BİR ZAMANLAR ÇUKUROVA – Artık Hiçbir Şey Eskisi Gibi Olmayacak

Bir Zamanlar Çukurova Mucize Doktor’u sıkı takipte, bir kez daha gününün en çok izlenen ikinci dizisi. Bu haftanın reytingleri Total 14,52 ile 2.lik, AB 10,1 ile 3.lük, ABC1 13,08 ile 2..lik…

Konuk yazarım Gözde ‘nin  izlenimleri ile 58.bölüm yazısı sizlerle… Keyifli okumalar ^^

 
   
 

 

Geçtiğimiz bölümü Demir ile Hünkar’ın ZülMaz’a ait görüntüleri seyretmesiyle noktalamıştık. Bu görüntüleri gören Demir’in Züleyha’yı karşısına alıp normal bir şekilde hesap sormasını maalesef beklemiyordum. Bizim tanıdığımız Demir o dönemin ve Adana’nın şartlarında çeker Züleyha’yı vurur, sonra gider bir de Yılmaz’ı vururdu. Bu dönemde bile hala belli yerlerde kadınla erkeğin arkadaş olabileceğine inanılmıyorken, o dönemde gizli gizli buluşmanın ve böyle bir sarılmanın -bu kişiler eski sevgili olmasalar bile- arkadaşça görülmeyeceği apaçık.

 

 

Hünkar ne kadar engel olmaya çalışsa da Demir Züleyha’yı tuttuğu gibi kolundan arabaya bindirip götürdü. Züleyha arabayla götürülürken o esnada bahçede olan Adnan’a ve Züleyha’nın O’na bakmasına içim parçalandı resmen. Sanki son kez oğluna bakar gibiydi… Bu kaçıncı ayrılıkları anneyle oğulun? Evet, Züleyha iyi niyetle de olsa Yılmaz’la buluşmakla hata yaptı ama hiçbir anne bu kadarını da hak etmez.

 

Bölüm rejisi, oyunculukları, temposuyla çok iyi bir açılış yaptı. İlk andan ekrana kitlendiğimi söyleyebilirim. Ancak beklentimin aksine yer yer çok yükselen, yer yer ise fazla inen bir temposu vardı. Özellikle ilk yarıdaki Gaffur sahnelerinin birçoğunu bu bölüm için yersiz buldum. Ortada böyle bir olay varken Gaffur’un komik sahneleri olmamıştı. Biz “Demir Züleyha’yı nereye götürdü, ne konuşacaklar, Demir ne yapacak, Züleyha’ya ne olacak?” gibi sorularla merakla beklerken Gaffur sahneleri seyrettik maalesef kaç dakika boyunca.

 

Yeni bir dedikodu yakalayan Sinsirella

 

Bu olaylara Şermin ile Naciye’nin tanık olması ise hiç iyi olmadı. Tahmin edileceği üzere sinsi Şermin hemen buna neyin sebep olduğunu öğrenmek için gizlice çalışma odasına girdi ve görüntüleri seyretti. Normalde görüntüler bitince oynatıcının durması, Şermin’in başa alıp seyretmesi gerekirdi ama sonradan anlaşıldı ki oynatıcı takılıp kalmış. Ben arabayla götürme hadisesini Çukurova’ya yayanın O olacağından zaten emindim ama görüntüleri de dernek üyesi arkadaşlarıyla paylaşması hiç yakışık olmadı bence. Şermin gördüklerinden bahsederken en gerçekçi yorum Müjgan’ın böyle bir şey yapacağını düşünmeyen Füsun’dan geldi:

 

“Bana pek öyle doktor hanımın tarzı gibi gelmedi.”

 

Behice (İç ses): Yılmaz şunu kovmasa bari, beş parasız kalacağım bunun yüzünden.

 

 

Önceden olsa ben de böyle derdim ama kıskançlıktan gözü dönmüş bir Müjgan’ın yaptığı hiçbir şey beni şaşırtmıyor artık. O kadar gözü dönmüş ki Demir’in silahına davranabileceğini bile öngörememiş. Ne yani Demir Züleyha’yla sert bir tartışma içine girecek, sonra da boşanacaklar mı sanmıştın? Yılmaz da “İyi yaptın karıcığım.” deyip seninle evliliğine hiçbir şey olmamış gibi devam mı edecekti? Behice bile önce Züleyha’yı, sonra Yılmaz’ı vuracağını bilebiliyor Demir’in. Müjgan’ın yapması gereken oturup Yılmaz’la açık açık konuşmaktı. Yılmaz da herhalde Müjgan’ın bu kadar delice bir şey yapacağını tahmin etse şalını dağ evinin orda bulduktan sonra gelip yüzleşirdi.

Müjgan bir de Demir Züleyha’yı götürürken ne yaptığını fark edip pişman oldu ama hiç kusura bakmasın, aslında bunu içten içe istediğini düşünüyorum ben.

 

Bu bölümde de yine Behice iç sesim gibiydi Müjgan’la yaptığı konuşmalarda. Sanki Müjgan’ın değil de Yılmaz’ın halası gibiydi desek yeridir. Züleyha ile Yılmaz’ın daha fazlasını yaptığına ihtimal vermiyordu. Ben bile ZülMaz kavuşsun isterken, evlilikleri devam ettiği sürece bu kadarını istemiyorum doğrusu.

Behice, sadece Çukurova’da değil İstanbul’da bile böyle görüntüleri bir kadının kocasına yollanılmayacağını söylerken de, Müjgan’ın yapması gerekenin boşanmak olduğunu söylerken de çok haklıydı. Ama Müjgan tipik ne olursa olsun kocasıyla evliliğini bitirmek istemeyen, gurursuz, saplantılı aşık kafasında. Hem madem kocasını çok seviyor Müjgan, neden ondan Adnan’ın oğlu olduğunu saklıyor?

