BİR ZAMANLAR ÇUKUROVA – Evlat Hasreti

Bir Zamanlar Çukurova bir kez daha gününün en çok izlenen ikinci dizisi. Bu haftanın reytingleri Total 13.70, AB 9.73 ve ABC1 12,08 ile her üç kategoride de Mucize Doktor’un ardından 2.lik koltuğunu sahiplenmiş.

Konuk yazarım Gözde ‘nin  izlenimleri ile 59.bölüm yazısı sizlerle… Keyifli okumalar ^^

 
   
 

 

 

 

bir zamanlar çukurova bölüm 59

 

Geçtiğimiz bölümü Adnan ve Üzüm bulunup çiftliğe döndüğü sırada Züleyha’nın da çiftliğe gelmesi ve Demir’in O’nu kapı dışarı etmesiyle noktalamıştık. Bölüm genelinde Demir’in Züleyha’yı adamlarına zor kullandırarak göndermesi ve “Bir yudum su, bir lokma ekmek bile verilmeyecek, Çukurova’da barınamayacak, hayatını bağışladığıma dua etsin.” vb. söylemlerini çok ama çok abartılı, çok zalimce buldum. Naciye’nin de dediği gibi “Adı gibi Demir’den bir kalbi varmış.” 

Kimi seyircinin “Züleyha bunu hak etti, dizini kırıp evinde otursaydı, Demir çok iyi yapıyor.“ vb. şeyler dediğini duyar gibiyim. Şunu kabul ediyorum, bir eylemin aldatma sayılması için illa öpüşmek ya da cinsel birliktelik yaşanması gerekmiyor. Züleyha ile Yılmaz’ın birbirine sarılması dostça, aldatma amaçlı olmadığı halde dışardan bakıldığında öyle. Ancak daha bu evliliğin başından itibaren süregelen şu gerçek de var: Züleyha’nın kalbinde Yılmaz’ın varlığı da Demir’i aldatmak değil midir zaten? Özetle, geldiğimiz durumda beni aldatma olup olmamasından ziyade bunun sonucunda yapılan eylemler ilgilendiriyor. Bir kadının kocasını aldatması ceza gerektiren bir eylemse eğer, bu ancak boşanmak ve kendisi için eşinden nafaka alamamak olmalı bana göre. Değil aldatmak, kötü yola düşen bir anneyi bile asla çocuklarını elinden alarak cezalandıramazsınız. Annelik duygusu bunların çok ötesinde, çok farklı bir yerdedir çünkü.

 

bir zamanlar çukurova bölüm 59

 

Bölüm boyunca Züleyha’nın yaşadıklarıyla kahrolup ağladım ve Demir’in zalimliklerinden içim öfkeyle doldu. Züleyha Şermin’e sığındı, Demir’in Şermin’i arayıp tehdit etmesinden dolayı sokakta kaldı. Ateşler içinde huğlara gitti, Demir öğrenip oradan da kovdu. Hünkar’ın yardımıyla konağa girdi, Saniyelerin evinde çocuklarını gördü, Demir bunu öğrendi ve çocukları yine elinden alıp kapı dışarı etti. Ve en sonunda Züleyha çarşıda herkesin içinde üstüne bir bidon benzin döküp kendini yakmaya kalktı.

 

Doğrusu Züleyha’nın Şermin’e sığınması ilk anda şaşırtsa da, kendine değer verdiğini sandığı kadın akraba olduğu için de mantıklı. Yalnız geçen bölümde gördüklerini kulüpteki arkadaşlarına anlatan ve Yamanlar’dan korkusundan polise gitmeyen Şermin’in Züleyha’yla samimi bir şekilde ilgilenmesi de tam Şermin’lik bir hareketti. Bukalemun gibi ortama ayak uydurup, kendi menfaati o esnada neyi gerektiriyorsa onu yapan bir karakter malum.

