BAY YANLIŞ – “Yanlış Erkeklere Son” mu Dediniz?

Hedefi “Bay Doğru” olan Ezgi’nin Bay Yanlış ’la imtihanı… İlk bölüm izlenimleri konuk yazarım Gözde ‘nin kaleminden.Keyifli okumalar ^^

(For my foreign followers, please go to select language section on the top right side of the screen for google translate.)

 
   
 

 

Yaz dizilerinden beklentiniz nedir? Şöyle de sorabiliriz: Bir romantik komedi dizisinden beklentiniz nedir? Benim sıcak bir yaz akşamında keyifle vakit geçirip ekran karşısından tatlı bir tebessümle ayrılmak, uyumlu bir çift ile güzel bir aşk hikayesi seyredebilmek. Bay Yanlış ilk bölümüyle bu beklentimi karşıladı ve ileriki bölümleriyle de bunu sürdürecek gibi görünüyor.

 

Öncelikle dizinin jeneriğini çok sevdim. İstanbul görüntüleriyle harmanlamak güzel fikir. Jenerik müziği ve genel olarak dizinin müziklerini de sevdim. Sadece müzikler bazı sahnelerde konuşmaları biraz bastırıyor gibiydi, buna dikkat edilmesi gerekiyor. Dizinin cıvıl cıvıl, capcanlı renkleri iç açıcıydı doğrusu. Yönetmen Deniz Yorulmazer’in önceki işlerine çok hakim olamasam da yer yer sarkan sahneler hariç rejinin kurduğu dünya beni içine çekti ve iki saatin sonunda 2. Bölüm’ü de seyrederim dedirtti bana. Açıkçası son fragman ve oyuncu kadrosu haricinde diziye karşı tereddütlerim vardı.

 

 

Dolunay’da da yine partner olan Özge Gürel ve Can Yaman, Ezgi ile Özgür için kesinlikle doğru tercihler olmuş. İkilinin uyumunu o zaman da beğenmiştim, şimdi de beğendim. Karşılıklı sahnelerinde enerjisi yüksek bir çift. Oynadıkları karakterleri de başarıyla canlandırmışlar. Yalnız Özge Gürel’in dram gücü çok daha fazla, Annem filmini seyredenler bana hak verecektir. Buradaki duygusal sahnelerdeki performansını o açıdan bir tık düşük buldum. Can Yaman’ın ise vücudu, özellikle kasları çok ön plana çıkarılmıştı. Elbette ekran karşısında kaslı vücut sevenler vardır ancak bu derece fazlası jenerikte oyuncu listesine yazılabilir türden. ^^ Hem üstü çıplak sahneleri azaltılmalı hem de devamlı kol kaslarını ön plana çıkartan askılı tişörtler giymemeli. Afişteki kısa kollu tişörtle de pekala yakışıklı Can Yaman. Unutmadan, kısa saç ve az kirli sakalla yüzü gözü açılmış doğrusu, ben bu halini çok sevdim. Özge Gürel’in imajı ise kesinlikle çok başarılı. Şimdiye kadarki tüm işlerinden daha da güzel Bay Yanlış ’ta.

 

 

Genel anlamda dizinin oyuncu seçimleri başarılı olmuş. Kiraz Mevsimi’nden sonra Özge Gürel ile Fatma Toptaş’ı tekrar bir arada seyretmek çok keyifli. Kuzen Cansu rolünde çok başarılı kendisi. Ezgi’nin en yakın arkadaşı Deniz’i oynayan Cemre Gümeli’yi de beğendim. Üçlü arkadaş grubu olarak samimiyetlerini hissettim. Erkenci Kuş’u seyretmediğimden Anıl Çelik’in oynadığı Emre herhangi bir benzerlik açısından beni rahatsız etmedi. Özgür’ün mekanının aşçısı Ozan şimdilik pasif. Karakter tanıtımlarında Özgür’le yakın arkadaş yazılmış ancak ben o enerjiyi tam alamadım karşılıklı sahnelerinden. Gürgen Öz, Levent karakteriyle çok konuşulacak gibi. Konuşma tarzı nevi şahsına münhasır olmuş. Ama yardımcı oyuncularda ben en çok köpek Tesla’yı sevdim, onu atlamayalım lütfen. ^^

