BİR ZAMANLAR ÇUKUROVA – Bu Düşmanlık Biter mi?

Konuk yazarım Gözde ‘den sonunda Bir Zamanlar Çukurova yazısı geldi. Sonunda… Çünkü ta sezon finalinden beri izlenimlerini kaleme almaya pek de istekli değildi. Nedenleri belki de yazıda gizli?

Sezon kapanışında lider bırakmıştık. Uzun süredir zirveyi Mucize Doktor’a bıraksa da gününün en çok izlenen ikinci dizisi olmaya devam ediyor. Gözde ‘nin  izlenimleri ile 57.bölüm yazısı sizlerle… Keyifli okumalar ^^

 
   
 

 

Geçtiğimiz bölümü Müjgan’ın gönderdiği kasetin şirkette Demir’e ulaşmasıyla noktalamıştık. Konakta ise ise Müjgan, Züleyha’ya kendilerinin de kocaları gibi dost olamayacağını söyleyip “Benim seninle savaşım daha yeni başlıyor.” diyordu.

Önceki bölümde Züleyha ile Yılmaz’ın buluştuğunu gören Müjgan o anları kamerayla kaydetmiş ve kıskançlığına yenilip bunu Demir’e göndermişti. Farklı bir nedenle buluşsalar da Züleyha ile Yılmaz’ın el ele tutuştuğunu, birbirine sarıldığını gören Müjgan’ın yanlış anlaması, süregelen kıskançlığının tavana çıkması çok normal. O’na hak vermeyecek kimse yoktur. Ama bunu kayda alıp Demir’e yollaması çok yanlış. Onca aydır Çukurova’da, aralarında onca şeye şahit oldu, nasıl akıl edemez bu görüntülerin nelere sebep olabileceğini?

 

 

Sürpriz misafirler

 

Bu bölüm Çukurova’ya Turgay ile Erol adlı iki adam geldi. Bütün arazileri ederinden fazlasına almak istiyorlardı. Bir tesadüf eseri Fekeli, Demir’in almak istediği bir yağ fabrikasının arazisini almak üzere olduklarını öğrendi ve duyduklarını Yamanlar’a iletti. Aralarındaki sulh anlaşmasına rağmen Demir ilk etapta bunun bir oyun olduğunu düşünse de gerçeği öğrenince yine bizi şaşırtan bir gelişme oldu ve Hünkar ile Demir, Yılmaz ile Fekeli’yle konuşmak için küçük konağa gittiler. Tabii ki Müjgan bu durumdan hiç memnun olmadı. Kocam Ercüment’i öldürdüğü için hapse girmedi, Demir’le husumeti bitti diye sevineceği yerde O yine misafirler gittikten sonra kavga çıkartmanın peşindeydi. Züleyha ile Yılmaz’ın hala kalplerinde birbirlerinin olduğunu bildiği için, son olarak onları dağ evinde sarılırken gördüğü için tepkisinde haklı da olsa bunu dile getiriş biçimi çok yanlış. Her defasında haklıyken bile haksız duruma düşmekte gerçekten ustalaştı artık. Yılmaz, bugüne kadarki tüm yaptıklarına iyi tahammül etti. Hem Fekeli, hem Behice Hala Müjgan’a bu konuda akıl veriyorlar ama maalesef bir kulağından girip öbüründen çıkıyor. Behice tüm analizlerinde ve söylediklerinde çok haklı:

“Bu gidişle kendini kapıda bulacaksın, ona üzülüyorum ben.”

 

Mesela çektiği görüntüleri de Demir’e göndermek yerine Yılmaz’la yüzleşseydi çok daha akıllıca davranmış olurdu. Demir görüntüleri seyredince Züleyha’ya zarar verse bundan memnun olacağı aşikar, peki ya Yılmaz’a? Demir Yılmaz’ı vursa eline ne geçecek Müjgan’ın, o zaman da mı pişman olmayacak? Oğlu babasız kalsa ne olacak? Müjgan’ın kesinlikle psikolojik destek alması gerekiyor ancak maalesef kendisi de bir doktor olduğu halde bunu yapmaktan kaçan bir kadın var karşımızda. Bir kere psikiyatr arkadaşına gitti, muhtemelen doğru düzgün bir şey anlatmadan eve geri döndü.

