakter süsleme. Büyülü bir karakteri sinemada dahi zor yaratırsın.
            Şifalı elleri olduğunu dahi unutmuşum. Sen yazınca aklıma geldi. Boş bir şey.

            Yamaç’ın bebeği için Efsun yeterliydi. Nehir edilgen bir karakter haline getirilince boşa çıktı. İki tane pasif, vasıfsız kadın fazla oldu. Efsun’un vasıfsızlık kapasitesi ikinciye gerek bıraktırmayacak kadar yüksek zaten. Nehir’in orijinal senaryosu bence farklıydı. 4.sezon zaman atlamasıyla başlarsa ölmüş olabilir. Nehir köşkte olması bile başlıbaşına feci!

          • elzem

            Zaten Efsun’un ellerinden bahsederken, karakterin vasfının boş olduğunu, manipüle yeteneğini de o süsleme ellerle yapılmak istendiğini vurgulamak istedim.

            Ben Nehir’in de orjinal bir hikayesinin olduğunu sanmıyordum. İki karakter de vasıf yüklenmemiş şekilde yaratılmış. Nehir’in bahsettiği “sevdiğim ölür, ailem benim yüzümden gitti.” sözleri bence senin tabirinle süsleme. Karakter açısından heyecan yaratılsın diye derinlik imajı çizmişler. Eğer dediğin gibi bir orjinal hikayesi olsa veya burada bahseden arkadaşlar gibi bir pasfileştirme olayı varsa, hikayesi alelacele kırpılmış olsa buna en ufak da olsa Horzum’un kalemi gereği buna hafif bir vurgu yapılırdı. Yani sadece söz üstünde kalmazdı. “Benim elim kolum uzanır” demekle falan sadece laf üstünde tutulmazdı. Geçmiş yorumlarınızı da okudum. Beyaz Mercedes’ten bahsetmişsiniz. Fakat bu kurtarma olayı bence iki türlü açık yazılmış. Ojeli el var bir kere. Nehir’de ojeli el görmedim sanki. Efsun’a daha çok yaklaştırıyor. Orta Doğu ve Nehir benzetmesi, Nehir’e gidiyor. Koruyucu Melek ve 505 olayı Efsun’a gidiyor. Nehir’in belirsiz belirmeleri Nehir’e kaçıyor. Meliha için de KK başı gibi bir durumdan bahsetmişsiniz. Yani bence kimsenin orjinalliği yok. İki tarafada bağlayabiliriz duruma veya tepkiye göre gitmişler olaylarda. 3.sezonun genel sıkıntısı. Bir plan ortada YOK.

          • Nur

            Ojeli el her kim olacaktı ise o oyuncu olmadan çekildi bence. Bazı hesaplar ojenin ışık yansıması olduğunu da iddia etmişti. Efsun’un kurtarmış olması Efsun’a bir açılım yapmazdı. Zaten aşk ikisinin arasında vardı. O Nehir’di ve tahminim Nehir gizli ilişkileri olan biri olacaktı. Vazgeçildi.

            İkinci sezonun sonlarına doğru ve bu sezonun tamamında boş laflar vardı. Mesela Yamaç, Efsun’a babanı öldürmediğimi ispat edeceğim demişti.. Bomboş bir laf. Öylesine yazılmış. Hoca’nın ‘ben hiçbir şeyi boşuna yazmam” sözü bu sezonda çürüdü. Akın’ın babası konusunda imaları, bomboş çıktı. Çok var öyle:) Boş laf salatası. Kimsenin hikayesi yoktu ki. Bu sezon şanslarına erken kapandı. Arık da kurtaramayacaktı Cengiz, Kayser falan doluşturacaklardı zira izleyicinin olan karakterlerden beklentisi kalmamıştı. Yeni biri gelirse dizi eski haline dönecek sanılıyordu. Yeni sezonu anca yeni karakter soka soka idare edebilirler. Shipper’lar kendinden menkul. Erkek izleyici izlemez. Aile- Mahalle ship’lerin gölgesinde kaldı. Yamaç’ın otoritesi yok, karizması çizildi. Her bölüm mutlaka aksiyon oluyordu millet aksiyonsuzluktan şikayetçiydi. Yeni gelen karakterden aksiyon bekleniyor halbuki halihazırda dolu var. Yeni sezonda işlerin yolunda gitmeyeceğini düşünüyorum. Sezonu bu kadro bu sığlıkla götüremez. Erdenetler sülalece, Ebu Kayser, Cüneyt ve başkaları anca sezonu taşırsa taşır. Yamaç ve Koçovalılar aciz durumda. Amaçsızlar. Anca kan dökülecek ki izlenebilsinler.

          • elzem

            Efsun’un kurtarmış olması açılım yapardı hayli hayli hemde. Yani o Mercedes’teki o olmasa bile 3 kere kurtarmış hayatını. Burada neden açılım yapmasın ki?

            Bu sezonki replikler hiçbir yere bağlanmadı. Her replik boş, gereksiz. Olay örgüsü saçma, anlamsız. Genel manada eşleşmeler oluyor yani dışarıdan çok kaba bakarsan sıralayabiliyorsun ama içerik olarak sıfır çekiyor hatta eksiye düşüyor. İşte kaderin cilvesi midir bilmem sizin de dediğiniz gibi şans oldu sezonun kapanması. Yoksa her hafta plansız, günlük yazılan senaryo, gelen karakterleri de harcayacaktı.

            Yeni sezon işlerin iyi gidip gitmeyeceği şuradan belli olacak. İlk 3 bölüm çok önemli. Cenaze detayı da var. Öncelikle karakterlerin her birinin bir çizgisi belirlenmeli. Kadın karakterlerin konumu kesin belirlenecek ve ona göre yol haritası çizilmeli. Hikayesi olmayan, ileride bunu öldürerek süre tutarım diye tuttuğun karakteri öldüreceksin. Başka çaren yok. Ayşe mesela ölsün. Anlamsız yere duruyor dizide. Metin de ölmeli. Kemal yokken Metin’in bence anlamı yok. Emmi, kalabilir ama sır konusu var. O zaman yolu vereceksin.

            Lakin veremeyecekler. Çünkü senaristimiz kendine güvenmiyor. Yeni hikayelerine güvenmiyor veya yapım gerekli güvenceyi sağlamıyor hangisidir biilmem. Çünkü bunlar da ölürse herhangi bir bozulmada “Nerede eski Çukur, eski mahalle?” serzenişleri ortaya çıkacak. Seyirci, bu durumu ölen karakterlere bağlayacak. Şuan seyirci ‘dizi eskiye döner, çünkü karakterler hala yaşıyor’ mantığıyla seyretmeye devam ediyor. Metin,Emmi gibiler de ölürse “bu mahalle eskiye dönmez, kapatalım artık” deyip bırakacak. Fakat bu karakterler toptan zarar…

          • Nur

            Bir de; Efsun’a yapılan ayrıcalığı düşünürsek karşılığı sadece Efyam shipper’lar.
            Efsun, “Kent” referansıyla girdi. Dizinin geçmişi Efsun’a hizmet etmişti. Pahalı evler, arabalar, külçe külçe altınlar, saç, baş, ihtişam gırla. Yamaç kulu kölesi nerdeyse. Dizide tüm kadınlar geriye itildi. Nehir’de sıfır ihtişam ve bakım. Karaca berbat. Tek güzel giyinen bakımlı kadın Efsun. Sahnelerinde ışık, ambiyans özenli. Yücel, Azer emrine verildi. Konseyin başına geçti.. Ama olmadı. Çağatay, Efsun’a takviye geldi yine olmadı. Efsun’a bu kadar hizmet, harcama, emek.. Beyinsiz bir kokona. Aklı gidik masalcı. Sadiş’in Kent versiyonu.

          • elzem

            Efsun’a verilen özen veya kadın karakterler genel izleycinin gram umrunda değil.
            Kadın’a dokunulmaz. Bu ana fikirdir dizide. Kadın aksiyonun içinde olmaz böyle dizilerde. Kadın sadece, racon bilmeyen, çatışmayı oluşturacak kötü adamın kozudur. Kadını alır, kaçırır, tecavüz eder, sonra temiz abiler gelir “Kadına dokunulmaz ulan!” der raconu keser, seyirci de “helal olsun lan!” diye alkışlar. Böyledir bu durum. Şimdi Efsun’a özen varmış da Karaca özensizmiş de onun ışığı daha koyuymuş, bunun cildini lens oyunlarıyla yaşlı gösteriyorlarmış bunlar anca ship kavgası çıkarır onun dışında genel izleyiciyi bağlamaz. Genel izleyici bir kere anlamaz bu durumu. Odak noktası kadın değil çünkü

            Şimdi Efsun’a özen olması izleyiciyi etkilemez, etkilenmez zaten bu durumdan çoğunluk. Dizideki tüm kadın karakterler diziye akış sağlamıyor. Genel izleyicinin %90’ı erkek. Erkek izleyicinin tuttuğu tek kadın karakter Sultan Ana bu dizide. Kalanı koca bir boşluk. Saadet’i seven var mıdır? Sanmam ama nefretçisi de yoktur. Nedeni de ilk sezondaki Vartolu durumudur. Ayşe? Seveni yoktur hatta dizide ölmesini savunuyorum ben çünkü gereksiz bir yer kaplama var. Damla? Erkeksi halleri yüzünden seven bir kesim olabilir ama yine dizide olup olmaması hiçbir şeyi değiştirmez. Etkileyebileceği potansiyel bir senaryo yoktur. Nehir? Nefretçisi shipper’lardır. Karakteri itici yapan detayları “abi, birader” gibi erkeksi tavırlarıdır. Nedeni ise Hazal Subaşı bu erkek fatma tiplemesine uygun değil ve onu itici yapıyor. Hare Sürel’e itiraz eden olmaz çünkü erkeksi tavırları taşıyabiliyor. Nehir’i genel izleyici sevmez her kadında olduğu gibi hatta diğer kadın karakterlere göre diziden ilk çıkması gerek kadın karakter de odur genel izleyici tarafından. Çünkü bir mafya dizisi için en absürt karakter örneğidir kendisi.

