BİR ZAMANLAR ÇUKUROVA – Sabır Taşı Çatladı

Bir Zamanlar Çukurova bu hafta Total’de zirvede 16,35.  Diğer kategorilerde ise AB’de 12,69 ve ABC1’de 14,61 ile gününün en çok izlenen ikinci dizisi.

Konuk yazarım Gözde ‘nin  izlenimleri ile 60.bölüm yazısı sizlerle… Keyifli okumalar ^^

 
   
 

 

bir zamanlar çukurova bölüm 60

 

“Sabır taşı masalını bilir misiniz Savcı Hanım? Bir kızla şehzade varmış. Aşık olmuşlar birbirlerine, evleneceklermiş. Bir de kızı kıskanan kötü kalpli bir kadın varmış. Şehzadeyi zehirli oklarla hasta etmiş, kızı da zindana atmış. Şehzadeye hasta yatağında kızı kötüleyip dururmuş. Kızın da bir tane taşı varmış: Sabır taşı. Ufacık, parmak ucu kadar. Her gün ona derdini anlatırmış. Derdini anlattıkça da taş büyürmüş. Zaman geçmiş şehzade iyileşmiş, “Bir zamanlar sevdiğim şu hain kızı bir göreyim.” demiş. İnmişler zindana bir de ne görsün: Taş büyümüş büyümüş, kocaman bir kaya olmuş. Kız en son sormuş, demiş ki “Benim bu çilem ne zaman bitecek?” Sabır taşı birden parçalanmış. Parçaları kötü kalpli kadınla şehzadenin üstüne düşmüş. Onlar da kayaların altında kalıp ölmüşler.”

 

Nezarethanedeyken kendisiyle konuşmaya gelen Savcı Jülide’ye yıllardır yaşadıklarını böyle anlatıyordu Züleyha. Evet, görünürde yediği önünde yemediği arkasında bir hayatı vardı, yüzü zaman zaman gülüyordu ama aslında içi kan ağlıyordu. Sevmediği bir adamla mecburi bir evlilik içindeydi, daha önce kaç kez oğlu Adnan’dan ayrı bırakılmıştı, tımarhaneye bile kapatılmıştı; şimdi ise evsiz barksız hem Adnan hem Leyla’dan ayrıydı.

Züleyha o niyetle gelse de belki Demir’i vurmayabilirdi. Ancak bu durumda bile Züleyha’yla inatlaşan, O’na hala çocuklarını göstermeme tehdidi savuran Demir bu yaptığıyla o kurşunları hak etti. Ancak ben de herkes gibi sırf Züleyha fazla ceza almasın diye ölmemesini, ama mümkünse sakat kalmasını diledim.

 

bir zamanlar çukurova bölüm 60
Yine ciğerimiz kalmamıştır…

 

 

Züleyha’nın jandarma götürmeden evvel çocuklarıyla vedalaşmasına izin verilmesi güzeldi ama keşke daha uzun sürebilseydi… Tam tekrar kavuşup aslında vedalaşıyor olmak… Bu nasıl acı bir ironidir…

 

Yılmaz ancak Züleyha jandarma arabasına bindirilecekken yetişebildi. Züleyha arabada götürülürken Yılmaz da arkasından koştu. Tıpkı 3. Bölüm’de Yılmaz götürülürken Züleyha’nın ardından koştuğu gibi… İlk sezonun en unutulmaz sahnelerinden biri bu defa roller değişmiş olarak yaşandı. Eminim o anı iyi bilen ZülMaz’cılar için bu sahne de tekrar tekrar seyredilecekler arasında yerini almıştır.

 

 

 

Ve tıpkı Yılmaz nezarethanedeyken karakola gelen Züleyha gibi Yılmaz da aynı şeyi yaptı, hatta daha fazlasını ve her an yanında oldu unutamadığı aşkının. Cezaevine götürüldüğünde de ilk duruşmasında da. Yalnız benim anlamadığım bir şey var, Züleyha sadece ifadesi alınıp nöbetçi mahkemeye bile çıkmadan nasıl cezaevine kondu? Diğer dizilerde nezarethaneden nöbetçi mahkemeye sevk edilen, oradan da tutuklanıp cezaevine konan karakterler görmüştüm hep.

