SADAKATSİZ – Bir Şüphenin İzinden

“Aldatılan kadının öfkesi cehennem ateşinden beterdir derler. Yaşadık ve gördün. Oysa birkaç hafta öncesine kadar sana tüm kalbimle inanıyordum. Kusursuz bir aile olduğumuza, ölüm bizi ayırana dek beni seveceğine, hayatımızın her anını bu evde birlikte geçireceğimize… Kusursuz bir adam, kusursuz bir eş, kusursuz bir baba olduğuna inanmıştım. Dünyanın en şanslı insanıydım; seninleyken hayalini kurduğum her şeye sahiptim.”

 

 
   
 

Başrollerini Cansu Dere ve Caner Cindoruk’un paylaştığı Kanal D’nin yeni dizisi Sadakatsiz bu cümleler ile başladı ekran macerasına… Konuk yazar Elif’in ilk bölüm izlenimleri, keyifli okumalar…

(For my foreign followers, please go to select language section for google translate. On the top right side of the screen for desktop, the last line on the hamburger menu bar for mobile)

 

 

Sadakatsiz ekranlardaki yılmış ağlak ve aşk diye kendi öz saygısını yitirmiş kadın karakterlere inat aldatılan ama güçlü bir kadın hikayesi olarak ekranlarımıza geldi.

Sadakatsiz dizisi uyarlama. Dizinin orijinal versiyonu BBC 01 kanalına ait 10 bölümlük mini dizi Doctor Forest yayınlandığı dönemde büyük beğeni ile izlenmiş, Kore uyarlaması geçtiğimiz aylarda Kore de fırtınalar koparmıştı. Bir kadının mükemmel sandığı hayatının nasıl mükemmelmiş gibi kurgulanıp buna inandırıldığını izlediğimiz ilk bölüm oldukça üzücüydü. Sarı bir saç telinden yola çıkarak adım adım gerçeğe ulaşmaya çalışan Asya’nın çabası tanıdık, kocasının tavırları ise sinir bozucuydu.

 

 

Asya’nın çevresindeki herkes şüpheleriyle dalga geçerken gerçeğe ulaşmasına yardım eden kişinin yardım etmediği garson kız olması ve onunla diyalogları güzeldi. Eşinin doğum gününde gerçekleri öğrenmesi çok üzücüydü. Sadece eşi değil dostları ve yakınları da ona ihanet etmişti. Sonuçta bilmek başka, o ihanete ortak olup onaylamak hatta ortaya çıkmasın diye destek olmak başka…

 

 

Bunu öğrendiği sahnelerde Cansu Dere muhteşem oynamış bence; hatta orijinalinden de Kore versiyonundan da iyi bir performanstı. Aynı şeyi diğer oyuncular için henüz söyleyemesem de evin oğlu dışında göz kanatan bir karakter dikkatimi çekmedi -ki bu bir Türk dizisi için az rastlanan bir durum.

 

Tekirdağ çok güzel bir şehir; dolayısı ile mekanlar çok güzeldi. İstanbul’a bu kadar yakın ve güzel bir şehrin bugüne kadar bir diziye ev sahipliği yapmaması da garip. Neyse ki birileri ilk kez İstanbul Kapadokya, Güneydoğu ekseninin dışında da dizi çekilebileceğini keşfetmiş, her kimse onu tebrik ediyorum.

 

 

Bu kadar övgüden sonra beğenmediğim tek şeyi de yazmalıyım. Sadakatsiz dizisinin fragmandaki yemek sahnesi ve ilk bölümün açılışının bu sahne ile olmasını sevmedim. İlk bölümde Asya ile empati kurup şüphelendiği her kadından şüphe etmemiz bir merak unsuru oluşturur ve bu merak diziyi izlememiz için daha iyi olmaz mıydı? Sizi bilmem ama ben her sarı saçlıdan şüphelendiği sahnelerden keyif almadım. Yine de artısı eksisinden fazla güzel bir ilk bölümdü. Peki siz beğendiniz mi?  Yorumlarda buluşmak üzere…

 

Sadakatsiz reyting savaşından ilk bölümü alnının akı ile çıktı:  Total’de 6.02 reytingle 3,  AB’de 7.13 reytingle 2 ve ABC’de 7.12  reyting ile yine 2. olarak çok iyi bir açılış yaptı.

 

 

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid

İlgili diğer Yazılar