            Efsun ve Karaca için genel izleyici yorumu bence şöyle. Efsun genel itibariyle ‘benim gözlemlediğim kadarıyla’ genel izleyiciye itici gelmiyor. Nedeni güzelliği midir, dış görünüşü müdür, karakter midir hala çözemedim. Buradaki erkek arkadaşlar da Efsun hakkında yorum yapabilirlerse kavramaya çalışacağım. Fakat genel izleyici Efsun’u da sevmez ama kadınlar arasında sıraladığın zaman Sultan Ana’dan sonra gelen Efsun oluyor. Çünkü mafyatik dizilerde gördüğümüz genel bir tiptir Efsun. Fantastik büyülü özelliklerini saymazsak tabii.

            Karaca için de dizideki tüm senaryosu çalkantılı bir karakterdir. Celasun’a yönelen bir hikayesi vardı bi ara. Genel izleyici 3.sezonda karakterden nefret kıvamına kesin gelmiştir. Çünkü Azer karakterinin geri plana düşmesinin sebeplerinden biri kendisi olarak görülmektedir. Fakat öyle değil ama dışarıdan görünen durum budur. Karakter, zaten ilk iki sezon kötü kadın rollerinde bulunmuştur. Yani izleyici Nehir’den sonra sıraya onu koymuştur. Genel erkek izleyici budur Çukur’da.

            Şimdi Efsun’a olan özenin falan hiçbir mantığı açıklaması gayesi yok. Genel izleyicinin umrunda değil. Benim görüşüm de “Sezon Efsun’a ve EfYam’a harcandı” görüşü çok uç bir görüştür. Efsun belli dönemlerde dizideki varlığı bile unutturulmuştur. EfYam için harcandı demem için 3 ila 10.bölümler arasında EfYam görmem lazımdı. Sadece zihnimizde son 5 bölüm kaldığı için ve Efsun oralarda kilit rol oynadığı için öyle gelmiş olabilir ama Efsun 3.sezona çok da şey etmedi bence. Benim aklımda kalan bir karakter olmadı fazla.

          • Nur

            Çok haklısın Elzem. Yazdıklarının
            tamamına katılıyorum. Bazı eklemeler yapacağım sadece.

            Sahnenin özeni kadının süsü vs genel izleyicinin umrunda değil ama ben detaycıyım ve sayımız kaç tane bilmiyorum, görsel özensizlik içerikten koparıyor.

            Bir de bu ayrımcılık meselesi bu sezon oldu.
            Mesela 1.sezonda Yamaç- Sena, Vartolu- Saadet sahneleri birbiriyle kapışır.
            Saadet’in giyimi, güzelliği Sena ile mukayese kabul etmez, ama o sahnelerin hiç birinde ayrımcılık yoktu. Duyguyu vermeye odaklıydı ve o duyguları alıyordum. Bu sezon bariz alçaltma var. Duygu aktarmamak için özel çaba var.

            Kadınlar paragrafında yazdığına katılıyorum. İdris Baba ve Sultan ana ailenin direği. İdris Baba öldü ve Koçovalılarda az bir aile kırıntısı kaldı o da Sultan sayesinde.
            Nehir’in nikahsız orda kalması bile kalan son muhafazakar aile çatısını zedeledi. Karaca’nın Kurtuluş evinde kalması çok uzadı ve ben genel izleyicide arada rastlıyordum, bu kız niye orda ( bekar erkekler var demiyolar ama hepimizin hissettiği oydu ve üstelik düşmanlar) niye amcası ile gitmedi? Erkek izleyicinin Karaca’nın Cumali ile gitmemesine bozulduğunu hissetmiştim.
            Köşk halihazırda bir aile çatısı gibi değil. Erkekler orda kalmıyor. Yamaç çatılarda kalıyor. Nerdeyse sokaktan (tımarhane ama aile Yamaç’ın tımarhanede kaldığını bile bilmiyor) bulduğu kadını hamile bırakmış getirdi köşke koydu gitti.
            Vartolu kâh içerde kâh dışarıda. Saadet hâlâ müştemilatta Vartolu onları ziyarete giderse gidiyor. Selim, Ayşe malum. Doğr düzgün karı- koca olan Cumali- Damla. Onlarda kopuk kopuk verildiği için tahminen öyleler.
            Kahraman meselesi aydınlatılmadı Ayşe ve Kahraman o çatı altında aşk yaşamış intibaısı var. Yamaç’ın Karaca’yı Celasun’la evlendirmesinin kültürümüze nasıl aykırı olduğunu ayrı başlıkta yazarım. Celasun ailenin öz oğlu Akşın ve Karaca bir başka ailenin kızkardeşleri olmalıydı. Kendi ailemde çok eskilerde örneği var.. Bu değil, böyle değil, böylesi töre olmaz elin oğluna pez#$/#lik olur.

            Nehir’in ilk sahnesi ‘lan’lıydı. Şayet o lan’ın arkasında durulsa Nehir olabilrdi.. bebek rüyası görüp rüyanın peşine düşecek kadar hasas bir kadın lan dememiliydi zira lan’lu lunlu konuşan bir kadın rüyayı falan kaale almazdı. Vuran, kıran, kurtaran bir kadın beklerken bir rüyanın peşine deli gibi düşen kırılgan bir kadın çıktı. Bir de kürtaj meselesi bu dizide hiç olmadı. Efsun da olsa Karaca da bu dizide kim olursa olsun kürtaj işlenmemeli. Bu diziye ters. Sultan, Saadet de olduğu gibi burayı toparladı. Aile Her Şeydir= Aile çocuktur. Ne gereği vardı. Hiç hazmedemedim. İdris Babayı nasıl aramayız, duyduğu anda sahip çıkardı. Vartolu’ya bilsem sahip çıkardım demişti. Sultan’a , Paşa’ya nasıl tepki vermişti. Yamaç, İdris Babanın yerini dolduramıyor. Hötle zötle olmuyor. Bebeği duyduğu anda kadını istemese bile bebeğe sevinecek sanmıştım. 15bin kişilik mahallenin babası bir bebeği hayattan koparacaktı az kalsın.

          • Efsun’un karakteri itibari ile güzel giyinmesi kadar doğal bir şey yok. Karaca ilk alışverişine Sena ile gitti. Sultan Cadısı ile modayı nasıl takip etsin? Nehir’in de boyfriend denimleri, deri ceketi, botları karakteri ile oldukça uyumlu.

            Çekimlere özen konusu farklı bir konu ama styling kesinlikle doğru!

          • Nur

            Nehir’in tarzı; saç, baş, makyaj, solgunluk vs yıkık pejmürde bir hal aldı.

            Karaca bu sezon kadar berbat olmadı. Genelde pantolon kazak giyiyordu, sıradandı ama nadiren de olsa 1- 2 kez güzel kıyafeti falan olmuştu. Saçı makyajı özenliydi. Azkar fanları karşılaştırma fotoğrafları koyuyorlar bu sezon 26 bölüm bir tane düzgün giysisi olmadı. 1- 2 sahnede saçı makyajı güzeldi kalanı vasat ve vasat altı.

            Dizide zaten 3 genç kadın var, bekar. Efsun, Nehir, Karaca.

            Sultan, Ayşe, Saadet, Damla, Fadik’e özel çaba gerekmiyor.
            Ne giyseler olur onlara.
            Efsun tek şık giydirilen, saç makyaj vs özen gösterilen kadın.

            Nehir sadeydi tamam sadeyken yapılan makyajı yok oldu.
            Şimdide hamile diye bol pantolonlar giydiriliyor. Amele kotu . Sebep: Hamile.
            Karaca’ya bol, kalın kazaklar saçı saçaklı zaten. Sebep? Modayı nerden bilsin?
            Şu dizinin stylingi için olması gibi deniliyorsa söyleyecek bir şey yok.