Yılmaz “Seni bu hale ben mi getirdim kurban olduğum?” diye sordu bu anlarda. Züleyha’yı bu hale getiren sadece Yılmaz değildi ama Züleyha O’na her defasında Demir’le isteyerek evlendiğini, mutlu olduğunu söylediğinde gözlerinde gerçeği göremediği için yanlış yaptı. Jülide’ye bu durumdan Züleyha hariç herkes suçlu diye anlattı. Panikle gizlice Yılmaz’la buluştuğu için, bir de Yılmaz’a Adnan’ın babası olduğunu söylemediği için suçlu diyebiliriz bence Züleyha’ya da. Ama Adnan’ın nüfusu Demir’in üzerine kayıtlı, o yıllarda DNA testi yok; yine kaçırıp uzaklara gitse Demir ne yapacaktı bu kadın? Sadece en az suç Züleyha’nın diyebiliriz bence.

İlk duruşmada da gözden kaçan bir detay vardı. Züleyha doğum tarihini 02.06 diye söyledi, yani haziran. Züleyha haziran doğumlu ise doğum günü dizide neden kış günü kutlandı? Hem de hem Demir’le hem de flashback için Yılmaz’la. Sanırım bu tip kronolojik hatalara sadece biz seyirciler takılıyoruz. ^^

 

 
   
 

 

bir zamanlar çukurova bölüm 60
Ağzın açık kalırsın işte böyle

 

 

Müjgan sonunda işler bu hale geldiği için pişman oldu. Ama son pişmanlık neye yarar? Nerde, kimlerle yaşadığını bir düşünecekti o kaseti Demir’e göndermeden önce. Kendi elleriyle, bile bile Yılmaz’ı Züleyha’ya itti. Yılmaz yüzüne bakmamakta, boşanma kararı almakta çok haklı. Müjgan o kadar saçmaladı ki Züleyha’nın silahla gitmesini ilgi çekmek olarak nitelendirecek kadar, Behice bile evliliklerini kurtarma çabasına girmedi. Behice’nin serzenişinde dilimden şu cümle döküldü vallahi: “Biz de senden çok sıkıldık Müjgan!”

Ama aferin Müjgan kaçırmaya çalışmadığı sürece Kerem Ali ile annesini asla ayırmayacağını söylemesi vicdanlı Yılmaz’a yakışan bir hareket. Hem Müjgan’ın da elinde altın bileziği var, boşansa da çocuğuna güzel bir gelecek sağlayabilir. Behice’nin tavsiye ettiği gibi Yılmaz’dan birkaç tane ev, binlerce liralar istemesine gerek bile yok.

Behice de az değil haaa. Boşanmanın kaçınılmaz olduğunu anlayınca Müjgan’a hemen pazarlık yapması için akıl verdi. Ama O da alışmış tabii hazırdan gelen parayla, kendine ait evinde oturup güzel bir hayat yaşamaya. Bu yaptığına hiç şaşırtmadı.

 

Çok şükür bıçaklanan Çetin’e hiçbir şey olmadı. Hatta hastaneden çıkan Çetin, Gaffur’la birlikte O’na bunu yapan adamları dövmeye bile gitti. Herhalde Yılmaz konağa tek gitsin de Züleyha ile sahnelerinin duygusu tavan yapsın diye yapılmış bir hamleydi bu. Çünkü bıçaklamayı yolda öğrendikleri için Fekeli hastaneye geçmişti.

 

bir zamanlar çukurova bölüm 60
İki güçlü kadın

 

 

Saniye’nin Naciye’ye gidip Hatip’in Gaffur’a yaptıklarını anlatıp yardım istemesi ve kocasından korkmayan Naciye’nin O’nunla iş birliğine bayıldım. Naciye gizlice kasadaki senedi ve ödedikleri kadar parayı Saniye’ye verdi. Sonunda Gaffur bu anlamsız borçtan kurtulmuş oldu. Yalnız biz neden Saniye’nin dediği gibi marabanın bu olayı Hatip’in yaptırdığına dair konuştuklarına hiç şahit olmadık? Bunu sadece Saniye’nin sözlerinden öğrenmesek, konuşulduğuna tanık oluşunu da görsek iyi olurdu. Fazla damdan düşer gibi oldu böyle.

