İzledim

MARAŞLI – Seni Asla Bırakmayacağım

Maraşlı  beşinci bölümü  ile izleyicinin sadece belirli sahnelerin bile (örneğin Mahur Maraşlı sahildeki konuşma) 10 reyting hak ettiğini düşünmesine karşın  Totalde 7,0 reytingle 5. , AB’de 6.75 reytingle 3.  ve ABC’de 6,25 reytingle 5. oldu. AB grubunda bir önceki haftaya göre yükselme var. Bölüm izlenimleri konuk yazar Gözde‘nin kaleminden. Keyifli okumalar ^^

 

Bu bölümün odak noktası duygulardı. Başrol karakterlerimiz birbirlerine karşı duydukları duyguları keşfettiler ve birbirlerine çok net bir şekilde hissettirdiler. Onlar gittikçe yakınlaşırken, duvarlar yavaş yavaş kırılırken bu yolculuğa eşlik etmek büyük keyif.

Fevri Mahur, Aziz’den yediği tokat sonrası bavulunu toplayıp evden çıktı. Her zamanki gibi yanında, sığındı limanı Maraşlı oldu. Maraşlı şu an için sevgilisi değil ama özel koruması da değil. Maraşlı aksini iddia etse de zaman zaman onun sorularına kabalık olmasın diye cevap verse de aslında onlar iki arkadaş, hatta flörtün ilk zamanlarında olan iki aşık.

 

Mahur: “Annem gerçekten aşık mıydı o adama?”

Maraşlı: “Bir adam bir kadına şiir okuyorsa muhtemelen aşıktır.”

Mahur: “Sen de bana okudun.”

Maraşlı: “Hayır, ya, yani okudum da aynı şey değil.”

Mahur: “Senin içinden öyle şeylerin gelmesi zor tabii değil mi?”

 

Türkü çalarken arabadan inilmez.

 

Maraşlı inkar ededursun, dağ evinde şiir okuduktan sonra evden dışarı çıktığındaki halini gördük biz. O da farkında olmalı ki arabadan inmeden önce türkü dinlerken aklına o gece geldi. Çok farklı insanlar da olsalar birbirlerinin hayatlarına uyum sağlayabiliyorlar. Üstelik özellikle Mahur bundan mutlu da oluyor. Belki hayatında ilk defa türkü dinliyor ama annesinin memleketi olan toprakların ezgileri onu kendine çekiyor besbelli. Mahur ailesini sorduğunda Maraşlı “Bir anam vardır memlekette, odur.” dedi. Daha önce ailesinden bahsederken iki de kardeşten bahsetmişti. Demek ki aslında kardeşi yok. Çünkü Mahur’dan gerçeği saklasa da ona diğer konularda yalan söylemiyor. En azından ben ona karşı dürüst olduğunu hissediyorum.

Eğer aradığımız kötü İlhan ya da Firuzan değilse şu an dizi için çok pasif konumdalar. İlhan’ın Maraşlı’dan fazlasıyla rahatsız olması, adı geçtiğinde bile bakışlarının değişmesi dikkatimi çekiyor. Firuzan ise sadece zengin koca avcısı, istenmeyen cici anne durumunda. Necati, Firuzan ile Aziz’in yatak odası için cenaze evi yakıştırması yaptı. Firuzan’ın yürüyen libido olduğu malum. O yüzden de Maraşlı’yı görünce gözleri parlıyor.

İlhan’ın da evliliği malum. İlgisizliğinden kendisini aldatan bir eş, muhtemel asosyal bir evlat. Türeller görüp görebileceğimiz en derin sırları barındıran bir aile ise bu iki aile üyesinin derinliklerinde ne gizliyse yavaş yavaş belli edilmeye başlanırsa bizim de ilgimizi çekecek iki karakter olurlar.

 

 

Necati’ye ise ayrı bir paragraf açmak lazım. Bir yandan beni çok güldürüyor ama bir yandan da çok üzülüyorum haline. Aziz çocukluğundan beri onu zayıf gördüğü için, bunu da hissettirdiği için ailesine bilenmiş olabilir pekala. Araba yanarken Aziz’in onu görmezden gelmesine karşı bakışları hala gözümün önünde. Aziz ne kadar inkar ederse etsin, ordaki davranışıyla Necati’yi kaybetti. Necati eğer şu ana kadar kötü değilse bile, kötüye evirilecektir.

 

“Beni kurtarmaya değer bulmadığın o minicik anı gördüm.”

 

Firuzan’a söyledikleri doğru bile olsa, onunla bu şekilde konuşması yanlış. Babasının eşine saygı duymak zorunda. Firuzan’dan özür dilerken bile kendine has bir tarzı vardı. Aslında zayıf karakterli diye geçiştiriyorlar, onu anlamıyorlar.