 

 

Doktorlar dizisini seyretmediğim için (Hastane dizileri ilgimi çekmezdi n’apayım ^^) Ezgi ile Özgür’ün yağmur altında yoldan geçen tek boş taksiyi durdurup aynı anda binmeleri bana oradaki tanışma sahnesinin taklidi gibi gelmedi. Zaten sahnenin aslı Gülşen Bubikoğlu ile Tarık Akan’ın rol aldığı Yaz Bekarı filmine ait:

 

 

 

Tanışma sahnemiz klişe ama güzel yazılıp çekilmişti. Filmdeki gibi resmen tanışmadılar, tam tersi birbirlerini bir daha görmek bile istemediler taksiden inerken. Daha bu sahneden başlayan bu atışmalı hallerini bölüm boyunca çok sevdim.

Devamlı çeşitli tesadüflerle karşılaşıp bir araya gelmeleri ve çoğu karşılaşmanın biraz olaylı olması da oldukça güldürdü.

Doğrusu bugüne kadarki tüm sevgilileri tarafından terk edilmiş, esasında yanlış erkeklere gönül veren ve artık doğru erkeği bulup evlenmek isteyen Ezgi hiç de çevremizde görmediğimiz bir kadın tipi değil. Böyle bir karakter yazılarak kadınların aşağılandığını da asla düşünmüyorum. Emin olun kendine Ezgi gibi “Yanlış erkek paratoneri” diyen öyle çok kadın var ki. Yalnız Ezgi’nin farkında olmadığı bir şey var: Bu durum öyle sözle, yeminle bozulmuyor; kolay kolay değişmiyor yani. Üstelik Ezgi, bir de bu yanlış erkeklere yanlış davranışlarda bulunmuş hep. Doğru erkek olduğuna inandığı Serdar’a bile kendini tanıtıp tam O’nu etkilemişken birden yanlış cümleler kurup işleri berbat edebildi. Yine de şöyle bir gerçek var ki bu ilişkiler bittiği için yas tutmak yerine kurtulduğuna sevinmeli insan.

 

 

Özgür’ün çevresindeki bütün kadınlar peşinde olduğu ve çok sık farklı kadınlarla tek gecelik ilişkiler yaşadığı için de dizinin kadınları aşağıladığını düşünmüyorum. Aksine, burada erkeğin sürekli kadınları bozuk para gibi harcaması yanlış değil mi? Doğrusu, bunu yaptığı kadınlardan biri olan dergi editörünün kapağa bastığı fotoğrafın altına büyük harflerle BAY YANLIŞ yazması, bir de üstüne Özgür’ün ilişkilere bakış açısıyla ilgili sözlerini biraz değiştirip tercihlerinin farklı olduğunu yazması güzel bir intikamdı doğrusu. Böyle hem aşka inanmayan, hem kadınlara değer vermeyen bir erkeğin sonu büyük bir aşk ve aşık olduğu kadının peşinde koşmak olmalı.

 

 

O yüzden şu anda beğeniyle baktığı, kalbinin akacağı belli olan Ezgi’nin de yelkenleri hemen suya indirmemesi lazım. Keşke sarhoşlukla ilk bölümden Özgür’ü öpmeseydi ama yanlış anlamadıysam bu öpücük Özgür’ü etkiledi. Üstelik devamında aralarında daha fazla bir şey geçmemiş olması, hatta Ezgi’nin intihar girişimine kadar giden davranışları geceyi Özgür için bambaşka kıldı kesin. ^^

 

 

İlk bölümde başına gelmeyen kalmayan Ezgi’ye arabayla çarpan Serdar ve Özgür’den hoşlandığı belli olan Gizem ise dizinin kaybedenleri olacak besbelli. Umarım her ikisi de beklediğini bulamayınca bin bir kötülükler yapan karakterlere dönüşmezler. Klişelerin aksine Ezgi ve Serdar iki iyi dost olsa fena mı olur? Bir de Serdar’ı istenmeyecek özelliklere sahip bir adam olarak yazılmasın. Bu bölüm Cansu’nun dediği Bay Mükemmel olarak kalsın ama sadece Ezgi Özgür’e aşık olacağı için aralarında bir ilişki olmasa daha gerçekçi olur.