          • fey 1903

            Haklısın ya korona bile ülkemize efsun yüzünden geldi dizi sezon finali verdi ah efsun her şey senin yüzünden

          • Nur

            Merhaba Fey. Hoş geldin.
            Dizinin genel izleyicisi aksiyon ve aile temalarından dolayı izliyordu bıraktılar Efyam izlemeye başladı herkes.

            Korona olmasa reytingleri yıka yıka gidiyorlardı ki maalesef salgın arası verildi. 4.sezonda bol bol koyarlar Efsun’u. 5’de garantilenir.

          • Gökçe

            Travma olduğuna yarımsı katılıyorum, fakat Yamaç’ın Efsun’a olan aşkının gerçekten kaldıramayacağı kadar büyük olduğunu da düşünüyorum. Sena’yı da hep korur kollardı, lakin hıc bır zaman kıskanmamıştı, seven Insan sevdıgını kıskanır bunun güvensızlıkte alakası yok. Efsun’a asla Düşman olarak görmedıgı Baykal’ın Kızına Her Planını anlatıyor cekınmeden. Aklında asla Efsun beni satar korkusu yok, Aşktan gözü tamamen kör. Sena kaç kez Yamaç’ın arkasından ış çevirdi, eskı Sevgilisiyle buluştu vs Yamaç bir kere bıle kıskanmadı. Efsunu Çağatay ıle düşünmek bıle Adamı zıvanadan çıkarıyor. Mahsun ıle Sena’nın görüşmesine Mahsun hakkında bırşeyler öğrenmek ıcın ızın vermiştı ve dedıgı tek şey o Tehlıkeli bır Adam dıkkat et. Yamaç’ın Sena’ya sevgi besledıgınden emınım, fakat hıc bır zaman aşık olmadığından da emınım. Efsun’a verdiği aşiri reaksiyonlar tam olarak bu yüzden. Adam ılk kez aşık oluyor ve bu tutkuyla nasıl başa çıkacağını şaşırıyor, Kadını kaybetmek de ıstemıyor. Efsundan her uzak kaldığında, Adam asla yapmayacağı herşeyı yapıyor. Annesıne bağırması, Karaca’nın Celasun ıle olan Evlılıgı, Yamaç Efsun olmadan hep yanlış şeyler yapacak, Onun yokluğuyla başa çıkmayı bilmedıgı ıcın. Sena’ya ıstedıgı gıbı bağırıp çağırıyordu, Efsun’a karşı resmen özel bır Kontrolü var, Kadının Dalına basarsa kapıyı görecegını biliyor. Sena ıse hep Yamaç’ın peşinde koşan Kadın olmustu. Horzum öyle özel yazıyor ki. Misal Yamaç’ın Sena’da yaşamadığı herşeyı Efsunda yaşatıyor. Yamaç her daim Sena’nın ıyılıgı ıcın gidebılırsın vs demıştı, fakat Efsun’un ıyılıgı ıcın bıle olsa, Ondan uzak durmayı beceremıyor, Bır Kadının dizine sarılmak.. bu adeta gönderme beni demek. Çukur gıbı bır diziye böyle büyük bır Aşk yazılırdı işte. Muhteşem gerçekten..

          • Yorumunuz Spame takılıyor. Rastlayınca onaylıyorum. Geç yayınlanma nedeni budur.

        • Nur

          Abou’cum, Cihangir’in fanları bildiğim kadarı ile Cihangir dizide kalsın demiyorlar, Cihangir dizide kaldığı sürece etkili sahnelerde olsun istiyorlar.
          Burda Cihangir’i savunan tek kişiyim nerdeyse ve daha öncede yazıyordum Cihangir’in bir an önce ölüp çıkması lazım. Oyuncu ana akımda rol almak istiyorsa Çukur’da kaldığı her bölüm zarar. Çukur sadece geniş kitlelerce tanınmak içindi ve tanındı. Basit sahnelerde içinde yer alacağına hiç görünmesin çünkü tiyatrocu değil, keskin, düzgün bir imajla ayrılsa bir sonraki proje için şansı olur. Boşu boşuna imaj eskitiyor. Kazandığı para hanesine zarar olarak giriyor. Çukur’dan çıksın isterse gitsin parkta yatsın ama senaryo yazsın, okusun, zamanını iyi değerlendirsin.

          • baiano

            Kesinlikle haklısın Nur. Oyuncu bıraksın kurtulsun. Kendisine zarar bu. Dediğin gibi kendini geliştirsin. Önü çok açık. Yaşı geçmiş diyorlar ama alakası yok. Kendini iyice geliştirmeli. Hem oyunculuk olarak hem de bir şeyler yazabilme potansiyeline sahip olsun. Yazsın, oynasın.

          • Aboudiaby

            Şuan Çukurdaki oyuncuların yerinde ben olsaydım sadece Burak Dakak olduğumda diziden çıkmak mantıklı gelirdi.Şuan çıksa daha ön planda olacağı ve daha fazla para kazanabileceği işler gelebilir Burağa Kubilay Aşk101 de oynamasaydı artık onun da çıkması gerektiğini söylerdim ama şuanlık çıkmasına gerek yok.Damla Sönmez olsaydım çıkmak istemezdim mesela Damla Güllerin Savaşında bölüm başına 30bin alıyormuş neredeyse bölümün yarısından çoğunda oluyordu şuan Çukurda en fazla 10 dakika sahnesi oluyor ve iddia ediyorum 30binden fazla alıyordur ayrıca kızın partneri Aras Bulut ve oynadığı karektere aşk besleyen karekterleri oynayan oyuncular Nejat İşler ve Barış Arduç trde ki en mutlu oyunculardan biridir Damla diğer en çok mutlu olan oyuncu ise Hazal Subaşı bir gazeteci devamlı Arasın partneri Hazaldı sonradan bu durum değiştirildi diye hadi böyle olduğunu düşünelim Ayyapım Efsun karekteri için önce Ayça Ayşine teklif götürmüş ama Hilal Saral yapımın bir diğer işi Zemheriye isteyince vazgeçilmiş sonra da Damla Sönmeze gitmiş teklif Damla da kabul etmiş zaten Efsun karekterinin Yamacın asıl partneri olacağı teklif giden oyunculardan belliymiş bu iki oyuncuya teklif Aras Bulutun partnerliği diye gitmiştir Damlanın teklifi kabul etmesindeki en önemli etken Aras ile partner olmasıdır eğer teklif gazetecinin iddia ettiği gibi platonik olsaydı Efsun karekteri bu oyuncularla görüşme bile olmazdı ve Efsun karekteri no name bir isim olurdu.Hazal Subaşı şuan Çukur gibi ülkenin en önemli işlerinden birinde oynadığı için çok mutludur prime time da en uzun işi hepsi de yan rol bundan sonra başrol oynayacağı teklifler alacaktır ama bu diziler yaz dizisi olabilir şuanlık o yüzden diziden çıkmak istemesi hem maddi açıdan hem de kariyer açısından aşırı mantıksız.Nehir karekterinin Yamaç karekterinden bebeği olduktan sonra öleceği başından beri bellidir o yüzden Hazal Subaşının harcandığı falan yok.Ece Yaşar olsaydım Çukurdan belki çıkmak isterdim bu kariyer odaklı ya da karekter harcandığı için değil kız şuan dizide ki en mutsuz insan bunun sebebi ise Cihangir ile partner olması bu durumdan Ecenin rahatsız olduğu çok açık o yüzden bu seneki performansı her anlamda kötü ilk 2sezon Ecenin oyunculuğunu beğenen bir insandım ama bu sene kız aşırı kötü oynuyor maddi olarak mutludur sadece onun için katlanıyordur.Cihangirin de çıkmak istemesinin bir esprisi yok Cihangir sadece mafyatik dizilerde oynadığında bir geçerliliği var şuan ülkenin en ünlü mafyatik işinde niye çıksın ve burada gördüğüm kadarıyla cihangirin çok iyi para aldığı söyleniyor o zaman maddi olarak da çıkmaz fanlara göre bakarsak dizide herkes harcanıyor.

          • Nur

            Akın Koçovalı şu an Çukur’un kaderine etki edecek potansiyel barındıran tek karakter. Öyle bir şey yaparlar mı yapmazlar mı bilemem ama durum bu.

            Kubilay, Akşın dizide öldükten sonra diziye veda etmeliydi.

            Efsun üzerinden Yamaç’a aşk hikayesi ile işlev kazandırıldı.

            Yamaç’ın intikam hikayesi bitti. Babasının istediği torun vasiyeti oldu (sayılır) bitti.
            İdris’in ölümüyle aile bitti.

            Erdenetler, Ebu Kayser falan Çukur’un olağan aksiyonları kapsamında.

            Yamaç’a özel tek Efsun var.
            Bir amacı rotası falan yok.
            Düşmanlar gelip gidecek, çatapat.. Ölenleri göm.
            Hepsi bu.

            Sezonun konusu Efyam. Asıl çift tartışması yapmaya gerek yok. Çiftin aşkı= Çukur 3.sezon.

  • balvin

    Bu arada GH az önce canlı yayındaydı ve sosyal medya için şunu söyledi.