 

bir zamanlar çukurova bölüm 59

 

Züleyha ateşlenip bir huğda hasta yatarken aklıma Yılmaz’la Adana’ya ilk geldikleri günler geldi. Ağabey kardeş sanıldıkları için aynı huğda kalmış ve o huğda karı koca olmuşlardı. O zamanlar Yılmaz kaçak olmasına, doğru dürüst paraları olmamasına rağmen ne kadar da güzeldi her şey…

Maalesef iyi niyetli bazı marabalar gidip Demir’e haber verince O da soluğu orda aldı ve herkesin gözü önünde Züleyha’ya hakaretler edip yere fırlattı. Eli kırılasıca! Bir de sanki bütün Çukurova kendisinin malıymış gibi ahkam kesmez mi, delirmemek elde değildi. Ne yani sen istiyorsun diye Züleyha seninle evlenmeli, sana aşık olmalı, Adnan’dan ayırma tehditlerine boyun eğmeli, çocuğun babasından gerçeği saklamalı, bunlar yetmezmiş gibi Çukurova’dan da gitmeli, bir de kimse Züleyha’ya yardım da etmemeli, hatta uzaktan bile bakmamalı. Oldu beyim, başka bir emrin? Dünya Demir Yaman’ın etrafında dönmüyor. Ama O dizinin başından bu yana öyle sanmaya devam ediyor ve bunun cezasını çekti diyemeyiz. Aksine düşük bir ihtimal olmasına rağmen kendi kanından bir çocuk sahibi bile oldu.

 

bir zamanlar çukurova bölüm 59
Yıllar sonra aynı yerde

 

 

Demir’le evlendiği gün Züleyha’yı intihardan kurtaran Hünkar bu defa da aynı şeyi yapmasına engel oldu. Ama bu defa kendisi ve oğlu için değil, Züleyha ve çocukları için yaptı bunu. Seneler evvel Züleyha’yı oğluyla evlenmesi için aynı yerde tehdit eden kadının şimdi pişmanlık ve şefkatle O’na destek olması geç kalmış olsa da güzel bir hareketti. Keşke çok daha erken vicdanının sesine kulak verseydi Hünkar. Belki o zaman kendisi de yıllar sonra bir kez daha Fekeli’den olmazdı.

 

 
   
 

 

bir zamanlar çukurova bölüm 59
Çok ağlattın Züleyha…

 

Hünkar’ın gizlice Züleyha’yı konağa götürüp Saniyeler’in evinde çocuklarıyla kavuşturması, ardından Demir’in gelip çocukları elinden alarak Züleyha’yı adamlarına çiftlikten attırdığı anlar bölümün en duygusu yoğun sahnelerindendi. Ekran başında ben de o ana tanık olan karakterler gibi gözyaşı döktüm. Yalnız zamanında Züleyha’ya onca kötülük eden Saniye’nin önce Gaffur’a, sonra Demir’e söyledikleri; Leyla’yı Züleyha’nın kucağından almayı kabul etmeyişi on numara beş yıldızlıktı.

 

Gaffur: Saniye ne oluyor Allah aşkına, ne oluyor ya? Demir Bey’im öğrenirse var ya gelin hanımın burda olduğunu bizi kıtır kıtır keser.

Saniye: Yav keserse kessin. Zavallı kadını sokağa atmadık, sahip çıktık diye gebertecekse gebertsin.

 

Demir: Saniye al götür Leyla’yı hemen.

Saniye: Beyim ben yapamam, yapamam.

 

Saniye de kendi doğurmasa bile Üzüm’le anneliği tadınca Züleyha’yı anlamaya başladı sanıyorum. Tabii yaşadığı onca şey O’nun kalbindeki iyiyi ortaya çıkardı, iyi ki de çıkardı. Eski kalbi kara Saniye’nin bu kadar iyi kalpli bir kadına evirileceğini tahmin edemezdim. Aslında dizinin neredeyse tüm kötü karakterlerinin tam siyah olmaması ve grilerinin de olması çok iyi seyir zevki açısından. Hatip gibi sadece siyah bir karakter ekran karşısında beni çok yoruyor.

Tıpkı Saniye gibi Züleyha’nın yokluğunda Leyla ile ilgilenen Gülten’in de Demir’e tavırlı hali de yerindeydi. Demir, Gülten’i kovacak bile olsa Gülten bu duruşunu bozmayacaktır.