Ezgi ile Serdar’ın davette konuştukları sahnede Ezgi’nin Özge Gürel’in Dolunay dizisindeki karakteri Nazlı’ya göndermelerini de güzel düşünülmüştü. 26. Bölüm’de erken final yapsa da keyif alarak seyrettiğim bir diziydi, özlemişim çok.

 

Özgür’ün annesi Sevim’in oğlunu evlendirme isteği ve bu yöndeki davranışları, adını Özgür koyduğu için böyle bir adam haline dönüştüğünü düşünmesi falan abartılı ama sevimliydi. Kız kardeşi Ebru’nun düğününe bütün bekar kızları toplayacakmış. Ama ben Özgür kadar insafsız değilim, sadece torun için Özgür’ü evlendirmek istiyor olamaz. Ama torun sahibi olan akrabalarıyla kendini kıyasladığı belli ve üzücü bir durum. Önemli olan hayırlı bir evlilik ve sağlıklı çocuklar olsun. Sevim önce buna odaklanmalı.

Ezgi’nin annesi Nevin’i daha çok sevdim. Sevim kadar baskıcı olmamasının bunda payı büyük elbette. Üvey baba rolünde Suat Sungur’u seyredecek olmak da güzel. İşlettikleri mekanın yerine ise bayıldım. Ezgi’nin yanlış erkek seçimlerine etkisi olduğunu düşündüğü öz babasını ise dizide görebilecek miyiz bakalım? Ezgi’nin okuduğu -Özgür’ün deyimiyle– evde kalmış kızların kutsal kitabındaki tek doğru bilgi bu bence. ^^ Ve kesinlikle dizide en çok eğlendiğim sahnesi de bu kitap üzerine kadın – erkek ilişkileri üzerine konuşmalarıydı. Doğrusu ben de Özgür’deki bu kadın düşmanlığının ya da kendi deyimiyle tercihin nerden geldiğini merak etmekteyim. Tahmini olan var mı?

 

 

Son erkek arkadaşı Soner, sevgiliyken birlikte yaşadıkları evden çıkmasını istediği için Ezgi şimdi kuzeni Cansu’nun yanına taşındı ve Özgür’le komşu oldular. Karakterlerin yan yana evlerde yaşaması keyifli olacak. Ezgi hak ettiği terfi başkasına verildiği için işten de ayrılmıştı. Acaba Özgür’ün mekanında da çalışır, devamlı bir arada olurlar mı dersiniz? Seyretmesem de konusunu az çok bildiğim Erkenci Kuş’a benzeyeceği için bu şekilde olmamasından yanayım. Aksine Cansu’yla birlikte hastanede halkla ilişkiler bölümünde çalışsa, Özgür de O’nu Doktor Serdar’dan kıskansa hiç fena olmaz.

 

Özgür, şimdi düğüne sevgilisiymiş gibi Ezgi ile katılıp annesinin baskılarından biraz da olsa kurtulabileceğini düşünüyor. Bölüm sonunda Ezgi’ye bunu teklif etti. Ezgi ise Özgür’ün sözünü dinlemediği için Serdar konusunda hatalı davrandığını düşünüp O’ndan yardım istemişti bu esnada. 2. Bölüm fragmanlarına göre Ezgi bu teklifi kendisine yardımcı olması koşuluyla kabul etmiş. Ama tabii aralarında ilk bölümde başlayan elektriklenme ikiliyi aşkın kollarına bırakacak en sonunda. Ben Bay Yanlış ’ı ve yeni çiftimiz EzGür’ü sevdim. Ya siz?

