İzledim

ADA MASALI – Ayrılsak da Beraberiz

Ada Masalı 13. Bölümü ile sosyal reyting de 575 bine yakın ileti ile 1. sırada yerini aldı. Bu iyi haber, peki ya reytingler? Total’de 2,20, AB’de 1,17 ve ABC’de 1,81 reyting ile her üç kategoride de 3’ün altında. Bölüm yazısı Gözde‘den… Keyifli okumalar ^^

 

Bu haftaki bölümü ne kadar övsem yetmez. O ne güzel, o ne tadı damağımda kalan bir bölümdü. Reyting sonuçlarını artık takmıyorum, çünkü dizinin hakkının en başından beri bu reytingler olmadığı apaçık ortada. Gerçekten Ada Masalı’nın neden hak ettiği yerde olmadığını anlayamıyorum, dizimiz asla birçoklarının düşündüğü gibi sadece çift uyumundan ibaret değil. Gerçekten akıcı, keyifli, romantik, komik, sinematografik olarak göz alıcı, iyi oyunculuklara sahip bir iş. Üstelik başta beni oldukça endişelendiren senarist değişikliğinin de asla diziyi olumsuz etkilemediğini düşünüyorum.

 

Mini mini bir kuş donmuştu, pencereme konmuştu. ^^

 

Geçtiğimiz bölümü Haziran ile Poyraz’ın göstermelik ayrılma kararıyla noktalamıştık. PoyHaz’ın gizli aşk sahneleri, gizli buluşmalar, kaçamak bakışmalar, sahte atışmalar, muhtemelen yakalanmalar için sabırsızlanıyordum. PoyHaz sözde ayrıydı ancak pek çok güzel sahneleri vardı ve bu ayrılık yalanı oldukça keyifli sahneleri birbirinde getirmişti. Bölüm Haziran’ın sabahın köründe Poyraz’ı kaçamak bir buluşma için uyandırmasıyla başladı. Yalnız Haziran o cama vurup durmasıyla Aliye’ye yakalanmadığına şükretsin. Bu ne biçim gizli buluşma şekerim?

 

 

Haziran’ın tek seferde deniz korkusunu yenmesi abes olurdu. Kendi isteğiyle tekrar denize girmeyi denemesi, bu defa da tedirgin olması, zorlanması beklenen bir durum. Sabah sabah gizli buluşma için aklına yüzmenin gelmesi ise normal. İlk bölümlerde Poyraz’ı yüzerken görürdü ve elinden hiçbir şey gelmezdi. Onu korka korka seyrederdi. Şimdi ise denizde beraberler. Ayrıca Hazirancığım petrol yeşili mayosuyla yine stil ikonu gibiydin, söylemeden edemeyeceğim. ^^ Bir de sabah gün doğumunda geçen sahnede neden Güneş batıyor? Çekimlerin geciktiğini biliyorum ancak bu tip hatalar oldukça göze batıyor.

Haziran ile Poyraz için aslında ayrılmadıklarını gizlemek oldukça zordu. Hele Haziran o gün o kadar güzelken Poyraz’ın ondan uzak durması mucize gibi bir şeydi. Valla o kadar çok kaçamak bakıştılar ki en azından bir kişi durumu fark etse de oyunlarına dahil olmuş gibi davransa daha inandırıcı olurdu.

 

 

Beach volley turnuvası sahnelerini aslında gereğinden uzun bulsam da bu sahnelerin bazı  amaçları vardı, onlara odaklanmak daha yerinde olur. Bu turnuva sayesinde Haziran ile Poyraz hem yan yana oldular hem de ayrılmış eski iki sevgili gibi görünebildiler. Haziran voleyboldan anlamayınca maç sırasında PoyHaz’ın tartışmaları kaçınılmazdı. Üstelik de rakipleri İdil ile Batu olunca onları ayrıldıklarına inandırmak çocuk oyuncağı oldu. Maçı PoyHaz kazanınca iyilerin her zaman kazanacağı mesajı verilmiş oldu. Yani Ada Masalı’nda kötüler önünde sonunda kaybetmeye mahkum. Özlediğim Görkem komedisi de bu sahnelerle yeniden bizlerleydi. Görkem, PoyHaz ayrılığı için “Ayrılığınız benim tarafımdan reddedilmiştir.” dedi ya, ileride tekrar ayrıldıklarında da bizler tarafından reddedilecek. ^^ Maç sırasında Görkem’in Filenin Sultanları’nın isimlerini sayması, alkışlatması çok güzeldi. Voleybol turnuvası düzenlerken bu yıl bizi gururlandıran Kadın Voleybol Milli Takımımızı anmadan geçmek yakışmazdı.