 

bir zamanlar çukurova bölüm 59

 

Bu olayların ardında Züleyha’nın çareyi üstüne benzin döküp kendini yakmakta bulması gelebileceği son noktalardan biriydi. Yalnız çarşıda durup O’na bakan onca insandan bir kişi bile neden engel olmaya çalışmaz ki? Nedir bu umursamazlık ya da Yamanlar korkusu? Öyle dinleyip, ah vah etmek mi elinizden tek gelen? Neyse ki Fekeli yetişip Züleyha’ya son anda engel oldu.

Bu sahnede Züleyha’nın anılarını hatırlaması ile yapılan kurgu, sahnenin çekimleri, Hilal Altınbilek’in oyunculuğu muazzamdı. Zaten bu bölüm Hilal Altınbilek ekranda devleşti desem abartmış olmam. Züleyha’nın yaşadığı acıyı, çaresizliği, yer yer kararlı duruşunu o kadar iyi hissettirdi ki başta da belirttiğim gibi kahrolup ağlamamak mümkün olmadı.

 

Bölüm Züleyha üzerinden giderken Hatip’in Cengaver cinayetinden yırtmak için kurduğu oyunlarla ilgili sahneler de vardı. Hatip, Cengaver’in öldürülmesini Raşit’in üstüne yıkmak için bir tezgah kurdu. Ama bir yandan da Fadik-Raşit yakınlaşması oldu bölümde. Raşit atlara bekçilik edeceğim diye söz verdiği randevuya gelmeyince Fadik büyük hayal kırıklığı yaşadı. Tahminim Raşit, bu yeni filizlenen aşkın etkisiyle gerçeğin ortaya çıkmasını sağlayacak ve Hatip karakteri hapse girip diziden ayrılacak. Mehmet Polat’ın diziden ayrılacağına dair haberler de bu tahminlerimi doğruluyor. Yan karakterlerin sahneleri elbette olmalı, o yıllara ait çeşitli olaylar da. Ama bunlar biraz daha kısa tutulmalı. Hatip ve Raşit sahneleri ciddi anlamda uzundu bölüm içinde.

 

Çetin ise Züleyha ve Yılmaz hakkında konuşup duranlarla tartışırken bıçaklandı. Umarım onca yaralanmaya Yılmaz ölmezken, Çetin’i öldürüp Gülten’i bir kez daha üzmeyi düşünmüyorsunuzdur sevgili senaristler.

 

bir zamanlar çukurova bölüm 59

 

Züleyha’nın yaşadığının bir benzerini de Yılmaz yaşadı bu bölüm. Müjgan resmen Kerem Ali’yi de alıp Amerika’ya gitmeyi ve oğlunu Yılmaz’dan kaçırmayı planlıyordu. Müjgan’ın kucağında bebekle arabada gittiği ve Yılmaz’ın arkasından koştuğu sahne iç parçalayan türdendi. Yılmaz da ne olursa olsun oğlundan ayrılmayı hak etmiyordu ama arkadaşlarının tamirhanesiyle alakalı bir olay yüzünden nezarethaneye düşüp birkaç gün kalınca dedim herhalde Müjgan ve Kerem Ali temelli gitti diziden. Açıkçası Müjgan’ın gidişine değil ama Yılmaz’ın bir oğlundan daha ayrı kalmasına çok üzüldüm. Başlarda hak verdiğim, Yılmaz’ın haksızlık ettiğini düşündüğüm Müjgan; son yaptıkları dışında, hem Adnan’ı bilip de sustuğu, hem Kerem Ali’yi kaçırdığı için gözümden tamamen düştü artık.

Bu arada bu etap için kullanılan İstanbul görüntüleri dizinin en başındakilerle aynıydı. Aradan yıllar geçmişken hala Galata Kulesi’nde inşaat olan görüntüyü kullanmak hatalı olmuş. Böyle detaylara biraz daha dikkat edilmesi gerekiyor.