Bay Yanlış 2. Bölüm Fragmanları

 

 

 

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid

İlgili diğer Yazılar

  • Ahmet Adar

    Güzel yorumlarına teşekkürler.Eline emeğine sağlık.Sosyal medyada dizi aleyhine çok fazla eleştri olduğu için ben de ön yargıyla izledim.Senarist Zengin kardeşlerin 2o senedir ayni konuyu yaz dizisi olarak işledikleri fikrine katılıyorum.Ezginin bir çok erkekle birlikte olduğunun vurgulanması irrite edici.Can yamanın kasları artık beni rahatsız etmiyor.Yalnız orginal filmdeki Gerald Butler ve Katherine Heigl yerine Can Yamanı ve Özge Güreli izlemek ister istemez bir kıyaslama yaptırıyor.Ezginin nişanlı ilaç tanıtımcısı Soner rolünde Babam ve ailesi ve Çoban yıldızı dizisinin Alisi olarak izlediğim Tayfun Sungarı çok beğendim.Çok başarılıydı.Yine Sonerin evlenme teklif ettiği kız rolünde Elif dizisinin efsanevi Meleği Selin Sezgin’i çok beğendim.Gazeteci Yeşim rolünde Muhteşem Yüzyıl ve Pis yediliden tanıdığımız Ecem Karavuz oyun gücü ve güzelliği ile dikkatleri üzerine topladı.Yeşimi Özgürün evinden kovan takıntılı sevgili rollünde kanatsız kuşların Minesi,Nurgül Yeşilçay! ın yeğeni Buse Çelik de göz doldurdu.Özgürün kız kardeşi Ebru Atasoy rolünde Ver elini aşk dizisinin Lalin’i Ceren Koç da çok başarılıydı.Özgür’ün aşçısı Ozan Dinçer rolündeki Survivor eski yarışmacısı Serkay Tütüncüyü de beğendim.Erkenci kuş dizisinden Can yaman haricinde Feri baycu Güler(Ezginin annesi),Gökçe Kimya Aytaç(İrem) ve Anıl Çelik olmak üzere toplam 4 oyuncu bay yanlışta da yer almıştı.

    • Gözde E.

      Merhaba, hoş geldiniz Ahmet Bey. Teşekkür ederim. Verdiğiniz bilgilerin çoğunu bilmiyordum, yine aydınlattınız ne güzel 🙂 Nurgül Yeşilçay’ın oyuncu bir yeğeni olduğunu bile bilmiyordum doğrusu. Neden Ezgi’nin birçok erkek arkadaşı olmuş olmasının vurgulanmasından rahatsız oldunuz acaba? Kaslardan rahatsız olmayan birinin olması da güzel, farklılıklar iyidir.

  • Buke Oguz

    Gözde’ciğim merhaba . Ellerine kalemine sağlık. Çok keyifli bir yazı olmuş. Diziyi baştan sona izlemedim. Yaz dizilerine pek kapılmamayı planlıyorum bu sene bakalım başarabilecek miyim ?😂😂
    Şöyle bir göz gezdirdiğim kadarıyla Ozgur’un de Ezgi’nin de anneleri itici geldi bana. Klasik kız ve erkek anneleri. Çocukları evlensin kendilerine torun versin. Annelerin evlatları üzerinde bu konudaki baskılarını sevmedigim için belki tavırları abartılı gelmiştir bana.☺☺
    Özgür ,Ezgi köpek Tesla sahnesi hoşuma gitti. Bay Doğru yada Bay Mükemmel tarifine Ozgur’un yaptığı yorum doğruydu. Bence de ne öyle bir erkek ne de öyle bir kadın var. Yine de Ezgi’nin ” Ben öyle biriyim. Öyle bir erkek aramakta haklıyım ” diye üstelemesi güldürdü.
    Doktorun telefonla aramasını hemen Ezgi’ye ilgi duyduğuna, ondan ilk görüşte hoşlandığına yormaları hoşuma gitmeyen diğer bir husustu. Erkeğin her hareketinden anlam çıkaran kızları itici geliyor bana sanırım.

    Yazılarının devamını bekliyorum canim. Dizinin devamını izler miyim izlemez miyim bilmiyorum şu anda ama yazılarına keyifle okumaya devam edeceğim kesin 😘😘

    • Gözde E.

      Merhaba ikizim. Çok teşekkürler güzel yorumlarına. Ben de yaz dizilerine kaptırmak istemiyordum ama televizyondan dizi seyretmeyi ve o anki ritüellerimi özlemişim korona arasından dolayı. Başarma, buyur gel en azından Bay Yanlış’ı birlikte takip edelim :))
      Özgür anne abartılı dediğin açıdan ama Ezgi annede baskıcı bir hava sezmedim ben.