Müjgan’ın ciddi bir tedaviye ihtiyacı olduğu kesin. Gördüğü buluşmadan sonra kafasında o kadar çok şey kurmuş ki dinlerken hayretler içinde kaldım yine.

 

“Bence kaçmayı planlıyorlardı hala. Hala gerçekten, bence Züleyha ile Yılmaz kaçacaktı diyorum sana. Yılmaz, Kerem Ali’yi alıp götürecekti, belki oğlumu kaçıracaktı benden. Belki öbürü de kendi çocuklarını alacaktı. Mutlu mesut bir şekilde Çukurova’dan gideceklerdi.”

 

“Ben o günden beri Kerem Ali’den gözümü ayıramıyorum. Benim çocuğumu kaçıracaktı Yılmaz diyorum sana, anlamıyorsun.”

 

Haaa yalan yok Züleyha, Müjgan’dan çok daha iyi annelik eder Kerem Ali’ye, o ayrı bir konu.

Bir de hanımefendinin amacı deli olmadığını ispatlamakmış Demir Yaman’a, O’nun da karısının ne yaptığını görmesiymiş, öyle diyor kendileri. Akıl sağlığı yerinde olan biri bunu yapar mı acaba? Gerçekten ekran karşısında çıldırmamak işten bile değildi.

 

 

 
   
 

 

 

Yılmaz’ın da tüm bu olanları öğrendikten sonra Müjgan’a karşı artık sakin kalamayacağı besbelliydi. Bunca zaman yerli yersiz tüm kıskançlıklarına, her olayı Züleyha’ya bağlamasına çok iyi dayandı. Hatta bu yüzden Çetin’in Gülten’i istemesinde yanında bile olamayacaktı, o derece. Zaten Yılmaz bu evliliği Kerem Ali için sürdürüyordu. Ama bu saatten sonra Kerem Ali çok küçük diye bu yuvayı yıkmamanın doğru olduğunu düşünenlerden değilim. Her çocuk anne babasıyla büyümeli evet, ama artık bu evlilikte zerre huzur olur mu? Böyle bir ortam, Kerem Ali için daha kötü değil mi?

Bence bu ilişkide iki taraf da hatalı. Baştan yanlıştı birlikte olmaları. Kesinlikle bu ilişki evlilikle sonuçlanmamalıydı. Yılmaz’ın Müjgan’a son sözlerini de çok ağır buldum. Lanet okumak biraz fazla oldu çocuğunun annesine. El kaldırmasını da hiç beklemezdim Yılmaz’dan. Bu dizide bunu bir kadına yapacak son erkek O’ydu benim gözümde.

 

Gidişin olsun da dönüşün olmasın, teşekkürler.

 

 

Evet, Müjgan’ın gitmesini, hatta temelli diziden ayrılmasını çok istiyordum ama oğlunu Yılmaz’dan kaçırarak değil. Amerika’ya gitme fikri resmen bu anlama geliyor. Doğumda ya da bir kazada ölebilir ve Yılmaz oğluyla kalabilir. Bakalım Müjgan’la Kerem Ali’yi bulabilecek mi Yılmaz? Yoksa anti Müjgan’cılar olarak arkasından el mi sallayacağız?

 

 

Züleyha ile Demir’in ormandaki yüzleşme sahnesi hem diyalogları, hem oyunculukları, hem çekimleri açısından dört dörtlüktü. Ormanda onları ilk gördüğümüz an ürperdim doğrusu. Bu sahnelerde en yadırgadığım şey Züleyha’nın iki çocuğuna rağmen ölmeyi kabullenişiydi. Demir’e daha fazla kendini anlatmaya çalışabilirdi, belki ayaklarına da kapanabilirdi. Evet, bu çok aşağılayıcı ama çocukları öksüz kalmasın diye bunu deneyebilirdi belki. Çocuklarıyla ilgili son isteğiyse duygulandırdı.

 

“Demir, Leyla’ya gözün gibi bakarsın. Ayağına taş değsin istemezsin, öz kızın çünkü. Ama ne olur, ne olur Adnan’ı bir köşeye atma olur mu? Atacaksan da babasına ver, Yılmaz’ın oğlu diye nefret etme ondan olur mu?”

 

“İyi bak o zaman onlara, annesizliklerini hissettirme olur mu? İkisini de öp benim için.”

 

Demir, “Vicdanım rahat.” diyen Züleyha’ya bu defa inanmamayı seçti. Belki de inandı ama hala kalbi Yılmaz için atıyor diye öfkesi yeniden alevlendi. Herhalde Leyla’dan sonra Yılmaz’dan vazgeçmiş olabileceğine inandırmıştı kendini.

Biz, silah seslerini duyduk ve arabaya bindiğinde Demir’in elinde kan gördük ama hem Züleyha bu hikayenin temel taşlarından olduğu, hem de Demir’in aşk diye nitelendirdiği saplantısı aşırı boyutta olduğu için Züleyha’yı öldüremeyeceğinden emindim ben.

Züleyha’ya ne olduğu da Demir eve geldikten sonra ortaya çıktı: Demir yere ateş etmiş. Silahının kabzasıyla vurduğu Züleyha ise yere düşüp bayılmış, Demir ölmediğini düşünerek O’nu orda bırakmış.

 

 

Demir, bu olayın ardından gittiği pavyonda çalışan kadınlardan biriyle birlikte olarak hala evli olduğu karısı Züleyha’yı aldattı. Aldatıldığına inanıyor, çok acı çekiyor, biraz da sarhoş diye bu yaptığını asla hoş göremem. Yaptığının affedilir yanı yok. Züleyha Yılmaz’a sarıldı diye başına silah dayanıyorsa, Demir gitsin bir de kendi kafasına silah dayasın mümkünse.

