BİR ZAMANLAR ÇUKUROVA – Ölümün Nefesi Ensesinde

Bir Zamanlar Çukurova  setlere ara verilmişken yeni bölümü yayınlanan nadir dizilerden. Bu hafta bunun da etkisi ile total’de 17,69 ile birinci, AB’de 13,12 ile ikinci ve ABC’de 15,49 reyting ile birinci sırada.

Konuk yazarım Gözde ‘nin  izlenimleri ile 62. bölüm yazısı sizlerle… Keyifli okumalar ^^ (For my foreign followers, please go to select language section on the top right side of the screen for google translate.)

 
   
 

 

Bir Zamanlar Çukurova’da son birkaç haftanın aksine bu hafta daha temposuz, daha az heyecanlı bir bölüm seyrettik. İlk ve son dakikaların daha heyecanlı geçtiğini, arada kalan kısımlarda yer yer sıkıldığımı itiraf etmeliyim.

Geçtiğimiz bölümü birçok soru işaretiyle bırakmıştık. Fragmanlarda da bolca soru işareti vardı. En azından biri hariç tüm sorularımızın cevabını aldık, bu konular fazla uzatılmadı, bundan memnunum.

Bölüm Züleyha’nın zehirlenip hastaneye geliş görüntüleri ile açıldı. Ardından ahırda oturan Demir’in görüntülerine paralel olarak hastanede yatan Züleyha’yı iğnedeki bir ilaçla öldürmek isteyen hemşire kılığında bir kadının görüntüleri geldi. Hemşirenin tırnaklarındaki kırmızı ojelere vurgu yapılmıştı renk efektiyle. Demir’in bir adama bir şeyler söyleyip göndermesi ve bu kurgu Züleyha’yı Demir ya da Demir’le bağlantılı biri öldürmeye çalışıyor dedirtti bana. Bu merak uyandıran görüntülerin ardından geçtiğimiz bölüm kaldığımız yere döndük.

 

bir zamanlar çukurova bölüm 62

 

Birtakım adamlar asfalt yola yağ döktüklerini gördük. Haliyle o esnada İstanbul yolunda olan Yılmazlara suikast düzenlendiğini düşündüm ancak meğer o sırada yolda olan Fekeli’yeymiş bu düzenek.

Daha önceki bölümlerde Ankara’dan Çukurova’ya gelen Turgay ve Erol’un istediklerini elde etmek için Fekeli’ye bir kötülük yapacaklarını yazmıştım. Beklediğim gibi pusu kurup öldürtmeye çalıştılar. Ama o esnada arabada bulunan Çetin ve Fekeli tabii ki onlara ateş eden dört kişinin hakkından geldiler. Bu Ankaralıların, o yaşında bile böyle durumlardan sağ salim çıkabilen Fekeli’yi alt edebileceklerini sanmaları normal tabii. Ama bu hezimetten sonra bir daha boşuna böyle bir girişimde bulunmasalar iyi ederler, boşuna zahmet. Ama eğer Fekeli’nin Hünkar zaafını öğrenirlerse yeni hedefleri Hünkar’ı kaçırmak olabilir.

 

bir zamanlar çukurova bölüm 62

 

Fekeli haliyle Yılmaz’ın bu olayı öğrenip yolundan dönmesini istemediğinden Çetin’i de sıkı sıkı tembihledi. Ama Çetin bu durur mu, bir şekilde Yılmaz’a yetişmeyi başardı ve O’na bu haberi verdi. Yalnız Yılmaz’a yetişebilmesi için Yılmaz’ın hem arabayı yavaş kullanması, hem de o mola yerinde en az bir saat kalmış olmaları gerekirdi. Ama Yılmaz – Müjgan – Behice arasında geçen diyaloglar sanki daha geleli çok olmadan yeniden yola düşecekler gibiydi. Keşke bu açıdan daha inandırıcı olsaydı mola sahnesi. Yine de senaristlerin hakkını yemeyelim. Yılmaz’ın Çukurova’ya geri dönmesi için bulunan Fekeli’ye pusu bahanesi çok iyi düşünülmüş. Hem bu sebep Müjgan’ın trip yapabileceği bir durum da değildi.

Ben bu durumda “Biz önden İstanbul’a gidelim.” diyen Behice’ye hak verdim doğrusu. Yılmaz’ın düşündüğünün tersine Kerem Ali öyle de güvende olurdu. Eve geri döndükten sonra Müjgan’la konuşmasındaki analizleri de her zamanki gibi on numara beş yıldızdı Behice’nin. Acaba Müjgan ne zaman anlayacak Yılmaz’sız yaşayabileceğini? O’nu geri kazanmak için çabalamasa artık, ama nerdeee… Maalesef Müjgan yine hayal dünyasında yaşamaya başladı. Yılmaz boşanmaktan vazgeçti diye her şeyin eskisi gibi olacağını ve kendisini yeniden seveceğini sanmak ne büyük gaflet. Behice’yi biraz kaale alıp kenara para atsa bence de iyi eder.

 

Müjgan: Ben kocamı tekrar kazanacağım, beni yine sevecek… Eskisi gibi.

Behice (Müjgan odadan çıktıktan sonra): Seni ne zaman sevdi ki?

 

 
   
 

 

Fekeli’ye kurulan pusu sayesinde Yılmaz ve Fekeli yeniden arazi sahipleriyle bir araya geldi ve adamların niyeti ile arazilerini satmama konusunda herkesi ikna ettiler. Bakalım herkesin birlik olmasından sonra Ankaralıların yeni hamlesi ne olacak? Sizce pes edip gidecekler mi yoksa Fekeli ve Yılmaz’a zarar verecek yeni adımlar mı atacaklar?