      Kesinlikle mükemmel erkek ya da kadın yoktur, herkesin muhakkak bir kusuru vardır, önemli olan birbirini bu şekilde tamamlayabilmek. Tabii bir olmayı çok zorlaştıracak bazı şeyler hariç.
      Doktor bana durumunu merak ettiği için arıyor gibi geldi, sanırım sence de öyle değil mi?
      Yeni yazılarda buluşmak dileğiyle.

    • Nee… Dizi izlemeyecek misin? Gitti güzelim yazılar ^^

      • Gözde E.

        Yaz dizilerini diyor diye biliyorum, aksi olursa benden de “Nee?”

  • Hande Aykan

    Açıkçası ben ilk bölümden güzel bir enerji aldım. Bölümden hiç sıkılmadan koca bölümü bitirdim. Yalnız bu kaslara abanma konusunu biraz azaltırlarsa daha hoş olur. Ben de kadınların küçük düşürüldüğünü düşünmedim. Her kadına en az bir kere böylesi denk gelmiştir. Ve bir şekilde aldatılmışlardır diye düşünüyorum. Önünüze çıkan her erkekten de hayat arkadaşı olmaz mesajını veriyor. Tek gecelik ilişkilere gelince de bu erkeğin tercihi olduğu kadar kadının da tercihi olabiliyor. Dünya üzerinde çeşit çeşit insan var sonuçta.
    – Ezgi gerçek bir aşkın var olduğuna olan inancı ile kendime benzettiğim ama biraz saf bulduğum bir karakter. Erkekler ve ilişkiler dünyasından bi haber o yaşa gelebilmesi bile büyük bir başarı. O adam için o kadar acı çekmeye değmez ama bence asıl onun için harcadığı üç yıllına acıyordur diye düşünüyorum. Ezgi olduğu gibi olması ve doğallığının bir avantaj olduğunun Özgür bir çapkın tarafından ifade edilmesi benim hoşuma gitti. Doğallığın kazandıracağı mesajı verilmiş gibi hissettim. Bir diğer benzer özelliğimiz de bay yanlışları kendimize çekme özelliğimiz ama benim bu konuda teorim farklı. Bir şekilde zihnimin bir yerinde kötü çocuklara ya da adamlara çekilmeme neden olan bir kötülük zerresi var diye düşünüyorum. Zihinleri ne kadar çarpıksa o kadar iyi anlıyorum onları. Ya da bir diğer teorim ise kendimde olmayana çekildiğim ve arzuladığım şeklinde. Dizilerde bile bu başıma gelirdi. O adamlarda karşı koyamadığım bir karizma var. O yüzden onu anlıyorum. Ama arkasından altı ay ağladığı adamın benimkilerden herhangi birinin karizmasına da sahip olmadığını belirtmek istiyorum. Ezgi ile aramda benzerliklerimiz yoluyla bir bağ kurdum. Açıkçası Dolunay dizisini de izlemiştim ama Nazlı aramda öyle bir bağ kurulmamıştı. Ayrıca benim dışımda da Japonca deyince Nazlı’yı anımsayanlar olması güzel. Umarım Ezgi sakar yaz kızlarından biri olmaz. Annesi aynı benim annem. Eğlenceli olma bakımından değil ben senin yaşındayken ki muhabbetlerinden dolayı.
    – Özgür’e gelince o bir bay yanlışta olması gereken her şeye sahip ama kadınlar konusunda bir düşmanlığını görmedim. Belki de zamanında kalbi kırılmıştır. Ben kalbi kırık erkeklere de dayanamam tam olur. Dediğim gibi çıplaklık ve duş sahnelerini azaltmaları lazım. Onun dışında Özgür’ün karakterini kesinlikle Ferit karakterinden daha çok sevdim. Ben Erkenci Kuş dizisini izledim ama pek Can taraftarı biri değildim. Bunun dışında ilişkiler hakkında söylediklerinde büyük bir doğruluk payı olduğuna inanıyorum. İlişkilerde bir güç dengesi durumu söz konusu. Kadınlar erkeklerini yönlendirmeyi de bilmeli biraz. Çünkü erkekler hep çocuklar. Buz dünya tatlısı bir köpek. Onun gibi sadık bir dost iyi olurdu.