 

 

Demir ile Züleyha ormandayken, oğluna engel olamayan Hünkar, Fekeli’den yardım istedi. Bu olay, onları yeniden yakınlaştırdı sanki ama ben barışmalarından yana değilim.

Hünkar ZülMaz’ı ayırdığı, onların kaderleriyle oynadığı için çok pişman, pişmanlığına inanıyorum ama O’na üzülemiyorum ben. Mutlaka bunun bir şekilde bedelini ödemesi gerekiyor. Bu bedel de Fekeli’yle kavuşamamak.

Hünkar ile Fekeli onları hiçbir yerde bulamayıp en son gittikleri ormanda üç el silah sesi duydular. Ama Fekeli bütün ormanı arayamayacaklarını söyledi. Hünkar’ın Fekeli’yi dinlemeyip jandarmaya, savcıya gitmek istememesi ise çok saçmaydı. Demir’in ortaya çıkmasını bekleyince, önce O’nun yüzünü görünce ne değişecek? O duyduğun silah sesleri onlardan geldiyse ve Züleyha yaralıysa kurtulmasın mı sen oğlunu göreceksin diye? Pişman olabilirsin ama hala bencilsin Hünkar.

 

Demir eve gelmeden önce Yılmaz ile Fekeli de ormana gitmişlerdi ama Fekeli’nin ikna etmesiyle Yılmaz da Züleyha’yı aramaktan vazgeçmişti. Üstelik ikisi de Demir’in Züleyha’ya asla inanmayacağından eminlerdi ve Yılmaz, Demir Züleyha’ya bir şey yaparsa yaşayamayacağını söyledi. Bu kadar çok sevdiği kadını aramaktan nasıl vazgeçer insan? Müjgan’ın Kerem Ali ile kaçtığını öğrenene kadarki süreçte bari bunu yapsaydı, hiç anlam veremedim doğrusu bu duruma ve hayal kırıklığına uğradım.

Kusura bakma ama Yılmaz, Müjgan Kerem Ali’yi kaçırmış olmasaydı, peşine İstanbul yoluna düşmeseydin seni affetmezdim. Kimse bana, Kerem Ali annesinin yanında, güvende demesin lütfen. Müjgan şu an sağlıklı bir psikolojide mi ki o bebek güvende olsun?

 

Bari sonradan Hünkar ile Sabahattin Demir’e rağmen cesaret edip Züleyha’yı bulmaya gitseydi ya da Demir’den habersiz jandarmaya haber verselerdi. Ya Züleyha kan kaybından ölseydi? Ya başına başka bir şey gelseydi? Bütün Çukurova’nın kocasını aldatmış bir kadın olarak arkasından konuştuğu yetmedi, kimsesizler gibi ormanda kalakaldı… Bütün geceyi buz gibi ormanda, yollarda yürüyerek geçirdi. Kocasını aldatmış olsun olmasın, bir kadına reva mı bu? Karın seni aldattıysa, artık onu hayatında istemiyorsan gider boşanırsın, böyle eziyet etmez, ölüme terk etmezsin.

 

 

Tabii bu durumda Gülten ve Çetin’in istemesi başka bir bahara kaldı. Zavallı Çetin hiçbir şeyden habersiz isteme saatinden evvel ailesiyle küçük konağa gelip olan biteni öğrendi. Ne kadar da mutlu ve heyecanlıydı halbuki. Yalnız ilerde bu evlilik gerçekleşirse sakın Gülten’i anne babasıyla aynı evde oturtmasın, o kaynananın gözü göz değil ben diyeyim. ^^

 

 
   
 

 

Unutmadan, geçtiğimiz hafta Gülten ile Çetin’in akşam buluşma sahnesi beklediğimiz gibi öpüşmeyle noktalanmış, ancak yayında kesilmiş. Resmi Twitter hesabının paylaştığı bir videoda görünce öğrendim. Diğer dizilerinde ve buradaki başka öpüşme sahnelerini kesmeyen ATV, neden bu minnoş çiftin masum öpücüğünü kesiyor?!

 

 

Adnan bebeğin başına yine bir şey gelmese şaşardım doğrusu. Bayağı vakit geçmişti yangından beri. Çocuk babasına çekmiş. Yılmaz’ın da dizide başına gelmeyen kalmadı. Adnan bebeğin de kaç kez annesinden koparıldığı, çığ altında ve kamyonun altında ezilme tehlikesi geçirdiği, en son yangının içinde kaldığı yetmedi şimdi de Üzüm’le birlikte kayboldular. Ama tabii Çukurova’ya bela olan adamların arabası konağın dışında görüldüğü için herkes kaçırıldıklarını sandı.

 

 

Eğer çocukların başına bu gelmemiş olsaydı Yılmaz ile Demir’in birbirlerine çektiği silahlardan biri ateş alabilirdi. Bu olay, bir süre daha kan dökülmesini engelledi ama elbet tekrar karşı karşıya gelecekler ve o zaman yine Fekeli, Sabahattin, Hünkar orda olup onlara engel olabilecek mi? Yılmaz, Züleyha’nın başına gelenlerden sonra, hele bir de Adnan’ın oğlu olduğunu öğrenirse asla rahat durmaz. Demir de Züleyha’yı kaybettiğine pişman olup iyice dellenecektir. Bizi daha da hareketli zamanların beklediği apaçık.

 

 

Adnan ile Üzüm önce mezarlığa, sonra da huğlara gidip Zeliş’in huğunda uyudular. Sabah onları fark eden marabalar kapıp konağa geri getirdiler. Hakikaten Gaffur haklı Üzüm’e “Kız niye gittin konaktan? Burda her şey var.” derken. Ama ne yapsın Üzüm annesini çok özlemiş belli ki… İnsan kızamıyor hiç, aksine üzülüyor… Ama Adnan’ı niye sürüklüyorsun yanında çocuğum?

