BAY YANLIŞ – Aşktan Korkma

Bay Yanlış  4.bölüm  AB’de 4,31  ve Total’de 5,17  reyting ile zirvede.  ABC1’de ise  4,80 reyting ile MasterChef Türkiye’nin arkasından 2. sırada…

Bölüm izlenimleri konuk yazarım Gözde ‘nin kaleminden. Keyifli okumalar ^^  (For my foreign followers, please go to select language section on the top right side of the screen for google translate.)

 
   
 

 

Aşk bu hayatta hissedilebilecek en özel, en güzel duygu. Aşık olabilen yeryüzünün en şanslı insanı. Peki aşktan neden korkar insan? Neden kaçar duygularından? Ezgi de Özgür de kaçıyor kalplerinde birbirlerine karşı yeşeren aşktan. Bölüm boyunca hem aşklarını, hem de bu aşkı yaşamaktan korktuklarını çok net hissettirdiler bize. Ama ne demişler “Korkunun ecele faydası yok.” O korkular bir gün geçecek ve ikiniz de birbirinize aşkınızı haykıracaksınız.

Geçtiğimiz bölümü tekneyle açılan Ezgi ve Özgür’ün denizde öpüşecekleri anda noktalamıştık. Öpüşme gerçekleşmedi çünkü son anda Özgür kendini engelledi. Bölümün genelindeki havaya göre hislerini kendine daha geç itiraf eden de O olacak besbelli. Zaten karakteri ve aşktan kaçmasına neden olan şey gereği hislerini kabullenip bunu Ezgi’ye itiraf etmesi de hiç kolay değil. Her ikisi de birbirlerine asla aşık olmayacaklarını iddia etseler de çoktan oldular. Ne kadar da iddialı sözler sarf ediyorlar hislerini gizleyebilmek için. Bir de her ikisi de diğeri ona aşık olmayacağını, karşısındakini beğenmediğini falan söylediğinde bozulmamış ayağına yatmazlar mı? Haydi oradan. İkiniz de birbiriniz tarafından sevilmek istiyorsunuz deli gibi.

Birbirlerini tanıdıkları günden beri ikisinin de başına gelmeyen kalmadı malum. Bu defa da geceyi ıssız bir adada geçirmek zorunda kaldılar, ardından da uyuşturucu kaçakçıları tarafından rehin alındılar. Yakınlaşma ardından adaya gitmelerine kadarki süreçte olan biteni yazsam buradan Mars’a yol olur. Aslında bunca olan biten kötü şeyin sonunda onlar için çok güzel bir aşk başlayacak. Ne demişler “Her şerde bir hayır vardır.” Yalnız Ezgi onca yaptığın fevri hareket ve sakarlığa rağmen suçu Özgür’e atmayı bıraksan mı acaba? Tamam Cansu ve Deniz gerçekleri öğrendi diye gerildin, panik oldun, ama bir eline koluna hakim ol. ^^ Özgür’ün bu yönünü seviyorum: En sıkıntılı anlarda bile soğukkanlı.

Ozan, gerçekleri ağzından kaçırınca Cansu ile Deniz bu sevgililik oyununu öğrendiler. Tabii oyun gerçeğe dönüşebilir, Ezgi yine hayal kırıklığı yaşayabilir, bir de telefonuna ulaşılamıyor diye endişelendiler haklı olarak ve Göcek’e yanına gitmeye karar verdiler. Ne de olsa Özgür Bay Yanlış. Ama gerçek aşkın olduğu yerde kimin hükmü geçer ki? Mantık, kalbin sesini susturabilir mi? Belki geçici bir süre. Göcek’te Ezgi’ye “Ezgi, bana sakın Özgür’e aşık olduğunu söyleme. Olmadın değil mi?” diye sorduklarında aldıkları cevap da sadece susturulmaya çalışılan bir kalbin sesi. Ama Ezgi onlara bal gibi yalan söylediğini çok iyi biliyor. Eğer onlar da Ezgi’yi biraz tanıyorlarsa bu söylediğine inanmamışlardır.