Mahur ile o kadar güzel bir ağabey-kardeş portresi çiziyorlar ki bize, insanın Mahur’un ölmesini isteyenin o olabileceğine inanası gelmiyor. Ölmesini isterken, bir yandan nasıl bu kadar şefkatle, nasıl bu kadar içten sarıp sarmayabilir kardeşini? Dizinin tüm repliklerine bayılıyorum ama Necati’ninkiler başucu kitabı yapıvermelik değil mi?

 

“Bence cinsel yolla bulaşan en tehlikeli hastalık akrabalık.”

 

Maraşlı

Necati: “İşte o an.”

 

Necati’nin de Maraşlı’dan bahsedilirken düşünceli hali dikkatimi çekiyor. Ama bir yandan da MahCel fandom fahri başkanı gibi kendisi. ^^ Sergi açılışına gidecekleri gece Maraşlı’yı takım elbiseli kravatlı gördükten sonra yaptığı doğaçlama şahane değil mi? Ama adam haklı. Maraşlı o konuşurken onu dövmek istermiş gibi baksa da Mahur’u görünce apışıp kalmadı mı? Mahur da aynı şekilde etkilendi Maraşlı’dan.

Yalnız Maraşlı da fazla açık sözlü. O kadar açık sözlü ki farkında olmadan kırıcı olabiliyor. Mahur’un deyimiyle bazen tam bir “Hödük.” Doğal halini beğeniyor olması çok güzel ancak kendisini nasıl bulduğunu soran bir kadına kalkıp “Ben beğenmedim.” denir mi? ^^ Az evvel içerde gri takım giydin diye kızmasının intikamını mı alıyorsun bayım?

 

 

Aslında Maraşlı çok güzel gülen bir adam. Ama sergide Mahur biraz gülmesini istediğinde zorla akraba ziyaretine götürülmüş çocuk gibiydi. Sanırım Maraşlı’yı ancak Zeliş’in yanında o güzel gülüşüyle görebileceğiz.

Mahur ile Maraşlı’yı gittikleri sergide büyük bir sürpriz bekliyordu: Savaş. Kemal’in tanıştırdığı iş insanı olarak karşılarına çıktı. Bir de Kemal, Mahur’la yakıştırmaz mı onu… Ben karşılaşmanın enerjisini çok sevdim. Hem Mahur hem Maraşlı, Savaş ile konuşurken sözlerini sakınmadılar, hiç korkmadılar ya en çok onu sevdim. Tabii en çok esprili konuşmalarını.

 

Savaş: “Savaş ben. Siz de Mister Bond olmalısınız. Güzel takım.”

Maraşlı: “Kün. Celal Kün.”

 

Maraşlı ile Savaş’ın arasında gerilimin bir anda tırmandığı an ise favorimdi. Öyle hızlı başlayıp bitti ki doyamadım. Ama serginin asıl sürprizi birden ortaya çıkan Sedef’in görüntüleriydi. Mahur’un ilk kez gördüğü, ona ulaşamayan bu görüntüler kimdeydi? Savaş bu görüntülere nasıl ulaştı? Savaş’ın evin içinde de bir muhbiri mi var? Kesinlikle bölümde en sevdiğim sahne hem duygusallık hem gerilim dolu olan bu sahnelerdi.

 

 

Görüntüleri seyreden Mahur, Savaş’ın peşinden koştuğunda Maraşlı’nın ona sarıldığı an ve sahilde bankta konuşmalarıysa kesinlikle gizli bir aşk itirafı gibiydi. Maraşlı, resmen onu rahatlatmak için sevgilisine sarılır gibi sarıldı Mahur’a. Ve bir insan sadece evinde aradığı biri var diye bir kadına bu sözleri sarf etmez.

 

 

“Mahur. Ben seni asla bırakmayacağım. Ne kadar verirsen ver yanındayım, tamam mı?”

Mahur: “Beni sakın bırakma olur mu?”

Maraşlı: “Sen istemediğin sürece seni bırakmam, tamam mı?”

 

Acaba Maraşlı, ne zaman Mahur’a gizlediği gerçekleri anlatacak? Mahur, kendisinden bir şey gizleyip gizlemediğini sorduğunda saklamak zorunda olduklarından çok rahatsız olduğunu hissettim. Daha da yakınlaştıklarında gerçeği sakladığı her gün onu tedirgin edecek, Mahur ise öğrendiğinde aşkından şüphe duyacak. Sonuçta şu an ortak bir düşmanları var. Söylemesi bence daha iyi bile olabilir.

 

Flörtümle telefonda konuşuyorumdur. ^^

 

Mahur ile Maraşlı’nın telefon konuşmasını ağzım kulaklarımda seyrettim. Hem de aşk hakkında konuştular, duy da inanma. Yalnız Celal, ne zaman Mahur’a onun yanındayken Bayan ya da Mahur Hanım yerine sadece Mahur diyeceksin? Zaten arada söylüyorsun, rahat bırak kendini. Yoksa bu kadar güzel bir isim olduğu için mi onun yerine bayan demeyi tercih ediyorsun?