“Poyraz esiyor. Mükemmel bir smaç, adeta Hande Baladın. Ebrar Karakurt mu desem? Kaptan Eda, Tuba Şenoğlu, Zehra Güneş ve tüm Filenin Sultanları’na buradan, kalbimizin içinden selam olsun.”

 

 

Maç sayesinde ilk kavgalarını eden PoyHaz çiftinin İdil ve Batu’ya karşı kıskançlık krizi ise mükemmeldi. Bizim suit odada resmen PoyHaz tartışmaları için otelde bulunuyor sanki. Çiftimin birkaç bölümde bir orada tartışmadan içleri rahat etmiyor. ^^ Hayır, sabah erken mavisi duvarları da beyaza boyadınız, hala neyin nesi bu odadaki negatif enerji?

 

Frenk üzümlerinin faydalarını konuşma gecesi ^^

 

Haziran ile Biricik sahneleri yazılmıyor diye isyan ettiğime pişman oldum. ^^ Biricik sayesinde PoyHaz’ın kaçamak gecesi yarım kaldı. Doğru dürüst öpüşmeyen çiftin birlikte olması gibi bir takım hayaller kurmuştum, kursakımda kaldı. ^^ Hayır, madem Poyraz’ın evi de boştu, neden onun evinde buluşmadınız ki gençler? Sizde bu hafta hiç akıl yoktu cidden. ^^ Ayrıca Biricik, neden PoyHaz öpüştükten sonra çalmadın o kapıyı? B.k mu var? Hem neden habersiz geliyorsun ki, cep telefonu boşuna mı icat edilmiş? Evet, frenk üzümlerinin faydalarını konuşacağımız romantik geceyi sabote ettiğin için sana kırgınım Biricik. Git otur evinde havuçlu cevizli kekini ye. Zaten öyle iştahlı yedin ki canımı çektirdin. ^^ Neyse ki gelen Biricik’ti. Ya İdil, Batu, Zeynep olsaydı kapıya gelen, kesin PoyHaz’ı yakalardı ve ayrılık oyunu suya düşerdi. Zavallı çiftim ne umdular ne umdular. Poyraz, yatakta Haziran’a sarılarak uyumayı beklerken mutfakta sandalye tepesine kaldı. Yalnız Biricik fark etmeden kapı önündeki halleri çok tatlıydı. Bir de öpüşmeyi tuhaf bir açıdan görmesek tadından yenmeyecekti. Herhalde doğaçlama bir öpücüktü, çünkü öpücüğü RTÜK için bile çekilmeyecek kadar kötü bir açıdan gördük. Ah güzel çiftim ne olurdu Biricik’i evde uyurken bırakıp Poyraz’a geçseniz… Bu gece böyle bitmemeliydi.

 

Aliye sen Haziran kadar güzel, tatlı, iyi kalpli, eğitimli, işinde başarılı birini beğenme, ama elalem görücüye gelsin. Yalnız Zeynep’e bak sen hemşerisinin oğlunun Harward mezunu olduğunu öğrenince nasıl da hemen bu işe olur verdi. Damat adayı da hoş çocuktu bence. Batu’yu kıskanan Poyraz’ın onu kıskanmaması saçma olurdu. Oh be Poyraz’a Haziran’ı kıskanacak yeni biri çıktı. Keşke Haziran, hemen onu yatıştıracağına biraz daha kıskandırsaydı. Kesmedi beni bu sahne. Peki Harwardlı kuantum fizikçisi Okan’ın Haziran’ın güzelliği karşısında paralel evren diye saçmalamasına ne buyrulur? Bir de ona ilkokul seviyesinde şiir yazmaya kalkmaz mı? Hatıra defterimden bir sayfayı okur gibi hissettim. ^^ Bir Poyraz’ın Alper için yazdığı şiire bak, bir buna. Sahi Poyraz ne zaman Haziran için şiir yazacak? Yalnız Haziran’ın görücülere evlilik karşıtı sözler söyleyip “Evlenip ne yapacağız?” demesinin ardından akşamına evlenme kararı alıp ertesi gün nikah masasına oturması da çok tutarlı bir davranış şekli. ^^

 

