İzledim

BAY YANLIŞ – Resmen Aşığız

Bay Yanlış bayram ertesi yayına giren 6.bölümünde  TOTAL’de zirvedeki yerini kaybederek 4,76 reytingle ikinci, AB’de 4,16 reytingle üçüncü, ABC1’de 4,37 reytingle ikinci oldu!

Bölüm izlenimleri konuk yazarım Gözde ‘nin kaleminden. Keyifli okumalar ^^ (For my foreign followers, please go to select language section  for google translate. On the top right side of the screen for desktop, Last line on the hamburger menu bar for mobile) 

 

Bu bölümü tek kelimeyle özetleyecek olsam kesinlikle “Yüzleşme” derdim. Nedeni belli. Başrol karakterlerimiz Ezgi de Özgür de hisleriyle yüzleştiler. Artık ikisi de bal gibi biliyor karşısındakine aşık olduğunu. Sadece birbirlerine itiraf etmek kaldı şimdi.

Geçtiğimiz bölümde Göcek’e veda edip yeniden İstanbul’a döndü baş rollerimiz. Şimdi yola tekrar komşu, ilişki koçu-öğrenci ve iş arkadaşı olarak devam edecekler. Başta iş arkadaşlığına özellikle Can Yaman’ın son rol aldığı Erkenci Kuş’la benzerlik olacağı için karşı çıkmıştım ama senaryoya fazlasıyla katkısı olduğu aşikâr. Birbirlerinden asla kaçamayacaklar böylelikle. ^^

Her ikisi de hislerinin farkında ama sanki Özgür kartlarını daha açık oynamaya başladı. Birlikte işe gidecekleri ilk sabah asansörde Ezgi’nin saçlarını koklayıp açık açık “Sen parfümünü mü değiştirdin?” diye sorabildi mesela. Yani O’nunla ilgili bu detaya dikkat etmesi yetmezmiş gibi, bunu belli etmekten de çekinmedi.

Aslında annesi aradığında Ezgi’den ayrılmadığını sadece başına yeni birini sarmasın diye değil, bu oyunu bitirmek istemediği için de söylemedi. Ezgi iş yerinde yanına gelip ailelere ne diyeceklerini sorduğundaki hüzünlü hali de bu yüzdendi. Zaten bu bölümde genel olarak önceki bölümlere göre daha durgun, sakin bir Özgür seyrettik. Bölümün geneli de genel olarak daha sakin bir havada geçti önceki bölümlere göre. EzGür’ün duygusal havasının etkisi olsa gerek.

 

 

Ezgi ile Özgür’ü gelinlik-damatlıkla gördüğümüz sahnenin gerçek olamayacağı belliydi, bu yüzden hayal kırıklığına uğramadım. Ezgi’nin hayal ettiği bu anları gerçek hayatta görmek için uzun zaman bekleyeceğimizi düşünürsek onları böyle görmek çok tatmin ediciydi. Bu bölümde Özgür’ü uzun kollu gömlekten sonra bir de bu sahnede smokinle görmeyi başta garipsesem de kesinlikle çok yakışmış bu kıyafetler. Can Yaman’ın Tudors firmasıyla yaptığı anlaşma sağ olsun Özgür’ü artık kollu üstlerle de görebileceğiz. Kolsuz tişörtler yakışsa da bunun da fazlası ister istemez göze batıyordu.

 

 

Özgür’ün rüyası ise şaşırtıcıydı benim için. Yani bu rüyayı Ezgi görse normal karşılardım ama Özgür görünce garipsedim. Nedense Özgür, dışardan bir şeyleri kafaya takıp, bilinçaltının etkisiyle onu rüyasında görmeyecek biri gibi geldi bana hep. Hani hiçbir şeyi kafaya takmayan, rahat bir adam imajı çiziyor ya o yüzden. Aslında O’nun da bizler gibi olduğunu, hatta Ezgi’nin de dediği gibi derin biri olduğunu göz ardı etmemeliyiz. Rüyanın birden kabusa dönüşmesi ve Ezgi’yi Serdar’a kaptırmış olması gerçek hayatta da bundan korktuğunu gösteriyor. Ama yemeğe gitmesine engel olmak için yine de hiçbir çaba göstermedi, sadece ilk akşam yemek iptal olduğunda sevindi o kadar. Çünkü her ne kadar aşık da olsa, hala aşktan korkan bir adam var karşımızda. Aslında yemeğe gitmesine engel olacak adımı atmayıp sonra anneleriyle çıktığı yemeği Serdar’la olan sanınca bozulmaya çok da hakkı yok bu yüzden. Ah bir de Ezgi’nin suratına telefonu kapattı yahu, kapatmasaydı annelerinin geldiğini öğrenecekti. Keşke Ezgi de en baştan anneleriyle olduğunu söylemeyi akıl edebilseydi.