Zaten Adnan konağın torunu ama kaç kere bahçede başı boş gezdiğine tanık olduk. Keza Leyla bebek de devamlı odasında ama ne kadar ilgilenildiği -hele bu bölümde seyrettiğimiz gün içinde- şüpheli. Haminne desen, O’nun durumu da farksız çoğu zaman. Bu konakta çocuk ve yaşlılarla ilgili ciddi bir dikkat sorunu olduğu kesin. Hepsinin sağ salim olduğuna şükretmek lazım. ^^

 

 

 

Tam herkes çocuklara kavuştuk diye mutluluk içindeyken Züleyha konağın bahçe kapısında belirdi. Demir çocuklarını görmesine bile izin vermeyip onca çalışanının içinde Züleyha’yı sürükleyerek kapı dışarı etti. Herkesin içeri girmesini ve O’na bir yudum su bile verilmemesini istedi. Hünkar’ın çocuklarını görmesi konusundaki yaklaşımı olması gerektiği gibiydi. Daha önce Demir, Adnan’ı kaçırdığında çok farklı davranıyordu oysa ki… Demek ki konağa alınmasa da bir şekilde Züleyha’nın çocuklarını görmesini sağlayan kişi Hünkar olacak. Demir’in içeri yolladığı Gülten de şimdilik söylediğine riayet etti ama mutlaka Züleyha’yla irtibata geçecektir.

Züleyha yanlış yapmış bile olsa Demir’in bir anneyi çocuklarından ayırması çok zalimce. İnsan çok aşık olduğunu söylediği kadına bunu yapmaz. Daha önce de kaç kere yaptıkları ortada. O yüzden aşk dediği şeyi hep bir saplantı olarak gördüm ben.

Şu an sonuna kadar Züleyha’yı destekliyorum ve bugüne kadar görmediğimiz kadar güçlü bir kadın görmek istiyorum. Adnan’ın öz oğlu olduğunu da Yılmaz’a söylemeli ve Demir’e karşı birlikte savaşmalılar.

Peki ya siz bu bölüm hakkında neler düşünüyorsunuz?

 

Tweet’iyle yazıma renk katan Kilolu Kleopatra‘ya çok teşekkürler.

 

Dizi ile ilgili diğer yazılara göz atmak isterseniz  İzledim / Bir Zamanlar Çukurova  kategorisini ziyaret edebilirsiniz.

 

Bir Zamanlar Çukurova 59. Bölüm Fragmanı

 

 

 

 

 

 

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid

İlgili diğer Yazılar

  • elf

    simdiye kadar izledigim en en kotu bolumdu.bu kadar beceriksizce bir bolum nasil kurgulanir senarist onun dersini verdi izleyiciye. demir zuleyha’yi oldurmek icin ormana goturuyor orda silahla darp edip bayiltiyor kizi ,sonra da oylece birakip hicbirsey olmamis gibi sozde acisini dindirmek icin solugu bir hayat kadininin koynunda aliyor.erkekler bu kadar basit yaratiklar anladik bu mesaji vermeye calisiyorsun sevgili senarist ama bastan beri zuleyha’yi pacavra bir karakter olarak yazan sen artik su kizcagiza yazdigin seylere bir cekiduzen vermeyi ne zaman dusunuyorsun acaba?koca bolum yokmus gibi davrandin kizcagiza.zuleyhanin kaybolmasini isleyecegine cocuklarin kaybolmasini isledin alakasiz bir sekilde.PES yani.. yetmedi diger karakterleri de tam bir morona cevirdin.hunkar fekeli hele yilmaz(adam bezmis oynarken aciyorum ben de ona ayrilsa diziden keske) tam bir hayalkirikligi!
    iki el silah sesi duyuyor hunkar fekeli, bulamayiz deyip basip gidiyorlar .yilmaz desen o da fekeliyi dinliyor ayriliyor ordan.yahu sen gerizekali misin yilmaz.senin aklin fikrin bir muhakeme yetenegin yok mu da fekeli ne derse onu yapiyorsun? kalip ne pahasina olursa olsun onu arayip bulman gerekmiyor muydu?bu kadin ugruna adam oldurdugun kadin, bir daha olsa yine yaparim dedigin kadin,hayatini sen yaşa diye feda eden kadin..tuh senin kalibina..fekeli’den sana baba olur evet ama şam babasi…mujgan cocugunu kacirmis olsa bile burda oncelik zuleyha’nindi.bir hayat soz konusuydu .sevdigi insanin,ugruna bir zamanlar herseyden vazgectigi kadinin hayati .deli karini dusuncek zaman miydi?yok
    bu hic olmadi. demir’in zuleyha’ya ‘hicbirseye degmezsin’ lafini zuleyha’dan duymayi sen hak ediyorsun kesinlikle..
    son zamanlarin trendi sanirim kisiliksiz esas kizlar ve erkekler yazmak.boyle adi bir ask hikayesine imza attigin ve bu trendin bir parcasi oldugun icin gurur duy sen de yildiz tunc….

    • Merhaba hoşgeldiniz.

      Yorumunuz onaya düşmüş, bu nedenle geç yayınlandı. Bilginize.

    • Gözde E.

      Merhabalar, yorumunuzu şimdi görüyorum. Eleştirilerinizin çoğunluğunda haklısınız. Sadece Yılmaz’ın Müjgan’ın peşine düşmesi konusunda ayrı düşüyoruz sizinle. Yeni bölüm yazısı gecikmeli gelecek, orada da yorumlarınızı bekliyorum.