 

bir zamanlar çukurova bölüm 59

 

Fekeli hiç kimseyi umursamayıp Züleyha’ya babalık edip evini açtı. Zaten Demir’den korkmayacak Çukurova’da sayılı kişilerden biri O. Hatta Demir bunu öğrenip kapıya dayandığında ve Züleyha’yı götürmek istediğinde dimdik önünde durdu. Demir de sanki Züleyha’yı alsa konağa götürecekmiş gibi konuşmaz mı? Daha yolda arabadan aşağı atabilirdi. Bu sahnede Züleyha’nın daha öncekiler gibi boyun eğmeyip Demir’le gitmemesi “Nihayet görmek istediğim Züleyha bu.” dedirtti. Fekeli’nin Demir’e söyledikleri ise yaptığı zalimliklere verilecek en güzel cevaptı:

 

“Kadın dediğin eştir, yuvadır, anadır, bacıdır. Biz kadını elimizin üstünde, başımızın üstünde taşırız. Züleyha hiçbir yere gitmeyecek. Ne zaman gitmek isterse o zaman gelir. Bunu iyice anla.”

 

bir zamanlar çukurova bölüm 59
Evlat hasreti çeken iki yaralı yürek

 

 

Züleyha, Fekeli’nin evinde kaldığı süreçte Fekeli’den Nazire’sine, evdeki herkesle olan konuşmalarından iyice belli oldu ki Züleyha’nın çocuklarına sevgisi, şu an onlara duyduğu özlem Yılmaz’a olan aşkından çok daha büyük. Zaten Züleyha yıllardır o konakta yaşadığı onca şeye bu yüzden katlanmamış mıydı? Zaman zaman mutluluk oyunları oynamış olması bu gerçeği asla değiştirmiyor. Evet, Yılmaz hala kalbinde, ama artık ikisinin de çocukları var ve mecburen aşklarını geride bırakmak zorunda kaldılar. İstemeseler de iki eski dost gibi davranmaya çalıştılar. Görüntülerdeki buluşmada da, Fekeli’nin evindeki karşılıklı konuşmalarında da dostane bir hava daha ağır basıyordu.

 

bir zamanlar çukurova bölüm 59
Eğer 1970’lerde Korona olsaydı elini devamlı yüzüne götüren Behice ne yapardı acaba? ^^

 

 

Sezonun ilk bölümlerinde kendisinden hiç hazzetmediğim Behice’yi bu bölümde yine çok sevdim yerinde söylemlerinden dolayı. Müjgan’a kızdığı halde yine de hak vermesi de doğruydu, Müjgan aradığında O’na Züleyha’nın Fekeli’nin evinde olduğunu söylemesi de. Müjgan eğer Behice’nin tavsiyelerini kulak ardı etmeseydi zaten şu an bu durumda olunmazdı. Ne yollanan görüntüler olurdu, ne bu hadiseler, ne de bozulmuş bir barış. Yalnız Behice karakteri o kadar fazla elini çenesine götürüyor ki bazen karakterin hislerine ya da sözlerine odaklanamıyorum bu yüzden. Bunu yapmayı biraz azaltırsa iyi olacak.

 

 
   
 

 

bir zamanlar çukurova bölüm 59
Niye geldin? Hiç hoş gelmedin.

 

Tabii Züleyha ile Yılmaz’ın aynı evde olduğunu öğrenen Müjgan Adana’ya geri döndü. Şaşırdık mı? Hayır. Gelir gelmez Züleyha ile ayrı, Yılmaz ile ayrı, Behice ile ayrı tartıştı; herkese olmadık sözler sarf etti yine. Buna da şaşırdık mı? Tabii ki hayır! Müjgan her böyle davrandığında ekrana bir şey fırlatmamak için kendimi zor tutuyorum. Hep diyorum haklıyken haksız duruma düşmenin başarılı bir örneği kendisi.

 

bir zamanlar çukurova bölüm 59

 

O esnada Sabahattin, Hünkar ve Demir konakta çay içmekle meşguldüler. Sabahattin madem Züleyha’yı çok merak etmiştin, orada olmadığını duyunca neden yanına gitmedin ki? Sen Demir’e nasihat etsen de, O’nu ikna etmeye çalışsan da O bunu kaale alır mı sanıyorsun, hiç mi tanımadın O’nu bunca yıldır?