Tüm Dünya gibi dizilerimize ağlayan İdil ile Batu

 

Hakan, dizide kalsaydı İdil ile arasında bir aşk başlaması oldukça güçtü. Çünkü İdil, onu geçmişi yüzünden, annesinin onların evinde çalışmış olmasından dolayı hep küçümsemişti. İdil, aşk için bunu tolere edebilecek bir karakterde değil. Şimdiyse Batu var, sosyoekonomik olarak İdil’e denk biri. Ve bence aralarında çok kuvvetli bir çekim var. Her ikisi de yaralı. Biri babasının uyguladığı sevgisizlikten ve şiddetten, diğeri annesizlikten ve aşık olduğunu düşündüğü adam tarafından hiç fark edilmemekten. Gerçekten de tam bir kötüler takımı oldular. Ufak Tefek Cinayetler Merve Aksak -Kerim Adil Sağlam benzetmesi de onlara cuk oturdu. Senarist aynı yapımın ve yönetmenin eski dizisiyle güzel bir benzerlik yakalamış. O dizideki durum üzerinden de İdil ile Batu’nun sevgili olacağı ve iyilerin yani PoyHaz’ın hep kazanacağı yani mutlu olacağı mesajı verildi resmen. O halde yeni çiftimiz BaDil hayırlı uğurlu olsun diyelim mi? ^^

 

İdil: “Peki ne olacak kötülere?”

Batu: “Bunlar da sevgili olacak herhalde, ne bileyim.”

 

 

Biricik – Alper – Melisa üçgeni kadar bezdiğim bir durum daha yok. Sanırım artık buna bir son verdik. Çünkü Alper’in Melisa’yı sevdiği kabak gibi ortada ve bunun kendisi de farkına vardı. Alper’in Melisa’yı seviyorken Biricik ile barışmaya çalışması yanlıştı. Yanlıştan geç olmadan dönmesi yerinde oldu. Sırf Biricik üzülmesin, mutlu olsun diye onu sevmeden yanında olması, onu seviyor gibi davranması da Biricik’i kandırmak olurdu. Evet, Melisa sevgilisi olduğu halde onu öperek üçünü de bu sevimsiz durumun içine sürükledi, ancak onu da anlamaya çalışınca aşkını itiraf etmesi yanlış değildi. Yanlış olan bunun şekliydi. Sadece Biricik’e karşı suçlu ki kendisi de bunun farkında. Bence bu üç karakterin içinde en hatalı sevgilisi varken bir başka kadının öpücüğüne karşılık veren Alper. O yüzden Alper yalnız kalsın ve Melisa ile Biricik barışsın, yeniden arkadaş olsun istiyorum. Görkem inkar etse de Melisa’ya bu akılları veren oydu, yoksa Melisa aşkını içinde tutacaktı. Biricik asla kötü birine dönüşüp ucuz intikam oyunları oynamasın. Bizim tanıdığımız Biricik bu değil. Melisa’nın dükkanını da mal sahibinden alma, kiralama girişimi yanlış ama adada kalmasına iyi bir gerekçe olacaktır.

 

twitter

 

Ufak tefek küsüşmeler

 

Normalde mevlitler sıkıcı sahnelerdir. Herkes mutsuzdur, ağlayanlar, dövünenler olur. Ama bizim dizinin mevlit sahnesi baştan sona beni çok güldürdü. Hatta bu hafta en çok güldüğüm sahne olabilir. Zeynep ile Latif bir süre daha barışmasa sevineceğim. Onların sahnelerinde aşırı eğleniyorum. Mevlitte birbirlerine tavır yapıp durmaları çok keyifliydi. Bence Latif haklı, Zeynep fazla uzattı bu küslüğü. Kendini bulunmaz hint kumaşı sanıyor. Geçen hafta Hasibe Hanım’ın hayaleti mevzusu beni hiç güldürmemişti, ancak bu hafta mevlitte Görkem düşen dolap kapağını hayalete bağlayınca herkesin kaçışması bayağı komik oldu. Gitti gül gibi tavuk pilav. ^^

Fatih, Nehir’e kendini sevdirmek için acele etmemeli. Ancak Selma’dan da vazgeçmemeli. Çünkü Selma da ona karşı bir şeyler hissediyor. Nehir’in Fatih’e neden tepki gösterdiği çok iyi anlıyor ve ona kızamıyorum. Yine de daha az kırıcı olmalı. Son sahnelerinde Fatih’in aile olma isteğine dair söylediklerinde duygulandığına göre umut var demektir. Fatih sabrederse Nehir’in kalbini kazanır.