 

Mahur: “Nasıl oluyor da senle her konuda farklı düşünebiliyoruz acaba?”

Maraşlı: “Farklı karakterleriz tabi, normal.”

 

Farklısınız evet ama şu da bir gerçektir ki zıt kutuplar birbirini çeker. ^^ Yalnız Maraşlı, kabalık olmasın diye değil de gayet anlatmak istediğinden anlatıyor gibiydi ilk eşiyle arasındaki ilişkiyi Mahur’a. Ama başka memlekette yaşaması ve Zeliş’i ara ara görmesi benim aklıma yatmadı. Yani hala bir annenin bırakıp gitmesi pek inanılır gelmiyor, hele kızı bu haldeyken. Maraşlı, aldatılmış olabilir mi? O yüzden mi ilahi aşka inanıyor? Karısı ya da bir başka kadın için nasıl çarpmış olamaz kalbi, benim pek inanasım gelmiyor. Üstelik onu her gören kadının çarpıldığı bir adam bu. Hiç mi birinden etkilenmedi?

 

Maraşlı’yı güldürmeyi başardın ya Ozan Gardaş, helal olsun. ^^

 

Geçen bölüm sonunda geçirdikleri kazadan Maraşlı ile Ozan’ın nerdeyse hiç sıyrıksız kurtulması ve bir de üzerine deli danalar gibi koşturabilmeleri çok abartılı olmuş. ^^ Sanki Maraşlı tıra çarptı. ^^ Açıkçası Maraşlı’nın Ozan’ı elinden kaçırması beni şaşırttı. Ama tavşan Ozan, elbet tazı Maraşlı’ya yakalanacaktı. Ne de güzel dövdü pisliği, hak etmişti. Ozan’ın Zeliş’in vurulduğu saldırıyla bir ilgisinin olmadığı kesinleşti, kağıt parçasındaki yazı ona ait değil.

 

 

Ama bu Ozan’ın pis işlere bulaştığı gerçeğini değiştirmez. Kardeşim dediği İlhan’ın karısı Dilşad ile sevişiyorlar. Savaş da bunu öğrenerek kullanmış Ozan’ı. Şimdi Maraşlı’nın istediği gibi Dilşad ile görüşmeyi bırakacak mı, hiç sanmıyorum. O görüşmek istemese bile Dilşad’ın bu ilişkiden beklentisi olduğu çok açık. Ozan, Savaş’tan Maraşlı’ya bilgi taşıyacak mı? Taşırsa iyi olur, Maraşlı’nın eli güçlenir. Yalnız Maraşlı nasıl da kıskanıyor Mahur’u? Ozan, Mahur ile eski sevgili olduklarını söylediğinde nasıl da celallendi ama. ^^

 

Ozan: “Ya ben çocukluğumdan beri o ailenin içindeyim. Hatta biz Mahur’la eski sevgiliyiz.”

Maraşlı: “Sakın oraya geleyim deme, sakın.”

 

 

Bence Maraşlı, Aziz’e sergi açılış gecesine ait görüntüleri Mahur’un korumalığına devam edebilmek için gösterdi. Gerçi Aziz, bu görüntüleri görmeseydi de Mahur istediği için Maraşlı görevine devam ederdi. Aziz’in Ömer’i öldürmekten başka pislikleri de var muhakkak. Görüntüleri seyrederken boşuna beti benzi atmadı. Sedef’in anlatacakları besbelli Aziz’in tüm foyasını ortaya dökecek. Maraşlı’nın aradığı kişi o mu? Ne evet ne hayır diyebiliyorum. Ama Mahur’a karşı baba sevgisinde de samimiyetsizlik göremiyorum. Belki Mahur, gerçekten Ömer’in kızı ama Aziz kendi kızı olduğunu sanıyor. Ama Aziz için Mahur’un görüntüleri elde edememesi çok mühim olduğuna göre bu sır kesinlikle Mahur ile alakalı. Bu sır ortaya çıktığında yer yerinden oynayacak olsa gerek ki kızının hayatını iki kez kurtaran adam dahi olsa Maraşlı’yı gözden çıkarıp Savaş’ın söylediklerin yapmasına, Maraşlı’yı buluşma yerine gönderebildi.

 

 

Yeni görüntülerin ortaya çıkmasından sonra Mahur’un mahkemede Savaş’ı olay yerinde görmediğini söyleyeceği belliydi. Görüntüleri seyredeli beri onun için bu yeni gizemi çözmekten daha önemli hiçbir şey yok çünkü. Bu saatten sonra Savaş ne derse yapmasına da şaşırmadım. Hiç kimseye haber vermeden evden çıkıp onunla buluşması beklenen bir durum. Bunu aptallık olarak görmüyorum, Savaş’ın ona bir şey yapmayacağı belliydi. Ama duygularıyla hareket ettiği için fevri kararlar alıyor.