 

bir zamanlar çukurova bölüm 62

 

Savcı Jülide’nin görevden el çektirilmesine sebep olan tezgahı Şermin’in yaptığı Sabahattin tarafından hızla kanıtlandı. Az kalsın böyle iyi bir savcı istifa edecekti. Meğer Şermin kapıda kaldığını söyleyerek çilingire açtırmış evin kapısını. Bakalım Şermin baş savcının yanında söylediği gibi sözünü tutup Sabahattin ve Jülide’yi ayırma fikrinden vazgeçecek mi? Huylu huyundan vazgeçmez derler ama Şermin’in samimiyetine bu defa inandım ben.

Sabahattin Şermin’i konuşmaya ikna etmek için adı olup kendi bir türlü diziye gelemeyen Betül kozunu oynadı. Betül’ün şu an diziye ne tür bir ivme kazandıracağını bilemiyorum ama iki sezondur adını duyduğumuz karakteri mutlaka görmek isteyenlerden biriyim. Belki Betül’ün gelişiyle Şermin artık kimseye kötülük yapmayan, dedikoduyu bırakan, iyi bir karaktere dönüşür, neden olmasın?

 

bir zamanlar çukurova bölüm 62

 

Demir’in çocukları kimin evine götürdüğü bu bölümde de ortaya çıkmadı. Ama tesadüf eseri nasıl bir ev olduğunu Üzüm öğrendi.

Bu bölümde de yine bolca Üzüm sahnesi seyrettik. Tam niye bu gereksiz sahneleri seyrediyoruz derken bunun bir amacı olduğunu anladık çok şükür. Yine de bu sahnelerin biraz daha kısa tutulması gerekirdi.

Üzüm tam iki kere kayboldu bu bölümde de. (İçinden yine mi diyenlerdenim.) İlki Haminne’yle oynarken Demir ile Hünkar’ın tartışmasına tanık olup saklandığı için. Ama çocuk haklı, biz de korkuyoruz Demir’den. ^^ Yalnız Hünkar’ın kendisine anneanne demesini istemesi, Üzüm’den anneanne kelimesini duyması torunlarının yokluğunda güzel bir avuntuydu, tıpkı koğuşta Züleyha’ya anne diyen Mustafa gibi…

Üzüm ikinci olarak da saklambaç oynarken Züleyha’nın arabasının arka koltuğuna saklandı. Demir, o eve kendi arabasıyla gidecekken Hünkar da arabaya binip gitmekte diretince hışımla Züleyha’nın arabasına binip gitti, haliyle sesini çıkarmayan Üzüm de. Demir, Üzüm’ün arabada olduğunu ancak dönüş yolunda fark etti. Tabii Üzüm’ü fark eden Demir’in birlikte dürüm yeme, pamuk helva alma, sohbet etme sahnelerini gören biri O’nun zalim biri olduğunu düşünmez. Ben bile bu sahnelerde nerdeyse bu hallerine kanıp Demir’i sevecektim. Ama ne yazık ki bu gördüklerimiz Demir’in yaptığı ve yapacağı zalimlikleri değiştiremez. Sırf çocuğa güzel davrandı diye Demir’e iyi biri diyemem ben.

Çocukların yeri de Demir ile Üzüm arasında bir sır olarak kaldı ve Saniye bile Üzüm’ü kandırıp ağzından laf alamadı. Ama küçük bir çocuk uzun süre bu sırrı saklayamaz, mutlaka bir iki bölüme Üzüm sayesinde Hünkar çocukların yerini öğrenecektir. Çocuktan al haberi diye boşuna dememişler. ^^ En azından Demir’in çocukları götürdüğü kadını görsek iyi olur. Uzatılan gizemler beni bir seyirci olarak sıkıyor.

 

 
   
 

 

bir zamanlar çukurova bölüm 62

 

Züleyha’nın çocuklarına duyduğu özlem, sürekli ağlayan hali bu bölümde de yeter artık dedirtti. Anne olmasam da bir kadın olarak bu haline ekran başında dayanmakta güçlük çekiyorum. Acaba bu sahneleri seyredip oh olsun diyenler var mıdır hala? Züleyha’nın hataları da olsa bir annenin bu çektiklerine içi parçalanmayanın insanlığından şüphe ederim. Züleyha çocuklarından haber almak için Hünkar’ı aradığında onları yakalayan Demir’in düşüncelerinin hiçbirine de asla katılmıyorum. Acaba ne zaman bu yaptıklarıyla aslında çocuklarına zarar verdiğini anlayacak kendileri? Yalnız “Çocuklar bu evdekinden daha iyi bakılıyor.” dediğinde Demir’e bir an katılmadım değil, malum Adnan konakta ikide bir bahçede başı boş kalıyordu. ^^

Yılmaz’ın yaptığı yardımlar sayesinde Züleyha’nın koğuşta hanım ağa ilan edilmişti. Ama ben sadece bundan dolayı değil, Züleyha’nın iyilik dolu kalbinden, yardımseverliğinden dolayı koğuştakiler tarafından sevildiğini hissettim. İlk geldiğinde O’na eziyet eden, nerdeyse öldüreceği kadına okuma yazma öğrettiği, annesiyle birlikte Mustafa’yı yıkadığı, koğuştakilerle hep birlikte yemek yediği anlar ayrı ayrı duygulandırdı. Fekeli hep ne der: Acısı çok olanın gülüşü güzel olur. Züleyha’nın da o güzel gülüşünü görmek istiyorum artık. Hapisten çıkmış, güçlü ve Demir’le mücadele eden bir Züleyha görmenin zamanı geldi de geçiyor.

 

bir zamanlar çukurova bölüm 62

 

Züleyha ile Yılmaz’ın birbirlerine olan aşkları elbette asla bitemez. İkisinin de yine anıları hatırlamasına, özlemine tanık olduk. Ama bir kez daha aynı sahnelerle… İlk bölümlerde gördüklerimiz dışında bu tip sahneler için başka sahneler neden çekilmiyor hala? Dön dolaş her bölüm aynı sahneler, ezberledik artık.