 

bay yanlış

 

Aslında zodyakın benzini bitmese Ezgi ile Özgür akşam vakti ıssız adalara düşmezdi ama hayat beklenmedik sürprizlerle dolu gerçekten. Bu ıssız ada macerası da Ezgi ile Özgür’ü birbirine daha çok yakınlaştırmak için hayatın bir sürpriziydi onlara. Ezgi bu bölüm hem kendini, hem Özgür’ü ne güzel analiz etti. Kesinlikle duygulu, düşünceli, merhametli bir adam. Geçen bölüm ne kadar güzel ilgilendi Ezgi hasta olunca. Annesine ve kız kardeşi Ebru’ya gösterdiği değer ortada. Özgür’de bağlanma korkusu olduğu apaçık. Çünkü sevdiğini kaybetmekten korkuyor. Ama neden? Ya daha önceki ilişkisinde çok aşık oldu ve terk edildi veya sevgilisi vefat etti. Ya da babasıyla ilgili bu durum. Annesinin babasının kaybından sonra çektiği acı O’nu korkutmuş olabilir. Birbirlerine çok aşık bir çiftmiş. Beş yıl geçmiş olmasına rağmen Sevim hala yas sürecinde gibi geldi bana babadan bahsedilen sahnelerde. Özgür annesine çok düşkün. Vefattan sonraki ilk dönemleri birlikte yaşadılarsa, annesinin halinden fazlaca etkilenmiş olması çok doğal.

Ezgi ise babasız büyümesinin etkisiyle büyük bir ilgi açlığına sahip. Babasından göremediği ilgiye, sevgiye hasret. O’na iki tatlı söz söylendi mi karşısındaki de kendi ilgisine gerçekten layık mı diye düşünmüyor. Bunu hiç tartmadan yelkenleri suya indiriveriyor. Ve ne yazık ki bir de üzerine aile kurma isteği eklenince ilişkiye hemen büyük anlamlar yükleyip hatalar yapıyor. Soner’den yediği son darbe ve Özgür’den öğrendikleriyle şimdi çok daha temkinli. Ama planladığı gibi Serdar’a değil; Özgür’e karşı temkinli aslında. Yine de aşk bu, denizde yakınlaştıklarında kendine engel olamadı ve Özgür kendini geri çekmese o öpüşme gerçekleşecekti.

Issız adada Ezgi çantasındakileri gösterdikten sonra Özgür “Derler ya böyle ıssız adaya düşsen yanına alacağın üç şey. Üç şeye gerek yok. Seni alsak yeter.” derken aslında “Yanımda sen olsan bana yeter.” demek istedi. Çantanın içindeki su, bisküvi, fener vb. bunlar bahane. Özgür, nasıl Ezgi’nin tedbirli olmasından etkilendiyse, Ezgi de O’nun sorumluluk sahibi olmasından. Ezgi’nin oltayla kesilen ayağı için pansuman malzemelerini yanına almayı unutmamıştı ve annesi onları deli gibi merak edeceği için aklı sürekli ondaydı.

 

bay yanlış

 

Ayrıca sabah birbirlerine sarılarak uyandıklarını ve onları rehin alan adamlardan kurtulduklarında birbirlerine nasıl sarıldıklarını da atlamayalım. Özgür az kalsın Ezgi’yi yine öpecekti. Acaba ben mi yanılıyorum, tam tersi ilk adımı atan O mu olacak?

Issız adada en güldüğüm şey oradaki keçiydi. Elleriyle besleyip sevdikleri, hem zodyaklarının ipini kemiren ama adamlar onları rehin aldıklarında ellerine bağlanan ipleri de… Ama adadan kaçarken keçiyi de yanlarına alırlar diye düşünmedim desem yalan olur. ^^ Bu arada dişi keçiye Fitnat ismini vermeleri ise şahane bir detaydı. Ne de olsa evden kaçıp tekneyle açılmalarına sebep olan Fitnat Yenge idi. ^^

 

bay yanlış
Mikser Fitnat

 