 

 

Müjgan bir yandan da Züleyha’nın karşısına dernek toplantısında çıkıp üstü kapalı O’nu yermekten geri durmadı. Okumayan kız çocuklarının evde oturup boş işlerle uğraştığını söyleyerek aslında Züleyha’yı kasdediyordu. Tabii bunu fark eden Hünkar’ın ustalıkla Müjgan’a hak ettiği cevabı vermesi yerinde oldu.

 

Ne kadar da asil

 

Aslında Züleyha’nın zanaati var, iyi bir terzi. İstese bir atölye açabilir, iş kurabilir. Ya da istese eğitimine de devam edebilir. Senaristler neden Züleyha’yı Demir’in parasıyla rahat rahat gezip tozan bir kadın gibi gösteriyorlar, neden güçlü bir karaktere dönüştürmüyorlar? Bu sezonun özellikle ilk bölümlerinde Hünkar’a karşı olan tavırları O’nu güçlü kılmaya yetmez ki. Üstelik Gülten’den başka bir arkadaşı da yok.

 

 

Geçtiğimiz bölüm Ercüment olayıyla ilgili zoraki başlayan Yılmaz-Demir iş birliği ve onların birlikte sahneleri diziye farklı bir hava kattı bence. Aslında dizinin ilk bölümlerinde Yılmaz, Demir’in şoförüyken de aralarında iyi bir enerji vardı. İki bölümdür yan yana sahnelerinden büyük keyif aldım doğrusu. Uğur Güneş ve Murat Ünalmış düşman oldukları sahnelerde olduğu gibi bu sahnelerde de karşılıklı iyi iş çıkarıyorlar.

 

 

Ancak Demir’in Adnan’la ilgili gerçek hiç yokmuş gibi bu konudaki rahatlığından da hiç haz etmiyorum. Aynı şekilde Hünkar’ın Fekeli’ye “Adnan Demir’in öz oğlu.” demesinden, çocuğu gerçekten sevdiklerinden falan bahsetmesinden de. Yaptıklarından pişman olması Hünkar’a karşı beni yumuşatmıyor. ZülMaz’ın kaderiyle oynadığı için affedilecek bir yanı yok. Gerçeği bilip bu sırrı Yılmaz’dan saklayan herkes gibi Fekeli de saklayacak ama günün birinde elbet biri baba ile oğulun kavuşmasını sağlayacak. O zaman da bu kadar rahat davranabilecek misiniz bakalım? Kan dökülmesinden daha çok Züleyha’ya olan kıskançlığından bu gerçeği Yılmaz’dan saklayan Müjgan, bir tartışma anında bu gerçeği söylemeye en yakın aday benim gözümde.

Çukurova’ya gelen bu adamlar sayesinde Yılmaz ile Demir yağ fabrikası satın alıp yeniden ortak bile oldular. Hatta tüm Çukurovalı sanayicileri de onlara toprak satmamaları konusunda örgütlediler. Bir an başarılı olamayacaklar, para galip gelecek diye korktum ama memleket sevgisi ağır bastı.

 

 

Tabii ki bu adamların Hatip’le iş birliği içindelermiş. Bir de Turgay ve Erol’la yaptığı konuşmada Fekeli’nin başına bir şey gelmesi ihtimali ortaya çıktı. Bir an önce Savcı Jülide Cengaver’i öldürenin O olduğunu ortaya çıkarsa da hapsi boylasa. Nerdeyse sezon bitmek üzere ama Hatip elini kolunu sallaya sallaya geziyor. Tabii sadece Hatip değil, cinayetine tanık olan Şermin’in de ceza alması şart. Aklı fesatlıktan, kötülükten başka hiçbir şeye çalışmayan Şermin büyük bir cezayı hak etti. Bugüne kadar Adnan’ı yangından kurtarmak dışında yaptığı iyi bir şey oldu da biz mi görmedik? Bu arada Savcı Jülide Ercüment davasını vicdani olarak kapattığını söyledi, ama ortada gerçeği bilen Müjgan var, ya Gülten’in adının dile düşmesini umursamayıp bir öfkelenme anında bunu gidip olmadık bir yerde dillendirirse? Ben hala bu olayın tekrar gündeme gelebileceğine inanıyorum bu yüzden.