Züleyha’nın koğuşta zehirlenip hastaneye kaldırıldığını öğrenen Yılmaz elbette koşa koşa hastaneye gitti hemen. Koğuşta bir tek Züleyha zehirlendiği için akla ilk gelen birinin O’nu zehirlettiğiydi. O’na konulan yemeğin de ayrı tencereden olması dikkat çekiciydi. Ama zehirlenmeyi duyduğunda verdikleri tepkilerden bunu Hatip ya da Demir’in yaptırmadığı belli oldu. Ama tabii Hatip, Demir yaptırmış dedikodusunu ortaya yayınca bunu duyan Demir’den güzel bir dayak yedi. Bilirsiniz Hatip’i hiç sevmem, ellerine sağlık Demir.

Yılmaz ne yaptı ne etti Züleyha’nın yattığı odaya girip O’nu görmeyi başardı. Ama uyuduğu için Züleyha’nın bundan haberi olamadı ne yazık ki… Keşke uyanıp Yılmaz’ı görebilseydi. Yılmaz’ın “Kurban olduğum.” deyişine bir kez daha kalbimi bıraktım. Bakalım bu olaydan sonra Yılmaz Züleyha’dan uzak durmayı başarabilecek mi? Ben söylediklerinden dolayı bunun imkansız olduğunu düşünüyorum. Zaten İstanbul’a gitmeye muvaffak olsaydı bile bir şekilde geri dönmenin yolunu bulacağından emindim.

 

“Ben geldim Züleyha. Aç gözünü ne olur. Aç gözünü ölmeyeceğim de. Seni bırakmayacağım de. Sana bir şey olursa ben dayanamam. Senin nefes almadığın bir dünyada ben nasıl yaşarım? Aç gözünü. Ya birlikte öleceğiz ya da birlikte yaşayacağız. Kader alacaksa bizi aynı anda alacak Züleyha.”

 

Peki bu sahneyi görünce kimlerin aklına 15. Bölüm’de Yılmaz vurulduğunda Züleyha’nın hemşire kılığında kaldığı odaya girip O’nu uyurken görüp konuştuğu sahne geldi?

 

 

 
   
 

 

 

Tabii Hatip’in söyledikleri yüzünden Yılmaz Züleyha’yı zehirlediğini düşündüğü Demir’i öldürmek istedi ve her zamanki gibi Fekeli engel oldu O’na. Böyle zamanlarda devamlı Fekeli’nin ortaya çıkıp Yılmaz’a engel olması da artık komik olmaya başladı. Yılmaz ne zaman silahı eline alsa hooop Fekeli orda. Ama çok haklı Yılmaz’a engel olmak istemekle. Evet, Demir bir şekilde ZülMaz’ın arasından çekilip yaptıklarının cezasını çekmeli ama bu ölümle olacaksa Züleyha ya da Yılmaz’ın elinden olmamalı. Hem Yılmaz Demir’i öldürünce ne olacak? Hapse girince Züleyha da, Kerem Ali de senelerce ondan ayrı kalmayacaklar mı?

 

bir zamanlar çukurova bölüm 62

 

Hünkar da hastanede Züleyha’yı ziyaret edebildi. Züleyha bu defa uyandı ve konuştular. Kendine bir şey olursa Adnan’ı O’na emanet etti. Ben Züleyha’ya katılıyorum, Demir Adnan’ı seviyor ama bir süre sonra olayların hıncını bu bebekten çıkarmaya çalışabilir. Yalnız Züleyha neden Hünkar’dan böyle bir durumda Adnan’la ilgili gerçeği Yılmaz’a söylemesini istemedi? Demir, gözden çıkardığı Adnan’ı Yılmaz’a yine vermez diye mi düşündü? Bence Hünkar’dan asıl istemesi gereken şey bu olmalıydı.

 

bir zamanlar çukurova bölüm 62

 

Demir bu yaşadıklarından dolayı üzülüyor ama Züleyha’yı o kadar gözden çıkarmış ki zehirlendiğini duyunca kılını kıpırdatmadı, hastanenin yakınından bile geçmedi. Tabii bu olayın en büyük şüphelisi O olduğu için akşam savcılık tarafından ifadeye çağrıldı. Şanslıymış ki o esnada koğuştaki 15 mahkum daha zehirlendi. Yalnız haber geldiğinde Demir’in tepkisi çok iyiydi. ^^

“Onları da mı ben zehirlemişim?”

Meğer kalaylanmamış bakır kazan yüzünden zehirlenmişler. Tam Demir ifadeye çağrılmadan önce Hünkar bu olaylar zincirini başlatan filmi yaktı. Böylece Demir’in mahkeme göstermesine engel olabilecek. Görüntülerin olmaması Züleyha’nın cezasının azalmasını ya da tutuksuz yargılanmasını sağlayabilir.

 

bir zamanlar çukurova bölüm 62

 

Yılmaz hastaneye Züleyha’yı görmeye geldiğinde görevine geri dönmüş olan Müjgan uzaktan O’nu gördü. Daha bir gün önce İstanbul’a gitmekte olan Müjgan istifa etmemiş miydi ki böyle hemen görevine geri dönebildi?

Boşanmasalar da devamlı buz gibi olan bir adamla bir arada olan, bir de üzerine bunu gören Müjgan için elbette üzülüyorum ama yapması gereken şey belli: Boşanmak. Ama Müjgan boşanacağına, kendine eziyet etmeye devam ediyor bu evliliği sürdürerek. Ve maalesef Züleyha’nın ölmesini diliyor ve bunu dilerken kendinin kötü kalpli bir insana dönüştüğünün bilincinde. Ama Behice’nin de dediği gibi bu çok insani bir şey, Hipokrat yemini de etse böyle düşünebilmesi bana da normal geliyor.