Ezgi’nin kalbinde Özgür varken, Serdar’la yemeğe gitmemesi gerektiğini düşünmesi, bahaneler arayıp yemeği iptal etmeye çalışması bence çok doğruydu. Eğer bir de O’nunla flört için görüşmeyi keserse çok daha dürüst davranmış olacak. Zaten aslında istemiyorken yemek teklifini reddetmemesi Özgür’ü Yeşim’den kıskanması yüzündendi. Yeşim restorana özür dilemeye geliyor, bir de ne diye Özgür’ün suratına dokunuyorsa? Fazla laubali bir hareketti. Muhtemelen Ezgi yine Yeşim’i kıskandığı için Serdar’la görüşmeyi bırakmayacak, boşu boşuna Serdar’ı ümitlendirmiş olacak. Özgür’e aşıkken Serdar’la sevgili, ileride de karı- koca olabilir mi? Benim cevabım belli: Hayır.

 

 

Ezgi’nin Özgür’e sinirlenip O’na yakınlaştığı, dokunarak etkilemeye çalıştığı sahnede bir yandan Özgür’ün kendisine karşı hislerini de sorgulamış oldu. Özgür kendisini etkilediğini kabul etti. Aslında Ezgi, Özgür’e O’nu anlayamadığı için sinirlendi. Özgür, Serdar’la yemeğe gidecek olmasından dolayı o kadar rahatsızdı ki; sanki aksini düşünüyormuş, yemeği hiç umursamıyormuş, Ezgi’ye de bir şey hissetmiyormuş gibi bir havadaydı. Ama Ezgi manasızca kendini, kadınlığını küçümsüyor sandı. Halbuki Özgür daha ilk günden Ezgi’nin doğal güzelliğini beğendiğini söylemişti yüzüne.
Özgür’ün burada Ezgi’ye ilişkiler konusunda verdiği ders ise bekar olsaydım eminim çok işime yarardı:

 

“Karşındaki bir kat kıyafet çıkarttığında, sen hemen savunma mekanizmanı indirerek soyunmaya başlıyorsun. Tüm kalbini, içini, tüm saflığını göstermeye başlıyorsun. Bu kadar kolay elde edilmen de seni değersizleştirmeye başlıyor.”

 

Gerçekten de pek çoğumuz ilişkilerimizde bu hatayı yapıyoruz. Dizinin bu açıdan bakıldığında yol gösterici yanları da olduğu apaçık. Klasik, klişe bir romantik komedi olarak değerlendirmemeliyiz.

 

 

Ve nihayet başta romantik komedilerin vazgeçilmezi olan mutfak sahnesi bu bölümde karşımıza çıktı. Her ne kadar Ezgi ile Özgür birlikte yemek yapmıyor olsalar da yemek sonrası bulaşıkları makineye yerleştirdiler. O yüzden mutfak sahnesi gerçekleşti diyebiliriz. O anlarda yine birbirlerine yaklaştıklarında aralarındaki elektrik çok netti. Özgür, Ezgi’nin saçlarını koklamaktan bir hal oldu bu bölüm. Saç koklamayı da çok romantik bulmuşumdur hep.