Fitnat Yenge bu bölümde de aralıksız güldürdü. Tam bir mikser kendisi. Sevim’in kafasını ne de güzel karıştırdı, az kalsın oğlunu kendine düşman edecek diye Ezgi’den soğuyordu. Sevim’in bahsettiği Fitnat’ın kötü gelinini görmek isterim dizide. Levent’in ailesi ya da Deniz’in hukuk bürosundaki rakibi yerine Fitnat’ın ailesi daha eğlenceli olacaktır. Sayesinde Ebru’nun ilk nişanlısı tarafından düğüne bir ay kala terk edildiğini de öğrendik. Ezgi ile Özgür geldiğinde, Özgür’ün Fitnat’ın taramalı tüfek gibi sıraladığı sorular karşısında O’nu durdurma şekline hasta oldum. Yalnız yüzünden tutmak yetmez, ağzına bant yapıştırmak lazım. Böyle yenge cidden evlerden ırak.

 

bay yanlış
Levent vs Fitnat :Tam bir soğuk savaş

 

Levent’le aralarındaki etkileşime bittim. İkide bir birbirlerini kesmeleri, kaçamak bakışmaları. ^^

 

bay yanlış

 

Levent’in de bu bölüm inanılmaz öne çıktığını ve çok güldürdüğünü söylemeliyim. Yerli yersiz efsane analizleri yok mu. Cansu ve Deniz’le birlikte Göcek’e gelmesiyle Cansu’ya olan aşkını ispat etti ve gözüme girmeye başladı. Ama evlenme konusunda sallanmaya devam ederse yine düşebilir. Evlilik ve alyans konularında Fitnat O’nu sıkıştırdığında verdiği cevaplar yakışmadı. Başarısız bir evlilik geçirdiği için, kızı tepki verebileceği için korkması normal ama bir kadınla gezip tozup onu oyalaması da hiç yakışık almıyor. Yalnız Cansu’nun o beğenmediği Özgür’ün taktiklerini uygulaması ve Levent’te işe yaraması da Özgür’ü beğenmeyen Cansu’ya kapak olsun. ^^

 

bay yanlış
Şahane Dünürler

 

Yalnız bölümün asıl en büyük sürprizi haber alınamayınca kalkıp Göcek’e gelen Nevin ile Ünal’dı. Nevin ile Sevim şaka maka resmen dünürlüğe doğru tam gaz ilerliyor. Ezgi ile Özgür bu gidişle kendilerini aniden nikah masasında bulmazsa iyi. Genelde film ve dizilerde zengin kayınvalide gelin adayını beğenmez, dünürüyle de pek anlaşamaz ama burada tam aksine hızla kaynaşıverdiler. Onca benzer senaryodan sonra bu alışılagelmedik durumu seyretmek çok daha keyifli.

Nevin ile Ünal’ın ilerleyen bölümlerde İstanbul’da bir kahvaltıcı açacaklarının sinyali de bize verildi. Dizi kış sezonunda devam ederse Sevim de İstanbul’a taşınır ve dünürler can ciğer kuzu sarması olurlar iyice.

Aslında Ezgi ile Özgür, Nevinlerin de geldiğini duyunca bu oyuna bir son vermeye karar verip ailelere ayrıldık diyeceklerdi, dediler de… Ama son anda Ezgi vazgeçtik deyince Özgür nasıl da hem şaşırıp hem gizliden gizliye mutlu oldu. Bu haliniz gözümüzden kaçmadı Özgür Bey. Ailelerden çok aslında ikisi mutlu oldular oyunun sürmesine.

 

bay yanlış

 

Ebru’nun kına organizasyonu bu olaylardan dolayı iptal olmak zorunda kalınca daha önce bu işi yapan Ezgi organizasyonu üstlendi ve herkes el birliğiyle Ebru’nun hayalini gerçekleştirdi. Çalışırken Ezgi ile Özgür’ün ara ara birbirine nasıl baktığını fark etmemek imkansızdı. Birlikte bir şeyler yaparken ne kadar da mutlulardı. Aynı mekanda çalışırken de böyle mutlulukla, güzel işlere imza atacaklar yakında. Tabii Gizem ve zorla ona destek olacak Emre köstek olmazlarsa. Unutmadan, Emre’ye bu bölümde nihayet ısındığımı eklemek istiyorum. Cansu, Deniz ve Ozan konuşması sırasındaki ikide bir lafa karışmaları, keyifli yorumlarıyla bu nihayet gülebildim karaktere.