 

“Züleyha ölse, Demir onu öldürmekten hapse girse bütün dertlerimiz bitecekmiş gibi geliyor.”

 

bir zamanlar çukurova bölüm 62

Bence Müjgan’ın bu düşüncelerinden daha anormal olan şey Behice’nin Müjgan’ın bu isteğini gerçekleştirmek için harekete geçmesi. Demir savcıya ifade verirken Behice de kendini gizleyerek hastanedeydi. Hastanede sadece nöbetçi doktorların olmasının da avantajıyla rahatlıkla giysi ilaç odasından kendine bir önlük seçip Züleyha’yı öldürecek bir ilacı iğnenin içine enjekte etti. Önlüklü ve maskeli haliyle Uma Thurman’ın başrolünü oynadığı Kill Bill filminden fırlamış gibiydi Behice. Jandarmaları odanın önünden uzaklaştırmak için bulduğu fikir yaratıcıydı, alt kata maytap fırlattı.

Behice’nin Züleyha’yı öldüremeyeceği kesin. Çünkü malum başroller ancak finalde ölür. ^^ Ama benim asıl merak ettiğim bu esnada “Yeminimi bozdurdun bana Züleyha.” demesine sebep olan şey. Daha önce bir cinayet işlemiş olmalı. Peki kimi, niye öldürmüş olabilir? Birkaç hafta önce Hünkar, bir adamdan Behice’yi araştırmasını istemişti, bence bu araştırmadan öğrenecekleri bu yeminle alakalı çıkacak.

 

 
   
 

 

bir zamanlar çukurova bölüm 62

 

Bir de bölümün ortalarına doğru bu sahnelerden kesitlere paralel kurgulanmış yüzü az gösterilen ve kırmızı ojesine dikkat çekilen bir kadının görüntülerini gördük. Piyano çalıyor, içki içiyor, kolyesine dokunuyordu. Açıkçası hem bölümün başında, hem ortasında yaratılan bu gizemli, gerilimli hava çok iyi düşünülmüş. Bence bu görüntüler yemine sebep olan olay gününe ait. Bu görüntülerin devamını ve olayı Züleyha’nın nasıl ölmeyeceğinden daha çok merak ediyorum doğrusu.

Bölüm sonunda gelecek haftaki bölümün fragmanı da yayınlandı. Koronavirüs sebebiyle setlere ara verilmesine rağmen, daha önceden fazlasıyla stok bölüm çekilmiş olmasının avantajını kullanıyor BZÇ. Fragmana göre Züleyha’nın Yılmaz’a Adnan’ın oğlu olduğunu yazdığı mektup Müjgan’ın eline geçiyor. Ve Müjgan, hapisten çıkmış olan Züleyha’ya gece yarısı ormanda silah doğrultuyor. “Züleyha hapisten nasıl çıktı? Mektup Müjgan’ın eline nasıl geçecek? Züleyha ile Müjgan bu ormanda ne şekilde bir araya geldiler? Bir şekilde Yılmaz da oraya gelecek mi?” vb. birçok soruyla yeni bölümü beklemeye başladım bile.

Peki sizler bu bölümü nasıl buldunuz?

 

*Tweet’iyle yazıma renk katan nyks_t2 ‘e çok teşekkürler.

 

Dizi ile ilgili diğer yazılara göz atmak isterseniz  İzledim / Bir Zamanlar Çukurova  kategorisini ziyaret edebilirsiniz.

 

Bir Zamanlar Çukurova 63. Bölüm Fragmanı

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid

İlgili diğer Yazılar

  • Özge

    Ellerine kalemine sağlık Gözdecim 🙂

    Sezon finali tadındaki 61. bölümden sonra 62. bölüm hayli durağandı,katılıyorum sana. Bölümün başında gösterilen kırmızı ojeli kadının Sevda olduğuna o kadar emindim ki ben. Behice’nin olduğunu görünce çok şaşırdım açıkçası. Ve bölüm sonuna kadar da Behice’den hiç şüphelenmedim. Züleyhayı Demirin zehirletmiş olabileceğine ihtimal vermemiştim. Ormanda kini ,öfkesi henüz taze haldeyken bile Züleyhayı öldüremeyen bir Demir görmüştük. Dolayısıyla Demirin ne kadar öfkelense ve ona acı çektirmek istese de Züleyhayı öldürmek isteyecek kadar aklını kaybetmediğine emindim.

    Ama Hatip’in zehirlenme haberini duyduğunda ,bu işin onun başının altında çıktığını,suçu demirin üstüne atmak istediğini düşünmedim değil. Malum Hatip’in hayattaki en büyük amacı Demir. Demirle yatıp demirle kalkıyor. Çoktan hak etmişti bu dayağı. Demirin ellerine sağlık.
    Yılmazların kaplumbağa hızında gittikleri yolda Çetinin onlara kavuşabilmesi hiç şaşırtmadı,resmen gidememeleri için kurgulanmış,mola sahnesindeki zaman sorunsalı bana da saçma geldi. Ankaralıların arkasında nedense birisi olduğunu düşünüyorum. Bütün Çukurova topraklarını ele geçirmek niyetindeyken bu amaçlarına ulaşmak için Fekeliyi öldürmeye çalışmaları onları aşıyor gibi sanki. Acaba intikam almak isteyen Sevda mı bu adamlaarın destekçisi, finansörü?