 

 

Haziran ile Poyraz’ın sahte ayrılığına tabii ki en çok Aliye sevindi ve İdil’e saçma sapan akıllar verdi. Yahu adam bunca zaman İdil’e aşık olmamış, o gözle bile bakmamış, şimdi mi aşık olacak? Hem ayrıldılar diye Haziran hemen Poyraz’ın kalbinden mi çıkıyor? Ben mi yanlış biliyorum, ben eskiden sevgilimden ayrılınca öyle olmuyordu da…

Aliye, Poyraz’ın annesi Ayten’den Poyraz’ın borcu için para istemeye gittiğine, her bölüm Ayten’in vücudundan bir parça gördüğümüze göre yakında kendisi Kırlangıç Adası’na teşrif eder de yüzünü de görürüz. Yalnız Aliye, Ayten’e onu hiçbir zaman sevmediğini belirtti. Hep söylediğim gibi Ayten’in adadan gidişinin ardından cadı kaynana Aliye çıkacak. Aliye resmen Poyraz’ı da kendi oğlu gibi sahiplenmiş ve oğlunu bir başka kadın sevince kıskançlıktan deliren kaynanalara benziyor. (Gelinlerini seven ve onlarla iyi geçinen erkek annelerini tenzih ederim.) Şimdi bu durumda Aliye’nin İdil’i istemesi de mantıksız oluyor gibi görünse de İdil ile evlenince sürekli diplerinden ayrılmayacağı kesin. Yani o evlilik iki kişilik değil, üç kişilik yaşanır,

Zeynep’in Poyraz’a Haziran ile denk olmadıklarını söylemesi çok ağırdı. Poyraz sadece basit bir adalı değil ki. Sonuçta o kendini yetiştirmiş biri. Ayrıca onların birbirine denk olup olmadığına karar verecek yetkili merci sen değilsin Zeynep Hanım.Ne yani Batu delisi mi Haziran’ın dengi?

 

Her şeyin başladığı yerde

 

Haziran ile Poyraz’ın baş başa kalmak için zeytinyağı fabrikası seçimi aslında aralarındaki güven sorunu için bir nevi sınavdı. Oraya gittiklerinde muhakkak eski defterler açılacaktı ve aralarının bozulması ihtimal dahilindeydi. Ancak aksine Poyraz öyle doğru bir şey söyledi ki o olayları aştıklarını tescillemiş oldu.

 

“Hem bak bir de şöyle düşün eğer onlar yaşanmasaydı hiç karşılaşamayacaktık. Belki hiç tanışamayacaktık. Yaşadığımız her şey bizi birbirimize getirdi.”

 

Gerçekten de o kötü olay peşinden ikisinin de hayatlarının en güzel hediyesini getirmişti: Sonsuz aşk. Bugüne kadar karşılarına çıkmamış bir aşk, güven, bağlılık, huzur, mutlulukla doluydu kalpleri. Zeytinyağı fabrikasında ilk karşılaşmalarını hatırlamaları hatta diyaloglarla canlandırma yapmaları çok tatlıydı, ancak neden yakınlaşmalarını bunlarla böldünüz ve çifti öpüştürmediniz? Haziran evlenmeden olmaz kafasında biri de benim mi haberim yok? Sadece burada değil bölüm içerisinde PoyHaz aşkına dair geçmiş bölümlerden flashbacklerin kullanılması güzel düşünülmüş. Aşkın gelişimine bir kez daha tanık olduk ve ne kadar güzel bir iş seyrettiğimizi tekrar hatırladık.

 

YORUM

 

 

“Haziran ve Poyraz’ın nikah törenine hoş geldiniz.”

 

Evet, PoyHaz evliliği için aslında erken ancak birbirini sonsuza kadar seveceğini söyleyen iki aşık var ortada. Üstelik yıllarca flört ederek evlenip hatta çocuk sahibi olup evliliklerini noktalayan çiftler de olduğunu düşündüğümüzde uzun flörtün çok da elzem olmadığı ortaya çıkıyor. PoyHaz pekala evliyken de birbirini tanımaya devam edebilir. Açıkçası evlenseler de onları ayırmak için kanlarının son damlasına kadar mücadele edecek Aliye ve Zeynep yine mücadeleyi bırakmaz, bu defa da boşanmaları için planlar yapmaya başlarlar. Nikah töreni için otel çok sade ama bir o kadar da güzel hazırlanmıştı. Haziran ile Poyraz da oldukça sade giyinmelerine rağmen ışıl ışıl parlıyorlardı. Şahitlerin Biricik, Alper ve Melisa olması normal ama aralarında ciddi sorunlar varken yan yana sakinlikliklerini koruyabilmeleri beni şaşırttı. Biricik ve Melisa, ikisi de Alper’e tepkili gibiydi. Bence Biricik ile Melisa bir şekilde barışacak, olan Alper’e olacak.