    GH: “Bazı noktalarda özellikle seyircinin verdiği reaksiyon dikkate alınıyor ama sosyal medyayı kastetmiyorum.15 dakikaya varana kadar detaylı reyting raporları gelir. Dizinin en az seyredilen sahnelerini verir, nelerin beğenilip nelerin beğenilmediği hakkında bilgi veriyor”

    • balvin

      Gökhan Horzum’un Çukur hakkındaki genel görüşlerini içeren yayını aşağıya bırakıyorum. İsteyenler izleyebilir buradan.

      https://www.youtube.com/watch?v=9uTuS0qX6Z0

      • Nur

        Yayın çok kötüydü ya. Ses kesiliyor, görüntü donuyor. Barış İnce tekrarlasın, bir daha yapsın. Son soruyu sordu, cevap gelmeden yayın bitti.
        Şu korona bitsin de doğru düzgün yüz yüze röportajlar izleyelim.

        • balvin

          Ben linki attığımda yarısındaydım. En önemli soruda kesilmiş yayın 🙂 O cevabı da Twitter’da kaydeden olmuştu oradan dinlemiştim.

  • balvin

    Ooo, yorumlar karışmış Aras ve Cio olayı ile. Cihangir’in oyunculuğu da konu olmuş. Bana kalırsa oyunculuk kısmında ben de katılıyorum. Aksiyon tarzı rollerde gayet başarılı ama onun dışında vasat bir oyunculuğu var. Öbür durumda şahsi fikrim bu konuda Aras değil de ekibin genel olarak Cihangir’i sevmediğini düşünüyorum. Fakat Cihangir’in geri atılma durumunu sadece bu olaya bağlayamıyorum. Hikayesi konusunda büyük bir belirsizlik vardı. Daha doğrusu hikayesi kesindi. Eninde sonunda bir şekilde aileye girecekti. Koçovalılar’ın yanında yer alacaktı. Burak Sergen olayını burada 1-2 ay evvelde açmıştık. Orada da belliydi. Baykal geri dönecekti vs. Yücel asla ana düşman değildi. Azer ve Akın karakterleri bir anlaşmazlık uğruna hiç oldu.

    İsimsiz adlı arkadaşın bahsettiği Gökhan Horzum’un bıkkınlığı bence burada başladı. Yapımın beceriksizliği mi diyelim Burak Sergen konusunda artık hocanın senaryosunu tökezlettirdi. İki karakterini de bir hiç uğruna harcadı. Akın ve Azer kendi isteği dışında böyle oldu onda tamamız. Fakat…

    Timsah Celil, Cumali, Selim, Efsun, Nehir karakterlerinin hesabını kendisi vermelidir. Burada hiçbir müdahale göremiyorum. Timsah Celil’i neden öyle tanıttı? Kurnazlık yani. Sonra komedi unsuru oldu.

    Cumali için de sektörün bir gerçeği hadi geçiyorum. Ancak karakterin bu sezonki beyinsiz tavırları, her şeyi elini yüzüne bulaştırması, kardeşlerin en zekasızı konumu karakteri benim gözümde bitirdi. Cumali Koçovalı da komedi unsuru oldu.

    Efsun için de 3-10 arası devamlılık sıfır Yamaç konusunda. Karakterin babannesi ile sahneleri yetersizdi. Bir anda o da değişti. Nur’un şizofren olarak tanımı vardı. Gülmüştüm baya. Aklıma geldikçe de gülüyorum. Fakat haklısın bu konuda Nur. Aslında Çukur’un tüm karakterlerine bakarsak ilk yaptıklarıyla son yaptıkları arasında dağlar kadar fark var. Hoca galiba hepsinde bir kişilik bozukluğu olduğunu ispatlamaya çalışıyor 🙂

    Nehir için burada tonlarca şey yazabiliriz. En açık olan oydu. En basit olan da o oldu. Garipti, sanrı yazdı bir kere. Kendisi gelip önüme çıksa. “Ben gerçek yazdım başından beri” dese yine inanmam. Yalancısın sen derim. Sonra ailesi, derinliği yok edilip pasifize edildi.

    Şimdi bu karakterler neden böyle oldu? Ben yine İsimsiz arkadaşımızın yapımın baskısı konusuna katılıyorum. Bence Nehir’in sanrı senaryosuna el atan yapım oldu. Cumali’yi sektörün bu kadar içinde olan, ona söylenmeden sektör gerçeğini uygulayan GH oldu. Efsun ve Nehir konusunda da yapımın hocanın kafasındakini değil sosyal medyada tutulanı yazdırmak istediği açıktı. Yoksa Çukur dizi hesaplarından EfYam ve NehYam anketi açılmasının başka türlü izahı olamaz. Allah’tan anket sonucu EfYam çıktı da hocanın planladığı oldu.

    Bu sezonki senaryo inanılmaz derecede karışık. Her olay bütünü her kurgu, her akış her şeyiyle fiyasko. “Hadi bu haftayı da atlattık mı tamamdır” kafası ile yazılmış. Başta Rizet’e bu konuda itiraz etmiştim. Haksızlık etmişim. Damla Serim’in artık tamamen etki ettiğini düşünüyorum. Hatta hocanın ÇukurEvde bölümünde de bahsettiği üzere Efsun-Yamaç dışında pek el atmadığını düşünüyorum. karakterler genelinde.

    Mesela o kadar boş senaryo var ki.. Yani çaycı abimiz var neden dizide? Ayşe nasıl hala bu dizide? Bence çoktan ölmeliydi ve Akın’ın dark modu açılmalıydı. Akın-Ayşe sahnesi vardı. “Bana neden p.ç diyorlar?” diye. Niye bunlar yazıldı. Hele Aliço senaryosu Allah’ım aklıma geldikçe kafayı yer gibi oluyorum. Salih Kalyon… nasıl harcandı? Aliço’nun yancısı Cüneyt vardı. Çok güzel karakterdi işte. Ölmedi o Allah’tan ilerde çıkagelir yine. Ha Kutay denen çocuk iyiydi hoştu da neden girdi diziye? Akın ile ilgili ne değiştirdi bu çocuk? Akın-Songül neden yazıldı? Ayşe’nin aldığı ilaçlar ve Akın konusundaki hassasiyeti? Şenol geri geldi de ne oldu? Dağhan denen karaktere neden ihtiyaç duyuldu? Yavuz Çoban ve ekibinden nasıl bahsedildi ama tek baskında ekip yok oldu. Hele Murtaza… Ne alakaydı o karakter Allah aşkına? Karakteri getirip diyor ki “Paşa’nın çırağıydı.” Fakat bildiği bir şey yüzünden hayatta kalmış. Nerede o senaryo? Efsun’un fular vardı. Şu kadınları piyasa yapacağım diyen bir adam vardı. Azer’e sığınan. O adama neden ihtiyaç duyuldu? İstanbul masası? Bu kadar sahte bir masa olamaz. Gereksizdi. Karaca’nın Akın ile anlamsız savaşı… Kadınların çatılara çıkması ve “girl power” imajı çizilmesi ki hayatımda bu kadar cringe sahne görmemiştim. Kadın gücü bu değil. Kadın gücünden kastımız bu muydu Horzum Bey? En komiği Meliha… Kadına veda bile edilmedi. “Kanserim ben Emmi , al bu da sırrım” dedi kayboldu. Yine Reşit Feyzullah neden dahil oldu? Yani İstanbul masası ve Reşit Feyzullah ne alaka? Yine zorlama bir şeydi. Sırf seviliyor diye reyting olarak kurnazlıklar bunlar. Vartolu ve Almanya faciası… Neden korkusuz, racon ağası Ziya işine girildi? Hayır mantıken de saçma. Ziya gibi bir karakter nasıl koğuş ağası olur ki. Almanya’daki dazlaklar senaryosu. Almanya’daki o görevler vs acayip gereksizdi. Biz neler izlemişiz ya… Çağatay Erdenet iyi girdi tablolar falan. Sonra karakter bel altına vurmaya gitti. Efsun’la olan senaryosu fazla saçmaydı. Tamam Arık-Efsun tamam da Çağatay saçmaydı. Sonra karakterin tablolu replikleri de kayboldu. Kendisi de çıkıp gitti.

    Yani anlayacağımız bunların hepsi bir oyuncu grubunun kaprisiyle olacak şeyler değil bence. Bazı olaylarda bunlar olabilir ama hepsinde daha başka senaristin ve yapımın arasında olan bir anlaşmazlıklar bütünü var. Oyuncular 1 veya 2 olayda etki yapmış olabilir ama tamamına yayınca anlamsız, garip ve pis.

    • Nur

      Balvin, İsimsiz arkadaşın yazdıklarından sonra kafamda yeni şeyler şekillenmeye başladı.
      Senaryo grubu ikiye ayrılmış anladığım kadarıyla. Damla Serim yardımcı senarist pozisyonunda gibi görünse de Hoca’dan bağımsız yazıyor galiba. İsimsiz, Hoca’nın Yamaç- Efsun’u yazdığını söyledi, Nehir’in ilk zamanlarını da onun yazdığını düşünüyorum, diğerlerine pek karışmıyor galiba. Gerçi biraz anlıyorduk ama Damla Hanım’ın bu denli etkin olduğunu bilmiyorduk.