    Eğer Demirin çok güvenerek çocukları emanet ettiği kadın Sevda değilse bu tezimin doğru çıkma ihtimali var demektir. Malum topraklara göz dikenler Demir’in de düşmanı. Sevda Demirle bu kadar yakın ise Demire zarar vermek istemez .
    Üzüm sahnelerinden o kadar gına geldi ki ekranda görünce gözlerimi deviriyorum,yine işe yaramayan bomboş bir sahne izleyeceğiz derken Üzüm’ün Adnan ve Leyla’ya giden yolda yardımı olabileceğini anlayınca daha katlanılır oldu izlemek neyse ki.
    Demirin Üzümle vakit geçirdiği sahneler az da olsa gülümsetti ama o pamuk kıvamındaki adamın aslında taş kalpli olduğunu
    hatırlayınca o sahnelerde büyük ölçüde bir yumuşama olmadı ben de. Saniyenin Üzümü konuşturma çabaları şimdi olmasa da en kısa sürede sonuç verecektir muhakkak. Öz çocukları değil ama boşboğazlık da Üzüm Gaffur ile yarışır. O kadar benziyorlar.

    Züleyha’nın Hünkara Adnanı emanet etmesini anlayabiliyorum. Hünkar Züleyha’nın zor zamanlarında ona destek çıkan,çocuklarını görmesini sağlayan biri olarak Züleyha’nın güvenini kazandı çoktan. Ama Adnanı korumasına ek olarak Yılmaza Adnanı söylemesini istememesi de normal şu durumda. Züleyha da biliyor ki Adnan şu anda güvende, her ne kadar nerede olduğunu bilmese de .Hünkardan bunu istediği anda Demirin daha kötü bir şey yapmayacağı,çocukları yurt dışına kaçırmayacağının garantisi yok ki. Ancak Demir Adnana gerçekten kötü davrandığında dayanamayıp söyleyecektir bunu Yılmaza.

    Demir Züleyhayı ormanda götürdüğünde yeterince aramadığı için Yılmaza kızmıştım. Ama Züleyha’nın zehirlendiğini duyunca aklı giden ve korkuyla hastaneye koşan bir Yılmaz görünce affettim kendisini..Yılmazın Züleyha’nın baş ucundaki sahnesinden hayli etkilendim. Bu güne kadar hep Züleyha kaybetme korkusu yaşamıştı, bu defa da Yılmaz Züleyha için endişelendi.Yılmaz yaralandığında baş ucunda bekleyen Züleyhayı hatırlayınca bu sahne daha anlamlı hale geldi .

    Karısı ve çocuğuyla yeni bir hayat diye yola çıkmışken, Züleyha’nın ölümle burun buruna gelmesi Yılmazın Züleyha’dan vazgeçemeyeceğine emin olmasını sağladı. Ayrılmayacağız dedi demesine ama Müjgandan boşanmayacağını söylemişken bunu ne kadar gerçekleştirebilecek, yine Müjganla ayrılık konuşması mı yapacak ? En azından Müjgan’ın kendini toparladığına emin olana kadar bunu söylemeyeceğini düşünüyorum.

    Yılmazın bitik bir halde Züleyha’nın odasında çıktığını gören Müjgan daha da kinlendi,içindeki zehir öyle birikti ki Züleyha’nın ölmesini isteyecek hale geldi. Sadece doktor olduğu için değil vicdanlı bir insan olan ,küçücük çocukları olan bir annenin ölmesini istemez ,o ölünce bütün sorunlarından kurtulacağını sanmaz. Bu insani bir davranış olmadığı gibi, akıl sağlığının ciddi derecede bozulduğunu gösteriyor zaten. Yılmaza beni aldattın deyip, Züleyha’ya kin kusan ,ama Yılmaz boşanmak isteyince beni bırakma diye ağlayan biri nasıl normal olabilir ki?

    Behice’nin Müjganı dinleyip Züleyhayı öldürmek için hastaneye gelmesi de ayrı saçmalık. Müjganla Yılmaz arasındaki problemin Züleyha olmadığını,Müjgan’ın yanlış davranışları yüzünden bu evliliğin bittiğini her seferinde Müjgana söyleyen Behice değil miydi? ZÜleyha ölse bile Yılmazın Müjganla mutlu mesut yaşayacağını düşünmesi komik. Behice’nin bu ani değişiminin artık Fekeliden umudunu kesmesine para koparamayacağını anlamasına yoruyorum ben.

    Fragmanda Züleyhanın hapisten çıktığını gördük.En merak ettiğim şey nasıl özgürlüğüne kavuştuğu.Demir ifadesini geri mi çekti acaba? Züleyha’nın Behice’nin zehriyle ölmeyeceğine hemfikiriz,bir merak unsuru yok bu konuda.
    Yeni bölümde görüşmek üzere.

    • Gözde E.

      Selam Özgeciğim, hoş geldin. Çok teşekkürler.
      Valla ben de ojeli kadın kesin Sevda’dır diyordum, senaristler ters köşeyi seviyor.

      Ankaralılar’la ilgili değişik bir teori. Ama Sevda neden Demir’e zarar vermek istesin, babasına aşıksa zamanında? O konağın hanımı olamadı diye mi?
      Adnan’ın Yılmaz’a söylenmesi konusundaki düşüncene katılıyorum. Bu ihtimalleri bilsem de bir yandan söylememesine sabrım kalmadı benim.
      Müjgan’ın akıl sağlığının yerinde olmadığı maalesef doğru. Ve bunda Yılmaz’ın payı çok büyük. Müjgan’a hem kızıp hem çok üzülüyorum ben. Bu yüzden Yılmaz’a da kızdığım oluyor tabii. Galiba sonu akıl hastanesi olacak bu gidişle. Hele bu Behice’nin yaptığı, Müjgan’ın dediği ortaya çıkarsa… Sen böyle yazınca düşündükleri insani mi değil mi konusunda kendi içimde çelişkiye düştüm. Müjgan konusunda kafam hep çok karışık zaten. En iyisi güzel bir tedavi ile diziden gitmesi galiba.
      Demir ifadesini geri çekse bile içerden çıkabilir mı ki? Tutuksuz yargılanacak olabilir Jülide’nin dediği gibi.