  • Özge

    Ellerine sağlık Gözde’cim.😊 Duygularımıza tercüman olmuşsun. Öncelikle uzun bir zaman sonra aranızda olmaktan dolayı çok mutlu olduğumu söylemek isterim.
    I’m back🙋
    Umarım daha güzel ve heyecanlı bölüm yorumları yazmak da nasip olur. Uzatmadan bölüm yorumuma geçeyim en iyisi.
    Demir’in Züleyhayı vuramayacağını az çok tahmin etmiştik, fragmanlar sağ olsun züleyha’nın yara almayıp konak kapısına dayandığını zaten gördük. Kim olsa karısının eski sevgilisiyle görüntülerini görse aklı gider,ne yapacağını bilemez. Dönemle çok alakalı olduğunu düşünmüyorum bu durumun.Günümüzde de böyle bir durumda hemen hemen demir gibi davranan erkekler olacaktır. Ama insan gibi karşına alıp konuşmak varken kafasına silah dayayıp öldürmek istemesinde de hiçbir haklılık payı yok, Demirin ilk aklına gelen şiddete başvurmak. Şiddetten beslenen bir karakter olduğunu bir kez daha gördük.
    Demirin haklı olduğunu düşünenlere de anlam veremiyorum.

    Sanki aşık olarak evlenmişler de beni aldattın diye hesap soruyor Züleyha’ya bir de. Demir’in Züleyha’nın ölmediğini düşünerek ormanda bıraktığına da inanasım gelmiyor. Yahu bu kadın her şeyden önce senin çocuğunun annesi,en azından bir hastaneye götür,sonra ne yapacaksan yap.
    Bu nedenle darbeden dolayı beyin kanaması geçirir mi başına bir şey gelir mi diye endişelenmeden rahat rahat ordan gittiğinde ve pavyondan bir kadınla beraber olduğunu gördüğümde iyice tiksindim Demirden. Nerede kaldı o büyük aşk? Seven insan kendisi acıdan öleceğini bilse bile sevdiğinin mutluluğu için kendini feda eder Züleyha gibi. Demirde bunun zerresi yoktu.
    Züleyha’nın Adnana son bakışı ve Adnan’ın annesine koştuğu anlar içimi parçaladı. Kaç defa koparıldılar birbirlerinden ve bu en uzunu olacak korkarım ki. Züleyha’nın öleceğini düşünerek Demire vasiyet etmesi bir derece anlaşılırdı,yine de çocukları olan birinin ölmeyi istemesini bencilce buluyorum. Hayatına zor şartlarda devam etse de,acı çekse de çocukları için yaşamayı istemeli,bunun için çabalamalıydı.
    Kim o görüntüleri izlerse ortalığı karıştırma ihtimali daha fazla olur? Tabi ki Şermin. Her ne hikmetse birden aklına geliverdi kesin kasette bir şeyler olduğu. Şermin’in dedikoducu tarafı bir yana,biraz daha tutarlı yazılması gerekiyor. Daha geçenlerde canını hiçe sayıp Adnan’ı kurtaran kadın,şimdi 2 küçük çocuğun annesiz kalacağını bile bile polise gitmek yerine ballandıra ballandıra olayı yaymaya gitti. Madem Şermin bu kadar vicdansız bir kadındı, Adnan’ı kurtaran da o olmamalıydı. Çünkü ben iki olay arasında bir farklılık göremiyorum.

    Bölüm boyunca Züleyhayı gerçekten düşünen merak eden sadece Sabahattin idi bana göre. Bir de Gülten. Birisi de çıkıp kızı doğru düzgün merak etmedi, endişelenmedi, kimse kusura bakmasın Yılmaz bile. Eğer Yılmaz aynı durumda olsaydı Züleyha onun için her şeyi yapardı. Sevdiğini söylediğin bir kadını 2 dakika arayıp sonra başına ne geldiğini sorgulamayıp kendi derdinde düşemezsin. Ne Demirin ne Yılmazın aşının Züleyha kadar büyük olduğuna inanamıyorum bu nedenle.
    Yılmaz bu hareketiyle beni hayal kırıklığına uğrattı, ama neyse ki o anda oğlunu bulmaya çalışıyordu da daha fazla gözümüzden düşmeden kendini kurtarmış oldu.

    HünFek’e bu kadar gıcık olacağım aklıma dahi gelmezdi. Hünkarın bedel ödemesini istesem de Fekeli le aralarındaki bağın bozulmasını istemiyordum bir yandan da. Ve Fekeli Adnan’ı dahi öğrenmesine rağmen bu bölümde gördük ki Hünkarı affetmeye meyilli.Yavaştan Hünkar’ın yörüngesini giriyor.
    Evet Hünkar gerçekten pişman ama adaleti düstur edinmiş bir adamın Hünkarı affetmek istemesi de abesle iştigal olmaz mı? Hünfek’in Züleyha’yı arama çalışması da inandırıcılık yönünden zayıftı. Ya siz 3 el silah sesi duyuyorsunuz, adamlarını toplayıp karış karış bütün ormanı arayacakları yerde hadi gidelim diyorlar. Şaka gibi !!!
    Fekeli iyice vurdumduymaz bir karakter olup çıktı. Yılmaza inanmaması oldukça saçmaydı.Madem güvenmiyorsun,oğlum da demeyeceksin. Ayrıca şimdi Yılmaz’ın Züleyha ile buluşmasına kızıyor ama aynı Fekeli aylar öncesinde evli ve 2 çocuklu olduğunu bildiği Züleyha ile kaçmasına da ses etmemişti,yolun açık olsun demişti. Nerde kaldı tutarlılık..

    Bütün bu hengamenin ortasında Üzüm ve Adnan’ın kaybolması o kadar manasız ve gereksizdi ki. Senaristlere buradan seslenmek istiyorum, Adnan’ın başına gelmeyen şey kalmadı. Rica ediyorum durun artık! Çocuğun bir vurulmadığı kaldı,yakında o da olursa şaşırmam ! Merakımızı gidermek amaçlı Leyla ıle kimin ilgilendiğinin de gösterilmesi gerekiyordu. Saniye,Gülten, Fadik kendi derdinde. Bebek açlıktan ölse haberleri olmayacak!
    Üzüm sahneleri konağa ilk geldiğinde gülümsetse de artık antipatik geliyor bana .Biz Züleyha’nın ne halde olduğunu bilmezken Üzüm’ün Adnanı da alıp kaybolması saçma ötesiydi. Yoldan birisi geçer,onları konağa götürür dedim ama tabi ki bu gerçekleşmedi. Aslında bu işlerin piri Yılmazdır. O da o sırada Müjganla uğraşıyordu. Yoksa birisi kaybolduysa,yaralandıysa Yılmaz mutlaka olay yerindedir ,bilindiği üzere.