      Nehir sanrı olamazdı çünkü o torunun dünyaya gelmesi şarttı. Şayet İdris Baba’nın vasiyetini Nehir yerine getirmeyecekti ise kim getirecekti? Efsun olabilirdi ama Efsun olması istenmemiş. Vasiyet torundan bahsediyorum yoksa Efsun da bebek dünyaya getirebilr ama ilişki önceliği Nehir olunca vasiyet bebek için Nehir düşünülmüş. Nehir’in sanrı olmasının işlevi sıfır olurdu. Yamaç, Efsun’a aşık olacak ortada boş beleş bir sanrı. Hangi nedenle? Hazal diziye sokulmazdı bile bir iki Dilan benzeri figüranla belli belirsiz görüntüler olur sonradan bebek Efsun’dan olurdu. Nehir için sanrı ikilemi gizem yaratmak izleyiciyi merakta bırakak içindi. Hepimiz şüphelendik ama ben şüphelendiğimde dahi o zaman bu bebek kimden olacak diye soruyordum. Nehir en baştan gerçek yaratılmıştı.

      Efsun’un şizofren olduğundan halen şüpheleniyorum:)) çünki esin kaynağı bir şizofrene dayanıyordu (bence) isim yazmayacağım ama devletimizin başına bela olmuş meşhur bir şizofren var okyanus ötesinde, Efsun’un Çukur’la çatışmasının zemini, karakteri ordan yaratıldı diye düşünmüştüm Samilia’dan esinlenilmiş meğersem:) Kral Tsongor dizinin başını yedi:)

      • balvin

        Nur, yukarıda attığım videoda GH, hikaye ekibinden bahsediyor. Onlar hikaye üretiyorlamış habire. Damla ve GH de yazıyormuş. Ben öyle anladım.

        • Nur

          Sağol Balvin. Videoyu en kısa zamanda izlerim.

  • Rizet16

    Bu arada Necip Memili’nin instagram hesabından genelde Aytaç Uşun ile (akşamları 21:00’de) yaptığı ve zaman zaman diğer oyuncuların da katıldığı canlı yayınları izliyorsunuz değil mi? İzlemeyenler varsa takip etsin bence gayet eğlenceli geçiyor, arada dizi ile ilgili malzemede çıkabiliyor :)) Hatta buakşam Necip Memili, Cumali Koçovalı esintisi ile AY YAPIM’a gitti Yamaç OKUR’un odasından Çukur dizi resmi instagram hesabının kullanıcı bilgilerini aldı, yarından itibaren canlı yayınları oradan açacak, henüz bilgisi olmayıp, takip etmeyenler var ise bilgilendirmek istedim.

    • incell

      Selam Rizet.

      Ben de takip ediyorum. Son yayını izledim gayet de eğlenceliydi. Senaryo masanın üzerindeydi hatta. S4 yazıyordu kapağın üstünde. ilk 4 bölüm yazılmış galiba. Necip de orada okudu. Bir cenazeden bahsetti Necip. Koçovalıların mezarlıkta toplandığını okudu. 2.Bölümü okuyordu yanlış hatırlamıyorsam. Ciddi miydi bilmiyorum ama senaryo metinini gayette okudu.

      • Rizet16

        Okudu valla okudu, yine bir cenazemiz var orası belli oldu yani :/ Gerçi ölüm bekleniyor da yine de kim acaba diye merak etmedim değil. Bakalım yarın akşam yayında neler olacak?
        Şakasına başlayan canlı yayınlar, Yapım’ın PR ına döndü gibi oldu ama biz dizi severler için gayet eğlenceli yayınlar geçiyor.

        • incell

          Yine de ben 7k ortalama bir seyirciyi düşük buldum. Fakat cukurdizi hesabından yapılan yayınlar baya yüksek izlenmelere ulaşabilir ki dün cukurdizi hesabı yayına katıldığında saniyesinde yayın 14k olmuştu. Yapım öyle bir koku sezmiş ki hesapları verme durumuna bile gelmiş. Oyuncuların hepsi ara ara katılır bu da iyice prim yapar. Hele ara sıra spoiler verme durumuna kadar giderlerse patlar yayınlar.

          • Hala Çukur Evde olmalı diyorum!!! 🙂

          • incell

            O imkansız bence ki bu sosyal medya ortamında asla ve asla olmaz. Fanlar acayip derecede ruh hastası insanlardan oluşuyor. Zoom yayını max 8 kişi olabilir. O bile fazla. Son ÇukurEvde faciaydı. 15 kişi nedir yahu. Ondan önceki bile biraz karmaşıktı ama idare ederdi. Şimdi dün Necip Memilli canlı yayındayken Damla Sönmez de yayına katıldı. Daha sonra yayının yorumuna cukurdizi hesabı “Efsuun” yazınca twitter yıkıldı. Damla Sönmez için “torpilli” kadın imaları yapıldı ki geçen gün de ShowTv Efsun karakterine yer vermedi, Nehir karakterine yer verdi diye bu sefer EfYam’cılar Hazal için “pohpohlanıyor” iması yaptı. ÇukurEvde ilk bölümünde Hazal, Damla var Ece yok diye bu sefer AzKar’cılar ortalığı birbirne kattı. Gerçekten insanlar çok garip. Gördükçe şaşırıyorum. Bu kadar da olmamalı. Sırf ufacık şeylerden yangın çıkarmak onu geçip oyunculara akıl almaz bir şekilde torpil iması yapmak hoş değil. Şimdi bu ÇukurEvde yayınları bunu iyice kızıştıracak ve sosyal medya yönetimi de ayrı bir fecaat olduğu için kalsın bence. Böyle yangınları körüklenmesi herkese zarar. Bu zihniyet artmış durumda.

    • benim Aytaç Uşun ile yıldızım hiç barışmadığı için izlemiyorum.

      • Rizet16

        Sadece Sultan’ı sevmiyorsun sanıyordum :))

        • Sultan’ı karakter olarak sevmiyorum ama Celasun ve Meke’yi hem karakter olarak hem de oyuncular ile sevmiyorum. Katmerli… 🙂

    • Çukur Evde ile (bölüm hariç) zoom yayını, çok güzel bir trend yakalayacaklardı. Neden devam etmediler aklım almıyor.

      • Rizet16

        Her şeye rağmen bence de o bağlantı yayınları yapılmalıydı, bir anda vazgeçmeleri beni hayal kırıklığına uğrattı açıkçası. Yayındaki kişi sayısını çok tutmak isteyerek kendilerini ve katılacak kişileri zora soktuklarını düşünüyorum, tamam herkes evinde olsa da herkesi aynı saat aralığında bilgisayar başına toplama durumu bence koşulları zorlaştırdığı gibi yayının da çok sağlıklı olmamasına yol açtı, kendilerine böyle zorluk yaratacaklarına azar azar kişilerle dönüşümlü yayınlar yapılacaktı miss gibi de olacaktı.
        Pek takılacaklarını sanmıyorum ama yine de başka bir düşünce olarak yazayım o kadar çabaya rağmen yaptıkları yayınlar sonrasında bence tümüyle olumlu tepki bekliyorlardı bunun yerine geneli sosyal medyadan olmak üzere o niye yok, bu niye az konuştu, şunun yerine bu olsaydı vs. gibi tepkiler alınca yapmaktan vazgeçmiş olabilirler, burada gördükleri tek haklı izleyici tepkisi, siz sorular sorun biz cevaplayalım diyerek doğru dürüst soru cevap olayına girmemeleri oldu bence. Onun dışında güzel formattı devam etmeliydi.

        • Bir tane moderatör olurdu… 9 da katılımcı… 🙂 dönüşümlü… Daha az olsa daha iyi de iki ana karakter 2 ekip diğerli yan karakter gibi… düşündüm.

    • Çukur Evde neden devam etmemiş sorsanıza 🙂

      • Rizet16

        Goy goy yapmaktan, öyle soru falan cevapladıkları olmuyor genellikle ama senin için biraz zorlarım bakalım gerçek cevabı alabilecek miyim?
        Bu arada son zamanlarda ismi ön plana çıkan şu Tuğçe AKARİ kimdir? Yapımla veya diziyle nasıl bir bağlantısı var? bilen var mı. Hatta geçenlerde Birsen Altuntaş ile de ufak bir atışması olmuş ama ben bilmiyorum kimdir, görevi, title ı nedir? Çok tanınan biriyse ve ben tanımıyorsam cahilliğime verin :))

        • incell

          aman Rizet. Öğrenmeni gerektirecek kadar önemli bir kişi değil. Her yayını dolduruyor zaten. Göz yoruyor kendisi. Ben engelleyerek kurtuldum kendisinden 🙂

          Tuğçe Akarı, Çukur dizisinin sosyal medya sorumlusu. Birsen Altuntaş olayı da şöyle. Necip ve Aytaç yayındayken bayram sonrası başlıyoruz demişlerdi. Fakat o sıra oyuncuların mailine dizinin sezon finali yaptığı haberi gelmiş yapımdan. Tabii oyuncular ve Tuğçe Akarı yayında bundan habersiz. Birsen Altuntaş haberi de yayında konuşulunca Tuğçe Hanım haberle dalga geçip, yalanlıyor. Birsen Hanım da “Tuğçe hanım, maillerine bakmıyor galiba” diyerek atışıyorlar falan işte.