    – Kuzen Cansu. Koca meraklısı ve Bay Doğru takıntılı. Belli bir yaştan sonra kendini evlenip çoluk çocuk doğurmak zorunda hisseden kadınlar var. Üstelik her ne kadar ben modern bir iş kadınıyım dese de içlerinden geleneksel kadınlar çıkabiliyor. Ama Gürgen Öz’ün canlandırdığı Levent ile evlenmeyi anca rüyasında görür. Onun gibi bir kadının o adamın evlenmeye niyeti olmadığını anlaması lazım aslında. Adam yeşilçam tadında dramatik konuşmaları ile göz boyuyor. İyi işi olan adamların da bay yanlış olabileceğini biri ona söylemeli.
    – Ezgi’nin arkadaşı Deniz’e ise bayıldım. Mesleğinde yükselme hırsına sahip ama aynı zamanda kimseye kolay güvenmeyen bir kadın portresi çiziyor ki aklı başında bir insanın zaten insanlara pek de güvenmemesi gerekiyor. Bence “insan insanın kurdudur” iyisini yapacağına inan ama her zaman daha kötüsünü yapabileceğine hazırlıklı ol. Babam bir önceki dizisi Elimi Bırakma da adı Cansu olduğu için onun şakasını hemen patlattı ama. Bence kızlar içinde ayağı yere en iyi basan o.
    – Özgür’ün restoranda çalışan arkadaşı adını hatırlayamadım ama Afili Aşk dizisinde Volkan olarak izlerken büyük keyif alıyordum. İlk bölüm pek bir şey göremedik ama umarım sahneleri artarak devam eder. Bana da arkadaşlık çok geçmedi. Onu daha hiç sahneleri olmadığı halde rahat ve zen ruh hali nedeniyle fazlasıyla gergin Deniz ile shiplemiş olmam garip mi acaba?
    – Barmeni oynayan Anıl Çelik’in durumuna gelecek olursak eğer kim kız arkadaşına Minnoşum der hadi dedi nasıl bir kız ki o isimle anılmayı sorun etmiyor merak ettim. Gizem bu dizinin kaybedeni garanti.
    – Özgür’ü annesi Nevin karakteri için daha iyi birini seçemezlerdi. Bu kadına bayılıyorum gerçekten. Tam geleneksel erkek annesi. Oğlunu evlendirip torunlarını yarıştırma peşinde. Onun dışında kız kardeşi Ebru’yu oynayan oyuncu Ver Elini şk dizisinde en sevdiğim karakterlerden biriydi. Umarım onun da sahneleri artarak devam eder. Zira onun kızlar grubuna dahil olduğunu hayal edebiliyorum. Bence Ezgi ile çabucak kaynaşması muhtemel.
    – Bu dizi bana Gerard Butler filmi olan The Ugly Truth filminin bir uyarlaması gibi geldiğinden doktor Serdar sayesinde işinde ve kariyerde başarılı olan ve insan içinde saygı gören erkeklerinde bay doğru olamayacağını göreceğiz gibi geliyor. Bu iyi kısmet faslına dokundurma yapılmış gibi. Üstelik kötü biri olmasına gerek yok kağıt üstünde doğru görünen biri pekala yanlış olabilir. Kalplerin, ruhların, zihinlerin ve biraz da fiziki kimyanın uyuşması meselesi bu. Benim bir sevgilim vardı zamanında. Herkes onunla ilk tanıştığımda hakkında ne kadar kötü bir adam olduğunu, kalbimi kırabileceğini hatta kahvaltı da kalp yiyen cinste olduğunu söylüyorlardı ama sonuçta yanıldılar. Belki de gönül olaylarım içinde kalbimi kırmayan nadir adamlardan biri olmuştur. Görüntü aldatıcı olabiliyor. İnsan içinde başka ikili ilişkiler söz konusu olduğunda başka bir matematik dönüyor.
    – Sonuç olarak eli yüzü düzgün bir iş. Bana kalırsa bir bay yanlış olduğunu sanmıyorum. Sadece doğru eşleşme olmamış ilişkiler söz konusu. Son olarak eli yüzü düzgün bir yaz işi olmuş. Umarım karakterler ilerleyen bölümlerde daha da altı doldurularak işlenir.