Yılmaz ile Demir’in bu yeni durumuna en gerçekçi yorum ise Behice ile gizli gizli görüşen Şermin’den geldi elbette:

“Aman onların yapacağı barıştan ne olacak Allah aşkına. İlk fırsatta gene dalarlar onlar birbirlerine.”

 

Yüzünüz hep gülsün <3

 

Dizide birbirini gerçekten seven çift olarak seyredebildiğimiz bir Gülten ve Çetin kaldı. Çiftin uyumu o kadar güzel ki. ^^ Yan karakter bile olsalar çok sahneleri var diye tepki göstermem onlara. Özellikle akşam buluştukları sahnenin çekimleri tıpkı o yılların Yeşilçam filmlerindeki gibiydi. O filmlerden birini seyrediyor gibi hissettim.

 

 

Ve nihayet nişan hazırlıkları da başladı Gülten ile Çetin’in. Ve kuyumcuda yüzük bakma sahnesi nihayet Gaffur-Hatip gerçeğinin Saniye tarafından öğrenilmesini sağladı. Saniye’nin de dediği gibi eğer Gaffur ve evlatlıkları Üzüm arasındaki baba-kız ilişkisi olmasa Saniye bu defa da O’nu affetmez, kapının önüne koyardı. Ama Gaffur Üzüm’e çok çok iyi bir baba oldu. Kesinlikle yaşadıkları, öğrendikleri ve Üzüm’ün varlığından sonra Gaffur bu defa gerçekten pişman. Bu saatten sonra bile isteye yanlış yapan bir Gaffur görmemeliyiz. Acaba Saniye Hatip’e gidip kalan borcu üstüne almak dışında bu konudan Hünkar’a bahsetseydi Hünkar, Gaffur’un soyulmasının aslında Hatip’in tezgahı olduğunu anlar mıydı?

 

 

Gülten’in gelinliğini de Züleyha dikmek istedi. Onca yaptığı şeye rağmen Demir’e bile pijama diken Züleyha’nın tek arkadaşı, dert ortağı, sırdaşı Gülten’e gelinlik dikmesi, onu yaşadıklarından sonra böyle mutlu etmek istemesi çok normal. Demir’in Züleyha’nın Fransız dantelinden gelinlik dikeceğini duyunca alışık değil bahanesiyle Gülten’i böyle bir gelinliğe layık görmemesi ise hiç hoş değildi. O zaman sen niye kalktın evinde çalışan biriyle evlendin?

Ama Hünkar çalışanlarına karşı Demir’den daha sıcak, daha içten. Fekeli ve Yılmaz da öyleler. Hünkar Gülten’i ondan isteyeceklerini, bütün masraflarını karşılayacağını söylerken, Fekeli de istemeye birlikte gideceklerini ve Çetin’e de Yılmaz’ınki gibi bir düğün yapacağını söyledi. Acaba Demir’in bu yaklaşımı yurt dışında uzun yıllar yaşamasından mı kaynaklanıyor yoksa kibrinden mi?

Demir’in kendi kanından olan kızı Leyla’ya Adnan’dan daha fazla olan ilgisi bu hafta da belirgindi. Hünkar istediği kadar “Adnan Demir’in öz oğlu.” desin, Demir Adnan’ı biraz ihmal ediyor. Bunun yeni bebek daha çok ilgi çeker durumuyla bir ilgisi olduğunu, Züleyha’nın kuruntu yaptığını düşünmüştüm ben de önceki bölümlerle ancak gittikçe aksini düşündürtmeye başladı bana Demir. Tabii bu durum Züleyha ile aralarında gerginliğe neden oldu yine.

Ama Hünkar ertesi gün Gülten’in gelinlik için ölçülerini almada Züleyha’ya yardım ederken O’nun gönlünü almayı bildi. Çünkü Hünkar da Demir’in bu konuda yanlış yaptığının farkında. Hünkar’ın geleceğe dönük Adnan’la ilgili sözlerine Züleyha’nın tepkileri ise kaderini kabullendiğini gösterir nitelikteydi. Besbelli Züleyha Adnan’ı Yılmaz’a söylemeyecek ve istemese de ömür boyu Demir’le bu evliliği sürdürecek. Yılmaz’ın Müjgan’dan bir oğlu olmasaydı Züleyha kan dökülmesine dair duyduğu korkuyu aşabilirdi bence.