    Müjgan’a karşı çok doluyum,gitmesine de ayrıca sevindim ama bütün yanlış anlaşılmalar o kadar üst üste geldi, Müjganı haklı duruma getirmiş oldu ki. Tabi ki Yılmaz da bu konuda fazlasıyla suçlu. Dediğin gibi Müjgan Amerika’ya gitmek üzereyken peşinden gidip durdurması, seni seviyorum demesi en büyük hatası. Ama hiçbir kadın da evlendiğinin ertesi günü eski sevgilisinin peşinden giden bir kocayı hak etmez. Müjgan’a sadece bu noktada hak veriyorum sanırım. Ne kadar akıllı sağduyulu bir kadın iken çocukları olan bir kadının ölümünü isteyecek kadar kötü kalpli biri haline geldi. Müjgan’ın gözüne perde mi indi,yoksa gerçekten içten içe Züleyha’nın ölmesini mi istedi,emin değilim. Demir ZüLeyha’yı götürürken pişman olduğu anları görsek de daha sonrasında Behice’ye olanları anlatırken bütün bunların olacağını bile bile yaptığına kanaat getirdim.
    Müjgan’ın kaçması ne kadar yanlışsa Yılmazın Müjgan’a elini kaldırması da ne sebeple olursa olsun doğru değildi. Kerem Ali’yi annesinden ayırmak istemesini de doğru bulmadım. Anne ilgisine muhtaç bir bebek söz konusu olan. Müjgan sağlıklı düşünemiyor o ayrı ama bir bebeğe en iyisi annesi bakar diyorum ben yine de. Kendisini toparlayabilirse tabi. .Boşanmalılar ve Yılmaz da arada gidip oğlunu görmeli.
    Olan GülÇet nişanına oldu. Bu duruma üzülsem de kız istemenin ertelenmesi, nişanda hadise çıkmasından ve işin tamamen bozulmasından iyidir yine de.
    Hünkar’ın pişmanlığı ve değişimi beni fazlasıyla şaşırttı, üstelik Züleyha’nın Yılmazla buluştuğunu görmesine rağmen daha önceleri yaptığı gibi suçlayıcı olmadığını da görmüş olduk. Böyle olacağını en başından tahmin etmişti çünkü. Tam da bu yüzden Züleyha’nın mücadelesinde yanında olacağını ve çocuklarını görmesi için çabalayacağını düşünüyorum.
    Fragman oldukça heyecanlı sahneler izleyeceğimizi vaat etse ve Demir,Yılmaz ,Züleyha sahnelerini verse de bölümde yine Gaffur, Saniye,Üzüm,Hatip, Şermin görürsem isyan ederim! Koca bölümde 15 dakika başrol sahnesi olan başka bir dizi var mıdır acaba?
    Umarım bu durumu düzeltirler,ve yan rollerin sahnelerini azaltırlar.

    • Gözde E.

      Oooo Özge Hanım, hoş geldiniz sefalar getirdiniz.
      Teşekkür ediyorum, senin de ellerine sağlık. Bu ne destansı yorum, nasıl dolduysan artık :))

      Demir’in hislerinin aşk olmadığı konusunda hem fikiriz, artık iyice ispatlandı bunun saplantı, takıntı olduğu.
      Demir’in haklı olduğunu düşünenler, bir de iyi ki gitti o kadınla beraber oldu da diyorlar, pes!
      Şermin’in her zaman kendi menfaatleri önce geliyor, demek ki Adnan’ı da prim için kurtarmış. Halbuki ben samimiyetine inanmıştım o zaman :((
      Kesinlikle bazıları birçok laf etse de en büyük aşk Züleyha’nınki bence de. Hele hele kadına Eyşan benzetmesi yapanlar yok mu, Allah’a havale!
      Fekeli kaçmasına müsaade ettiğinde Kerem Ali’nin anneciğinin karnında olduğunu bile bilmiyordu ama yine de tutarsızlık var, haklısın.
      “Yoldan birisi geçer,onları konağa götürür dedim ama tabi ki bu
      gerçekleşmedi. Aslında bu işlerin piri Yılmazdır. O da o sırada Müjganla
      uğraşıyordu. Yoksa birisi kaybolduysa,yaralandıysa Yılmaz mutlaka olay
      yerindedir ,bilindiği üzere.😄🙈” Valla bu benim hiç aklımdan geçmemişti. Galiba Züleyha’ya odaklandığımdan.

      En sondaki serzenişine katılıyorum ve bu bölüm özellikle Züleyha’ya doymak istiyorum.

      Bu durum biraz da yan karakterlerin hikayelerinin yeterli ilgiyi çekmemesinden kaynaklı olabilir. Aynı senaristin başka dizilerinde yan karakter hikayelerinden de oldukça zevk aldığımı hatırlıyorum doğrusu, bu defa neden yazamıyor ki?

  • Buke Oguz

    Ellerine sağlık Gözde’cigim. Bölümün açılışı gerçekten çok iyiydi.Ama devamında uzun ve gereksiz bir sekilde verilen Gaffur sahneleri yüzünden, ilk sahnenin yarattığı heyecan, yerini sıkıntıyla bitmesini beklediğim bir sürece bıraktı.