 

 

Deniz ile Ozan’ın arasındaki ilişki dinamiği çok iyi işleniyor. Ozan, Deniz’i kovalamayı bırakınca haliyle Ozan’a olan duygularını inkâr eden Deniz’in bundan duyduğu rahatsızlığı seyretmek çok keyifliydi. Eee adamı devamlı tersleyip durdun, haksız yere kırdın ama ona rağmen peşinden koşmaya devam etti, biraz da sen koş, sen ne yapacağını bileme Denizciğim. İyiydi değil mi devamlı ilgisinin senin üzerine yoğunlaşması? Bakalım şimdi Deniz’den ne adımlar gelecek Ozan’a? Hele bir de İrem’den de kıskandı, depar atarsa hiç şaşırmam. Zaten Ozan’ın sosyal medya hesabında gizlice gezinirken fotoğrafını beğendi ve bunu Ozan’ın fark etmesine engel olamadı. Denizciğim stalk’çuluğu Nevin’den öğrenebilirsin. Unutma, kural 1: Sahte hesap açmak. ^^

Özgür’ün Ozan’a aşkla ilgili söyledikleri O’nun neden aşktan kaçtığına dair tüyo verdi bize. Ben aşktan kaçmasının sebebinin ya babasının kaybıyla ya kendi yaşadığı ilişkiyle ilgili olduğunu düşünmüştüm. Ozan’la konuşmalarından kendi ilişkisinden kaynaklandığı belli oldu. Özgür’ün ilişkilerle ilgili Ezgi ve Ozan’a verdiği bu tavsiyeleri kendi hatalarından yola çıkarak geliştirdiğini düşünüyorum. Bu hataları yaptığı için nasıl davranmasının daha doğru olacağını anlamış. Belki Özgür de aslında Ezgi gibiydi eskiden kadınlara karşı, kim bilir? Yakışıklı olması doğru davranacağı anlamına gelmiyor.

 

 

Ezgi’nin tavsiyeleriyle Levent’e karşı davranış şeklini değiştirmesi yerinde oldu Cansu’nun. Levent’i kızıyla kendileri hakkında konuşması için devamlı sıkboğaz etmesi ciddi şekilde bunaltıcıydı. Sadece bu konuda değil, her konuda birini sıkboğaz etmek çok yanlış zaten, ters tepiyor. Levent’in korkularını arttırdığı kesin. Bu bölüm ilk defa kızı Zeynep’e ilişkisini açıklamaktan korkmasına hak verdim. O ne cadı bir kız öyle. Zeynep benim kızım olsa ben de bir türlü ilişkimi anlatamaz, yakalanınca da inkâr ederdim. Bir de annesi de kızı doldurduğu için biraz da olsa olumlu tepki verebileceği bir duruma çok sert tepki verecektir.

Cansu’nun kendi hayatıyla ilgili aldığı kararı da çok yerinde buldum. Yüzme öğrenip su fobisiyle başa çıkacak. Bu sahnelerde çok inandırıcı oynuyor Fatma Toptaş, gerçek hayatta da su fobisi olduğunu düşünmedim değil. Levent’in bu yakışıklı yüzme öğretmenini kıskandığı sahneleri merakla bekliyorum. Dizide artık kendinden daha emin, daha güçlü bir Cansu göreceğiz belli ki. Hatta evlilik konusuna da daha az takıntılı, bunu ve Levent’i hayatının merkezine koymayan bir kadın görürsek tadından yenmez. Uzun zamandır merak ettiğimiz bir soru da yanıt buldu. Cansu’nun evini O’na annesi Müjgan almış. Şu an “Ailesi nasıl bu kadar zengin, Müjgan nasıl bir karakter, dizide ne zaman tanışacağız?” gibi soruları merak etmekteyim. İnternette “Cansu yüzme bilmiyorken neden havuzlu evde oturuyor?” yorumlarına rastladım. Bana bu durum saçma gelmiyor yorumlardaki gibi. Havuz başında oturmaktan hoşlanıyor olabilir, arkadaşları gelince girer diye düşünmüş olabilir, havuzundan ziyade evin muazzam Adalar ve deniz manzarasına vurulmuş olabilir. Havuzlu sitede oturup kendi havuza girmeyenler o kadar çok ki. Sitelerde havuz gören evler de daha değerli fiyat olarak.