Züleyha’nın kabullenmişliği o kadar belirgin ki Müjgan’la ilgili bile Demir’le dertleşebiliyor. Eşlik vazifesini istemeye istemeye yerine getiriyor. Çünkü Demir’in de fark ettiği gibi aşık olmasa da O’na saygı duyuyor. Demir’in yaptığı, söylediği onca şeye rağmen saygı duymasına zaman zaman şaşıyorum doğrusu Züleyha’nın, ama belki de bu sayede en azından hapishane saydığı konak daha çekilir hale geliyordur.

 

 

Doğrusu geldiğimiz noktada ZülMaz aşkı eskisinden çok daha zor. Çünkü her ikisinin de evli olduğunu insanlardan bir çocuğu var. Ama o insanlardan bir çocuk sahibi oldular diye, sevmedikleri insanlarla mutsuz bir evliliğe mahkum olmalarını da doğru bulmuyorum. Birbirlerine olan aşklarını unutsunlar da diyemiyorum. Hele Züleyha, her gün Yılmaz’dan bir parça olan Adnan’ı görüp nasıl silebilir bu aşkı içinden? Boşanıp birlikte bir yuva kurabilseler keşke. Ama Demir de, Müjgan da asla boşanmazlar maalesef…

Madem ZülMaz birlikte olamıyor, en azından bir şekilde yan yana oldukları sahneler artmalı. Ne yazık ki daha önce kim bilir kaç defa seyrettiğimiz aynı flasback sahnelerini seyredip duruyoruz her bölüm. Bu kadar birbirine yakışan, uyumlu bir çifti yan yana seyredememek, böyle harcandıklarını görmek eminim benim gibi ZülMaz sevenler için çok sinir bozucu.

Müjgan’ın Behice Hala’ya kafasında kurup söylediği gibi sevişmesinler (Evet, duyduğumda ben de yok artık diye geçirdim içimden!), öpüşmesinler, ama en azından yan yana gelsinler. Sokakta yürürken karşılaşma sahneleri bile olur yani.

Züleyha, Gülten’in gelinliği için aldığı kumaşa bakıp Yılmaz’la eski günlerini anarken bir kez daha üzüldüm hem bu aşkın zorluğuna, hem de onları ilk bölümlerde sevgili olarak daha fazla göremediğimize.

 

 

Yılmaz’la arasında geçen onca şeyden sonra Müjgan hala Adnan Yaman Holding’i arayıp gönderdiği paketin Demir’in ulaşıp ulaşmadığı sorabildi. Pişmanlık duyup duymadığını tam anlayamadım açıkçası. Sizce Müjgan görüntüleri Demir’e gönderdiğine pişman oldu mu?

Demir gelen kasedi gelir gelmez seyredememişti çünkü şirketteki oynatıcı bozulmuştu. Bu yüzden yeni bir oynatıcı ve kamera sipariş etti ve siparişler Gülten ile Çetin’in isteme/nişan günü konağa geldi. Tabii Demir hemen oynatıcıyı denemek istedi ve Hünkar’la çalışma odasına geçtiler. Ben belki bu kasedin içinde beklediği futbolcu görüntüleri ya da geçtiğimiz bölümlerde kulüpte selamlaştığı kadınla çekilmiş görüntüler vardır diye düşündüm ama Müjgan’ın çektiği görüntüler çıktı. Müjgan, Züleyha ile Yılmaz’ı çekmekle kalmamış, bir de devamında kameraya konuşmuş. (Pes!) Bölümü Demir ile Hünkar’ın görüntüler karşısındaki şaşkın ve öfkeli surat ifadesiyle tamamladık. Tabii bu görüntülerden sonra ne o gün Gülten ile Çetin’in nişanı kalır, ne Yılmaz-Demir ortaklığı. Çukurova’da ortalık yangın yerine döner.

Fragmana göre Demir ilk öfkeyle Züleyha’yı ormana götürüyor ve silahını O’na doğrultuyor. Muhtemelen ateş ettiğinde O’nu vurmayacak ancak bir şekilde Züleyha’ya zarar vermiş görünüyor. Görüntüleri seyrettikleri esnada konakta Şermin ve Naciye kavga ediyorlardı. Onlar da Züleyha’nın arabayla götürülüşüne şahit olduklarına göre bu olayın Şermin yüzünden Adana’ya yayılacağı kesin. Yılmaz ise bir şekilde bu olanları duyup Züleyha’yı kurtaracak belli ki. Müjgan ise Kerem Ali’yle evi terk ediyor. Bu durum Müjgan’ın yeni bir hata yapmasına sebep olacaktır mutlaka.