          • basının bilip ekibin bilmemesi kabul edilemez bana göre, whatsapp gruplarından haber akar… Nasıl iş.

          • incell

            o sıra yayında oldukları için haber Necip’in önüne düşüyor. Haberi yalanlıyorlar hemen yayında. Çünkü 2 gün önce bayram sonrası denmiş oyunculara. Whatsapp’tan düşse bile yayında Necip o sıra. Whatsappa dönüp nasıl baksın. Tuğçe de dönüp bakma eğilimi göstermemiş. Necip haberi okuduğu an Birsen için “çok biliyor ya” yazmış. Bunu da ss almışlar ve birsen hanımın önüne atmışlar az önce Necip bunu yalanladı diye.

          • Rizet16

            O yayında hatırladığım kadarıyla, Yamaç Okur oyunculara ve ekibe ses kaydı atarak bu durumu bildiriyor, (Belki de direkt canlı yayından duyursunlar diye bilinçli olarak bunu o anda yapıyor) ama tabi Aytaç ve Necip canlı yayında olduklarından bildirimi görseler de dinleyemiyorlar, Hatta Yamaç abi ses kaydı attı falan diyerek ufak bir tatlı panik yapıyorlar, o ara herhalde Tuğçe hanım da yayını bırakıp dinlemiyor orasını tam bilemiyorum (bilmemezlikten geliyor da olabilir o an). Sonrasında Necip, Aytaç’ı yayından alıp Kubilay’a geçtiğinde, Aytaç mesajı dinliyor ve durumu öğreniyor ve geri dönüyor fakat işte yayının devamında söylesek mi söylemesek mi ikilemi yaşanırken, Birsen Altuntaş’ın twitter dan paylaştığı haberi geliyor herhalde o ara bir ne yapacaklarını bilememe durumu oluyor gibi gibi.

            (Dip not: bu Necip Memili yayınlarını genelde 1 gün sonrasında falan birileri youtube a yüklüyor yani yayınlandığı tarihe göre falan geriye dönük izlemek isteyenler oradan bulup izleyebilirler.)

        • Goy Goylar çok eğlenceliydi ama

    • Nur

      Bilgim var ama takip etmyorum. Twitter’da Çukur Tag’ında rastlıyorum bazen. Çukur Evde ve Zoom meetinglerini de izlememiştim. Nette canlı yayınlar falan genel anlamda hitap etmiyor bana ya da henüz öyle bir alışkanlık kazanmadım daha. İzleyip burda bilgilendirirseniz sevinirim.

  • isimsiz bir birey

    Merhabalar herkese

    Bu tür blogları, forumları takip ediyorum. Özellikle Çukur bazında gördüğüm bazı yanlış anlaşılmaları gidermek için buraya geldim. Birkaç arkadaş dizide Aras Bulut İynemli özelinde veya yapımın oyuncuyu aşağıya çekme veya yükseltme amacında bulunduğunu düşünmüş. Öncelikle şunu söylemek isterim. Çukur dizisi setinin içinde birkaç kez bulundum. Sahneler çekilirken set arkası, kurgu aşaması, mola anlarına şahit oldum. Senaristimiz sayın Horzum Bey ile de konuşma fırsatım oldu. Bunlar tabii ki benim bulunduğum çevre sayesinde oldu. Bir oyuncu değilim, bir set çalışanı değilim ama olmayı da isterdim. Sette bulunan bir arkadaşım sayesinde bunlara tanıklık ettim. H.K selam olsun sana da buradan 🙂

    Önce kesilen kısımlardan başlamak istiyorum. Sette bulunduğum sahneleri de belirteyim buradan. Azer-Yamaç’ın Koçovalı köşkünün bahçesindeki sahnede bulundum. Azer-Karaca’nın evindeki bir sahnede bulundum. Çukur kahveye Dağhan karakterinin gelişi sırasında bulundum. 2.sezon Yücel’in Çukur kahvede olduğu bir sahnede bulundum. Kemal-Metin sahnesinde bulunmuştum. Morg değil ama Çukur mahallede bir sahneleri olmuştu fakat yayınlanmamıştı. Cumali ve Selim’in Çukur’da tek kaldıkları sahnede de bulunmuştum.

    Aras-Cihangir mevzusunda da asla düşünüldüğü gibi bir durum yok. Gözlerimle de şahit olduğum kadarıyla ikili arasında samimiyet oldukça fazla. Prova aşamasında şakalaşmalar, gülüşmeler, küfürlü atışmalara şahit oldum. Uğur Yıldıran da sahnenin içindeydi. Üçü de gayet eğleniyordu. Cem Uslu da sahnedeydi. Baya baya çok samimilerdi benim gözlemlediğim kadarıyla. Bahsettiğim arkadaşımdan da öğrendiğim kadarıyla ikili arasının çok samimi olduğunu molalarda beraber sigara içtiklerini söylemişti. Yani düşündüğünüz gibi bir durum olma ihtimalini sanmıyorum. Hele ki Uğur ve Aras abi-kardeş gibiler. Daha önce İçerde dizisinde de yan yana gelmişlerdi. Birbirlerini çok iyi tanıyan iki arkadaşlar. Hiç öyle bir ihtimal vermiyorum.

    Gökhan Horzum ile de konuşma şansım oldu dediğim gibi. Fakat dizi hakkında pek konuşamadık. Bir kere çok samimi bir insan. Yani mahallede konuştuğunuz bir komşunuz gibi. Direk senli benli oluyorsunuz. Konuşmadan önce baya kasılmıştım. Hitap edişiyle bir anda rahatlatmıştı beni. Ancak o kadar alışmış ki seyirci ile konuşmaya. Dizi hakkında bir şey soramıyorsun. Çünkü öyle cevaplar veriyor ki “abi aman sorma” diyor ve sen de anlıyorsun. Zaten ikinci cümlesi “baştan anlaşalım spoiler yok” olmuştu. Sadece dizinin genel gidişatı hakkında şunu söylemişti. O sıra 11.bölüm çekiliyordu. Yani 10.bölüm bitmişti. Tabii 3.sezon 10.bölüm. Bazı arkadaşlarımızın kuşkulandığı bölüm 🙂 Sadece şunu demişti. “Bu son bölümden sonra bazı şeyleri açıklığa kavuşturmak istedik, ikili, üçlü durumları netleştirdik” demişti. Kitaptan da konuştuk fakat bu dediklerim 2 dakika içinde oldu. Fazla zamanı yoktu o sıra. Sonra da oradan ayrıldım. Güzel bir deneyim oldu benim için. Her ne kadar fazla konuşamasam da….

    Set için şunu söyleyebilirim. Çok garip bir duyguydu benim için. O güler yüzlü insanların kayıt sesini duyduktan sonra bir anda ani bir sessizliğin oluşması, herkesin bir anda ciddileşmesi, kestik sesinden sonra da bir anda gürültünün artması ve set arkasının 30 saniye içinde her şeyi halletmesi vs baya garipti. Emin olun orada 3 saatten fazla kalamazsınız. Oranın psikolojisi bir başka. Yani oyuncu olsaydım kafayı yerdim. Tabii onlar bu duruma alışık. Ekibin ayak kısmı o kadar hızlı ki… Şaşırıyordum. Yönetmen Sinan Bey’in tipine bakınca normal, efendi bir adam gibi duruyor ama sesi borazan gibi. Bir bağırması var zaten. Dediğim gibi çok ciddi ve değişik bir deneyimdi benim için.

    Tabii bunları kayıta alamadım. Yasaktı hatta sete girerken telefonum alındı benden. Oyuncularla görüşme şansım olamadı. Sadece Perihan Savaş ile bir fotoğraf çekme şansım oldu. Oyuncular arasında bir problem olduğunu sanmıyorum. Her oyuncu zaten birbiriyle samimi olacak değil. Örnek olarak Ece Yaşar ve Cihangir Ceyhan kayıt bittikten sonra yan yana bile gelmiyorlar fazla. Sadece prova anında konuşuyorlar. Normal hayata dönünce işleri dışında bir konuşmuşlukları yok. Tabii benim gördüğüm buydu. Bahsettiğim arkadaşıma da sorduğumda o da onaylamıştı bunu.