    • Gözde E.

      Selam Handeciğim, hoş geldin.

      -Kesinlikle eli yüzü düzgün bir iş, yaz dizisi olarak kalitesini ortaya koydu ilk bölümden.
      -Ezgi’yi ben de kendime benzettim, hem de fazlasıyla. O yüzden senin gibi ben de onunla aramda bağ kurdum ilk bölümden. Ezgi kendini terk eden sevgilisine mi giden yıllarına mı ağlıyor sorusunun bende cevabı net değil, kendimi düşünerek bile veremiyorum 🙂 Aslında ölümlerdeki gibi biraz da gidene değil, kendimize ağlıyoruz daha çok. Ezgi sakar bir kız gibi gelmedi bana ve olmasın da yaz dizilerinden Kalp Atışı’ndaki Eylül gibi mesela.
      -Aynen önemli olan iyi iş değil iyi insan olmak. Levent’in karakterini tam bilemiyoruz, şimdilik iyi insan değildir diyemeyeceğim. Cansu Levent’le evlenemez mi diyorsun bu arada? Tüh… Ben ikisini yakıştırmıştım.
      -Ben de Deniz ve Ozan’ı shipledim senin gibi, yalnız değilsin. Karakter tanıtımlarında okuduklarım kesin bu ikisi bir arada olur dedirtti. Bir tanışsınlar, gerisi gelir. 🙂

      -Özgür’e kadın düşmanı yazmamım sebebi Ezgi öyle dediği için, yoksa düşman değil elbette 🙂 Hatta çok seviyor bile diyebiliriz :))) Buna sebep olan şeyi görmeyi merakla bekliyorum. Özgür’ün farklı yönlerini keşfetmek istiyorum. Dolunay’daki Ferit’i de çok sevmiştim, şu an ayrım yapamıyorum.
      -Minnoşum kelimesini ben sevimli buldum, bana denilse sorun etmezdim açıkçası.
      -Filmi duymuştum ama seyretmek kısmet olmadı. En kısa zamanda bakılacak o halde.

      Unutmadan, ikili ilişkiler ve hayatın hakkındaki yorumlarındaki üslubunu ve samimiyetini çok beğendiğimi de eklemeliyim. Hayat karşına güzellikler çıkarsın en doğru zamanda. Sevgiler.

      • Hande Aykan

        Üslubumu ve samimiyetimi beğenmiş olmana sevindim. Yazarken bir an için acaba fazla kişisel bir yazı mı yazıyorum diye düşünmüştüm. Ama görüşlerimizden karakter değerlendirmemize kadar birçok alanda kişisel deneyimlerin etkisinin büyük olduğuma inanıyorum.

        • Gözde E.

          Boş ver kişisel olsun, burda biz bizeyiz 🙂 Bu hafta da bildiririm mutlaka. Kolay gelsin çok, başarılar diliyorum.

          • Hande Aykan

            Sağ ol. Senin yazılarını değerlendirmek hoşuma gidiyor. Hele de bölümler üzerinden çıkarım yapmak.Televizyona kim aptal kutusu demişse halt etmiş bence. İnsan isterse karakterlerden bile hayata dair bir şeyler çıkarabilir.

          • Hande Aykan

            İkinci bölümü izledin mi bilmiyorum ama Deniz ve Ozan için söylediğimiz şeyin gerçek olması senaryonun fazla bilindik olmasından mı yoksa bir nevi kehanet durumu mu yaşanmasından oldu bilemiyorum.

          • Gözde E.

            Evet canım, yazı yayınlanmak üzere, orada da belirttim 🙂

          • Gözde E.

            Handeciğim 2. Bölüm yazısına uğramadın…

          • Hande Aykan

            Yazıyı okudum ama ödevlerden sınavlardan vakit olmadı. En kısa zamanda yorum gelecek.

          • Gözde E.