Naciye’nin bu yaptığından sonra; Hatip’in alacaklılarıyla papaz olması, bir de Şermin’in de rest çekmesi ile içimin yağları eridi. Çoğu zaman kendisinden hazzetmesem de Şermin bile böyle metres hayatı yaşamayı hak etmiyor. Naciye’den boşanıp öyle gelmesini söylemekle çok iyi yaptı. Para pul için bu kadar da onurundan vazgeçmemeli bir kadın.

 

bir zamanlar çukurova bölüm 60

 

Demir zor da olsa ameliyattan sağ salim çıktı. Hastanede ameliyatına girenlerden biri de Sabahattin’di. Bu Sabahattin’in branşı ne ki böyle her ameliyata girebiliyor? Dizideki ana kadrodan birini illa ameliyatlara sokmak zorunda mı senaristler? Bunu Müjgan’a da daha önce yapmışlardı. Komik oluyor bu durum.

 

Hünkar’a hastanede en büyük destek tesadüfen oraya gelen Fekeli’den geldi. Hünkar çok büyük hatalar yaptı ama artık samimi olarak pişman, hatalarını telafi etmek için içtenlikle çabalıyor ve artık O’nu sevmeye bile başlayabilirim desem yalan olmaz.

Hünkar’ın geçmişine dair yeni detaylar da ortaya çıktı. Kocası Adnan’la mutsuz bir evlilik yaşadığını tahmin ediyordum ama sadece aşık olmadığı için. Meğer Adnan Yaman oldukça çapkın ve de zalim bir adammış. Üstelik Hünkar boşanıp babasının evine gitmek istediğinde, eğer giderse Demir’i bir daha göremeyeceğini söylemiş. Bu anlattıkları aynı zamanda gelecek bölümde diziye katılacağı bildirilen Nazan Kesal’ın oynayacağı Sevda’nın ayak sesleriydi bence. Muhtemelen Sevda, Hünkar’ın o bahsettiği kadın.

 

“Ama bir gün Adnan Yaman şarkıcı bir kadına Mersin’e bir ev tutmuş dediler. O zaman sabrım tükendi.”

 

Demir’in zaten babasına çektiği belliydi ama Hünkar’ın nerdeyse birebir aynı şeyleri yaşamış olmasına rağmen Züleyha’nın da yaşamasına ses çıkarmaması akıl alır gibi değil. Keşke Demir, Züleyha’ya bunları yaşatırken engel olmaya çalışmak isteyen ama başaramayan bir Hünkar görmüş olsaydık. Haa, yine de Yamanlar cephesinden Züleyha’ya böyle büyük bir destek gelmesi umut verici.

 

bir zamanlar çukurova bölüm 60

 

Hünkar’ın Demir’i vurmasına rağmen Züleyha’yı anlıyor olması, hapishanede O’na yardımcı olması, avukat tutması, çocuklarıyla görüştürmesi az buz şey değil. Ben yine Züleyha’yı ziyarete gelen Yılmaz’dır derken Hünkar’ın ziyarete gelmesi ne kadar da şaşırtıcı, ama bir o kadar da güzel değil miydi? Kesin Yılmaz yollamıştır dediğim yatak yorganı da O yollamış meğer. 1 ay sonrasında Demir’e rağmen avukat tutma kararından vazgeçmemesi, O’na söyledikleri de çok yerindeydi. Ama lütfen Züleyha bir gün içerden çıktığında yine o konağa dönmesin. Yine Demir’le evcilik oynayan bir Züleyha görmek istemiyorum.

 

 
   
 

 

 

bir zamanlar çukurova bölüm 60
Artık yüzün gülsün Züleyha

 

 

Züleyha’nın hapishane hayatı elbette yine yürek burkan cinstendi. Devamlı O’nunla uğraşıp iş yaptırdıkları için değil ama; çocuklarından ayrı, yapayalnız olduğu için; daha ne kadar orada kalacağı meçhul olduğu için. Kendisiyle uğraşanlara haddini bildirdiği sahne en beğendiğim hapishane sahnelerinden biriydi. Kadın orda acı çekerken, hal hatır soracaklarına, üstüne üstüne gelirlerse olacağı buydu. Hapishanede bir de müebbetlik bir kadınla çocuğu kalıyordu. Eğer bir gün Züleyha oradan çıkarsa o çocuğu evlat edinebilir gibi geldi bana, zaten 1 ay sonrasındaki sahnede çocukla yakın ilişkisini de gördük. Yalnız Züleyha’nın onca şey yaşamasına rağmen maniküründe ve ojelerinde zerre bozulma olmaması da benim gibi dikkatli seyircilerin çok gözüne batıyor. O yıllarda kalıcı oje vardı da biz mi bilmiyoruz? ^^