Büyük merakla beklediğim yeni bölümde görüşmek üzere.

 

Dizi ile ilgili diğer yazılara göz atmak isterseniz  İzledim / Bir Zamanlar Çukurova  kategorisini ziyaret edebilirsiniz.

 

Bir Zamanlar Çukurova 58.Bölüm Fragmanı

 

 

yazıyı emoji ile değerlendirmek ister misin?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid

İlgili diğer Yazılar

  • Buke Oguz

    Gözde’cigim tekrar hoşgeldin. Iyi ki geldin. Yazınla bizi şenlendirdin. Devamını da bekliyoruz artık:)))
    Müjgan için kullandığın “Haklıyken haksız duruma düşmekte ustalaştı” tabiri çok yerinde olmuş gerçekten. Bir kadın olarak çoğu zaman hak verdim Mujgan’a.O’nu sevdiğine inandırmak için peşinde koştuğu zamanlarda Yilmaz’a çok kızdım çünkü kalbinde , düşlerinde hala Züleyha varken , Mujgan’a umut vermesi büyük hataydı. Müjgan da Züleyha’yı öğrendikten sonra gittiği halde Yılmaz’ın ısrarıyla kendini bu aşka inandırdı.Evlendikleri günden beri de hep soğuk Mujgan’a karşı Yılmaz. Zuleyha ile kaçmak için gözünü karartacak kadar vazgeçmişti Yılmaz O’ndan. Bebek olmasaydı gidecekti de… Züleyha da Yılmaz da birbirinin yokluğunu kabullendiler artık. Yine de Züleyha’nın Yılmaz’ı merak edip, daha doğrusu Ercüment meselesiyle gerçekten ilgisi olup olmadığından emin olmak icin O’nu çağırması kaçınılmazdı. Onları el ele gören ardindan birbirlerine ayrıldıklarını izleyen Mujgan’ın da bu durumu yanlis anlaması kaçınılmazdı haliyle. Ammmaaaa… Sevisiyorlar ne demektir ya … Sanki gözüyle görmüş, ikisini yatakta basmış gibi yaftalaması pes dedirtti Müjgan’ın yine. Hele de Züleyha ve Yılmaz’ı kayda alıp bunu Demir’e yollaması yok mu? Resmen gel kocamı vur, beni dul çocuğumu babasız bırak demenin en kestirme yolu bu…
    Müjgan okumuş olması ile övünüyor ama kusura bakmayın bir gram aklı yok. Olan aklı da Adnan’ın Yılmaz’ın oğlu olduğunu öğrenmesiyle uçtu gitti. Yılmaz iyi dayanıyor Mujgan’in kaprislerine ama O’nun da sabrının sınırı geliyor artık. Fragmana göre Mujgan’ı kapının önüne koyuyor. Yada belki Müjgan kendi isteği ile evi terkediyor ..
    Son iki haftadır yeni çiftim Demir- Yılmaz oldu valla. Eşlerini boşayıp birlikte takılsınlar.. Dayanışmaları ayrı güzel atışmaları ayrı… Ama tabi ki Müjgan çiftimin arasına kara kedi gibi girdi. Yaman Fekeli barışı hepi topu 3-5 gün sürdü. Şimdi Çukurova yangın yerine dönecek yine…
    Bu saatten sonra Züleyha çocuklarını zor görür. Konağa da dönmesi zor. Dönse bile kilit altında tutulur.
    Demir sanki Zuleyha’ya zarar vermiş havası olsa da fragmanda bunun ters köşe olma ihtimali de var. Demir öldürmekten beter eder Züleyha’yı çocuklarını alarak…
    Gülten ve Cetin’ i izlemeyi seviyorum. Yan karakterler içinde en çok ikisini ve Saniye’yi seviyorum. Behice’ye bazen katlanamasam da Müjgan’a söylediği sözler hoşuma gidiyor. Ama Gaffur Şermin ve Hatip’e dayanamıyorum. Gaffur sadece Üzüm ile olan sahnelerinde katlanılır oluyor gözümde . Bir de Gülten’ in başına gelenleri öğrendiği sahne ve sonrasını beğendim.
    Gülten ve Çetin için mutlu son var mı zaman gösterecek ama temennim olmasından yana. Eğer düğünde bir olay çıkmaz da evlenebilirlerse gözümüz aydın deriz.
    Son olarak Yılmaz artık Adnan’ı öğrenmeli diyorum ama pek de umudum yok. Zuleyha çouklarından koparılırsa bir ihtimal Yılmaz’a sırrını söyleyebilir gibi geliyor. Bakalım hikaye ne yöne evrilecek.