      • Özge

        Hoş buldum canım. İşte ben de onu sorguladım, Bir yandan mantıklı geliyor. Tam Sevdanın geleceği dönemde bu adamların çıkması manidar biraz. Demir ve Sevdanın bir yakınlığı varsa ,çocuklar Sevdanın yanında kalıyorsa bu teori çöp olur tabi ki. Diyelim ki yüzü gösterilmeyen o kadın Sevda. Demirle de dostluğu var. Bu durumda Sevda sadece Hünkara ve Fekeliye zarar vermek isteyen biri. O zaman topraklar mevzusunda Demiri niye zor durumda bıraksın? Ben Sevdanın Demir ve Hünkarla bir davası olması gerektiğine inanıyorum. Fekeliyle ne gibi bir problemi olabilir,mantık yürütemiyorum. Konağın hanımı olamaması değil de daha büyük bir sebebi vardır intikam isteğinin bence. Çocuklara bakan kadın Sevda değil de başka biriyse ve Sevda tahmin edemeyeceğimiz bir şekilde herkesin karşısına çıkarsa büyük ters köşe olacağımız kesin.
        Demirin babasının metresiyle dost olmasını zaten saçma buluyordum,Sevdanın ikisine de düşman olarak gelmesini daha çok tercih ederim bu yüzden. Müjgan konusunda net kararımı kaseti Demire yolladığında verdim. O zamana kadar haklı olduğunu düşünüyordum ve üzülüyordum. Ama kaseti gönderince Züleyha’nın ölüm fermanını imzaladığını biliyordu, Ben böyle olacağını bilmiyordum halleri gerçekçi değildi. Ortadaki bariz duruma bakan kim olsa anlar bunu.
        Demek ki içinde ortaya çıkmayı bekleyen bir kötücül karakteri varmış Müjgan’ın. Gitmesi herkes için daha hayırlı olacak katılıyorum sana.
        Tutuksuz yargılanma ihtimali daha yüksek evet. demirin ifadesini çekmesi imkansıza yakın

  • Buke Oguz

    Gözde’cigim ellerine kalemine sağlık.

    Bölümün girişi kesinlikle çok etkileyiciydi. Piyano başındaki kırmızı ojeli gerdanlıklı varlıklı olduğu belli gizemli kadın, hastanede Züleyha, kapalı kapılar ardında kötü bakışlı bir Demir ( Ahır mıydı ora ben nezaret sanmıştım🙈🙈) ve eş zamanlı olarak şırıngaya ilaç çekip Züleyha’nın başına dikilen önlüklü kırmızı ojeli kadın…

    Geçen hafta Züleyha’yı zehirleyen Behice yada Hatip olabilir demiştim .Yılmaz’ın düşündüğünün aksine Demir değildir demiştim yanılmadım.

    Demir de dedi zaten “Adalet cezasını verecek zaten neden öldüreyim.” Züleyha’nın acı çekmesi ölmesinden daha çok işine gelir Demir’in.

    Zuleyha’dan bir gün sonra koğuştaki kadınlardan 15’inin daha zehirlenmesi sürpriz oldu. Sadece Züleyha zehirlenince kasıt aramıştım haliyle meğerse tencereden zehirlemişler. Demir de böylece aklanmış oldu.

    Hatip’ i ne güzel dövdün Demir ellerine sağlık. İçimin yağları eridi valla.

    Jülide meselesinin çok uzamamasına sevindim. Şermin kiminle ortak iş yaptı diye düşünüyordum ki ‘tek başına hareket etmiş bu sefer. Çilingire açtırmış kapıyı. Karısını herkesten iyi tanıyan Sabahattin şıp diye çözdü olayı ve her zamanki gibi Betül kozunu kullanarak Şermin’ i suçunu itiraf etmesi konusunda ikna etti. Şermin itirafta bulundu özrünü diledi ama rahat durur mu emin değilim. Kendisine güvenmiyorum.

    Yaman konağı çocuklarının kaderi hep ayrı orada doğsa da sonradan konağın üyesi olsa da. Allah’a emanet yaşıyorlar. Bakiniz Adnan bakınız Üzüm. Kayıp çocuklarımızda bu hafta Üzüm vardı. Saklambac oynamak için arabaya saklanan Uzum O’nu fark etmeyen Demir sayesinde Adnan’ın yerini öğrendi. Tuvaleti gelmese ve Demir onun arabada olduğunu fark etmese belki kızımız Hünkâr yada Saniye’ye Adnan’ın yerini söylerdi. Ama Demir kızın aklını çeldi ve şimdilik sır tutma bahanesiyle susturdu. Ama çocuk çocuktur. Er yada geç ağzından kaçıracaktır…

    Sanırım Gaffur’u sadece Üzüm ile olan sahnelerinde seviyorum. Drmir’den korkan Üzüm’ü rahatlatması çok güzeldi.

    Hayat kaynağı dedikodu ve yemek Gaffur’un. Çocukların ekmeklerine bile dadanması güldürdü.

    Yılmaz’ın Çukurova’ya geri dönmesinin Fekeli’ye yapılan saldırı sonucu olmasına sevindim. Züleyha zehirlendi diye dönecek sanmistim böylesi daha iyi oldu.