 

E tabii Müjgan’ın kayan şirazesi Züleyha’nın bardağını taşıran son damla oldu ve Fekeli’nin silahıyla arabasını alarak Yamanlar Konağı’na gitti. Durumu fark eden Fekeli ve Yılmaz da peşinden.

Züleyha gelip konağa girdi ve salona gelip elindeki silahı Demir’e doğrulttu.

 

“Seni tanıdığım günden beri hayatımı mahvettin. Bir tek benim değil, etrafımdaki herkesin hayatını cehenneme çevirdin, çocuklarımın bile. Bitti. Bitti. Artık kimseyi mahvedemeyeceksin. Hele çocuklarımın hayatını asla!”

 

Yalnız unutmamak gerekir ki Züleyha’nın hayatını mahveden sadece Demir değildi, Hünkar’ın da bunda payı büyüktü. Ama bu, tek suçlu Demir değil diye ceza çekmeyeceği anlamına gelmiyor. Lakin bu ceza elbette ölüm olmamalı, olacaksa da Züleyha’nın elinden olmamalı.

Bu durumda bile Demir’in zerre korkmayıp hala öfkeli ve tehditkar bir havada olması ise çok sinir bozucuydu.

 

“Beni daha fazla kızdırmadan ver şu silahı.”

 

Bölüm konağı dışardan gördüğümüz esnada üç el silah sesi duyulmasıyla son buldu. Tabii birçoğumuzun aklımıza hemen yine Hünkar’ın vurulduğu ya da havaya ateş ettiği geldi. Ama fragmana göre benim tahminimdeki gibi Züleyha Demir’i vurmuş görünüyor. Yeni bölümü yine büyük heyecan ve merakla bekliyorum. Peki ya sizler bölümü nasıl buldunuz?

 

Dizi ile ilgili diğer yazılara göz atmak isterseniz  İzledim / Bir Zamanlar Çukurova  kategorisini ziyaret edebilirsiniz.

 

Bir Zamanlar Çukurova 60. Bölüm Fragmanı

 

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid

İlgili diğer Yazılar

  • Özge

    Ellerine sağlık Gözde’cim. Yeni Bölüme dakikalar kaldı ve ben yorum yapiyorum, geç oldu ama biraz.😄
    Sinir krizi geçirerek izledim bölümü resmen. Demir’in düşmanı gibi adamlarına züleyhayı dışarı attırması bir yana, adamların züleyhaya bacım demelerine de ifrit oldum. Yanlış anlaşılmasın bacım kelimesi yüzünden değil. Bunca zamandır züleyha hanım. ,gelin hanım denilen Züleyhayı bu duruma düşürdüğü için Demir efendi. Karısının, İnsanların gözündeki saygısını da bitirdi. Züleyhanın şermine gitmesine şaşırmadım, başka gidecek kimsesi yoktu. Şermini hala çözemedim, iyi mi kötü mü dengesiz bir karakter. Züleyhanın kendini yakmaya çalıştığı ve herkesin birşey yapmadan izlediği sahne günümüz kadın cinayetlerine ne kadar da benziyor . öylece izliyorlar, değişen bir şey yok ne yazık ki. Müjganın yılmaza acı çektirmek için Kerem Aliyi kaçırdığını biliyorduk , nitekim kıskançlık damarı baskın geldi ve sırf yılmaz züleyha ile yan yana gelmesin diye adanaya geri döndü. Yılmaza saydırıyor, birlikte olun diye ama bu olsa bir şekilde yine bozmaya çalışacak çok belli. Züleyhanın çocuklarıyla kavuştuğu anlarda kahroldum, vicdan sahibi herkes duygulanırdı ama demir de vicdanın kırıntısı yok. Daha önce de söylemiştim, Leylaya kıyamaz demir demiştin ama görduğümüz gibi süt emen bebesini bile düşünmeden çekip aldı. Demiri vurmaktan başka çıkış yoli göremedi. Bir daha çocuklarını göremeyecek olma pahasına Demiri öldürmek iatemesi psikolojisine o kadar uygun bir durum ki. Behice ile ilgili tespitine kahkaha attım. 😄Çekimler duracak ya şimdi. devam ettiğinde bence o eli çenede görmeyeceğiz bir daha.
    Yeni bölümde ve yorumlarda görüşmek üzere😘

    • Gözde E.