    • Gözde E.

      Teşekkürler Bükeciğim, senin de ellerine sağlık. Ahahaha valla benim de çiftim YılDem ama kıydılar çiftimize… Birkaç bölüm sonra bozuşsalardı olmaz mıydı sanki 🙂
      Yan karakterler hakkında fikirlerimiz aynı. Ben bir de Savcı Jülide ile Sabo’yu seviyorum. Naciye’yi de Şermin’i dövdüğünde :))
      Yeni fragmandan sonra ne yöne evrileceğiz tam anlayamasam da heyecanlı bir bölüm olacağı kesin.

      • Buke Oguz

        Jülide ve Sabahattin’i unutmuşum 🙈 Sermin’e inanıp Sabo’yu bıraktığında kızmış olsam da kendisine genel olarak Jülide’yi ben de seviyorum. Sabo mutlu olsun istiyorum.

  • badem

    Selam Gözdecim,

    Öncelikle yeniden hoşgeldin:) Bir süredir ara vermiş olduğun yazılarına bizleri tekrar kavuşturduğun için çok teşekkür ediyor ve devamının gelmesini diliyorum:)

    Uzun süredir senaryonun kendini tekrar ettiğine, heyecanın bittiğine ve temponun yavaşladığına dair serzenişlerimizi senaristlerimiz duymuş olacaklar ki son birkaç bölümdür bariz şekilde düzelme var. Özlediğimiz heyecanlı ve tempolu bölümlere kavuştuk.

    Tüm yorumlarına katılıyorum Gözdecim. “Haklı iken haksız duruma düşmek” tabiri vardır ya, işte Müjgan’ın durumu tam da bu. Eşiniz, eski aşkı ile gözlerden uzak bir kulübede buluşuyor ve sarmaş dolaş bir vaziyette içeri giriyorlar. Bu durumda hangi kadın olsa bozulur. Ama gel gelelim, bunun videosunu çekip Demir’e yollamak neyin kafasıdır acaba? Demir’in Yılmaz’a olan nefretini biliyorsun, ikili arasındaki husumeti biliyorsun, Demir’in bu videoyu seyredince silahını Yılmaz’a doğrultacağını nasıl öngöremezsin? Sevdiğin adamı kaybetmeyi, çocuğunu yetim bırakmayı nasıl göze alabiliyorsun? Müjgan’ın manasız kıskançlıkları, gereksiz tripleri ve öngörüsüzlükleri beni cidden çok sıktı. Kendine çekidüzen verecek gibi de durmuyor maalesef.

    Gülten ile Çetin’i shipleyen ilk seyircilerden biri olarak onların sahnelerini büyük bir keyifle seyrediyorum haliyle. İki yalnız kalp birbirini buldu; o kadar tatlı ve masum oldular ki:) Sahneleri artsa hiç itiraz etmem:)

    Yeni bölümü ben de heyecanla beklemekteyim. Fragman da baya merak uyandırıcıydı. Demir’in tüm öfkesine rağmen Züleyha’ya kıyamayacağına; O’na zarar vermeyeceğine eminim. Ama artık konağa dönemeyeceğini düşünüyorum ve Demir de çocukları göstermeyecek maalesef. Müjgan da Yılmaz tarafından kovulmuşken Züleyha’nın Adnan gerçeğini Yılmaz’a söylemesinin tam zamanı. ZülMaz sahneleri seyredelim artık… Ama eğer sosyal medyada yazıldığı gibi dizimiz üçüncü sezona uzayacaksa – ki bunu yeğlemiyorum – maalesef Yılmaz bu gerçeği yine öğrenemez.

    Güzel bir bölüm seyredebilmek dileğiyle…

    • Gözde E.