 

 

İlk birkaç bölüm hiç tat vermeyen Emre karakteri şu an beni dizide en çok güldürenlerin başında geliyor. Tahmin ettiğim gibi Ezgi’yi sevdi ve iyi anlaştılar. Gizem’e bir şekilde engel olmaya çalışacağını hissettirdi. Ezgi’yle tanışma sahnelerinde Gizem’e yaptığı mikropluk olsun, kokteyllere verdiği muzur isimler olsun ağzı çok iyi laf yapıyor. Minnoşum diye hitap ettiği sevgilisinin babasının Deniz’in patronu Ercüment çıkması, restorana yemeğe geldiklerinde Ercüment’le tanışmaları ve dolayısıyla dizideki tüm karakterlerin bir şekilde birbirine bağlanması detayını sevdim.

“Kadın kadının kurdudur.” diye boşuna dememişler. Gizem, ilk günden Ezgi’nin yüzüne gülüp arkasından iş çevirmeye başladı. Halbuki Özgür ve yeni mekandaki iş olayından O’na bilenmese birlikte çok güzel işler başaran, uyumlu iş arkadaşı olabilirler.

Haydar’ın Ezgi’ye kur yaptığı ve Ezgi’nin taksi beklerken O’nunla su içtiği sahne ise sosyal medyada kadına taciz diye lanse edilmeye kalkışıldı ancak bana göre alakası yok. Haydar’ın Ezgi’ye olan ilgisi zaten ortada, fazla boşboğaz ve laubali bir karakter olduğu da. Özgür zaten Ezgi adına Haydar’a mineralli su içme sözü vermişti. Böylece Ezgi, daha farklı bir mekanda bu sözü yerine getirmekten de kurtuldu, hem de bu sayede o sabah rüyanın etkisiyle afallayan Özgür’le işe yine birlikte gittiler.

 

 

Serdar’ın Ezgi’ye ilgisine inanıyorum ama davranışlarıyla nasıl biri olduğunu göstermeye başladı. Ezgi’yi almaya geldiğinde güvenlikçi Haydar’la konuşma şekli ne kadar da iticiydi. Hemen doktor olduğunu söylemesi ve daha resmen ilişkileri yokken kendini erkek arkadaşı diye tanıtmasından hiç ama hiç hoşlanmadım. Kendini mesleki titriyle tanıtmak beni itiyor. Ayrıca Ezgi’yle ilişkisini kardeşi Yeşim’e kabul ettirmek için Yeşim’e Özgür’ün O’na aşık olduğunu söylemesini de yanlıştı. Eğer yalan olmasaydı bunu Yeşim’e söyleyecek kişi Özgür olmalı sonuçta.

Peki Yeşim’in bunu öğrenir öğrenmez direkt Özgür’ün yanına gitmesine ne demeli? Özgür’den bir hamle beklemeliydi. Ama O, kendini ağırdan satmak yerine hemen Özgür’e birlikte yemek yemeğe, sonrasında ise Özgür evine gidecek diye de eve gitmeye kalkıştı. Özgür’ün aramasını, haydi yemek yemeğe gitti, evine davet etmesini beklemeliydi. Hele bir de kısa süre önce Özgür yüzünden yaşadıklarını düşünürsek… Kesinlikle Özgür’ün Ezgi’ye tarif ettiği yanlış kadın davranışlarını sergiliyor. Yapışkan dediğimiz kadınlara benziyor. Canım Tesla’yı da sever görünüp, Özgür’den gizli “İt.” dedi. Halbuki Ezgi, Tesla’yla ne kadar da güzel anlaşıyor, ona gerçekten sevgi gösteriyor. Hayvanlardan korkana anlayış gösterebilirim ama böyle sevmeyip kötü davranan insanlardan hazzetmiyorum. Yeşim’i zaten sevmemiştim, şimdi bir kat daha sevmedim.

İlk akşam Serdar’ın işinin uzaması, ertesi akşam da tam bir bahane ararken Nevin ile Ünal’ın ziyareti şansın Ezgi’den, yani aşktan yana olduğunu gösteriyordu. Ama kader hemen birleşmelerini istemiyor demek ki EzGür’ün.