Hünkar’ın Züleyha görsün diye hapishaneye çocukları getirmesi, Züleyha’nın çocuklarıyla hasret giderdiği anlar, onları yanına almak isteyip bunun uygun olmadığını kabullenmesi, anne ile çocukların yeniden ayrılmaları bölümde en duygulandığım anlardı. Senaristler birkaç haftadır gözyaşı stoklarımı erittiler resmen. Lütfen Züleyha daha fazla ağlamasın, kavuşsunlar diyeceğim ama Demir şikayetçi olmasa bile kısa süreli de olsa içerde kalacağını tahmin ediyorum Züleyha’nın. Hatta bu yüzden dizide büyük bir zaman atlaması yaşanması da hiç şaşırtıcı olmaz.

 

Aradan 1 ay geçtiğinde Demir artık sapasağlam evindeydi. Bari sakat kalsaydı geçici süreliğine de olsa. Hünkar’ın avukat tuttuğunu öğrendiğinde çok kızdı ama belki en azından Hünkar’ın itibar ve çocuklarının geleceği ile ilgili sözlerini biraz olsun dikkate almıştır diye umdum.

 

“Haydi bütün bunları geçtim. Bu çocukların itibari ne olacak? Sokakta, okulda, arkadaş arasında ne olacak bu çocukların itibarı, ne olacak bunlar? Düşünüyor musun?”

 

“Unut da Züleyha da O’na yaptıklarımızı unutsun. Unut da sen de baban gibi eziyetçi bir koca olma.”

 

bir zamanlar çukurova bölüm 60

 

Yılmaz Züleyha’yı hapishanede sık sık ziyaret etti. Nihayet beklediğimiz ZülMaz sahnelerini bol bol görebildik. Parmaklıklar ardından da olsa aşkla elleri yeniden buluştu. Gerçi ben ZülMaz sahnesi görelim derken bunu kastetmemiştim ama olsun, buna da şükür.

Yalnız 1 ay sonraki ziyaretlerden birinde tam da el eleyken Demir’in görüş yerine gelip onları gördüğü an içimin yağları nasıl eridi anlatamam. Kaç kere Züleyha Demir’in kollarındayken Yılmaz nasıl acı çekmişti. Biraz da sen çek Demir Yaman.

Bu manzarayı gören Demir, sessizce uzaklaşıp kendini göl kenarına attı. Alyansını çıkartıp göle fırlatması artık bu evlilikten vazgeçtiği anlamına geliyorsa bu iyi bir gelişme. Amaaa… Boşanıp, bir de görüntüleri kullanıp çocukları da annelerinden ayıracaksa bu kabul edilemez. Hep diyorum hiçbir şekilde bir anneyi çocuklarından ayırarak cezalandıramazsınız.

Yalnız 1 ay geçtikten sonraki Demir’in uzamış sakallı hali beni biraz güldürdü. Yakışmış gerçi ama Aşk-ı Memnu’nun finalindeki Behlül’ün takma sakallı haline benzetenler çok haklı, cidden onun gibiydi. ^^

 

 

 
   
 

 

bir zamanlar çukurova bölüm 60
Boşuna heveslenmeyin, ölmez.

 

 

Yılmaz sadece oğlunu görmek için gelip gittiği, yüzüne bile bakmadığı halde Müjgan’ın kalkıp hala Yılmaz’a yalvarmaya gitmesi akıl alır gibi değildi. Aşk ile gurur aynı yerde olmayınca maalesef böyle eğitimli bir kadın bile kendini bu hale düşürebiliyor. Yalnız Yılmaz’ın da Müjgan’ı kolundan tutup kapıya atması hiç yakışmadı O’na. Böyle yapınca ne farkı kaldı Demir’den? Besbelli O’nun da şirazesi kaydı sonunda. Yine de bu hareketi kabul edilemez.