 

bay yanlış
C vitamini önemli

 

Kına gecesi, düğün gibi adetlerin abartılı organizasyonlarla gerçekleşmesinden pek hoşlanan biri değilim. Sade bir düğün eğlencesi yapılabilir. Bu konuda Levent’in fikirleri benim iç sesime çok yakındı.

“Misal taht üzerinde evlenen var yahu. N’oluyorsun kardeşim? Baban da mı padişahtı derler. Başka bir örnek: Tepsi üzerinde gelen var yahu. Çok saçma. Pide misin sen kardeşim? Değil mi ama?”

Ama kalkıp da Cansu’nun yanında söylenmez ki bunlar… Belki O senin gibi aile arasında sade bir nikah istemiyor? İlk evliliği olacak, onun istekleriyle senin düşüncelerinin arasında bir orta yol bulmanız gerekecek. Özgür bile senden daha iyi biliyor böyle konuşulmayacağını sevgilinin yanında.

bay yanlış

 

Levent, Deniz ile Ozan arasındaki etkiletişimi de fark etti ve bu ilişkinin gerçekleşmesinde ciddi rol oynayacak gibi görünüyor. Ozan’la da iyi anlaştılar.

Deniz artık kontrolü biraz kaybetse ne güzel olacak. Kaç yıl geçmiş boşanmasının üzerinden, artık aşka yeniden kapılarını açabilir ki yavaş yavaş açmaya da başladı. Ozan’la birbirinize ne de güzel gülüyorsunuz siz öyle? Ayrıca ailecek edilen kahvaltıda Sevim’le Fitnat, Ozan için bekar kızları sayarken bayağı bozuldu.

 

Sen de aşktan korkma artık Denizciğim. Bütün erkekler senin eski kocan gibi olmak zorunda değil. Tamam, Cansu ve Ezgi’nin sevgili ve evlenme olaylarına bakışı biraz abartılı ama öte yanda senin kontrollü halin de fazlasıyla abartılı değil mi?

 

bay yanlış

 

Ebru’nun yaptıkları için Ezgi’ye teşekkür konuşmasındaki dileklerine tüm kalbimle katılıyorum.

 

“İnşallah ağabeyimle hiç ayrılmazsınız ve çok mutlu olursunuz.”

 

Kına gecesinde Ezgi ile Özgür karşılıklı oynarken ileride kendi düğünlerinde de ne güzel karşılıklı oynarlar diye düşünmeyen yoktur sanırım. Acaba ailelerin de işe müdahil olmasıyla işler sahte evlilik oyunundan sahne evliliğe doğru gider de çarçabuk bir düğün seyreder miyiz? Yoksa aşkın akışında mı ilerleyecek her şey? Her hafta senaristlerimiz öyle şaşırtıcı şeyler yazıyorlar ki kestirmek güç.

 

 

Mesela hiç aklınıza Soner’le nişanlısının dizide kalıcı olacağı gelir miydi? Ben ilk bölümden sonra görmeyiz derken şimdi de nişanlısıyla bebeklerini anne karnında kaybettiler. Bu olay aralarını bozar da Soner, tekrar Ezgi’nin etrafında dolanmaya başlar mı acaba? Mümkünse Solucan Bey Ezgi’den uzak dursun, zaten şu an Serdar’ın varlığı yetiyor EzGür’ün arasına kara kedi olmaya.

Serdar demişken; senaristleri Serdar’ı da Göcek’e getirip olayları iyice karıştırdıkları için tebrik ediyorum. Ezgi, Özgür ve arkadaşları tam yeni bir tekne turuna çıkacakken birden Serdar Ezgi’ye seslenmez mi? Yok artık diyor ve bu cuma oyun içinde oyun olan yeni bölümü merakla bekliyorum.
Tüm ekibin emeklerine sağlık.
Tweetiyle yazıma renk katan elifamakendinceyorumcu⁹ ‘a çok teşekkürler.

 

Bay Yanlış dizi yorumları için tıklayın.

Bay Yanlış 4.Bölüm Kamera Arkası

 

Bay Yanlış 5.Bölüm Fragmanlar

 

 

 

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid

İlgili diğer Yazılar