UZAKDOĞU’dan – Neden K-Drama ?

İtiraf saati^^  K-Drama izleye(bile)n biri değilim. Önerilen bir dizinin sadece ilk 15 dakikasına dayanabildim. Oysaki film festivallerinde karşıma çıkan Güney Kore filmlerine sektirmeden bilet satın alırım ama konu dizi olunca pek barışamadık kendileri ile…
K-Drama sevmeyenler olarak soyumuz tükeniyor. Özellikle de ülkemizde… Gerçi ekranlarımıza misafir olan birçok yerli dizi ya K-Drama’dan yasal uyarlama  yada farklı K-Drama’lardan sahne çalınarak oluşturulan kolajlar. Hayatımıza bir şekilde dokunuyorlar.

En son Kore uyarlamamız Secret Love  > Meryem

K-Dramalar neden çok seviliyor ve izleniyor Elif anlattı. Ben bile yazıyı düzenlerken ‘neden sevmiyorum acaba’ diye kendimi sorguladım ve en kısa zamanda Elif’ten yeni başlayanlar için K-Drama önerileri almaya karar verdim. Bakalım yazının devamını okuduktan sonra sizin kararınız ne olacak^^

K-Dramaları neden çok seviyor ve izliyoruz? Sanırım bu soruya verilebilecek ilk yanıtlardan biri  benzer kültürel geçmişlerimizin olması. Aramızdaki kilometrelerce uzaklığa rağmen Japonya ve Kore dünya genelinde bizim kültürümüze en çok benzeyen iki ülke…

Bu fotoğrafa bakıp “80’li yıllarda bizden bir ev değil.” diyebileniniz var mı?

Peki ya komşuluk ilişkileri desem? Yada evde giyilen terlikler? Yaşı kaç olursa olsun bir kızın evlenene kadar ailesinin evininde yaşaması, sosyal hayatta kadının maruz kaldığı ön yargılar?

Goblin

Bu benzerlikler tek neden olamaz. İkinci ve bana kalırsa en büyük neden toplum değil yapım ile ilgili. Üreten senaristler, ana eksende kalan hikayeler ve reyting kaygısı gütmeden baştan planlanan bölümler… Bir K-Drama izleyicisi izleyeceği dizinin kaç bölüm süreceğini bilerek ekran karşısına geçer. Ne kadar güzel değil mi? Üstelik K-Dramalarda 2.sezon yok denecek kadar azdır; olanlarda da kadrolar yenilenir ve aynı konsept üzerinden farklı hikayeler izlenir (School serileri ya da Reply serileri gibi)

 

Senaristler yaratıcıdır; dolayısıyla pek çok türde yapım izleyebilirsiniz. Zaman yolculuklarından, seri katillere; sosyopat doktorlardan, uzaylılara; paralel evrenlerdeki farklı hayatların kesişiminden, klonlara… Bitti mi? Hayır. Reenkarne olup bir önceki karmasını düzeltmeye çalışanından, sakar sekreterine; din tüccarına, gaddar politikacıya, Kuzey Kore sığınmacısına, tarihi bir kahramana, savant sendromlusundan histerik sinema yıldızına, hatta 7 farklı kişiliğe bölünmüş hasta kahramanlara varıncaya kadar inanılmaz keyifli geniş bir yelpazede dramalar ortaya çıkarırlar.  Bu özellikleriyle dünyaya senaryo satan ülke konumunda olmaları hiç şaşırtıcı değil^^

Kill Me Heal Me – Ji Sung

Benzer kültür ve konu çeşitliliğin yanında K-Drama tercih etmemizin bir diğer nedeni de oyuncuların performansları. Öyle ki sadece oyunculuk farkları nedeniyle bile bir kaç K-Drama izledikten sonra yerli dizi izlemek sizin için katlanılmaz bir hal alabilir, üzgünüm^^ Bizde en iyi oyuncu en iyi bağıran / en kötü bakan sanılırken KDramalarda karakterine bürünmüş, tüm mimiklerini kullanan, gösterişsiz ama ses tonu bile her karaktere göre değişen, çok güzel ağlayan, çok güzel gülen, heyecanlandığında nefes alış şeklinin değiştiğini size gösteren, onunla birlikte korkup içinizin titrediği bir oyunculuk sergilerler.  (Buraya hemen bir parantez açıp Ji Sung’ a <3 bırakmalıyım. Bu adamı bir kere bile izlememek bu zaman aralığında yaşayan bir insanın farkında olmasa da en büyük talihsizliklerden biridir. Performansı öyle başarılıdır ki  canlandırdığı karakterleri yerli uyarlamada izlemeniz mümkün olmaz.)

K-Drama Rejisi <3

İlk 3 nedeni saydık… 4. sıraya da ‘kamera ve reji’ yi koyabiliriz. K-Dramalarda kamera ve reji inanılmaz iş çıkarır. Her zaman hikayenin odağında kalır;  şaşırır, kızar yada mutlu olursunuz. Devamlılık hatası yakalamak imkansızdır. Her dizi bir sinema titizliğinde çekilir. Işık oyunları, sahne geçişleri Amerikan endüstrisini aratmayacak kalitededir.  K-Dramaların rejisi en ince detaylarına kadar düşünülmüş kusursuzluktadır.
Son olarak da ostlar… K-Dramaların olmazsa olmazı, çoğu zaman oyuncuların bizzat seslendirdiği harika ostlar… O kadar kaliteli ve güzeldir ki, sırf ost dinleyerek zamanla Kpop’a merak salmış binlerce insan olması bizi şaşırtmamalı^^
Bu yazıyı sadece en sevdiğim ostlar ile sonlandırabilirler. İyi seyirler…
Daha fazla anime-manga ve k-drama yazıları için Elif’in blogu, Elifsel.com‘u ziyaret edebilirsiniz.

Aslı

Disqus Comments Loading...

Son Yazılar

YALI ÇAPKINI – Kıran da Olsa Kırıl, Düş; Fakat Eğilme Sakın

Yalı Çapkını 67. Bölüm için tek analiz yetmez.  Svl‘in kaleminden taptaze bir analiz.

2 gün Önce

YALI ÇAPKINI – Sana İhtiyacım Var Çünkü Seni Seviyorum

"Yalı Çapkını 67. Bölüm temposu yüksek, duygu yoğunluğu fazla ve olay odaklı gözükse de arka…

2 gün Önce

YALI ÇAPKINI – Sana Bütün Pişmanlıklarımı Anlatmak İsterim

Bu hafta Yalı Çapkını 65. bölüm analizinden önce yalı tarihine adını altın harflerle yazdıran palyaço…

3 hafta Önce

YALI ÇAPKINI – Birlikte Daha Az Mutsuz

Yalı Çapkını 62. Bölüm için tek analiz yetmez. “Sezonun en iyi bölümü" diyen  esra'dan kısa…

1 ay Önce

KIZIL GONCALAR – Kaçtığımız Savaşlardan Güçlü ve İyileşmiş Olarak Çıkmak Mümkün mü?

Kızıl Goncalar  yeni bölüm öncesi, hem nerede kalmıştık hatırlamak hem de geride bıraktığımız bölümü derinlemesine…

1 ay Önce

YALI ÇAPKINI – Hodri Meydan

Haftalar sonra bölüm analizi yapılabilecek bir bölüm geldi Yalı Çapkını'ndan. Hem böyle bir bölüm izlemeyi,…

1 ay Önce