            Yorum gelene kadar 3. Bölüm yazısı geldi 🙂 Çatı Katı Aşk ve Sen Çal Kapımı yazılarımıza da bekleriz, vaktin olursa.

          • Hande Aykan

            Bu cuma günü tüm derslerim bitiyor. Ondan sonra tamamen boşum. Hepsi için ayrı ayrı zaman ayırıp yazacağım. Söz veriyorum.

          • Gözde E.

            Kolay gelsin, başarılar.

  • badem

    Merhaba Gözdecim,
    Kalemine sağlık. Yeniden bu platformda buluşuyor olmak memnun edici:)
    Ilk defa bu yazı dizisiz geçirme planları yaparken bir anda kendimi ( elbette ki dış mihrakların da etkisiyle 🙈) ilk bölümü seyrederken buldum.
    Ilk satırlarda yöneltmiş olduğunun sorunun cevabını vererek başlayayım: benim beklentim; sıcak yaz akşamlarına keyif katmak, eğlenceli vakit geçirmek, stresimi bir nebze olsun unutmak… Bu bağlamda ekran karşısına geçip çoğunlukla memnun bir şekilde ayrılıyorum.
    Bölümü yer yer sarkan sahneler haricinde beğendim. Dolunay dizisinden tescilli olan Özge – Can uyumu burada da başarıyla kendini gösterdi. Ancak jenerikte Can Yaman’ın değil Özge Gürel’in önde yer almasını yeğlerdim. Ne yazık ki son dönemde jenerik sıralamasında popülerlik ön plana çıkıyor.
    Ezgi ile Özgür’ün ilk karşılaşmaları ve sonrasındaki tesadüfler silsilesi tebessüm ettirdi. Ne diyorduk; klişe candır:)
    Yan karakterlerden en çok ilgimi çeken tuhaf konuşma tarzı ile Gürgen Öz karakteri oldu. Yaz dizileri çoğunlukla fenomen bir karakter yaratır; buradaki yıldızımız da Levent olacak gibi hissettim. Bakalım yanılacak mıyım?
    Anıl Çelik “Ceycey” karakteri ile Erkenci Kuş’un fenomenlerindendi. Henüz çok göremedik, tanıyamadık ama kendisinin potansiyelini bildiğim için gelecek bölümler için çok umutluyum.
    Diğer yan karakterleri de sevdim. Şu an itibariyle abartılı bir karakter var gibi de görünmüyor.
    Abartılı karakter yok ama abartılı kas şov var:) Çoğu kadın gibi ben de kas görmeyi sevsem de bu kadarı cidden çok fazlaydı. Kesinlikle senaryonun ve oyunculukların önüne geçmemeli. Umarım uzun süre bununla sınanmak zorunda kalmayız.
    Ezgi’nin Özgür’ün teklifini kabul edeceği fragman seyredilmeden de öngörülebilir bir şeydi. Esas hikaye şimdi başlayacak; oyunun aşka dönüşmesi…
    Cuma akşamları artık blokeyim. Yolu uzun, reytingi bol olsun. Önümüzdeki hafta görüşmek dileğiyle…

    • Gözde E.

      Merhaba Badeciğim, hoş geldin. Evet, nihayet buluştuk, özlemişim 🙂
      Dış mihrak mı? O da kim? 😛
      Ben de jenerikte Özge Gürel’in başta olması gerektiğini düşünüyorum, hikayedeki ana karakter Ezgi çünkü. Dizinin ismine Özgür’ün sebep olması durumu değiştirmez.

      Kas görmeyi sevdiğini bilmiyordum :)))) Ben çok sevmiyorum, iyi ki beyim kaslı değil :))))) Ama dizi ve filmlerde makul miktarda olmasından şikayet etmem tabii.
      Cuma akşamları eylülden sonra çifte blokesin diyerek düzeltmemi yapıyor, görüşmek üzere diyorum.

      • badem

        Yeni sezonda içine düşeceğim girdabı şimdiden hatırlatmasan iyiydi:) Ne güzel mutlu mesut tek tabanca yoluma devam ediyordum;)

        • Gözde E.

          Ben tek tabanca olamıyorsam yanıma elbet bir yoldaş gelmeliydi :))