      Selam Badeciğim, hoş buldum 🙂 Baskılarınıza dayanamadım daha fazla ve döndüm :)))

      Benim de bölüm yazılarını yazmama sebeplerimden birini sen çok güzel açıklamışsın, teşekkürler. 2. Sezon başlarda iyi gibiydi ama sonradan dediğin hale gelmişti. Ama son birkaç bölümdür iyiyiz, aman nazar değmesin.

      Valla sen benden bile önce Gülten ile Çetin’i shiplemiştin, bir tebriği hak ettin doğrusu. :))
      Sence Adnan’ı Züleyha mı söyleyecek yani? Benim de aklıma bu ihtimal geldi ama yine de kan çıkma mevzusundan söyler mi ikilemde kaldım.

      Malesef senin de dediğin gibi 3. sezona uzayacaksa dizi 2. sezon finalinden önce Yılmaz Adnan’ı asla ve asla öğrenemez. Haaa senaristler bize bir sürpriz yapar mı onu bilemem :))

  • Ahmet Adar

    Güzel yorumlarınız için teşekkürler.Demirin kasedi görmesi ve Züleyhayı ormana götürmesiyle,senaristlerr artık dönülmez bir yola girdiler.Züleyha-Demir-Müjgan-Yılmaz dötlüsünden birinin çekilmesi gerek.Demir artık Züleyhayı sevmeyecek.Çocukların öz ,üvey diye ayırımı her ne kadar gerçekçi bir yaklaşım olsada diziyi itici hale getiriyor.Bence Demir artık başka kadınlara yçnelecek.Kerem Alişığın röpartajında belirttiği gibi Fekeli karekterinin kendisine danışılarak yazılması,kendisinin inisiyatif kullanmakta serbest olması bence senaryo bütünlüğünü bozuyor.Bu kadar isminden bahsedilen Şerminin kızının diziye gelmemesi de bence yanlış.Kanatim odur ki artık böyle senaryosu kilitlenen dizilerde zaman atlaması yapıp,çocukların büyümesi ile onlarla devam edilmesi uygun olur.İngiliz Poldark ve Forsyth saga dizilerinde olduğu gibi.Hayat Şarkısında zaman atlaması olsaydı,Hülyanın kızı annesiden intikam almak için Hülyanın üvey oğlunu kendisine aşık edip,annesiyle çatışmaya girseydi izlemesi çok keyifli olurdu.

    • Gözde E.

      Merhaba Ahmet Bey, asıl ben teşekkür ederim.

      Kerem Alışık’ın bahsettiğiniz röportajını okumadım, nerde yayınlandı acaba? Betül konusunda sizinle hemfikirim, ilk sezondan beri merakla bekliyorum ama ısrarla karakteri göremiyoruz. Zaman atlaması yapıldığında ne tür bir senaryoyla karşılaşmak istiyorsunuz peki? Adnan, Demir’i babası bilmiş olarak mı büyümüş olmalı mesela? Hayaliniz nedir?

      Hayat Şarkısı’ndan ben yeterince keyif aldım, hiç aklıma böyle bir çatışma gelmedi doğrusu. Haaa gerçi son birkaç bölümüm kaldı, belki onları tamamlayabilince bu çatışma aklıma yatabilir.

      • Ahmet Adar

        Kerem Alışığın röportajı yazılı basında değildi.2 hafta önce pazar sabahı habertürk tv de idi.Kerem Alışık senaristi çok övdü.Edebi tarafının çok güçlü olduğunu belirtti.Ali Kerim ile Leyla birbirlerine aşık olabilir zaman atlamasıyla diye hayal ettim.Adnan babası olduğunu bilmeden Yılmazla çatışır filan şeklinde.Hayat Şarkısındaki bahsettiğim Hülya ile kızının çatışması orjinalinde yer almıştı.

        • Gözde E.

          Kerem Alışık senaristi lüzumundan fazla övmüş :)) Çok daha iyi yazabilirdi ki eski işleri bunu yapabilecek yetenekte olduğunu gösteriyor. ZülMaz ve ZülDem iki tarafa da oynayalım mantığı ile bu hale getirdi işi maalesef… Kerem Ali ve Leyla ihtimali zaman zaman benim de aklıma geliyor. Ama Yılmaz Adnan’a kavuşamadı durumu üzüyor, bunu istemiyorum.