Yılmaz boşanmakta çok kararlı, umarım bu kararından hiçbir şekilde vazgeçmez. Çünkü Yılmaz’ı kaybetmeye dayanamayan Müjgan oğlu Kerem Ali’den bile vazgeçip intihar etmeye kalkıştı. Kerem Ali ve Behice’yi Yılmaz’ın yanına gönderdi, bileklerini kesip su dolu küvetin içine girdi.

Müjgan’ı geldiği günden beri hiç sevemedim ama Kerem Ali ile vedalaşmasına elbette üzüldüm. Yılmaz’a veda mektubunda da Adnan’ın oğlu olduğunu yazmıştır diye bekledim ama ne yazık ki bunu yapmamış. Sanırım Yılmaz bu gerçeği Müjgan’dan öğrenemeyecek. Ben Müjgan’ın öleceğini sanmıyorum. İnternette akıl hastanesine yatırılacak diyenleri gördüm, büyük ihtimalle öyle olacaktır.

 

 

 

bir zamanlar çukurova bölüm 60

 

Züleyha’nın duruşma günü gelip çattığında Yılmaz ile Hünkar’ın adliyede gayet sakin bir şekilde karşılıklı dava hakkında konuşmasını şaşkınlık içinde seyrettim ekran başında. Tuttukları avukatlar ortak savunma yapacaklarmış Züleyha için. İnternette dolaşan, artık ZülMaz’a Hünkar destek verecek söylentileri gerçek mi çıktı ne? Kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi bu. Bir yaşıma daha girdim doğrusu. ^^

Demir’in duruşmaya gelip gelmeyeceği merak konusuydu. Sakallarını kesip, bildiğimiz Demir Yaman imajıyla duruşmaya geldi. Bakalım ne söyleyecek? Ya annesinin telkinlerine kulak verip Züleyha’nın az ceza almasını sağlayacak bir ifade verecektir ya da bildiğimiz Demir zalimliğine devam edip, özellikle son gördüğü Züleyha Yılmaz görüntüsünün de etkisiyle sert bir ifade.

Kesinlikle yine çok çok iyi bir bölümdü ve uzun bir aradan sonra total grubunda reytinglerde 1. olmayı hak etti dizimiz.

Peki sizler bu bölüm hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

*Tweet’leriyle yazıma renk katan @aslicelik08 , @ImExoChanyeol , @Kilohpatra ‘ya çok teşekkürler.

 

Dizi ile ilgili diğer yazılara göz atmak isterseniz  İzledim / Bir Zamanlar Çukurova  kategorisini ziyaret edebilirsiniz.

 

 

Bir Zamanlar Çukurova 61. Bölüm Fragmanı

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid

İlgili diğer Yazılar

  • elf

    merhabalar tekrardan
    geçen bölüm ne kadar iyiyse bu bölüm de o kadar kötüydü.ben anladım artık bu kadın (senarist )izleyicinin ne istediğini anlamyor ya da anlıyor inadına yapıyor .başka bir açıklaması olamaz bu yazdıklarının…harcadı güzelim kadroyu…izlememeye karar verim hatta hiç yorum yapmamayıa bu bölümden sonra..dayanamadım yorumunuzu görünce 🙁

  • Gözde E.

    Merhaba, yorumunuzu ancak bugün görebildim, sanırım önce yönetici onayı paneline düştü konuk yorumcu olduğunuz için. Çok teşekkür ediyorum, sizin de kaleminize sağlık 🙂
    Hünkar Fekeli aşkının yeniden başlamasına birkaç bölüm önce karşı çıktım, haha da çıkıyorum. Ama Hünkar’ın pişmanlığından etkilenmeye başlayanlardanım, dediğiniz gibi bu aşk yeniden ufukta olabilir 🙂
    Züleyha’nın içerden çıkması için seçenekler çok iyi ama bu bölümde gördük kimsenin aklına bile gelmedi. Kafaları çalışmıyor herhalde… Bunu etraflıca yeni bölüm yazısında konuşuruz inşallah.

    Yeni bölüm yazısında daha erken görüşmek üzere diyorum.

  • Buke Oguz

    Gözde’cigim ellerine kalemine sağlık:))) Duygularıma düşüncelerime çok güzel tercüman olmuşsun.