    Yılmaz Züleyha’dan uzak duramadıkça O’na daha çok zarar verecek farkında değil. Züleyha’yı görmek için o kadar çok ısrar etmesi , kapıdan görme iznini almakla yetinmeyip odaya dalması doğru değildi bence. Sonuçta ne oldu? Hastaneye geri dönen Müjgan dakika bir gol bir gördü kocasının eski sevgilisinin odasından çıktığını. He haliyle de Züleyha için üzülmemekte haksız da olmuyor . Züleyha ölse Demir hapse girse bütün sorun çözülecek gibi hissetmesi doğal. Böyle hissettiği için kötü bir insan olduğunu düşünen ve bu hale ne zaman geldim? Sorusunu soran Mujgan’a cevabim: Adnan’ın Yılmaz’ın oğlu olduğunu öğrenince bu hale geldin…

    Finalde ise Züleyha’yı hastanede öldürmeye çalışan’ın Behice olduğunu gördük. Bu durumda bölüm başındaki gizemli kadın da Behice’nin varlıklı olduğu zamanlarından bir kesitti bence. Yemin etmeden önceki hayatından bir kesit tahminimce. Ya ağabeyinin hastanesinde O’nun bilgisi dahilinde, yada ağabeyinden habersiz birilerine zarar vermiş Behice belli. Zuleyha’ya ısrarla “Yeminini bozdurdun” diye vurgulaması yyaşadığı zenginligin birilerinin Can’ı üzerine kurulu olduğu izlenimi oluşturdu bence. O zenginlik uğruna kaç can ve kimlerin canı feda edildi merak ediyorum.

    Yeni bölüm fragmanında tek isyanım var. Neden Züleyha’nın Yılmaz’a yazdığı mektubu Yılmaz değil de Müjgan okuyor.😫😫😫😩😩😩

    Acaba Mujgan’dan sonra Yılmaz da okuyacak mı?
    Sevda hanımı görme şerefine nail olabilecek miyiz? Sevda konusunda itirazım var… Geleceği ve kimin oynayacagi haftalar önce açıklamamışken neden kendisini izleyici değil de Üzüm görüyor? Bu kadar gizem yaratmaya çalışmanın anlamı ne? Madem gizemli olacak neden oyuncu ve karakterin adı açıklandı? Kim bu kadin , kiminle bağlantısı var diye merak ederdik eğer kim olacağı önceden açıklanmasaydı. Şimdi ise meraktan çok bıkkınlık hissi veriyor kadının yüzünü görememek…

    Yeni bölümde gorusmek üzere. Şimdiden herkese iyi seyirler

    • Gözde E.

      Selam Bükeciğim, çok teşekkürler. Hoş geldin.
      Evet, orası ahırdı, nezareti nerden çıkardın? Haaa olsa hoş olurdu ama :)))

      Her ne kadar yazıda bahsetmesem de ben de Gaffur – Üzüm sahnelerini çok seviyorum. Babalık Gaffur’a çok yakıştı çok. Kavurma sahnesinde benim de aklımdan aynı şeyler geçti valla :))

      Behice’yle ilgili teorilerin çok enteresan. Bayağı entrika kokuyor. Vay arkadaş entrikacı çıktın :)))
      Sevda’nın gösterilmemesi eleştirine katılıyorum. Üzüm de Sevda’yı görseydi, biz de, bence böyle de olurdu. Bıkkınlık siteminde haklısın bu yüzden.
      Akşama görüşürüz.

  • Ahmet Adar

    Güzel yorumların ve yerinde eleştrilerin için teşekkürler.Eline Emeğine sağlık.Senaristler Sırf vakit dolduruyorlar,yok,Fekeliye suikast,yok Üzümle ,Demir Yamanla yolculuk,Fekeliye nutuk attırmak,çok kötüsünüz bıktık, uhuletten de,suhuletten da Bu Kerem Alişık kaç yaşında böyle Arapça seviyor,Dayısı Atila İlhandan mı öğrenmiş Senaristin bu Kerem Alışık hayranlığı bıktırdı artık.Senayo zedeleniyor.Yeliz Doğramacılar Fusun rolünde yine parlıyordu.Begüm Fil Mercan Hemşire rolünde iyiydi.Galiba giderek Mercan Hemşirenin rolü artacak.Hünkar Yaman kendi elleriyle yarattığı canavarla mücadele etmeye çalışıyor ama artık çok geç kendi bile karşı duramıyor Demir’e. Hünkar her şeyi haketti ama olan Züleyhaya oldu. Züleyha ağlarken ben de ağladım. Bir anne bu acıları yaşamayı hak etmiyor. Allah seni bildiği gibi yapsın Demir!!! O kinin ve öfken birgün seni bitirecek!!!

    • Gözde E.

      Çok teşekkürler Ahmet Bey, hoş geldiniz. Valla Fekeli’nin hep aynı tarz konuşmalarından ben de sıkıldım. Suikast değil ama Demir Üzüm sahneleri gereksizdi. Yeliz Hanım’ı ve Begüm Hanım’ı ben de beğeniyorum sizin gibi. Mercan Hemşire’nin rolü artacak konusunda sizin kadar net değilim. Bu arada Müjgan’ın ilk hemşiresi İnci de Sefirin Kızı’nda Eşe rolünde oynuyor şimdi, siz çoktan fark etmişsinizdir ama ben yeni hatırladım.
      Umarım bu bölüm ağlamayız…

      • Ahmet Adar

        İki tane Duygu Karaca var.Bir zamanlar çukurovada oynayan Duygu Karaca Demirin ilk eşi İnci rolündeydi.Sefirin kızında Eşeyi canlandıran Duygu Karaca farklı.Ver elini aşkta oynamıştı.Komedi oyuncusu.Bir zamanlar çukurovada Seheri canlandıran Ebru Ünlü şimdi Zümrüdü anka dizisinde yine kötü karekteri oynuyor.

        • Gözde E.

          Ben emin olmak için baktım Müjgan’ın ilk geldiği bölüme, yanındaki hemşire İnci Eşe’yi oynayan oyuncu. O zaman iki Duygu Karaca da BZÇ’de oynamış büyük tesadüf 😁 Zümrüdüanka’ya bakmadığımdan bilmiyordum Ebru Ünlü’nün oraya geçtiğini. Çabuk ayrıldı BZÇ’den.