    Demir’in Züleyha’yı vuramayacağını zaten biliyorduk. Orman sahnesi çok iyiydi. Ama arabada giderken de sahneleri olmalıydı. Arabaya bindiklerinde Adnan’ın arabanın arkasından koşması Züleyha ‘nın cama yapışıp oğlunu izlemesi içimi acıttı.

    Demir’in Züleyha’yı ormanda bırakıp pavyona gitmesinden ve başka bir kadınla birlikte olmasından nefret ettim. Karının seni aldattığına inanıp, gidip başkasıyla yatıyorsan senin ondan ne farkın kalır Demir Bey.. Ama o erkek ya istediğini yapar tabi 😡😡

    Önce Hünkâr ve Fekeli’nin ardından da Yılmaz’ın Zuleyha’yi bu kadar çabuk gözden çıkarmaları garipti. Insan gerekirse ormanlık alanı arabayla dolanır yine bulurdu kadını… Yılmaz karış karış aramalıydı hatta gidip Demir’e Züleyha nerede diye soracağına.

    Bölümün en büyük ters köşesi Adnan ve Üzüm’ün kaçırılmamış olmasıydı 🤣🤣🤣 Üzüm kız almış Adnan’ı tura çıkmış meğer. Senarist tarafından kandırıldık🤦‍♀️🤦‍♀️🤦‍♀️

    Bölümün en şaşırtmayan olayı ise Adnan’ın yokluğunun saatler sonra farkedilmesiydi. O konakta Allah’a emanet yaşıyor çocuklar. Sahi bu bölüm Leyla’yi kim doyurdu kim süt verdi?
    Yoksa uyku hapı mı verdiler el kadar bebeğe? Bir gün boyunca hiç mi ağlamaz yavrucak.!!!

    Şermin Allah seni bildiği gibi yapsın inşallah yanına Hatip’i de alsın . Hadi izledin kaydı. Züleyha’nın Demir tarafından silahla götürüldüğünü de yaydın ki bekliyorduk zaten. Kaydın ayrıntılarını anlatmak nedir peki şehir kulübünde.😡😡

    Müjgan gitsin de dönmesin inşallah ama Kerem Ali’yi yanında sürüklemesin. Yılmaz varlığını bildiği tek oğlundan ayrı düşmesin. Bir an önce kavuşsun oğluna…

    Müjgan’ in saflığı ayrı hasta ediyor beni, paranoyası ayrı hasta ediyor. Bir de Züleyha’ nın arkasından göz yaşı döküyor . Neymiş Demir boşarmış O’nu yada alır gidermiş. Demir’de de doğduğu toprakları bırakıp gidecek göz vardı çünkü. Gidecek biri var ama Demir değil. Bir de neymiş Yılmaz’ ı niye vursunmuş. Tabi Züleyha kendi elini kendi tuttu, kendi kendine sarıldı. Demir’i Züleyha Züleyha ile aldattı. Yılmaz’ın burada ne günahı ne payı var değil mi ama !!! Salak Müjgan. Behice bile anladı öğrendi Cukurova’yı sen hala kendi gerçeklerine inan dur.
    Behice Müjgan’a soyledigi her sözde haklı. Bir de İstanbul’a gitme fikrini aklına sokmasaydı iyiydi.Ben Yılmaz Müjgan’ı kovacak derken Müjgan kendi kararıyla gitti…

    Yılmaz isyanında haklı olsa da el kaldırması hoş olmadı Müjgan’a. Ayrıca isyan edecekse Cukurova’ya değil kendine isyan etsin. Kizin peşinden koştuğu icin. Kızı kendiyle evlenmeye ikna etmek için 40 takla attığı için . Züleyha’yı unutmak uğruna, unuttuğuna kendisini ikna etmek uğruna, içinde hala Zuleyha olduğunu kabul etmemek uğruna Müjgan’ı da yaktığı için.

    Tüm bu hengamede olan Gülten ve Çetin’in isteme törenine oldu. Anne babası bayağı bozuldu Çetin’in. İleride bir sıkıntı çıkarmasalar bari bu günü bahane ederek.

    Bölüm sonunda Züleyha’nın hali içler acısıydı. Hünkâr bu sefer Zuleyha’dan yana olacak çocuklarını ondan ayıramayacak gibi hissediyorum.En azından çocukları anneye gösterebilmek için her şeyi yapacak sanki.

    Hünkâr gerçekten pişman olsa da yaptıklarına bu sonucu değiştirmeyecek. Yaptıklarını ne izleyici ne Zuleyha ne de Yılmaz unutacak.

    Demir çocukları Züleyha’dan ayırmışken , Mujgan Yılmaz’ı terk etmişken Züleyha Yilmaz’a söylese mi Adnan’ı artık. Ne olacaksa olsun demenin,gemileri yakmanın zamanı geldi bence. Iki babanın birbiriyle savaşını, evlât için mücadelesini izlemek keyifli olacaktır.

    • Gözde E.

      Selam Bükeciğim, çok teşekkürler. Senin de ellerine sağlık.

      Züleyha – Demir araba sahnesi olsaydı diyen bir yorum daha 🙂 Bir ben aramamışım bu sahneyi galiba. 🙂
      Leyla ile Fadik ilgilendi galiba, eve geldikten sonra da Demir diye düşündüm, hep yukardaydı ya ondan.
      Yılmaz kendine isyan etsin cümlene ben de katılıyorum. Müjgan’ı kendi başına kendisi bela etti. Züleyha’yı unutamayacağını bile bile sardı başına ahtapotu… 🙁

      Çetin’in babası değil de anası sıkıntı çıkarabilir maalesef. :((

  • Ahmet Adar

    Müjganın ayrılış biçiminden hoşlanmadım.Adnanın Yılmazın oğlu olduğunu söylemeden ayrılması yanlıştı.Müjganı parnoid bozukluk yaptılar.Halbuki şüpheleri asılsız değildi.Aklı başında bir doktor bunu Sabahattin bey veya bir psikiyatrist ile akıl danışabilirdi.Madem Amerikaya gidecekti.Deli olmadığını ispatlamak niye bu kadar önemliydi.