    Zuleyha’nın jandarma tarafından götürülüş sahnesi beni de geçmişe götürdü. Çok güzel sahneydi. Asıl sahne ve falshbacklerin iç içe olması da oldukça etkileyici hale getirmişti sahneleri.

    Zuleyha’nın evde Adnan ve Leyla ile vedalaşma sahnesi de çok etkileyiciydi. Jandarma bile dayanamadı kıyamadı ve Zuleyha’ya ekstra zaman verdi çocuklarıyla vedalassin diye, biz izleyiciler nasıl dayanalım.

    Ben Hunkar’in Zuleyha’yı içeride yalnız bırakmayacağını, çıkması için her şeyi yapacağını tahmin etmiştim yorgani yastığı gönderen Hunkar’dır demiştim. Avukat tutacağı konusunda da yanılmadım. Ha pişman olması yaptıklarını affettirmiyor tabi ki hele de aynı şeyleri birebir kendi de yaşamışken nasıl bu kadar zalim olabildiğini aklım hala almıyor.

    Mujgan’ın pişmanlığı beni etkilemedi çünkü Züleyha’nın düştüğü durum O’nu hala mutlu edebiliyordu. Müjgan sadece Yılmaz’ın Züleyha’ya gitmesine vesile olduğu için pişman. Kaydı çektiği için, Demir’e yolladığı için, Zuleyha’nın çocuklarını kaybetmesine sebep olduğu için en ufak bir pişmanlık yok içinde. Hatta kendini hâlâ haklı görüyor.

    Aşkı uğruna hem kendi hayatını hem Züleyha’nın hayatını mahvetti Müjgan. Yılmaz kadar Müjgan’a da kızsam bu evlilik konusunda, intihar sahnesi ve öncesinde halası ve Kerem Ali ile veda sahnesinde üzüldüm Müjgan’a. Ölüme yürürken Yilmaz’a Adnan itirafında bulunmasını ben de istedim ama olmadı maalesef. Evladını anasız bırakacak kadar mı büyük olurmuş bir aşk anlamıyorum. Okumuş, eğitimli, mesleği elinde , maddi olanakları yeterli bir kadınsın. Bebeğini pekalâ çok güzel bir şekilde yetştirebilirsin. Kocan O’nu senden ayırmıyor da. Aklı kalbine azıcık söz geçirse bunları düşünemeyecek bir kadın değildi Müjgan. Sevdiği halde sevgisinin karşılıklı olmadığından şüphelendiği anda vazgeçecek, çekip gidecek kadar iradeli ve mantıklıydı. Karakterin bu hale evrilmesi üzücü.

    Naciye Saniye sahnesi ( Yaşasın kadın dayanışması 👏👏👏 )ve Gaffur Çetin kavga sahnesi yan karakterlerin en begendigim sahneleri oldu bu hafta.

    Hünkâr- Züleyha sahneleri de güzeldi.

    Sırf Züleyha kurtulsun diye Demir ölmesin diyenlerdendim ama dediğin gibi en azından sakat falan kalsaydı .

    Nöbetçi mahkeme sahnesi komikti doğrusu. Savcının kazayla adam yaralama savunması daha komikti … Hakim verdiği kararda da söylediği sozlerde de haklıydı. Evde izlerken en az 10 yıl ceza isterler demiştim yanılmadım. Savcı da Yılmaz’a aynısını dedi 😆

    Tüm bu yaşananlarda en az suçlu olan kişi Züleyha. Onun dışında kızın yaşadıklarını bilip de susanlar da , O’na tüm bu zulmü edenler de , kızın gözlerindeki acıyı görmeyip de sözlerine inan Yılmaz da suçlu maalesef…

    Demir’in sakallı hali çok kötü çok yapay çok komikti 🤣🤣🤣 Neyse ki hemencecik kesti.

    Hünkâr Demir’e söylediklerinde sonuna kadar haklıydı ama Demir iki sözle yola gelmez maalesef. Mahkemeye geldi ama Züleyha’yı hapishaneden kurtaracak ifadeyi vereceğini hiç sanmıyorum. Hele de O’nu Yılmaz ile el ele görmüşken. Hadi diyelim verdi , bunu Zuleyha’ya kıyamadığı yada O’nu sevdiği için değil, ondan daha beter intikam almak için yapar. Onu hapishaneden çıkarır kendi hapishanesine tıkar. Çocuklarını yine göstermez. Hunkar’a karşı da daha katı olur diye düşünüyorum. Yılmaz’ın O’nu asla bulamayacağı bir yere kapatabilir Zuleyha’yi gibi geliyor bana.