Her ne kadar aileler onlara oynanan oyunlardan dolayı sevgili sandıkları Ezgi ile Özgür’ün ayrılmasını istiyor olsalar da nasılsa günün birinde gerçekleri öğrenince tam tersi şekilde düşünecekler. Neyse ki Ünal, Özgür’ün Ezgi’ye aşık olduğunu anlamış ve bunu Ezgi’ye söylememezlik etmedi. Ezgi’nin bunu duyduğu andan itibaren yüzünde oluşan mutluluk, parlayan gözleri o kadar güzeldi ki.

 

 

Ah Ezgi… Tam Özgür’e adım atacakken, sadece Serdar’la yemeğe gitmediklerini söyleyecekken çok yanlış bir manzarayla karşılaşmasan olmaz mıydı? Bu kadar çabuk yüzüne hüznün perdesi inmemeliydi, bunu hak etmiyordun. Ah Özgür… Neden kalbin Ezgi için çarparken Yeşim’in eve gelmesine hayır diyemedin? Haydi eve geldi, sana sokulmasına nasıl izin verebiliyorsun? Ezgi’yi Serdar’la yemekte sanıp kıskandığın, hislerinden kurtulmak istediğin için böyle bir hata yapılır mı? Yeşim’le birlikte olunca Ezgi’ye aşkın kalbinden silinecek mi? Ezgi’yi her gördüğünde kalbin çarpmayacak mı yine?

Ne yapalım, kader hemen birleşmelerini istemiyor, yolları engebeli EzGür’ün. Ama biliyoruz, birbirlerine resmen aşıklar. Aşk öyle hemen bitmez. Aşktan kolay vazgeçilemez. Hele hele her gün işyerinde beraberken, komşuyken, ilişki koçluğu ilişkisi varken mümkün değil zaten. Elbette sonunda bütün yolları birbirlerine çıkacak.

Bölümde emeği geçen herkesin ellerine sağlık. Peki sizler bu bölümü nasıl buldunuz?

Bay Yanlış 7. Bölüm Fragmanları

 

 

 

 

 

 

 

Noel Pazarları
AVRUPA – En Güzel Noel Pazarları
sığacık ada masalı
SIĞACIK SEFERİHİSAR – Ada Masalı’nın Çekildiği Yer, Nam-ı Diğer Kırlangıç Adası
Alaçatı Tatil
ALAÇATI – Sanki Ege’de bir Vaha
gezdim gördüm san diego
AMERİKA – San Diego
Mekanlar Tarifler
Sütlü Tatlı
Yılbaşında Yapabileceğiniz 5 Şahane Sütlü Tatlı
LONDRA – Londra’da Öğleden Sonra Çayı
künefe
Bir Değil İki Değil Çok Çeşitli Künefe
BRIDGERTONE
BRIDGERTONE – Gölge Oyunları
BRIDGERTONE – Dearest Gentle Reader
Şimdiki Aklım Olsaydı (Si lo Hubiera Sabido)
ŞİMDİKİ AKLIM OLSAYDI (Si lo Hubiera Sabido) – Ne Dilediğine Dikkat Et!
Poldark
POLDARK – Korkunun, Umutsuzluğun ve Sevginin Derinliklerinde
bergen
BERGEN – Bir Tek Şarkı Söylerken Utanmadım Ben
romantik komedi filmler
Latte Kıvamında Romantik Komedi Filmleri
Yarına Tek Bilet Elle Çekim
YARINA TEK BİLET – Belki de Karşılaşmalar Tesadüf Değil Kaderdir
BİZ BÖYLEYİZ – Olsaydı Nasıl Olurdu?
Deli Bayramı
DELİ BAYRAMI – Kim Akıllı Kim Deli, Nasıl Ayırt Etmeli?
evlat oyunu
EVLAT – Her Şey Çok Zor
übü hep übü
ÜBÜ HEP ÜBÜ – Übülük Müessesesi Üzerine
yaşamaya dair
YAŞAMAYA DAİR – Yaşamayı Ciddiye Alacaksın
Copy link
Powered by Social Snap