Saat 17’de otele çağrılan kötülerimiz keşke daha gündelik giyinmiş olsalardı daha inandırıcı olurdu. Aliye, sanki düğün olduğunu biliyormuş gibi dantelli bluz giymişti. ^^ Kötüler nikah masasını ve PoyHaz’ı gördüğünde, başkasının değil de Poyraz’ın kendilerini taktim etmesi çok güzel bir detaydı. Onun o kararlı, istekli, zafer kazanmış havasındaki tonlamasına bittim. ^^ Haziran ile birbirlerine aşkla ve gururla bakarken çok güzellerdi. Ama bu iki aptal aşığımız neden Aliye, Zeynep, İdil ve Batu’yu nikah kıyıldıktan sonra oraya çağırmamışlar ki? Tamam, nikahın kıyılışını seyrettirmek daha büyük bir şov ama bu durumda şova ne gerek var? Sonra ön izlemedeki gibi Aliye nikah masasına mum fırlatır, Zeynep, Haziran’ı oradan oraya çekiştirir ve nikah yarım kalır işte. Yine de ben PoyHaz nikahı mutlaka kıyılır diyorum. Otelde olmasa belediye nikah dairesinde kıyılır ama mutlaka kıyılır. Çünkü o evli bir PoyHaz diziye daha iyi bir çatışma unsuru katar. Ancak fragmanlar, özet ve bölüm fotoğrafları tam tersini söylüyor, kapıda ayrılık var gibi görünüyor. Umarım ayrılıktan son anda vazgeçer ve nikah masasına otururlar. Çiftim daha yeni kavuşmuşken ayrılmasın…

Emeği geçen herkesin ellerine sağlık. Peki sizler bu bölümü nasıl buldunuz?

Göz atmanızı öneririz: Ada Masalı Bölüm Yorumları

 

 

 

 

Noel Pazarları
AVRUPA – En Güzel Noel Pazarları
sığacık ada masalı
SIĞACIK SEFERİHİSAR – Ada Masalı’nın Çekildiği Yer, Nam-ı Diğer Kırlangıç Adası
Alaçatı Tatil
ALAÇATI – Sanki Ege’de bir Vaha
gezdim gördüm san diego
AMERİKA – San Diego
Mekanlar Tarifler
Sütlü Tatlı
Yılbaşında Yapabileceğiniz 5 Şahane Sütlü Tatlı
LONDRA – Londra’da Öğleden Sonra Çayı
künefe
Bir Değil İki Değil Çok Çeşitli Künefe
BRIDGERTONE
BRIDGERTONE – Gölge Oyunları
BRIDGERTONE – Dearest Gentle Reader
Şimdiki Aklım Olsaydı (Si lo Hubiera Sabido)
ŞİMDİKİ AKLIM OLSAYDI (Si lo Hubiera Sabido) – Ne Dilediğine Dikkat Et!
Poldark
POLDARK – Korkunun, Umutsuzluğun ve Sevginin Derinliklerinde
bergen
BERGEN – Bir Tek Şarkı Söylerken Utanmadım Ben
romantik komedi filmler
Latte Kıvamında Romantik Komedi Filmleri
Yarına Tek Bilet Elle Çekim
YARINA TEK BİLET – Belki de Karşılaşmalar Tesadüf Değil Kaderdir
BİZ BÖYLEYİZ – Olsaydı Nasıl Olurdu?
Deli Bayramı
DELİ BAYRAMI – Kim Akıllı Kim Deli, Nasıl Ayırt Etmeli?
evlat oyunu
EVLAT – Her Şey Çok Zor
übü hep übü
ÜBÜ HEP ÜBÜ – Übülük Müessesesi Üzerine
yaşamaya dair
YAŞAMAYA DAİR – Yaşamayı Ciddiye Alacaksın
Copy link
Powered by Social Snap