    Müjgan ölmez diyorum ben de. Akıl hastanesine kapatılır mı bilmem ama Yılmaz’ın vicdan yapıp boşanma kararından vazgeçmesi şaşırtmaz beni. Inşallah senaryo o yöne evrilmez tabi. Mujgan’ın eline Yılmaz’ı her firsatta kendine bağlayacak bir koz geçsin istemem bu intihar girişimi ile.

    Şimdiden herkese iyi seyirler. Yeni bolumde görüşmek uzere

    • Gözde E.

      Selam Bükeciğim, hoş geldin, senin de ellerine sağlık <3

      Görüşlerimiz birbirine çok benziyor. Sadece ben Hünkar'a karşı biraz daha yumuşamış durumdayım galiba.

      Yeni bölümde yorumlarda daha erken görüşmek üzere 🙂

  • badem

    Selam Gözde,

    Dediğin gibi, yine çok iyi bir bölüm seyrettik. Nazar değmesin diyorum:)

    Yılmaz’ın Züleyha’nın peşinden koştuğu sahne beni de geçmişe götürdü, duygulandım. 3.bölümdeki sahne ile iç içe verilmiş olması için de ayrıca kalp kalp kalp:)

    Hünkar’ın pişmanlığı bana geçmiyor, geçemiyor, üzgünüm. ZülMaz’a yapılabilecek en büyük kötülüğü yapmış, şimdi ağzıyla kuş tutsa neye yarar? Madem gerçekten pişman, o halde Adnan gerçeğini Yılmaz’a söylesin de zamanında yapmış olduğu büyük hatayı telafi edebilmiş olsun. Züleyha hapiste kalmaya devam ettiği sürece Adnan’ın yeri babasının yanıdır. Yılmaz’ın bu gerçeği öğrenmesi için bugünden daha uygun bir zaman olabilir mi?

    Bölümdeki ZülMaz sahnesi de beni tatmin etmedi maalesef. Daha uzun bir sahne bekliyordum, doyamadım. Hapishanedeki küçük çocuk ise Züleyha’nın beraatiyle O’nun himayesine girer diyorum.

    Müjgan’ın pişmanlığı gerçekçiydi ama bu saatten sonra neye yarar ki? Günah çıkartmak için hayatına son vermek, bebeğini öksüz bırakmak istemesi de bencillikten ve vicdansızlıktan başka bir şey değil.

    Müjgan’ın ölmeyeceğini, Demir’in Züleyha’nın lehine ifade vermeyeceğini biliyoruz. Bu noktadan sonra olayların nasıl şekilleneceğini merak ediyorum. Endişem; Yılmaz’ın Kerem Ali öksüz kalmasın diye Müjgan’ı kabulleneceği ve birlikte yaşamaya devam edecekleri, Züleyha’nın ise bir şekilde beraat edip çocukları için tekrar konağa döneceği.

    Yılmaz-Müjgan birlikteliğine zor da olsa tahammül edebilirim ancak Züleyha’nın konağa dönmesine asla. Bu filmi defalarca seyrettik diyorum…

    Yeni bölüme dek sağlıkla kalın:)

    • Gözde E.

      Selam Bade. Hoş geldin, ellerine sağlık.
      Züleyha hapisteyken Adnan’ın yanı elbetteki babasının yani Yılmaz’ın yanı. Ama bunun mümkünatı var mı? DNA olmadığı sürece bu adamın çocuğunu alması Demir’in insafına kalmış durumda… 🙁

      Bölümde bir tane ZülMaz sahnesi yoktu ki. Adliye önü ve ilk duruşma haricinde hapistanede iki sahneleri vardı. Kaçırmış olabilir misin?

      Endişelerinin yersiz olmasını umuyorum. Aynı şeyleri seyretmeyi tekrar kaldıramam…
      Corona’sız günler 🙂

      • badem

        Yok kaçırmadım. Hiçbir ZülMaz sahnesi tatmin etmedi maalesef:(

        • Gözde E.

          Allah Allah enteresan.