    • Gözde E.

      Merhaba Ahmet Bey. Bence de Adnan gerçeğini söylemeyecekti ne diye öğrendi?
      Psikiyatriste gitti Müjgan ama pek bir şey anlatmadan geri döndü, ilaçlarını da almıyor, tekrardan gideceğini beklemiyordum o yüzden. Ama keşke görüntüleri yollamadan bari halasıyla konuşsaydı.
      Yılmaz kovmaz sandı herhalde, o yüzden önemliydi. O gün karar verdi Amerika’ya gitmeye, planlanmış bir şey değildi.

  • Gözde E.

    @zge_z:disqus @sivas_li:disqus @bukeoguz:disqus @ahmetadar:disqus
    @disqus_43cOsdWIZm:disqus

    Taze haber diziye Nazan Kesal katılmış. Hoş gelmiş, sefalar getirmiş.

    https://twitter.com/bzcdizi/status/1236988777459003395

    • Ahmet Adar

      Bir Zamanlar Çukurova’nın Sevda Çağlayan’ı hem Hünkar’ın hem de Çukurova’nın geçmişinden gelen bir isim olarak, çarpıcı bir giriş yapacakmış.Bence Demirin babası Adnanın unutulmayan aşkı olabilir.

      • Gözde E.

        Ben de öyle düşünüyorum doğrusu. Fekeli’nin karısı kazada aslında ölmedi, bu o diyen de var ama bana çok fazla geldi. :))

  • badem

    Selam Gözdecim,

    Kalemine sağlık, iç sesim olmuşsun:)

    Müjgan’ın, Demir’le Züleyha’nın arkadasından gözyaşı döküp pişmanlık belirtileri göstermesi beni zerre etkilemedi,aksine sinir katsayım yükseldi. Demir’in videoyu seyrettikten sonra ” Sağlık olsun karıcığım ama bir daha lütfen Yılmaz’la buluşma” diyerek sırtını sıvazlamasını mı bekliyordu acaba? Onun gibi okumuş, eğitimli birinin rasyonel düşünememesini, öngörülü olamamasını anlamayamıyorum. Behice’den hazzetmesem de Müjgan’a söylediği her şey çok doğru.

    Demir’in Züleyha’yı arabaya bindirdikten uzun bir süre görünmemeleri, bunun yerine gereksiz birçok sahne seyretmiş olmamız heyecana ve tempoya ciddi anlamda ket vurdu. Aklım “Demir ile Züleyha arasında neler yaşanacak?”, “Yılmaz bu olayı kimden öğrenecek?” sorularına takılmış olduğu için diğer sahnelere odaklanamadım da. Öte yandan Demir ile Züleyha arabada sessiz sessiz gitmiş olamazlar, Züleyha illa ki “Demir beni nereye götürüyorsun, suçum ne, ne oldu” gibi sorular sormuştur. Bence böyle bir sahne olmalıydı.

    Orman sahnesi bence de gerilim filmi gibiydi, ürperdiğimi hissettim. Bu noktada yönetmenimize kalp kalp kalp:) Ve ben de Demir’in Züleyha’ya kıyamayacağını ve ateş etmeyeceğini biliyordum. Karısı tarafından ihaneti uğradığını düşünen pek çok erkeğin yapmış olduğu gibi Demir’in de teselliyi başka bir kadının kollarında bulması hiç hoş olmadı. Hani nerede o büyük aşk…

    Koca konakta çocuklara göz kulak olacak, sahip çıkacak bir Allah’ın kulu olmamasına “pes” diyorum. Tüm bu kaos içerisinde Olan GülÇet’e olacak” demiştim:( Yine muratlarına eremediler. Öte yandan öpüşme sahnesinin sansürlermesine en derin kınamalarımı yolluyorum. Kanalın diğer dizilerinde böyle sahneler sansür yemezken, masum bir öpücük mü çok görüldü? Yazık, çok yazık…

    Yılmaz’ın Müjgan’a olan tepkisini anlayabiliyorum. Ama O, Müjgan’ı kovar sanıyordum, Müjgan’ın kendi isteğiyle ayrılması beni biraz şaşirttı. Yanında Kerem Ali olmasa nereye isterse defolsun gitsin demek isterdim ama Yılmaz’ım yine yeni yeniden evlat hasretiyle sınanacak. Yeter bu Yılmaz’ın çektikleri… Şimdi Yılmaz oğlunun peşine mi düşsün yoksa Züleyha’ya mı sahip çıksın ve O’nun çocuklarına kavuşabilmesi için seferber olsun? Derin bir “off” çekiyorum.

    Son paragrafının altına imzamı atarak yeni bölümde görüşmek dileğiyle diyorum..

    • Gözde E.

      Selam Badeciğim, teşekkür ederim, senin de ellerine sağlık.
      Züleyha ve Demir’in arabada gidişini aramadım desem 🙂 Fragmanı seyrettiğim ve ormana gideceklerini bildiğim direkt ormana odaklanmıştım ben. Ama olsa güzel olurmuş evet.
      Valla ben de Yılmaz kovacak sanmıştım, ters köşe oldum. Ayrıca Müjgan en azından Adnan’ı yumurtlamadan gitmez diyordum.

      Derin “off”una katılıyor ve ben de “offfffff” çekiyorum!

  • Bir Zamanlar Çukurova setinde kavga mı çıkmış?

    • Gözde E.

      Bilmem ki. Bu tip söylentileri ben de duydum ama doğru mudur, değil midir bilmiyorum.

    • Gözde E.

      Dün yönetmen soru cevap yapmış Instagram’da, tabii bunu da sormuşlar. Cevap: Kötü niyetli ve provakatör olmayınız…