      Selam Özgeciğim, öbür bölümde inşallah yazı erken gelir de sen de böyle yumurta kapıya dayanınca yorum yapmazsın 😂
      Leyla’ya kıyamaz Demir mi demiştim, nerde ne zaman?? 🤔
      Behice’nin bu bölüm çenesi fazla elinde değildi yalnız, haftaya da hiç olmaz belki. 😆

  • badem

    Selam Gözde,

    Bir taraftan söylenecek çok şey var, bir taraftan da yorumsuzum. Bütün bölüm Demir’e söverek geçti. Tüm yaptığı gaddarlıklara rağmen sosyal medyada hala Demir’i savunmayı devam edenlere de gerçekten pes diyorum. Her şey bir yana, bir anneyi evlatlarından ayırmanın hiçbir açıklaması olamaz. Artık ağzıyla kuş tutsa bile benim gözümde bitmiştir.

    Hünkar’ın pişmanlık ve üzüntü belirtileri de beni etkilemiyor, üzgünüm. Sen, bu kadının hayatını karartmışsın, şimdi üzülsen ne olur, üzülmesen ne olur… Geç bunları Hünkar Yaman, geeeççç…

    Nihayet Fadik’in başını bağlıyoruz:) Yalnız merak ettiğim şey; Raşit ile Fadik daha önce birbirlerini nerede gördüler de karşılıklı olarak hoşlandılar? Bunu gördük de ben mi hatırlamıyorum? Aydınlatılabilirsem sevinirim:)

    Hatip Ağa’nın foyaları ortaya çıkmadan ayrılacağını düşünmüyorum. Sosyal medyada bu bölümde veda edeceğini okumuştum ama katil olduğu ortaya çıkmadı. Bir bölüm daha mı seyredeceğiz acaba?

    Çetin’e bir şey olmasına ben de dayanamam. Ama gidişatı değiştirecek ki, böyle bir sahne yazıldı. Umarım GülÇet sevenleri üzecek bir şey olmaz.

    Müjgan’ın Amerika’ya gidemeyeceğini zaten biliyorduk. Ama Fekeli’nin evinde Züleyha’yı görünce çıkardığı olay tam saç baş yolduracak cinstendi. Git boğ kendisini yani, o derece:) Yılmaz yine sabırlı davrandı.

    Bölüm sonunda patlayan silahın boşa patladığını ya da son anda yetişen Fekeli ile Yılmaz’ın silahı olduğunu düşünüyordum ama fragmanla birlikte ters köşe oldum. Helal olsun Züleyha’ya. Demir’e bir şey olmayacağını elbette ki biliyoruz ama bundan sonra hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı aşikar. Ben de heyecanına ortağım Gözdecim. Şimdiden hepimize iyi seyirler:)

    • Gözde E.

      Selam Bade.
      Çetin konusunda içimi kararttın, çok sağol. 🤦🏻‍♀️ Umarım şom ağız değilsindir.
      Hatip Ağa ile ilgili gerçek bu bölümde ortaya zor çıkar gibi geliyor bana da, ama belki bölüm çok uzundur. 61’de gidici olduğu benim de tahminim.
      Fadik ile Raşit’i daha önce hiç yan yana görmedik, ben hatırlamıyorum öyle bir sahne.
      Müjgan gider diye bir umudum vardı benim 😆 Haaa ama Adnan’ı da o yumurtlar Yılmaz’a diyordum, hala da diyorum, demek ki daha misyonunu tamamlamadı.

  • Gözde E.

    2. Fragman gelmiş.
    Fragman yorumlarınız?

    https://www.youtube.com/watch?v=iXcjQTIXEug

    • badem

      İlk fragman kadar heyecanlı ve etkileyici değil.

      • Gözde E.

        Orda Demir vuruldu ya ondandır :)))

  • Gözde E.

    Adminciğim 59. bölüm izlenimleri olacak 😉