    Aras kısmında da baya yanlış fikirlere sahip olduğunuzu düşünüyorum. Bir kere sıfır ego bir insan. Bunu yine set içindeki genel kanı olarak söylendiğini biliyorum. Herkese karşı çok saygılı olduğu söylendi bana. Benim de gördüğüm kadarıyla öyleydi. Oyuncunun kendine özel bir karavanı var fakat o karavanı kendisi hariç herkes kullanıyormuş 🙂 Tüm ekip onun karavanında toplanıyormuş. Hatta karavanda tek başına asla oturmuyormuş. Aras’ın çok samimi olduğu kişiler Erkan, Kubilay,Öner, Necip, Uğur ve Rıza diye biliyorum. Cihangir için de arkadaşı yani kardeşini oynayan çocuk, Mahmut Kotan (dizide de rol alıyor aksiyon kısmında şuan), Kubilay, Aytaç, Aras ve Erkan gibi isimlerle çok samimiymiş.

    Yapım kısmında ise Çatay Bey’in teftiş olarak sete uğradını biliyorum. Daha çok Pelin Hanım gelse de aylık olarak bir kere Çatay Bey uğruyormuş sete.

    Herhangi bir sorunuz olursa bildiğim kadarıyla yanıtlamak isterim. Fakat buradaki bazı düşüncelerin yanlış olduğuna dayanamayıp yorum yapmak istedim o kadar.

    • isimsiz bir birey

      Ek olarak bu sezonki Yamaç’ın öne çıkmasının asıl sebebini diğer yan karakterlerinin özel durumları olduğunu düşünüyorum. Bu bir set bilgisi değil fakat dün akşamki canlı yayında Necip Memilli şu cümleleri kurdu.

      “Öner Erkan oyununu oynasın diye, Erkan Kolçakköstendil oyununu oynasın diye, Rıza Kocaoğlu oyununu oynasın diye Aras Bulut İynemli haftada 6 gün çalıştı gelemez şimdi yayına falan” dedi. Necip Memilli bunu söyledi. Benim şahsi fikrim ErkanKeka projeyi zaten kafasında bitirmiş. Yani bitmesi gerektiğine inanmış. Son sezon zorla ikna edildiği yazılmıştı medyada. Diğer oyuncuların bu kadar geride kalmasını da hocanın kendi isteği olduğunu asla düşünmüyorum. Bu özel durumlar bu sezonu Yamaç’ın öne çıkmasına kadar itti bence.

      • balvin

        Necip Memilli’nin sözlerine ben de denk gelmiştim. Hatta bir ara ironi mi diye baktım ama ciddi ciddi söyledi bunu. Şimdi sizin de dediklerinizle buna olan inancım arttı. Teşekkür ederim.

      • Nur

        Erkan 3.sezona zorlukla ikna olmuş olabilir. Vartolu karakterine ilk sezonun 10.bölümünden sonra sistematik silikleştirme uygulanmaya başlamıştı zaten. Vartolu’nun Çukur savaşı dizide ilk müdaheleye uğrayan sahne olmuştu Vartolu o savaştan kendi gücü ile sağ çıkmış bölüm fotoğraflarında metal tente önünde İdris ve Yamaç’la görüntüleri Show TV’nin sitesinde yayınlanmıştı. Vartolu’nun kendine benzeyen adamı editlendi Yamaç bir kimsesiz buldu tekrardan çekim Celasun’a falan seslendirme bir ton değişiklikle Yamaç’a Vartolu’nun hayatı kurtartırıldı ve üstüne Mihriban’ın mezar taşı ile ikinci kez borçlandırıldı onun da üstüne Sena’nın zehirlenmesine ortak edildi, karakter iflah olmadı gitti. İkinci sezon karısını kurtarmaktan aciz duruma düşürüldü zorlaa Yamaç’ın yardımıyla Saadet’i kurtardı o sezonda öyle böyle atlatıldı. Üçüncü sezon zor ikna edildiğine inanıyorum oyuncunun yaptığı işe saygısı kalmaz ki, hikaye gerektirir dünyanın en adi işlerini yapar, karakter neden sonuç ilişkisiyle evrilir çok cesur bir adam en sünepe hale bürünür ama Vartolu’daki neden-sonuç ilişkisi içerikte yoktu dışarıdan aciz, sünepe olması isteniyordu karakter sebepsizce acizleşip tuhaf bir hal alıyordu. 3.sezon için Erkan’a hikayesi ve işlevi hakkında yalan söylendiğini düşünüyorum Ercan Kesal’ın yutmadığı zokayı Erkan’a yutturmuşlar anlaşılan. Sezon başlamadan önce sezon için çok hevesli bir beyan vermişti, ‘sete koşa gideceğimiz br sezon olacak’ minvalinde bir şeydi. İlk bölüm İdris rüyası, hapishanede rüyadan uyanması, gördüğü işkenceler falan şu an yazarken bile gözümün önüne geldi ve içim titredi, şahane bir Vartolu karakteri vardı. O gördüğü işkenceleri Azer’e lokma lokma yedirtecek bir karakterdi belli ki Vartolu’nun yolu hapisten kaçıp Azer’e Efsun’a kim varsa lime lime bedel ödetmekti Erkan’a öyle bir hikaye verilmiş ki ruhuyla oynadı o sahneleri, sonra bir baktık Sultan damladı hapishaneye, Armutluydu, Almanyaydı neye hizmet ettiği belli olmayan bir akış derken bir baktık Erkan bir Amerika’da bir Avustralya’da. Sete koşa koşa giden adam tabanları arkasına vura kaçmaya başladı. Çalışmak ibadettir diyen adam yancılık vasfıyla görüntü mü verecek kendi işlerini öne alır tabi ki.. Rıza TRT dizisinde rol aldı ya, var mı bunun ötesi.. Ahmet Melih demedi mi 9 hafta ne olacağını bilmeden bekledim diye.. Burak’ın tiyatrosu da yok sette 7/24 çalışabilir ama kızakta, Cihangir Avrupa’da etkinlikte o da istense 7/24 sette olabilir..ama yok. Neymiş, tiyatroları varmış da, kafasında bitirmişmiş de Aras 6 gün Öner’i Rıza’yı kamufle etmişmiş de.. Rıza’nın kendi dizisi dururken başka dizide ne işi varmış diye soran yok tabi.. Kimseye fırsat kalmıyor ki bekle bekle gelen senaryo yancılık, sokaktan çevireceğin insanları oynatacağın cinsten.. Dizi laçkalaşmış bir tarafta yancılık sırası beklerken diğer tarafta dizi dışında asıl işleri oyunculuğa işlerine yönelmiş adamlar. Dizide 85 karakter var nasıl oluyorsa birden Öner’e Rıza’ya rol yazılıyor ama heyhattt adamlar başka iş tutmuş hemen fedakar karakt pardon oyuncumuz devreye giriyor onları sette de kurtarıyor:)
        Yiyen yesin, ben tokum.

        • isimsiz bir birey

          Erkan değil 3, 2.sezona bile zor tav oldu. Aynı şekilde Ercan Kesal da öyle. Ercan Kesal 2.sezona zar zor ikna edildi. Ortada fol yok yumurta yok? İlk sezonda neden bırakmak istesin ki adam? Zaten kendisi her seminerde gelen Çukur sorusunda bunu belirtiyor. 1 yıl olarak anlaşmış yapımla. Fakat 2.sezonda zorla ikna edilmiş. Bizzat Çatay Bey’imiz saatlerce konuşmuş kendisiyle. Sahnelerinin azaltılmasını istemiş kabul ederken. Çünkü artık o tempoyu kaldıramıyormuş. Gökhan Horzum da Ercan Kesal ile olan bir seminerinde “Ercan abi yüzünden onun için iyi şeyler yazamıyorum” tarzı bir şeyler deyip gülmüşlerdi. Çünkü 2.sezondaki İdris, ölüme hazırlanıyordu. Yücel olayı da o yüzden yazıldı. Karakterin havasını bitirmek için.

          Erkan’ın geri atılma durumunu Aras’a bağlıyorsanız bir şey diyemeyeceğim. Çünkü bu klasik bir sektör anlayışı. Kimse başrolün önüne geçmemeli. Çünkü onun hikayesini anlatır senarist. Elindeki hikaye odur. Başında kafanda kurduğun hikayeyi bozmak istemezsin. Senaryo çuvallar. Gökhan Horzum her seferinde Yamaç’ın hikayesini anlattığını vurguluyor bize. Adamın 5 sezonluk hikayesi varsa bu hep Yamaç’a bağlı. Kafasında bunun üzerine kurmuş. Şimdi onun önüne geçebilecek bir karakter demek Aras’ın geri plana gitmesi demek bu da Yamaç’ın geri plana gitmesi demek. Yamaç giderse elindeki senaryoyu yazamaz. Cumali de 2.sezonda aynısını yaşadı. Sadece bu dizide değil bu durum. Tüm Türk TV dizilerinde bu sorun var. Başrol kaprisi de değildir bu. Tüm dizilerdeki baş rol insanlar geri plana itilmekten korkuyorlar mı acaba? İçerde dizisinde ana kişi Çağatay’dı. Fakat Aras onun önüne geçti. Yapım Aras’ı geri plana itti. Karakter Melek’in ölümünden sonra Yusuf Müdür olayında karakteri küçük düşürmüşlerdi. Antipatik yapılmıştı o sıra. Sarp onun üstüne çıksın diye falan işte. Yani Aras şu dizide olmasa bu dizi izlenmez? Onun yerinde başka biri olsa korkar diyeceğim de. Yani Aras kendini baya kanıtlamış biri bence. Şunu diyeyim Aras Bulut İynemli Fan Clup üyesi değilim ama öyle düşünüyorum. Başka bir oyuncu olsa size katılırım ama daha filmi 5 Milyon izlenmiş bir oyuncu, Cihangir önüme geçecek korkusuyla yatıp kalkmaz be 🙂 Öyle bir korkuyla yaşayacağına 4.sezona imza atmaz. Şuan Çukur’dan çıksa bu adam Netflix’e gidecek. Yani değer mi sizce buna? Bence hiç değmez. Böyle olunca da dedikleriniz benim açımdan bir komplo teorisi olarak kalır. Sakın yanlış anlamayın. Görüşünüzü eleştirmiyorum. Dalga da geçmiyorum. Hatta baktığım zaman bazı yerleri çok uç gelse de mantığıma oturanlar oluyor. Fakat yine de inanmıyorum buna.