Mahur, görüntülere o kadar yaklaşmışken onları almak yerine Maraşlı’nın canını seçti. Bence bu sahnenin asıl amacı bunu anlamamızdı. Mahur’un Maraşlı’ya karşı duygularından, ona aşık olduğundan emin olduk. Bu, şu an çevresinde tek güvendiği o diye değildi, gerçek sebep aşktı. Zaten Savaş, görüntüleri Aziz’e verecekti, o yaktığı hafıza kart boştur.

Mahur’un Savaş ile buluştuğunu öğrenen Maraşlı, öyle balıklama dalmaz mekandan içeri. Hele onun gibi pusuyu anlamada usta bir eski asker. Muhtemelen içeri giren arabada Maraşlı değil bir başkası var. Eğer arabadaki gerçekten oysa nasıl kurtulabilir? Ancak Savaş, buna izin verirse.

 

“Galiba benden hoşlanıyor yoksa niye ifadesini geri çeksin.”

 

Ama Mahur’un kendisinden hoşlandığını iddia eden bir manyağın bunu yapması zor. Neymiş, mahkemede o yüzden böyle ifade vermiş. Savaş, sen sadece normal bir kötü olarak kalsan, Mahur’a aşık olup lüzumsuz bir üçgene neden olmasan olmaz mı?

Fragmana göre Maraşlı tabii ki pusudan kurtulmuş, Mahur’u da kurtarmış. Hatta yanlış görmediysem görüntüler de onda. Üstelik kızına bunu yapanlara dair bir iz bulmuşa benziyor. Mahur, nasıl oluyorsa gece onun evinde kalıyor ve Zeliş’e kitap bile okuyor. Fragmanın sonunda ise Mahur, Maraşlı’yı yanağından öpüyor. Maraşlı’nın o andaki yüz ifadesi ise birçok espri üretmeye müsait. Sanırsın namusuna halel geliyor. ^^

Emeği geçen herkesin ellerine sağlık. Peki sizler bu bölümü nasıl buldunuz?

 

 

Taze çiftimiz bir dergi çekiminde yer aldılar. Muhteşem görünmüyorlar mı?

 

Alina Boz – Burak Deniz Şamdan Plus 14 Şubat 2021 özel sayısı röportajını okumak için tıklayın

Maraşlı Müzikleri ile dikkat çekiyor. Maraşlı’da çalan şarkılar bu linkte

Göz atmanızı öneririz: Maraşlı Bölüm Yorumları 

 

YORUM

Maraşlı 6. Bölüm Fragman

Noel Pazarları
AVRUPA – En Güzel Noel Pazarları
sığacık ada masalı
SIĞACIK SEFERİHİSAR – Ada Masalı’nın Çekildiği Yer, Nam-ı Diğer Kırlangıç Adası
Alaçatı Tatil
ALAÇATI – Sanki Ege’de bir Vaha
gezdim gördüm san diego
AMERİKA – San Diego
Mekanlar Tarifler
Sütlü Tatlı
Yılbaşında Yapabileceğiniz 5 Şahane Sütlü Tatlı
LONDRA – Londra’da Öğleden Sonra Çayı
künefe
Bir Değil İki Değil Çok Çeşitli Künefe
BRIDGERTONE
BRIDGERTONE – Gölge Oyunları
BRIDGERTONE – Dearest Gentle Reader
Şimdiki Aklım Olsaydı (Si lo Hubiera Sabido)
ŞİMDİKİ AKLIM OLSAYDI (Si lo Hubiera Sabido) – Ne Dilediğine Dikkat Et!
Poldark
POLDARK – Korkunun, Umutsuzluğun ve Sevginin Derinliklerinde
bergen
BERGEN – Bir Tek Şarkı Söylerken Utanmadım Ben
romantik komedi filmler
Latte Kıvamında Romantik Komedi Filmleri
Yarına Tek Bilet Elle Çekim
YARINA TEK BİLET – Belki de Karşılaşmalar Tesadüf Değil Kaderdir
BİZ BÖYLEYİZ – Olsaydı Nasıl Olurdu?
Deli Bayramı
DELİ BAYRAMI – Kim Akıllı Kim Deli, Nasıl Ayırt Etmeli?
evlat oyunu
EVLAT – Her Şey Çok Zor
übü hep übü
ÜBÜ HEP ÜBÜ – Übülük Müessesesi Üzerine
yaşamaya dair
YAŞAMAYA DAİR – Yaşamayı Ciddiye Alacaksın
Copy link
Powered by Social Snap