  • badem

    Selam Gözdecim,

    Kalemine sağlık, yine hislerimize tercüman olmuşsun:)

    Züleyha’nın hastaneye getirişiyle açılan giriş sahnesi gerek kurgusal gerekse de ışıklandırma, çekim açıları açısından gerilim filmi gibiydi. Ürperdiğimi itiraf etmeliyim. Ojeli parmakları görür görmez iğne yapan kadının Behice olduğunu düşündüm ama sonrasında parmak yapısını Behice’ninkine benzetemedim, eş zamanlı olarak da Demir’in sanki suç ortağına onay verircesine bakışlarını görünce O’nun tanıdığı biri olduğunu düşündüm. Pek çok seyirci gibi benim de aklıma gelen kişi Sevda oldu. Tabii bu kez de şunu sordum kendi kendime: Bir kadın bir anneye, hadi bunu geçtim, hemcinsine bunu neden yapsın? Züleyha’nın ölümünden Sevda’nın ne çıkarı olabilir? Aklıma gelen tek şey, Sevda’nın Demir’in metresi olabileceği oldu.

    Yılmaz’ın Adana’ya dönüş gerekçesi çok iyi tasarlanmıştı. Dediğin gibi, Müjgan’ın trip atmasının önüne de geçilmiş oldu böylece. Yılmaz zaten İstanbul’a gitme konusunda gayet isteksizdi, pusuyu geçtim, Fekeli’nin ayağı taşa bile takılsa yine geri dönerdi. Maksat bahane olsun:)

    Züleyha’nın Hünkar’a “Bana bir şey olursa Adnan sana emanet” demesine ben de çok bozuldum. Her ne kadar haklı gerekçeleri olsa da baba ve oğlu birbirinden ayrı koymasını kabullenemiyorum. Adnan’ın yeri Yılmaz’ın yanıdır, nokta.

    “Bir sahnede silah göründüyse er ya da geç patlar” tezinden yola çıkarak Üzüm’ün de Sevda’nın evini gördüğünü itiraf edeceğini düşünüyorum. Böyle bir sahneyi boşuna seyretmiş olamayız.

    Züleyha’yı öldürme girişimine paralel olarak kurgulanmış flashback sahneleri de yine merak uyandırıcıydı. Sevda’nın şarkıcı ve varlıklı bir kadın olduğu gerçeğinden hareketle piyanoya, içkiye ve mücevherlere vurgu yapılması bölüm başındaki tahminimi güçlendirdi.

    Züleyha’nın herkesten farklı yemeği yemesi ve sadece O’nun zehirlenmesi elbette ki akıllara “Kim yaptı?” sorusunu getirdi. Demir mi, Behice mi, Hatip mi diye düşünürken ertesi gün tüm mahkumların zehirlenmesiyle birlikte sebebin bakır kazan olduğunun anlaşılmasıyla ters köşe olduk.

    Ancak esas ters köşe ve bölümün bombası, Züleyha’nın canına kastetmeye çalışan kişinin Behice olmasıydı. Zekice bir planla Züleyha’nın odasına girmeyi başardı, hakkını yememek lazım. Önce Fekeli’ye suni teneffüs, şimdi de iğne enjektesi… Belli ki Behice’nin sağlık alanında deneyimi bol. Züleyha’nın ölmeyeceği aşikar. Esas merak ettiğimiz; bölümün kilit cümlesi olan “Bana yeminimi bozdurdun” sözü… Behice kimi,neden,nasıl öldürmüş olabilir? O’nu ağabeyinden aldığı maddi yardımlarla hayatını idame ettiren biri olarak tanıdık. Geçmişteki zenginliği nereden geliyor ve bu serveti nasıl kaybetti? Umarım stok bölümler bitmeden bu soruların cevabını alabiliriz.

    Yeni bölüm fragmanı da hayli merak uyandırıcı. Ormandaki Züleyha-Müjgan sahnesinin rüya olabileceğini düşünmekteyim. Bakalım neler olacak? Sağlıkla ve sevgiyle kalın:))

    • Gözde E.

      Selam Badeciğim, teşekkür ederim, senin de ellerine sağlık.
      Demir’in onay verdim bakışları Behice’nin Züleyha’yı öldürme girişimiyle ilgili çıkmadı. Bu durumda yeni bir soru sormak gerekiyor, yazıda atlamışım: Demir kimden ne istedi acaba??

      “Züleyha’yı öldürme girişimine paralel olarak kurgulanmış flashback sahneleri de yine merak uyandırıcıydı. Sevda’nın şarkıcı ve varlıklı bir kadın olduğu gerçeğinden hareketle piyanoya, içkiye ve mücevherlere vurgu yapılması bölüm başındaki tahminimi güçlendirdi.” demişsin. Başta ben de bunun Sevda ile ilgili sahneler olduğunu düşündüm. Ama hemşire kılığındaki Behice çıkınca, bu kişi de Behice’dir dedim. Sen hala Sevda mı diyorsun, yoksa benim gibi Behice mi? Tam anlayamadım.

      Herhalde Behice de sağlık alanında bir eğitime sahip. Belki hemşirelik okudu. Ağabey doktor, yeğen doktor, ailecek sağlıkçı olabilirler. O stok bölümler bitmeden ben de Behice’nin geçmişini, bir de Sevda’yı görmek istiyorum. 🙂
      Fragmandaki orman sahnesi için benim de aklıma geldi rüya olabileceği. Belki de mektubu hem Müjgan, hem Yılmaz okuyacaktır, bölümde ters köşe olacağızdır kim bilir?

      • badem

        Demir’in kimden ne istediğine ilişkin bir tahminim yok maalesef. Hastane sahneleri ile paralel olarak gösterildiği için flasback sahnelerinin de Behice’ye ait olduğunu düşünmekteyim. Eğer ara verilecek diye bilinçli olarak sezon finali yazıldıysa Yılmaz’ın artık öğrenmesini umuyorum ve diliyorum.

        • Gözde E.

          Benim de bir tahminim yok. Evet, eğer sf ise mutlaka Yılmaz öğrenecektir. Normal akışta en geç sf’de öğreneceği kesindi çünkü.