          • Düzeltme: 5 mio sadece sinema. Netflix’i de katalım…

            Ha başrol bir oyuncudan haz etmez, takışır vs. ve sahnelerinin azalmasını ister. O zaman yapım da + ve – leri masaya yatırır, değerlendirir. Açıkçası ben de baş rolün önüne geçti bu nedenle törpülendi tezini mantıksız buluyorum. Ama bir nedenle Azer minnoş kediye evrildi ve ilk tanıtılan karakter ile inanılmaz uyumsuz yazılıyor. Eğer yapımdan vs bir yönlendirme gibi bir nedeni yoksa da bu senaristin karaterine sahip çıkmama başarısıdır.

          • baiano

            Aynısını ben de düşünüyorum. 5Milyon artı olarak çok popüler bir oyuncu. Kendi klasmanında ilk 3te. Kıvanç dersin ama Aras kadar gişede ve TV’de başarılı değil. Çağatay dersin Aras kadar başarılı değil. Ha ikisini Aras’tan daha çok severim ama durum bu. Şimdi Cihangir’i geri itin diye baskı yapacağını sanmıyorum. Yani yapacağı oyuncu klasmanı da Cihangir değil. Sosyal medyayı çok taksaydı şuan Çukur’u bırakırdı zaten.

            Bence sahip çıkamama değil sorun. Ha GH beyefendi karakterlerine genel de sahip çıkamaz. Şuan Azer benim için ölü. Karakter bir kere bu kadar uzun süreli değildi. Bu çok net arkadaşlar. Yani bu karakter şimdi 4.sezonun sonuna kadar gidecek. Neden? Karaca için. Karakterin işlevi falan kalmadı. Karakter çok büyük bir karakter olarak girmedi. Kumburgazlı Serdar vardır ya hani. Onun 15 bölümlük versiyonu gibi düşün. Karakteristik olarak değil. Hikayeye katkı olarak. Bu adam başından beri diziye ana düşman olarak dahil olmadı. Eninde sonunda bu aileye adım atacak bir geçiş karakteri olacaktı. Kemal’i öldürdüğü an bu adam için ölüm senaryosu hazırdı. Fakat AzKar denen kitle yüzünden şuan dizide tutuluyor. Geldiği ilk andan beri bana bu karakterin diziye NET olarak verdiği bir katkıyı söyler misiniz? Karakterin çıkış noktası bir kere anlamsız. Tüm düşmanlarımız Yamaç ekseninde gelişirken bu adam Salih ekseninde gelişti. Nur sana şurada katılıyorum. Vartolu’nun dönüşü için bu karakter yazıldı. Cezaevinde bu adam sayesinde tam bir villian olacak, onun da canını alacaktı. Sonra ne oldu bilmiyorum. Bu karakter 15 bölümlük senaryosuyla gitti. Asla tam bir düşman değildi bu çok ama çok açık.

          • baiano

            Bu yüzden bu karakter “geri plana” atılmıyor. Bu karakter bitmiş zaten. İşlevsiz yani. Karakter zaten geri plandaydı. Şimdi yazılacak senaryosu yok. Hikayeye hizmeti çoktan bitti. Daha doğrusu hizmet denilebilirse. Hizmet bile etmedi fazla. ANA HİKAYEMİZ’e asla bir katkısı böyle yönü olmadı. Başkalarının maşası oldu. Oyuna geldi, boş bir karakter gözümde. Geri plana itin diyen Aras değil. Karakter yok ortada. Horzum elinde sadece kalan Karaca işi. O yüzden geride zaten. Çünkü senaryosu bitti.

          • balvin

            Bu konuda sana kesinlikle katılıyorum baiano. Azer asla ve asla bir ana düşman değildi. Seyirci beklentiyi kendi büyüttü. O da oynayan oyuncunun bir önceki işinden dolayı. Karakterimiz asla ve asla yeterli düzeyde değildi. 10-15 bölümlük bir senaryosu ile ilerledi. Bence senarist istediği aksiyonu alamadı. Karakteri hep bir maşa olarak kullandı. Yücel’in boyunduruğu altına girdi. Yücel gitti, Efsun’un maşası oldu. Kendi servetini bitti. Efsun’un parasını aldı öyle iş yaptı.

            Şuradan bile çok açık değil mi ya 🙂 2.sezonun sonunda giren karakter zeki, delikanlı, racon bilen bir insandı. İnsaflıydı. Fakat ne olduysa 3.sezona başlayınca bu adam tüm vasıflarını yitirmiş. Başta bu adamı aileyle çatışan, daha sonra taraf değişen biri olarak yazmayı planlamıştı. Fakat sezon sonundaki Baykal bilmecesi oturmayınca Azer ve Akın acele ile ana düşmanlarımız oldu. Azer 3.sezona başladı, bir anda racon bilmeyen, kadınları kaçıran, Yamaç’a pusu kurarak saldıran ki bu adam Bizans’ta sırtımı arkaya dayamam diye giriş yaptı diziye. Cumali’ye de pusuyla giren bir adam oldu. İlk 4 bölüm baktı Akın ve Azer ile olmayacak. Çünkü yarattığı Azer karakterine ters bir yola girdi. Zorunda kaldı bu yol için. Azer karakterinin bu durumuna seyirci inanmadı, senarist de inanmayarak yazıyordu.

            5.bölüm itibariyle Azer-Fatih buluşması gerçekleşti. Çünkü Azer’in bu dizide senaryosu farklı bir yola girmişti. Azer öldürülecekti. Bu da o ölmeden asıl yeni bir düşmanın gelmesi gerekliydi. Efsun zaten tutmadı. Victor vs diyerek farklı bir yol alındı. Ben bu Fatih’in Ebu Kayser’in bir elemanı olduğunu düşündüm başta. Fakat Ebu Kayser bilmecesi de farklı bir duruma çıktı. Biz bunu Rizet ile konuştuk sanki daha önce. Hatırlamıyorum ama Ekrem İspir adlı oyuncu Ebu Kayser olarak dahil olacaktı diziye. Azer’in zaten son dönemlerde Yamaç’a karşı düşürülmesi, onun küçük düşürülmesi bu sebeptendi. Son olarak kadınları kaçırıp onları satma işine gelince “Bana racon öğretmediler” repliği yazarak karakterin sonuna gelinmişti. Hele ki aynı bölüm Kemal de öldürülünce, Azer artık ölüm senaryosu ile hazırdı. Fakat son anda Nejat İşler’in teklifi kabul etmesi (dediğim gibi biz bu durumu Rizet ile konuştuk) Ebu Kayser’i raf altına itti. Fatih, buradan Erdenetler’e bağlandı. Azer de el altında Karaca ile kaldı. Karakter çoktan öldü. Hatta burada Nur’un üstteki yazıda bahsettiği üzere “S.Git Adana’ya” adlı durum da Azer’in öleceğine sinyaldi. Evet bence orada Cio-Aras sorunu değil, Azer’in öleceğine bir işaretti. Öyle havada kaldı.

          • baiano

            Rizet ile konuştuğunuz o kısım bu yazı altında mıydı? Belki Rizet hatırlıyordur.

            Yorumun için teşekkürler Balvin. Sen daha iyi açıklamışsın durumu. Azer’in diziye asla ve asla net bir profil olarak girmediği belliydi. Karakter ölecekti, geri atılma olayları da hikayesinin kalmamış olmasından kaynaklıydı. Karakterin tek hikayesi Karaca artık. “Sahalara insin” gibi söylemler seyirci isteği olabilir ama karakter sınırlı bir çizgideydi. Evet potansiyeli vardı ama GH kafasında yarattığı karakterle seyircinin kafasındaki asla tutmadı. Bu karakteri oynayan oyuncuya bağlı. Cio, 01 dizisi dolayısıyla beklentisi çok yüksek tutuldu. Halbuki karakter alt mertebeydi.

          • Rizet16

            Evet Baiano, Balvin ile bu konu hakkında yaptığımız yorumlaşma bu post un altlarında bir yerlerde kaldı, senin için konu